28 Ekim 2016 Cuma

40... Lohusalik

Deniz'in 40ı çıktı. Benim de...

Böylece Deniz artık yenidoğan değil, ben de artık lohusa değilim. Zaten pek olamadım ya neyse. Ama artık kağıt üstünde bile lohusa değilim, o kadar yani! Iki nazlansaydım iyiydi yahu, bu da bitti. Bu firsati da kacirdim iyi mi :)

Garip şeymiş bu lohusalık. Hakikaten insan vücudunun başka bir evresiymiş. Dinlenmek istediği, yenilenmek istediği, tamir olmak istediği bir döneniymiş. Ben yatamadım, çok öyle köşemde duramadım, dinlenemedim. Yalnız bakınca bebeğime böyle oldu. Ama yine de vücudundaki değişimi an be an hissettiğim bir dönem oldu lohusalık.

40 güne neler sığmadı ki. Emzirme mücadelesi, meme ucu yaraları, uykusuz geceler, meme tıkanıklığı, gaz sancıları, kusmalar, lohusa ateşi, titremeler, ağlamalar, gülmeler, şaşırmarlar, paniklemeler, öğrenmeler.. Saymakla bitmez. Ve tabi yanı sıra ciğerime kadar doya doya çektiğim yeni doğan kokusu. Hepsinin ilacı o işte aslında. Canım kızım.

Şikayet etmiyorum hiçbir şeyden. Deniz sağlıklı olduğu sürece hepsi geçecek biliyorum. Oyle cabuk buyuyor ki. Bir anini bile kacirmamak, bugünlerin tadına varmak için elimden geleni yapıyorum. Ama eğri oturalım doğru konuşalım kolay değildi lohusalık. Evet anne olmak, Deniz'in annesi olmak harika bir şey ama saklayacak değilim bunaldığım zamanlar oldu lohusalıkta. Bu da normal değil mi aslında? Eve girmeyen, aktif çalışan, gezen, arkadaşlarıyla buluşan, aktiviteden aktiviteye koşan birini alıyorsunuz, evde otur ve her gün defalarca aynı şeyleri döne döne yap diyorsunuz. Ve o arada memelerin acısın, yemek yiyecek vaktin olmasın, tuvalete bile gideme, evin dışındaki hayatla tek bağın elindeki akıllı telefon olsun ve her şeyin üstüne yüreğinde bebeğine, canına dair sürekli bir endişe olsun diyorsunuz. Kolay olur mu bu? Belki başkaları için kolaydır ama benim için her zaman kolay değildi. Zorlandığım günler oldu. Agladigim gunler bile oldu. Bu arada lohusalikta aglamak insana iyi geliyor. Kesin bilgi. Ne zaman zorlansam en iyi ilacıma sığındım, Denizin ensesinin kokusu. Mis. Bana en iyi gelen hep kizim oldu.

Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde bir heves başlıyorsunuz okumaya. Hafta hafta bebeği takip ediyorsunuz. Yok erik kadar yok Mango kadar olmuş. Ben hiç okumadım hamileliği ama o aplikasyonlara baktım. Evet, merak ediyor insan vücudunda ne oluyor bebeği nasıl büyüyor ama aslında lohusalığı okumalı insan bence. Hamilelikte ne yapıyorsun ki? Yediğine içtiğine dikkat et vücudun gerisini hallediyor. Halbuki lohusalık öyle mi? Her şey senin eline bakıyor. Lohusalığın kitabı olmalı asıl. Emzirme anlatılmalı, yeni doğan bakımı, lohusa ateşi, üşümesi anlatılmalı. Evet asıl bunları okumalı hamile ama yok işte kitabı. Acaba ben mi yazsam :)) 

Yok ben onu yapamam da yazsaydım eğer şöyle derdim;

Sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, önünde çok güzel ama aynı zamanda biraz zor bir 40 gün var. Kendini zorluğa hazırla ve de ki ilacım bebeğim. Ben ne zaman zorlansam sarildim bebegime. Sen de sarıl bebeğine. Onun hiçbir şeyden haberi yok unutma. Çek kokusunu içine rahatla. Istersen agla da. Ben kucagimda bebegim defalarca agladim. Iyi geliyor aglamak. Zaten su 40 gunde sana ne iyi geliyorsa onu yap ama sonunda donup bebeginin minik ellerine bir opucuk kondur. O ellerin kokusu iyi gelecek sana...

Sevgili hamile /yeni anne arkadaşım, emzirmek evet çok doğal bir süreç ama ilk günden kolay olmayacak kendini buna hazırla. Su 40 gunde anladim ki o doğal süreç bir sürü öğrenme içeriyor. Sen bebeğini tutmayı öğreneceksin, bebeğin memeni tutmayı. Sen bebeğinin açlığını doyurmayı öğreneceksin, bebeğin aç olsa da senin acıların için sabırlı olmayı. Ben, ne zaman emzirmede zorlansam, bebegime baktim ve onun ne kadar cabaladigini gordum. Memeyi tutmak icin cabaliyordu, emebilmek icin cabaliyordu. Canim kizim benimle bir ekip olabilmek icin cabaliyordu. Sen de gor, belki de onun için her şey senin için olduğundan daha bile zor. Bebeginle bir ekip olmak icin cabala. Dusun bugune kadar neler icin cabalamadik ki? Kimlerle birlikte calismadik ki? Simdi canlarimizla mi ekip olamayacagiz? Oluruz, olursun inan buna...

Sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, ne yazık ki büyük ihtimalle senin de meme uçlarında yaralar olacak. Ve etrafındaki herkes sana geçecek diyecek. Velakin o acıyı çeken bilir, muhtemelen sen de benim gibi nasıl geçer bu acı diye düşüneceksin. Bana sorsan dogum acisindan beterdi. En azindan dogum 1 gun, bu emzirme 1 gun de degil ki... Umarım senin başına gelmez ama gelirse, bil ki söyleyenler haklı ve geçecek. Ben bir gun once acidan aglarken, bir gun sonra bir de baktim gecmis acilarim. Evet, oyle gececek. Lanolinli bir krem al, mümkün olduğunca meme uçlarını nemli tut, zeytinyağı sür mesela ve hava almalarını sağla. Gerisi sabır inan. İyi davran memelerine, bırak havalansınlar. Hatta evde çıplak bile dolaş, bırak iyileşsinler. Biliyor musun bütün o kremlerden daha iyi gelecek olan ne? Bebeğinin tükürüğü. Al bebeğini koynuna, emzir. Unutma geçecek ve unutma ilacin bebeginde...

Sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, süt inmesi diye bir şey var. Doğumdan sonraki 3 ila 5 gün arasında gerçekleşiyor. Benim 3. gun oldu. Sabah bir kalktim memeler kocaman olmuş! Bana hafif bir ateş basmış. Memeler gerginlikten biraz acımaya başlamış. Sana da olursa, korkma o da geçecek. Bir süre sonra vücudun bebeğinin ihtiyacı kadar süt üretecek. Ama bir süre sonra. O süre geçene kadar korkarım o koca memelerde başbaşasın. Bir bakacaksın üstün başın süt, bir bakacaksın memeler taş gibi. Yine ilacın bebeğin unutma. Emzir ki rahatla, emzir ki bebeğinin ne kadar süte ihtiyacı var vücudun öğrensin. Zamanla inan rahatlayacaksin. 

Sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, lohusa ateşi ile de bu 40 gün içinde tanışman muhtemel. Bir gece bir baktım tir tir titriyorum. Ama bir yandan da su gibi terliyorum. Vücudum kırık. Sanırsın üstümden kamyon geçmiş. Hadi ateşime bakalım dedik 38,5'u geçmiş. Hoşgeldin lohusa ateşi. Biz bilmiyorduk sen bil; korkulacak bir şey yokmuş. Hormonlardanmış, olurmuş. Çok değil 2 saat kesintisiz uyudum, surekli su ictim, o gece 5-6 kere ustumu degistirdim azaldı ateş. Endişelenme yani. O da geçecek.

Sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, süt düğümlenmesi diye de bir şey var. Bir gün yine bebegimi emziriyorum, bir baktim memenin içinde elime gelen küçük düğümler var. Meger bu bebek memeyi yeterince boşalmadığında olabilirmis. Neredeyse tüm lohusaların başına geliyormuş. Annem, teyzem, halam seferber oldular anlattilar bana. Önemli olan ilerlememesi. Önemli olan senin o memeyi bir şekilde açabilmen. Yoksa malesef iltihap olabiliyormuş. Ben panikledim sen panikleme. Her fırsatta memene masaj yap. Al bir havlu sıcak suyla güzelce ıslat. Koy memeye onunla masaj yap. Sık sık ılık duş al, duşta masaj yap. Bebeğin yeterince boşaltamıyorsa memeyi bir pompa ile sağ. Belki inanmayacaksın ama yeşil lahana yaprağı seni en çok rahatlatan olabilir. Dolaptan aldığın lahana yapraklarını koy göğsüne. Ve emzirebildiğin kadar emzir. Şifa yine bebeğinde... Ve evet bu da gececek ama basina gelirse, anliyorum seni zor, cok zor bir sey...

Sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, bu 40 günde belki çok uyuyamayacaksın. Belki yarım yamalak uykularda idare edeceksin. Ama hamileliğinde de uykusuz kaldığın zamanlar var ya, onlar seni bu günlere biraz da olsun hazırlamış olacak inan. Ne zaman bebeğin uyansa sana ihtiyacı olduğundan uyandığını bil. Bazen korkuyor, bazen gittin sanıyor, bazen kotu bir ruya goruyor. Kimbilir o kucucuk dunyasinda neler yasaniyor. Deniz bazen uyanıp emmiyordu bile. Sadece O'na sarilmam sakinlesmesi icin yetiyordu. Biliyorum, uykusuzluk cok zor. Hicbir seye benzemiyor. Ama sen de al koynuna bebegini, sarıl ona. O yenidoğan minikliğinin kucağa sığınmasi bambaşka. Bak 40 gün sonunda bile kalmadı o minikliği. Anı yaşa.

Daha benim yazamadigim bir suru sey var eminim. Velhasil sevgili hamile/yeni anne arkadaşım, bu 40 gün kolay değil. Ama inan o kadar zor da değil. Hepsi vücudun bebek bakmaya alışabilsin diye. Hepsi bebeğin ve sen birbirinize alışabilin diye. Hepsi bebeğin bu dünyaya alışabilsin diye. Ben bir sure sonra ne yaptim biliyor musun? Baska gunleri dusunmeyi biraktim. Her gunu ayri ayri tek basina yazamaya basladim. O gun guzelse bir onceki gun kotuymus umurumda olmadi. Ya da ertesi gun yine zor mu gececek dusunmez oldum. Sen de sarıl bebeğine ve her günü öyle yaşa. Başka günleri düşünme. Yaşadığın ana odaklan bak  nasil da gececek o 40 gun. Ve hatta sen gecti bitti diye nasil da uzuleceksin... O yuzden firsatin varken cek mis kokusunu içine. Sana bir sır vereyim ensesi kadar ağızlarının içi de mis kokuyor. Ah bir de avuç içlerini öpmeye doyum olmuyor. Ne zaman zorlansan göm kafanı ensesine. Ihtiyacın olan güç inan bana orada.

Sana bu satirlari 46 gunluk bir bebek annesi olarak yaziyorum. Simdiden kucagimdaki minik bebek buyumus geliyor gozume. Simdiden onun yenidoganligini ozluyorum. Simdiden ah ne guzeldi o ilk zamanlari diyorum. Sen de diyeceksin emin ol. O yuzden doya doya yasa bebegini. Hayırlı olsun anneligin. Güle güle büyüt. Bu günleri güle güle yaşa...

derdim...

Cunku tam da boyle yasadim lohusaligimi. Agladim, guldum, yoruldum, Deniz'in yaptiklarina sasirdim, cok zormus dedim, cok guzelmis dedim, gunler gecmiyor dedim, ne de cabuk buyuyor dedim. Yani her duyguyu uclarda yasadim bu 40 gunde. Ve biliyor musunuz o 40 gunde her gun ama her gun Deniz'i sanki biraz daha sevdim.

Iste bitti lohusaligim. Ben artik yeni anneyim :)

10 yorum:

  1. Güle güle büyüsün :)

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Gülçin, sanırım bu son zamanlarda okuduğum en yararlı yazıydı. Çıktısını alıp bir dosya içine koymak istedim. :) Ellerine sağlık, iyi ki yazdın. Tatmayanın anlayamayacağı bir duygu sanıyorum... O yüzden bol bol psikolojiye dair de yazarsan, bol bol okurum. :) Çok güzelsiniz, en huzurlu günler sizinle olsun.

    YanıtlaSil
  4. O kadar güzel yazmışşınız ki, okurken 7 ay önceki hallerim geldi aklıma çünkü 7 ay önce aynılarını ben yaşadım, hele o meme uclarının acısı doğumdan beter yazmışsınız ya kesinlikle katılıyorum yaşamayan bilmez :)

    YanıtlaSil
  5. Emzirirken oluşan yaralar için ozon yağı da çok işe yarıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ozon yağı nedir hiç duymamıştım ama en basit yöntem ve bence en doğalı, emzirdikten sonra azıcık anne sütü sürüp biraz açık havada bırakmak. Çatlaklar mastiti yani meme iltihabını tetiklediği için çok önem verilmeli, lanolin içeren lansinoh harika bir krem..

      Sil
  6. Ah kuzum ya, nasıl güzelsiniz. Ve ne iyi oldu bu yazı hem herşeyi unuttum derken, hem de doğuma 3 ay kalmışken:)

    YanıtlaSil
  7. Nice 40 günlere, haftalara, yıllara.. :) Yaptın mı 40 uçurtmasını???

    YanıtlaSil
  8. evet yaz yav hatta yazmışsın bile:)) işte biz buralar dutluk iken bunları bloglara yazar idik:) annelik sana ne güzel oldu ne tatlı oldu be gülçin. Ne var biliyor musun, şapşiklik yok sende, geldiği gibi kabul ediyorsun ve buna göre hareket ediyorsun bence. Tabii eminim çok zor zamanların oluyor ama bakış açın çok öenmli. annelik için bulunmaz bir özellik. MAşallah diyeyim, popomu kaşıyayım:)

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails