O an etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
O an etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2016 Çarşamba

Su an...

Oxfordtayiz bugun. Aksam bir yemege katilacagimiz icin sabahtan geldik. Yoksa ben isten cikip yemege yetisemiyorum. 

Ozan bir konferansta su anda. Ondan cikacak baskasina girecek. Aksama kadar yanima gelemez muhtemelen.
Hava cok sicak. O yuzden ben de kolejin serin odalarini bir bir dolasip ofisimi oraya kuruyorum. 



Simdi bulundugum bu odada benden baska kimse yok. Ben, bilgisayarim, bu guzel manzara ve tatli bir sessizlik basbasayiz. Oyle guzel bir an ki. Bir an durup o sessizligin tadina varinca, bunu gulcinceye yazmaliyim dedim. Bu sayede keyfime bir de blog yazmak eklendi. Tahmin edebileceginiz uzere blog yazmak, calismaktan cogu zaman daha keyifli.

Iyi ki bugun buraya gelmisim. Iyi ki. Bazen rutinin disina cikmak cok iyi geliyor insana. Baska bir mekan, baska bir ortam. Iyi geliyor. Bana da iyi geldi. Su penceremden gorunen tatli manzara iyi geldi. Ogle yemeginde yaptigimiz yuruyus iyi geldi. Ozanla sohbet etmek iyi geldi.

Hayat, calismak, yasamak her zaman cok kolay degil. Ama kucuk anlarda bile bir suru keyif sakli.

Ben mesela su anda sacma sapan bir suru insanla konusuyorum, proje icin calisiyorum, bazi seyler olmuyor duzenlensin diye ugrasiyorum. Zor yani. Ama izin vermeyecegim 'su an'i bozmalarina.

Cunku simdi bulundugum bu odada benden baska kimse yok. Ben, bilgisayarim, bu guzel manzara ve tatli bir sessizlik basbasayiz. Iste o yuzden 'su an' cok keyifli... 

6 Şubat 2012 Pazartesi

O an...

Bu karda kista valiz hazirlayip, sicak evimden cikmak ve yine karli kisli baska bir memlekete gelmek bana pek cazip gelmese de is icin dustum yine yollara. 
Istikamet yine Londra...

Bu sefer bembeyaz bir sehri geride birakti Rotterdam'dan havalanan ucak 

sonra bembeyaz bulutlarin ustunde yol alip... 

baska bir bembeyaz sehrin uzerinden suzuluverdi...

Gulcin yine Londra'ya ama bu kez yavas yavas erimekte olan karlariyla beyaz bir Londra'ya geldi...

Beni burada ilk karsilayanlar soguga aldirmadan eylemlerine devam edem Occupy direniscileri oldu...
Cogu insanin yurumekte bile zorlandigi bir havada onlar hala cadirlarinda direnislerine devam ediyorlardi...
Rotterdam'daki kucucuk kalabaliktan sonra buradaki bir nevi kucuk cadir kent itiraf etmeliyim ki beni sasirtti...


Hava burada Rotterdam'a gore oldukca sicak olsa da kar yerleri kaplamisti...
Yavas yavas eriyen karlarin geride biraktigi kucuk cammur obekleri ise sokaklarda hizla ilerleyen insanlarin ayaklarinda sehri boydan boya camurla kaplamaya hazirlaniyordu...
Bu gece daha fazla kar yagmazsa yarin sokaklarin camur icinde olacagini tahmin etmek zor degildi...


Aksam ayazinda otelin cevresinde yaptigim kisa yuruyusun sonunda otele donerken soguktan dolayi biraz yorgun hissettim...
Yazin, guzel yaz gunlerinin  hayaline kapilip gitmisken bir an kedime geldim.
Anin tadini cikaracktim ben degil mi?
Girdim otelin kapisindan.
Hemen odaya cikmadim da restorana geciverdim.
Soyle cam kenarinda disariyi da seyredebilecegim bir masaya yerlestim..
Menuye soyle bir goz atip
bir bardak kirmizi sarap soyledim kendime bir de yanina atistiracak kucuk bir seyler...
Gelecek gunleri hayal ederek degil de..
O an icinde bulundugum karli, camurlu. puslu Londra'nin sokaklarina karsi sarabimi yudumlayarak 
ve yoldan gecen insanlari, arabalari izleyerek 
yani ani yasayarak hazirlandim baslayacak haftaya...


Gunese doyacagimiz bahar gunleri, yaz gunleri gelecekti elbette
ama bugun... 
bugun bir daha geri gelmeyecekti degil mi :)
ne olursa olsun iste "o an" Londra guzeldi cok guzeldi...

Hepimize...
Iyi haftalar...  
PS: resimler google images...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails