31 Mart 2020 Salı

Korona gunleri ve buz

Uzun zamandir evdeyiz, Sanirim 3 hafta oldu bizim icin. Basta Deniz icin destek aliyorduk. Denizin artik kreste calismayan bir ogretmeni gunde 3 saat Denize bakmaya geliyordu. Ikimiz de evden calisirken o 3 saat cok am cok kiymetli idi. Ancak o kiymetli 3 saatin varligi 1 haftayi gecemedi. gecen hafta Ingilterede farkli evlerden insanlarin yanyana gelmesi yasaklaninca bizim icin de o maceranin sonu geldi.

1 haftayo askin zamandir Deniz, Ozan ve ben basbasayiz. Deniz tahmin ettigimden ve bekledigimden cok daha uyumlu. Keyfi yerinde, Biz 2-3 saatlik dongulerle calisiyoruz. Ama birimizin isi daha yogunsa oburu devraliyor nobeti gibi bir duzenimiz var. Deniz icin bir plan yaptik. O plana bakmayi cok seviyor. Plana gore evet anne simdi gidecek ama surada yine yanima gelecek diye bizi calisma odasina yolluyor.

Bu arada kendisinin de calistigini iddia ediyor. Arada bilgisayarini kucagina aliyor, arada telefonla konusuyor. Hatta bugun 2-3 toplantiya -benim tplantilarima- benim kucagimda katildi. Boylece gercekten is hayatinagiris yapmis oldu. baya ciddiyetle dinledi toplantilai. Sonra bana toplantidakiler hakkinda soru sordu. Seneye verelim projeyi yonetsin.

Evde az cok bir duzen var. Haftada bir kez Ozan alisverise gidiyor. Haftalik yemek listemiz yine var ona gore alisveris yapiyor ama liste dolaptaki malzemeye gore degisebiliyor. Duzenli yemek pisiriyoruz. Henuz disaridan bir sey yemedik. Idare ediyoruz. 

Zamanimiz Deniz ve is arasinda bolunmus durumda. Ikimiz de kendimize pek vakit ayiramiyoruz. Ozan yine arada kosmaya cikiyor ama ben onu da yapmadim daha. Sikilmadim. Oyle bir vaktim olmadi ama bu ne kadar surecegi belli ollmayan surecte spor yapmaya baslsam iyi olacak biliyorum.

Cok yemek yemiyoruz. Denizin kresinin duzenine devam ediyoruz. Kahvalti, 10 gibi meyve -bu kahve sut ve cikolataya evriliyor arada-, 12 gibi ogle yemegi, 3 gibi denize atistirma - badem fistik meyve falan veriyoruz- 6 da da aksam yemegi. Sonra genelde mutfak kapaniyor.

Ben aksamlari yemek yapmiyorum artik. kendime boyle bir izin verdim. daha dogrusu Deniz uyuyunca calismayi tercih ediyorum. Cunku Denizle yemek yapmak, Denizle calismaktan daha kolay. O yuzden yemekleri gunduz yapiyoruz.

Evde hayatimiz sakin. Bir problem yok. Gecen hafta hava cok guzel oldugu icin Deniz baya bahcede vakit gecirdi, enerjisini atti. Bu hafta yagmurla basladi disari cikmak istemedi. Bu da bize aksam 1 saat kayan uyku olarak dondu. Ama boyle ayrintilara takilmiyorum. Gun guzel gecsin yeter.

Gun icinde yoga, buzdan oyncak kurtarma, kitap okuma, resim yapma, lego duplo oynama, shopping list oynama gibi seyler yapiyoruz. Gecen hafta en cok naughty hand ve good hand oyunu ile eglendi. Benim ellerimden biri naughty - yaramaz- oluyor onu yakalamaya calisiyor, diger elim de yaramazi durdurmaya calisiyor. Oyun bu. Ama beni bu oyun icin saatlerce kosturuyor. 

Mutfakta vakit gecirmeyi pek sevmiyor bu ara. Daha cok kosalim, tirmanalim oyle seyler istiyor. 3,5 yasinda ve bugune kadarr oyle hoplamali ziplamali seylere ozensin diye neler yaptik neler. Olmadi. Eve kapaninca ilgisini o yana veresi geldi.

Yani bizim evde durumlar iyi. Sikilmis degiliz. Evde durmak kolay degil hem de hic. Ama idare ediyoruz.

Benim idare edemedigim tek kisim, Turkiyedeki kisim. Dayimin, annemlerin yaninda olamamak bana cok agir geliyor. Ve daha onemlisi bir daha ne zaman yanlarinda olabilecegim bilememek... Beni en cok yipratan bu. Bununla da bir sekilde basa cikiyorum. Bazi sabahlar cok kotu uyanyorum ama bir sekilde enerjimi toparliyorum. Saglik olsun da kavusalim. Mottom da temennim de bu. 

Sanirim bu yuzden en cok saglikla ilgili beklenmedik haberler aldigimda yikiliyorum. gecen cuma mesela dayimin bir de korona poztif oldugunu ogrendim ve yikildim. ama gercekten yikildim.

Simdi dayim hastanede. Ynaina kimse alinmiyor. Zaten bir tarafinda his kaybii oldugundan hareketleri sinirli. Karantina anladigimiz kadariyla normal hastaneden cok farkli. Bakim ve destek cok daha az. Ki saglik gorevlileri de hakli. ya onlar da hastalanirsa. Ama iste dayimin durumunda bu cok cok zor. 

En azindan konusabiliyoruz, sesini duyabiliyoruz. Ilk 2 gun cok sinirli haber alabildik cunku. Ama simdi istedigimizde  konusabiliyoruz. Bu cok iyi geldi hepimize. Cok sikiliyor. Ama bence bu iyi. Demek fizikel olarak sikintisi cok degil ki, ruhu sikilabiliyor. Oksurugu yok ama nefes darligi var. Akciger kanseri oldugunu dusununce bu halimize de dukur demekten baska elimden bir sey gelmiyor.

Geceleri uykularim sikintili. Bu genel hal, ustune dayimin orada yalniz oldugunu dusunmek beni cok yoruyor. Ama dusunmemek de yapabildigim bir dey degil. Dayimin bunu atlatacagina yurekten inaniyorum. Inanmak istiyorum. Carsamba gunu 1 hafta olacak. Umutla bekliyorum.

Kendimi sakin tutmaya calisiyorum. Ama cok zor, Bir an once bu hal bitsin ben de aile kavusayim istiyorum. Ama insanlar durmadikca cok ama cok ofkeleniyorum. Bu icimdeki ofke beni en cok korkutan. Ama en cok yoran he Turkiyeyi dusunmek.

Ote yandan yapabilecegim hicbir sey yok. Yok.
Bekliyorum.

O sirada Denizle iyi vakit gecirmeye calisiyorum. Ailemden birisi icin yapabildigim tek sey bu cunku,

Saklayamam bazi gunler modum cok dusuk oluyor. Toparlanmaya calisiyorum. 

Deniz bir gun bu satirlari okursa sanirim bugunlere dair bilmesini hatirlamasini istedigim tsey bu olacak. Zor zamanlar. Tum dunya icin. Bizim ailemizdeki ozel durumdan dolayi bize daha da zor zamanlar. Ama hepimiz, ben, ozan, annemler, abim ve hatta hasta yataginda dayim bile onun bugunleri kotu degil de iyi hatirlamasi icin elimizden geleni yapiyoruz.

Onunla konusurken icimiz huzunlu olsa da gozlerimiz guluyor. Bu zorlama bir dey degil. Cocuk boyle bir sey etrafina olumlu cok guzel sicacik bir  enerji yaiyor. Biz de o enerjiye bulanmaya calisiyoruz. Bize bu aralar  en iyi glen sey o zira,,,

Bir de umut.
Umudumuz sonsuz. Her sey cok guzel olacak.
Umarim herkes icin...

Uzun oldu ama icimden gelen boyleymis demek ki...

18 Mart 2020 Çarşamba

Tarihi bir donem

Tarihi bir donemden geciyoruz. 
Her sey surreal. Corona gittikce yayiliyor. Dunyanin pek cok yerinde insanlar evlerine kapandi. Ne kadar surecek bu hal bilen yok.

Benim ofisim de kapandi. hepimiz evden calisiyoruz. Ozanin universitesi ayni sekilde. Bu hic kolay degil. Hic hem de. 

Arkadaslarimin hemen hemen hepsi ayni durumda. ise gidebilen cok az insan var. Bunun kapitalist duzen icin yeni bir cigir acacagi savunuluyor. Evden calismanin bundan sonra daha yaygin olacagi ve insanlarin daha da yalnizlasacagi.

Evden calisma benim cok uzun yillardir yaptiim bir sey. Biliyorsunuz yazin turkiyeden de calisiyorum. Ben seviyorum evden calisma konseptini. Ama bu haliyle zor. Cunku ne kadar surecek belli degil. 2 hafta, 1 ay, 2 ay? Hic sirkete gitmeden kendimizi bu kadar uzun sure motive tutmak nasil olacak gorecegiz. Zor bir donem. 

Nasil gececek, neler yasayacagiz, bu donem bittiginde -ki insallah cok cabuk bitsin- ne halde olacagiz hic bilemiyorum. Fiziksel olarak oldugu kadar psikolojik olarak da zorlanacagimiz bbir donemden geciyoruz orasi kesin.

Bunu buyuk bir ekonomik krizin izleyecegi soyleniyor. Buna da sasirmak mumkun degil. Nasil izlemesin. Ama daha fazla can kaybi olmasin, bu bitsin de onu da hallederiz. Orasi bir sekilde hallolacak onemli olan simdi bunu olabildigince az hasarla atlatmak diye dusunuyorum.

Hala bunun dis guclerin bir oyunu (her ulkede olduguna gore uzaylilar falan sanirim bu sefer dis gucler), ya da bbiyolojik bir silah oldugunu savunanlar var. Sussunlar istiyorum. Ama sagolsunlar bilim insanlari verilerle susturmuslar onlari. Inceleyip labaratuar ortaminda olusturulamayacak bir virus demisler. Su ortamda bir de komplo teorilerine hic ama hic tahammulum yok.

Bir ofke var benim icimde. Evet bir olup, bbirlik olup bunu yenecegiz, gececek bitecek diye olumlu kalmaya calisiyorum ama icimde bir ofke var. Bunu ongoremeyenlere ofkeliyim mesela. Taa aralik ayinda o canim doktoru dinlemeyenlere en cok ofkeliyim. Sonra Cinden ucuslari direk kapamayanlara. Bize bir sey olmaz ya diyenlere. hala sokakta dolasanlara. 

Biz de cikiyoruz tabi. Markete gidiyoruz falan. Ama bahsettigim hani hala kafelere gidenler. hala restoranlarda olanlar. hala vvizir vizir dolasanlar.

bir de sokaga cikmak zorunda olan kesim var. Ingilterede her is yeri kapanmadi mesela. E Turkiyede de oyle. Onlar da nasilsa sokakta diyenler. En cok onlara kiziyorum. Disari cikmak zorunda olanlar icin olan riski de arttirdiklari icin. Bir dizlerini kirip oturamadiklari icin.

Tarihi bir donem. Tum dunya salteri indiriyor yavas yavas. Italyadaki gibi sokaga cikma yasaklari kapida diyorlar. sasmiyorum. Olacak. 

ama bitecegine inanmak istiyorum. Bir yerde bitecegine.

Bir iki guzel haber de var. Hollanda antibody bulduk deniyoruz demis,. Amerika ve Cin asiya yaklastik demis. Umarim dogrudur. Cunku sanirim asi ya da ilactan baska care yok :(

Ve bizim ailemizden de benim guzel olduguna inanmak istedigim haberler var. dayimin isin tedavisi basladi. Ve akcigerine biyposi yapildi. Onun sonuclarina gore tedavi baslayacak.

Insallah tedavi baslar guzelce devam eder ve bu hastalik biter gider.

Inanmak istiyorum. Iyi dusunmek istiyorum.

Sonucta her sey cok guzel olacak...



<

16 Mart 2020 Pazartesi

Uzamasin daha fazla...

Dayimin hasta oldugunu ogrenmemin ustunden tam 9 gun gecti bugun. Cumartesi gunu abimin beni arayip Gulcin dayim hastaymis demesinin ustunden tam 9 gun gecti bugun.

O 9 gunde ben defalarca agladim. Izmire gitmek icin defalarca plan yaptim. Ve defalarca o planlardan vazgectim. Defalarca kabuslar gordum. Defalarca kendimi bulutlarin icindeymis gibi hissettim. Defalrca dayimla konustum. Defalarca yengemi aradim. Defalarca ah orada olsam diye dusundum durdum. Ve defalarca orada olamayacagimi yuzume vurdu hayat. 

Orada olamiyorum. Cunku her yer Corona. Ve Corona en cok kanser hastalarini etkiliyor. Hele dayim akciger kanseri iken oraya gitmek hayal bile olamiyor. Insan ruyasinda bile ona bu virusu tasidigini dusundugunde delirecek gibi oluyor.

Su 9 gunde hayat bambaska bir yere akti. Dunyanin her yerini korona sardi. Biz burada Ingilterede evdeyiz, arkadaslarim Almanya'da, Turkiye'de, Ispanya'da Dubai'de, Italya'da... 

Insanlar alisveris yapiyor. Oradan oraya kosuyor. Internette durun yerinizde nidalari yukeslyor. Hayat bir turlu durmuyor. Durmuyor. Corona an be an etrafimizi sariyor.

Denize uygun bir dille her seyi anlattik. Dayimin durumunu anlattik. Coronayi anlattik. Ama ben yetiskin halimle bunlarla basa cikamazken onun cikmasini beklemek de nasil olacak ki? Cok anlatmak istemiyorum. Korksun istemiyorum. Ona surekli anne ve baba her seyi hallediyor Deniz diyorum. Bizim yetiskin hayatlarimiza bile fazlayken bunca sey, benim 3,5 yasindaki kuzum nasil anlayabilsin ki?

Zaten ben bile neyi anlayacagimi bilemiyorum. Dayimin hastanede olmasini anlayamiyorum. Neden ki? Benim dayim cok iyiydi ki. Benim dayim saglikliydi ki. O hep benim dayim. O hep Izmirde varolan. O hep basim sikisinca benim arayacagim. Benim dayim neden hastanede ki...

Bu Corona da ne ki? Biz daha 1 ay once bu bahar her ay bir yere gidelim diye konusuyorduk. Ailemiz saglikliydi, her sey yolundaydi. Ispanyaya gidecektik. Budapestede gezecektik. Deniz tatili mi sehir tatil mi yapalim diye karar vermeye calisiyorsuk Ozanla. Simdi nasil Izmir'e dahi gidemiyor olabiliriz ki...

Aklim almiyor. Ben Martta Izmir'e gidecektim kizimla. Yengemlere kahvaltiya gidecektik. Sonra sahile inecektik. Dayim Deniz'e balon alacakti yine. Kahve icecektik beraber. Deniz'in huysuzluklarina gulecektik. Yengem onunla kuduracakti. Biz dayimla hangisi cocuk bunlarin ya diye sakalasacaktik.

Simdi dayim hastanede. Ben izmir'e ne zaman gidebilecegim bilmiyorum. Annemler eve kapandilar. Onlar da korksun istemiyorum ama evet eve kapanmalari en dogru olan su an.

Ve ben kendimi bir filmin icinde gibi hissediyorum. BItse de ciksak salondan. Ciksak da annemi arasam anne biz haftaya geliyoruz Denizle desem. Sen yengemlerle konus, cumartesi hemen onlara gidelim desem. Hadi bitse de su film biz artik hayatimiza geri donsek. Hani herkesin saglikli oldugu hayatimiza. Kahvaltiyi evde mi sahilde mi yapalim diye konustugumuz hayatimiza. Ve almak zorunda oldugumuz tek kararin bu oldugu gamsiz hayatimiza. Hadi bitsin artik su film. Uzamasin daha fazla...

5 Mart 2020 Perşembe

Mini Deniz

Bugun burada Dunya Kitap Gunu. Cocuklar krese, okula sevdikleri bir kitap kahramani gibi giyinerek, yanlarinda da o kahramanin oldugu kitabi goturerek gidiyorlar. Sonra gun boyunca kitaplarla ilgili aktiviteler yapiyorlar. 

Deniz kreste oldugu ilk sene Elmer olarak gitmisti. Elmerli bir pijama almistim ona. onu giymisti :) Kucuck cocuga nasil o polyester kostumleri giydireyim butun gun icinde olacak?

Gecen yil saniyorum bu zamanlarda Turkiyedeydik ve ozel bir kostum giymeden gitti. Diye hatirliyorum.

Bu sene de aklimda bir sey yapmak yoktu acikcasi. Evde bir iki kostumu var onlardan giyer dedim.

Dun, evden calisiyorudm ve islerimi erken bitirince - daha dogrusu hic ama hic calisamadigimi farkedince - hadi dedim Denizi erken alayim gezelim azcik. Gezmek de parka gidiyruz ama dun cok yagmur vardi kafeye giiti, o kadar :)

Neyse krese gittim, ogretmeni dedi ki Deniz yarin cindrella mi olacakmis? Aa dedim oyle miymis :) Vallahi butun gun ben cindrella olucam dedi dediler. Hayde buyur buradan yak :)

Neyse beraber kafeye gittik, kitapciya ugradik eve donduk. Evdeki kostumleri cikardim. Nereden bulayim son anda sindrella :)

Hic aklimda yokken bir de mini kostumu yarattim ona evdekilerle ve kendisi onu secti!

Sabah bayila bayila gitti krese. Aman girince bir elbisesini gostermeler bir kurulmalar bir nazlar. Bayiliyor ilgi gorsun. Neyini eksik ettik de boyle oldu bilmiyorum ama kendisi hakikaten iltifat edildin, ilgi gorsun bayilan bir cocuk.

Deniz onemli olan snein begenmen giydiklerini desem de gercegimiz bu. Deniz icin su anda etraftan aldigi begeni cok onemli. Umarim hep boyle kalmaz, bu da bir asamadir. Ben boyle seylerin diyasiya yasanmasi gerektigine inaniyorum. Su an buna mi ihtiyaci var ok, istesin ilgi, gorsun ilgi icinde kalmasin. Belki de boyle boyle gelisiyor iste kisilik.

Ya da bizimki ilgi seven bir insan olacak. Bunu da yasayip gorecegiz.

Bu da bizim evin minisi. Kafasinda da kulaklari var ama buraya tumden fotosunu koymuyorum buyrun instagrama bekleriz :)




3 Mart 2020 Salı

Tul perde

Bazi gunler insanin cani hicbir sey yapmak istemiyor ya, benim icin bugun o gunlerden biri.

Ben boyle gunleri gozumde tul perde varmis gibi hissediyorum diye acikliyorum. Sanki etrafa bir tul perdenin arkasindan bakiyormusum gibi geliyor. Bir turlu netlesmiyor goruntu. Bir turu etrafimda olanlari tam olarak algilayamiyorum. tansiyonum yukselmis ya da dusmus de ucuyormusum hissi. Hic guzel bir his de degil.

BU ara oyle cok sey ust uste geldi ki. Virusu zaten yazmistim. Turkiyeye gidemeyip brada kapana sikilmis hissini yasamak bana zaten agir gelirken gecen hafta bir suru baska sey de oldu. Sehitler. 34 sehit. Bu sadece bize soylenen. Dahasi biz onlara uzulurken hala orada olan askerler. Sonra botlarla sinir gecmeye calisan cocuklar. Benim isim bu diye aciklamalar  yapan insan tacirleri. Hangisini sayayim?

Aklim almiyor. En basitinden benim aklim artik bunlari alamiyor. Cok bunalmis hissediyorum. Gozume tul perde inmis hissinden kastim bu.

Ama gayet boyle hissetmeye zerre kadar hakkim olmadiginin da farindayim. Kimim ki ben su durumda bunalmis ya da yorgun hissedecek?

Ben var ya kendi dunyamin en sansli insanlarindan biriyken, ailemde cok sukur saglik sorunlariylaa bogusmuyorken, saglikli normal bir cocuk buyutuyorken, sevdiklerimden kimsenin asker yolunu elim yuregimde beklemiyorken... Kimim ki ben yorgun hissedecek uzgun hissedecek. Hakkim yok biliyorum.

Artik aciya dair bir sey yazmaya da hak goremiyorum kendimde. Sahip oldugum oyumla o aciyi bitiremiyorum ben. O yuzden zerre kadar o aci hakkinda konusma hakkim da yok artik.

Susup sadece yuregi yananlara saygi gostermeye calisiyorum.

Cocuklarini yuceltmek istiyorlarsa basimla bir. Alirim en suslu cumlelerimi agzima. Annesi baabsi sevdigi oyle istiyorsa sehitligi overim, askerligi bile overim ikisine de zerre kadar inanmasam da. Aileleri istiyorsa yaoarim.

Aileleri feryat ediyorsa, sessizce kenarda o feryadi dinlerim. Hicbir sey demeden, hicbir sey yapmadan.

Aileleri isyan ediyorsa, isyanlari basim uzerine.

Aileleri tevekkul ediyorsa tevekkulleri basim ustune.

Onlarin her seyi yapmaya hakki var. 

Ben kimseyi sehit, kahraman, gogsumuzu kabartan diye cagirma hakki goremiyorum kendimde. Ben resimlere bakinca gencecik insanlar goruyorum. Sadece onlara uzuluyorum.

Aileleri ne derse o, benim bir oyum durduramiyorken bu savasi onlar ne derse o sadece...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails