Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2022 Perşembe

Kizimizla Hollanda

Deniz dogdugundan beri O'nunla Hollandaya gitmek hep aklimizdaydi. Olmadi. Bir turlu denk gelmedi. 

Yilbasinda Ozan Nisan ayinda Hollanda da bir toplantisi oldugunu soyledi. Baktik tam da okul tatiline birlestirilebilecek bir donem. Hadi dedik alalim biletleri de gidelim. Hem Nisan ayinda Hollanda cok guzel olur.

Once Ozan gitti. Ardindan biz Denizle O'na katildik. Sadece 5 gun Hollandadaydik ama cok guzel zaman gecirdik.


Malum yillarca Hollanda da yasadik. O yuzden ulkenin ucunda bucaginda yapilabilecek hemen hemen herseyi yapmisizdir sanirim. Oyle turistik aktivitelerde gozumuz yoktu Biz yasadigimiz yerlerei Denize gosterelim istedik, Onu arkadaslarimizla tanistiralim, Hollanda ile tanistiralim. O yuzde oyle bir suru sehir gezmek ustune falan planlar yapmadik. Hatta hic plan yapmadik. Ciktik yola...



Once Amsterdamdaydi. Cumartesi hava biraz kotuydu. Hollandalilar bir acip bir kapatan havaya "moody" der. Tam da moody bir hava avrdi Amsterdada Cumartesi gunu. Biz arkadaslarimizla beraberdik. Deniz onlarin 8 ve 10 yaslarindaki kizlari ile oynadi, kopekleriyle tanisti, kostu eglendi. Guzel bir sehir yuruyzu, ardindan tabi ki cocuk parki! O gunu sakince gecirdik, arkadaslarimizi gorduk ve buna en co k kendine oyun arkadasi bulan Deniz sevindi :)


Pazar gunu hava acti. Arkadaslarimiz Maduradam'a gitmeyi onerince ok dedik biz de. Bana kalsa sanirim o gun lale tarlalarinin arasinda dolanmayi tercih ederdim ama cocuklarla bir gezi ayarlayinca biraz cocuklarin planina uymak gerekiyor. Cocuklar da Maduradam'a  bayildi.

Maduradam'i annem cok sever. Minyatur bir Hollanda dusunun. Sehirlerin, onemli yasam alanlarinin minyatrleri yapilmis. Pek cok interaktif oyun var. E oyle olunca cocuklari cok eglendiren bir yer tabi. Bence biraz, hatta baya pahali. Amacocukla HOllnadaya gidiyorsaniz yapilabilecek etkinliklerden biri. Hava da guzel olursa. tum gunu disarda gecirmek icin iyi bir alternatif. Benim pazar gununde favorim ise donus yolunda aralarinda gectigimiz lale tarlalari oldu. Nasil seviyorum Hollandayi lale zamani :)



Bu donemde yani Nisan, Mayis ayinda Hollanda'da olursaniz yapilabilecek en guzel seylerden biri zaten leleleri gezmek. Keukenhof Hollandanin dunyaca unlu lale bahcesi. Sahane bir yer! Biz de cok severiz. Bu blogda'da Keukenhof'a dair pek cok yazi var diye hatirliyorum. Ama arabasiz ulasimi cok rahat degil. Bizim de vaktimiz uymadgi icin bu sefer gidemedik Keukkenhof'a ama baska bir Hollanda gezisinde Denizi mutlaka goturmek istedigim yerlerden biri :)

Bu mevsimde, Hollanda da yasarken bizim yapmayi en sevdigimiz seyse hep araba ile Lisse tarafina gidip lale tarlalari arasinda dolasmak olurdu. Lisse Keukenhof'un da bulundugu sehir. O bolge bastan asagiya lale tarlasi. Tarlalara girmek yasak. Ama bisiklet kiralayip turlamak mumkun ve bu sahane bir deneyim. Ha bunu yapmak icinde bolgeye ulasmak gerekiyor. O da arabsaiz yine biraz zor. Ah Rafadan Kafadan olsaydi simdi dedik Ozanla. Atardik Deniz Rafadan kafadan'a giderdik lale tarlalarina. Ama lale tarlalarina karsidan bakmakla yetindik bu sefer. Olsun o da guzeldi :)



Pazartesi de hava sahaneydi ve biz amsterdamda bir arkadasimiz ve bebegi ile bulusup sonra rotayii Denizin hayvanlari ve cicekleri bir arada gorebilecegi Artis'e ceirdik. Ve tabi bayildi! Sonra UTrecht ah canim Utrecht!


Utrecht'e gitme nedenimiz Deniz'in Nintje muzesini gormek istemesiydi. Bu da yanlis bir cumle aslinda. Deniz durduk yere ben Nintje muzesini goreyim demedi elbette :) Biz cocuga orada boyle bir muze var falan demistik, e Nintje de sevdigi bir karakter gormek isterim dedi. 

Nintje Dick Bruna'nin cizdigi bir kahraman. Hollandali Dick Bruna, Nintje'yi de Hollanda da cizmis. Doalyisiyla oz be oz Hollandali bir karakter. Deniz dogdugunda arkadaslarimiz ona NIntjeli hediyeler yollamisti. Sonra ben de Ozan da her Hollandaya gittigimizde O'na Nintje kitaplari aldik. E dogal olarak cocugun sevdigi asina oldugu bir karakter oldu. Laf aramizda ben de severim :) 



Utrechtte bir Nintje muzesi var. Nefis bir yer. Mesela Maduradamin yari fiyati ve bence cocuklar icin cok daha eglenceli. Deniz de orada acayip eglendi. Ilk girdigimizde museye bu ne yahu kres gibib bosuna geldik diye dusundum yalan degil. basit bir yer. Oyle fazlaca mataryel yok. Ama iste cocuklarin ihtiyaci olan da bu degil mi? Kalabalik usterine ustlerine gelen dolu dolu muzelerde sikiliyorlar aslinda. Burasi tam deniz'e goreydi. Tam 3,5 saat Nintje muzesinde su bile icmeden oynadi. Bu konuda ciddiyim, su icer misin annecim diyorum yok anne isim var diye kaciyor :)

11 de girdik muzeye 3'e dogru artik zorla cikardik Deni'zi. Biraksak gunu orada kapatirsi. E biraksaydiniz diyeceksiniz. Haklisiniz da. Hava 21 derece idi ve gunes bizi cagiriyordu. Muzenin her bir kosesinde de ucer dorder kere oynamisti e yeter dedik yani.



Gunun sonarsi gunesi takip ederek gecti. Gunes nerede biz orada! O pub senin bu kanal kenari benim!


Utrecht sahane bir sehir Her sey var. Kucuk ama nefis. Benim gercekten en en en sevdigim sehirlerden biri. Pazartesi ve sali gunleri 20.000den fazla adim atmisiz. Hem de Utrechtten hic cikmadan. Ozan da ben de yurumeyi cok seviyoruz. Sehrin her bir kosesini defalarca yuruduk. Anilarimizi tazeledik. Surada sunlarla oturmustuk, burada sun konusmustuk. Insan beyni ne garip. Bazi yerleri gorunce orada konustugu seyler bile aklina geliyor insanin :) 



Bu kadar yuruyebilmemiz tabiDenizin arabasini yanimiza aldigimiz icin mumkun oldu. Iyi ki almisiz arabasini. Deniz kucukken pek kullanamdik biz arabayi. Deniz sevmezdi arabasinda turmayi. hep asidik kucuk hanimi. 3 yasina geldiginde daha hafif bir arabasi olsun diye bu arabasini almistik. O zaman hakli olarak pek cok insan e araba yasi bitiyor demisti ama annem mesela yok bundan sonra oturur arabaya asil demisti. Tabi annem hakli cikti :) 



Yasi ilerledikce daha cok kosuyor zipliyor e tabi daha cok yoruluyor. E artik kucakta tasimak da gittikce zorlasiyor. Arabasi yanimizda olunca, istedgide oturdu dinlendi, hatta aksamlari uyudu ve biz de rahat rahat yuruduk dolastik. Havanin surup gibi olmasinin da bu rahatligimza katkisi cok oldu. Yagmurda araba islandi, sogukta uyurken usudu derdi de olmadi. Ve Deniz yorgunluktan hakli olarak sizlanmadi, anne baba planlari degistirmek zorunda kalmadi ve istedigi kadar yurudu :) Yani arabayi goturdugumuze degdi :)



Denizle bu 5 gunluk ollanda tatili hepimize cok iyi geldi. 

Aylar sonra degisik bir sey yapabilmek, ailece ruinimiz disina cikmak bana kendimi cok iyi hissettirdi. 

Deniz arada tabi ki) bizi zorlasa da genelde uyumluydu ve tatilde eglendi.

Ve yillar sonra evliligimizin, yurtdisi maceramizin basladigi yere bu kez kizimizla donmek bizi gercekten mutlu etti.

Iste boylece kizimizla ilk Hollanda seyahatimiz cok tadinda, cok guzel, harika bir deneyim oldu.

Ve bitti...



Biraz da instahgram hikayeleri...

Cumartesi...






Pazar







Pazartesi







Sali








Carsamba





6 Temmuz 2017 Perşembe

Deniz tatilde ne yedi?

Gelelim deniz tatilde ne yedi sorusuna...

Sanirim biz tatildeyken bana en cok sorulan soru buydu. Aslinda bir onceki yazida yemek malzemelerinin altinda yazacaktim bunu. Ama yazinca baktim da baya uzun olmus. En iyisi yeni bir yazi olsun bu dedim. 8,5 aylik bebek, yedigi 3-5 lokma ama ayri bir yazi bile olabiliyor iste. Ey be ek gida sen nelere kadirsin!

Once sunu yazayim da :) Tatile cikmadan once, bebegi ek gidaya yeni gecmis pek cok anne gibi ben de "bebegim tatilde ne yiyecek?" diye endiselendim. Saklyacak degilim baya da dusundum bu konuyu. Hatta daha once de yazdigim gibi Ozan'a tatile gitmeyelim bile dedim ve o beni hic takmadi! verdigi cevabi hatirladikca hala guluyorum: Deniz 3 cesit yemek mi yiyor her ogun Gulcin. Bosver sen, uzme kendini, ac kalmaz! 

Ay insan bir beni rahatlatmaya calisir. Bir tabi aslinda ben de endiseleniyorum der. Bir bak soyle yapariz, boyle cozeriz diye planlar yapar. Yok! Bosver sen, uzme kendini, ac kalmaz ne yahu! Ama laf aramizda birimizin akli selim olmasi iyi oluyor tabi.

Sonucta tatil gunu yaklastikca bana da bir rahatlama gelmeye baslamisti. Ben boyleyimdir zaten once kafamda yasayip bitiririm olayi. Tatile gitmeden de kafamda yemek olayini biraz cozmustum. Vardigim sonuc suydu: Kirk yilin basi tatile cikiyoruz. Yemek icin zehir etmeye gerek yok! 

Deniz 8,5  aylikken ciktik tatile. Artik baya ek gida almasi gerekiyor. Aliyor da. Ama hala ana besini anne sutu. Bu da beni oldukca rahatlatti. Baktik Deniz'e gore bir seyler bulamadik, ben yerim, guzel beslenirim kizimi da guzel beslerim diye dusundum. Nihayetinde ilk 6 ay da sadece benim sutumle beslendi bu bebek. Biz de bundan sonra Italya'da yasamaya gitmiyorduk. 2 hafta hic ek gida almasa sadece beni emse bile bir kaybinin olmayacagini dusundum. Hala da oyle dusunuyorum.

Normalde biliyorsunuz Deniz'in beslenmesine elimden geldigince ozen gosteriyorum. Ama arada paketli gida yemek zorunda kalmasi da beni cok rahatsiz etmiyor. Tabi ki onceligim taze yemesi, bunun icin de elimden geleni yapiyorum ama gerekirse mama da yiyebilir Deniz, bu konuda cok kati degilim. O yuzden yanimiza 5-6 paket hazir yemek de aldik. 

Nihayetinde Deniz o hazir yemeklerden sadece yarim paket yemek zorunda kaldi. Ki onu da yemese olurdu. O hazir yemekten sonra biraz kakada problem yasadi. E aliskin degil. Sonrasinda bol bol meyve yedirerek kisa zamanda problemi astik. Ve geri kalan mamalari hic kullanmadik. Ozetle Denizi sokaklarda ne bulursak onunla besledik tatilde. Her turist gibi. Ek olarak da anne sutunu doya doya icti. 

Peki deniz ne yedi?

Kahvalti:
Gider gitmez guzel bir keci peyniri aldik ve otelin dolabina koyduk. O yanimda goturdugum kucuk kaplara geceden peynir islattik ve kahvaltida onlari verdik. Yanina da haslanmis yumurta sarisi. Sabahlari bu sekilde gecirdik.

Bu arada Italya'da kahvaltida yumurta cok yenmiyor. Kaldigimiz bir otelin sahibi Deniz icin ozel yumurta aldi :) Palermo'da mutfagi icinde bir daire kiralamistik. Orada zaten alisverisimizi kendimiz yaptik boylece sorun olmadi. Sanirim Deniz sadece 2 sabah yurmurta yiyemedi. Hava sicakti zaten biraz metabolizmasi dinlensin dedik sorun etmedik. Bu arada mutfagi icinde olan oda en rahat ettigimiz oldu, soylemeden gecemeyecegim.

Ara ogun: Ara ogun icin etraf meyve dolu. Kayisi, seftali. Ne cikarsa karsimiza onu aldik yedirdik. Deniz aslinda cok meyve yiyen bir bebek degildi. Ama Italya'da cok sevdi meyve yemeyi. Tabi Akdeniz lezzeti :) Neyse ki donusumuzde de bu etki devam ediyor. Tatilin kazanimlarindan biri Deniz'in meyveye alismasi oldu :)

Ara ogun olarak bir de yogurt yedirdik. Orada yogurt mayalayamadim. Ama marketten organik yogurt aldik. Keci bulabilirsek keci, olmadi inek. Normalde Denizin yogurdunu kendim mayaliyorum ama bu tatil. Dedigim gibi gecici donemlerde hazir gida yemesinden rahatsiz olmuyorum. Yogurtlari da severek yedi :)

Oglen yemegi:
Deniz henuz 3 ana ogun yemek yemiyor. Londra'da sabah kahvaltisi yapiyor, ara ogun meyve yiyor, ustune oglen yemegi yiyor ve aksamustu de yogurt yiyor. 

Italya'da kahvaltiyi gec yaptigimizdan ve cogunlukla biz de oglen yemegi yemedigimizden Denizin ana ogununu aksama kaydirdik. ve oglen cogunlukla emdi. Ama arada biz bir seyler yoiyorsak, ben saglikli seyler soyledim ve onlardan tati. Cok arada. O yuzden genelde oglen yemegi olarak anne sutu aldi diyebiliriz.

Aksam yemegi:
Aksam yemekleri isin en eglenceli(!) kismiydi. Tatil icin Italyada olmasaydik bu kadar rahat olur muydu emin degilim ama Italya da cok da zorlanmadik. Deniz de bizimle restornalara geldi. O sisme mama sandalyesinde masanin basina kuruldu. 

Bazi gunler cok yorgun oluyordu, hemen yiyip kalkmaya bakiyorduk. Ama bazi gunler garsonlarla, diger musterilerle cilvelesti, eglendi. 

Yemek kismina gelirsek. Menude mutlaka sebze var. Biz tuzsuz, sosusuz pisirmelerini rica ettik. Hic yok pisiremeyiz diyen olmadi. Kabak, biber en cok yedikleriydi Denizin. Ispanak, patates, patlican falan da yedi. 

Cok guzel balik restoranlari var Italya'da. Biz de bundan faydalandik ve Deniz'i balikla tanistirdik. Sanirim sevdi. Et pisiren restoranlarda da marine edilmemis et kullanmalarini, tuzsuz pisirmelerini rica ettik tamam dediler, sagolsunlar.

Deniz tabi ki bir porsiyon yemegi tek basina yiyemiyor. Zaten arada hic yemedigi de oluyor. Italya'da da oldu. O yuzden yukarida saydigimiz herseyi kendimiz icin ismarladik aslinda ve Denizle paylastik. Sayesinde saglikli beslendik yani :)

Arada makarna ve ekmek de tatti. Taze makarna gercekten leziz Italya'da. Tam tahilli ekmekler de var. Ikisinden de tati. Ekmek kemirmeye bayildigini da boylece gormus olduk. Tuz sebebiyle cok vermiyoruz ekmek Deniz'e o yuzden arada ekmek kabugu verdik sadece. Bayildi! 

Aksam yemekleri de restoran sahiplerinin yardimiyla boylece halledilmis oldu.

Peki ya tatli:
Evet tatilde deniz biz ne yersek genelde yedi ama is tatliya gelince malesef bizim esnekligimiz de bitti. Zavallicigim tatlilara karsidan bakti :) Dondurmalari baya dikkatle inceledi ama yiyemedi. Bir de bu dondurma renkli bir sey ya, cocuklara vallahi yazik aslinda. Ama iste bizim de deniz'e dur diyebilecegimiz 1-2 sene var zaten o yuzden Deniz bu tatili sekersiz cok sukur atlatti.

Bu arada Ozan'in birlikte calistigi hocalarindan biri Italyan. Ben de cok seviyorum onu. Ozan'a tatil nasil gecti, deniz nasildi diye sormus. Konusurlarken dondurma yedirdiniz mi diye de sormus. Ozan yok yedirmedik biz yedik diyince. Iyi ppolis falan gormemis siz. Resmen suc bu italya'da yahu cocuk dondurma yemez mi demis :) Anlayacaginiz bildiginiz sucluyuz biz artik :)

Kisaca
Kisaca... Tatilde Deniz'in yemegi konsunda zorlanmadik. Ama sanirim bunda bizim rahat olmamizin da etkisi vardi. 

Evet, deniz iyi beslensin istiyorum ama tatil bu. Acikcasi 3-4 gun tatile giderken yanimda tencereler tasimak istemiyorum. Aman ne yiyecek diye gunlerimi zehir etmek de istemiyorum. Hele Deniz emiyorken yemegi konusunda endise edecek bir sey yok bence. Laf aramizda baya da dengeli beslendi sipa :) Iyi ki de endiselenmedik diye dusunuyorum :)  

Size de nacizane tavsiyem kahretmeyin kendiniz. Ozan hakliymis. Bebekler ac klamiyor :)

Bu arada dondugumuzde farkettik ki Denizin ek gida tuketimi ciddi oranda yukseldi. Sanirim artik 9 aylik olmasinin etkisi. 

Yalniz tehlikenin farkinda miyiz? 
Bu cocuk ek gidaya Italyada alisti! 
Italyan mutfagina karsi Gulcin mutfagi. 
Bence ben simdiden kaybettim :)
Haydi bana kolay gelsin :)



21 Haziran 2017 Çarşamba

Bebekle tatil...

Gulcince'yi bir gezi blogu olarak acmistim. Ilk zamanlara bakarsaniz genelde sadece gezi yazilari vardir Gulcince'de. Sonra cenem durmadi, yazdim da yazdim. Okudugumu yazdim, izledigimi yazdim, hiseettigimi yazdim. Oldu mu sana ortaya karisik bu Gulcince :) Ama yine de cok gezi yazisi yazdim Gulcince'ye. Biz de ne gezmisiz arkadas! Blogun yarisi gezi yazisi :)

Bu kez Roma ve Sicilya icin o bilindik Gulcince yazilarindan birini yazmadim. Cunku her ikisine de ikinci kez gittik. Bir de ne bileyim Deniz'e yazi yazmak geldi icimden bu kez. Oyle oldu. Ama iste o yazi bana tatil boyunca sorulan "Bebekle tatil nasil bir sey Gulcin?" sorusunu cevaplayamadi. Ben de dedim durun bir de onu yazayim. hah iste o yazi bu yazi blogsever arkadasim.

Ben en son cumleyi en basa bir yazayim: bebekle tatil guzel bir sey! Korkulacak bir sey degil, bilakis baya da keyifli bir sey.

Simdi gelelim ayrintilara :)

Tatile cikmadan once hem bu ilk tatilimiz icin cok heyecanliydim, hem de yalan degil biraz cekiniyordum. Evet, bu Denizle ilk seyahatimiz degildi. Ama Turkiyeye gitmekle Italyaya gitmek de ayni degildi. Turkiyeye giderken nihayetinde yine eve gidiyoruz. Deniz icin annemler de bir duzen kurdular zaten. Yatagi, banyosu, mama sandalyesi, oyuncaklari ve hatta yedek kiyafetleri bile var orada. Ustelik bir sey unutsam etsem Turkiyedeyiz. Su lazim desem kosup getirecek kuzenlerim, arkadaslarim var orada. Italya oyle mi? Otelde kalmak oyle mi? Hele bizim gibi deliyseniz, 8,5 aylik bebekle 2 haftada 3 otel degistirmek oyle mi? Degil!


E hal boyleyken ben de tabi, yahu nasil olacak bu is diye dusundum. Hatta bir ara -ki o ara Deniz biraz usutmus gibiydi- ya manyak miyiz biz, ne isimiz var 2 hafta Italya'da oturalim evimizde diye de dusundum. Hatta dusunmekle kalmadim Ozan'a bu fikrimi beyan ettim. Ne oldu? Ay adam beni hic takmadi! He dedi gecti. Vallahi. Yok gidelim diyip beni ikna etmeye bile calismadi. Sonunda tabi biletler alinmis, oteller ayarlanmis bize de yola cikmak kaldi. E iyi de oldu. Bu sayede seytanin bacagi da kirildi :)

Bebekle tatilin en zor kismi bence hazirlik. Insan bazi seyleri kafasinda cok buyutebiliyor. Belki de normali bu. Belki de annelik ic gudusuyle fazla endise duyuluyor. Ama aslinda gerek yok. Makul mantikli bir alisveris listesi, bolca kiyafet, mutlaka ama mutlaka kanguru ve bolca sabirla inanin sizi guzel bir tatil bekliyor :)


Iste benim kafamda buyuttuklerim, buyutmediklerim, yaptigim hazirliklar ve yasadiklarimiz da bazi ana basliklar halinde asagida. Umarim birilerinin isine yarar :)

Kiyafet:
Bence bebekle tatile giderken bolca kiyafet almak mantikli bir sey. Biz bir orta boy valiz ve bir kabin bagaji ile gittik tatile. Tabi ki valizlerin cogunlugu Denizin kiyafetleri ile doluydu. Ama iyi ki de oyle yapmisiz. Sonucta bebek bu, ustu kirleniyor, terliyor. Acikcasi basta ne var canim elimde beyaz sabunla yikayiveririm bodylerini diye dusunmustum. Ama isin icine girince bu fikir pek de hosuma gitmedi. Neyse ki yanima yeterince kiyafet almistim da yikamama gerek de kalmadi. 

Roma ve palermoda hava sicakligi 27-32 dereceler arasindaydi. Ben yanimiza bolca kisa kollu ve uzun kollu bodyler, ince taytlar, ince esofmanlar, sapkalar, coraplar, onden fernuarli esofman ustleri ve elbiseler almistim.

Yanimiza aldiklarimiz arasinda en cok kullandiklarimiz ince penye taytlar ve incecik uzun kollu bodyler oldu. Bu kucuk bebeklerin gunese hem ihtiyaci var, hem de gunese cok maruz kalmamalari gerekiyor. Bir yandan D vitamini icin gunes sart. Ote yandan o incecik derinin sagligi acisindan gunesten kacmak da sart. Bebegimizin cicili bicili yazlik elbiselerine hep aklim gitse de gunduz hic onlari giydiremedim diyebilirim. Aksamlari elbiseleri ile arzi endam etti bir iki Deniz ama onlar taytlar ve ince penyeler kadar kullanisli olmadi.

Sapkalar da tabi iyi ki almisim yanima dediklerim oldu. Ha Deniz cogu zaman sapkalari kafasinda tutmadi. Arada aldi aldi firlatti bir de sapka pesinden kostuk ama olsun iyi almisiz sapkalari da dedim.

Ince esofmanlar ozellikle ucak yolculuklarinda isimize yaradi. Keza onden fermuarli esofman ustelri de ucakta ve aksam serinliginde isimizi gordu. Velakin sayica cok olmasalar da olurmus. Ben ucer tane almistim yanimiza ama bir iki esofman alti, bir hadi bilemedin iki tane kapsonlu ust yeterli gelecekmis. 

Deniz henuz basmadigi icin yanimiza aldigim 1 cift ayakkabisi bile valizden cikmadi ama coraplar cok isimize yaradi. Bunlar disinda yanima aldigim merserize ceketleri (2 tane almistim) hic giymedi ve battaniyesini hic kullanmadi. Demek ki aksam hava sicakligi 20 derecenin ustundeyse bir, bilemedin iki tane esofman ustu- yetecek Deniz'e.

Kanguru:
Elimiz, ayagimiz, basimizin taci kangurulardi bu seyahatte. Baktik neredeyse her gun en az 3 saat yurumusuz tatildeyken. Eger kangurular olmasaydi bu mumkun degildi. Biz iki kanguruyla gittik tatile. Birini bana gore ayarladik, birini Ozan'a gore. Arada ben tasidim Deniz'i arada Ozan. Genelde benim kucagimda kangurusunda daldi sokaklarda uykuya. Sonra arabasina gecirdik. Huysuzlandi mi hemen kanguruya aldik. Kalabaliktan mi sikildi, hemen gel kanguruya dedik. Hakikaten kangurular olmasaydi sanirim bu kadar rahat gezemezdik.


Kanguru demisken. Hava 27-32 derece arasindayken kanguruda bebek tasimak oyle cok da rahat degil. Hem tasiyan insan hem de bebek terliyor. Iste o durumlarda yanima aldigim muslin bezler cok yardimci oldu bize. Ben 3 tane 60*60 olanlardan, 3er 4er tane de kucuk kare ve dikdortgen olanlardan almistim yanimiza. Buyuk olanlari Denizle aramiza koyduk kanguruda tasirken. Kucukleri de bazen Denizin gogsune, sirtina koydum. Bazen de kafasini silmek icin kullandim. Sonucta muslin bezler de iyi ki yanima almisim dediklerim arasindaydi.  

Oyuncak:
Ben nedense tatile gitmeden once, Deniz orada nasil oynayacak diye cok dertlenmistim. O yuzden yanima 5-6 cesit oyuncak almistim. 2-3 cesit alsam da yetermis. O oyuncaklari da sadece ucakta kullandik diyebilirim. Bir de arada otelde. 

Tatilde bebekler o kadar cok yeni sey goruyorlar ve o kadar cok yeni aktiviteyle tanisiyorlar ki oyuncaklarla oynamak biraz geri planda kaliyor sanki. En azindan Deniz icin boyle oldu. Iyi de oldu. Deniz oyuncaklar yerine bolca benimle ve babasiyla oynadi. Ha bir de sokaktaki, ucaktaki, otobusteki, metrodaki insanlarla oynadi. Hatta bir ara ucakta yanimizdaki Italyan amcanin kucagina oturmus onunla oynuyordu. Ozan da ben de Deniz'in insanlarla oynamasindan, iletisime gecmeye calismasindan keyif aliyoruz. Hic oyle ona bakma, berikine gitme demiyoruz. Sonucta bu gezide oyuncaklarin yerini insanlar, yollardaki yeni binalar, muzelerdeki heykeller, kocaman anitlar, agaclar, denizin dalgalari ve anne babasi olarak biz aldik. Yanima hic oyuncak almasam da olurmus bunu da aklima yazdim.

Deniz esyalari:
Sadece sehir gezisi yapacak olsaydik bizim icin hazirliklar cok daha kolay olacakti. Ama deniz tatili de olunca valizdeki esyalar cogaldi tabi. Deniz icin gunes koruyuculu mayolar almayi tercih ettim. Canim arkadasim urunikomun da tavsiyesi bu yondeydi. Iki takim mayo goturduk Denize. Ama denizle bu ilk tanismasi oldugundan bir takim gotursek de yeterli olurmus. 

Deniz, denize mesafeli durdu. Girmek istemedi. Iste o anda yabanci bir blogda okudugum bir sey cok isimize yaradi. Kucuk bir yuzme havuzu aldik Sicilyadan, icini deniz suyuyla doldurduk. Gunesin altinda su iyice isininca attik Denizi icine. Hah iste o havuz keyfi sirasinda goturdugum oyuncaklar ise yaradi bakin. Minak, oyle havuzda baya oyalandi.


Mayonun icine yuzme bezleri goturduk. Velakin Deniz yuzme havuzuna girdiginden onlar da sart degildi sairim. Sapka, havlu ise iyi ki almisim dediklerim oldu. Minik gunes gozlukleri de almistim Deniz'e ama kullanmadik sapkalar yeterli oldu. Bu arada gunes gozlugunun  2 yas altinda kullaniminda farkli gorusler var. Kullanin diyenler var kullanmayin diyenler de var. Biz aldik ama 2 yasina kadar sayili kullanabiliriz. Onemli degil. Zaten bu konuda kesin kararimi vermis de degilim. Kullanilmamasi daha mi iyi acaba?

Bunun disinda hem deniz icin hem de sehirde gezerken en cok kullandigimiz gunes koruyucu krem oldu. Ben Mustelayi tercih ettim. Memnunuz.

Sanirim deniz esyasi kismi da bu kadar :)

ilac, kozmetik vs.:
Deniz'in Izmir'e giderken de kullandigimiz bir kozmetik cantasi var. Icinde ates olcer, pisik kremi (2 cesit), sampuan, 1-2 dozluk calpol (su ana kadar hic kullanmamiz gerekmei sukur), eller icin dezenfektan, D vitamini, tirnak makasi, burun ceker ve burun spreyi var. Yanimiza onu aldik. Bebek bezi, islak mendil gibi seyleri ise oradaki marketlerden aldik. Yalniz Italyada ne cok bebek bezi cesidi varmis. Burada 2 cesit var. Premium care ve normal. Orada belki 4 belki 5. Bu arada Deniz 4 numarali beze gecisini de Italya da yapmis oldu. Resmen buyudu bu!

Yemek:
Malum ek gida basladi. Denizin yemeginin sadece benim mememde oldugu, ben beslendikce bebegimin de beslendigi o canim rahat donem bitti. O yuzden valizimizde Denizin yemek duzeni icin de tasidiklarimiz oldu.

Aldiklarimiz icinde en en en cok isimize yarayani iste bu portatif mama sandalyesiydi. Cok arastirdim bu tasinabilen sandalyeleri. Genelde arabada tasimak uzere tasarlanmislar. Chicconun falan cok guzel masali urunleri var ama baya yer kapliyorlar. Sonra bu sisme mama sandalyesini gorduk. Acikcasi ismarlarken hic umudumuz yoktu. Ama 15 pound oldugundan aman alalim olmadi atariz dedik. Yok atmayiz! Oyle isimize yaradi ki anlatamam. 

Oncelikle cok kolay sisirilip sondurulebiliyor. Bence bu buyuk bir arti. Az yer kapliyor diyemeyecegim ama o kadar da cok yer kaplamiyor. Biz genelde Denizin arabasinin altinda tasidik bunu. Cok kolay temizleniyor ve bir sekilde bebek icinde baya rahat ediyor. Bunun sayesinde Denizle restoranlarda daha rahat yemek yedik. Cok rahat diyemiyorum. Zira Deniz genelde gun sonlarinda yorgun oldugundan hizlica yiyip odamiza gitmeyi amacladik. E cocuklu tatil :)

Bu mama sandalyesi disinda su kucuk kaplari almistim yanima. Onlar da peynir islatmak, meyve tasimak gibi seyler icin cok iyi oldu. Kucuk olduklarindan cok yer de kaplamiyorlar. Icine bir kayisi, bir porsiyon yogurt, iki parca peynir sigabiliyor. Ben burada tescodan aldim. Baya isimize yaradilar.

Yine gitmeden aldigimiz su termos da isimize yaradi. Ama biraz agir geldi bize tatilde. Sanirim londrada daha rahat kullanacagim bunu. 

Onlukler goturmustum ama sicakta Deniz onlukleri hic istemedi. Biraktik ustu kirlensin :)

Londrada'da Denizin cantasinda yemek malzemeleri icin kucuk bir cantacik tasiyorum. Icinde 2 tane kasik var. Deniz, genelde kendi yiyor ama arada benim yedirmem gerekebiliyor. Ve yemek sirasinda kasiklar onunde olsun onlarla oynasin cok seviyor. Buyuk ya kendisi! :) Bunun disinda, kullan at onluk, normal onluk, islak mendil ve kucuk bir poset var icinde -copler icin-. Iste o cantasini da aldim yanimiza. Tabi isimize yaradi :)

Sabir, kucak, meme, guleryuz
Yaniniza ne alirsaniz alin, bebeginizle tatilde en cok ihtiyaciniz olacak sey sabir, sicak kucaginiz, emiyorsa memeleriniz ve elbette guleryuzunuz. Neyi unutursaniz unutun, aman bunlari unutmayin!

Tatilin ilk 2 gunu Deniz ben odadan ciksam bile agliyordu. Arabasinda oturmuyor, kucagimdan inmiyordu. Hak verdim O'na. Yeni ortam yeni insanlar. Aglatmadik. Istedigi surece emdi, kucaklandi. 3. gunden sonra rahatlamaya basladi. Iyi ki zorlamamisiz bebegimizi dedim. Sonucta nesesine kavustu. 

Tabi ki duzeni bozuldu. Yemek konusunda da uyku konusunda da, Ama takmadik. Bazen gec yedi, bazen bir ogun az yedi, bazen fazla yedi. Bazen az uyudu, bazen uzun uyudu. Aksamlari Londrada uyudugundan cok daha gec saatlerde uyudugu oldu. Ama ne farkettim biliyor musunuz? Orada da -ben hic zorlamasam da- bir duzen kurdu kendine. Gunduz uykularini hep birbirine yakin saatlerde yapti mesela. Sabah 10:30, oglen 13:30, aksamustu 17:00. Zorlasaydik belki de oyle olmazdi. Bir iki gun bu civarlarda uyudugunu farkedince biz de Denizin duzenine uyduk. O saatlere yakin Deniz'i kanguruya aldik. Biz bu tatilde Deniz'e duzen kurmak yerine, onun yarattigi duzene uymaya calistik. 

Yorulup huysuzlandigi zamanlar tabi ki oldu. Hem de cok. Daha 8,5 aylik. O yuzden cok yurusek de bir gunde bir suru sey yapmaya calismadik. Bazen oglene dogru ciktik odadan. Bazen gun icinde geri donduk odada uyudu Deniz. Deniz gezmemizi asla engellemedi ama biz arada o daha rahat etsin diye cozumler bulmaya calistik. 

Baktik Deniz yorgun, huzursuz. Bol bol Denizle oynadik. Etrafi gosterdik ona anlattik. Hep Denizle konustuk. Hep. Ne zaman onunla oynasak, konussak Deniz daha mutlu oldu. Biz de bos verdik gunluk planlari falan Denizin moduna gore sokaklarda takildik. 

Sonucta farkettim ki soyleyenler hakli. Anne-baba rahatsa bebek de rahat. Anne- baba mutluysa bebek de mutlu. O yuzden bosverin valize koyduklarinizi ya da unuttuklarinizi. Siz sabrinizi ve guler yuzunuzu alin yaniniza. Gerisi mutlaka hallolur...

Dilerim bu yazi isinize yara ve bebeklerinizle tatilleriniz cok guzel olur :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails