Bebeklerimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebeklerimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2016 Salı

Bir cocugu cok sevmek icin...

Haftasonu Alizem ve Urunikom bizimleydi. Londra sokaklari kazan biz kepce dolandik durduk.
Hic bir hamile, bir anne, bir 4,5 yasinda cocuk gibi degildik aslinda. Hakikaten tam zamanli turistlik yaptik :) Trafalgar Squareden, Big Ben'e, Kensingtondan, Embankment'a gidebildigimiz yere kadar gittik. Aferin bize. :)

Alize bebeklikten cikti artik. Cok cabuk oldu gibi geliyor bu degisim bana. Tabi annesine sormali bir de :)
Bildiginiz oturup bizimle sohbet ediyor, fikirlerini bildiriyor, geziyor dolasiyor.
Masallah oyle uyumlu ki, her yerde kendine oyalanacak bir sey illaki buluyor. Bir kalem aliyorsun onunla bir saat guluyor oynuyor. Canim.

Merhametli. Hem de cok. Gecen aksam yemege gittik. Ayiptir soylemesi kucuk borekler soylemistik yemekler gelmeden yiyeylim diye. Son bir borek kalmis tabakta. Cocuksun sen, al ye degil mi? Onu ugrasmis 3'e bolmus. Bir parca annesine, bir parca bana, bir parca kendine. Hah iste paylastik dedi, kendi payina ayirdigini atti agzina. Canim.

Sabahlari uyanip benim yatagima geliyor. Bebekken de oyle yapardi. Sonra basliyor bebek de uyanmis midir diye sormaya, karnimi oksamaya. Kardesi bir tek onunla konusuyormus. Bebek beni cagiriyor, bebekle soyle oynayacagim, hadi bebek gelsin diyip duruyor etrafimizda. Gecen gun kulagima, bana kardes yaptigin icin cok seviniyorum dedi. Onlar da birbirlerinin secilmis kardesleri olacaklar insallah. Canim.

Paylasmayi cok seviyor. Ona ne alirsak, kiz olursa bebege de aliriz degil mi bunlardan diye soruyor. Mesela  dun mothercare'e gittik. Ona kiyafet aldik. Bunu da bebege alalim diye corap almis getirmis. Canim.

Bebek bir tek onunla konusuyor ya. Bana bebekten mesajlar iletiyor. Su icmeliymisim, yemek yemeliymisim, kendimi sallamaliymisim ki bebek uyusun da buyusun, ruzgar esiyorsa onumu kapatmaliymisim ki bebek usumesin. Gecen sabah kahvaltida sohbet ediyorduk Urunle. "E ama Gulcin sen de hep konusuyorsun, konusuyorsun. Biraz da sut ic, bebek buyusun" dedi. Canim.

Hikaye anlatmaya bayiliyor. Kralice ve prensesler etrafinda donuyor tabi hikayeler. Bir de robotlar var arada gelip gidiyorlar. Kendisi de buyuyunce tabi ki kralice olacakmis. Ama ingiltere kralicesini gosterdik, cok yasli ben boyle olmayacagim, ben genc kralice olacagim dedi :) Gozu yuksekte :) O kralice oldugunda sarayinda yasayacaklarin listesini yapmis. Bana bebegin ismi ne olacak soyle onu da yazacagim listeye diyor. Canim. 

O anlattigi hikayelerdem bazilarinin sonu korkunc oluyormus. Gecen aksam onlardan birini anlatacakti bana. Heyecanla basladi. Sonra bir anda durdu. Noldu Alize dedim. Gulcin ben simdi bu hikayeyi anlatmayayim sonu korkunc dedi. Olsun Alize anlat sen dedim. Ama Gulcin bebek de duyuyor bizi, ya korkarsa iceride, aglarsa. Agladigini da goremeyiz, sarilamayiz ona. Olmaz anlatmayayim ben dedi. Ne diyeyim, sarildim ona. Canim.

Arada cozutuyor tabi. E 4,5 yasinda. Ya beni dinleyin, ama hep siz konusuyorsunuz, yoruldum yeter. Diyor tabi. E diyecek 4,5 yasinda. Biz de onu oyaliyoruz, hadi simdi sen bize bir gosterii yap diyoruz, surada gordugumuz saray nasildi diye soruyoruz. Her sey normale donuyor :) Aklini sevdigim pek oyle aldatmaya falan kanmiyor. Bir seyi yapmasini istemiyorsan, neden istemedigini de dogru duzgun anlatirsan tamam diyor ya, bayliyorum. 

Cok seviyorum. Dogdugu ilk gunden beri cok seviyorum. Elini elime ilk aldigimda 40 gunluktu sadece. Buyuyor. Onun boyle guzel bir insan olarak buyudugunu gormek beni inanilmaz etkiliyor. Hani derler ya alip icime sokasim var, hah oyle seviyorum onu. O da beni, Goncayi cok seviyor biliyorum. Keske Gonca teyzesi de burada olsaymis, oyle diyor :) Bizim de bebegimiz boyle merhametli, iyi olsun umarim. Tam da ona bunlari ogretecek bir ablasi var, ne mutlu bize.

Bu  haftasonu bir seyi bir kez daha anladim. Hicbir zaman Urun'un onu sevdigi bicimde Alize'yi sevemeyebilirim. Alize de ne beni ne Goncayi Urun'u sevdigi gibi sevmeyecek tabi ki. Ama bir cocugu sevmek, cok sevmek icin illa onu icinde tasimak gerekmiyor. Eger yeterince yakinsan ona o buyurken senin de kalbinde bir sevgi buyuyor da buyuyor. Ustelik cok sevdigim bir teyzemin bana hep dedigi gibi yakin olmak her zaman yanyana olmak degil... O yuzden biliyorum, biz cok yakiniz Alizeyle. Annesiyle Gonca teyzesiyle cok yakin oldugumuz gibi. O benim canim. Goncanin da biliyorum. Teyzelik de baska guzel be. Onun da tadi hakikaten bambaska.



Iyi ki geldiler. Iyi ki Alizem daha simdiden tanisti kardesiyle.
Ona resim yapmis getirmis. bebegimiz dogsun o resmi, hemen yataginin basina asacagim.
Canim Alizem. Canim bebegim benim.
Iyi ki varsin.
Iyi ki bizimlesin.
Bana bir cocugu cok sevmeyi boylesine guzel ogrettigin icin tesekkur ederim teyzecim...
Ha bu arada aksam Ozanla mi Gulcinle mi evde kalmak istersin dedigimizde Ozanla dedin ama olsun :) O da hakli ama Ozan tam zamanli oyun arkadasi biz urunle muhabbet derdinde:)

23 Mart 2016 Çarşamba

Sut Kafasi

Saka maka, oyle boyle derken 13. hafta da geride kaldi.
Zaman ucuyor ve ben surekli hamilelik biraz daha uzun mu olsaymis acaba diye dusunuyorum :)
Eminim 8. ayda falan bu dusuncelerden eser kalmayacak ama olsun simdi boyle.

Su 13 haftada hayatimda ne degisti derseniz oncelikle surekli bir "sut kafasi" ile dolasiyorum.
Ben ki sutu hic sevmeyen insan!
Ben  ki cocuklugu boyunca sutten kacmis insan simdi gunde bardaklarca sut icince kafa bi dunya.

Gebeler mumkunse fazla kahve icmesinler olabildigince sut icsinler.
Gebeler mumkunse fazla cay icmesinler olabildigince sut icsinler.
Gebeler mumkunse fazla bitki cayi icmesinler olabildigince sut icsinler.
Ay o gebeler acaba o kadar sutu nasil icsinler!

Yalniz su hamilelik surecinde anladik ki ben keyfimden sut icmeyecegim demiyormusum.
Meger benim laktoz intoleransim varmis.
Baya havali ha :))
Hamileligimi ilk farkettigimiz gunler benim icin en en en zoru idi. 
Zaten sok olmusum, zaten bir yandan annemin durumu var, zaten ne yapacagimi sasrirmisim. Bir de ustune sut de sut.
Tamam iciyorum ama benim gobek bir sisti ki sormayin.
Biz ozanla dedik ki bu cocuk kesin 4 aylik falan biz anlamadik :)

Sonra bir gun markette gordugumuz laktozsuz sutle bizim bebek normal zamanlamasina dondu, karnim da indi.
Meger laktozdanmis butun o sancilar, rahatsizliklar.
Buradan laktozsuz sutu icat eden bilim insaninin ellerinde opuyorum.
Vallahi Allah razi olsun!

Neyse sonra sutu daha rahat icmeye basaldim ama iste "sut kafasindan" muzdaribim.
Hic oyle sarap kafasina, raki kafasina falan benzemiyor anacim.
Surekli bir uyku hali!
Surekli bir gozlerde kayiklik.
Surekli bir kafayi toparlayamama durumu.
E ama bu Gulcin de calisacak.
Bu Gulcin de projeler bitirecek.
Nasil olacak bu sut kafasiyla bunlar ben de bilmiyorum :)

Velhasil kelam hamilelikte neyden muzdaripsin derseniz sutten muzdaribim ben!
Cok hakliymisim bunca yil icmemekte ama Allah yoklugunu da gostermesin.
Yillarca tel takip duzelttirdigim dislerimin gelecegi sute bagliymis.
Iciyorum napayim :)

Neyse lafi uzattim ben bir bardak sut koyayaim da isime bakayim.
Hamileler mumkunse fazla kahve icmesin de olabildigince sut icsin diyen doktorlarimizi hamilelerin projelerine yardim etmeye cagiriyorum.
E oyle karsidan akil vermesi kolay.
O zaman projelere de bir el ativersinler bence:)
Nasil hora gecer anlatamam hakikaten bir el ativerseler :)

26 Şubat 2016 Cuma

Bu sefer guzel bir haber: Biz 'bir sey' ogrendik...

Bu yaziyi nasil yazsam, bu haberi Gulcinceye nasil eklesem diye dusundum durdum. Blog yazmaya basldigim o ilk acemilik yillarindan beri bir yaziya baslamak hic bu kadar zor olmamisti. Bir yandan herseyi bir cirpida soyleyesim var. Bir yandan nasil soyleyecegimi bilmiyorum.

Cocukluk hayallerimden baslasam dedim; olmadi. Bugune kadar gelisen olaylardan baslsam dedim; olmadi. Su an ne hissettigimden baslasam dedim; o hic olmadi. O yuzden basliyorum iste bir sekilde :)

Bu yil, 2016, Ozanla birlikteligimizin 15. senesi. 
Saka maka 15 senedir bu hayati birlikte paylasiyoruz biz. 
Ne ara 15 sene oldu sasiriyorum.
Sanki daha dun birbirimize karsidan kacamak bakislar atiyorduk. 
Sanki daha dun bir cay icelim mi diye mesajlasiyorduk.
15 sene...
Simdi donup bakinca goruyorum; bir suru baska baska evrelerden gectik bu 15 senede biz.

Sevgili olduk. Arkadas olduk. Bereber hayat kuran iki genc olduk. Birlikte buyuyen iki cocuk olduk. Cilginca gezen iki tatil tutkunu olduk.

Birlikte bir hayat kurduk, evlendik, yabanci bir ulkede yasadik, yetmedi oradan tasindik baska bir yabanci ulkeye geldik yerlestik. Isler degistirdik, bunalimlara girdik ciktik (bu daha cok, hatta hep ben tabi), planlar yaptik, basarili olduk, basarisiz olduk, dustuk bazen, sonra kalktik yolumuza devam ettik.

Gulduk, agladik, cok gulduk, cok cok gulduk.
Yan yana, el ele 15 yili geride biraktik.
Velhasil kelam beraber gulen iki yuz, beraber aglayan iki kafadar olduk. 


Simdi biz 'bir sey' ogrendik.

Ogrendik ki beraber gececegimiz evreler bitmemis.
Ogrendik ki onumuzde birlikte yuruyecegimiz yepyeni bir yol varmis. 
Ogrendik ki bizi cok buyuk bir macera bekliyormus.
Ogrendik ki hayatimiza kucucuk ama kocaman bir yenilik katiliyormus.
Ogrendik ki bizim bir bebegimiz olacakmis :)

Icimde anlatamayacagim kadar buyuk bir sevinc, tarif edemeyecegim kadar buyuk bir heyecan, kelimelere dokemeyecegim kadar buyuk bir korku var. 

Ikimiz de hep cok ama cok sevdik cocuklari. Simdi bizim bir bebegimiz olacak ya gozlerimi(zi)n ici guluyor.
Hele bebegimiz kendi zamanini kendi secti ya vardir bunda da bir hayir diye icime bir huzur doluyor. 
Ama bir yandan hazir miyiz? Basarabilecek miyiz? dusunceleri aklimin her kivrimina siziyor.

Dusunuyorum, dusunuyorum...
Sonra bunca yil anne bloglarindan okuduklarimi hatirliyorum.
Bu isin hazir olmasi yok ki.
Her halukarda sok etkisi yaratacak :)
Her halukarda hayatimiz bambaska olacak :)
Her halukarda bu belki de hayatimiz boyunca yasadigimiz en buyuk degisiklik olacak.

Bir an cok korkuyorum ama sonra icimden bir ses "Olsun be Gulcin" diyor.
"Olsun."
"Bir de boyle degissin hayatiniz."
"Bir de bu evreden gecsin Gulcin ve Ozan."
"Bir de boyle cizsin hayat akisini..."

O zaman sadece gulumseme kaliyor yuzumde.
Ozan'a bakiyorum.
Benzer bir gulumsemeyi onun yuzunde de gorunce rahatliyorum.
Doya doya gulumsuyorum ondan sonra.

Size bu sefer guzel bir haberim var.
Biz 'bir sey' ogrendik.
Hayatimizda yepyeni bir donem basliyor.
Artik Gulcin ve Ozan bebeklerini bekliyor :)

6 Kasım 2015 Cuma

Bebekli gunlerin ardindan...

Ay ben ne buldum!
Urun Gonca kosun bakin ben ne buldum :)
Bizim balyanak simdi 4 yasinda oldu.
Sevgisi de kendisiyle buyudu.
Canim.
Daha 8 aylikken bize gelmisti ben de iste o gezinin ardindan yazmisim bunlari.
Ah bebegim benim!

Gunler su gibi gecti gitti. Hollandadan bir balyanak gecti. Teyzelerini, annesini guldurdu de guldurdu. Ilk kez anne karninda gezdigi sokaklari bu kez arabasinda arsinladi. Ardinda ona cok cok cok alimis bir teyze, teyzesinin evinde de kokusunu birakti ve evine dondu.... Bir dahaki gelisine yuruyor olur muhtemelen, sonraki gelisinde pesinden kosuyor oluruz dereye dogru gitmesin diye, belki bir sonrakinde masalarin ustunde resim cizeriz. O da boyle gule gule, guldure guldure buyur insallah :)

Bu bir hafta ilgincti cok ilgincti. Ben her daim bebekleri seven bir insan oldum ama hayatimdaki bazi bebekler baska ve suphesiz ki misafircik de o cok baskalardan biri. Annesinin ilk bebegimiz olacak dedigi gunu hatirliyorum, sonra ilk ultrason resmini, ilk tekmesinin videosunu, ilk uc boyutlu resmini, ilk testlerini... Daha neler neler... Dokuz aylik uzun bir bekleyise sigan nice guzel paylasimlar. 

Dogdugu gunu hatirliyorum sonra. Nasil bizi o gelen resimleriyle mutlu ettigini, nasil orada olmak istedigimi ve daha kirk gunlukken o kucagimda nasil merakla gozlerini kisarak bana baktigini... Liste uzun. O her daim hayatimizin tam ortasinda, her yaptigiyla, her yasattigiyla :) Bu bir haftada ise hayatimizi doldurdu her aniyla.

1 haftada ne mi anladim? Zaten biliyordum, zaten tahmin ediyordum ama cok zormus bebek bakmak gercekten. Bana degil elbette. Annesine. Biz aldik, oynadik, hoplattik gulduk, sevdik, guldurduk. Ama annesinin herseyi dusunmesi gerekiyor. Mama saati, alti degisecek, kiyafetleri degisecek, meyvesini yiyecek... Liste uzun. Elbette o yaptiklarini cok keyif alarak yapiyor ama zor hakikaten zor. Allah tum annelere kolaylik versin.

Bir de bu annelik vicdan muhasebesi. Acikinca yiyecek diyen bir annesi var bizim bebegimizin ama yemedigi zaman gozlerinde goruyoruz biz nasil da dusunuyor. disleri mi geliyor yoksa baska bir derdi mi var. Suyunu icti mi? bugun dengeli beslendi mi? Aman ne olacak yarin yer su sebzeyi diyor dili ama biz duyuyoruz keske bu kalani da bitirseydi diyor diger yani. Sanirim gercekten annelik bir vicdan muhasebesi.

Sunu da anadim tecrube cok onemli! Bana kalsa sanki hep usuyecek. Halbuki yerinde duramadigindan terliyor bile. neyse ki annesi var yok bize kalsa ya usurdu ya terlerdi kesin :)

Bir de yaziyordunuz ya bir kahkahasi dunyaya bedel. E oyle gercekten. Bir aksam Gonja teyzesi gelecek. E baya da gec gelecek. Hadi yatagini hazirlayalim dedik. Balyanak yatagin ustunde duruyor. Biz de sohbet ediyoruz bir yandan nevresim geciriyoruz. Sen bir gulmeye basla. Ama katilacak. Biz necvresim gecsin diye yorgani salladikca o yerlere yatiyor gulmekten. Hayatta nevresim gecririken bu kadar eglenecegimizi dusunmezdim :)

Ama en guzel gulusleri annesi odaya girince yuzundekiler. Onlarca oyuncak, etrafinda pervane hatta maymuna donmus iki teyze. Yok. Hepsi bir yana annesi baska bir yana. O gelince gozlerinin icine gelen gulucukler bambaska.

Restoranlarda, kafelerde, yollarda en son ne zaman bu kadar ilgi cekmistik onu da hatirlamiyorum. Bizimki de bildigin sebek ama :) Ona mavi boncuk, buna gulucuk, oburune kahkaha derken nereye gitsek bizim masaya bakmayan mekan ziyaretcisi kalmadi. Bu bebekli hayat ilgi cekiciymis anladim :)

Bu yasa gelmis uc kadin trenlerde koro halinde sarki da soyledik ya aman aglamasin diye bu bebekli hayat insana herseyi yaptiriyor onu da anladim. Hem de ne sarki:
Bak bir varmis bir yokmus eski gunlerde...
Guzel bir kiz yasarmis bogazicinde...
niye bu sarki demeyin, bilmiyoruz, o an ona guluyordu vallahi :)

Bir de bebekli hayat insani yaratici yapiyormus onu anladim. ne sarkilar yazdik, ne hikayeler, ne oyunlar. Gonja teyzesi hala
Alize tren gidiyormus
bizim eve gidiyormus 
soyluyorudr eminim. 
Ovunmek gibi olmasin benim bestem :)

Biz bu sacma sarkiyi soyledikce nasil guluyor ama :)

Guzelim benim. hep boyle gulsun! Sadece 8 aydir hayatimizda. Ama sanki hep varmis gibi. Sanki her sabah mailime onun resimleri geliyormus gibi. Dunya sebegi, teyzesinin bir tanesi  sen hep gul e mi :)
ozluyorum.

23 Eylül 2015 Çarşamba

Gecen yil bu zamanlar :)

Gecen yil bu zamanlar ne yapiyorsum acaba diye merak ettigimde hemen bloguma kosuyorum.
Bu bloglar var ya hazine!
Vallahi hazine!

Hayatlarimizin hkayesini yaziyoruz yahu var mi otesi.
Olabilir mi bundan guzeli?
Bosuna degil bu bloglardan vazgecememiz bizim :)

Taa 2011'in 23 Eylulunde Kaag yazisi yazmisim mesela.
O zaman Hollandadaydik, Rafadan kafadan vardi, geziyorduk.
Guzel yerdir Kaag.
2-3 gunlugune Hollandadaysaniz, gitmenize gerek yok da daha uzun kalacaksaniz, bence gidin :)


2013'un 23 Eylulunde tasinmakla ugrasiyormusuz.
Ay yarabbim ne zordu tasinmak!
O ne cileydi.
O toplanmak, o vedalar...
Hele hele o Londrada ev aramak!
Allahim hakikaten cok ama cok zordu.
neyse ki bitti :)

Ve gecen sene tam da bugun yine ofisteymisim.
Ofisteki hayatla ilgili bir yazi...

Diyecegim o ki...
Simdi bu blogum olmasa hatirlar miydim ben bunlari?
Muhtemelen bu detaylarla hayir.
O yzuden iyi ki yaziyoruz.

Haydi iyi bayramlar olsun hepimize :)
Buyuklerimin ellerinden kucuklerimin gozlerinden, aysitlarimin yanaklarindan operim :)

12 Temmuz 2013 Cuma

Gordum ki...

Musadenizle bugun biraz yuzumuzu guldurecek bir seyler yazmak istiyorum. Bir an olsun gulmeye gulebilmeye ihtiyacim var. 

Insan zaman zaman baskalariyla karsi karsiya gelir. Hani soyle caktirmadan laf sokmalar, bozup atmalar, yerin dibine sokmalar. Olur yani. Sahsen bana oldu. Laf sokanlar da, cat cat yuzuime soyleyenler de rezil edenler de oldu. Ama yok arkadas kimse bugune kadar beni 4,5 yasindaki YavruSu'nun bozdugu kadar bozmadi :)

Evrenler de cesmedeydi biz oradayken. Biz dordumuz taa universite zamanlarindan arkadasiz. Hepimiz cesme sinirlari icinde bulusunca da bir araya gelmek cok guzel oldu :) Oturduk sohbet ettik, yedik ictik, denize girdik. velhasil kelam beraber gecirdigimiz gun cok ama cok guzel oldu :)

Bir ara biz oturuken baktim YavruSu bahcenin diger kosesine gitmis yalniz basina oynuyor. Kalktim yanina gittim...

               - Ne haber YavruSu?
               - Iyi.
               - Ne yapiyorsun burada?
               - Dogum gunu partime hazirlaniyorum.
               - Aa dogum gunun mu senin ne kadar guzel! (PS tabi ki dogum gunu degil :))
               - Evet!
               - Ne giyeceksin dogum gununde?

Sorusuyla beraber hemen hemen her kiz cocugu gibi YavruSu da bana giyecegi prenses elbisesini anlatmaya basladi. Etekleri, taci, etraftaki cicekler... neler neler...
Yaklasik yarim saat suren bu konusmadan ben yuzum gulerek ayrilacagimi sanirken o bomba soru geldi!

               - Bir sey soracagim. 
               - Tabi sor.
               - Sen de kucukken prenses olmak istedin mi?
               - Tabi bir zaman ben de istedim prenses olmak.

Soyle bir bana bakti, bastan asagiya suzdu. Bir daha suzdu ve dedi ki....

               - Hmmm istemissin ama goruyorum ki olamamissin!
:)))) 
Ben bu cocuklara hakikaten soyleyecek soz bulamiyorum.
Yalniz dogru soyluyor! hakli cocuk!
Evet ya ben resmen prenses olamadim. Sanirim bu yastan sonra bunalima girecegim haberiniz olsun :)

Emek emek buyuyorlar, mutlulukla, doya doya yasasinlar. Hepsi!

16 Ocak 2013 Çarşamba

Oyle bir gittim yine...

Pazartesi gunu Gulcince'de bu yazinin olmasinin benim icin onemli bir sebebi vardi. 
Cunku Ozan arkadaslariyla birlikte bir haftasonu gecirmek uzere Prag' a gitmisti. Ben de yine sevdiklerimi, cok ozlediklerimi gormek uzere yollara dusmustum.
Frankfurttaydim haftasonu.
Balyanak ve annesi Urunikom ile, benim Frankfurt' a gidecegimi duyunca "aa ben de gelirim" diyerek bizi sevindiren Goncami gormek icin dustum yollara.
Iste tam da boyle bir zamanda gelsin o yazi Gulcinceye dedim.
Ve ben hep ozlemek kadar ozlediklerime kavusmanin mutlulugunu da hatirlayayim istedim.

Bana cok ama cok iyi geldi bu haftasonu.
Oyle iyi geldi ki donus yolunda yasadigim onca aksilige ragmen yuzum gulmeye devam etti.
Yolda tanistigim sosyal antrapolog Alexandra, "Sen nasil hala boyle sakin durabiliyorsun bunca seyden sonra? Ben sen olmasan aglardim heralde surada"  dediginde O'na...
"Yeterli derecede arkadas ve bebek aldim ben, bu aksilikler etkilemez beni"  dedim :)

Hakliydi aslinda Alexandra.
3,5 saatte sicacik trenin icinde Hollandaya gelecegimize, 5,5 saatte 5 kere tren degistirerek varabildik evimize.
Ve sebep sadece tren sirketi calisanlarinin beceriksizligiydi.
Ama ne bileyim moralimi bozmak istemedim iste.
Bu haftasonunu oyle hatirlmak istemedim.
Ben bu haftasonunu boyle hatirlamak istedim...

Bu haftasonu biz...
Yeniden beraberdik!
Hic ayrilmamis gibi...
Hic hayat bizi bambaska yerlere savurmamis gibi...
Kaldigimiz yerden devam ettik konusmaya.
Konustuk, konustuk, konustuk...
doyamadik ama...


Bu haftasonu biz...
Balyanakla beraberdik.
O nasil tatli bir bilseniz.
Bir insan bir cocugu ne kadar cok sevebilir bir kez daha ogreniyorum onunla.
Minik elleri, mis kokan ensesi, olmadik yerlerde bizi gulduren turlu turlu halleri, beklenmedik tepkileri.
Bir zamanlar biri bana demisti ki kendi kardesinin degilse cocuk sen teyze sayilmazsin.
Ben Balyanagimla gecirdigim her gunde onun ne kadar yanildigini bir kez daha anliyorum.
Teyzesiyim ben O' nun.
O da benim canim!


Bu haftasonu biz...
Mini mini sevdik!
Onceleri hello kitty seviyordu.
Simdi yeni gozdesi mini mini.
Sabah gozunu aciyor ve macera basliyor.
Mini mini. Mini mini. Mini minii... minii miniiii!!!!
Sesin desibelinin her mini mini de biraz daha arttigini soylemem gerek yok heralde.
Derdi gucu mini mini :)
Aliyor getiriyor, sariliyor opuyor, bize onlari opturuyor, onlara bizi opturuyor.
Sabahtan aksama kadar mini mini :)
Hala kulaklarimda sesi yankilaniyor
Mini mini!!!!!!
Iste minimileri ve O'nun tombik elleri :)


Bu haftasonu biz...
Legolarla oynadik!
Oyle bir mini miniyle gun gecmiyor elbette.
Legolar da evin diger temel yapi tasi :)
O minnacik elleriyle geliyor, artik gozune hangimizi kestirirse kaldiriyor, oturtuyor legolarin basina.
Sonrasi birlestir ekle!
Evler arabalar, cicekler, hayvanlar.
Buyrun efendim:
Bunlar Balyanakla beraber eserlerimiz
Rotterdam'da binalar :)
Arkada da hayvanat bahcemiz :)


Bu haftasonu biz...
kisir yedik :)
Hem de ne yedik!
Goncam yapti tabi ki.
Gectigimiz haftalarda arkadaslarimiz Gonca' da toplaninca kisir yapmisti onlara.
O vakit ben de demistim ki bayilirim kisira!
" Tamam getirir sana da yaparim"  dedi.
Dedi ama ben taa Istanbul'dan bir kisir setiyle gelecegine inandim mi? 
Inanmadim.
Ama gelmis!
Bulgur, salca, nar eksisi, baharatlar.
Vallahi getirmis :)
Biliyorum biliyorum sansliyim :)


Bu haftasonu biz...
Soguk izin verirse dolastik.
Hoop sokaga, hoop kafeye...
Hop sokaga, hop baska kafeye :)
Pazartesi gunu o kafelerden birinde otururken dusundum.
Disarida kar yagiyordu.
Biz iceride elimizde kahvelerimiz, onumuzde paylastigimiz tatlimiz ve guzel sohbetimizle beraberdik.
Dedim ki kizlara "Su an ne guzel degil mi?"
Oyleydi, o an cok guzeldi...


Bu haftasonu biz...
Ilkler yasadik!
Mesela ilk kez anneanne olduk.
Evet, evet! Anne olmadan anneanne olduk iyi mi :)
Bizim balyanak nasil bir guruplandirma yaptiysa kafasinda Gonca da ben de anneanne diye cagiriliyoruz artik.
Yavrum teyze de, yavrum GB de, yavrum GG de.
Ugrasiyoruz ugrasiyoruz.
Sonra kimim ben Balyanak?
Anneanne :)
Buyrun buradan yakin :)

Bu haftasonu biz...
Teyze yegen ilk yuruyusumuzu yaptik.
O sogukta turtturdu mu bizimki arabadan inecegim diye.
Yahu su rahatin kiymetini bil diyoruz, keske biri bizi arabada tasisa diyoruz, sen in biz binelim diyoruz ama gel de bunu O' na anlat tabi :)
Daha ben 16 aylik bir bebegim demedi indi arabadan.
O minnacik bacaklariyla 10 dakikadan fazla yurudu.
Bu balyanak icin bir ilk degildi.
Ama teyzeleri icin bir ilkti.
Bu bizim onunla uzun yollarda ilk yuruyusumuzdu.


Guzel kuzum benim.
Yolun hep acik olsun senin.
O yolda hic tokezlemeden yuru.
Belki hep ellerini tutmayacagiz senin, belki her yoruldugunda hadi atla bakalim kucaga diyemeyecegiz sana, Belki yanibasinda olamayacagiz hep ama...
Sen yolunda yuruken hep seni izleyen, destekleyen teyzelerin olacak unutma...
Buyuyor, gozumuzun onunde buyuyor iste o da...

Boyle guzel, boyle hatirlanasi bir haftsonu oldu iste bu da...

10 Eylül 2012 Pazartesi

Plansiz...

Hani bazen boyle olur.
Aceleyle yaptiginiz planlar gunler aylar oncesinden yapilmis planlardan guzel oluverir. 
Bir anda ciktiginiz yolculuk, tahmin edemeyeceginiz kadar guzel geciverir.
Oyle geciverdi bizim icin de bir anda planlamak zorunda kaldigimiz Izmir-Cesme gunleri.


Projelerimin planlarindaki degisiklikler nedeniyle Eylulden itibaren nefes alacak zamanimiz olmayacagindan benim sonbaharda planladigim birkac gunluk tatili one cekmem rica edildi.
Is guc yapacak bir sey yok.
Zaten malum profosyonel hayat, hic gitme de diyebilirler. Erken git dediler diye sikayet edecek kadar aklimi kacirmadim daha :)

Bu durumda ne yapsak diye dusunurken...
Gonca su haftasonu gidersen Cesmeye ben de gelirim dedi.
Normalde Almanya'da yasayan Urunikom da o sirada Turkiyedeydi ve annemle balyanagi alip ben de gelirim dedi.
Boylece bir cuma sabahi 10 civarinda ne yapsak diye dusunmeye baslamisken 12'de biletlerimiz elimizdeydi. (bilet fiyatlarinin buyuk yardimina binlerce kez tesekkurler!)
Ustelik benim Sali aksami yani 4 gun sonra yola cikmam gerekiyordu.
Kabul ediyoruz, deliyiz!
Ama Allahtan sadece birimiz degil hepimiz :)

Alindiktan 4 gun sonra yola cikilan bir biletin bugune kadar aldigimiz en ucuz biletlerden biri olmasi buyuk saskinlik yaratsa da uzumu yendi bagi sorulmadi :)
Hakikaten o fiyata nasil bilet bulduk hala aklim almadi.
Sanirim gizli gucler de hepimizin Izmir'e gitmesini istedi :)


Kisacik kalsam da cok guzeldi yine Izmir...
Arkadaslarimi gormek, Nilgun ablamla kahvalti etmek... 
Halalarim ve kuzenlerimle bulusmak, ailemizin boy boy minikleriyle hasret gidermek... 
Saclarimi daha da kisa kestirmek, biraz da alisveris yapmak... 
Annemlerle uzun uzun sohbetler etmek,  hadi sunu yapalim diye yollara dusup dolanip durmak...
ve elbette Cesme'nin eylul denizinin keyfini cikarmak... 
bana pek iyi geldi...

Ben uzaklardayken, internetten de uzak kaldim aslinda. 
Gitmeden dur su ileriye yazi eklemek nasil calisiyormus diye denedigim bir yazi geldi sadece buraya. 
Onun disinda Gulcin tamamen internetsizdi. 
Internetsiz gunler kitaplarla, bebek oyunlariyla, gazetelerle, sohbetlerle senlendi.
Sanirim bir sure internetsizlik de bana pek iyi geldi...

Ama ben uzaklardayken aci, caresizlik, uzuntu bitmedi ne yazik ki.
Sabah neseyle kahvalti hazirlarken goze takilan mansetler, elbette gun boyu konusmalarin gundemindeydi.
Ne denir ki bence en guzelini o gunlerde Sezen Aksu soyledi...

Buralara geldikten sonra Cesme' de gecirdigim ilk Eylul gunleriydi bu benim.
Azalan sicak,
Hafif esinti (pardon arada firtina :p), 
tenhalasan sokaklar...
 Cesme boyle guzel yine yine dedirtti.
Cabuk soguyan karalar, gec soguyan denizler tatilin adi Eylul olsun bundan sonra da dedirtti.


Bu tatilin basi bir ilkti aslinda.
Bizim 2 anneanne, 3 deli arkadas ve bir yasinda balyanagimizla gecirdigimiz ilk yaz tatilimizdi :)
Ilerleyen senelerde "bu sene gelemeyenler de gelsin de daha genis bir kadroyla tekrarlayalim bu tatilleri" dedigimiz bir kacamak oldu.
Zaten ne mutlu bize, tatilden sonra seneye biz de gelecegiz diyenlerimiz de cok oldu :)

Guzeldi o gunler...
Annelerimiz boyle uzun soluklu ilk kez bir araya geldi...
Sonra...
Biz, ucumuz uzun bir aradan sonra ilk defa boyle uzun uzun sohbet edebildik galiba.
Denizde, balkonda, yollarda.
Bazen kucagimizda balyanakla, bazen elimizde votkalarla, bazen yemek hazirliginda bazen kahve molasinda....
Anladim ki cok ozlemisim arkadaslarimi.
O uzun dertlesmeler, konusmalar bana herseyden iyi geldi...

Ama biz bir yanaydik elbette.
Balyanak varken bizi kim neylesin!
Tatilin stari elbette balyanak oldu :)

O gunlerde balyanak baska onlarca seyin yani sira teyzesinden 
"Aslanlar nasil yapiyor?" teyzem dedigimde 
"wauwww" yapmasini ogrendi :)

Tamam itiraf ediyorum Ozan amcasindan caldim bu fikri ama nasil da guzel wauww yapmayi ogrendi :)
Bir de elbette...
 bizi wauwlarla, miyavlarla kandirirken buldugu her firsatta ozgurlugunu ilan etmekten de geri kalmadi :)


Evet evet merak etmeyin!
o bacaklar teyzeleri ve anneanneleri tarafindan her firsatta itinayla yendi :)

Balyanak bizden ayrildiktan sonra da yasananlar oldu tatilde ama onlar baska bir yaziya...
Bu yazi bu fotografla kapanmali galiba :)

Nihayetinde...
Iste bir kisa kacamak daha boyle bitti...
Eylul geldi...
Dun vedalasirken denizin kulagina fisildadigim gibi sezon artik kapandi...
Simdi Hollandamda calisma, cok ama cok calisma zamani geldi...

1 Mayıs 2012 Salı

Zaman degismis :)

Bu aralar, yazamiyorum ve okuyamiyorum da.
Ama kusuruma bakmazsiniz umarim ne de olsa bahanem buyuk. 
Kolay degil evde misafircik var :) 
Yemek yedi, uyudu, simdi ne giydirsek, senin kucaginda cok durdu, bana daha cok guldu derken bakiyoruz aksam oluyor :) 
Iste dort gun bitti de Gonja teyzesini yolladik bile Turkiye'ye geri. 
Hakikaten gunler arkadaslarim olunca ne cabuk geciyor.  

Elbette bu aralar en cok yaptigimiz aktivitelerden biri fotograf cekmek ve en cok kullandigimiz esyalarimizdan biri fotograf makinasi. 
Ve biz misafircik fotografi cektikce ben cocuklugumu hatirliyorum. 
Oyle fotograf cok cekilmezdik biz sanki cocukken. Cekilecegimiz zaman da boyle menemen bardagi gibi yan yana dizilir cogu zaman mahcup bakislar atardik kameraya. Oyle poz vermeyi cok bilmezdik sanki.
Hatta benim sevgili kuzenlerimden birinin cocuklugunda aglamadigi fotografi neredeyse yoktur. 
Bir fotografcimiz vardi. O'nu gordu mu baslardi aglamaya. Ama ne aglamak :) Dolayisiyla mesela benim sevgili kuzenim icin fotograf cekilmek hic de eglenceli bir sey degildi. 
Simdi bizim misafircik fotograf cekilirken bakiyorum da...
Zaman degismis. 
Bu yeni nesil bildigin bebeklikten foto-model :)
Nasil seviyorlar poz vermeyi :)
Bir de sunu soylemeden gecemeyecegim; 
baska seyleri bilmem ama bir gercek var ki bu bebeklik hakikaten yan gelip yatma yeri :)
Ohhh keyif vallaha! :))
masallah benim guzel kuzuma :)


26 Nisan 2012 Perşembe

Misafir'cik'

Size bir sey soyleyeyim mi?
Dunden beri bizim evde boyle bir misafir'cik' var :)

A aaaaa :)


28 Ekim 2011 Cuma

Ne guzel bir hediye...



Bu resmi elleriyle yapip Defne gondermis bize. Hem de taa Istanbul'dan. Buraya is gezisine gelen babasinin valizine koymus "Gulcinle Ozanim'a ver" demis bir de. Buyudu de okula gidiyor ya "odev"lerinden arta kalan zamanda annesinden yardim alip o minik parmaklariyla hazirlamis bu resmi. Bir de kalbin ortasina eliyle imzasini atmis kucuk sanatci.


Artik evimize seve seve kabul ettigimiz bir GDO muz var bizim: 
Gulcin Defne Ozan. 


Dun aksam yeniden gordum ki hayat zor olsa da, isler alt ust olmus olsa da, moralimiz bozuk olsa da yuzumuzu kocaman guldurmeye bir resim yetebiliyormus. Ama resim deyip gecmemek lazim el emegi goz nuru var burada! Ustelik  bu resmi yapan o minnacik elleri benim ellerimin yarisindan bile kucuk, benimle konusurken yanimda yoksa "Ozanima selam soyle" dedigi Ozan'in ellerinin neredeyse dortte biri olunca durum bambaska...


Bir de dun aksam yeniden dusundum de dilerim cocuklar hep mutlu olsun hep mutlu mutlu resimler yapsinlar bu hayatta. Hatta en ciddi isleri bu olsun hayatta. Cok ama cok yakisiyor bu onlara...

Tesekkurler Defnecik... 
Iyi ki yollamissin bu resmi bize hem de iyi ki dun aksam yollamissin bu resmi bize. 
Gecen yilki tatil yetmedi ama yine bekliyoruz seni buralara....

17 Ekim 2011 Pazartesi

Biz bu haftasonu bir balyanak gorduk

Dogdu da kirk gunluk oldu bile. Zaman gercekten ne de cabuk geciyor. 
O kirk gunluk olunca, bize de Frankfurt yollari gorundu. 

Gittik...

Vucut agirliginin yaklasik yuzde otuzunu yanaklarinin olusturdugu minik sirinligi kucaktan kucaga dolastirip sevdik mi? 
Sevmez miyiz hem de nasil sevdik :) 
Ama cok tatliydi ne yapalim :)


Annesinin balyanak'i emzir (cok cok cok), balyanak'in altini degistir, balyanakla oyna, balyanak'i uyut, balyanak uyansin, balyanak'i emzir... seklinde devam eden dongulerine katilip buldugumuz her firsatta bacaklara kollara saldirdik mi? 
Saldirmaz miyiz hem de  nasil saldirdik :) 
Ama dayanamadik ne yapalim :)

Yavas yavas vermeye basladigi tepkilerle bilincli ya da bilincsiz gulumsemelerini kendimize yorduk mu?
Yormaz miyiz hem de nasil yorduk :)
Ama bence bana guluyordu ne yapayim :)


Babasi kucaginda uyutup sonra dayanamayip operek uyandirirken balyanak'i ve sonra yeniden uyutmak icin cabalamaya baslarken gulduk mu? 
Gulmez miyiz hem de nasil  gulduk :) 
Ama dayanamiyormus ne yapsin :)

O uyurken ve uykusunda yuzunu binbir sekle sokarken biz de bir yandan O'nu izlerken bir yandan sohbet ettik. 
Urunikomla dedik ki on yil once, bir evde televizyon basinda herbirimizin kucaginda bir bilgisayar bir yandan calisip bir yandan sohbet ederken gunun birinde bir bebegin basinda ustelik birimizin bebeginin basinda sohbet edecegimizi dusunur muyduk? 
Yok iste bunu dusunmezdik. 

Zaman geciyor. Hizla. 
Bir yandan biz de buyuyoruz. Hizla. 
Hatta artik bizden birilerinin cocuklari bile buyuyor. Hizla. 
Sonra dusunduk. Boyle saglikla, boyle huzurla, boyle mutlulukla gecsin de varsin biz de yas alalim hizla.. 
Yok o biraz yavaslasa daha iyi ama :)

Artik hayatimizda bir tatli balyanak var. 
Buyuyecek bizi de buyutecek bir yandan...
Simdiden elleriyle derdini anlatmaya basladi bile. 
Hem de buyuk bir hizla :)
Iddiaya var misiniz bu arada :)
kirk bir kere masallah :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails