25 Ekim 2013 Cuma

Utancimdan yerin dibine geciyorum.

24 aralikta yazmisim bu yaziyi.
Bugun dusundum de simdi de tam olarak bunun izini suruyorlar galiba.
Ne kin yarabbim.

Anlayamiyorum agactan ne ister insan?
Agac kadar guzel sey var mi su dunyada?
Yaz olur serinligine siginirsin...
Kis olur dallarinin altinda yagmurdan korunursun...
Ruzgar eser yapraklarinin sesiyle huzur bulursun...
Her mevsim ayri bir tablo izlersin degisen renkleriyle. 
Meyvesiyle beslenirsin, kokusuyla mest olursun. 
Insana birazcik bile zarari olmaz agaclarin. Hep faydasi vardir. Hep iyiligi dokunur.
E ne istersin agactan o zaman?
Bir turlu bu sorunun cevabini bulamiyorum.

Bu kez ODTU'de devam ediyor mucadele.
Aynen Aralikta oldugu gibi.
Sizi bilmem ama ODTU gundeme yeniden gelince benim aklimada Araliktaki olaylar geldi. 
Hepimizin tek tek pesinden gelseler de sasirmayacagim artik galiba :(

24 Aralikta...
Siz nasil dusnuyorsunuz bilmiyorum.
Ama ben ODTU konusunda yasananlara cok uzuluyorum.
Hani boyle icten, boyle cok derinden bir yerden cok uzuluyorum.

ODTUlu degilim ben.
O yuzden ODTU mezunu hassasiyetiyle yazmiyorum bunlari ya da o yuzden uzulmuyorum.
Ulkemizde okumus, ulkemizin hocalarindan egitim almis bir insanin hassasiyetiyle yaziyorum bunlari, o yuzden uzuluyorum. 
Zaten en cok da galiba hocalar adina uzuluyorum.

Pek cok acidan dinledik hikayeyi, okuduk.
Ben bambaska bir acidan dusunmeye calisiyorum kendi aklimda. 
Yillarca calismissiniz.
Mezun olmussunuz.
Yuksek lisans yapmissiniz.
Yetmemis ulkenizden uzaklara savrulmus, Amerika, Avrupa artik neredeyse oralarda yasamissiniz yillarca.
Yabancilarla calismissiniz.
Bambaska bir dunyada yepyeni firsatlarla karsilasmissiniz.
Sonra demis ki icinizden bir ses; donmeliyim ben.
Kendi okulumda calismayliyim.
Donmussunuz Turkiyeye.
Orada calismaya baslamissiniz.
Ogrencileriniz olmus.
Yuzlerce binlerce ogrenciniz.
Ne biliyorsaniz ogretmeye calismissiniz.
Mezun olmuslar.
Bir suru alanda calismaya baslamislar.
Ulkene oyle ya da boyle hizmet etmis senin yetistirdigin cocuklar.

Sonra bazilari roket gelistirmis.
Roket, Turkiyenin ilk roketini gelistirmis senin ogrencilerin.
Toren duzenlenmis sen de gururla gitmissin.
Olaylar cikmis torenler duzenlendiginde.
20 yasinda bile olmayan cocuklarinin karsisina 5000 kadar polis cikmis bir anda.
Okulun tarumar edilmis.
Ogrencilerin yaralanmis.
Okulunun kresindeki bebekler yaralanmis.

Sen bunlarla ugrasirken, genclerle bir duzlemde bulusmaya calisirken bir de cikip denmis ki:
"Yaziklar olsun o hocalara! Onlara ihtiyacimiz yok bizim!"
iste bunu duyunca gozlerim doldu benim...

Politik oyunlari anliyorum bir yere kadar.
Devlet otoritesinin universite gencligiyle bu surtusmeye girmesini asla kabul edemesem de, gunumuz kosullarinda bir yere bunu bile koyabiliyorum.
Hak veriyor muyum?
Asla!
Universite ogrencisi onlar!
Ogrenci!

Ama hocalara soylenenleri asla aklimin, mantigimin ya da mantiksizligimin hicbir yerinde bir yere koyamiyorum.
Sana bir harf ogretenin bin yil kolesi ol diye ogretilen bir kulturden gelmiyor muyuz biz?
Bu mu bizlere binlerce harf ogretmis insanlara verdiginiz deger?
Bu mu saygi?
Bu mu hurmet?

Hepsini gectim.
Bu mu o cok ovundugumuz kulturumuzden ogrendigimiz?

Ben o cumnleleri dinlerken dusunuyorum her bir hocayi.
Ve utancimdan yerin dibine geciyorum.
ODTUlu olmasa da kendi hicalarimi dusunuyorum, ustumdeki emeklerini yerin dibine geciyorum.

Ve etrafimizi saran sessizligi dusunup daha da yerin dibine geciyorum.
Nerede bu ulkenin universite hocalari?
Niye seslerini cikarmiyorlar?
Bu kadar mi umutsuzuz artik biz?
Bu kadar mi karanlik etrafimiz acaba?

ve bugun
Oyleydik belki...
Hazira'na kadar.
Haziran'a kadar sesler cikmiyordu belki...
Ama artik oyle degil.
Bugun pek cok universitede hocalar ogrenciler bu zulme karsi ses cikariyor yine.
Umutsuz asla degilim.
Ama niye boyle yapiyorlar diye cok uzuluyorum.
Hala...

1 yorum:

  1. Ahh ah kime anlatırsınız Gülçin Hanım, hele de yurtdışında, işte bunlar bu kadar!... dememelerine imkan var mı?... Hangi aklın ürünü bunlar... Bir de böyle yazanlara kısa zaman içende hemen kin dolu alay dolu mesajlar gönderip, dalga geçiyorlar. Bizlere gelen e-postalar sırf duruşumuz belli 29 ekimleri, 23 nisanları, 19 mayısları hatırlıyor, Atatürk'ü seviyoruz diye öyle aptalca şeyler yazıp gönderiyorlar ki...
    Cehalet gerçekten çok kötü bir şey miş!! Sizlerse sağ olun nerede olursanız olun bizimlesiniz, yurtdışlarında özellikle bizim insanımız halimizi görüp daha çok sahip çıkıyor. Kardeşimde yurtdışında ve olayları hayretler içinde izliyor, seneler içinde ülkemizin olumsuz yönde değişmesini şaşkınlık ve üzüntüyle takip ediyor. Ağaç denilip geçilen zihniyete ders şahane bir görsel var belki siz de görmüşsünüzdür, göndermek isterim. Ben o fotoğrafa bakınca yüzüm kızarıyor.. Sevgiler.

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails