26 Şubat 2016 Cuma

Bu sefer guzel bir haber: Biz 'bir sey' ogrendik...

Bu yaziyi nasil yazsam, bu haberi Gulcinceye nasil eklesem diye dusundum durdum. Blog yazmaya basldigim o ilk acemilik yillarindan beri bir yaziya baslamak hic bu kadar zor olmamisti. Bir yandan herseyi bir cirpida soyleyesim var. Bir yandan nasil soyleyecegimi bilmiyorum.

Cocukluk hayallerimden baslasam dedim; olmadi. Bugune kadar gelisen olaylardan baslsam dedim; olmadi. Su an ne hissettigimden baslasam dedim; o hic olmadi. O yuzden basliyorum iste bir sekilde :)

Bu yil, 2016, Ozanla birlikteligimizin 15. senesi. 
Saka maka 15 senedir bu hayati birlikte paylasiyoruz biz. 
Ne ara 15 sene oldu sasiriyorum.
Sanki daha dun birbirimize karsidan kacamak bakislar atiyorduk. 
Sanki daha dun bir cay icelim mi diye mesajlasiyorduk.
15 sene...
Simdi donup bakinca goruyorum; bir suru baska baska evrelerden gectik bu 15 senede biz.

Sevgili olduk. Arkadas olduk. Bereber hayat kuran iki genc olduk. Birlikte buyuyen iki cocuk olduk. Cilginca gezen iki tatil tutkunu olduk.

Birlikte bir hayat kurduk, evlendik, yabanci bir ulkede yasadik, yetmedi oradan tasindik baska bir yabanci ulkeye geldik yerlestik. Isler degistirdik, bunalimlara girdik ciktik (bu daha cok, hatta hep ben tabi), planlar yaptik, basarili olduk, basarisiz olduk, dustuk bazen, sonra kalktik yolumuza devam ettik.

Gulduk, agladik, cok gulduk, cok cok gulduk.
Yan yana, el ele 15 yili geride biraktik.
Velhasil kelam beraber gulen iki yuz, beraber aglayan iki kafadar olduk. 


Simdi biz 'bir sey' ogrendik.

Ogrendik ki beraber gececegimiz evreler bitmemis.
Ogrendik ki onumuzde birlikte yuruyecegimiz yepyeni bir yol varmis. 
Ogrendik ki bizi cok buyuk bir macera bekliyormus.
Ogrendik ki hayatimiza kucucuk ama kocaman bir yenilik katiliyormus.
Ogrendik ki bizim bir bebegimiz olacakmis :)

Icimde anlatamayacagim kadar buyuk bir sevinc, tarif edemeyecegim kadar buyuk bir heyecan, kelimelere dokemeyecegim kadar buyuk bir korku var. 

Ikimiz de hep cok ama cok sevdik cocuklari. Simdi bizim bir bebegimiz olacak ya gozlerimi(zi)n ici guluyor.
Hele bebegimiz kendi zamanini kendi secti ya vardir bunda da bir hayir diye icime bir huzur doluyor. 
Ama bir yandan hazir miyiz? Basarabilecek miyiz? dusunceleri aklimin her kivrimina siziyor.

Dusunuyorum, dusunuyorum...
Sonra bunca yil anne bloglarindan okuduklarimi hatirliyorum.
Bu isin hazir olmasi yok ki.
Her halukarda sok etkisi yaratacak :)
Her halukarda hayatimiz bambaska olacak :)
Her halukarda bu belki de hayatimiz boyunca yasadigimiz en buyuk degisiklik olacak.

Bir an cok korkuyorum ama sonra icimden bir ses "Olsun be Gulcin" diyor.
"Olsun."
"Bir de boyle degissin hayatiniz."
"Bir de bu evreden gecsin Gulcin ve Ozan."
"Bir de boyle cizsin hayat akisini..."

O zaman sadece gulumseme kaliyor yuzumde.
Ozan'a bakiyorum.
Benzer bir gulumsemeyi onun yuzunde de gorunce rahatliyorum.
Doya doya gulumsuyorum ondan sonra.

Size bu sefer guzel bir haberim var.
Biz 'bir sey' ogrendik.
Hayatimizda yepyeni bir donem basliyor.
Artik Gulcin ve Ozan bebeklerini bekliyor :)

25 Şubat 2016 Perşembe

Gulcin'in sabah macerasi :)

Dun yazdigim yaziya gelen guzel yorumlariniz, mesajlariniz, desteginiz icin size cok ama cok tesekkur ederim.
Buraya yazmak oyle farkli ki.
Bana hep ama hep cok iyi geliyor.
Hem yazmak, hem sizin yazdiklarinizi okumak.
Hep diyorum, bloglar baska.
Cok sagolun.
Cok ama cok sagolun :)
Her sey cok guzel olacak.
Buraya cok ama cok guzel seyler yazacagim.
Cok yakinda :) Cok cok yakinda :)

Bu arada dun komik bir sey oldu hayatimda.
Resmen Gulcinin sabah macerasi :)
Londra merkezdeki ofiste bir toplantim vardi.
Bizim sirket oyle kiyafette kurallari olan bir yer degil. 
Kot da giyersin, sort da giyersin.
Rahat bir yer.
Ama Londra merkezdeki ofis biraz daha 'ciks' bir yer. 
Insanlar daha bir ozeniyor kiyafetine falan.

Neyse ben abartmadim ama elbiselerimden birini giydim.
Zaten seviyorum arada oyle giyineyimm ben.
Hatta toplantim 10da diye evde de oyalandim biraz, Ozanla kahvalti ettik, sohbet ettik.

Ciktim, metroya gittim, ancak gelen 5. metroya binebildim.
Hersey iyi gidiyordu.
Bir de oturacak yer bulsam kitabimi okuyacaktim.
Derken metronun caminda suratimi gordum.
Ay bir renksiz.
Bir bakimsiz.
Sen ben en 'ciks' ofise giderken suratina bir gram makyaj surme!

Hayir nomalde de cok makyaj yapmiyorum.
Bir kalem bir allik.
Ama olsun yani.
O kadarcik da olsa lazim.
Yani hayatindaki derdin bu mu Gulcin diyeceksiniz de oyalaniyorum iste. 

Bir de toplantim var mi.
Toplantidaki insanlari da biliyorum, susluler mi.

Yok dedim Gulcin bir care bulacaksin.
Yol boyunca dusundum.
Buldum!

Trenden indim.
Boots ariyorum.
Boots burada kozmetikten, sampuana, ilaca her seyi satan kucuk marketler.
Normalde her yan boots olur.
Ariyorum ya bir tane bile yok :)

Yolumu biraz uzattim ama buldum neyse bir tane.
Google sagolsun!

Boots'a girdim.
Markalardan marka begendim Smashbox'in oraya  gittim diyecektim de.
Oyle degil.
Daha ziyade en kuytuda, goze carpmayacagim yerde o vardi, ona yurudum.

Iyice kimsenin beni izlemediginden emin olunca daldim malzemelere :)
Once bir goz alti kapaticisi.
Ustune eyeliner.
Biraz kas kalemi.
Azcik far.
Bir de allik!
Bildiginiz evde yapsam o kadar olmaz :)

Suklum puklum girdigim Boots'tan rengarenk suratimla tak diye ciktim.
Artik toplantiya hazirdim.

Ama ne yalan soyleyeyim yolda kendime cok guldum.
Sabah sabah bildigin macera :)
Kadin milletiyiz arkadas!
Ne var makyajsiz git de mi?
Degil.
Vallahi iyi hissettim kendimi iyi oldu :)

Bundan sonra Bootslar en sevdigim dukkan.
Basim sikisti mi artik Boots'tayim :)

24 Şubat 2016 Çarşamba

Cunku...

Bu aralar hayat bizim icin degisik.
Dalgali biraz.
Dalgalar bir yukseliyor, bir alcaliyor.
Idare ediyoruz.

Annemin ameliyati cok sukur iyi gecti.
Masallah anneme!
Simdi ameliyat sonrasi tedavi donemi basladi.
Biraz uzun surecek bu donem.
Ama sonu iyi olsun da suresi hic onemli degil.
Biz zaten her daim surecten de keyif almak icin ugrasan insanlariz.

Pazar gunu Ozanla beraber Izmire gidecegiz.
Annemi gormeye.
Babami da tabi ve herkesi de tabi.
Su gectigimiz iki haftada bazi seyleri yeniden cok iyi anladim.

Oncelikle, evet aile cok ama cok onemli.
Bazen ailemizin her bireyiyle can cana olamiyoruz belki.
Ama boyle anlarda insan kocaman bir aileye sahip olmanin ne kadar kiymetli oldugunu bir kez daha anliyor.
Annem ameliyattayken telefonum hic susmadi.
Abim, babam, Halalarim, dayim, yengem, kuzenlerim, canim kuzenlerim...
Orada olduklari gbi bir de herkes bir de beni rahatlatmak icin ugrasti durdu. 
Ne mutlu bana...

Sonra, evet arkadaslari insanin gercekten secilmis aileleri.
Arkadaslarima ne kadar duskun oldugumu siz de biliyorsunuz.
Bazilari hep diyoum kardesim.
Oyleler, yeniden anladim.
Oyle buyuk destek oldu ki hepsi bana.
Kimi yanimdaydi, kimi cok uzaklarda.
Kimini uzun yillardir gormuyorum ama whatsup guruplarimiz var. 
Bir sekilde her biri ellerini, sozlerini, desteklerini bir an olsun cekmediler ustumden.
Ne mutlu bana.

Ama sadece benim arkadaslarim degildi bana arkadaslarin secilmis ailemiz oldugunu yeniden hatirlatan.
Annemin arkadaslari. Onlara bakinca umarim biz de o yaslarda boyle oluruz diye dusunmeden edemedim. 
Hepsi oyle seferber oldu ki.
Nilgun ablam zaten annemin kiz kardesi gibi. Annemin basindan bir an ayrilmiyor.
Bizim yazlik komsularimiz annemin taa ortaokuldan arkadaslari.
Sadece yazlik komuslarimiz degil tabi, yazlikta olmayan ama taa ortaokuldan beri arkadasi olan bir suru teyzem var benim.
Hergun ya geliyorlar, ya yemek gonderiyorlar, ya ariyorlar.
Bu destek soyle anlarda herseyden kuvvetli.
Ne mutlu anneme.

Evet, keske bu hic yasanmasaydi.
Ama yasaniyorsa da bu donemi boyle buyuk bir sevgiyle, destekle ve olumlu bir havayla gecirdigimiz icin ailem ve kendim adina cok ama cok mutluyum.
Sanirim insan biriktirmeyi annemden ogrenmisim.
Simdi donup iyi ki diyorum ve hayatim boyunca hep etrafim insnalarla dolsun diye dua ediyorum.
Gercekten hayatta sagliktan ve o saglikli hayati sevdigin insanlarla paylasmaktan daha onemli hicbir sey yok.

Cok yakin bir arkadasim var izmirde.
O da benim ortaokul arkadasim.
O da buyuk bir saglik mucadelesinden cikti yakin zamanda.
Daha tam da cikmadi ama yolun cogunu gecti cok sukur. 
Cok konusyoruz oonunla da. Hep konusuyoruz.
Bundan bir kac ay once onun yasadiklariyla ilgili konusurken demisti ki Gulcin nefes aliyorsak umut hep var demektir. 
Ve bunu bana soylerken bir hastane odasinda, 7 yasaindaki kizinin okuldaki ilk gununu kacirmanin huznu icindeydi.
Ama bana bunu dedi.

Hic unutmadim bana o gun, o sartlarda bunu soylemis olmasini. 
O yuzden...
Karamsar olma degil, iyimser olma zamani.
Hayata tutunma, bu yasadigimiz surece bile sukretme zamani.
Cunku nefes aliyorsak umut hep var demektir.
Ve umut bu hayattaki en guzel seydir...

22 Şubat 2016 Pazartesi

Hay madeninize!

Bu amcanin fotografini bu sabah gordum.
Artvinli bir dede.
Madene karsi.
Kendilerine firlatilan gaz fiseklerinden birini almis. Polise "neden?" diye soruyor. 
Neden?


Istemiyor insanlar maden falan iste.
Daha nasil anlatsilar?
Istemiyorlar ne o madeni, ne de o madenden gelecek isi.
Rahat birakin artik su insanlari!

Diyorum ama birakmayacaklar biliyorum ne yazik ki.
Egedeki zeytinleri rahat biraktilar mi?
Kuzey orrmanlarini rahat biraktilar mi?

Peki amcam haksiz mi sehrini savunmakta?
Sehir onlarin,
O daglar onlarin.
O agaclar onlarin.
Kimbilir ne anilari var o yayalalarda, o dere kenarlarinda.
Kolay mi insanin topragindan vazgecmesi?

Ama yok.
Neymis, milli zenginlik yerin altinda mi kalsinmis?
Kalsin ya kalsin!
Aman o milli zenginlik de yerin kirkbin kat altinda kalsin da cikamasin gun yuzune e mi!
Yerin ustundeki milli zenginlikleri degerlendire degerlendire olduk bittik de, yerin altindakilere mi endiselenecegiz biz Simdi?

Bakin zumrut gibi agaclar.
Kesin meyvesi toplaniyordur.
Findik ihracatinda lideriz ne guzel. Ya da liderdik bir zamanlar.
Yap yatirimini islet o bolgeyi.

Enfes bir doga.
Utanarak soyluyorum o kadar guzel yerler oldugunu bilmiyordum.
Fotograflari Artvin demeden onume koysaniz Yeni Zellanda falan sanirdim.
Bu da benim ayibim.
E iste yap reklamini, kalkindir bolgeyi.

Ama iste amac bolgeyi kalkindirmak mi?
Yoksa bir takim yandas insanlari kalkindirmak mi?
Asil mesela bu.

Bakin bu yasli amcaya.
Iyi bakin.
Iste bu amcaya ve bu amca gibi nicelerine gaz bombasi,gaz fisegi bilmem ne atiyorlar.
Amcam burada almis fisegi polise neden diye soruyor?
Neden?

Biz de soruyorduk canim amcam neden diye 2013te.
Ya biz bir agac ugruna dustuk yollara,
neden yapiyorsunuz bunu bize diyorduk.
Kafamiza vurula vurula anladik ki akla mantiga siigacak bir nedeni yok.
Oyle uygun goruyor bazilari!
Islerine gelince terorist diyeveriyorlar aliyorlar arkalarina destegi :(
Biz biliyoruz kimin ne oldugunu da iste boyle oldu bu ulkenin duzeni.

Egedeki zeytinler, Artvindeki ulu agaclar.
Egedeki zeytinin ardindan aglayan teyzeler, Artvinde elinde gaz fisekleri saskin bu amcamlar.
Ne diyeyim.
Degistiremiyoruz iste bu allahin cezasi duzeni!

O yuzden tek yapabilecegimi yapiyorum bagiriyorum ben de sizinle
Sicturma madenine!
Artvinin ustu altindan daha degerli!


18 Şubat 2016 Perşembe

Ya bu nedir boyle!

Yine yeniden bir suru insan oldu.
Bitmek bilmeyen bir dongu.
Surekli bastan yasanan bir kabus.

Sadece dun degil ki.
Her gun, istisnasiz her gun Turkiyede bu kabus yasaniyor.
Diyecek soz mu kaldi?

Bu sefer abuk sabuk internet yorumlarini okumuyorum.
Kimsenin aci yaristirmasini cekemeyecegim.
Kimsenin e ama su oldugunda diye baslayan cumlelerini, teroru lanetleyin devleti degil ogretmelerini, hicbirseyin nedenini nicinini sorgulamadan yazilmis senaryolara inanmalarini dinleyemeyecegim.
O parmak sallayan, herseyi bilen ve biz "ya bu nedir boyle?" diyenlere haddini bildirmeye calisan ukalaliklarina katlanayacagim.
Onlara iyi inanmalar.

Bir devletin gorevi halkini korumaktir.
Nokta.
Biz aldiklari her kararla, uyguladiklari her yanlis politikayla kendimizi gun be gun daha da aciz hissediyorsak ben de devlete "ya bu nedir boyle?" derim. Hatta "ya bu nedir boyle!" diye sesimi de yukseltirim.
Bir vatandas olarak bu benim hakkim.

Hepimiz calisiyoruz degil mi?
Isinizi dogru duzgun yapmazsaniz size "ya bu nedir boyle" denmiyor mu?
E devlet de isini yapmiyorsa diyecegim kardesim.

Lutfetmiyorlar ki o koltuklarda oturrarak.
Sanki yalvar yakar biz oturttuk oraya kendilerini.
Biz bu ise talibiz dediler, kendileri istediler.
E talip oldugunuz isi yapin o zaman!
Talip oldugunuz isi dogru duzgun yapin o zaman!
Yapmiyorlarsa da evet hesap soracagiz, sormaliyiz.
Biz hesap sorunca savunmaya gecenlere de diyecek soz bulamiyorum artik.
Ha yok, yurida demistim.
Onlara iyi inanmalar.

Siz parmaginizi sallamaya bize haddimizi bildirmeyi kendinize gorev saymaya devam edin.
Ben olen kim olursa olsun. olum kimden gelirse gelsin uzulmeye devam edecegim.
Siz arsizca olumleri ayirmaya devam edin.
Ben dogru bildigimden sasmadan yasamaya devam edecegim.

Cunku hakliyim.
Cunku insanlarin en temel hakkidir yasamak.
Ve devletler yasam hakkimizi tehdit etmek degil, onu korumak icin varlar.

O yuzden avazim ciktigi kadar bagiriyorum.
Ya bu nedir boyle!
Ya bu nedir boyle!

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails