18 Şubat 2015 Çarşamba

Haziran secimleri cok onemli cok!

Dun aksam kartopu oynarken bir genc adam olduruldu.
Ayni saatlerde mecliste iktidar milletvekilleri, ic guvenlik yasasina itiraz eden muhalefet milletvekillerine saldirdi. 

Bu olaylari herkes bir butunun parcasi olarak degerlendiriyor.
Ben de oyle dusunuyorum.
Bunlar birbirine paralel yasaniyor, cunku sokakta, mecliste her yerde siddet artiyor.
Ne alakasi var ikisinin birbiriyle demeyin.
Cok alakasi var.
Cunku siddet mesrulasiyor, her yerde. 

Dun ic guvenlik yasasi gorusulmeden once Cumhurbaskani bir aciklama yapti.
Bu yasanin cikisi gec bile kaldi dedi.
Aksamina yasananlar ortada.
Alalacele yasa ciksin diye milletvekilleri karsisina cikana saldiriyor.
Bir zamanlar esnaf yeri geldiginde polistir, alperendir denildiginden sokakta da eline sopayi alan ve hatta artik bicagi alan da  karsisina gelene saldiriyor.
Kartopu bile sebep olabiliyor bu saldiriya.
Iste bu hale geldik.

Kotu niyetli diyebilirsiniz bana.
Ama ben bu yasanin hazir gundem degismisken, ve bizler hakli olarak cok uzgunken aceleyle cikarilmak istendigini de dusunuyorum.
Ama biz itiraz edemeden bitsin gitsin.
Itiraz etsek ne olacak diyebilirsiniz. Evet haklisiniz ama itirazlarimizla bir maddesi bile degistirilebilse o lanet yasanin, kardir.
Oyle felaket bir yasa bu yasa.

Dun aksam twitterda yasananlari anlamaya calisirken sunu dusundum.
Haziran secimleri cok ama cok onemli.
Bu secimler belki de yasayacagimiz en onemli secimler.
Cumhurbaskanligi seciminin sonucu az cok belliydi. 
Birinci turda olmasa (keske olmasaydi!) ikinci turda sonuc bu olacakti. 
Evet, ama bu secimler oyle degil.

Oraya yeterince muhalefet sandalyesi sokmak icin ne gerekiyorsa yapmamiz lazim.
Ben oyumu iste bunu dusunerek verecegim.
Partizanlik zamani degil, tam aksine akillica ve hatta sinsice davranma zamani.
Evet yine iktidar cogunluk olacak.
Ama olabildigince fazla muhalefet sandalyesini alabilmemiz lazim.
Lazim ki umut etmeye devam edebilelim.
Yoksa evet gittigimiz yol, yol degil...

16 Şubat 2015 Pazartesi

#sendeanlat

Anlatacagim. 

24-25 yaslarinda falandim. Calismaya yeni basladigim zamanlar. O zaman danismanlik yapiyorum. Haftanin farkli gunleri, Istanbul'un farkli koselerindeki sirketlerde toplantilara katiliyorum. Cogu zaman o sirketlerin calisani olmadigimizdan servisleri kullanamiyoruz. Zaten genelde oyle gec cikiyoruz ki isten servislere binmemiz mumkun degil. Cogu zaman, taksiyle gidip geliyorum ise.

Dikkatliyim. Elbette. Calisan genc bir kadin olup, gunun degisik saatlerinde taksilere binmek durumunda olup dikkatli olmamak ne mumkun? Olabildigince durak taksilerine biniyorum. Evimin yakininda Bogazici taksi var. Hala okul tarafina gittigimde selamlasirim taksici abilerle amcalarla oyle iyi insanlar ki. Gonul rahatligiyla biniyorum taksilerine, sohbet ediyoruz yol boyunca. Ama her zaman da bulunmuyor ki duraklarda taksi.

Bir aksamustu isten ciktim. Bir isimiz vardi, o yuzden erken de ciktim o gun. Saat daha 5 bile degil. Ben 4. Leventteyim. Ozan da karsida Umraniyede. Evin oralarda Hisarustunde bulusacagiz. Ariyorum duraklarda taksi yok. Yoldan gecen bir taksiye bindim. Elbette plakasini aklima yazdim. Hangi taksiye yalniz binen kadin plakayi aklina yazmayi ihmal edebiliyor ki? Ona bile hakkimiz yok.

Istanbullular bilir. 4. Leventten Hisarustune yol uzun degil. Ama bizim yolculuk bitmiyor. Beyefendi niye surdan gitmiyorsunuz diyorum. Yok trafik var. Yok bilmem ne. Bilindik seyi yaptim. Hemen telefona sarildim. O zaman Urunle ev arkadasiyiz. Urun dedim geliyorum. Birazdan oradayim bekle beni. Hani hep yapariz ya. Yalniz degilim ben. Bekleyenim var hali.

Ama yok. Adam kesinlikle Hisarustune gidiyormus gibi gelmiyor bana. Tamam gunahini da almayayim diyorum ama girdigi yollar hic tanidik degil. Sanayi mahallelerinin oralardan bir baktim ki Tem'e cikti. Tem? Ne isim var benim Tem'de? Niye buraya girdiniz, ne oluyor diye adamla tartisiyorum. Ama O'na kalsa trafikten kaciyor, iyilik yapiyor bana yani!

Ozan aradi o sirada. Cikiyoum Gulcin diye. Ozan ben bir taksideyim ama girdigimiz yollari bilmiyorum dedim.  Adam o sirada, yahu ne alakasi var bilmem ne homurdaniyor. Sakin kalmaya calisiyorum ama korkuyorum. Tabi korkuyorum.

Ozan neredeysen durdur taksiyi in, ben yola cikiyorum gelip alacagim seni dedi. Tem'in ortasindayiz ama umurumda degil. Durun inecegim diyorum. Durmuyor. Icimden erken ciktigim icin lanet ediyorum. Yollar bos. Trafik yok. E tabi saat erken. Adam basip gidiyor. Bir bos an yakalayip taksiden atlamam bile mumkun degil.

Bir Urun ariyor. Bir Ozan ariyor. Sakin kalmaya calisiyorum ama elim ayagim titriyor. Nasil kurtulacagim bu taksiden? O sirada tabelalar gordum. Gokturk bilmem kac kilometre. Evet baya var tabi oraya ama adam yani net olarak Hisarustu yolunda falan degil! Gokturk dedigin Hisarustunun ters istikameti. Hayatimda o kadar korktugumu hatirlamiyorum. Gozlerimi kapattim aglamamak icin zor duruyorum.

O sirada Urun aradi yine. Aklima taksi plakasi geldi. O zamana kadar nasil oldu da gelmedi inanin bilmiyorum. Urun dedim hala taksideyim. Plakasi su. Polise haber ver. Bu sofor beni dinlemiyor.

Plakayi duydugu anda adamin bei benzi atti. Yanlis anliyormusum. Bilmem nerede kaza varmis da o trafige takilmamak icin yapiyormus. Tabi... Tabi... Ilk sapaktan geri dondu. Bir yerde kurtuldum o taksiden. Eve geldim.

O takside hayatimin en kotu anlarindan bazilarini yasadim. Nasil aglamadan dayandim bilmiyorum. Sadece aglarsam gucsuz gorur beni diye dusunuyordum. Ne de olsa kadin olmak onca korktugun halde aglamayi bile kendine yasak etmeyi gerektiriyordu. Degil mi ya gucsuz gorunemezdim. Eve gidince agladim, agladim, agladim...

Niye polise bildirmedim o plakayi inanin bilmiyorum. galiba o an kurtulabilmemin sokunu yasiyordum. 

Urune sarildim. Ozana sarildim. ya plakayi bilmeseydim dedim... ya bakmamis olsaydim. ya aklimda yanlis kalsaydi. ya o an soylemeyi aklima getiremeseydim...

Simdi olsa elimden geleni ardima koymam surundururum o adami. Ama o zaman yapmadim iste. Keske yapsaydim... keske canina okusaydim!

Hala taksilerin plakasini ezberliyorum. Burada bile aklimda tutmaya calisiyorum o garip harf rakam kombinasyonlarini. ve bunu her yaptigimda, bunu yapmak zorunda kaldigim icin sinir oluyorum. 

Kadin olmak cok zor bu hayatta...

Ozgecan huzurla uyu. :(

13 Şubat 2015 Cuma

Gelenler gidenler iste oyle bir seyler

Az sonra Gonca gelecek. 
Haftasonu bizimle kalacak :) 
Gulcin, Gonca ve Ozan gezecek gezecek gezecek.
Yani degmeyin keyfimize :)

Bu haftasonu neseli olmak icin bir nedenim daha var.
1-9 Mart arasi icin Izmire bilet aldim :)
Oh mis!
Is yerinde azicik bir aralik, internette de ucuzcana bir bilet buldum mu kacarim ben arkadas.
Boyle napayim.
Benim de huyum bu :)


Dolayisiyla ben rahat bir haftasonuna inslalah basliyorum.
Gonca gelecek ya aksamustu isten kaytaracagim laf aramizda :)
Hepinize iyi haftasonlari diliyor.
13 Subatta cocuklarini okula gondermeyenvelileri, okula gitmeyen ogretmenleri de ellerinden yanaklarindna opuyorum.

Sevgiler

11 Şubat 2015 Çarşamba

Benzemez kimse sana...

Ben kucukken arada anneannem oturma odasinda pencerenin yanindaki divana oturur baslardi bir sarki soylemeye. Genelde Muzeyyen Senar sarkilari olurdu soyledikleri. Kimseye etmem sikayet aglarim ben derdime... Dinlerdim anneannemi, ne guzel soylerdi. 

O zamanlar televizyonlar boyle hep acik degildi ama bir sekilde evlerimizde hep muzik olurdu. Radyolar. Canim radyolar. Tiyatrolar dinledigimiz ve sayesinde sanat musikisi ile buyudugumuz radyolar. Annemin de sarkilara eslik ettigini hatirlarim. Aksam oldu huzunlendim ben yine. Hasret kaldim gozlerinin rengine... 

Yillar sonra sirketten arkadaslarla fasila gitmistik. Sasirmislardi nasil boyle butun eski sarkilari biliyorsun diye. E o sarkilarla buyumustum. Annem, anneannem hep onlari soylerlerdi bana. Kulagimda, zihnimde, ruhumda yer etmisler sayelerinde. Iyi ki de hep soylemisler o sarkilari bize...

Evet ben sansliydim ama annem benden de sansliymis bu konuda. Cunku ben radyodan, annemden, anneannemden dinleyerek buyumustum Muzeyyen Senari ve diger buyuk ustalari. Annemse cogunu canli canli dinleyerek buyume sansina sahip olmus.



O zamanlar Izmir fuarinin en gorkemli zamanlari. Fuar acilmadan aylar oncesinden hazirliklar baslarmis. Ben cocukken de baya hazirlanilirdi fuara. Ama annemlerin zamani daha da baskaymis. Annemler fuarda giymek uzere elbise modeli secer, kumas alir, diker dolaplarinda hazir tutarlarmis. Sonra fuar zamani gelince baslarmis fuar gezileri.

Dedem, Bosnak Mehmet o zamanlar taninirmis da Izmirde. Gazinolarin vazgecilmez musterilerinden. Annemler fuar zamani haftada en az bir kez, cogu zaman iki uc kez gazinoya giderlermis. Muzeyyen Senari iste oyle aksamlarda dinlermis annem.

Anneannem ya da annem ne zaman bu fuar hikayelerini anlatsalar cok ozenirdim ben. Dedem daha annemle babam nisanli bile degilken ayrilmis aramizdan. Cok isterdim dedemi tanimayi. 

Iki dayim var benim. Annem tek kiziymis dedemin. Ben de tek kiz torunu olacaktim. Benim de gozumun icine bakacakti dedem. Kumaslar alacak, kizima fuar elbisesi dikin diyecekti. Kisa olsun etegi dede diyecektim. Olsun dedecim benim yanimda giy hepsini diyecekti. Anneme dedigi gibi.

Sonra neredeyse her aksam gitmek isteyecekti fuar gazinolarina. Anneannem yeter Mehmet biz gelmeyelim artik dese bile cocuklarimsiz olmaz, Tefo diyecekti. Oturtacakti beni de karsisinda masaya. Kadeh kaldiracaktik beraber. Onun kadehinde alkol olacakti bana rengi tutsun diye meyve suyu verecekti.  Butun aile o masa basinda olacaktik. Dedem bana bakip bakip gulecekti... 

Adnan Senses cikacakti once. Gececekti, bir gecede butun saclari beyazlamis dedemin karsisina. Neden saclarin beyazlamis arkadas diye soylemeye baslayackti. Dedemin gozleri dolacakti ama sarkiya eslik edecekti.



Sonra Muzeyyen Senar cikacakti. En sevdigim sarkilardandir Askini bir sir gibi senelerdir sakladim... Iste tam da onu soylemeye baslayacakti. 

Dedem atacakti bir kolunu yanindaki sandalyeye. Elinde kadehi olacakti. Kafasini egecekti yana. Gozlerini kapayip sarkiya kapilacakti...  Evet, tam oyle bir fotografi vardir hic gormedigim dedemin. Masada anneannem, annem ve dayilarim. Iste aynen o fotograftaki gibi bir gazino aksami olacakti.  Bir de biz olacaktik o masada. 

Hayal bu ya, annemden dinledigim masalin icinde ben de olacaktim. Dedemle beraber Muzeyyen Senar dinleyecektim. Arada bakip gulecekti bana. Ben de dedem diyip boynuna sarilacaktim.

Olmadi...

Zaten artik Muzeyyen Senar da gitti.

Boyle bir garip hissettim kendimi O da gidince. Dedem yok. Anneannem yok. Muzeyyen Senar da yok. Galiba artik benim gazino hayallerim de yok. Muzeyyen Senarla birlikte benim cocuklugumun en buyuk hayallerinden biri de gitti...

Kabul edelim bir devir kapandi....

Ve evet, benzemeyecek kimse O'na.
Benzemeyecek hicbir hayal benim o dedemin boynuna sarildigim gazino hayallerine.

Cok tesekkurler Muzeyyen Senar, sesini duydugum her an bana hic gormedigim dedemle bu hayali hediye ettigin icin...

Simdi siz oralarda sarkilarinizi hep beraber soyleyin... Dedem de keyifle dinlesin yaninda Tefosuyla...



10 Şubat 2015 Salı

Hareket bereket 5. hafta

Gecen hafta dizimdeki agri, yok be agri bile degil sizi nedeniyle kosu bandina cikmam yasakti. 
Olur. Benim icin farketmez
Dediler ki bana sen gurup derslerine devam et, yer hareketleri yap. Bu hafta boynunu calistiralim.
Olur dedim.

Ama demeden bir dusunseymisim iyiymis.

Hani bana yillar once doktor kollarin cok esnek oldugundan omuzlarindaki boynunu destekleyen kaslar calismiyor demisti. Belki hatirlarsiniz. 
Yani koskoca doktor, vardir bir bildigi demis inanmistim kendisine. Ama acikcasi aklimda almamisti yani calismamalarini.
Kas yani orada duruyor nasil calismiyor? 
Ne demek istemis bu hafta anladim.

Gecen hafta boynumu destekleyen kaslari calisiracagini soyleyip bana bir takim agirliklar kaldirttilar, tasittilar, yapmam dememe ragmen zorla beni agirliklarla hasir nesir ettiler.
Sonuc?
Oldum bittim!

Hani uzun sure kosmayinca bacaklarda ilk kosudan sonra et kesigi olur.
Saniyorum boyun kaslarimda oyle bir agri oldu.
Yani ya boynuma ne yaptirdilarsa iyi gelecek. (uzun vadede cunku o anda sadece agri hissettim)
Ya da bosuna bana aci cektirdiler.

Velakin fizik tedavi sonrasi falan da cekilen acilari dusununce galiba boyun kaslarim ilk defa calisti.

Yalniz sunu anlatacagim.
Almisim elime 8 kilo! Yok kaldiriyorum, yok salliyorum.
Spencer gelmis bana o az 12 kiloyu al diyor.

Ah annem babam bana 2 kilo patates tasitmamis. Elin spenceri veriyor 12 kiloluk gulleyi elime tasi gulcin, savur gulcin.

Yok arkadas bu spor hocalari beni maymun etti, baska bir sey degil

Saka bir yana bu hafta o agirlik kismina katilmadan bir konusacagim kendileriyle ve sirketteki doktorlarla, devam derlerse devam degil derlerse marketten eve esyalari Ozan tasisin :)

Gecen haftanin spor ozeti:

Pazartesi 1 saat spor
Carsamba 1 saat spor (yarim saati yine boks)
Persembe sabah 30 dakika yuruyus. 
Persembe aksam 1 saat spor.

Cuma da yere serilis :)

3 gun spora gittim oley!!!!!

Bakalim bu hafta nasil olacak :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails