Ne uzun zaman oldu ben yazmayali. Oyle cok yazacak şey var ki aklımda. Ama olmuyor bir türlü yazamıyorum.
16 temmuzdan beri türkiyedeyiz. Bu benim yurt dışına çıktıktan sonra en uzun Türkiye'de kalışım. Iyi oldu . Dinlendim. Uzun bir süre Ozan da yanımızdaydı. Şimdi ayrıyız. Biz çok ayrı kaldık ozanla, alışkınız buna ama Deniz Ozan'ı, Ozan da Denizi çok özlendi. Ben de alışkınız diyorum ama bir yandan ben de Ozan'ı çok özledim :) Sanırım Denizin doğumundan sonra bir başka bağ oluştu aramızda. Sanki o yanımızda olmayınca Denize bakarken bir yanım eksik kalıyor. O yüzden hep yanımızda olsun istiyorum. Öyle garip bir şey.
Öte yandan burada Denize bakmak öyle kolaylaştı ki. Allahım nasıl bir kolaylıkmış böylesine büyük bir destekle bebek bakmak. Annem, babam hep yanımda ve bu harika harika bir şey. Arkadaşlarım gidip geliyor. Komşularımız teyzelerimiz pişiriyor, taşırıyor, denizle oynuyor. Evet, yine deniz bazı zamanlarda kucağımdan inmiyor. Evet, yine bazı zamanlarda huysuz oluyor. Evet, yine bazı zamanlarda sadece ve sadece benimle zaman geçirmek istiyor. Ama sabahları denizi annemlere verip biraz daha uyuyabiliyorum. Çoğu zaman yemeğini ben düşünmüyorum. Deniz bizimkilerle oynarken ben bir çay içebiliyorum ya da iki sayfa kitap okuyabiliyorum. Ya da en basitinden hiçbir şey yapmadan bir beş dakika oturabiliyorum. O hiçbir şey yapmadan beş dakika oturabilmek ne kadar kıymetli, ah eminim biliyorsunuz. Ve en önemlisi ben bunları yaparken deniz de annem de babam da çok mutlu oldukları için vicdan azabı da cekmiyorum.
Bu hayatımın Dolce Vita günlerinin sonuna gelmek üzereyiz. Ama olsun. Çünkü ben dinlendim. Deniz doğduğundan beri ben ilk defa gönül rahatlığıyla böyle bir cümle kurabiliyorum. Dinlendim. Kendimi gerçekten daha enerjik hissediyorum. Kilo bile aldım. Ki hoşnut olmadığım derecede zayıflamıştım son zamanlarda. Zira taşınma gerçekten bizi yorgunluktan bitirdi. O yüzden ozandan bu kadar ayrı kalmak hiç ama hiç Hoşuma gitmese de hakikaten bana iyi geldi.
Denize de bu tatil iyi geldi. Babasından ayrı kalmak zor. Özledi. Öyle çok özledi ki ben babasıyla konuşurken bakışından bile anlıyorum. Ozanın özleme seviyesini söylememe bile gerek yok sanırım. Ama tatil, temiz hava, temiz gıda, bol güneş, deniz, anneanne dede ile bol bol vakit geçirmek, böyle kalabalıklar içinde olmak yaradı denize. Büyüdü. Benim minik bebeğim uzadı, hareketlendi ve dillendi.
Artık çok ama çok hızlı emekliyor. İstediği yere emekleyerek gidiyor hatta merdiven bile çıkıyor! Çıkmasa iyi! Ayaklanmaya çalışıyor ama umarım hemen ayaklanmaz. Dillendi. Anne, emme ilk kelimeleri idi denizin. Hatta ikisini birlikte kullanarak konuşmayı direk işine yarar şekilde kullanmaya başlamıştı :) burada baba ve dede demeyi de öğrendi. Bir de kendi dilinde söylediği ama bizim anlamadığımız bir sürü başka şey var. Bazen hakikaten saatlerce hiç susmuyor :)
Iyice oyunbazlardan oldu kuzu. Ağaç nerede diyoruz gösteriyor. Lamba nerede diyoruz, o minicik kafasını kaldırıp her neredeysek bir lamba bulup gösteriyor. Cicilerini, kuşları, duvardaki balık süslerini hepsini bir bir o minik parmağıyla gösteriyor. Zaten onpqrmqknhic aşağıya inmiyor, ah oh habire bir şeyleri gösteriyor, şaşırıyor, gülüyor.
Müzik çaldı mı kaldırıyor kollarını oynamaya başlıyor. Deniz neredeymiş dedik mi etrafında ne varsa suratına kapatıp saklanıyor, benım minik deve kuşum :) parmaklarıyla dudaklarına vurup bla bla yapmayın ve corba ya da su içerken büf diyerek üstümüzü başımızı batırmayı da sağolsun dayısı bayramda öğretti. Onları öğrenmesi takdır edersiniz ki şahane oldu :)
Bir site insanı oyalayacak kadar aktif. Kucaktan kucağa dolaşıyor, Gülüyor. Arada bildiğiniz şımarıyor :) hatta çok çok simariyor. Çimlerde emeklıyor, çiçeklerin toprağını eşeliyor. Bol bol bize kitap okutuyor, anneannesi ve dedesiyle yeni yeni oyunlar kuruyor. Her gün Bahçeye kurduğumuz havuzda oynuyor, hava izin verdikçe denize giriyor. Velhasıl kelam babasını çok çok çok çok özlemek dışında deniz burada doya doya bebek oluyor.
Ben de burada böyle bir destekle bebeğime bakarken daha iyi anlıyorum geçen aylarda yalnız başımıza neyi başardığımızı. Hani diyorlar ya çocuk büyütmek için bir köy lazım diye, doğru. Çocuk büyütmek için değil de, delicesine yorulmadan, hırpalamadan, hala kendini normal ve sağlıklı hissederek çocuk büyütmek için hakikaten bir köy lazım. En azından işte böyle yazlık bir site lazım :) lazımmış yani.
Biz Ozan ve ben, iki başımıza minnacık bebeğimize bakarken ne de yorgunmuşuz. Ah biz o deneyimsiz halimizle 2,5 kiloluk bebeğimizi büyütmeye çabalarken nasıl da yalnızımisız. Ve biz her şeye rağmen onu büyütürken böylesine mutlu kaldığımız şikayet etmediğimiz, her günün keyfine vardığımız ve kizimizi büyütürken o mutlu olma fırsatını kacirmadigimiz için ne büyük bir şey başarmışız.
Şimdi bunca insan Denize birlikte bakarken ve her birimizi deniz meşgul edebilirken dönüp o günleri düşünüyorum arada. Ve gidip o günlerdeki Gülçin ve Ozana sarılmak istiyorum. Evet Dünya'da yalnız bebek büyüten tek insanlar biz değiliz, evet atla deve de değil yaptığımız, bir sürü insan aynı şeyi daha da güzel bir şekilde yapıyor. Ama o ilk bebeklerine yalnız bakan Gülçin ve Ozan da bir sarılmayı hakkettiler be bence. Sarılıverdim gitti :)
Ne güzel yazmışsın çok haklısın gerçekten ruhsal sağlığını koruyarak çocuk büyütmek için birkaç insan gerekiyor. Ben de sizi tebrik ediyorum ve sarılıyorum. 👏🏼👏🏼
YanıtlaSilCok tesekkur ederiz :)
SilÇok güzel yazmışsınız gerçekten, Denizi koklarım ve bebeğini yalnız büyüten ve bundan şikayetlenmeyen tüm anne-babalara ben de sarılırım :)
YanıtlaSilevet sarilalim onlara :)
SilHic kolay degil ozellikle ilk aylar. Bizde hic destek almadik. Alia 3,5 yasinda ve dusunuyorum David ve benim birlikte ondan ayri gecirdigimiz zaman sanirim max 2 saat :) Mutlaka birimiz yada ikimiz onunlayiz. Tabii 2-3 ay once nursery e basladi ama zorunlu ayri kalinan vakitler disinda hep dibdibeyiz :) Bu duruma oyle alistik ki hepimiz normal olan, olmasi gereken buymus gibi geliyor. :)
YanıtlaSilbizim biraz daha uzundur is guc derken artik ayri kaldigimiz sure. Ama ben de onu birakip tatile gitmeyi falan dusunemiyorum su an. Niye ki o gormesin mi falan diye dusunuyorum :)
SilCanım ya ! İnsan üstünden kaç yıl geçerse geçsin yalnız başına bebek büyütmeye çalıştığı o günleri hiç ama hiç unutmuyor biliyor musun?
YanıtlaSilOnu oyle cok hissediyorum ki Nilgun abla. Sanirim hic unutmayacagim o gunleri. bir de biliyor musun sanirim hep ama hep ozleyecegim o gunleri. Oyle de bir delilik iste...
SilÇok haklısın! Ve biliyor musun, sanki sosyal bir ortamda çocuklar da daha güzel büyüyorlar, biz ne zaman annemleri ziyarete gitsek her iki çocuğumda da fiziksel ve bilişsel gelişmeler görüyorum, kısacık sürede bile olsa.. Ama işte bir de kendi kendine çocuk büyütmenin verdiği haz ve başarı hissi de var :) Ortaya karışık işte..
YanıtlaSilOrtaya karisik evet iste en guzeli. kesinlikle onunla yaliz oldugumuz, sadece ucumuz oldugumuz anlar da cok ama cok guzel ve cok kiymetli. donup degistirmem o gunleri asla ama asla :)
Silsizin seruveninizi ne zaman okusam sizi hep alkisladim. kendi basiniza bebek baktiniz, ustelik yabanci bir ulkede. bence de kendinize sarilmalisiniz. is hayatini biraktiniz mi bu arada merak ettim.
YanıtlaSilSagol ceren. Cok tesekkurler :)
Sil