Twitteri aciyorum kavga.
Habire kavga.
Yok sen bilmem neyi niye sevmedin.
Yok oyle olur mu ne kadar gereksiz bir sey soylemissin.
Yok bilmem ne hanim siz hic onlara aldirmayin, cok guzelsiniz.
Takip etme Gulcin diyor olabilirsiniz.
Cogu takip etmedigim insanlar zaten.
Ama takip ettigim insanlarin fotograflarinin altindaki yorumlarda olabiliyor bunlar.
Ya da kesfette cikiyor.
Karsima cikinca da okuyorum.
Okumamaliyim.
Evet okumamaliyim ama okuyorum.
Gerci dun aksamdan itibaren o takip ettigim ama kavgalara dahil olan kimseyi de artik takip etmiyorum.
Cekemeyecegim bu kavgalari ben.
Surada kendi kendimize bicir bicir blog yazdigimiz zamanlari ozledim.
Kimimiz gezerdik, kimimiz elisi yapardik, kimimiz okurduk, kimimiz izlerdik.
Kimse kimseye ay sen neden benim izledigim filmleri izlemiyorsun, ay boyle yemek mi yapilir, ay bu sofra ne falan demezdi.
O zaman okudugum bloglardan yilbasinda ev suslemelerimizi, kitap tavsiyelerimizi, birbirimize destek olusumuzu hatirliyorum.
Ne guzel zamanlarmis.
Yillardir anne blogu okuyorum; neredeyse yazmaya basladigimdan beri.
Kimse kimseye cocuga o ilac verilir mi be, ay bilmem ne mamasi mi ne kadar cahilsin, o kiyafet cocuga giydirilmez falan da demezdi.
Belki de derdi bilmiyorum ama bu kadar gozumuze sokulan bir durum yoktu en azindan.
Ben o zaman okudugum anne bloglarindan cocuklarin o tatli ilk konusmalarini, okuduklari kitaplari falan hatirliyorum.
Ne naif bir dunyamiz varmis meger bizim.
Simdi aynen su yazidan dedigim gibi herkes her seyin uzmaniymis gibi. Ve dahi herkes herkese karisma, mudahale etme hakkina sahipmis gibi.
Ortalik birbirine cirlayan, saldirmak icin firsat kollayan ve sagli sollu kroselerle birbirine dalan kadinlarla dolu.
Biktim ve yoruldum vallahi.
Diyorlar ki e o zaman sosyal medya kullanmayin.
Niye?
Bizim kullanmaktan zevk aldigimiz bir ortami siz boks ringine ceviriyorsunuz diye biz niye sosyal medya kullanmayalim ki?
Bence siz sosyal medyayi boyle kullanmayin.
Boylece hepimiz rahat ederiz olmaz mi?
Yahu yasayip gidiyoruz iste.
Hicbirimizin yaptigi hicbir sey vazgecilmez, biricik ve tek degil.
Surada kisisel hatiralar birakiyoruz, yaziyoruz, egleniyoruz, paylasiyoruz.
Kimseden bana engin bilgiler sunsunlar diye beklendtim yok kendi adima.
Kimseden bana bir sey ogretmesini beklemiyorum.
Eskisi gibi herkes hosuna gideni yazar, ben zaten o yazilanlardan hosuma gideni denemek istedigimi denerim.
Yani kimsenin bizlerle engin bilgiler paylasmak, tavsiyelerde bulunmak icin kendisini paralamasina gerek yok ki.
Bloggerlik bir is, bir meslek olamaz mi diyorlar.
Olur tabi ki olur.
Ama herkes icin olmaz.
Mesela muzisyenlik ve oyunculuk da birer meslek.
Ama bakiniz gazetelere herkes oyuncu.
Kendilerine oyuncu demeleri hicbirini bir Turkan Soray yapmiyor degil mi?
Ayni sey bloggerlik icin de gecerli.
Geciniz allah askina.
Eski halimize donsek.
Biz bize eglensek
Su dunyayi kurtariyorum halini, kavgalari falan bir kenera biraksak olmaz mi?
Biz ne guzel egleniyorduk ya.
Sunu da bir hirs gosterisi, bir kisilik mucadelesi bir ego tatminine cevirmesek olmaz mi?
Hakikaten yetti bana sosyal medyanin bu boks ringi hali!Egede dedigimiz gibi.
Hakikaten yetti gari!
Tartışmaları okumadım ama az çok tahmin edebiliyorum.
YanıtlaSilÇok çirkinleşti bu diyaloglar.
Kendi halinde blog yazmak hala en güzeli.
İnstagrama bakmaya korkuyorum bazen :(
Keyif mecrası ne hale geldi :(
of ben denk geldim de agzim acik kaldi. Aleni kufurlere varmis olay ki insan inanamiyor. Yani deger mi :(
Silvallahi blogum benim canim :)
Ben de çok sıkıldığımı birkaç kez söylemiştim. İg'den birilerini silesim var ama silersem benimle kavga ederler diye korkuyorum. :) Çirkefe, kavgaya ne meraklıymış insanlar şaşırdım. Yeliz de yazmış bugün. Geçi bahsettiği kavramları bile onun yazısından duydum. Kendi adıma şöyle bir karar aldım. Bloguma daha çok yazacağım. Canımın istediklerini yazacağım. Herkesi muhteşem annelikleriyle baş başa bırakıyorum :)
YanıtlaSilSana da sevgilerimi yolluyorum.
Her zaman yorum yazamasam da yazdıklarını keyifle okuyorum.
ha ha ozlem aman dikkat et :)
SilBlog gibisi yok hakikaten.
Cok tesekkur ederim benden de sevgiler :)
Yazdıklarınız aslında benim sosyal medyada değil de reel hayaatta çok yakındığım şeyler. (anne bloggerları takip etmediğim için belki de) Mesela kadının biri ofisteki arkadaşına "ne bu halin, saçların iğrenç!" diyebiliyor. Bence "ağzına geleni söyleyen" korkunç kadınlar var her yerde... Bunları kim yetiştirdi, ne zaman böyle olduk, ben orayı kaçırmışım...
YanıtlaSilSevgilerimle
Cok haklisiniz.
SilBen Turkiyede yasamadigim icin cok sahit olmuyorum ama bu konuyu konustugumuz arkadaslarim da ayni seyi soyluyor. Hayatimizin her yerine yansiyan bir sey galiba. Herkes herkese her seyi soyleme hakkini ve hadini buluyor artik kendinde galiba.
Aslinda bana ilginc gelen bunu dobralik ve durustluk olarak savunmalari. Aradaki cizgi hic de o kadar ince degil bence ya neyse :(
Ben de 3 senedır yazıyorum ama dıger blogları takıp edemiyordum. son bır kac ay başladım başka blogları duzenlı takıp etmeye ve bır kac pürüzle karşılaştım. Gercekten de artık bloglarda da yorum yazarken cok dıkkat etmek gerekiyor. kucuk bır eksıgını, farklılığını ya da begenmedıgı yanını yakalasa hıc affetmiyorlar. saldıran saldırana. Bır de yazan kısıler de ortadaki tatsız duruma dahıl olurken de asıl meseleye hakım olamıyorlar halıyle. Artık acayıp dıkkat etmeye başladım yorum yazarken ya da yorum yazmamayı ogrenmeye başladım.
YanıtlaSilBen buraya rahatlamak ıcın geliyorum, gerçekten de cok kastırıyoruz bazen bu da blog dünyasından soğutuyor benı.... oncekı yazınızı da okudum burda lınk verdıgınızı. O konuda da ben de 3 çocuk annesıyım ve ılk bebegımde delı gıbı okuyup bıtırmedıgım psikolog pedegog kalmadı. Anladım kı çocuk ısı Anne ve çocuk arasındadır sadece bır pedegog ya da psikolog bıle bana neyın en doğru olduğunu soyeleyemez. Ancak annesı olarak o cocugun ıhtıyacını ben hıssederım. Bu yuzdne kimseye karışmam, bana doğru olan bır yaklaşım başkasına uymayabılır bunu ancak Anne hıssedebılır. Bu nedenle bılgı ıcerıklı cıddı yayınları takıp etmekte zorlanıyorum. Daha cok samımı, kastırmayan, mukemellık pesınde koşmayan blogları sevıyorum ama aynı zamanda da yayın ıcerıgınde reklam, duyuru, semıner gıbı gıbı yayınlarla uslup olarak da hafıf (argo) bır dıl kullanıyorsa elden geldıgınce takıp etmıyorum. Sızın bloğunuza da yenı rastladım. Bu sıralar kesıfteyım. sıze de ıyı yazmalar
Bence de yetti gari !
YanıtlaSilSon olarak bir derginin yılbaşı dekorasyonu için düzenlediği yarışma sonucunda katılımcıların hırs ve kıskançlık dolu sataşmalarını okudum da... Aman kardeşim madem kaldıramıyorsun girme yarışmaya, bu bir oyun ya oyun! Evini nasıl süslediğin falan değil ne kadar başarılı fotoğraf çektiğinle alakalı. Tabii ki aşağı yukarı aynı kullanıcılar kazanacak çünkü iyi fotoğraf çekiyorlar .
Bir de yine yılbaşı ağacı sataşmaları...
Amaaan Gülçin bizi eğlendirdiği müddetçe oradayız , stres yaptığı vakit alır tabletimizi çıkarız!
Öpüyorum sıcacık , soğuk Londra'ya da selam söyle " Nilgün Ablam seni özlemiş " de olur mu 😉
Tatildeydim olan biteni kaçırmışım iyi ki de kaçırmışım hehe :)) ama sanıyorum ki bugün birbirlerine o lafları söyleyenler üç gün sonra yine kol kola gezecekler bu yüzden bırak kendi hallerinde takılsınlar :)
YanıtlaSil7 yıldır blog yazıyorum. İlk bloğum da annelikle ilgili idi. O zamanlar, birbirimizin çocuğunu tanıyıp, sevip, birbirimize yardım ve destek verdiğimiz zamanlardı. Hala en sevdiğim blog yazarları o anneler. Sonra olay, Türkçe hataları ile dolu çok bilen annelere evrilince bitti benim o çocuklarımdan, anneliğimden bahsettiğim blog maceram.
YanıtlaSilSonra sıtkımın sıyrıldığı bir dönemde sosyal medyadan öcü görmüşcesine kaçmıştım. Fakat ben yazmayı seviyorum. Okumayı seviyorum. Bloglar kitap gibi değil. Yazar olmayan, senin benim gibi insanlar günlük düşüncelerini, hayatlarını, bir konu hakkında fikirlerini yazıyor; sevdiği şeyleri diğer insanlarla paylaşıyor. O zaman tekrar yazmaya başladım.
Bu arada da sosyal medyayı daha farklı kullanmayı öğrendim. Mesela Instagram'da yabancı anneleri takip ediyorum ve çocuk denen canlının o masum hallerini nasıl güzel fotoğrafladıklarına hayran oluyorum. Kimse de altına tenkite varan yorumlar veya gereksiz övgü cümleleri dizmiyor. Pek çok alanda olduğu gibi sosyal medyada da abartıyoruz. Eğitim ciddi bir eksiklik hayatımızda. İmla hataları işin sadece makyajı, asıl cehalet ne yazık ki tavırda görünüyor.
Neyse ki sosyal medya çok geniş, epey derin. Bir yerlerinde hala o naif, tatlı iletişimi bulmak mümkün.
sevgiyle...