Yine bir suru insanin cani yandi, evine ates dustu.
Nasil bir duzenin parcasi olduk biz, nasil pis hesaplarin icinde mahvediyorlar hayatimizi bilemiyorum.
Ama hic iyiye gitmiyoruz onu su siyasetten anlamayan halimle ben bile gorebiliyorum.
Bu gidis iyi bir gidis degil.
Bu gidisin sonu hic iyi degil.
Gectigimiz haftasonu bence buyuk bir kirilmaydi.
Televizyonda "cocuklar olmesin" dedigi icin bir insan propoganda yapmakla suclandi.
Orada o sozleri alkislayanlar vatan hainidir hepsi ozur dilesin dendi.
Dinlemediyseniz o konusmayi dinlemenizi tavsiye ederim.
Ben 5 kere falan dinledim.
Propoganda yapan tek bir cumle duyamadim.
Iste kirilma dedigim bu.
Artik vatan haini olmaniz icin "cocuklar olmesin", "insanlar burada sogukta ve ac", "lutfen tepkisiz kalmayin" gibi cumleler bile kurmaniz yeterli oluyor.
Bu kadarina bile tahammulun olmadiginin kanitiydi gecen haftasonu yasananlar.
SImdi ustune bugunku patlamanin haberi gelince.
Daha nasil bir kutuplasmayi korukleme hesabidir bu diye dusunmeden edemedim.
Belki oyle degil, belki oyle.
Ama iste...
Bu gidis iyi bir gidis degil.
Bu gidisin sonu hic iyi degil.
Bu karamsarlik icinde icimi aydinlatan seyler de olmuyor degil.
Cok sukur ki hala akli basinda olan insanlar var.
Onlarin yaptiklarini gorup umudumu taze tutmaya calisiyorum.
Hala bir isik var ve ona tutunmak icin ugrasiyorum.
O umut isiklarindan bir tanesi yarin istanbulda.
Ve o gecede toplanan kitaplarla Diyarbakirda bir kutuphane acilacak.
Cocuklar kitap okusun diye.
Bu bir caba. Yeterli ya da degil. Ama bir caba. Hem de cok guzel bir caba.
Orada insanlar bu sogukta sokaklarda yatiyor.
Orada cocuklarin anneleri kahvalti sofrasinda, arkadaslari mahalle arasinda, ogretmenleri camdan gelen kursunla evlerinde olduruluyor.
Simdi gozumuzu kaparsak, gormezsek, duymazsak o cocuklarin cigligini Onlar bu yalnizlikla ve umutsuzlukla buyuyecek.
Biz bunlari yasarken kimsenin sesi cikmadi diye dusunecek.
Ve siz ne derseniz diyin cok hakli olarak kalplerine nefret ekilecek.
Siz sevgili "ya ama teror.." diye soze baslayacaklar.
Cocuklar diyorum.
Lutfen ama ile baslayan cumlelerinizi yazmayin bana.
Sizin yazacaginiz her cumleyi binlerce kez duydum, okudum, tartistim.
Siz kafanizi cevirmek istiyor olabilirsiniz. Ben cevirmiyorum. Ben cevirmeyecegim.
Diyarbakirda yasananlari goruyorum, duyuyorum, biliyorum.
ve ulkemin gelecegi hakkinda cok ama cok endiseleniyorum.
O konuşmayı bende dinledim ve hakikaten nasıl terör propagandası yapılıyor denmiş hiç anlamadım :(
YanıtlaSilZor günler bizi bekliyor
malesef umarim bunlari da atlatiriz :(
Silİş yerim Taksim'de. Sabah patlama olduğu anda bizim ofis sallandı resmen, anı anına koşturdu herkes o neydi diye. Öylesi bir hayat oldu buradaki... Nasıl büyüyecek çocuklar, nasıl o güzel ruhlarından güzel işler çıkacak, psikolojileri bu haberleri bile görerek nasıl oluşacak kim bilir, tabii misal okul gezisi esnasında bir bomba ile öldürülmezlerse!
YanıtlaSilAyşe öğretmen konusunda şok içindeyim... Resmen devletin politikasına ters düşen herkes suçlu ilan ediliyor ve diğerlerince lince maruz kalıyor. Terör propagandası deniyor, kadın belki kendi bıktı terörden zaten, neyini propaganda etsin? Orada siviller ölmüyor mu? Hayvan avlar gibi sokağa çıkan herkesi patır patır vurmuyorlar mı? VURUYORLAR! Devlet kabul ediyor zaten bunu! Ama gel gör ki, gözünüzü kapatmayın demek bile suç oldu memlekette. Kadın bir de hamileymiş, insanlık ettim diye başına gelenlere bak. Beyaz da hemen döndü açıklamalarıyla özür diledi falan... Acınası! Ben kaçarım bu ülkeden kaçmasına da, geride bıraktığım halkım daima acı içinde geriye gitmek zorunda bırakılacak.
Ayşe öğretmenin dedikleri terör propagandası sayıladursun, biz de o esnada babası kızına ne gözle bakmalı, günah mı, onu tartışalım. Al sana yeni Türkiye...
Melis cok gecmis olsun. HSBCde patlama oldugunda yasamistim o hissi. Nasil bir caresizlik nasil bir panik :(
SilSoylediklerine oyle katiliyorum ki. Resmen agzinizi bile acmayacaksiniz diyorlar. Boyle hadsizlik olmaz :(
Söylediklerinizde sonuna kadar haklısınız. Her birine katılıyorum. O konuşmayı ben de izledim hangi yerinde propaganda yapılmış anlam veremedim. Hayır keşke yalan olsaydı, keşke deseydik uyduruyor yok öyle bir şey. Ben bu hayatta en çok siyasetten nefret ediyorum. Gram anlamıyorum ve ilgilenmiyorum da. Beni bu hayatta kurtaracak şeylerin en son sırasında bile yüksek mercilerdekilerin pis kirli çıkarcı fikirleri gelemez. Öyle günler yaşıyoruz ki insanlığın ne demek olduğunu unuttuk. Kimse bu yeni nesil neden böyle deme hakkına sahip değil artık. Bizim zamanımızda böyle olmazdı, yapılmazdı, edilmezdi vs bu boş lafları geçecekler. Çocuk demek gelecek demek. Geleceğe sahip çıkılıyor mu ki yeni nesillerin ne hale geldiğinden hayıflanılıyor. Ülkenin, dünyanın her yerinde tacizin, tecavüzün, istismarın, savaşın, şiddetin göbeğinde yetişen bu çocuklara göz yumdukça geleceğin daha iyi olmasını ancak rüyalarımızda görmeye devam ederiz. Kötüyü bulmak, göstermek, söylemek ve üstünü kapatıp ilgilenmemek çok kolay. Ama ona iyiyi, güzeli, doğruyu öğretmek her yüreğin harcı olamıyor maalesef.
YanıtlaSilTam da onu demeye calisiyordum.
SilHala bir yok biz kurtlerle kiz alip verirdik de bilmem ne. Ya ne kiz almasi ne vermesi. Insanlar olurken kafamizi cevirirsek bu masali anlatacak kimse de kalmayacak ortada. Insanlar nasil da rahat inandiriyorlar kendilerini bunlara inanmiyorum. Oyle guzel yazmissiniz ki cocuklara ne verirsek onu gorecegiz ileride. bizim goreceklerimiz hic iyi olmayacak hic :(
Keşkelerim olmaya başladı hayatımın bu döneminde, daha önce hiç olmadığı kadar :(
YanıtlaSilKeşke herkes sizler gibi düşünebilse-farkı anlayabilse-karşılaştırabilse...
Ne kadar uzak durmaya çalışsam da siyaset gündeminden olmuyor işte, bir yerlerden gözüme gözüme giriyor işte, ah be onkologum, istediğin kadar "stres yasak-huzurla yaşamaya bak" de, olmuyor işte, olmuyor :(
Banu aman. Sizler koruyun nolur kendinizi.
SilBirakin biz uzulelim sikilalaim savasalim. Sonucta saglikla birlikte olmamiz en onemlisi. OPuyorum cok iyi ol :)
Yüreğine sağlık Gülçin..
YanıtlaSilne güzel bir insani duyarlılık.
diyarbakırda yaşıyorum. ve çocuklarım adına artık çok kaygılanıyorum. Her gün endişe içerisinde yaşıyoruz.
tarih kokan mahalleler, bütün tarihi camiler, kiliseler, çarşıların bulunduğu dağkapı, balıkçılar semtleri hep bu eski diyarbakırda. abluka altındaki sur ilçesinde. Bir arkadaşınız geldiğinde gezdireceğiniz bütün tarihi güzellikler buralarda. Bu yaşıma geldim böyle bir şey görmedim. Tanklarla şehir içinde savaş. Hem de günlerce haftalarca aylarca. Gök gürültüsü gibi top sesleri ile uyanıyoruz bazı günler.
Aylarca süren sokağa çıkma yasağı olur mu? oradaki insanları hiç mi düşünmezsin? Devlete nasıl sevgi güven besleyecekler düşünmüyor musunuz?
Buraları adım adım suriyeleşmeye doğru götürüyorlar.. elbirliğiyle. akıldan , vicdandan, hukuktan uzak yönetim politikaları ile şiddetten silahtan başka yol yöntem bilmeyenlerin elbirliğiyle. Bundan daha kötüsü de bunları destekleyen onaylayan milyonlarca insan var.
Şiddet, terör, hukuksuzluk nerden gelirse gelsin karşı olan, karşı duran insanların sayısı çok az ne yazık ki bu ülkede. O yüzden hukuksuz, orantısız şiddet uygulayanlar da, acımasız şiddet yöntemleri ile mücadele edenler de bu kadar pervasız. Bu kadar acımasızlar.
bir felakete doğru yol alıyoruz gibi hissediyorum.
umarım yanlış hissediyorumdur. :(