20 Mayıs 2013 Pazartesi

Bu kez Portekiz... Lizbon

Bir tatilin daha sonuna geldik...
Bu kez Portekizdeydik. Ozan, ben, Esen, Baris ve sevgili gonullu rehberlerimiz :)
9 gun kaldik Portekizde. Bazen gunesli, bazen bulutlu, bazen ruzgarli, bazen yagmurlu 9 guzel gun.
1000 kmden fazla yol yaptik. 
Gezdik, gorduk, yedik ictik ve an itibariyle yagmurlu Hollandamiza geri donduk...


Guzel bir yolculugun ardindan gunesli karsiladi ilk duragimiz Lisbon bizi bir de misafirperverlikli :) Hani diyoruz ya turk misafirperverligi bambaskadir diye. Oyle suphesiz. Bunca yer gezdim ilk defa bizim misafirperverligimizle yarisabilecek bir yer gordum: Portekiz. Sagolsunlar E&B'in arkadaslari hic yalniz birakmadilar bizi. Sabah, ogle, aksam, gece gunduz ilgilendiler bizimle. 


Biz bu kez bir ulkede hem turistik hem de orali insanlarin arasinda sanki onlardan biriydik. Onlarin gezdigi sokaklarda gezdik; cogunda turistler yoktu. Cocuklar oyun oynuyor, kahvelerin onunde amcalar bagira cagira konusuyor, teyzeler balkonlarda camasir asiyordu. 

Onlarin ugradigi barlara ugradik. Cogunda turistler yoktu. Gencler mezuniyet kutluyor, kalabaliktan yurunmuyor bazinlarinda hala michael jackson sarkilari caliyordu. 

Onlarin gittigi restoranlara gittik. Cogunda turistler yoktu. Hemen Hemen hepsinde bir kosede televizyon acik duruyor, adlarini takip etmekte zorlandigim cesit cesit yemekler masalarda dolaniyor hatta bazen mac izleniyordu. 

Oyle yogun, oyle kosusturmacali gecti ki gunler ne not almaya, ne yazi yazmaya vaktim oldu. Bu kez Esen'in ozel istegi uzerine Portekiz yazilari mumkun oldugunca gun gun, anilar gibi yazildi. Oyle icime sinecek sekilde toparlayamadim bir turlu yazilari ama iste bu seferlik boyle bir sey oldu :)


Lizbona aksam gec saatlerde vardik. Hani belki baska bir ulkede olsak hic yemek isine girmeden uyunabilecek bir saatte. Ama daha ilk aksamdan Portekiz hakkinda ogrenecegimiz 4 onemli sey vardi:
1. Lizbonda geceler cok cok uzun yasaniyordu.
Keza bizim icin de Lizbon geceleri 3ten 4ten once kapanamadi :)

2. Portekizliler cok ama cok en az bizler kadar cok konusuyordu. 
Keza resepsiyondaki kizdan anahtari almamiz yarim saatten fazla surdu. Dinlemedim ama sanirim o sirada hayat hikayesini bile anlatti :)

3 Aksam yemegi gece saat 12de olsa en kallavisinden yeniliyordu. 
Keza biz hafif bir seyler mi yesek desek de masamiza balikli patatesli yemekler bile getiriliyrodu :)

4. Masada Portekizliler de varsa hesabi odemek icin illa kavga etmek gerekiyordu aynen Turkiyedeki gibi.
Keza o aksam da takip eden gunlerde de kisa capli bir mucadele yasanmadan hesap odenemedi :)


O aksam deli gibi yedikten ve yol yorgunlugunu da guzel bir uykuyla attiktan sonra sabah erkenden Ozanla attik kendimizi yollara. 
Ilk gunun ilk hedefi Alfama bolgesiydi. 
Daracik sokaklar, merdivenler, kucuk bakkallar ve bildiginiz meyhaneler. 
Bence Lizbon'un en guzel bolgesi. 
Ama duydugumuz kadariyla gece gitmek cok da guvenli degil. Hani bizim taksimin arka sokaklari, Dolapdere, Cukurcuma gibi. Ben oralari da cok severim zaten belki de o yuzden alfama da Lizbon'da en sevdiklerimden oldu.


Alfama sokaklarina dalmadan once Fado muzesine gittik Ozanla. Muze guzel, ama gidilmezse olmaz bir muze degil yine de bizim gibi fado seviyorsaniz gitmeye de deger bence... Fado Portekiz'in arabeski desem yalan olmaz sanirim. Muzede fadoya dair pek cok sey anlatiliyor bence en ilginci ise fadistalarin yani fado soyleyenleerin duygularini anlattigi kisimdi...

Fado soylerken ben ben degilim... Sanki bedenimden yukseliyorum ve kendimi uzaklardan izliyorum diyordu bir fadista. 
Bir baskasi...
Her fadoyu her gun soyleyemezsin ruhunun o fadoya uygun olmasi lazim diyordu. 
Bir baskasi...
Bazen fado soyledikten sonra oyle yorgun olursun ki yerinden kalkamaz yuruyrmezsin diyordu... 

Biz Ozanla bazi aksamlar fado dinlerdik evde. Saraba en yakistirdiklarimizdan biriydi zaten fado, o muzeyi gezdikten sonra dusundum de daha cok dinleyecegim sanirim artik fado...


Fado muzesinin ardindan yine vurduk kendimizi yollara Ozanla. Alfamayi bastan asagiya yuruduk. Fotograflar cektik. Lizbona bir tepeden bakan se katedralini ziyaret ettik. Sonra bir telefon geldi. Gonullu rehberlerimiz bizi kita avrupasinin en bati noktasina, Cascais'e goturmek istiyordu. 

Dolustuk bes kisilik arabaya 6 kisi kita avrupasinin en bati ucuna gitmek uzere yola ciktik. Hollanda'da olsak asla ama asla bir arabaya 6 kisi binemezdik. Hicbir Hollandali bunu teklif bile etmezdi bize. Ama simdi Hollanda'da degil portekizdeydik ve portekizlilerin bize benzerligine sasiriyor sicakliklariyla neseleniyorduk.


Cascais'e giden yol  Belem bolgesinden gecti bizim icin. 

Vasco de Gama gibi pek cok unlu kasif Portekizli. O kasifler ve kesifler anisina yapilmis guzel bir anit var Belem bolgeinde. Tepesinde de cikilabiliyor, guzel bir sehir manzarasi var. Tepsine cikilmasi sart degil bence. Biz ciktik, derin derin nefesler aldik tepede. Bir suru fotograf cekip eglendik kendimizce. 


Belem bolgesinde bir de guzel kiliese var icinde de Portekizin en buyuk kasifi Vasco de Gamanin mezari. Koskoca kasif hindistanda sitmadan olmus. Simdi mezari Portekizde. Bir de be gorelim bizden once mezari ziyaret eden cumhurbaskanimizin celengi de orada. Tesaduf iste :)


Beleme gidip portekizin en unlu pastasindan yememek olmazdi. 
Portekize hatta Lizbona ozgu olan bu tatlinin orjinali sadece bu pastanede yapiliyormus. Lizbonun hemen hemen tum pastanelerinde ise taklitlerini gormek mumkun. Hic saklamiyorlar taklit oldugunu kabul ediyorlar ve hatta her yil en iyi taklit kimin onu bile seciyorlarmis :) Tarif sir! Hatta cinliler calmaya bile calismis bu sirri ama basaramamislar :) Biz gitmisken orjinalini yedik. Bin kere olsa bin kere yerim o kadar sevdim :)


Pastaydi, likordu diye dolanirken asil hedefimiz Cascais'e varmamiz epey zaman aldi tabi. 

Iyi ki de aldi. Boylece biz deaksam gunesine karsi Avrupa kitasinin en bati ucundaki bir barda sohbet ederek karsiladik. Vaktimiz olsa gunesi de batiridik ama o aksam bir partiye katilmamiz gerekiyordu. Evet evet Portekizde biz hic tanimadigimiz insanlarin evine partiye bile davet edildik :) Iste oylesine Turkiyeye benzeyen, bizim misafirperverligimizi aratmayan bir yerdeydik :)



O aksam daha once hic tanimadigimiz baska insanlarin evinde partiye katilarak ustelik sanki uzun zamandir tanisiyormuscasina guzel zaman gecirerek portekiz misafirperverligiyle bir kez daha keyiflendik. Portekizde lisbonda da geceler uzundu. Gun oyle kolay kolay bitmiyor bir saatten sonra herkes evinde oteline cekilmiyordu. 

Gecenin kalbi Lisbon'da Bairro Alto'da atiyordu. 
Bizim bir baska gonullu rehbermiz Miguel de bizi Bairro Alto sokaklarinda dolastirdi. Sabaha meyhaneler bolgesi Aalfama da basladik, aksami barlar sokagi Bairro  Alto'da bitirdik. Guya biz gittigimizde yeterince kalabalik degilmis! Yolda yurunmuyordu vallahi o kadar diyeyim. 

Ayni yere gunduz giderseniz bombos, bambaska bir hal. Gece ise lizbonun eglencesinin kalbi... 


Biz de eglenceye katildik sabaha kadar dans ettik eglendik diyecegim Ama oyle yorgunduk ki cok da kalmadik barlar sokaginda. 

Ne de olsa sorumlu turistlerdik biz uyuyacak yeni bir gunde yine kendimizi yollara vuracaktik!
Yine de otele vardigimizda saat 3 falandi.
Acaba ertesi gun nasil uyanacaktik :)

PS: Boyle kac gunde bitiririm ben bu gezi yazilarini ama ozel istek boynum kildan ince haydi gorecegiz bakalim :)

14 yorum:

  1. Harika, gerisini de merakla bekliyorum, iyi gezmeler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fadis cok tesekkurler gun gun gezimiz burada :)

      Sil
  2. aa sevdim ben Portekizlileri.. demek yarışıyorsun ödemek için bu çok iyi bir işaret benim için:)

    YanıtlaSil
  3. yani ödesinler diye değil tabi ruh gibi değillerin alameti benim için:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben anladim seni :) ama alismisiz alman usulune o cekismeler bana bir komik geldi anlatamam. gezi boyunca guldum :)
      Lutfen paylasalim
      Olmaz siz misafirsiniz
      bu sefer biz odeyelim
      olmaz siz misafirsiniz
      Allahtan Turkiyeden antremanliyiz da bu durumlarin ustesinden gelmeyi, caktirmadan hesap odemeyi falan biliyoruz :)

      Sil
  4. Gitmek istediğim yerlerden biri Lizbon. ama Bambinoyu götürmesek mi acaba dedim seni okuyunca :P
    Ama yok, onsuz gidemem ki bir yerlere :)
    Sıcakkanlı insanların mekanları daha çok seviliyor, kanımızda var bizim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benden bizden gece hayati girla :) ama benim tanidigim bambino buna da ayak uydurur :) bir deneyin bakalim sevecek mi cocuk canim :)

      Sil
  5. Gulcin ne guzel anlatmissin, su yagmurlu gunde o kadar gidesim var ki buraya yaz gelmiyorsa biz yaz gitsek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. demet orada da yagmur yagdi ya sorma :) bazen cizgi filmlerdeki basinda bulut gezen adamlara mi donduk diyorum :)

      Sil
    2. Gulcin cok mu bereketliyiz nereye gitsek yagmur yagiyor. Inanabiliyor musun son 100 yilin en soguk Mayisini gecirmisiz burda, ortalama 6,5 derece imis :)

      Sil
    3. inanmam mi demet ya sabah kislik montumla geldim ise
      of ki ne of
      bir de butun haftasonu kaldiriyorum artik diye kazak yikadim paketledim kaldirdim
      al baya lazimlar simdi :)

      Sil
  6. Okurken seniinle beraber gezdim bende harika anlatmışsın tşk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cocuk gezileri cok tesekkur ederim :)
      iyi ki eldiniz hosgeldiniz :)

      Sil

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails