Bir zamanlar mucadele icinde olan bir ailenin blogunda okudugum bir seyden cok etkilenmistim. Diyordu ki blogun sahibi kucuk dertlerimi ozluyorum, evimizde yasadigimiz siradan kucuk dertlerimi. Iste sanirim o zamandan beri ben kucuk dertlerimi seviyorum, evimizde yasadigimiz siradan kucuk dertlerimizi. Ne kadar normal bir hayatim oldugunu hatirlatiyorlar bana. Bazen dert edindigim seylerin ne kadar siradan ve hepsinin hayatimi guzellestimek uzere olan seyler oldugunu hatirlatiyorlar bana. Arada buyuk uzuntuler gelince, hele o uzuntulerin sebebi sagliga dayaninca o blogun sahibinin ne demek istedigini daha iyi anliyorum. O uzuntuler gecince ama icimizde bir yerde izi kalinca daha da seviyorum kucuk siradan dertlerimi.
Bu aralar da kucuk dertlerim var. Mesela evdeki pirincin tam da ben pilav isterken bitmesi gibi. Burada marketlerde satilan pirinclerle yapilan pilavi ancak hastalandigimda lapa niyetine yiyebilecegimden pilav pirinci almak icin ya turk marketine gitmemiz ya da pazarin kurulmasini beklememiz gerekiyor. Bu da neresinden baksaniz pilavsiz gececek koca 2 gun demek. Benim gibi pilav duskunu bir insan icin hele de tavuklu pilav yiyecegim diye hevesle mutfaga ilerlemisken ne buyuk bir hayal kirikligi bu bilseniz. Ah ne guzel evdeki biten pirici derdim olmasi bir yandan soylenerek Ozanin sabrini denerken kendimi domatesli bulgur pilaviyla teselli etmem.
Evimizde pencere onunu susleyen ev sahibimizden emanet ciceklerimiz var. Onlara isim bile verdik; beyaz, orkide, yasli, pembe ve sacli. Gecen hafta bizi ziyaret eden arkadasimizin aldigi citir papatyalar da gelince evdeki cicek nufusu insan nufusundan kat be kat fazla oldu J Cicek bakmayi beceremiyoruz. Bir yandan da hem canli olduklarindan hem cicekleri cok sevdigimizden hem de emanet/hediye olduklarindan onlara asla kiyamiyoruz yasasinlar diye cabalayip duruyoruz. Yani oldurmuyoruz ama surunduruyoruz. Onlarin sararan yapraklari, dokulen cicekleri en onemli kucuk dertlerimden bugunlerde. Ah ne guzel evdeki ciceklerle ugrasmanin en onemli kucuk derdim olmasi ve kucuk dertlerimin bir yandan evimizi guzellestirip mis gibi kokutuyor olmalari.
Arada kendimizi eglendirelim diye acip wii oynuyoruz evde. Cok genis bir oyun arsivimiz yok; olan oyunlardan da ben sıkıldım. Surekli ayni seyleri oynuyoruz. Daha da onemlisi ben evdeki hicbir oyunda Ozan’i yenemiyorum. Dolayisiyla kendime yeni mucadele alanlari acmak icin buyuk bir azimle oyun bakiyorum. Ne yazik ki istedigim oyunlari yani soyle benim yapabilecegim ama Ozan'in yapamayacagi dolayisiyla evde sampiyon belli ikinci kim diye gururla dolasmami saglayacak oyunlari bulamiyorum. Ah ne guzel insanin oyun oynayacak vaktinin olmasi ve surekli aldigi yenilgilerin ya da sevecegi oyunlari bulamamanin kucuk derdi olmasi.
Is donusu eve yuruken bir dukkanda guzel bir bluz begendim. ne yazik ki begendigim renkte bana uygun bedeni yok. Kor olur badem gozlu olur misali illa o olmayan rengi almak istiyorum. Biliyorum o renk olsa baska renkler daha iyi olur mu diye dusunecegim ama simdi o renk yok ya; illa onu istiyorum. Arada gecerken vitirne bakiyor umutla dukkan sahibinin bunlar elimizdeki son kalanlar yenileri gelmeyecek dedigi yani asla gelmeyecek olan begendigim renkteki benim bedenimin gelmesini bekliyorum. Ah ne guzel giyecek kiyafetin kucuk derdim olmasi.
Ya evdeki dolaplari duzenlemem gerektigi gercegine ne demeli. Bahar geldi ustelik gunesiyle geldi. Kisliklari kaldirip yazliklara merhaba demenin vaktini de getirdi. Yani dolap duzenlemem gerekiyor. Ama duzenleyemiyorum cunku guzel ziyaretler, kisa tatiller ama bugun de hava guzel evde is yapmasamlar esliginde eve zaman ayiramiyorum. Sonra da kendimi suclu hissedip dolaplari duzenleyememeyi kendime dert ediniyorum. Ah ne guzel insanin gezmekten vakit bulamayip kalan isleri dert edinmesi
Biliyorum butun kis bahar gelsin yaz gelsin diye yazdim durdum buralarda. Ama bahar gelsin yaz gelsin diye yazarken o gelen guzel havalarin benim kazaklarimi, paltolarimi dolaplara kaldiracagini, ortaya cikan ince tisortlerin tiril tiril elbiselerin n.u.tellalarla, pastalarla butun kis emek emek biriktirdigim fazla olmasa da var olan kilolarimi da gozlerimin onune serecegini dusundum mu? Dusunmedim. Dusunduysem de yemeden duramadim. Bakiniz Gulcin ve N.utella J Al sana bir dert daha. Durum vahim olmasa da her kadinin her daim dedigi gibi ben de kilo versem diyorum. Ama bir yandan da hala nutella yemek, kahve yani cukulata keyfi yapmak, arada pastalar vs goturmek istiyorum. Ayrica bunlarim hepsini de yapiyorum. Ama bu yeme durumunu da arada kendime dert ediniyorum. Ah ne guzel insanin saglikli olup, yediginden tat alabilir halde olmasi ve aldigi verdigi 3-5 gramin pesinde zihnini mesgul edecek vaktinin olmasi. (3-5?? tabi tabi 3-5 :))
Velhasil kucuk dertlerim var bugunlerde. Arada kafama takiyorum, arada esip gurluyorum, arada soyleniyorum ama normal siradan bir hayatim oldugu icin keyiflenip hayatimiza renk katan kucuk dertlerimi ayri bir seviyorum. Ah ne guzel insanin saglikli olmasi, sevdiklerinin saglikli olmasi ve kucuk dertlerine ayiracak vaktinin olmasi.
Kucuk dert(cik)lerim sizleri cok seviyorum biz hep saglikli olalim, boyle siradan hayatlar yasayalim, dertlerimiz hep sizin gibiler olsun boyle boyle zaman aksin dursun…
Umarim hepimizin hayatindaki dertler olacaksa hep boyle kucuk dert(cik)ler olsun...
Gülçincim sen ne tatlısın ya ( artık daha samimi olmanın vakti gelmişti) hep böyle ol, hep böyle güzel şeyler yaz, günümü güzelleştir emi:)
YanıtlaSilgeçtiğimiz yaz babamın başına çok ciddi sağlık sorunları gelipte onu kaybetme noktasında günlerce kalınca senin dediğin noktaya geldim. şimdi senin küçük dediğin dertleri dert kategorisine bile sokmuyorum :)
YanıtlaSilhadi "dertcik" diyelim de dertsiz olmamış olalım ...
Fadis cok tesekkurler :)
YanıtlaSilAslinda yazarken cok cekindim ya bu nedir boyle dert mi diyor bunlara kendini sasirmis, simariklik yapiyor gibi bir izlenim yaratir mi diye :S
Ama sadece saglik olsun da boyle dertler edinelim demek istedim o zaman keyif her sey.
Sen beni anlamisin gulmussun ya cok tesekkur ederim inan cok sevindim :)
Sevgiler sana ve Izmirime :)
NzN,
YanıtlaSilEvet iste tam da demek istedigim oyle bir seydi. Insanin bunlari arayacagi gunler olmasin. ne demektir ne yazik ki ben de iyi biliyorum :( Olacaksa derdi (dertcigi) de bu olsun degil mi?
Dertcik kismini cok sevdim hatta basligi degistireyim :)
tesekkurler
dertcik'ler hayata renk kadar aslında şekerim bakmasını bilene. bak sen bakmış renkli kısmını görmüşsün.
YanıtlaSilnasıl nir polyannacılık bak gördünm mü?!!
Nzn :) katiliyorum kesinlikle. Bu arada bir onceki yorumda yazdigimi sanmistim. Cok gecmis olsun umarim bir daha gelmemek uzere gitmis olsun o zamanlar.
YanıtlaSilchartier alain'in mutlu olma sanatından fırlamış bir karekter gibisin:)
YanıtlaSilparkta oturuken özürlü kızını evde bırakmış oğlumla yaşıt oğluyla ilgilenirken o kadar hayat dolu ve güzel gülen bir kadın olan anneye, başka bir annenin söylediği şu söz dikkat çekici;
-Sen bir şeyler mi içiyorsun!
aptalca, kötüce, sinsice.
sen hep mutlu ol.
kötü, karamsar insanlar senden hep uzak olsun.
tabi insan bir de Hollanda'dan yazinca suphelenmek normal :)
YanıtlaSilben yazarken boyle oluyorum aslinda normalde karamsarliga yakin oldugum soylenebilir de yazarken bakiyorum icimden bir ses "ya onu birak da bir de surdan bak" demeye baslamis.
O icimdeki ses kesin bir seyler iciyor katiliyorum :) Edepsiz :)
cok guldum :)
Seviyorum seni:)
YanıtlaSil*Deli Anne, bilmukabele :)
YanıtlaSilNe guzel yazmissin, kimse kucuk dertlerini ozlemek zorunda kalmasin o zaman.
YanıtlaSil*b,
YanıtlaSilsen de ne guzel soylemissin umarim aynen soyledigin gibi olsun
cok tesekkurler