Elimde degil merak ediyorum :)
1. Frankfurt hakkinda genel olarak neleri ogrenebildim?
Almanya’nin batisinda gorece Hollandaya yakin bir bolgede yeralan Frankfurt Almanya’nin 5. Buyuk sehri. Sehirde yasayan 670.000 kisinin 170.000 yabanci. Sehrin asil adi Frankfurt Main. Yani Main nehrinin yanindaki Frakfurt. Zira baska bir nehrin yaninda yine bir Frakfurt sehri var ve o da Frankfurt olarak biliniyor. Bizce ayri isimler verseler iyiymis ama vardir bir sebebi. Acikcasi cok merak etmedim arastirmadim :)
Almanya’nin batisinda gorece Hollandaya yakin bir bolgede yeralan Frankfurt Almanya’nin 5. Buyuk sehri. Sehirde yasayan 670.000 kisinin 170.000 yabanci. Sehrin asil adi Frankfurt Main. Yani Main nehrinin yanindaki Frakfurt. Zira baska bir nehrin yaninda yine bir Frakfurt sehri var ve o da Frankfurt olarak biliniyor. Bizce ayri isimler verseler iyiymis ama vardir bir sebebi. Acikcasi cok merak etmedim arastirmadim :)
Sehir tum Almanya'nin finans ve bankacilik merkezi olarak kabul ediliyor ve pek cok bankanin merkez ofislerine ev sahipligi yapiyor. Bu nedenle sehir mekezinde yasayan nufusun buyuk cogunlugu calismak uzere gelmis profosyoneller.
Ikinci dunya savasindan sonra neredeyse tamamen yikilmis olan sehir pek cok avrupa sehrinde oldugu gibi savastan sonra yeniden yapilaniyor ve eski ile yeni mimariyi birlikte yasatmaya calisiyor.
Frankfurt ayni zamanda fuarlar merkezi olarak da biliniyor. Sehir her yil kitap, plastik, tekstil, makina parcalari gibi genis yelpazede urunlerin fuarlarina ev sahipligi yapiyor.
Dunyanin en eski bitkisi olarak kabul edilen hatta "Yasayan Fosil" olarak adlandirilan bir agac. Turkiyede "Fil kulakli agac" olarak da bilinmekteymis. Ben hayatimda ilk defa duydum kendisini. Hayir dunyadaki tum bitkileri bilmiyorum elbette ama dunyanin en eski bitkisi olunca derslerde falan gormus muyuzdur acaba dedim ama kesinlikle hatirlamiyorum boyle bir bitkiyi.
Gothe’nin en sevdigi agac olarak gezdigimiz muzede anlatilinca merakimi cezbetti kendisi. Oylesine severmis ki Gothe bu agacin ozellikle yapraklarini, onlari konu alan bir siir bile yazmis. Gothe fil kulagi seklinde olan bu yapraklari samimi dostlugun bir sembolu olarak nitelendirmis.
Internette elbette bu agac hakkindada pek cok bilgi bulmak mumkun. Gulcince en dikkat cekici bilgiler ise asagida:
- Cok uzun omurlu bir bitkiymis ve dunya yuzeyinde 1500 yasinda olan Gingko agaclari varmis
Internette elbette bu agac hakkindada pek cok bilgi bulmak mumkun. Gulcince en dikkat cekici bilgiler ise asagida:
- Cok uzun omurlu bir bitkiymis ve dunya yuzeyinde 1500 yasinda olan Gingko agaclari varmis
- Uzun omrunu hastaliklara karsi cok direncli olmasina borcluymus. Hatta 2. Dunya savasi sirasinda atom bombalarinin hedefi olan bolgelerin cok yakininda hala yasayan gingko agaclari oldugundan atom bombasindan bile etkilenmedigine inanilmaktaymis.
- Dikkat arttirici, hafiza guclendirici etkileri varmis. (belki de Gothe bu yuzden seviyordur kendisini). Alzheimer tedavisinde kullanimina dair calismalar devam etmekteymis.
- Meyveleri az miktarda yenildiginde zehirli olmasa da cok yenildiginde zehirli olabiliyormus Ozan gordugumuz hemn hemen her bitkinin meyvesini tatmadan duramadigindan biliyoruz ki meyvesinden alinan cok ufak bir isirik zehirli degil ama cok yenilirse zehir etkisi yaratabiliyormus. O zaman tam azi karar cogu zarar! ve kullanimini ilac sektorune birakmak daha akillica.
- Uzun omrunden dolayi Cin ve Japonya da tapinak ve mabetlerin bahcelerine dikilirmis.
4. Faust hakkinda neler ogrendim?
Faust Gothe’nin en onemli eseri. Hatta okudugum pek cok kaynaga gore Alman edebiyatinin da en onemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gothe’nin Faustu yazmasi neredeyse hayatinin 50 yilini aliyor. 50 yil… 50 yillik emegin urunu olan bu eserin bunca ovguyu almasi elbette dogal. Genclik yillarinda yazmaya basladigi eserini hayatinin son yilinda tamamliyor Gothe. Belki de oylesine mukemmelliyetci ki "iste bu son halidir" demeye ici el vermiyor hicbir zaman.
- Dikkat arttirici, hafiza guclendirici etkileri varmis. (belki de Gothe bu yuzden seviyordur kendisini). Alzheimer tedavisinde kullanimina dair calismalar devam etmekteymis.
- Meyveleri az miktarda yenildiginde zehirli olmasa da cok yenildiginde zehirli olabiliyormus Ozan gordugumuz hemn hemen her bitkinin meyvesini tatmadan duramadigindan biliyoruz ki meyvesinden alinan cok ufak bir isirik zehirli degil ama cok yenilirse zehir etkisi yaratabiliyormus. O zaman tam azi karar cogu zarar! ve kullanimini ilac sektorune birakmak daha akillica.
- Uzun omrunden dolayi Cin ve Japonya da tapinak ve mabetlerin bahcelerine dikilirmis.
Simdi etrafima baktigimda oyle cok Gingko agaci goruyorum ki! Meger ne kadar yaygin bir agacmis da ben bilmiyormusum.
3. Gothe hakkinda neler ogrendim?
3. Gothe hakkinda neler ogrendim?
Alman edebiyatinin en onemli temsilcilerinden biri. Benim aklimda yer eden Alman yazarlarin sayisi o kadar az ki. Ama yine de Alman edebiyati diyince, Gothe ilk aklima gelen isim. 1749 da Frankfurtta bizim gezdigimiz evde, gezdigimiz odalarin birinde doguyor Gothe. Zengin bir ailenin cocugu oldugundan rahat bir hayat suruyor ve iyi bir egitim aliyor. Acikcasi yasadiklari evi gorunce ne kadar zengin olduklarini ve ne denli rahat bir hayat yasamis olabileceklerini anlamak mumkun. Aslen hukuk egitimi almasina ve hukuk alaninda doktora dahi yapmis olmasina ragmen hayatini edebiyata adiyor. Hayatini adadigi yolda oyle basarili oluyor ki 83 yasinda hayata gozlerini kapadiginda Alman hatta Dunya edebiyatinin en onemli isimleri arasinda yerini almis durumda oluyor. Sanirim vaktim oldugunda daha fazla okumaya calisacagim Gothe'nin hayatina dair yazilari.
4. Faust hakkinda neler ogrendim?
Faust Gothe’nin en onemli eseri. Hatta okudugum pek cok kaynaga gore Alman edebiyatinin da en onemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gothe’nin Faustu yazmasi neredeyse hayatinin 50 yilini aliyor. 50 yil… 50 yillik emegin urunu olan bu eserin bunca ovguyu almasi elbette dogal. Genclik yillarinda yazmaya basladigi eserini hayatinin son yilinda tamamliyor Gothe. Belki de oylesine mukemmelliyetci ki "iste bu son halidir" demeye ici el vermiyor hicbir zaman.
Kitap hakkinda pek cok ayrintili bilgiyi elbette internette bulmak mumkun ama kitap tanitimlarindan benim aklimda kalanlar ozetle su: “ Faust yani Latincede mutluluk olarak adlandirilmis olsa da hayatinda mutlulugu asla bulamamis bir adami anlatir bu kitap. O adam ki bilim ugruna butun hayatini harcamistir, bilim ugruna dunyada ona zevk verecek herseyden kacmistir. Mutlulugu hayatin anlamini bilimde aramistir. Ulasamaz istediklerine ve ruhunu seytana satar. Iste Faust bu ugurda yasanan tum ikilemleri, verilen cabayi ve umut ile umutsuzlik arasinda sikismis bir ruhu anlatir. KItabi okumadim o nedenle bu sadece tanitimlardan aklimda kalanlar. Okursam bir gun kitabi kendi dusuncelerimi de yazarim umarim.
Daha merak ettigim pek cok sey var Frankfurt hakkinda ama bu aralar isler yogun ya bu kadarini arastirabildim gerisi baska bir ziyarete diyerek yeniden gitmek icin bahane mi yaratsam acaba :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder