29 Eylül 2010 Çarşamba

Home country office...

Ofise gitmek, calisma arkadaslarinla birarada olmak, gunu kahve molalari ya da ufak sohbetlerle suslemek tabi ki guzel. Is acisindan bakarsak tartisilmayacak derece faydali da olabiliyor. Ama insan, calisiyor da olsa arada ofis disinda olmak istemiyor degil.

Disarida yagmurun yagdigi bir gun pijamalarini cikarmadan evde dolasmak, toplantilara evden katilmak daha az yoruyor sanki insani. Herkes icin durum ayni mi bilmiyorum ama boyle kucuk kacamaklar bana dinlenmis olma hissi veriyor. Hatta belki de kole olmama hissi, istedigimi istedigim zaman yapabiliyor olma hissi. Cok sanliyim ki Hollandada ve Unileverde “Evden calisma” yani “Home office” yaygin olarak kullanilan bir uygulama. 

Ama ya insanoglu elindekiyle yetinmiyor ya da ailenden uzak yasayinca durum biraz daha karmasiklasiyor. Insan bazen kendi memleketinden calisabilmek istiyor. Islerin yogunlugu nedeniyle izinli olamasa da calisma gununun sonunda ailesini, arkadaslarini gorebilmek istiyor. Bir nevi hic uzakta degilmis gibi, Turkiye’de calisiyormus gibi hissetmek istiyor. Ama istemek elbette istedigi elde etmek anlamina gelemiyor her zaman. Bu mudurumce “degisik” hatta “akil almaz” benim icin cok dogal” olan istek gundeme geldiginde tartismanin galibinin kim olacagi onceden tahmin etmek pek mumkun degil.

Baktim her seferinde aciklamakla olmayacak bu is bu yazimla ozel olarak, Izmir’den calisabilir miyim acaba diye endiselenen mudurume seslenmek istedim. Gerci kendisine seslenmek istiyorsam bu yaziyi ingilizce yazmam daha uygun olacaktir ama ne yapalim blog dilimiz turkce. Olmadi bir de ingilizce versiyonunu yazarim artik J Ve hatta bu yazimla yurtdisinda calisan ama arada Turkiyeden calismak isteyen tum arkadaslarimin da mudurlerine seslenmek istiyorum. Ve hatta bu yazimla.... Neyse abartmasam iyi olacak J

Sevgili Mudurum (lerimiz),
Asagida ulkem(iz)de gecirdigim(iz) bir calima gununun durust olarak ozetlenmis halini bulabilirsiniz. Maddeler halinde yazilmis kisimlarda yasadigim(iz) bir gunun kisa bir ozetini ve calisma performansim(iz) uzerindeki etkilerini gorebilrsiniz.
  • Ulkem(iz)deki bir calisma gunu sabah uyanip evim(iz)in balkonunda sahane bir kahvalti etmem(iz) ile basliyor. Gune guzel bir sohbetle, gunesli bir havada oksijen icerisinde zengin bir kahvalti ile basaldigim(iz)dan, ilk maillerimi(zi) okurken sahip oldugum(uz) enerji, Hollanda’da (yurtdisinda) ozellikle yagmurlu ve soguk gunlerde tren yolculugu ve ruzgara karsi bir yuruyusten sonra ofise ulasabildigim(iz) sabahlarin ilk saatlerinde sahip oldugum(uz) enerjiden daha fazla.
  • Gun icerisinde toplantim(iz) varsa, evim(iz)deki odalardan birini kullanma sansina sahibim(z). Evlerimizde kablosuz internet erisimi bulundugundan bu mekan degistirmeler sirasinda sistemlerden kopma gibi bir problem de yasamiyorum(z).
  • Sevdiklerim(iz), gun icerisindeki, cay – kahve molalarinda, ogle yemegi zamaninda hep yanim(iz)da olduklarindan ve yeterli! besin ve icecek miktarini alabilmem(iz) icin ne gerekiyorsa yaptiklarindan buyuk bir rahatlikla calisiyor; gun icerisinde asla “ay hangi cayi icsem?”, “simdi su yiyecek olsa ne guzel olurdu ama nasil bulacagim?” gibi endiselerle stres altinda da kalmiyorm(uz).
  • Tum bunlarin yanina ogleden sonra elinde dondurmalarla gelen cok yakin bir arkadasi (benim icin Esin!) ya da “Al bak sana sevdigin mezelerden aldim ya da citir citir gevrek, boyoz getirdim” diye kapiyi calan aile bireylerimi(zi) (benim icin abim!) de eklersek gun icerisinde yasadigim(iz) keyifi tanimlayacak soz bulmak zor.
  • Verdigim(iz) kisa aralarda bilgisayara bakmak yerine gercek insanlarla (ustelik sevdigim(iz) insanlarla) sohbet edebildigimizden ara sonunda dinlenmis bir Gulcin (calisan) olarak isim(iz)in basina donebiliyorum(z). Bunun verdigi enerjinin isim(iz)e yansidigini gonul rahatligi ile soyleyebilirim(z).
  • Ustelik is gununun sonunda ailem(iz) ya da arkadaslarim(iz)la birlikte olmak icin planlar yapiyor oldugum(uz)dan buyuk bir durustlukle soyluyorum(z) ki yurtdisinda calistigim(iz)dan daha verimli calisiyor, islerimi(zi) cok daha buyuk bir zevkle tamamliyorum(z).
  •  Izmirde/ Turkiyede kalacagim(iz) gunler uzatilirsa bu sohbet aralarinin da daha fazla sayida yasanacagini gozonune alirsak birim sohbet uzunlugunun ilerleyen gunlerde kisalacagini da asagidaki grafikle kanitlayabiliriz. Grafikte x ekseni konusma sayisini, y ekseni konusulacak konularin yogunlugunu gostermektedir. Ilk gunler birbirimizi gormedigimiz zamanlarda biriken konular konusulacagindan sohbet aralarinda harcanacak sure uzun olacakken, ilerleyen gunlerde konusma konularini gunluk aktiviteler olusturacagindan bu surenin kisalacagi dusunulmektedir.


Izmirde/Turkiyede calismanin yarattigi arti ve eksileri asagidaki tabloda ozetlenmis bir sekilde  gorebilirsiniz:
Kazanc
Kayip
Daha mutlu bir Gulcin (calisan)
Toplantilara Turkiyeden katilindigindan daha yuksek bir telefon faturasi
Motivasyonu ve daha yuksek bir Gulcin (calisan)
Ofiste bulunan beraber calismasi gereken arkadaslardan uzak olundugundan azalan yuz yuze gorusmeler

Zamanla evini ve esini daha cok ozleyecek olan bir Gulcin(calisan)

Yukarida ozetlenen kayiplari inceledigimizde, uzun vadede siralanan kayiplarin (ozellikle sonuncusunun) isimi(zi) etkileyecegini de kabul ettigim(iz)den her zaman Izmirden/ Turkiyeden calisayim(lim) diyemiyorum(z). Ancak kazanclar da gozonune alindiginda zaman zaman Izmirden/Turkiyeden calismam(iz)in sevgili sirketim(lerimiz) tarafindan da desteklenmesi gerektigini dusundugum(z)u belirtmek isterim(z). Tum bu aciklananlar isiginda izmirden/Turkiyeden  calisma taleplerim(z)in daha olumlu karsilanmasini istedigim(z)i saygilarim(z)la arz eder, gereginin bir sonraki taleplerim(iz)de yerine getirilmesini rica ederim(z).
Saygilarim(iz)la...

PS: Yazarken dusundum de sanirim ucmak benim beynimde degisik bir yerleri aktive ediyor. Ben yaziyi ingilizceye cevirmeye basliyorum. Biliyorum ise yarayacak :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails