7 Ağustos 2018 Salı

Calisan anne olmak

Eski bir yazi. Tam da o zaman yazdigim gibi taslakta kalmis. Gelsin o zaman buraya... 

****

Annem Turkiye'ye gitti :( Yine kaldik bir basimiza. Yine calisan anne olmak cok zor dedigim gunler geldi. O zaman bu yaziyi yazayim dedim. 

Dogum iznim biteli neredeyse 6 ay oldu. Deniz dogduktan 13 ay sonra ise dondum. 6 aydir da bifiil calisiyorum. Bana calismaya donmemle ilgili cok soru soruluyor ve evet ben hicbirini cevaplayamiyorum cunku vaktim olmuyor. Su an da mesela bu satirlari yazacagima mail cevaplamaliyim. Zaten tahminimce bu da baslanmis ama tamamlanamamis bir yazi olarak taslaklarda kalacak. Oyle cok yazi var ki baslayip tamamlayamadigim. Ah ah...

Calismaya basladiktan sonra benim icin her sey degisti. 13 ay boyunca Deniz'e cogunlukla Ozan ve ben yalniz baktik. Evet kolay degildi. Evet Izmirde oldugumuz zamanlari dusununce iki basimiza olmak hic kolay degildi ama cok da zor degildi. Bir sekilde halledebildik.


Benim calismaya baslamamla hayatimiz cok zorlasti. Hakikaten cok zorlasti. Sunu yazayim burada bizim tam zamanli bir yardimcimizin olmasi mumkun degil. Ekonomik olarak bunu karsilayamazyiz. Su anda eve haftada 1 yarim gun gelen Sengul teyzemiz var. Sagolsun toparliyor bizi. Cok zorlanirsak 2 yarim gun geliyor. Zaten ekonomik olarak karsilayabilecegimizin maksimumu bu. Yani evin butun isi yuku de bizimle beraber.

Ben ne zaman calisan anne olmakla ilgili bir sey yazsam, e ama iste daha az yorulur insan falan yazanlar oluyor. Bilmiyorum ne dusunuyorlar, calisma hayatini nasil hayal ediyorlar. Ben zaten ne onlarin ne dusundugunu biliyorum, ne de baska calisan annelerin kosullarini. Kimsenin kosullari beni ilgilendirmiyor. Ne baskasinin evine gelen yardimcinin bana faydasi var, ne de benim gibi yarim gun bile yardim alamayan ama calisan annelere merhem olabilirim. Ne yazik ki bu gercekten her koyunun kendi bacagindan asildigi, herkesin kendi basinin caresine bakmak zorunda oldugu bir durum. O kadar! Dolayisiyla calisan annelikle ilgili bir sey yazdigimda sadece kendimle ilgili yazmis oluyorum. Kendi calisan anneligimle ilgili yazmis oluyorum. Tum calisan anneleri kapsayamaz yazdiklarim, tum calismayan annelere de bir mesaj verme kaygisinda degilim. Hic olmadim.

Ben sadece diyorum ki, benim icin, benim anneligim icin calisiyor olmak calismiyor olmaktan daha zor. Benim kosullarimda, benim Deniz ile yasadigim anne kiz seruveninde bana calisan anne olmak, calismayan anne olmaktan daha zor geliyor. Bu kadar. Cunku... Cunku gecen yil calismiyorken yaptigim herseyin ustune bu yil bir de tam zamanli calismam gerekiyor. E zor olmasin mi?

Aslina bakarsaniz calismaya donmek benim icin dusundugumden daha kolay oldu. Hic oyle ofisten sogumus degildim. Aman calismak dunyanin en sacma seyi ne isim var benim burada gibi dusuncelerim olmadi. Ozlemis misin derseniz? Yoo oyle deli gibi ozlemis de degildim. Daha dogrusu calismaya basladigimda Deniz'i oyle cok ozledim, onu oyle cok dusundum ki isi ozledim mi diye dusunecek vaktim de halim de olmadi. Kalbimin ozlem kotasi kizima olan ozlemimle doluydu...

Ama.. Gayet enerjik dondum ise. Hatta mudurlerim sonradan dondugundeki motivasyonun ve konsantrasyonun bizi sasirtti dediler. Simdi donup bakinca ilk 3 aya ben de sasiriyorum. Insan cocugunu deli gibi ozluyorken, o krese alisirken delicesine endiselerle bogusuyorken ve ustune bir de uykusuzken de gayet cok calisabiliyormus demek ki.

Nasil oldu bilmiyorum ama dedigim gibi ise donmek, yeniden calismak, toplantilara girmek falan dusundugum kadar zor olmadi. Kaldigim yerden devam edebildim. Ise yabanci hisstmedim, calismaya yabanci hisssetmedim. Sadece kizimi cok ozledim ama anlasilan o da performansimi etkilemedi. Zaten Deniz'i ozlemek, cok cok cok ozlemek disinda beni psikolojik olarak etkileyen bir sey de olmadi. Ay cayimi ictim, iki insanla muhabbet ettim gibi olumlu bir hal de gelmedi ustume. Calismiyor ve sadece Deniz'e bakiyorken de cayimi iciyordum. Evet soguk iciyordum ama olsun iciyordum. Zaten ofiste de ay simdi bir cay keyfi yapayim diyemiyorum, o cay yine soguyor. Denizle surekli disarida oldugumuzdan insan ozlemim de yoktu. Ote yandan Denizi ozlemek disinda olumsuz bir etkisi de olmadi calismanin bana. Dolayisiyla notrdu durum. Bir sey haric! Ozledigim tek sey yapin dedigim seyin hemen yapilmasi olmus sanirim. Malum 1 yasindan kucuk bir bebege istedigin kadar bunu yap annecim de karsiligi pek olmuyor :)

Peki ne oldu da ise donus surecini goresi kolay atlattim? Kabul ettim. Calismam lazim ve yapabilecegimin maksimumunda kizimla  beraber vakit gecirdim simdi calisma vaktidir dedim ve bu durumu kabul ettim. Sanirim bana en cok yardimci olan bu oldu. Amma velakin dedigim gibi her ne kadar ise donus kolay olsa da, ben ise dondukten sonra hayat bizim icin hic kolay olmadi. Cunku gecen yil yaptigimiz her seyin ustune bir de tam zamanli calismaya baslamam gerekti.

Benim zor bir isim var. Sorumlulugu buyuk, temposu yogun bir isim var. Belki onun da etkisiyle ise dondukten sonra hayatimiz gercekten zorlasti. Saklamadim, saklayacak da degilim. Bir iki ornek vereyim:

Calismiyorken de evin isini, temizligi, bulasigi, camasiri, utuyu biz yapiyorduk. O zaman da baslarda haftada 2 yarim gun, sonra haftada 1 yarim gun gelen yardimcimiz vardi. O kadar. gerisini biz hallettik. Simdi de evde isler ayni. ve aslinda daha zor. Cunku gecen yilin ilk 6 ayi, Deniz sadece anne sutu ile besleniyordu. Ikinci 6 ayda da temel besini anne sutu idi. Simdi de cok sukur anne sutu aliyor ama yemek konusu cok daha cetrefilli. Aman dengeli yedi mi, sebzesi pisti mi, meyvesi var mi. vs. vs. yemek isi bildiginiz organizasyon gerekiyor. Evet, Deniz krese gidiyor ve evet ogle yemegini orada pisiriyorlar ve yiyor. Ama hala aksam yemegi icin organize olmamiz gerekiyor. Gecen yil biz disaridan falan yiyorduk bu kadar zor degildi.

Temizlik konusu da zorlasti. Deniz emeklediginde biliyorsunuz 9,5 aylikti. Dolayisiyla gecen yilin buyuk kisminda tabi ki evimizin temizligi bizim icin cok onemliydi ama yerlerde dolanan bir bebegimiz olmadigindan bu kadar kritik degildi. Bu sene ozellikle Deniz'in sadece emekledigi henuz yurumedigi aylarda temizlik cok daha zor oldu. bizi cok daha fazla zorladi.

Krese gittigi icin artan hastaliklari, hasta bebeginize bakabilmek icin iptal etmeniz gereken toplantilari, evden calismak icin yapmak gereken ayarlamalari, gece onu uyutup uzun saatler calismalari saymiyorum bile. Benim calisan anneligimin bebegim saglikliyken olan basit zorluklarindan bahsediyorum bu yazida sadece. Yoksa bebeginiz hastayken yasanan zorlugun kelimelerle cumlelerle tarif edilmesi mumkun bile degil bence...

Onlari bir yana koyarsak, calismaya basladiktan sonra beni en zorlayan sey zamansizlik oldu. Esnek calisma saatleri olan bir isim var. Cok sukur. Yani gec baslayip, erken bitirip Deniz uyuduktan sonra ise devam edebiliyorum. Ve bunu yapiyorum. Ama yine de zaman yetmiyor. Hic bir seye yetmiyor hem de. Ne ise, ne eve yetisemiyorum. Onceligim Deniz, onunla gecirecegim vaktin etkilenmemesi en onemlisi benim icin. Dolayisiyla is aksiyor, ev aksiyor hep bir seyler aksiyor. Kendime zaman ayirmaktan bahsetmiyorum bile zaten.

Hicbir zaman sabah insani olmadim ben. Hic! Genelde oglene kadar goy goy yapip, basit seyleri halledip ogleden sonra zor isleri yapardim. Aksam 6dan sonra da ofiste kalip sessizlikte en zor isleri yapardim. Simdi boyle bir luksum yok ve sanirim su gectigimiz 6 ayda beni en cok zorlayan bu oldu. Alistigim bir calisma sekli var ama yanina bile yanasamiyorum. Zira evde bekleyen bir bebegim var :)

Yine eskiden aksam evde asla calismazdim ben. Dunya yansa bana o bilgisayari actiramazdiniz. Telefonumdan, ipadden mail cevaplardim ama bilgisayar yok. Cogu zaman eve bile goturmezdim. Simdi aksam Deniz uyuduktan sonra calismak bir rutin oldu. Zaten calismiyorsam da ertesi gunun yemegini hazirlamam gerekiyor. Ya da camasir yikanmis oluyor onlari asmam, utu yapmam, Denizin oyuncaklarini, evin dolaplarini vs duzeltmem gerekiyor. Doalyisiyla aksamlari izledigim filmler, diziler ya da yayilip yaptigim keyifler hayal oldu.

Bunlari sikayet olsun diye yazmiyorum. Hayatimdan memnunum. Deniz calismami, kariyerimi ala asla asla olumsuz etkilemedi. Bilakis garip bir konsantrasyon var ustumde. Kisa zamanda daha cok is halledebilir oldum. Daha fazla isi delege edebilir oldum. Bana sosrasaniz daha iyi bir yonetici oldum. Kizim bana iyi geldi. Her konuda oldugu gibi bu konuda da Deniz bana iyi geldi.

Ama zorlaniyorum. hem de cok zorlaniyorum. Dedim ya hep bir eksiklik hissi var. Ya yemek eksik, ya temizlik eksik, ya iste bir mail eksik, ya bir konu eksik. Zaten kendime ayirdigim vakit hepten eksik. Surekli kosuyorum. Yavaslamam mumkun degil. Hep kosuyorum ama yine de illa bir seyler eksik.

Gecen yil bunu hissetmezdim. Hic mukemmelin pesinde degilim anneligimde, Denizin her zaman eksikleri olacak biliyorum. Saglikli mutlu bir bebegim var gerisini de zerre kadar onemsemiyorum. Ama gecen yil is yokken aksamlari bir oturabiliyordum. En azindan sadece evin islerine kostugumdan bir nefes alabiliyordum. o kalmadi.

Ondandir diyorum ya benim kosullarimda calisan anne olmak calismayan anne olmaktan zor oldu. Ama idare ediyoruz bir sekilde.

Zaten deniz mutlu oldugu surece, her sey olur gider bir sekilde ben de boyle bir icimi doktum iste.
Dinlediginiz icin tesekkur ederim.

2 Ağustos 2018 Perşembe

ic dokme...

Bu ara kendimi biraz yalniz hissediyorum. Birkac gun once yazsam bunlari sdece garip hissediyorum derdim. Su son bir kac gunde kendimi dinledim, dusundum ve bu hissimin yalnizliktan olduguna karar verdim. 

Is yogun hem de cok yogun. Ofiste koca bir ekibi idare ediyorum. Bir suru insanla konusuyorum. Ve surekli kosuyorum.

Ev de yogun. Ozanla aramizda paslasarak herseyi idare etmeye calisiyoruz. BU aralar Ozan daha cok sey yapiyor evde. Onun isi daha az yogun su aralar. Ama isten eve kosarak gidiyorum ve Denizle oyna, Denizi yika, Denizle kitap oku, Denizle kudur, Denizi uyut sureclerinin birnden digerine kosuyorum. Bu aralar Deniz 2 yas krizinin esiginde. Belki de atladi bile o esigi gobeginde. Arada cok zor oluyor Denizi idare etmek. O yuzden evde de hep kosuyorum. 


Deniz uyuduktan sonra Ozanla bir film ya da dizi izliyoruz. Ikimiz de sonuna kadar dayanabilirsek. Sonra sabah oluyor ve ayni kosturma yeniden basliyor.

Sikayetim tabi ki yok. Biz saglikliyiz, deniz saglikli. Guzel guzel buyuyor. Tabi ki mutluyum. Ama bazen bu donguyu kirmak istiyorum. Baska bir sey yapmak istiyorum. BIraz bu rutinden cikmak istiyorum. 

Dun sirkette cok zor bir gundu. Bu ara her gun zor zaten ya. Ozan'a dedim ki, Ozan ben bir arim saat gec gelebilir miyim? Isten cikinca eve kosmadan bir sey yapayim. Sagolsun tabi dedi. Hep oyle der zaten.

Ciktim ofisten, biraz dukkan dolastim. Bir iki bir sey aldim. Denizi ve Ozani ozledim geri donemek istedim. Ama iste o an bir sey farkettim daha cok yalniz oldugum icin geri donmek istedim. Cunku ben rutini bir basima kirmak istemiyorum ki. Hatta rutinden sikayetim yok. sadece bu rutini Ozanla iki basimiza donduruyor olmak cok yorucu artik. O kdar.

Iki sohbet edecek biri olsaydi dun aksam biraz daha kalirdim disarida. Ama yalniz basima disarida durmak da anlamli gelmedi.

Iste bir suru arkadasim var. Ama o degil iste ihtiyacim olan. Ihtiyacim olan is disindan arkadaslarim. Onlarla sohbet etmek, vakit gecirmek farkindayim.

Iste onlar olmadigi icin de bu aralar kendimi biraz yalniz hissediyorum.

Tatile gidecegiz Turkiyeye. Ama Cesmede olacagiz. Sonucta o da benim bu ihtiyacimi gidermeyecek. Istanbula gidecegiz ama bayram ustu olacak yine kimse olmayacak. 

Yurtdisinda yasamanin zorluklari bunlar iste. Dondugunuzde, hele cocuk olunca, aileler onu gorsun istiyorsunuz ama o arada sizin istediginiz baska seyler tabi ki olamiyor.

Olsun tatil olsun bizim olsun tabi ki.

Ama iste oyle icimi dokeyim dedim. BU ara biraz boyle. Gecer ama. 10 yildir defalarca bu his gelip gecmedi mi... Omur de boyle gecmedi mi?


31 Temmuz 2018 Salı

Sekeri azaltma hikayem...

Bugun 31 Temmuz 2018. Ve ben tum Temmuz ayi boyunca cikolata yememis bir insanim!

Bilenler biliyor. Zayif noktalarimdan biri cikolata. Onume cikolata koyarsaniz ben hayir diyemiyorum. Ama genelde iradesi kuvvetli bir insanimdir. Hamilelikten once de cikolataya bayilirdim. Hele bir Nutella askim vardi ki sormayin gitsin. Ama yemeyecegim dersem de yemezdim. Mesela bir keresinde ofiste benim cikolata sevdamla cok dalga gectiler. Tamam dedim 1 hafta cikolata almiyorum. Yok dediler almamakla olmaz. Bakalim biz alip masana birakinca da yemeden durabilecek misin? Deliler, her gun cikolata alip geliyorlardi. Masamin ustu cikolata doldu. Ama ben tabi ki yemedim! hey yavrum be! Cikolata sevdam buyuk olabilir ama inadim daha buyuktur benim! 

Ha sonra ne oldu, o bir hafta gectii ve ben yine cikolataya geri dondum. Orasi beklenen son zaten. Hamilelikte neredeyse hic cikolata yemedim. Yedisysem de dark yedim. Ki zaten ben dark cikolatayi daha cok severim. Deniz dogduktan sonra da cikolata ile olan mesafemi korudum. Ama evde oldugum o donemde, kekler girdi hayatima. Kahvenin yanina bir kek, cayin yanina bir kek. E o kadar da olsun canim. Hic takmadim. Dedigim gibi abartmam ben. O yuzden sorun yoktu.

Yoktu diyorum. Cunku ise basladiktan sonra sorunlar ortaya vikmaya basladi. Farkettim ki ise baslamamla birlikte cikolata, keke, bilimum sekerli baska seylerin tuketimi bende arttikca artti. Uykusuzluktan oldugum sabahlarda kahvemin yaninda nutellali ekmek yemek keyif haline geldi. Ogle yemegi sonrasi bir dilim kek. Aksam yemegi sonrasi biskuviler. Durumun farkindaydim ama itiraf ediyorum durduracak, irademi devreye sokacak gucum yoktu. Is yogunlasti benim tatli yemelerim yogunlasti. Bir sure sonra farkettim ki surekli sekerli bir seyler istiyorum. Hatta ofiste ne zaman bunalsam elime bir dondurma, bir cikolata aliyorum. Ve hatta farkettim ki gun icinde sekerli bir sey yemezsem calisasim bile gelmiyor.

Sonra tatile gittik. Ve tabi ki tatli bufesine gomuldum! Adamlar otelde taze kunefe pisiriyordu. Afedersiniz ama nasil yemeyeyim. yedim vallahi. Bak allah icin orada hic cikolata yemedim. Zira dark cikolata kunefenin, sekerparenin, kazandibinin yannda tercih edilmiyor tabi :)

Ve iste o tatilde, tatil donusu sekerle arama biraz mesafe koymaya karar verdim. Aldigim en zor kararlradan bir bu olabilir.

Hic buyuk hedefler koymadim bu konuda kendime. Tamamen sekersiz beslenebilecegimi sanmiyorum. Seviyorum sekerli seyleri. Yani onume kunefe koyrasaniz ben hayir diyemem. Ama gunluk hayatimda sekeri olabildigince azaltmaya karar verdim diyeyim. Her gun nutellali ekmek yememek, her gun bir dondurma yememek, canim ne zaman sikilsa bir cikolatali biskuvi aramamak bana yetecekti.

1 Temmuzda iste bu amacla sekeri azaltma programima basladim. Ve arada dogum gunum de olmasina ragmen tam 31 gundur ben cikolata yemedim. Kuru meyve, meyve gibi seyler disinda sekerli bir sey de yemedim. Yani ekmek gibi seylerin icinde yedigim disinda elime endustriyel seker almadim dyebilirim. Bu benim icin buyuk, cok buyuk basari!


Kolay mi oldu? Hayir! 

Seker bagimlilik diyorlar ya. Dogru. Hem de nasil dogru. Ilk gunlerde elim hep cikolata aradi. Aklima hep sekerli seyler yeme fikri geldi. Hatta arada sinirli oldugum gunler dahi oldu. Ama gittikce azaldi o hal. Bitti diyemem ama azaldi.

Burada, dogum gunumde gidip bana sekersiz kek bulan Ozan'a da ayrica tesekkur etmek istiyorum. Nasil sevindim o keki gorunce. Bu sayede dogum gunum de sekersiz gecti :) Ha bir dilim pasta yesem dunyanin sonu mu? Degil tabi ki. Yiyecegim de. Ama bu ilk ay yemek istemedim. Bir iradem ne kadarina izin verecek gormek istedim.

Bundan sonra daha az tutucu olurum.Zaten turkiyeye gidiyoruz. Yerim tabi ki sekerli seyler. bir dondurma yemeyelim mi? Ama iste bundan sonra ise gelip her gun cikolata, kek, dondurma yiyen bir insan olmak istemiyorum tek derdim bu.

Ve tabi bir de Deniz tarafi var durumun. deniz'e seker vermiyoruz. Ama artik bizim ne yedigimizin de cok farkinda. Dolayisiyla biz yerken ona vermemek gittikce zorlasiyor. O yuzden kendi hayatimdan sekeri olabildigince cikarmak o konuda da bana yardim edecek diye umuyorum. 2 yasi sekersiz gordu. Simdi yalan olmasin 3 kere falan ev yapimi kek yedi birer ikiser lokma. Tabi ki turkiyede! Niyetim gittigi yere kadar!

Peki ne yaptim?

Su ictim - Bol bol bol su ictim. Aklima her seker geldiginde once bir bardak su ictim. Arada iyi geldi, arada hadi be dedirtti!

Meyve yedim - tamamen sekersiz beslenenler tabi meyveyi de kisitliyor. Ama dedim ya benim amacim abur cuburur kesmekti aslinda. O yuzden meyveyi falan kisitlamadim. Canim cok seker isterse meyve yedim.

Kuru meyve yedim - bu da cok faydali ldu. Baktim dayanamiyorum ofiste. Kaam calismiyor. Ve vallhi bazen sekersiz kafam calismiyor!, o zamanlarda kuru meyve yedim. Ise yaradi.

Evde sekersiz kek yaptim - Zaen deniz icin yaptigim bir seydi bu. Denizin keklerinden ise goturdum. canim seker isteyince o keklerden yedim cayimin, kahvemin yaninda. Oh mis gibi sekersiz ama hurma, kayisi vs ile tatlandirilmis keklerimi yedim. En cok bu ise yaradi!

Cikolata kokladim - Vallahi :) Arada insana yetiyor. deneyin bir isterseniz. zaten bir sure sonra - sanirim ilk 20 gunden sonra- buna ihtiyacim kalmadi.

Hayir dedim -  Bizim sirkette illa cikolata bulunur! Illa! masama cikolatayla gelenlere nazikce hayir dedim. 

Bal yedim - Burada porridge diye bir sey yiyorla kahvaltida. Sutte pisirilmis yulaf. Sabahlari ofiste oluyor bizim. Tabi evde yaptigim mis gibi kahvaltimin ustune tatli niyetine bir de onu yedim. Icine bal falan koyunca baya tatli istegini kesiyor. Bu arada ic kilo vermemein nedeni bu ekstra kahvaltilar :)

Ve tarcini kesfettim - Sanirim su son bir ayin benim icin en buyuk kesfi bu oldu. Sekerin yerini bende en cok dolduran tarcin oldu. Canim cok mu seker istedi muz dilimledim ustune tarcin attim, yogurta gronala koydum tarcin ektim, ev yapimi keklere de tarcin ekledim. Kokusu mu yapisi mi bilmiyorum ama tarcin beni cok mutlu etti. 

Ve iste boylece tam bir aydir ben sekeri olabildigince az tukettim ve cikolata yemedim. Ofis hayatimdan da sekerli besinleri cikarmis oldum.

Bundan sonra dediegim gibi niyetim tamamen sekersiz beslenmek degil. Ama iste endustriyel sekerden olabildigince uzak durmaya calisacagim. Dedeigim gibi yaz tatilindeki dondurmalar falan hesap disi! Lutfen ama :)

Donelim Eylul ayinca yine dolapta muzu, cilegi dondurur kendi dondurmamizi yapariz. Ama Cesmeye gidip bir Veli usta yemeden olmaz. Sonra inci pasta var bir de. Bir de kazandibi. Soz bu kadar!

Saka bir yana yaz tatilindeki en buyuk amacim cikolata yemeden donmek. Bunu yapaim gerisi tatil keyfi :)








23 Temmuz 2018 Pazartesi

Bizden haberler ve bir soru

Deniz hizla buyuyor. Oyle hizli buyuyor ki sasiriyorum. Sanki gozumu ustunden ayirmasam bile buyudugunu kaciriyorum. Cok hizli cok, cok.

Hani bebeginiz dogdugunda herkes size kolaylasacak diyor ve siz uykusuzluktan ve yorgunluktan bitmis halde onlara bakakaliyorsunuz ya. O kolaylasma sanirim 1,5 yastan sonraya tekabul ediyor. Hatta 20. aydan sonraya. Ya da soyle diyeyim, benim tecrubeme gore sanirim konusup iyice kendilerini ifade etmeye basladilar mi isler biraz kolaylasiyor. Ya da alisiyor insan tempoya. Bakin bu da olabilir, bilmiyorum. Ama ben sanki bir seyler gittikce kolaylasiyormus gibi hissediyorum. Dun mesela Deniz uzun bir ogle uykusu uyudu. Ozanla oturduk kitap okuduk, kahve ictik. Ve Denizin bebekligini dusunduk. 30 dakika bile uyumadigi, uyanik oldugu zamanin cogunu pilates topunun ustunde ziplayarak gecirdigimiz zamanlari. Kolaylasiyor dedik. Hakikaten kolaylasiyor.

Ote yandan bazi seyler de zorlasiyor tabi. Birey oluyor Deniz. Kendinden 3. tekil sahis gibi bahsettiginden bireyligi evde sozel olarak da belli. Deniz yapsin! Deniz giysin! Deniz su icmek istiyor! Deniz oyuncak oynamak istiyor! Deniz aglayacak! Ah iste en cok guldugum de o Deniz aglayacak! Uyariyor yani, geliyor kriz bakin onleminizi alin :) 

Benden yavas yavas ve hizla ayrilmaya basliyor, hissediyorum. Daha once benim yapmami -sadece benim yapmami- istedigi pek cok seyi kendisi yapmak icin cabaliyor su aralar. Bazilarini basariyor da. Gecen gun kendi kendine etegini giydi. Ertesi gun pijamasini. Dun de marketten donduk, Deniz bekle annecim torbalari birakayim, ayakkabilarini cikaralim dedim. Mutfaga gittim, dondum baktim cikarmis ayakkabilarini birakmis gitmis boyle... 
Bir eşik daha atladı sanki. Bir anda bir çok şeyi tek başına yapabilir oldu. Geçen gün eteğini giydi yalnız. Bugün de eve geldik, "annecim bekle torbaları mutfağa koyayım ayakkabılarını çıkaralım" dedim. Dondum bir baktım çıkarmış bu minik ayakkabılarını böyle bırakmış gitmiş 💕 sevinçle hüzün arasında çok ince bir çizgi var. Bildiniz siz... 💛 #denizip22aylik#gulcininannelikhalleri .
Instagrama da yazdigim gibi, kendi kendine bir seyler basardigini gormek harika bir his. Inanilmaz seviniyorum. Hele yuzundeki mutlulugu gorunce nasil sevindigimi anlatamam. Keske sozcukleri daha iyi kullanma yetenegim olsa da etegini giymeyi basardiginda yuzunde gordugum gulumsemeyi size anlatabilsem. O basardim anne bakisi. O gordun mu bak, yapabiliyorum bakisi. Insan boyle ufacik bir sey karsisinda bile kanat takip ucmak istiyor.

Ama ote yandan icimde bir huzun yok da diyemem. Zaman dursa. Deniz dogdugu andan beri hep soyledigim gibi gunler keske bastan bastan bir daha yasansa... O benden bagimsizlastikca sanki benim ona bagliligim daha da artiyor. Nasil delice bir his bu anlatabilsem...

Gecenlerde is yerinde bana yeni bir pozisyon etklif ettiler. Bi nevi terfi. Daha cok calismam gerekecek mi emin degilim, simdi de esek gibi calistigim icin o kismi supheli. Ama daha cok seyahat etmem gerekecek. Cesitli ulkelere gitmem gerekecek. Hic dusunmeden olmaz dedim. Yapamam. Benim kucuk bir kizim var. Eskiden olsa bu karari vermem zaman alirdi. Zaten muhtemelen kabul ederdim o rolu. Ama etmesem de aklimda bir suru soru idsareti olurdu. Bir firsati mi kacirdim, kabul etmeli miydim? BIliyor musunuz kesinlikle buyuk bir firsatti onume koyduklari. Ama aklimda en ufak bir soru isareti yok verdigim karar dair. deniz oyle hizli buyuyor ki zamanimin yarisini dunyanin herhangi bir ulkesinde, kizimdan ayri bir otelde odasinda gecirmek istemedigime eminim. Anneligin bu onceliklerimi kendiliginden belirlemesini cok sevdim... 

Her gun yeni bir kelime ogreniyor. Her gun yeni bir sey yapmaya basliyor. Cogu kitaplardan. Zaten kitap sevgisi oyle isimize yariyor ki. Huysuz mu hemen sevdigi bi kitabi ac. Bir konuda tutturdu mu, sevdigi bir kitapla ilgisini dagit. Araba koltugunda mi oturmuyor hop kitap okumaya basla. Kitap sevgisinin son faydasi da dis fircalama konusunda oldu. Dis fircalamayi hic sevmiyor Deniz. Bizim fircalamamiza da izin vermiyor. E buyuyor, bir suru sey yiyor ve 16 tane disi var. Ben de 2-3 tae dis fircalamayla ilgili ktap aldim. En azindan bu sayede Deniz de dislerini fircalayacak diye dis fircasini agzina sokmayi kabul etmeye basladi. Adim adim bunu da basaracagiz insallah.

Bu aralar kafamdaki en buyuk sorulardan biri Denizin emmeyi nasil birakacagi. malum 2 yasa 2 ay kaldi. Ben oyle zamana cok takilmiyorum. 2 yas olur, sonrasi olur muhim degil. Her konuda yaptigim gibi bu konuda da niyetim Denizi izlemek. Ama bazen meme duskunlugu beni endiselendiriyor. Gercekte soz konusu meme olunca gozu hicbir sey gormuyor. O konuda tutturdu mu sakinlestirmek cok zor oluyor. Acaba diyorum bu sureci uzatarak zarar mi veriyorum Deniz'e? Ote yandan gercekten birakmak istedigine dair hicbir isaret yok. geceleri emmiyor. Ama gunduz memerle ask yasiyor cocuk. Opuyor oksuyor. Yabanci bir oratam girdik mi memeye sarilmasi kafamdaki en buyuks oru. Acaba artik bu donemi gecmesi mi gerekiyor? Gercekten bilmiyorum. Oyle memeye bir sey surmek falan asla asla yapacagim seyler degil. Kademeli olarak yavas yavas birakacak diye umuyorum ama yok hic bir idaret yok. Ah diyorum bir kitap da bu konuda  olsa. Hakikaten var mi boyle bildiginiz bir kitap?

13 Temmuz 2018 Cuma

Denizin ikinci veli gorusmesi

Dun deniz'in ikinci veli gorusmesi vardi. Simdi ben veli gorusmesi diyince bizim ilkokuldaki gibi bir sey degil. Oyle anneler babalar bir odada oturmuyor. Denizlerin kreste her bebegim bir "Key person" birincil sorumlusu var. Bir de ikinci var. Bu gorusmelerde o birincil sorumlu anne babayla ozel bir gorusme yapiyor. O kadar.

Bu gorusmede yasina gore ortalamada beklenen davranislarinin ne oldugunu ve sizin bebeginizin bunlarin hangilerini yaptigi/yapmadigi ya da baska neler yaptigi konusuluyor. Desteklenmesin tavsiye edilen bir alan var mi onlari anlatiyorlar. Bir de onumuzdeki donem icin planlari. O kadar. Tabi sizin sorunuz varsa onlari da sorabiliyorsnuz.

Deniz icin yine gecen seferki gibi bir turkce anlamasi/anlatmasi bir de ingilizce anlamasi/anlatmasi icin degerlendirme yapmislar. Turkcesi baya iyi. Ingilizcede de arkadaslarini yakalamis. Biz ingilizce konustugunu neredeyse hic duymuyoruz - Turkiyede konusmustu nedense :)- ama kreste konusuyormus. Ben zaten duymasam da olur Ingilizcesini diye dusunuyorum. Hep dedigim gibi benim onceligim Turkceyi duzgun ogrenmesi, anlamasi, konusmasi. Digeri zaten gelecek eminim. Ingilterede yasiyor cocuk. O yuzden sevindim Turkcede iyi yoldaymisiz.

Gcen veli gorusmesinde Aralik basiydi ve Deniz daha yurumuyordu biliyorsunuz. Yurumesini desteklemeiyiz diye konusmustuk. Simdi fiziksel olarak da yasinin ortalamasinii yakalamis. Genel olarak temkinli bir cocuk Deniz, bana benziyor. O yuzden pek cok iki yas bebesi gibi atlayip ziplamiyor. Benim gibi :) Ama su an fiziksel olarak gelisimi okmis. Guzel. Hep diyoruz ya insan bir donup once kendine bakacak. Ben 2 yasinda yurumusum. O yuzden Deniz 17 aylik yurudugunde annemler falan biz aa iyi erken yurudu bile dedik :) Oyle sonucta biraz gen isi galiba.

Bu yasta bebeklerin bazilari tuvaletlerini soylermis. Deniz soylemiyor. Ima daetmiyor, isaret de vermiyor. Hatta yaptiginda yaptin i diye sordugumuzda dahi soylemiyor. Deniz cok bebekken tuvalet konusunda isaretlerini takip etmeye calisirdim. Hani yapacagi zaman alin tuvalete goturun falan diyorlar ya. Deniz o zaman dahi tuvaletini yaparken ona dokunmami bile istemezdi. Bir iki tam o tuvaletini yaparken bez degistiriyordum, denk geldi yani. Aman ne aglamisti. O zaman sanirim bizim bebek tuvalete tutabilecegimiz bir bebek olmayacak diye dusunmustum. Ustelemedim. Simdi de herhangi bir isaret yok tuvalet soylemeye dair.

Ne yapmayi dusunuyorsunuz bu konuda dediler. Beklemeyi dedim. Biz de zorlamamanizi oneriyoruz dediler. Baslayacaksaniz evde, bize de haber verin tutarli olalim. Ama bizce de aceleye gerek yok dediler. 

Tam da onlara dedigim gibi beklemeyi dusunuyorum acikcasi. Denize yavas yavas tuvalet olayini anlatiyorum. Idefix kitaplarimi yollasaydi tuvaletle ilgili kitaplar da almistim. Ama 2 yasinda oldu artik bezi birakmasi lazim gibi bir sey yok kafamda. Guvendigim anne arkadaslarim da genelde ayni seyi soyluyor. Hazir oldugunu anlayacaksin. Ben yine bu konuda da Denizi izlemeyi dusunuyorum, acelesi yok. Bence tuvalet de yurume gibi. Vucudu kaslari hazir olunca o isareti verecek bize. Yaniliyor olabilir miyim? Belki. Ama icimdeki ses aceleye gerek yok diyor. Yine de biraz daha okuyacagim tabi :)

Yemeklerini guzel yiyormus, evde bazen guzel yemiyor. Kendisi gidip yatagina yatip uyuyormus, evde ben varsam illa memede uyuyor. Uyku saati dediler mi hemen yataga dogru gidiyormus, evde hep hayir diyor. Dedim sizdeki baska bir versiyon mu? Biz de bu guncellemeyi evdekine yukleyebilir miyiz? Iste zaten hep kreste baska olmaz mi cocuklar bizimki de oyle. Ama ben uyku konusunda bunu iyi bir isaret olarak goruyorum. Demek ki umut var! Demek ki bir gun biz de hadi annecim uyku saati diyip yatagina birakip cikabilecegiz. Insallah! Ama ne gun onu henuz bilemiyoruz :)

Deniz paylasmayi cok sevmiyor dediler. Tek cocuklarda gorulebilen bir durummus. BIraz sasirdim. Ama hicbir seyini paylasmasi gerekmiyor ki cocugun nasil ogrensin ote yandan. Ha olay cikarmiyormus birisi bir seyini alinca ama memnun olmuyormus. Olacak. Bu yaz kuzenleriyle falan bir araya gelince bu konuda ilerler diye dusunuyorum.

Sozun ozu, normal bebek iste. Cok sukur normal, ve normal sekilde gelisiyor. Oh insan boyle duyunca seviniyor ha. Ben de sevindim :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails