11 Haziran 2015 Perşembe

Sevginin kiyamama hali...

Geçenlerde bir yerde bir yazı görmüştüm. Sevginin evreleri var diyordu. Ilişki ilerledikçe sevgi de değişiyor. 
Olabilir.

Ama bence sevginin evreleri kadar halleri de var. Ismin e hali, de hali gibi. Sevginin çok çoşkulu hali, sakin hali, tutuklu hali. Hepsinden geçiyor insan zamanla. Biri diğerinden daha güzel değil. Hepsi kendi halinde güzel.

Bugün Ozan kısa bir süre için Amerika'ya gidiyor. 1 haftadan az kalacak. Bir konferansa katılıp dönecek. İşleri nedeniyle uzatamadı. Ben de işlerim nedeniyle Ozan'a katılamadım. Kısacık gidecek dönecek.

Gitsin, işini yapsın dönsün. Ama iki üç gündür çok hasta. Halsiz. Öksürüyor da sürekli. Öyle çok öksürüyor ki gece uyuyamıyor bazen. Iyileştirmek için O'nu elimizden geleni yaptık. Olmadı. Tam iyileşmeden ve hatta hastalığının en yüksek noktasında çıkıyor yola.

Onca saat uçuş, aktarmalı da üstelik. Şöyle sıcak bir ıhlamur içemeyecek. Uçağın havası malum zaten iyi insanı bile hasta eder. Bulaşıcı değil sanki, yoksa ben çoktan kapmış olurdum. O yüzden uçaktaki diğer insanlar umarım etkilenmeyecek. Ama işte uyuyup dinlenmesi gerekirken yollarda. Orada da yoğun bir programı var. Ters bir zaman oldu yani. Napalım, elden gelen bir şey yok...

Bu sabah zor kalktı yataktan. Hazırlanırken baktım öyle halsiz, öyle yorgun ki. Evde olmalı, yatmalı, dinlenmeli...

Öyle onu izlerken, düşündüm de sanırım sevginin en yoğun hallerinden biri bu işte; kıyamama hali.

Ona bakarken içinin ezilmesi hali.
Hasta olmasın, hastayken böyle yorulmasın isteme hali.

Bizim sevgimizde en yoğun hal hep bu zaten.
Kıyamama.
Aman üzülmesin isteme. O üzülmesin diye bazen kendin üzülmeyi göze alma. Ama bu sabah on bin kat fazla hissettim bu hali içimde.

Hiç kıyamadım bu sabah O'na.
İşte öyle...
Bir an önce gitsin de dönsün gelsin evimize...

Iyileşir o zaman.
Börek yapar, çay demler, film izleriz biz evimizde...

10 Haziran 2015 Çarşamba

Ic dokme

Hicbir sey yapmak istemedigim, sadece ve sadece uyumak istedigim bir gunun baslangicindayim.
Olur ya boyle arada.
Evden cikmak istemezsin.
Yataktan bile cikmak istemezsin hatta.

Ne guzel olurdu simdi hala sicacik yatagimda olsaydim.
Yogani kafama kadar cekseydim.
Uyanip uyanip yeniden uyusaydim.
Ne guzel olurdu.

Olurdu da tabi ki kalktim ise geldim.
Ve tabi ki gun boyu deli gibi calisacagim.
Herkes gibi.
Ozel sektor adami bos oturtur mu be!


Cok sey istemiyorum aslinda.
Sadece Carsambalar da tatil olsun.
Hafta ici bir guncuk calismayalim.
Evden de cikmayalim.
Oyle duralim.

Beni biraksaniz bugun oyle durudum iste.
Hicbir sey yapmadan.
Oyle durudum.

Ama duramam.
O zaman haydi calisayim :)


8 Haziran 2015 Pazartesi

Daha yolumuz cok uzun


Cok zor, cok onemli bir secim döneminin sonuna geldik.

Seçim bitti. Mücadele devam ediyor.

Ben mutsuz degilim. Aylar önce benim amacım muhalefeti güçlendirmek demiştim. Iktidar partisinin yine bu oylari alacagini biliyorduk ama saglam bir muhalefete ihtiyacimiz var diyorduk. Muhalefetin guclendigine inaniyorum. 

Peki gönlüm çok mu rahat? Çok mu huzurluyum?

Cevabım net; hayır. Hükümet kurulma süreciyle ilgili çok büyük endişelerim var. Bundan sonra nereye gideceğimizde ilgili çok büyük endişelerim var. Yani öyle kayıtsız bir mutluluk içinde değilim.

Ama umut? 
Evet işte katıksiz bir umut hissiyatı içindeyim.

Umutluyum, cünkü ben bilirim dönemi sekteye uğradı. Ciddiyetle sekteye uğradı. Halk yani biz dedik ki, hayır sadece siz bilmiyorsunuz biz de biliyoruz! Bizim de bildiklerimizi dinlemek zorundasınız.

Umutluyum, cünkü aklımıza eseni yaparız dönemi sekteye uğradı. Seçim sistemini de değiştiririz, parlamenter sistemi de al aşağı ederiz, biz ne istersek onu yaparız demeler yetmedi. Yetemedi. Halk dedi ki o kadar da değil, beni dinleyeceksiniz.

Umutluyum, cünkü bu ülkede öyle ya da böyle sol partiler ben kendimi bildiğimden beri ilk defa bu kadar yüksek bir oy aldı. Benim en büyük umudum işte bu.

Her şeyi unutup bu umudun bana verdiği hissiyatı doya doya yaşamayı çok istiyorum.

Ama sonra koalisyon tartışmalarını düşünüyorum, okuyorum. Yine yine yine bunalıyorum. Bir huzur yok bize yahu. Bir huzur yok bu ülkee!

Ama her şey bir yana geçen yıl yerel seçimlerde 31 Mart 2014 te şöyle yazmıştım,
Secimle ilgili son sozum, simdi konusmuyorsun diyenler icin yazilsin o zaman :)
Huseyin Celik CHP'yi Joe Fraizer'e benzetedursun. Bu an itibariyle benzeten AKP ve benzetilen CHP'nin sorunu. Ben bizi yani HALK'i daha ziyade Rocky'e benzetenlere katiliyorum. Moralimiz bozulmus olabilir ama biliyorum ki Rocky her filmin sonunda kazanir dostum :)
Evet iyimserim ve inatla iyimser kalmak icin elimden geleni yapacagim. Kotumser olsak bundan iyiye gitmeyecegiz ya. Iste elimden geldigince...

Rocky her filmin sonunda kazanır dostum.
Bu roundu kazandık.
hem de halk olarak kazandik.
O sandiklarin basinda durarak, partileri duzgun muhalefet yapmaya zolayarak kazadik.

Ama daha yol uzun.
Cok uzun.

Adim adim.
Olacak.
Bizim de yuzumuz gulecek.

Inanmak istiyorum.
Umutlu olmak istiyoum.

Cunku...
Bu sabah baskanlik sistemine uyanmis da olabilirdik.
Ama uyanmadik iste.
Dun aksam yeni bir balkon konusmasiyla yine yeniden otekilestirilmis olabilirdirk.
Ama olmadik iste.
Ne olur suncacik mutlulugu da kendimize cok gormeyelim.

Daha yapacak cok sey, takip etmemiz gereken cok hareket var.
Biliyorum.
Farkindayim.
Ama ne olur bi birbirimize saldirmayi birakalim ve basardigimiz seyi gorelim.
Bi halkin bunu beraberce basarmasi az sey mi?

Bence degil.

5 Haziran 2015 Cuma

Kendi hayal kirikligimdan korkuyorum

Baska bir konuda yazacagim ama oncelikle sunu soylemek istiyorum;
Siz benim blogumu okuyanlar ne kadar guzel insanlarsiniz yahu.
Nasil da beni kirmamak istiyorsunuz.
Vallahi cok duygulandim.

Delirdi bu diyeceksiniz de, yok demeyin ben aciklayayim.
Simdi ben Carsamba gunu bir yazi yazdim.
Dedim ki
Hic de profOsyonel bir insan degilim.
Sadece yazinin basliginda degil neredeyse her satirinda da profOsyonel yazmisim.

O yazi 382 kere goruntulenmis, okunmus artik her neyse.
ve bir kisi bile bana profosyonel oyle mi yazilir diye cikismadi ya :)
Kimse dalga gecmedi, kimse ama dikkat et diye terslemedi.
Ya siz ne guzel insanlarsiniz :)
Bir de baktim yorumlarda herkes dogrusunu yazmis aslinda. Ama yine de bana Aaa diyen kimse cikismamis.

Simdi egri oturalim dogru konusalim, bu blog dunyasinda cok olabilen bir sey.
Hemen hata bulalim da yuzune carpalim diyen cok olabiliyor.
Ama bana olmamis.
Vallahi olmamis.
Kimse yuzume carpmamis.

Sen ben bir sevin :)
Hani boyle Ben Bilmem Esim Bilirdeki Ilker gibi gelin ya buraya diyerek sarilmak istedim size.
O kadar yani :)

O yaziyi degistirmeyecegim.
Tam da oyle kalsin.
Altina not duserim Gulcin Profesyonel yazmayi becerememis diye :)

Simdi bak boyle guldum, eglendim iyi oldu da.
Bu yaziya baslarken diyecektim ki kendi hayal kirikligimdan korkuyorum hem de cok...
Pazartesi gunu umarim yuzum guler.

Umarim herkes oyunu kullanir.
Umarim yolsuzluklar olmaz.

Su anda sagimda Ozan bir analiz ustune calisiyor.
Gecen yil Cumhurbaskaligi secim sonuclarina dair.
Ne buluyor derseniz oylarda sahtecilik.
O makale de yayinlanacak insallah.
O yuzden cok korkuyorum.

Umarim gelecegimizle oynanmaz.
Amin...

3 Haziran 2015 Çarşamba

Hic de profosyonel bir insan degilim

Son gunlerde sunu iyice anladim; 10 kusur senedir bil fill calisma hayatinin icerisinde olmama ragmen hic de profosyonel bir insan degilim.
Soyle acayim: hala calistigim insanlar motivasyonumu, enerjimi ve ise ayirmak istedigim zamani inanilmaz derecede etkiliyor.
Sevmedigim seyi yapmak istemiyorum.
Sevmedigim insanlarla sevdigim seyi bile yapmak istemiyorum.

Bunlar profosyonel hayatta asla ve katta kabullenilemez seyler.
Ben bilmiyor muyum bunu?
Biliyorum.
Hem de nasil.
Peki bu hissiyatimi degistiriyor mu?
Hayir.

Yeni bir adam geldi bizim ekibe.
Kotu biri degil.
Neden kotu olsun.
Ne yapacak ki bana da kotu diyeyim.
Ama sevmiyorum adami.

Ben zaten daha yeni gelmisken ay herseye hakimim tribindeki insanlari sevmem.
Bu da oyle bir adammis gibi geliyor.
Dun gelmis, bugun bize is ogretecek.
Oldu.
Tabi oldu.

Belki niyeti o degil.
Ama elimde degil sevmiyorum adami.
Onun oldugu toplantilarda gergin oluyorum.
Ki gergin ofisteki Gulcin hic cekilmez bir seydir.
Vallahi.
Ama elimde degil.

Iste o yuzden diyorum ki hic profosyonel bir insan degilim.
Zira profosyonel insanin elinde olacak butun bunlar.
Adami yok saymayi bileceksin, hatta kendi burnunun dikine gitmeyi bileceksin. Ve daha onemlisi bunlari yaparken gulumsemekten vazgecmiyor olabileceksin.

Ben?
Ben olamiyorum.

O?
O benimle bir iyi gecinme pesinde.
Boyle yapmacik tavirlari da hic sevmiyorum.
Aman ya biz cok mutlu huzurlu bir ekiptik.
Keske gelmeseydi diyorum.
Keske gelmeseydi.

Iste tam da bu yuzden bu cumleyi kurabildigim icin hic de profosyonel bir insan degilim.
Kabul ediyorum.
Haydi ben isime.


Gulcin

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails