17 Nisan 2015 Cuma

Gulcin Toulouse'tan bildiriyor... 2

Sevgili blogum,

Touslouse gunleri guzel gidiyor. Ve hatta dun hatiralarima yazmak istedigim bir aksam yasadim Toulouse'ta. 

Dun aksam Ozanlarin konferans yemegi varmis.Ozan erken cikarim falan dedi ama. Ne gerek var canim. Baksin isine.

Beni biliyorsun, bu durumlarda hic ay yalniz kalacagim hissine kapilmiyorum. Bilakis yalnizligimi arada seviyorum :) 

Hah tam da o sebepten Ozan aksam yemek var diyince kendime forusquareden guzel bir restoran baktim. Sonra basladim hazirlanmaya. Ne yani yalniz yemege cikacagim diye hazirlanmayayim mi?


O sirada esyalarini birakmak icin Ozan geldi otele. Yemeklere dagilmadan once soyle bir yuruyelim beraber dedik ciktik. Sonra Ozan restoranina ben restoranima :)

Benim gittigim yer Winter Garden - Kis Bahcesi diye kucuk tatli bir yer. Hani menusu bile el yazisiyla yazilmis o kucuk restoranlardan biri. Oturdum masama garson geldi. Ve aramizda beni cok mutlu eden bir konusma basaldi...

- Menuye arkadasiniz gelince mi bakmak istersiniz?
- Ben bu aksam yalniz olacagim.
- Aa tabi ki yalniz olmayacaksiniz hepimiz buradayiz

:) Galiba sirin bir yerdeydim blogum. Galiba iyi kalpli insanlar arasindaydim.

Bu sicak karsilamayla icime gelen his hic de yanlis degilmis. Ben dun aksam gercekten cok iyi insanlarla tanistim, yemek yedim ve hatta bir tanesinin de dogum gunu kutlamalarina katildim :)


Baslangic yemegimi yerken garsonum Max'in sohbeti eslik etti bana. 

Onun onerdigi ana yemegi restoranin sahibinin karisi topluca Fransiz teyze getirdi. Yemegimi birakirken halimi hatrimi sordu. Saniyorum yemegi nasil pisirdiklerini anlatti. Saniyorum diyorum cunku Max baya iyi ingilizce konusuyor. Teyze de konusuyor ama yari ingilizce yari fransizca. Olsun cok guzel anlastik biz. Yaninda bolca salata getirmis. Yemegimin tadini cikara cikara yavas yavas yiyecekmisim oyle dedi :)



Tatliyi restoranin sahibi yasli amcam servis etti, Tartataine yapmis. Elmasina cok tarcin koymus bakalim begenecek miymisim? Bir seye ihtiyacim var miyimis? Varsa mutlaka soyleyecekmisim :)

Sonra ben artik kalkayim derken Max geldi yine. Bugun benim dogum gunum bir icki de bizden ic lutfen dedi.
Su fotografta gordugunuz kadehler Max'in dogum gunu serefine hepbirlikte ictigimiz findik likorleri :)




Sonra odedim hesabimi kalktim.
Max, teyze, amca hepsi kapidan ugurladilar beni. yanaklarimdan optuler Toulouse'ta iyi eglen dediler.

Sanirim cok ozel bir aksam yasadim.
Yabanci oldugum bir ulkede insanlar tarafindan sarmalandim.
Ben yanizligimla hakikaten cok mutluydum ama yalniz da birakilmadim.
E ondan da mutlu oldum.
Genelde aklimda Fransizlarin uzakligina ve nobranligina dair bir on yargi vardi.
Sanirim dun aksam kirildi o on yargi.


Ve ne dusundum biliyor musun?
Dun aksam ben aman yalnizim diyip otelde otursaydim evet butun aksam yapayalniz olacaktim.
Ama cikip sokaga karisinda hic de yalniz kalmadim. Hic.
Hatta bazi yasadigim sehirdeki zamanlardan bile daha yalniz degildim

Dusundum de...
Acaba yalnizliga kendimizi yine kendimiz mi mahkum ediyoruz?
Illa tanidigimiz insanlarla gecirmemiz gerektigini dusunup zamani kendimizi yine kendimiz mi yalniz birakiyoruz?
Yoksa hayata karisinca yalnizlik siliniyor mu arada?
Ha ne dersin blogum?

16 Nisan 2015 Perşembe

Gulcin Toulouse'tan bildiriyor

Bu hafta bloguma 3. yaziyi yazmisim. Aman masallah.Tutmayin beni yazacagim :)

An itibari ile gunesli Toulouse'tayim.

Ozan bir konferans var dedi. Toulouse'taymis dedi. Gelmek ister misin dedi? 
Ucarak gelirim dedim.
Ve dun uctum geldim.

Bu kisa kacamaklar cok iyi geliyor bana. Cogu zaman izin almam mumkun olmuyor. Is guc. Malum iste.
Ama olsun mekan degidikligi bile insan iyi geliyor.
Sagolsun konferanslar :)
Ayrica yarin umarim tam gun izinli olacagim.
Haydi insallah.


Toulouse daha onceden bildigim bir yer degil. 
Ilk izlenimim kesinlikle olumlu.
Sehir kucuk ve sirin.

Dun gece ben geldikten sonra soyle bir yuruduk Ozanla. Saat baya gec olmasina ragmen ortalik civil civildi,
Her yer ogrenci.
Dun aksam sokaktaki insanlarin yas ortalamasi mumkun degil 21den buyuk olsun.
Gencler yiyor, iciyor, guluyor.

Ozan'in gozunden :)

Fransa'da sevdigim seylerin basinda dil geliyor.
2 donem fransizcaya gitmistim okulda.
Ne oldu?
Hic ogremedim :)
Simdi adini soyle desen soyleyemem o kadar :)
Ama hala aynen o gunlerde oldugu gibi Fransizcayi dinlemeyi cok seviyorum.
Burasi icin en buyuk planim bu kafelerde restoranlarda insanlari dinlemek.

Aslinda birazcik konusabilsem baya muhabbet edecegiz.
Sabah kahvalti icin gittigim kafede yasli fransiz bir amca vardi.
Bana yiyecek konusunda tavsiyelerde bulunuyor.
Anlamiyorum ki!
Hayir anlasam baya sohbet edecegiz ne guzel.

Bakti olmuyor ben anlamiyorum.
Eliyle dur isareti yapti bana. Durdum.
Garsonu cagirdi, Benim adima siparis verdi :)
Bu sabah Fransiz amcanin sectiklerini yedim yani.
Cok guzel bir recel soylemis sagolsun :)


Ozan'in gozunden :)

Iste boyle.
Gulcin onumuzdeki gunlerde Fransa'da Toulouse'ta :)
Gorusmek uzere.

Bu arada ben yeni geldigim icin Ozan'in fotograflarini caldim bu yazi icin.
Ssst aramizda kalsin.
Guzel cekmis yahu.
Bunu bir meydan okuma olarak alip kendimi bu haftasonu fotografa adamayi dusunuyorum.
Gulcince seni fotografa bogacagim :)

15 Nisan 2015 Çarşamba

Selam olsun egitim sistemine

Evet yine basladik.
Ne zaman ise geldim, ne zaman gun bitti anlamadigimiz gunlere yeniden hosgeldik efendim!
O yuzdendir bloguma yeterince yazamayisim onu belirtyeim istedim :)

Bu arada tabi bir de cekim yaptik :)
Ay cok komik.
Kameralar, isiklar ve bendeniz konustum birazcik.
Aman cekim dedigin hazirligi uzun da kendisi toplasan 5 dakika.
Hop basaldik hop bitti :)

Beni biraksan daha konusacagim bak demek ki :)

Bir sey anlatacagim...

Ben kucukken doktor olacagim derdim. 
Halam doktordu cunku. 
Buldugum her firsatta halamin pesine takilir hastalara ben de 'bakardim!'
Bu doktor olacagim lafini beyin cerrahi olacagim seviyesine ne zaman getirmistim hatirlamiyorum.
Ama tahminimce egitim sistemimizin bize zerk ettigi herseyin en zorunu basarmalisin hissiyatiyla, bu doktorlugun en zoru muhtemelen beyin cerrahi ondan olayim demis olabilirim.

Yillarca surdu bu.
Yazik canim halam da halefimi buldum, benden sonra ailemizin doktoru belli diye yillarca herkese yegenim doktor olacak dedi.

Geldik lise 1'in sonuna.
Baya basarili bir ogrenciyim.
Derslerim hep 5. 
Aferin.
Ama yani icten ice hissediyorum fizik 5 olsun diye scok cok cok calismam gerekiyor.
Kimya aman bana yanasmasin.
Ama ver sozel dersleri bayiliyorum.

Bayilirsan bayil!
Cok cok cok calisman gerekiyorsa da calis!
Calisinca oluyor mu fizik? Oluyor. O zaman calisacaksin diyorum kendime.
Yontem bu.
O zaman aklimca basari da bu.
Yapamadigimin ustesinden gelebilmek.
Fizikten her 5 aldigimda havalardayim.
Halbuki her fizik sinavindan once de yaslardayim!

Olsun!
Her basarili ogrenci gibi ben de Fen Matematik okuyacagim.
Kafamda baska bir secenek bile yok.
Fizik 5 geliyor ya neticeye bak!
O fen matematigi okuyacak, doktor ve hatta beyin cerrahi olacagim!
Cunku basarili olmak demek fen matematik ogrencisi olmak demek.
O kadar.

Lise 1'in sonunda dediler ki size envanter testi yapacagiz.
Test.
Severim test bir nevi sinav.
Zaten okulda, dershanede hayatim sinavla gecmiyor mu?
Bir de envanter testi yapayim.

Girdik o teste.
Baktim sorular bir ilginc.
Yok yol bulabilir misin? 
Yok sarki sozlerini ezberler misin?
Yok elektrikli aletleri tamir eder misin?
Yok resim cizer misin?
Bildigimiz testler gibi degil?
X=?, haritada isaretlenen bolgelerin hangisinde pamuk yetismektedir falan demiyor.
Bir ilngic geldi bana.
Baya hevesle yaptim testi.

Aradan bir zaman gecti.
Annemle gittik sonuclari konusmak icin dershanenin rehberligine.
Dedi ki rehberlikci teyze, Gulcin icin onerilen meslekler soyle:
Haber Sipikerligi, Yazarlik, Gazetecilk, Avukatlik, Psikoloji...

Yahu ben doktor olacaktim!
Dur hatta beyin cerrahi olacaktim!

O test dogrdur degildir bilmem.
Mutlaka elestirilecek bir suru yani vardir.
Ama benim icin faydasi oldu.
Cunku ben o gun dedim ki anneme "Anne ben fen matematik okumak istemiyorum"

Cok sukur ki cocuklarini dinleyen bir ailem vardi.
Ve cok sukur ki ogrencilerini taniyan ogretmenlerim vardi.
Kimse ay ama Fizik hep 5 demedi.
Ama herkes ozellikle ogretmenlerim Matematik ogrenmesi lazim yoksa sinavi nasil kazanacak dedi ve ben Turkce Matematikci oldum.

Hayatimin donum noktalarindan biri.
Iyi ki oyle oldu.

Ama keske egitim sistemimiz boyle olmasaydi da daha da fazlasi olabilseydi.
Mesela ben gerceken haber spikeri olabilseydim :)

Ay severdim kesin.
Vallahi sveerdim.
GB bilmem nereden bildiriyor :)
Ama su ortmada degil tabi.
Su ortamda haber spikeri olsam bu sivri dille 150 binkere issiz kalmis olurdum orasi kesin :)

E olamadik haber spikeri.
Ama iste dun bizim de cekimimiz vardi canim.
Ciktim kameralar karsisina.
Biraz heyecanlandim ama olsun.
GB Londradan anlatiyor :)

Dedim ki kendi kendime bu sacma sey sadece seni mutlu ettigi kadar onemli Gulcin.
Zira is icin o kameralar falan hakikaten sacma yani.
Ama napalim basa geldi cekildi.
Oyle abartili bir sey degil ha. 
Sirket icinde kisacik bir video.
Ben oyle iste ufak seylerden de kendime eglence cikardigim icin yaziyorum boyle. Yoksa basit siradan bir sey :)

Sonucta...
Haber spikeri olamamis olabilirim ama su hayatta benim de bir cekimim oldu efendim :)
O zaman ne diyelim selam olsun egitim sistemine!
Evet sadece bunu diyecegim :)
Selam olsun egitim sistemine!

13 Nisan 2015 Pazartesi

Yine bir ilginclik yine bir cinslik :)

Sevgili blogum,

Gun gecmiyor ki basima garip bir seyler gelmesin.
Zaten biz universite yillarindayken de boyleydi. 
Mezun oldugumuzda da.
Garip olaylar, kisiler etrafimizdan eksik olmazdi.
O zaman da Akilli beni bulmaz, deli dibimden ayrilmaz derdik.
Hakliymisiz.

Hala ayni.
Akilli beni bulmaz, deli dibimden ayrilmaz.
Gerci bu seferki etrafimdaki insanlarla ilgili birsey degil.
Isle ilgili bir sey.
Ama olsun.
Yine de normal olay beni bulmaz, cinslikler dibimden ayrilmaz diyebilirim :)

Simdi ben beyaz yaka, ofis calisani bir insanim.
Ama bugun ne yapacagim bir bil?
Bilemezsin bence.
Bana sorsalar ben de bilemezdim.
Bugun cekimim var benim efendim!

Cekim.
Evet evet oyle kamerali falan olandan.

Neymis projeyi tanitacakmisiz.
Mail atsaydik.
Internet sitesi yapsaydik.
Ne bileyim, toplanti falan yapsaydik.
Hatta isteselerdi ben uzun uzun blog bile yazardim.
Ama video ne yahu?

Olmadi bu video isi.
Olmadi bence.
Olmasaydi iyiydi yani.

Hayir ben sahne seven bir insanim.
Normalde cikar beni insan karsisina konusurum sorun degil.
Ama is icin olmasin.
O zaman hic eglenceli degil bence.

Neyse basa gelen cekilecek.

Cekim anilarimizla yarin karsinizda olacagiz efendim :)
Sevgilerimi sunarim.
Gidip cekime hazirlanayim :)

Ha ha ha.
Cok havali canim :)

8 Nisan 2015 Çarşamba

Okuduk: Bir sure yere paralel gittikten sonra

Boyle yurtdisinda yasayinca en ama en kiymetli seylerden biri kitaplar oluyor.
Turkiyeye gidip de bavulda kitapsiz dondugumuz bir gezi yok.

Ama bir yandan insan tasinmalari dusunup cok kitap almak da istemiyor.
Ya da soyle diyeyim cok sayida kitabi evde tutmak da istemiyor.
O yuzden Turkiyeye giderken bavulda kitapsiz gittigimiz de yok :)

Bu yaman celiski icinde insana en iyi gelen seylerden biri kitap degisimi.
Yurtdisinda yasanlarin muhtesem dayanismasi :)

Iste bu dayanisma kapsaminda yeni bir yazarla tanistim ben: Baris Bicakci.
Sinan megerse tum kitaplarini almis.
Biz bir Bristol'e gittigimizde gecin kutuphanenin karsisina alin istediginizi dedi.
Super arkadas :)
Ben de hic bilmedigimden baris Bicakci kitaplarina uzandim, aldim geldim.

Gece hafta da bir tanesini okudum. Bir sure yere parallel gittikten sonra.
Kutabin tanitim yazilarindan biri soyle
“Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile.”

Intihar ede genc bir kizin hayatina degenlerin kisa kisa oykulerinden olusuyor kitap. Kisa oykuler, kisa bir hayat ve cabuk okunan bir kitap.


Cok begendim mi? Benim cevabim hayir.
Ama bundan kitabi Yasar Kemal'den sonra okumamin etkisi buyk sanirim.

Hic begenmedim mi? Buna da cevabim hayir.
Begendim de aslinda. Okurken merak ettigim seyler oldu, Dilini temiz buldm. Okuduguma pisman olmadim.

Simdi evde beni bekleyen 2 ya da 3 baris Bicakci kitai daha var. Onlara da birer sans cverecegim ve bakalim onlarda neler hissedecegim.

Bu arada bu ktap, bu sene okudugum 4. kitap oldu. Gecen seneye gore baya iyi gidiyorum sanki ama bakalim :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails