Haftasonu Denizle birlikte Oxford'a gittik. Bazi haftasonlari, bazi yolculuklar oyle kolay oluyor ki insan biz Denizle Marsa bile gideriz yahu diye dusunuyor. Ki ilk sene her yolculuk boyleydi. Bazen de cok zor oluyor aman kiralim dizimizi evimizde oturalim deli miyiz diyoruz :) Ama iste icimizdeki gezgin ruh durmuyor yine yola dusuyoruz :)
Bu seferki gezi cok guzeldi. Deniz cumartesi sabahi bir bal olarak uyandi. Hatta soyle bir sey yasadik. Ozan kalkmis ve bir bakmis Deniz yatagindan inmis (gecen hafta yataginin kenarini actik) ve lazimligina oturmus cisini yapiyormus. Evde bir bayram havasi oldu vallahi! Cis kaka icin bu kadar sevinecegimiz gunler zaten 2016 eylulde dogar dogmaz baslamisti. O yuzden cis-kaka ile alakali seylere sevinince sasirmiyoruz artik :)
Saka bir yana bagimsizlasmasi, boyle ozbakimi ile ilgili seyleri kendisinin yapabiliyor olmasi acayip bir his. Denize, Deniz bu yaptigin cok guzel bir sey seni tebrik ederim annecim dedim. Buyudum ben dedi. Buyudun ya kuzu...
Sonra evden de rahatlikla ciktik. Giyindi, kusandi. Hava sicak oldugu icin giyinmesi bu aralar cok kolay zaten. Denize kollarin bacaklarin cibil olacak de, gerisini birak. Sort, t-shirt giyiyorsa Denizden mutlusu yok zaten. Ve en guzeli de Denizin yola ciktiktan 15 dakika sonra uyumasi oldu tabi. Boylece bizim 1,5 saatlik Oxford yolculugunun 1 saati de uykusuyla gecti ve oraya vardigimizda Deniz gayet mutlu enerjik bir cocuktu. Oley!
Oxford'a Ozanin daha once calisigi kolejin aile gunu icin gittik. Kolej bahcesinde cocuklara yonelik aktiviteler hazirlamislar. Ogle yemegi ve aksamustu cayi da vardi. Aslinda giderken sikilrsak cikariz falan diye konusmustuk ama aksam 5'e kadar oradaydik. Bir bouncy castle vardi ki o varsa Denizden mutlusu yok zaten biliyorsunuz. Ve Deniz zipladi, zipladi, zipladi.
Oglen yemeginde gayet guzel oturdu bizimle yemegini yedi. Hatta masadakilerle "sohbet" etti. 2,5 yasindasin yahu diyorum bazen ona bakarken. Ama bazen de delirtiyor beni o ayri :) Cumartesi hic delirtmedi ama!
Baktik keyfi yerinde bir daha uyutmadik Denizi. Oyaladik. Gidis yolunda bir saat uyumustu ama sabah 10-11 arasinda uyumus oldu. Olsun dedik dayansin artik. Dayandi!
Bahcedeki aktivitelerden biri de yuz boyama idi. Aman Deniz yuz boyama fikrinden bir korksun! Ama nasil korktiu anlatamam. Sirf korkusunu yensin, kotu bir sey olmadigini gorsun diye ben koluma bir kelebek yaptirdim. Sirf o yuzden yani baska sebebi yok :) Sen de yaptirmak ister misin dedik, hayir dedi. E iyi dedik bak keyfine zipla sen. Ama gun boyu o boyamalari sordu durdu.
Deniz'in bu hallerini kendime cok benzetiyorum. Ben biliyorum aslinda o boyalardan o da bir sey yaptirmak istiyor ama cesaret edemiyor. Cekiniyor. Ote yandan o boyalar ya da iste cesaret edemedigi ne varsa icinde de kaliyor. ben de boyleyimdir biliyorum. O hissi cok iyi biliyorum. O yuzden iste israr etmeden fikre alistirmaya calisiyorum Denizi. Ama israr asla yok. Cunku bir kere inat ederse biliyorum ki yillarca yanasmaz o andaki konu neyse ona. Onu da kendimden biliyorum.
Baktik aksam ustu 4 gibi, yani biz oraya gittikten yaksalik 4 saat sonra Deniz ben koluma kelebek istiyorum dedi. E iyi dedik, yine hic abarti tepkiler vermeden. Gitti oturdu, koluna turuncu bir kelebek yaptirdi. O andaki mutlulugunu ah gorebilseydiniz. Iste biliyorum o hissi ya, o mutlulugu yasayacagini da biliyorum. Bu huyu bana cekmeseydi iyiydi ama cekti :)
Cumartei orada Deniz oynadi, biz insanlarla sohbet ettik. Oyle guzel oyle guzel bir aksamustu oldu ki. Sonra ciktik. Oxford sokaklarinda yuruduk. 2012de baya Oxford'ta kalmistik hatirlarsiniz belki. SOnra zaten buralara Oxford icin tasindik. Benim isimden dolayi orada ev tutamadik ama 2-12-2016 arasinda biz Oxford'ta cok zaman gecirdik. O zaman yurudugumuz yollarda Denizle yuruduk bir de. O zaman gittigimiz yerlere bir de Denizle gittik.
Deniz dogduktan sonra en sevdigim seylerden biri bu benim. O aramiza katilmadan once yasadigimiz, gezdigimiz yerlere bir de onunla gitmek. Oyle sevdik ki o aksamustunu. Oyle guzel oldu ki.
Donus yoluna gecmeden kizimiza pijamalarini giydirdik ve sanslydik tum gun uyutmayip ziplattigimiz bebemiz saat 7 gibi yolda uyudu ve o uykuyu da sabaha bagladi. E daha ne olsun :)
Iste bu da boyle guzel bir haftasonu oldu :)
Ha Pazar gunu o melek bebek bir sinirle uyandi ki anlatamam ama zaten anlatmayayim da aklimizda bu hafatasonu Oxford hatiralari ile kalsin :)
Bu seferki gezi cok guzeldi. Deniz cumartesi sabahi bir bal olarak uyandi. Hatta soyle bir sey yasadik. Ozan kalkmis ve bir bakmis Deniz yatagindan inmis (gecen hafta yataginin kenarini actik) ve lazimligina oturmus cisini yapiyormus. Evde bir bayram havasi oldu vallahi! Cis kaka icin bu kadar sevinecegimiz gunler zaten 2016 eylulde dogar dogmaz baslamisti. O yuzden cis-kaka ile alakali seylere sevinince sasirmiyoruz artik :)
Saka bir yana bagimsizlasmasi, boyle ozbakimi ile ilgili seyleri kendisinin yapabiliyor olmasi acayip bir his. Denize, Deniz bu yaptigin cok guzel bir sey seni tebrik ederim annecim dedim. Buyudum ben dedi. Buyudun ya kuzu...
Sonra evden de rahatlikla ciktik. Giyindi, kusandi. Hava sicak oldugu icin giyinmesi bu aralar cok kolay zaten. Denize kollarin bacaklarin cibil olacak de, gerisini birak. Sort, t-shirt giyiyorsa Denizden mutlusu yok zaten. Ve en guzeli de Denizin yola ciktiktan 15 dakika sonra uyumasi oldu tabi. Boylece bizim 1,5 saatlik Oxford yolculugunun 1 saati de uykusuyla gecti ve oraya vardigimizda Deniz gayet mutlu enerjik bir cocuktu. Oley!
Oxford'a Ozanin daha once calisigi kolejin aile gunu icin gittik. Kolej bahcesinde cocuklara yonelik aktiviteler hazirlamislar. Ogle yemegi ve aksamustu cayi da vardi. Aslinda giderken sikilrsak cikariz falan diye konusmustuk ama aksam 5'e kadar oradaydik. Bir bouncy castle vardi ki o varsa Denizden mutlusu yok zaten biliyorsunuz. Ve Deniz zipladi, zipladi, zipladi.
Oglen yemeginde gayet guzel oturdu bizimle yemegini yedi. Hatta masadakilerle "sohbet" etti. 2,5 yasindasin yahu diyorum bazen ona bakarken. Ama bazen de delirtiyor beni o ayri :) Cumartesi hic delirtmedi ama!
Baktik keyfi yerinde bir daha uyutmadik Denizi. Oyaladik. Gidis yolunda bir saat uyumustu ama sabah 10-11 arasinda uyumus oldu. Olsun dedik dayansin artik. Dayandi!
Bahcedeki aktivitelerden biri de yuz boyama idi. Aman Deniz yuz boyama fikrinden bir korksun! Ama nasil korktiu anlatamam. Sirf korkusunu yensin, kotu bir sey olmadigini gorsun diye ben koluma bir kelebek yaptirdim. Sirf o yuzden yani baska sebebi yok :) Sen de yaptirmak ister misin dedik, hayir dedi. E iyi dedik bak keyfine zipla sen. Ama gun boyu o boyamalari sordu durdu.
Deniz'in bu hallerini kendime cok benzetiyorum. Ben biliyorum aslinda o boyalardan o da bir sey yaptirmak istiyor ama cesaret edemiyor. Cekiniyor. Ote yandan o boyalar ya da iste cesaret edemedigi ne varsa icinde de kaliyor. ben de boyleyimdir biliyorum. O hissi cok iyi biliyorum. O yuzden iste israr etmeden fikre alistirmaya calisiyorum Denizi. Ama israr asla yok. Cunku bir kere inat ederse biliyorum ki yillarca yanasmaz o andaki konu neyse ona. Onu da kendimden biliyorum.
Baktik aksam ustu 4 gibi, yani biz oraya gittikten yaksalik 4 saat sonra Deniz ben koluma kelebek istiyorum dedi. E iyi dedik, yine hic abarti tepkiler vermeden. Gitti oturdu, koluna turuncu bir kelebek yaptirdi. O andaki mutlulugunu ah gorebilseydiniz. Iste biliyorum o hissi ya, o mutlulugu yasayacagini da biliyorum. Bu huyu bana cekmeseydi iyiydi ama cekti :)
Cumartei orada Deniz oynadi, biz insanlarla sohbet ettik. Oyle guzel oyle guzel bir aksamustu oldu ki. Sonra ciktik. Oxford sokaklarinda yuruduk. 2012de baya Oxford'ta kalmistik hatirlarsiniz belki. SOnra zaten buralara Oxford icin tasindik. Benim isimden dolayi orada ev tutamadik ama 2-12-2016 arasinda biz Oxford'ta cok zaman gecirdik. O zaman yurudugumuz yollarda Denizle yuruduk bir de. O zaman gittigimiz yerlere bir de Denizle gittik.
Deniz dogduktan sonra en sevdigim seylerden biri bu benim. O aramiza katilmadan once yasadigimiz, gezdigimiz yerlere bir de onunla gitmek. Oyle sevdik ki o aksamustunu. Oyle guzel oldu ki.
Donus yoluna gecmeden kizimiza pijamalarini giydirdik ve sanslydik tum gun uyutmayip ziplattigimiz bebemiz saat 7 gibi yolda uyudu ve o uykuyu da sabaha bagladi. E daha ne olsun :)
Iste bu da boyle guzel bir haftasonu oldu :)
Ha Pazar gunu o melek bebek bir sinirle uyandi ki anlatamam ama zaten anlatmayayim da aklimizda bu hafatasonu Oxford hatiralari ile kalsin :)

