7 Ocak 2019 Pazartesi

Dun Deniz dustu

Dun Deniz dustu.

Ogle uykusuna bir turlu yatiramadik. Babasiyla bizim yatakta oynuyorlardi. Ben de asagida oturuyordum. Yukaridan sarki soyleme sesleri gulme sesleri geliyordu. 

Sonra bir gumburtu duydum. O sesi baska nasil anlatabilirim bilmiyorum. Gum diye bir sey dustu. Denizin cigligini duydum. Ve yerimden firladim.

Cigliktan sonra aglama yok. Sesi cikmiyor ama bir sey oldu. 

Asagidan yukari ciktigim o belki de 30 saniye hayatimin en uzun anlariydi.

Odasina baktim yok. Aklimdan bin tane senaryo geciyor. Ustune bir sey devrildi heralde diyorum ama evde her sey duvarlara sabitlenmis durumda aslinda. Bunlar iste hep o 30 saniyenin icinde.

Bizim odaya gittim. Ozanin kucaginda. Agliyor ama sesi cikmiyor. Oyle icini cekerek agliyor ki sesi cikmiyor!

O dusme anlarinda anne babaya bir sey oluyor ya hani. Hani kanin cekilircesine bir sogukkanlilik geliyor ustune. Aslinda icinde firtinalar kopuyor ama disaridan sakin gorunuyorsun ya. Ozanin gozlerine baktim o icindeki firitinalari gordum. Benim icimde de delicesine kopan firtinalarin esi.

Denizi kucagima aldim. Sarildim. Annecim agla canin acidiysa dedim. Agzinda ufacik bir kan. Ama nereden geliyor. Dudagi mi patladi ne oldu.

Bir yandan denize sariliyorum bir yandan ne oldugunu anlamaya calisiyoruz. Korkunc birkac saniye.

Kucagima yatti. Kafasini severken sisligi farkettim. Kafasini carpmis!

Ozan cenesindeki kizarikligi gordu. Cenesini carpmis.

Bir yandan uyku saati ya gozleri kapaniyor. Ki zaten uyumadigi icin dustu. Ama yeni dusmus ustelik kafasini carpmis bebegimi uyutmak istemiyorum.

Konusuyorum cevap vermiyor. Deniz, benim saniye susmayan kizim cevap vermiyor. Renkleri soruyoruz yok. Hayvanlar diyoruz yok. Kafamdan binlerce litre kaynar su dokuldu sanki.

Sonra Deniz iyice sakinledi. Kafasindaki buzu ellemek istedi. Ve sorular somaya basladi. Bu soguk buz mu? Hayatimda duydugum en guzel soru!

Denizin konusmasinin ne buyuk hediye oldugunu dun aladim. Biraz sakinlesince neren aciyor dedigimizde sadece kafasi ve cenesini gosterdi. Bizim de gordugumuz yerler. Bir de sirtim biraz acidi dedi. Duserken carpmis.

Uyutmadik Denizi. Konustuk oynadik. Zaten 10 dakika sonra yeniden kosmaya baslamisti. Alisverise gittik beraber. markette kostu. Sonra babycino ictik, yan masadakilerle cilvelesti. Biz hep denizi izledik dun.

Aksam uyumadan yine her zamanki gibi gun icinde olanlari konusuyorduk. Deniz dustu dedi. Yataktan inmek istedi. BUf diye dustu. Baba ona oyle yapma demisti ama dinlemedi. Bebekler duserler arada Denizcim dedim. Ama bundan sonra babani dinle olur mu? Olur dedi. Uyucam ben artik dedi. Uyudu. Ben onu optum optum.

Deniz uyudu, biz Ozanla kaldik basbasa. Ozan oyle bir anda oldu ve oyle korktum ki Gulcin bir sey hissedemedim dustugunde dedi. Sanki icim dondu.

Oyle iyi anliyorum ki onu. Cunku benim de icim iyi oldugunu anladigimiz o ana kadar dondu. Hem de bir yandan deli gibi yanarken.

Anneannem derdi ki cocuklara melekler yetisemezmis. Oyle cabuk yasaniyor ki her sey gercekten. yetisilmiyor. Insan yuzbinlerce eli kolu olsun. o eller kollar hep onun etrafinda oldun istiyor ama o da olmuyor. 

Duse kalka buyuyecek biliyorum ama her dususu bambaska zor oluyor.

Evde hersey duvara sabitlenmis durumda. Ama belki de yatak kenarina bir sey almamiz lazim. Her dususu alinacak daha cok tedbir var hissi veriyor. Ote yandan olacaksa oluyor evet. ve olursa melekeler dahi yetisemiyor.

Ozanla aksam onu konustuk. Biz dustu diye boyle sarsilirken, ki sarsilmaliyiz elbette! ve daha cok tedbr almaliyiz! iki gun once bir adam cocugunu doverek oldurdu Turkiye'de. Doverek. O cocugu o kadar cok dovdu ki cocuk oldu. Bir insan bunu nasil yapar aklim almiyor. Bir insan bile isteye bir cocuga nasil zarar verebilir? Nasil o kucuck bedene vurabilir. Nasil o kadar gozu donebilir?

Aklim almiyor da daha cok yuregim almiyor. O kadar kucukler ki. O kadar incecik ki bedenleri. O kadar narin, kirilgan. Bir insan o minnacik seye nasil vurabilir. Oldurecek kadar nasil o ufacik seye ofke duyabilir.

Cocuklari koruyabilsek keske. keske. Keske.

Ama iste iki elimiz yetmiyor...

4 Ocak 2019 Cuma

Gece beslenmesini kes(e)meme

Bu uzun bir yazi serisi olacak. Cunku annelik seruvenimde en cok cuvalladigim seyi yazayim uyku!

Deniz dogdugundan beri emzirme konusunda hep onun isteklerini takip etmeye calistim. Dogru ya da yanlis ben boyle yaptim. Denizi hic saatli emzirmedim, istedigi zaman emdi. Hic su meme bu kadar bu meme bu kadar diye bakmadim, bir o meme bir bu meme dolandi durdu. Gece, gunduz, evde, yolda, restoranda kafede deniz ne zaman isterse ben denizi emzirdim. Muzede gezerken jucagimda bir yandan deniz emzirmisligim bile vardir hani :)

Belki gece beslenmesini ilk aylardan sonra kesmeliydim, belki 6 aydan sonra. Pek cok kaynak, pek cok doktor baska seyler soyluyor. Ama yapamadim. 

Bunda Deniz'in gece sadece 1 kere uyaniyor olmasinin etkisi buyuktu. Ilk 3 aylik dilim disinda Deniz zaten gece surekli uyanmiyordu. Kabaca soyleydi duzeni. Aksam 7:30-8:30 arasinda baya bir mucadeleden sonra uyuyordu. Uykuya dalmasi hep cok zor oldu Denizin. Ne yaparsak yapalim, neyi denersek deneyelim, en kucuk bebekliginden beri memede bile huzurla pat diye uyumadi Deniz. Ama bir kere uyudu mu da, huzurla uykusuna devam etti. O saatlerde uyuduktan sonra 11-12 arasinda uyanip emiyor ve yine hemen uykuya daliyordu. Sonra sabah 4-5 arasinda bir kez uyaniyor ve yine emip hemen uykuya geri donuyordu. 5:50 - 6:30 arasinda da (ama bakin 5:45 degil 50 :)) gun bizim icin basliyordu.Cok kisa araliklarla uyanmadigindan ve uyaninca da emip hemen uykuya geri dondugunden gece beslenmeleri bizi cok zorlamadi. Hastalik disinda bundan daha fazla uyandigi da olmadi. 

Aylar boyle gecti... Ta ki ben ise baslayaincaya kadar...
Ben ise basladim ve dunyamiz tersine dondu...


Ben ise baslamadan once, biz cesmedeyken Denizin uykulari artik baya duzenliydi. Kreste zorlanmasin diye memede uyumamayi da ogretmistik Deniz'e. Baya zor olsa da memesiz uykuya daliyordu. Ama dedim ya Deniz zaten memede uyusa da uykuya kolay gecen bir bebek hic olmadi. Ha memede uyumuyordu ama kucakta uyuyordu. Oyle yatagina yatirdim uyudu dedigim bir bebek de hic olmadi Deniz. Cok denedim. Ama aglatamadigimdan belki de basarili olamadim. BUrada ebeye sordugumda, bazi cocuklarin algisi cok acik olur, uyuyup etrafta olup biteni kacirmak istemez. Deniz biraz oyle demisti. Gercekten Deniz tam uyuyacakken silkinip uyanip etrafa bakar. Oyle kabul ettim. 

Sonucta Deniz krese basladiginda genelde kucakta bazen emzigiyle uyuyan bir bebekti. Sabah 10:30 ve ogleden sonra 14:30 da olmak uzere iki kere uyuyordu. Bu uykular bazen 1 saati buluyor bazen geciyor bazen 30 dakika oluyordu. Aksam da 19:30-20:30 arasinda Deniz gunu tamamlamis oluyordu. Sonra ilk uyanisi sabaha karsi 3- 4 gibiydi. Dolayisiyla uyansin gece de emsin diye dusundum hep. Bu beni hic zorlamadi.

Kresle beraber once gunduz uykulari duzensizlesti. Ama ote yandan kreste kucakta olmadan yataginda uyumaya basladi. Uyumak icin meme aramiyordu. Bunlar da iyi gelismelerdi. Evde aksam uykusu icin yine rutini devam etti. Emzirdim sonra kucagimda uyudu yatagina gecti. Ama artik o iki kez uyanan bebegimiz yoktu. Gece uyanmalari artmaya baslamisti. Beni ozlediginden normal diye dusundum. 

Ve hastaliklar basladi. Biliyorsunuz iste yok su cicegi yok el ayak , yok o, yok bu. O donemde ne duzen kaldi ne bir sey. Yine aksam en gec 20:30 gibi yatmis oluyordu ama ben artik Deniz uyusun huzurlu olsun da nasil uyursa uyusun moduna gecmistim. Hata evet. Ama oyle huzursuzdu ki. Memede uyumasina da izin verdim. Istedigi kadar kucagimda durmasina da. Zaten atesler icinde yanarken bir de uyku duzeni icin onu aglatamazdim. Kizim iyilesene kadar o nasil isterse oyle devam etti geceler. Benim icin cogunlukla uykusuz onun icin benim kucagimda uyunan uykularla dolu oldu bu geceler. Zordu. Ama sonucta onceligimiz Denizin iyilesmesi idi. Deniz cok sukur iyilesti. Ama zaten bozulmaya baslayan uyku duzeni de uctu gitti...

Ve o gunlerden sonra bir daha gece o uzun uykulari gormez olduk. Sadece 11 de ve 4 gibi emen bebek yeri geldi 10 dakikada bir uyanip meme olmadan uyumayan bir bebege donustu. Yeri geldi memeye bakmadi bile ama benim kucagimda olmadan uzun uyku uyumaz oldu. Ve boylece gece uykulari bizim icin de problem oldu...

*****
Emzirmeyi cok sevdim ben. O meme ucu yaralarini da atlattiktan sonra emzirmeyi gercekten cok sevdim ben. Ama bu gece uykusuzluklari isle birlesince oyle zorlasti ki bazen yeter emzirmek istemiyorum sozleri bile dokuldu. Sonrasinda gelen pismanlik, uzuntu... Biliyorsunuz iste, bilmeseniz de anlarsiniz beni eminim.

Deniz gectigimiz aylarda tam bir meme bagimlisina donustu. Emma emma diye uyanir oldu. memesiz uykuya dalamaz oldu. Disti, atakti, anne ozlemiydi, oydu buydu derken icine dustugumuz bu hal buyudukce buyudu buyudukce buyudu. Benim isim yogunlasti. Uykusuzluk artik beni cok yorar oldu. Iste konsantre olmak zordu, evde islere yetismek, gece kac defa uyanacagini bilmeden o huzursuzlukla yataga gitmek. Zordu iste.

Ama tum zorluguna ragmen uyku egitimine cesaret edemiyordum. Egitim ve bebek kelimeleri bana hep yan yana sacma geliyordu. Okudum okudum okudum. Hangi egitim notuna baksam, kendi iyiligi icin aglatacaksiniz diyordu. Bir aglar iki aglar sonra susar diyordu. Alisacak diyordu. Ve benim icim bunu almiyordu.

Ote yandan boyle de Deniz agliyordu. Emme emme diye surekli aglayan, inleyen bir gece bebegiydi o. Gunduz yuzunde gulucukler acan kizim aksamlari agliyordu. Hele meme biarz gec kalirsa. Ama yine de onu egitmek icin aglatmak icime sinmedi. O kadar yorgun ve uykusuzdum ki birkac kez profosyinel bir uyku danismanindan yardim almayi bile dusundum. hattabuldum sectim, telefonunu kaydettim falan. Ama yapamadim iste. Baslayamadim o egitimlere.

Bu arada Deniz ben olmadigimda kreste gayet rajat uykuya daliyordu. Ben evde yoksam biraz aglasa da Ozan uyutabiliyordu. Dolayisiyla ben olmazsam uyuyamiyor, bana bagimli faan degildi. Hatta ben yoksam gayet rahat uyuyordu kizim. Ama ben olunca meme olmadan uyumuyor. Daha fenasi defalarca uyaniyor ve illa meme istiyordu.

Sunlari bile gorduk. Ben evde yokum, Ozan denizi uyutmus. Aksam ben geldim 11 gibi is yemeginden. Deniz 1 kere bile uyanmamis. Ben ust kata adimimi attim ve uyandi. Sonra yine ayni hikaye saatte bir -en iyi ihtimalle uyanma. emm emme- Yani bensiz uyusun diye bir dersim yoktu benim. Ya da memesiz uyumayi ogrensin diye. ben varken guzel uyuyabilsin. Defalarca uyanmasin ki saglikla buyuyebilsindi derdim. Ve tabi hepimiz uyuyalim.

Boyle boyle iste 3,5 ay gecti...

Sonra....

Christmas tatilindeydik. Ve ben bir aksam gida zehirlenmesi gibi bir sey oldum. Yok boyle bir halsizlik. Denizi emzirdikce daha da kotulesiyorum. Neyse uyuttum Denizi zar zor. Sonra biz de yattik. gece tabi deniz uyandi. Denizin odasina gidecek halim bile yok. Ama biliyoruz memesiz uyumaz. Cunku ben evdeyim, cunku meme etrafta...

Ozan gitti denizi aldi geldi. Kucagima verdi. Emzirmeye basladim. ve Ozan al Denizi diyip kosarak banyoya gidip kusmaya basladim. Emzirmeyle midemin baglantisi ne bilmiyorum ama emzirdigim anda iyice halsiz dustum ve kustum.

Deniz bir yandan agliyor. Ozan sakinlestirmeye calisiyor. Geldim yeniden aldim kucagima. Yok memesiz durmuyor. Yine emzireyim dedim. Sonuc yine ayni. Denizi babasina zor verip banyoya kostum. kabus gibi bir geceydi.

Ozan bitti bu gece emzirmiyorsun. Ben bir sekilde halledecegim dedi. Ve macera basladi...

Deniz uyaninca cilginca agliyordu. Cilginca ama. Ozan konusuyor, opuyor. Yok yok olmuyordu. Eger uyandirirsa ve Deniz etrafi gorurse yani o yari uyku halinden cikarsa aglamasi duruyor Ozanin anlattiklarini dinliyordu. Kizim resmen meme bagimlisi olmustu.

O gece Deniz agladi ben agladim. Cok agir geldi o gece bana. Ozan surekli bak anne hasta, emziremiyor ama seni cok seviyor, seviyoruz diye konusuyordu. Ben iyi hissettigim an yanina gidiyor seviyor oksuyordum. Ama o gece bir kabustu...

Bir sekilde sabah oldu. E dedik ilk geceyi atlattik. Diyorlar ki anne yanina gitmeze, baba ilgilenirse 3 gecede alisiyorlarmis. Ben zaten hala kusuyorum. Ki 3 gun mahvoldum! Haydi bu aksam da deneyelim. 

Ikinci gece ayni kabus devam etti. Ama ben kendimi biraz daha iyi hissediyordum. Deniz evet meme yok diye agliyordu ama bence duruma da anlam veremiyordu. Her ne kadar gunduz anlatmis olsak da asil memenin degil annesinin olmamasini anlayamiyordu bence. 15 aydir her gece yaninda olan annesi yoktu. Yok.

Cok kotu hissettim ve kim ne derse desin bunu yapamayacagimi anladim. Kizimin evet memeye bagimli olmasini istemiyordum cunku bir onceki aksam bunun da ne fena oldigunu gormustum. Memesiz durabilirdi ama bunun icin bensiz durmasina gerek yoktu. Olmamaliydi. Kizimi yalniz birakamazdim.

Kostum. Ozana ver dedim. Denizi aldim kucagima sardim. O agladi ben agladim. O agladi ben agladim. 

Simdi butun uyku egitimlerine gore bu buyuk hir hata. Cunku Deniz'e bir anlamda cok aglarsa istedigini alabilecegini gostermis oluyordum. Tam kabullenmeye baslayacakken egitimini yarida kesiyordum. Denize bir nevi olumsuz pekistirgec veriyordum.

Uyku egitimlerine gore.
Bana gore... Kizimdan ozur dilemeliydim. Cunku 15 aylik hayatinin belki de en buyuk kopusunda onun yaninda degildim. O bu duruma anlam vermeye calisirken ben yoktum. 15 aydir gece gunduz her agladiginda kosulsuz koynumda tuttugum kizimi yalniz birakmistim. O gece asla ama asla ben gitmeyeyim, babasi ilgilensin aglar aglar alisir metodunu uygulayamayacagimi anladim. Ve vazgectim.

Denizi emzirdim. Ve bir sure bu konuyu rafa kaldirmaya karar verdim. 

O arada Deniz kopek dislerini cikardi. Christmas gecti, yeni yil gecti, arada ben baya atesl bir hastalik gecirdim. Ama yine eski duzenimize donduk. Deniz emdi. Uyandi. Uyandikca emdi. Is basladi. Yorgunluk basladi.

******
Is yerinde Subat ayinin basindan itibare daha yogun bir donem baslayacak. Kafamda bu gece uykularini o donemden once bir duzene sokma fikri vardi. Oyle 3 aksam aglat 5 aksam babasi gitsin yapamayacagimi anladigimdan Ocak ortasindan yeni bir seyler denemeye karar vermistim. Ocak ortasina kadar da iste o kabus gecelerin ustunden bir 3 hafta gecmis olacakti ve umarim Deniz o kabusu unutmus olacakti.

Yeni bir sey deneyecektim ama ne deneyecektim? Surekli dusunuyordum. Surekli. Okudum, arastirdim, dusundum. Denizle ilgili her konuda oldugu gibi bu konuda da bolca kendimi dinledim ve gece emzirmesini Denizin yaninda olarak biraktirmaya karar verdim. Evet, artik gece emmesini kesmemiz gerekiyordu cunku gecede 12-13'e varan uyanmalar ikimizi de hirpaliyordu. Deniz, aglayabilirdi cunku zor bir sey yasayacakti. Ama Deniz yalniz aglamayacakti. Yaninda ben olacaktim.

Ocak basi gibi Deniz'e artik geceleri uyanmamasi gerektigini. Uyumanin onun buyuttugunu anlatmaya basladim. O aralar Deniz ayakta durma, yurume cabalari icindeydi. Deniz uyursan bacaklarin guclenir yuruyebilrsin dedim. Ayakta daha uzun durabilirsin. Cocuklar uyurken buyurler. Oyun oynarken, kitap okurken hep arada bunlari analttim Deniz'e. Ozan da bir yandan ayni seyleri soyledi. Bizim evde sohbet konusu bir sure bu oldu.

15 Ocak gibi Deniz'e artik gece emme olmayacagini soylemeye basladim. Deniz, uyuman lazim ki buyuyebilesin. Gece emince cok uyaniyorsun. Artik gece emmeyelim dedim. Annenin sutu azaldi, memelerde gece sut olmayacak dedim. Sabaha birikecek sutler yine emecegiz dedim. Deniz gece her uyandiginda, gozumden uyku akarken bile bunlari soyledim.

18 Ocak aksami Denizi uykuya yatirirken, artik bu gece emmeyeceksin Deniz dedim. Sutler sabaha biriksin olur mu? Memelere bay bay yap, iyi geceler de dedim. Dedi. Ve uyudu. 

Ama tabi ki gece emme diye uyandi. Ilk 3 gece cok zordu. Agladi. Aglamadi diyemem. Ama hep yanindaydim.  Her uyandiginda bikmadan usanmadan memeler uyuyor Deniz, sabah emecegiz diye anlattim.  Ilk gecenin sonunda baya yol katettik. Uaynasa da bana sarilip uyumaya basladi.  

3. gecenin sonunda artik hic aglamiyordu ama beni yaninda istiyordu. Memeler uyuyor demeye basladi, bana sarilip uyumaya basladi. Ama deniz biraz da karakter olarak zor unutan -hatta unutmayan- bir cocuk oldugundan biz de oyle 1 hafta 10 gunde gece emmesini unutmadi. Hatta hic unutmadi aylar sonra bile gece uyandiginda emme dedi. Ama sonrasinda emmeler uyuyor dedi uyudu. Yani durumu anladi.  

Gece emmesini kesmek gece uyanmalarini evet azaltti. Ama bitirmedi. Cunku aynen tahmin ettigim gibi gece uyanmalari sadece emmek icin degildi. Dis agrisi, beni ozleme, yaninda oldugumu bilmek isteme. Yalniz eskiden uykya memesiz dalmayi bilmediginden her uykusu hafiflediginde beni cagiran Deniz, bazi uyanmalari kendisi halledebilir oldu. Demem o ki kitaplar ne kadar gece emmesini kesin kesintisiz uyusun dese de gercek oyle olmayabilir. Beklentinizi cok yuksek tutmayin. Bebeginiz gecede 1-2 kere uyaniyorsa ve emip geri uyuyorsa bu gercekten aciktigi icin olabilir. Her bebegin metabolizmasi da baska. Sirf 1-2 kere uynamasin diye bu maceraya gerek yok inanin. Aynen Tomrisin dedigi gibi bozuk olmayani duzeltmeye calismayin. Siz kendi bebeginizin durumuna bakin. 

Gece emzirmesini kestikten sonra sadece 1 kere o da Deniz bir gece kulak agrisi cektiginde ve delicesine agladiginda gece 1 kez emzirdim. Surekli kulagini tutuyordu ve delicesine agliyordu. Kulagini elletmedigini farkettigimizde bir sorun oldugunu anladik. Denizin bir simarik aglamasi var. Biz oyle diyoruz yani aramizda. Boyle agliyor ama belli ki aslinda cok bir sey yok aglamanin arkasinda. O gece oyle aglamiyordu. Cilginca agliyordu. Denizi aldim ve emzirmeye basladim. Hemen rahatladi. Uyudu ve ben onu kontrol ederken kulaginin aktigini gorduk. Muhtemelen kulagi emme ile rahatladi. Demem o ki kitaplar ne kadar asla bir daha emzirmeyin dese de siz bebeginizi ve ic gudulerinizi izleyin. Bazen emmek istemesi gercekten ihtiyaci oldugu icin olabilir

Bu gece emzirmesi tabi ki bize zorlu bir kac gece olarak dondu. Yeniden meme istedi. Iste o istemeler bizim aramizdaki tabiriyle "simarik aglamasi seklinde" oldugundan sadece Denize hayir dedim. Hayir deniz sen artik gece emmiyorsun. O yuzden de daha uzun uyuyorsun ve guzelce buyuyorsun. 2-3 geceden sonra eski duzene geri donduk. Demem o ki, evet arada emzirmek kafalarini karistiriyor. Ama bundan da kar zarar hesabi yapacaksiniz. Ve bir sekilde yeniden eski duzene doneceksiniz endislenemeyin.


Gece beslenmesini kestikten sonra Deniz, normal de 5:50 gibi uyanirken sabah 4te uyanmaya basladi. Baslarda bunu da kesmeye calistim. O uyanmalarda da Denizi ikna etmeye calistim ama bu imkansizdi! Anladim ki cocuk ac. Gercekten acliktan uyaniyor. Hatirlatirim Deniz aksam yemegini yiyor ve emip yatiyordu. Biliyorsunuz anne sutu en cabuk sindirilen sey. Ve tabi ki 8:30 da yatan bebek, gece hic emmeyince sabah 4te artik acikmis oluyordu. Once yogurt, sut vs vermeyi denedik. Ama uykusu aciliyordu ve cok huysuz oluyordu. Boylece sabah 4te uyanmalarinda emzirdim Denizi. acligi gecti yeniden uyudu. Demem o ki gecenin kacta bitecegine yine siz bebeginize bakip karar vereceksiniz.

Malasef arada Denizin bu uynamayi 3'e, 2'ye cektigi ve her uyandiginda meme istedigi de oldu. Bunun onune gecmek icin de sabah 5te emziriken gunaydin dedim, perdesini actim, sabah oldu bak memeleri uyandir dedim sonra emzirdim. Demem o ki, bu gece emzirmesini birakma 3-5 gunuk bir sey degil. Uzun bir surece hazir olun.

Ozetle....
- Biz Deniz 18 aylikken gece emzirmesini neredeyse her yarim saatte bir uyandigi ve ikimiz de hic uyuyamaz hale geldigimiz icin kestik. 
- Yazinin basinda da anlattigim gibi bence bu surekli uyanmalarin ise baslamam ve ust uste yasadigi hastaliklarla da ilgisi coktu. O yuzden de gece emmesini hemen kesmedim de biraz yeni duzene alismasini bekledim. 
- Yeni duzenden sonra yine gecede sadece 1-2 kere uyaniyor olsaydi gece beslenmesini kesmezdim. Bana sorarsaniz, kucucuk bebeklerin 1-2 kere uyanmasi ve emip hemen uykuya donmesi cok sorun degil. Bu konuda Tomrisin bozuk olmayani tamir etmeye calismayin yazisini okumanizi tavsiye ederim. 
- Gece beslenmesini kesme uykularini uzatti evet ama her gece kesintisiz uyumadi. Beklentilerinizi yuksek tutmayin.
- Bazi durumlarda gece emzirmesi hayat kurtarabiliyor -bakiniz Denizin kulak agrisi- ic gudulerinizi dinleyin. 
- Bu surec, Deniz gibi kolay unutmayan bir bebeginiz varsa, 3-5 gunde bitecek bir sey olmayabilir. Haftalar hatta aylar surebilir. Hazir olun!
- Bunlar annelik surecinde en cok uykuda cuvallamis bir siradan annenin yazdiklari, lutfen o gozle okuyun. Dogru yaptim demiyorum. Sadece bu benim deneyimim :)

Bu yaziyi aslinda aylar once yazmisim ama eklememeisim. Simdi Denizin emmeyi birakmasini yazarken aklima geldi de taslaklarda buldum. Sonraki sureci de ekledim. Emzirmeyi birakmanin ilk adimi olarak burada dursun o zaman. Yeniden soyluyorum asla dogrusu bu demiyorum Deniz hala yataginda uyumuyor onu da yazacagim. Ben en cok uykuda cuvallamis bir insanim. Ama iste bu benim deneyimim. Umarim sizlerin de isine yarar.

Sevgilerimle
Gulcin


18 Aralık 2018 Salı

Uyumam lazim benim

Sunun surasinda kaldi 2-3 calisma gunu daha. Sonra tatil basliyor.
Cok yoruldum bu sene. Artik gercekten gunleri sayiyorum ve bitsin diye bekliyorum.

Benim de huyum boyle. Calisinca kendimi kaybediyorum. Eskiden de uzun saatler calisirdim zaten biliyorsunuz. Ofisten genelde en son ben cikardim. Simdi ofisten en erken ben cikiyorum cunku denizle gecirecegim vakitten is calamaz elbette. Ama yine bir yerden caliyor iste, uykum.

Yilin son 3 ayi is bakimindan en zor, yogun zamanlar oluyor bizim icin. hem isler ayni hizda devam ediyor, hem yil kapanislari geliyor, hem de bir sonraki yilin planini yapmak gerekiyor. Dolayisiyla Ekim-Kasim- Aralik bizim icin bildiginiz kabus oluyor. Biliyorum artik bunun olacagini. Iste o yuzden zaten annemi cagirdim sagolsun kostu geldi.

Ama var ya ben de normal bir insan degilim. Bu yogunluk bir ayndan da hosuma gidiyor. En cok boyle zamanlarda uretiyorum. Kafam daha iyi calisiyor. Iste bunlar hep egitim sistemimizin hediyeleri. Esek gibi calismaya, at gibi kosturmaya alismis bir nesil olarak, durunca benim devrelerim yaniyor. Vereceksin bana is gor bak nasil calisiyorum.

Ha ama bu konuda da gicik bir insanim. Bana isi vereceksin ama asla ne yapmam gerektigini soyleyemeceksin. Zaten beni birak ben calisirim. Ha ama soylersen sunu yap bunu yap siye, hayatta da yapmam oyle de gicik bir insanim.

Mudurlerim beni cok iyi bildiklerinden hic karismiyorlar bana. Hic ama. O yzden iste boyle canimi cikarana kadar calisiyorum. Azcik karissalar halbuki bahane olur calismam, iyi olur. Onu dedim mudurume, sen azcik bana ne ypaacagimi soylesen de  benim kafam rahatlasa dedim. hani azcik mudurluk yap dedim dolayli yoldan adama. Ben o kadar cesur degilim Gulcin dedi :) Artik adami nasil korkuttuysam :)

Neyse iste kaldi 2-3 gun. Sonra bitti!

Yalniz sanirsiniz ben yeni bir dogum iznine gidiyorum 1 yil falan etrafta olmayacagim. Yahu epi topu 1 hafta tatil var/ Tatilden beklentim o kadar buyuk ki 1 yil olsa anca yetecek bana.

Olsun 1 hafta olsun benim olsun! Gunlerdir en erken 2de falan yatiyorum. En iyi ihtimalle deniz zaten 6 da uyaniyor. Genelde o iyi ihtimal olmuyor 3te falan uyanip 1 saat kucagimda uyuyor. O yuzden Akgezenlere bagladim inanin. Omurilikten yasiyorum. Gozlerim balik gibi bakmaya basaldi. Uyumam lazim benim.

Hadi tatil gelsin uyumam lazim benim :)
Soyleyeceklerim bitti.

3 Aralık 2018 Pazartesi

2 yas sendromu

2 yas sendromu ustumuzden bir buldozer gibi geciyor.
Denizi bilmem ama bencok zorlaniyorum. 2 yildir beni en cok zorlayan bu donem oldu sanirim. Buna neden sendrom dediklerini cok iyi anliyorum!

Deniz zor bir cocuk degil(di). Yani her bebek gibi aglaiyordu, huzursuz oldugu donemler oluyordu. Ama toplama baktigimizda ben hep sansli oldugumu dusundum. Deniz hep uyumlu, neseli bir bebek oldu. 

Hala da oyle.

Tek bir farkla. 2 yas sendromu ile birlikte, Denizin karakter ozlelliklerinden biri olan ve babasi ile benden ayri ayri alip birlestirip kombo yapmis oldugu inadi tavan yapti! Illa benim istedigim olacak, tam da istedigim zamanda olacak, olmazsa yer yerinden oynayacak hali arttikca artti.

Dedidigim gibi inat yeni bir sey degil bizim hayatimizda. Etiketlemek istemiyorum ama bunu baska turlu nasil anlatacagimi da bilmiyorum. Deniz bebekliginden beri inatci bir couk. Kreste "strong character - guclu karakter", "she knows what she wants - ne istedigini biliyor" gibi tanimlamalar yapiyorlar. Isin ozu Deniz istekleri konusunda israrci bir bebek hep de oyle oldu.

2 yasina kadar bunu gayet guzel tolere edebiliyorduk. Cunku daha cabuk dikkati dagitilabiliyor, daha cabuk kandirilabiliyordu. Deniz unutmuyor. Dikkatini dagitsaniz bile bir sure sonra yine ayni seyle karsiniza gelebiliyor. Bu acidan bana cekmis. Eskiden her ayni istekle karsimiza geldiginde dikkatini dagitabiliyorduk ama artik bu mumkun olmuyor. Izledigimiz ilk yol aklini dagitmak degil. Once bir aciklamaya anlatmaya calisiyoruz. Ki eskiden bu cok ise yarardi. Dikkatle dinler zaten o sekilde dikkati dagilirdi. Ama artik cok uzun sure bizi dinlemiyor, isine gelmiyorsa zaten hemen laf karistiriyor. Gercekten!

Dun yine Denizle tartistik. Cunku once sacimi cekti, sonra da istemedigi bir sey soyledigim icin bana vurdu. Ben de bunun kotu oldugunu o yuzden ona kizdigimi ve uzuldugumu soyledim ve salona gittim. Ozan da Deniz'i kucagina aldi, Deniz sakinlestikten sonra yanima getirdi konusacagiz Deniz dedi. Ne mumkun! Nasil lafi karistiriyor inanamazsiniz. Bebeklerin kiyafeti cikmis, oyun oynayalim miymis, anneannesi napiyormus. Taviz vermeden hayir simdi konusacagiz dedik. Bebekleri elinden aldik konusma zamani dedik. Konustuk. Buldugu ilk firsatta kacti anneannesinin yanina gitti. Deniz 2 tane kustu demis. Biri bana, biri babasina. 

Hani bu sadece bir ornek. Bunun gibi niceleri yasaniyor evde. Krizin yasanmadigi gun neredeyse kalmadi desem yeri :( Giyinmek istemiyor. Soyunmak istemiyor. Yemek yemek istemiyor. Suyu yere dokmek istiyor. Araba koltuguna oturmak istemiyor. Gecenin bir vakti sokaga cikalim diye tutturuyor. Ingiltere sogugunda sokakta montunu cikarip yerlere atiyor. Ayakkabilarini ve coraplarini cikarip yurumek istiyor. Sapka takmak falan soz konusu bile degil tabi ki. Takdir edersiniz ki bu yasananlarin hepsinde uzalasmak mumkun olmuyor. Sonra kriz...

Beni hepsinden cok zorlayansa bu donemde uyku oldu. Deniz artik memede uyumuyor. Hatta bir sure memesiz, odasinda yataginda kendi basina kisa surede uyudu. Aman ne sevindim! Bunu ayrica yazayim. Gercekten basari oldu bence. Ama bu harika basari son zamanlarda (saniyorum 2 yas krisinin etkisiyle) bize uzayan uyku suresi olarak geri dondu. Memede sakinlesip uyuyuverse diye dusundugum oyle cok an oluyor ki! Cunku benim psikolojim artik Deniz'i her aksam uyutmayi gercekten kaldiramiyor. Gecen gun usenmedim saydim neredeyse 800 aksamdir karanlikta oturup Deniz'i uyutuyorum. Ki Deniz memede uyudugu zamanlarda bile (su ana gore cok daha kolay olsa da) kolay uyuyan bir cocuk olmadi. Ve su son donemde, gun icinde yasanan binlerce krizden sonra, bu uyku sureci beni cok zorluyor. Altini degistirmek istemiyor, uyku tulumunu giymiyor, onlarca defa asagiya inmek istiyor, isik kapansin istiyor, kapanmasin istiyor, pencere acilsin istiyor. 3 kitap okuyoruz her aksam. Ama o 6 oluyor, 9 oluyor, son bir tane diye tutturuyor, yataginda yatmak istemiyor, kucak istiyor, kucak istemiyor. Derken normalde 8:30 da en gec uyumus olan Denizimin uykusu bazen 10u buluyor ve malesef benim psikolojim artik bunu kaldirmiyor.

Bu uyku surecinde kizdigim Deniz degil aslinda. Daha sabirli olamadigim icin kendime kiziyorum. Ama tabi bu Deniz yeter, bu son baska yok, Hayir asagiya inmiyoruz, Deniz sabrim tukendi gibi cumlelerle Deniz'e donuyor. Her uyku saatinden sonra hakikaten kolumu kaldiramayacak kadar yorgun oluyorum. Deniz'i ope koklaya uyuttugum, sicak bir hamur gibi kucagimda tuutugum o eski aksamlari cok ozluyorum. 

Birak istedigi zaman uyusun diyenler var. Denedim, biraksam Deniz 12ye kadar uyumuyor. 2 yasinda bir bebegin o saatlere kadar uyumamasi bana dogru gelmiyor. Ki zaten tum bu yasadiklarimiz sirasinda Deniz cok yorgun oluyor. Esniyor, hatta uyuyor ama kendini uyandiriyor. Bu hallerinin bir sebebi de uykunun basina vurmasi. O yorgunluk iyice basina vurmadan yatirmak her zaman benim izledigim strateji. O yuzden ben Denizi ne gec 8de odasina cikarmis olurdum hep. Ama yok su aralar bu da islemiyor. Odasina ciksak da kriz ustune kriz yasaniyor. Ne yapacagim bilmiyorum ama uyku krizi bizi fena vuruyor.

Bugun instagramda bir arkadasim annelerin de 2 yas krizi oluyor yazmis. O kadar dogru ki! Ben Gulcin, Deniz'in annesi, bildiginiz 2 yas krizindeyim. 2 senelik annelik hayatim boyunca olmadigim kadar gergin, olmadigim kadar huzursuzum. Cunku Deniz nasil birey olurken yapabileceklerini kesfediyorsa ben de artik birey olan kizimla yapacaklarimi kesfetmeye calisiyorum. Ve size bir sey itiraf edeyim mi Denizi bilmem ama sanirim ben buna hic hazir degilim. Kucagimdaki minnacik bebegimi deli gibi ozluyorum!

Deniz nasil yapabileceklerinin sinirlarini anlamaya calisiyorsa, ben de benim yenilenen sinirlarimi kabul etmeye calisiyorum. Ve bunu yaparken tahmin ettigimden daha cok zorlaniyorum. 

2 yildir ilk defa gunu kaciriyormus gibi hissediyorum kendimi. En cok da buna uzuluyorum. Ilk 3 ayi bile of demeden yapayalniz gecirebilen, her gunu kizimi koklayarak gecirebilen ben, su 2 yas doneminde bazen gun bitsin istiyorum cunku oylesine yorgun oluyorum. Ve Deniz uyudugunda onunla gecirecegim bir gun daha ellerimden kaydigi ve ben o gunun cogunu gergin ve huzursuz gecirdigim icin cok ama cok uzgun oluyorum.

Lafin ozu Denizi bilmem ama ben ciddi bir anne 2 yas krizi yasiyorum. Ve bir an once bitsin bu halde kizimla birbirimize kavusalim istiyorum.

Bu da boyle bir ic dokme oldu, okudugunuz icin tesekkur ederim...

15 Kasım 2018 Perşembe

Cift dilli cocuk yetistirmek


Cok dilli cocuk yetistirmek gunumuzde artik cok yaygin. Bizim gibi yurtdisinda yasadigi icin cocugu dogal olarak cok dilli yetisen ailelerin yaninda, Turkiyede olsa da cocugunu cok dilli yetistiren aileler var. Butun arastirmalar ayni seyi gosteriyor cocuklar ilk 6 yil dil ogrenimi konusunda cok hizlilar. Aslinda sadece dil degil, cocuklar ilk yillarda herhangi bir seyi cok kolay ogreniyorlar. Dil de bunlardan biri.
Ayni anda 3-4 dil ogrenen cocuklar taniyorum. Anne ve babasi farkli ulkelerden olan cocuklar bana sorarsaniz cok sansli! Deniz o kadar sansli olmasa da Ingilterede yasadigimizdan Ingilizce de ogreneceginden bizimkisi de boyle bir cok dilli cocuk yetistirme deneyimi oldu.

Deniz dogmadan once bu konuda bir seyler okudum ve etrafimdaki cok dilli cocuk yetistiren hemen hemen tum arkadaslarimla konustum. Deniz dogduktan sonra da buradaki kres gorevlileri ile ayni konuyu konustuk. Hepsinin soyledigi ortak sey suydu: Cocukla herkes anadilinde konusmali

Acikcasi bu benim isime gelen bir seydi. 10 yildir yurtdisinda yasiyorum, ingilizce ile is hayatimi da gunluk hayatimi da devam ettiriyorum, cok iyi olmasa da kendimi idare edebildigim bir ingilizcem var. Ama Denizle ingilizce konusmayi istemedim hic. Dedigim gibi oncelikle Ingilizcem buna yeterli degil diye dusunuyorum. Ama daha onemlisi ingilizce ile kizima olan sevgimi yeterince ifade edemezmisim gibi geldi bana. Bir yerim seni, totusunu isirdigim falan dyemeyince bir seyler eksik kalacakmis gibi hissetttim. Bu yuzden arastimalarim bana guc verdi :) Ben de Ozan da Denizle evde sadece Turkce konustuk, konusuyoruz.

Ama Deniz biliyorsunuz 14 aylikken krese basladi. Ilk bir sene boyunca aklimda hep bu soru vardi. Bu cocuk kreste ne yapacak? Nasil adapte olacak? Kres gorevlileri bu konuda hep ayni seyi soyluyor. Cocuk baska dilde bir okula gidecekse o okula ne kadar erken baslarsa o kadar iyi. Dogru. Ama bana sorarsaniz bu durum cocuktan cocuga biraz degisiyor. Deniz bebekliginden beri her seyin kendisine anlatilmasina aliskin oldugundan bence oldukca erken krese baslamis olsa bile Ingilizce onun bocalamasina sebep oldu. Belki Denizin konusma konusuna ilgisinden oldu bu. Belki ben herseyi aciklamaya cok alistirdim Denizi. Nedenini bilmiyorum ama bizim icin yani Deniz ozelinde o sirada okulda Turkiyeden bir ogretmenin olmasi cok iyi oldu. O olmasaydi ne yapardik bilmiyorum.

Deniz'i ingilizce konusmadan krese hazirlamak icin ilk sene yine uzmanlarin tavsiyeleini takip ettim. Denizle evde surekli Turkce konustum. Ama ev disnda olabildigince fazla Ingilizce duymasi icin O'nu her gun sokaga cikadim. 
Oyun guruplari, konserler, tiyatro gosterileri, kafeler, marketler, metro istasyonlari. Gundelik hayata dahil olacabilecegimiz, Ingilizceyi olabildigince cok duyacagi her yere ilk aylardan itibaren Denizi goturdum. Hatirlarsiniz park, kafe, market dolastik durduk Denizle. Bunun bi kulak asinaligi yarattigini umuyorum ama dedigim gibi yine de ilk aylarda kresteki Turkce konusabilen ogretmeni bizim icin kurtarici oldu.

Uzmanlar, deneyimli anneler ve benim konustugum tum gorevliler bir konuda daha ayni seyi soyeldiler bize: Cok dilli cocuk yetistirmede tutarlilik cok onemli! Yani cocukla kim hangi dilde konusuyorsa hep o dilde devam edecek. Oyle bir ingilizce, bir turkce cocugun kafasini karistirmak yok. Biz de bu konuda elimizden geleni yapiyoruz. Sokakta, baskalarinin yaninda hatta kresten denizi alirken bile ben Denizle hep Turkce konusuyorum. Ogretmenleriyle ingilizce konussam da donup Denize turkce anlatiyorum her seyi. Bu oldukca zor aslinda. Ama bizimle Turkce konusmaya devam etmesi icin bana onemli gibi geliyor.

Yine deneyimli arkadaslarimin soyledigi bir sey: Asla seninle Ingilizce konusmasina izin verme. Bunun onemini bu seneye kadar anlamamistim. Cunku bu seneye kadar ben Denizin Ingilizce konustugunu hic duymadim. Turkiye'ye gittigimizde bize en cok sorulan sorulardan biri "Deniz Ingilizce konusuyor mu?" idi. 
Ben de bu soruya hep ayni cevabi verdim. "Biz hic duymadik ama konusuyormus."
Bu cevabim hep saskinlikla karsilansa da gercek buydu, ben Deniz'in ilngilizce konusmasina gecen yaz biz Turkiyeye gidene kadar sahit olmadim. Kreste konusuyormus, oyle diyorladi. Ingilizce sarkilar soyluyrdu, arada kelimeler de soyluyordu. Ama agzindan ingilizce bir cumle duymamistim.

Cocuk 2 yasinda bile degildi diyeceksiniz, haklisiniz. Ama ayni donemde Turkce 2-3 cumleyi arka arkaya soylediginden onunla karsilastirip soyluyorum. Acikcasi bu umurumda bile olmadi. Deniz mutlaka ingilize ogrenecek, benim onceligim hep onun guzelce Turkce ogrenmesi oldu. 

Turkiyede komusumuzun Filipinli bir bakicisi vardi. Denizin ingilizce cumlelerini, ilk kez onunla konusurken duydum. Yaz tatili bitti buraya geri donduk. Deniz krese basladi. Sanirim 2-3 hafta gecmisti. Bir hafta sonu evde oturuken Denize bir aydinlanma geldi. Gercekten oyle bir an oldu ve Deniz bize donup bu ingilizce dedi. Saniyorum ilk kez 2 ayri dil oldugunu o anda kesfetti :) Takip eden iki gun boyunca yani tam bir hafta sonu duydugu her sey Ingilizce mi Turkce mi bize soyledi. Bu turkce, bu ingilizce. Degil mi annesi turkce? 

O aydinlanma anindan sonra denizin agzindan ingilizce cumleler de dokulmeye basladi. ve ben herkesin neden bana seninle ingilizce konusmasina izin verme dedigini anladim. Simdi deniz Ingilizce konusmayi tercih ediyor yavas yavas. Bu o kadar normal ki. 5 gun krese giden bir bebekten bahsediyoruz. Onun ana dili Ingilizce olacak diyorum ben, aynen oyle. Ama guzel, duzgun, muntazam Turkce konusmasini cok onemsiyorum. Cok ama. O yuzden bizim evde bir donem basaldi. Evde Turkce konusuyoruz Denizcim donemi! 

Bir seyin cok farkindayim. Evde de ingilizce konusmasnin onune gecmem cok zor. Muhtemelen biz ona turkce soru soracagiz o bize ingilizce cevap verecek bir sure sonra ama iste uzmanlarin tavsiyelerini takip etmeye calisiyorum. O tavsiyeler de bu yazida yazdiklarim. 

Ozetle cocugunuzu cok dilli yetistirmek istiyorsaniz benim anladigim dikkat edilmesi gereken temel seyler soyle:

- Herkes cocukla kendi ana dili neyse o dilde konusacak (bu dili duzgun ogrenmeleri icin)
- Evde Turkce, disarida baska dil - kurallar ve sinirlar belli olacak
- Cocugu yeni bir dile alistirmak icin sarki dinletmek, radyo dinletmek, benim yaptigim gibi sokaklarda o dili duymasi icin fildir fildir dolasmak iyi bir yontem
- Buyuyup diger dili, sizinle konustugu dili tercih ettiginde tutarli olunacak ve biz evde Turkce konusuyoruz, o soylediginin turkcesi bu, haydi bir de turkce soyleyelim gibi tesvik cumleleri kurulacak.
- Sonucta cocuklar icin dil ogrenmek cok da zor degil, bu konu kafaya fazla takilmayacak akisina birakilacak.

Her ailenin dinamikleri farkli. Oncelikleri de. Baska ailelerde oncelik yabanci dili ogrenmesi olabilir. Biz Ozanla en basta Denizin duzgun Turkce ogrenmesi onceligimiz olacak diye karar verdik. Ona gore de ilerlemeye calisiyoruz. Evde ingilizce sarki dinliyor, Ingilizce sesli kitap dinliyor ama beraber sarkilari cogunlukla turkce soyluyoruz (krese gitmeden once ingilizce soyluyorduk alissin diye ki bunun cok faydasi oldu. Simdi de arada ingilizce sarki soyluyoruz), kitaplari turkce okuyoruz. Bazi kitaplari ingilizce onlari bile turkceye cevirerek okuyoruz. Bu da hic kolay degil ya neyse :)

Bunun faydasini gorduk. Deniz gercekten cok guzel turkce konusuyor. Bildiginiz buyuk insan gibi sizinle sohbet ediyor. Ama zararini da Deniz krese basaldiginda gorduk. gercekten turkce konusan bir ogetmeni olmasaydi sakinlestirilmesi daha da zor olacakti sanki. 

Her sey gibi cok dilli cocuk yetistirmede de, aldigimiz her kararin, yaptigimiz her tercihin artilari ve eksileri var. Bizim yolumuz bu oldu sadece onu sizinle paylasayim dedim.

Deniz 3. bir dil ogrensin ister misiniz diye soran cok oluyor. Evet isterim. Mumkun oldugunca cok dil ogrensin isterim. Ama iste etrafimizda 3. bir dili ana dili gibi bilen biri olmadigi icin buna tesebbus etmiyorum. Zaten 5 gun krese gidiyor haftasonu dil kursuna gitsin istemiyorum. Amcasinin esinin ana dili Fransizca keske yanyana olsaydik, hep Fransizca konus Denizle derdim. Ama su verili sartlarda simdilik Deniz 2 dille devam edecek. Zaman neler gosterir bilinmez, duruma gore devam ederiz :)

Umarim faydali olur yazdiklarim.
Sevgiler
Gulcin

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails