1 Temmuz 2016 Cuma

Cunku hayat hic adil degil

Cunku hayat hic adil degil.

Masum insanlar olurken, sorumlularin gulup oynayacagi kadar adaletsiz.
Daha insanlarin cenazesi kalkmamisken, baskalarinin goklere balonlar ucuracagi kadar adaletsiz.
Bir ulke sok icindeyken, hicbir sey olmamis gibi fotograflar cektirenleri barindiracak kadar adaletsiz.

Cunku hayat hic adil degil. Ben artik kabul ettim bunu.

Kendimizi korumaktan baska caremiz olmadigini da kabul ettim. Cunku bu ulke icin sadece bir sayiyiz artik. Oy veren bir sayi. Vergi veren bir sayi. Bundan ote bir sey degiliz. Verdigimiz oy da islerine gelmedigine gore, sadece vergi veren bir sayiyiz iste. Bundan ote bir sey degiliz.

Bana herkes diyor ki, sen okuma Gulcin. Sen kendine ve bebegine odaklan Gulcin. 

Tam da bebegime odaklandigim icin de bu kadar uzgunum zaten diyemiyorum. O masumu, bu pisliklerin arasina getirmeye cekindigim icin de bu kadar uzgunum diyemiyorum. Daha simdiden onu nasil koruyacagimi bilemedigim icin de bu kadar uzgunum diyemiyorum.

Cunku insan kisiel endiselerinden bile utaniyor artik. Icim icimi yiyor ama bundan bile utaniyorum. Ben daha yuzunu bile gormedigim bebegim icin endiselenirken, emek emek buyutulmus evlatlar topraga veriliyor. Zaten hep diyorum mevzu hamilelik degil ki. Hani o filmdeki gibi: Sevgi neydi? Sevgi emekti... Emek emek bu yaslara gelmis insanlar giriyor topragin altina. Anne, baba emegi. Kardes, arkadas emegi. Komsu, ogretmen emegi. Hepsi giriyor topragin altina...

Ne icin? Hirs icin. Iktidar icin. Ne oldugu belirsiz hesaplar icin.

Ve o hirsin, iktidarin, hesaplarin sahipleri havalara balonlar ucuruyor. Meymenetsiz suratlariyla kameralara gulumsuyorlar. Yuzleri yerden kalkmamaliyken piskince suratmiza bakiyorlar.

Cunku hayat hic adil degil.    

Masum insanlar olurken, sorumlularin gulup oynayacagi kadar adaletsiz.
Daha insanlarin cenazesi kalkmamisken, baskalarinin goklere balonlar ucuracagi kadar adaletsiz.
Bir ulke sok icindeyken, hicbir sey olmamis gibi fotograflar cektirenleri barindiracak kadar adaletsiz.

Ozur diliyorum kizim. Senden defalarca ozur diliyorum. Sen ve senin gibi masum diger bebekler gelmeden hicbir seyi duzeltemedigimiz icin hepinizden ozur diliyorum.

Ama elimizden geldigince koruyacagiz sizi... Cunku hayat hic adil degil. Ben artik kabul ettim bunu. Kendimizi korumaktan baska caremiz olmadigini da kabul ettim. O yuzden sizi korumak icin elimizden ne gelirse yapacagiz kizim. Elimizden ne gelirse...

29 Haziran 2016 Çarşamba

Kim bizim neyimizi cekemesin Allah askina!

Ataturk havalimaninda bomba patladi. Ne yazilir ki...

Cok sinirliyim, cok kizginim. Herkes gibi. Daha dogrusu akli basinda herkes gibi. Cunku ben de akli basinda herkes gibi bunu talihsiz bir olay, dusmanlarin oyunu, bizi cekemeyenlerin tuzagi olarak falan gormuyorum.

Kim cekemesin bizi ya? Bu nasil bir kendini dari ambarinda sanmaktir kardesim. Kim bizim neyimizi cekemesin Allah askina. 

Basimizdaki essiz hukumeti cekemiyorlarsa, buyursunlar verelim. Lutfen ama lutfen onlarin olsun. 
Agzindan cikani kulagi duymayan politikacilari cekemiyorlarsa, bizde surusune bereket. Cekinmeslinler alsinlar lutfen.
Ulkenin en islek havalani, ellerinde kalasnikoflar(!) olan adamlarca basilmisken, bu durumu abartmayalim diyen, danismanlari(!) cekemiyorlarsa, bir alana bir bedava kampanyasi yapalim. Stok cok.
Insanlar orada can pazarindayken, firsatcilik yapan, 200 Tl vermezsen almam diyen taksiciler gibi firsatci vatandaslari cekemiyorlarsa, keske hepsi birden onlarin olsa.
Olen sayisi an be an artarken, mecliste yalapsap yasa geciren milletvekillerini cekemiyorlarsa 100lerce var bizde ne yazik ki.
Ve bunca olaydan sonra -sadece bu patlama degil, yasadigimiz her seyi diyorum- hala ay siz de hukumete laf atacak yer ariyorsunuz diyen secmeni cekemiyorlarsa, o cekemeyenlerin de aklina tukureyim!

Guvende degiliz, biliyoruz. Bunlarin basit saldirilar olmadiginin her zaman farkindayiz. Ama lanet olsun ki hicbir sey yapamiyoruz.

Artik anlayamiyorum bile cogu seyi, cunku onlarin pislik planlarini anlayacak bir akil yok bende. Insanlarin piskinliklerine katlanamiyorum. Hala siz biz diye laf yaristirmalarina dayanamiyorum. gercekten bir el bogazimi tutmus birakmiyor. Biliyorum hepiniz icin durum ayni. Daha dogrusu vicdani olan, akli basinda olan hepimiz icin durum ayni.

Dun hamilelikte ucak yolculuguyla ilgili bir sey sormak icin Izmir havalimanini aramistim. Cok tatli bir kizla konustum. Sonra dedi ki, istanbulda daha cok uluslararasi ucus oluyor, ben sizi onlara da bir baglayayim, onlarla da teyit edelim bunu. Oradan da cok tatli bir kizla konustum. Baya gulduk de beraber telefonda. Yardiminiz icin tesekur ederim, iyi aklsamlar dedim O'na telefonu kapatirken. Dun aksam patlamayi duyfugumda o kiz geldi aklima. Orada miydi acaba? O da yaralananlar ya da olenler arasinda miydi acaba? 

Oradaydi ya da degildi, surasi kesin ki her iki durumda da o tatli kizcagazin aksami hic iyi gecmedi... Hangimizin ki iyi gecti ki :(

27 Haziran 2016 Pazartesi

28. hafta

Ve hosgeldin 3. trimester!

Hamileleigimin 2/3u bitti.Kaldi elimizde sadece 1/3. 

Hamileleigimin basindan beri gunlerin, haftalarin ne kadar cabuk gectigini soyluyorum, yaziyorum. Ucuyorlar sanki ve ben gercekten her gun hamileligin cok kisa olduguna kanaat getiriyorum. Bence soyle olsun: Ilk 3 ay, 6 ay olsun. Ikinci 3 ay da 6 ay olsun. Son 3 ay yine 3 ay olarak kalsin. Bu hesapla 6+6+3 =15 ay hamile olacagiz. Bence guzel. Ben varim bu ise :)

Biliyorum en zor kisim simdi basliyor. Karnim buyuyecek, hareketlerim kisitlanacak. O  yuzden son 3 ay bence 3 ay olarak kalabilir :) Ama onceki 6 ayin uzamasinda kendi adima hicbir sakinca gormuyorum. Hele o 2. trimester. Ne tatli bir seydi o 2. trimester. Iyi ki daha onceden hamile bloglarini okuyordum da, o zamanlarin tadini doya doya cikardim. gezdim, tozdum, dans ettim, calistim, eglendim. Cok sevdim seni 2. trimester cok. Iyi ki kiymetini bilmisim. 

Simdi geriye bakinca o bana kisacik gelen 2. trimestera neler sigdigina sasip kaliyorum aslinda. Yogun calisma gunleri. Ozanla londrada eglenmelerimiz. Izmir seyahati. Istanbulda gecen cilgin bir hafta. Asla hatirlamak istemedigim soguk alginligi zamanlari. Ve yeniden saglikli olmamla baslayan tatli bebek icin hazirlanma telaslari. Ne guzel gecti, ne mutlu bana...

28. hafta yani 2. trimesterin son haftasinda siradan hayatimiz devam etti. Ise gittik geldik. Ozanla birlikte vakit gecirdik. Arkadaslarimizla bulustuk. Bir de Ozanlarin kolejde yapilan bir yemege katildik. Biliyorsunuz seramonileri seviyorum. Dolayisiyla boyle iki dirhem bir cekirdek giyinip katilmamiz gereken yemekleri de seviyorum. Cuma gunu de keyifle haizrlandim. Hele bir de butun gun cilginca yagan yagmur biz tam yemege gidecekken durunca iyice keyiflendim. sgaolsun Ozan da keyfime ortak oldu, iste elimizde o gunden bu fotograf kaldi :) 28 haftalik hamile Gulcin :)


Nasil guzel bir aksamdi, anlatamam. Sanirim katildigimiz en keyifli yemeklerden biriydi. Ustune bugun yeniden Oxford'a gittik Ozanla. Cunku bu sefer de kolejin piknigi vardi. Hava her daim gunluk guneslik olmasa da en azindan yagmur yagmadigindan benim icin cok keyifli bir Pazar gunu oldu. Zaten acik hava, bol yesillik varsa bir de ustune canli muzik eklenirse o pazar nasil guzel olmasin degil mi ama? Velhasil kelam hamileligimin 28. haftasi Oxfordla ve etkinlikleriyle dolu dolu gecti :)



Ah bir de bu hafta, kizimizin ilk tulumundan sonra, araba koltugunu da aldik. Boyle adim adim alacagiz esyalarini iste.

O araba koltugu eve geldiginde, ikimiz de biraz garip hissettik aslinda. Simdi bos olan o araba koltugunun icinde bebegimiz evimize gelecek. O araba koltuguyla hayatimizin kucucuk ama kocaman yeniligi evimizin kapisindan girecek. O simdi bos olan araba koltugu cok yakinda bizim bebegimizle dolacak. Insallah... O siradan araba koltuguna her baktigimda bunlar gecti aklimdan. Bir araba koltuguna bakip da gozleri dolar mi insanin? Dolarmis iste... 

Hayatimiza giren butun bebeklerde benzer hisler gelmisti bana. Hepsi icin hazirlanirken icimde bir yer titremisti. Simdi tabi hazirlandigimiz bebek benim icimde buyuyor. O yuzden gozlerim dolunca sasirmiyorum. Boyleyim ben biliyorum. Kendimi engellemektense, yasadigim her duygunun tadina varmaya calisiyorum. 

Canim bebegim... Yolun cogunu bitirdik beraber. Harika bir yol arkadasi oldun bana. Simdi son duzluge giriyoruz. Ve ben yolculugumuzun kalan kisminda da en cok ama en cok sana guveniyorum. Ve birlikte yasayacagimiz her seyi merakla ve heyecanla bekliyorum... Iyi ki varsin bebegim...

24 Haziran 2016 Cuma

Ingiltere'de tarihi bir gun

Dun Ingilterede referandum vardi. Halka soruldu: 
Ingiltere Avrupa Birliginden ciksin mi yoksa Avrupa Birliginde kalsin mi?

Aylardir devam eden kampanyalarin son gunuydu dun. Aslinda buralarda secimler oyle cok hareketli gecmez. Ama bu kez kampanyalar gercekten atesliydi. Hatta, bizimki de dahil olmak uzere, pek cok sirketin CEOlari bile katildi kampanyalara. Sirketler Avrupa birliginde kalinmali diyordu.

Sadece sirketler degildi kalinmali diyen. Pek cok dunya lideri, sanatci, futbol takimlarinin yonetim kurullari, sosyal yardim kuruluslari... Liste uzar gider. Hepsi kalinmali diyorlardi. Ama bir de cikalim diyenler vardi elbet. Ve bunu diyenler genelde milliyetcilik duygulari agir basanlardi. "Biz tek basimiza da gucluyuz!",  "Gocmenleri istemiyoruz!", "Tehlikenin farkinda misiniz Turkiye 76 milyon insanla Avrupa Birligine girecek!" gibi cumleler onlarin kampanyalarinin bel kemigini olusturuyordu.

Son ana kadar anketle sonuclari bicak sirti gosterdi. Ingiltere Kalalim da diyebilirdi, cikalim da. Gecen hafta anketler daha cok kalalim'a donmustu. Malesef trajik bir sebeple. Ingilterede gecen hafta 42 yasinda kadin bir milletvekili olduruldu. Kendisi gocmenlere ve ozellikle savas gocmenlerine destegiyle bilinen, 2 cocuk annesi, barisci bir siyasetciydi. Gocmen karsiti, fanatik bir Ingiliz tarafindan olduruldu. Ozetle gencecik bir kadin, bir fasist tarafindan katledildi. Gecen hafta haberlerden kacirmak istedim gozlerimi. Ne o kadincagizin resimlerine, ne de geride kalan kocasi ve 2 cocugun resimlerine bakamadim.

Ibreler bu fasit saldiridan sonra Kalalim'a donmustu. Biz milliyetcilikle buyuyecek bir ulke degiliz diyenler cogalmisti. Ama hala biz mi besleyecegiz Avruoanin sacma sapan insanlarini diyenler de vardi.

iste tum bunlarin isiginda dun referandum yapildi. Ve Ingilizlerin yaklasik %52si Avrupa birliginden cikalim dedi.  

Bu, cogu insan icin beklenmedik bir sonuctu. Ingilterenin onunde uzun bir yol var simdi. 2-3 sene isler degismez diyorlar. O 2-3 sene icinde Avrupa birligi ile gorusmeler yapilacak. Yani Ingiltere su anda Avrupa birliginden cikmasi ama cikis icin surec basladi.

Ben ne mi dusunuyorum? Bu sonuc bence, ne yazik ki dunyadaki milliyetciligin ve fasizmin artisini onaylayan bir durum. Ingiltere gibi adinda "United- Birlesik" kelimeis gecen bir ulkede yasanmasi da ayrica dusundurucu. Kisa vadeli sonuclar ne olacak bilmiyorum. Bizim icin sonuclari ne olacak onu da bilmiyorum. Ama uzun vadede dunyanin feci bir yere gittiginin gostergesi bu bence.

Diyorlar ki sirada Hollanda ve danimarka var. Gorecegiz. Tarihi bir gun oldu bugun. 2 dunya savasinda buyuk yaralar alan, sonra bir arada olmaliyiz diyerek Avrupa Birligi altinda birlesen Avrupa ulkelerinden ilk kpous yasandi.

Bugun Ingiltere'de is yerlerinde, sokaklarda, otobuslerde yani her yerde konusulan tek konu bu. Sirketin whatsup guruplarinda yer yerinden oynuyor. Ulkede yasayan diger Avrupa ulkelerinin vatandaslarini dusunurseniz bu cok normal. Gorecegiz bakalim onumuzdeki gunlerde neler yasanacak...

23 Haziran 2016 Perşembe

Sanirim insan yasi ilerledikce icinde yasadigi cemberi daraltiyor

Kendimi dis dunyadan biraz soyutladim. Bu Ocaktan beri yavas yavas, adim adim gelisen bir sey oldu. Hamilelik ve annemin durumu bir araya gelince onceliklerim kendiliginden belirlendi. Icime kapandim biraz. Aileme dondum. Bilincli bir tercih degil ama kendiliginden yasanan bir sey oldu,

Iyi bir dinleyici oldugum soylenir benim. Arkadaslarim benimle dertlerini paylasir, fikrimi sorar. Sevdigim, sevindigim bir sey bu. Hala mesaj atan, telefon eden herkesi dinliyorum. Ama farkindayim bazen herkese nasilsin diye sormaz soramaz oldum. Sanirim su an sadece onumdekilerle basa cikabiliyorum. Ancak annemin durumunu, hamileligi ve hazirliklari bir arada idare edebiliyorum. Yetisemedigim kaliyor.

Bu benim icin cok yeni bir durum. Cunku Gulcin yetisememyi kabul etmezdi. Hic etmedim. Hep her seye, herkese yatismeye calistim ben. Sasirirlardi bana nasil yetisiyorsun diye. beni besleyen bu diyordum. Hayat enerjimi, herkese her seye yetisebilmekten aliyorum. Peki simdi ne degisti?

Bilmiyorum. Bunun sadece bir arada yasadigim seylerden mi kaynaklandigini da bilmiyorum. Aslinda son yillarda gelisini adim adim hissettigim bir seydi bu. Sanirim yasin etkisi de buyuk. Sanirim insan yasi ilerledikce icinde yasadigi cemberi daraltiyor

Ama belki de etrafimdaki herkesin bana kendiliginden gelisecek dedigi sey gercekten gerceklesiyor. Bebegin de gelisiyle aklim, ruhum zorunlu bir onceliklendirme yapiyor. Istesem de enerjimi her yere yaymama izin vermiyor beynim ve vucudum. Diyorlar ki bana, bu enerji simdi sana sunun icin lazim. O yuzden idareli kullanmalisin onu. Dinliyorum bedenmi. Dinliyorum ruhumu.

Cunku daha once, ise ayiracagim vakitten alip daha cok yere yetisiyordum. Cok mantikli. Oyle olmali bence.
Daha az uyuyordum, daha cok yere yetisiyordum. Olabilir genclik, uyku sonra da tamamlanir.
Kendi dinlenecegim saatlerden alip daha cok yetisiyordum. Olsun, yine dinlenirdim. Oyle de yapiyordum.

Simdi vucudum hayir uyuyacaksin diyor, cunku icinde bir bebek buyuyor. Dinleneceksin diyor cunku bu vucut guclenmek istiyor, bebegi buyutmek ve dogduktan sonra bakmak icin enerji biriktiriyor. Ve aklim isten caldigin her vakti ailene ve ozana ayiracaksin diyor.Cunku onlarin sana ihtiyaci var.

Buna alismam zaman aliyor. Cunku ben her zaman her seye yetisen bir insandim. Cunku ben uzakta olsam da herkese yakindim. Cunku ben hic icine kapanan bir insan olmadim. Ama vucudumu ve ruhumu diniyorum. Cunku belki yas, belki annemin durumu, belki hamilelik.... Hangisi bilmiyorum ama sakin kalmam gerektigini hissediyorum. Devam edebilmek icin. Bu enerjiyle onlara yetisebilmek icin. Bu da bir donem belki. ben de iste o donemi kabullenip icinden yuruyorum.

O kadar. Gerisi yok...

Burayi okuyan, ne zamandir benim ne yaptigimi sormuyorsun diyen, bana gonul koyan arkadaslarim, anlayin beni. Sadece onumdekilere yetisebiliyorum. Simdi iste boyle bir durmaya ihtiyacim var. 

O kadar. Gerisi yok. Baska bir sebebi hic yok..

Bekleyin donecegim....


Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails