Aylardan Mayisti ve biz Oxfordtaydik...
bu sicakta ceket mi giyeceksin?
ceket giymek zorunlu.
bir de kravat mi takacaksin?
o da zorunlu.
baska bilmem gereken bir sey var mi?
var da ben de hepsini bilmiyorum. sen en iyisi herkes ne yaparsa onu yap, en kolayi bu :)
ne diyeyim oyle degisik seyler var ki burada...
Kolej bahcesine bir geldik ki, iki dirhem bir cekirdek giyinmis onlarca insan...
Bir kismi, ki onlar kolej mensuplariymis, cuppelerini de giymisler.
Megerse kolej mensuplari icin yemeklerde cuppe giymek zorunluymus, bu bir kural.
zaten oxford'ta yollarda da boyle cuppelerle dolasn insanlara rastlamak mumkun.
 |
| kaynak: dailymail.uk |
Normalde kurallar dahilinde sadece seniorlarin yani kidemlilerin girebildigi odalar da bu yemege katilacaklara ozel olarak bize de acik.
Bildigin oda iste ama yok illa bir hiyerarsi olacak, kurallar koyulacak ya normalde oraya girmek yasak :)
Daha once birbirini taniyan, tanimayan pek cok insan yemek oncesinde sohbet ediyor.
Genelde erkeklerin elinde viski, kadinlarin elinde sarap bardaklari var.
Ortam neseli.
Ben de etrafimdakilerle guzel bir sohbetin icindeyken tum o sesler bir anda kesiliyor
GONG!!!!
Birbirine karismis insan toplulugu bu gelen gong sesi ile bir duzene geciveriyor kendisiliginden.
Bardaklar birakiliyor.
Erkekler kiravatlarini, kadinlar ustlerini baslarini duzeltiyor.
Merdivenlerden yavas yavas inmeye basliyoruz.
Soylememe gerek yok heralde, ben sadece herkes ne yaparsa onu yapiyorum :)
En kidemli cuppelinin onderliginde yavasca suzuluyoruz salona.
Herkesin nereye oturacagini gosteren isim kartlari yerlestirilmis masalara.
Yerini bulan sandalyesinin basinda ayakta bekliyor.
Ve en kidemli cuppeli kisi masanin ortasinda ayakta bizlere bakiyor.
Ben neyi bekliyoruz acaba diye dusunurken yine bir ses duyuluyor salonda
BENEDICTUS
BENEDICTAT
elindeki tokmagi masaya vuruyor
TOK!!!
Latince bir duaymis.
Verilen nimetler icin sukrediyorlar yemege baslamadan once.
Tokmak sesinden sonra oturuyor herkes yerine.
Yanina denk dusen kisi konuskan degilse yandin!
Cunku oyle yer degistirmek falan tabi ki yok
Kurallar demis miydim?
Neyse ki biz sansliyiz.
Etrafimizdaki Alman, Polonyali, Ingiliz ve Italyanlarla gercekten eglenceli bir sohbetin icindeyiz.
Bu sirada onumuzdeki sarap kadehleri bosaldikca teklifsizce doluyor
Bazen ne oldugunu anlamadigim ama lezzetli yemekler gidip geliyor.
Tam o kadar da cok kural yokmus canim iste guzel guzel yiyoruz yemegimizi diye dusunurken ben yine tokmagin sesi yankilaniyor salonda.
TOK!!
ve ardindan yine anlamadigim ama soyle sozler soyleniyor
BENEDICTO
BENEDICATUR
Bu kez de yedikleri icin sukreiyorlarmis
Haydi yeniden herkes ayaga :)
Yemegin bitmediyse senin problemin.
En kidemli cuppeli amcanin yemegi bittiyse ve tokmak vurulduysa yemek bitiyor.
Zaten tokmak da tatlilarin ustune uzun bir sohbetten sonra caliyor simdi haksizlik etmeyeyim.
Ama ben yine de gulmemek icin zor duruyorum
Harry Potter fimleri gibi demis miydim :)
En kidemli cuppeli amca tum heybetiyle cuppesini savurarak ayriliyor yemekhaneden.
Biz de onu takip ediyoruz.
O en kidemli amca yemek salonundan cikmadan, yuruyup gidemiyormussun da.
Evet cok fazla kural varmis gibi geliyor boyle anlatinca ama bu seramonik hal benim hosuma gidiyor :)
Bir de yemekler gercekten guzel :)
Ama benim aklim baska bir seyde.
E Ozan diyorum hani peynir de yiyecektik?
Sen bana guzel peynirler var dememis miydin?
Simdi oraya gidiyoruz diyor Ozan.
Meger daha bitmemis :)
Hep birlikte bir ust kata cikiyoruz.
Burada bizim icin yeni bir masa hazirlamislar.
Bu odada yemek sonrasinda peynir yenilip, sarap iciliyormus.
Bana zaten peynir demeyin, bayiliyorum!
Buradaki kural ne diye usulca soruyorum Ozan'a
Daha once yemekte yaninda oturdugun insanlarin bir daha yanina oturamiyormussun.
Bu peynir kisminda yeni insanlarla kaynasman, yeni insanlarla sohbet etmen bekleniyor.
Ben zaten sohbet etmeyi severim :)
Bir de...
Sagindan gelen sarap ve peyniri, yiyecegin kadarini aldiktan sonra mutlaka solundaki kisiye vermen gerekiyor ki herkes sarap ve peynire ulasabilsin.
Guzel!
Ama daha guzel olan bir sey var ki peynirler.
Beni biraksalar kimseyle sohbet etmeden oeynir yiyecegim ama olmuyor tabi.
Biraz sohbet, cokca peynir bu kismi da bitiriyoruz.
Ve yine en kidemli amca masadan kalkinca biz de arkasina takiliyoruz.
Peynirim bitmeseydi kalkmazdim diyordum Ozan'a.
zaten kalkmayabilirmisim artik :)
Iyi bari sonraki yemeklerde de doya doya peynirimi yiyebilirim :)
Gecenin sonrasi yine o kidemliler odasinda yapilan sohbetler.
Ellerde kadehler, ortalarda dolasan cikolatalar.
Seviyorum ben bu yemegi.
Zaten ben seramoni severim demistim degil mi :)
***********
O yemegin ustunden 4 seneye yakin zaman gecti.
O zamanlar buraya tasinacagimizi dusunmuyorduk ama hayat bizi buraya getirdi. hatta Ozan'i da o cuppelilerden biri yapti :)
Ne yalan soyleyeyim benim Ingiltere gunlerindeki en buyuk eglencelerimden biri yine bu yemekler oldu.
Dedigim gibi bu aksam yine bir yemek var.
Degisiklik olacak, iyi olacak.
Bir yandan da yine eminim komik olacak :)
Yok ne yapsam hala bu seramonik hale gulmeden edemiyorum.
Ama bir yandan da hala bu seramonik hali cok seviyorum.
Ne diyeyim.
Hep gulecegimiz, sevecegimiz seyler ciksin karsimiza :)
Iyi haftasonlari efendim :)
PS: Yemekler sirasinda fotograf cekmek yasak, o yuzden bu yazi az fotografli ve bir kismi fotograflarin benim degil :)