10 Aralık 2015 Perşembe

#kendimenot

Ne olursa olsun
Yaptigim is neyi gerektirise gerektirsin
Sartlar beni neye zorlarsa zorlasin
Once insan demeyi unutmamak icin elimden geleni yapacagim.

Isler biter.
Projeler biter.
Ama bir insan uzulduyse gerisi yalan.

Kim ne derse desin.
Once insan demeye ve birlikte keyifle calismak icin caba harcamaya devam edecegim.
Cunku projelerin bitmesinden daha cok mutlu ediyor insanlarin mutlu calismasi beni.
ve cunku islerin bitmemesinden daha cok mutsuz ediyor insanlarin moralinin bozulmasi ve mutsuz calismalari beni,

Olur da bir gun kafam karisirsa donup okumak icin yaziyorum bunu. 
#kendimenot
Unutma e mi Gulcin.
Unutma bunu.
Ne kadar zorlarlarsa zorlasinlar seni, aklindan cikarma bunu.
Once insan.
Once insanlarin mutlu calismasi.

Sonucta bitmeyen proje yok.
Er ya da gec her proje biter.
Kapiyi kapatip cikarsin.
O kapinin ardinda kotu anilar birakma.
Kopruleri yikma.
Sirketler mutlu olsun diye insanlari mutsuz etme.

Yoksa sen de o sevmedigin insanlardan biri olursun.
Olma.
#kendimenot
bu kadar. 



8 Aralık 2015 Salı

Herkes her seyin uzmaniymis gibi

Artik okul, diploma, deneyim falan bunlarin hepsini bir kenara birakabilirsiniz.

Degil mi ki instagramda 20k-30k takipciniz var iste o zaman siz herseyin uzmani olabilirsiniz.

Ha iyice egosu yuksek bir insansaniz 20k-30kya falan da gerek yok 1000-2000 de sizin isinizi gorur. Seminerinizi duzenleyebilir. Sevgili takipcilerim, diye baslayan postlar yazmaya baslayabilirsiniz.

Uzgunum ama 1000-2000 seyirciyle firmalar sizi tanitimlarina falan cagirmayacaktir. O dereceye ulasmak icin hakkidna hibir fikrinizin olmadigi, uzaktan yakindan tanimadiginiz, takip etmediginiz profilleri ziyaret edip ay canim sizin oglan da cok sekermis ya da bunlarin hepsini siz mi yapiyorsunuz bayildim falan diye cicis yorumlar birakip seyirci toplamaya calisabilrisiniz.

Zaten 5000 seyirciden sonra falan 'unlu' bir sosyal medya insani oldugunuzdan baska profilleri ziyaret edip yorum yapacak haliniz yok. O yuzden boyle profil ziyaretlerini o mertebeye ulasmadan yapmaniz uygun duser. Bir kez o mertebeye ulastiniz mi gidecek tanitimlariniz, verecek seminerleriniz, halk ile paylasacak engin bilgileriniz var. Zaman az, is cok. Ama yetisiyorum sekerim cunku isimi severek yapiyorum'e gecen gonderilere bu asamada baslayabilirsiniz.

Biraz zayifsaniz, sosyal normlara gore 'guzel' kabul edilen bir kadinsaniz onu da sosyal medya hesabinda bir arti olarak kullanmak mumkun. Fitim, ne giysem yakisiyor, ay ama aslinda ben onu gostermeye calismiyorum temali fotograflarin altindaki fistik gibisin, allah ozenmis de yaratmis, sen kadinsan biz neyiz gibi yorumlarla neden bu kadar yuksek oldugunu anlayamadigimiz egonuzu daha da yukseltebilirsiniz.


Bunlar hep size 1000lerce seyirci olarak doneceginden ve binlerce seyirci sizi hakkinda hicbir sey bilmediginiz her konuda uzman yapabilme kapasitesine sahip oldugundan yuruyun gitsin. Sonucta bu da sizin kariyeriniz! Unutmayiniz ki yeni dunyada kariyerde yukselmek icin her sey mubahtir.

Mesela tavuk sirketine gidip ben ikna oldum siz bu tavuklari yiyin diyebilirsiniz.
Sunun surasinda instagramda 50k izleyicisi olan bir insansiniz sizin gida konusunda uzman olmanizin onunde ne engel olabilir ki?
Anne sutu mama tartismasina son noktayi koyacak sozler elbette sizin gittiginiz bir seminerden gelecektir.
Hem 60 kusur k izleyiciniz var hem de annesiniz, Annelik konusunda siz uzman olmayacaksiniz da kim olacak degil mi?

Sadece universitede bir bolum bitirerek ve hatta o bolumden birkac ders almis olarak psikolog, sosyolog, cevre muhendisi, toplum bilimcisi ve hatta uzay muhendisi bile olabilirsiniz.
70 kusur k izleyiciniz varken atomu cekirdeklerine ayirmayi da deneyimle ogrenecek degilsiniz ya.
Googledan bir iki arastirmayla gerekirse afilli laflar da soylebilir, ustunuze gelecek konunun calisanlari, hakikaten deneyimli insalari olursa onlari da puskurtebilirsiniz. Hem zaten siz puskurtmeseniz de 0 70 kusur k izleyici bosuna mi var canim. Ay bana bilmem ne dedi diye bir ileti yayinladiniz mi onlar o kendini bilmezin haddini bildirirler zaten.

Zaten size 'kotu' yorum yazan herkes guzelliginizi kiskandigindan seyircilerinizin onlara haddini bildirmesinden daha dogal bir sey olamaz. Sonucta kiskanclik kotu bir sey. Siz de insanlara iyi seyler 'ogrtemeyi' kendine ilke edinmis bir fenomen olarak seyircilerinize boylece kiskancligin kotu oldugunu ogretmis olursuniz. Bir tasla iki kus.

Yatmadan once yatakta bir selfie. Trafikte arabada mumkunse tek tasinizi gosterecek bir poz. Gittiginiz enfes pahali restoranlari gosteren fotograflar.... Bunlar da zaten hep o sizi izleyen ogrenme askiyla yanip tutusan halka iyi ornek olmak icindir. Siz nevresimini bundan al, tek tasin su karat olsun, yemege buralara gel demezseniz alimallah onla yollarini kaybederler. Sorumlu bir fenomen olarak elbette buna izin veremezsiniz.

Hem Allah askina siz bunlari gostermezseniz sponsorlar niye sizinle is birligi yapsinlar. 'is birligi' ama dikkatinizi cekerim. Reklam ve is birlikleri icin iletisim adresinizi biyografinizde vermeniz de bosuna degildir elbet. Ha bu asamaya gelmek icin de elbette bilmem kac k izleyiciye ulasmis olmaniz uygun olur. O dereceye ulasana kadar direkt mesaj kabul edebilir, amma bir kere o asamaya ulastiniz mi profilinize reklam ve is birlikleri icin su adresee ulasiniz ibaresini ekleyebilirsiniz... Fenomenlik bunu gerektirir. 

Dedim ya...
Artik okul, diploma, deneyim falan bunlarin hepsini bir kenara birakabilirsiniz.
Degil mi ki instagramda 20k-30k takipciniz var iste o zaman siz herseyin uzmani olabilirsiniz.

Sonucta sosyla medya boyle bir yerdir.
Bilen bilmeyen herkes her seyi bilir. 
Herkes her seyin uzmaniymis gibi.
Sanki herkes her seyin uzmaniymis gibi...

7 Aralık 2015 Pazartesi

Bu haftasonu biz...

Persembe aksmi Rotterdamdan donerken saniyorum hayatimin en sallantili ucuslarindan birini gerceklestirdim.
Aman yarabbim o da neydi oyle!
Yeni mudurum benden bir onceki ucaktaydi. Yok oyle projeden butun insanlar ayni ucaga binmesin, proje icin risk oluyor gibi sacma kurallar yok sukur sirkette.

Hakikaten bazi sirketlerde boyle kuralar var. Olayin ozunde diyorlar ki, mesela bir sirketin yonetim kurulundan, ya da onemli projelerinden insanlar ayni ucakta olursa ve bir kaza yasanirsa bu buyuk bir risktir.
Ha risktir!
Kardesim insanlar oluyor, senin sirketinin projenin riskine baslarim ben! diyorsun.
Ama onlar seni cok da kafaya takmayabiliyor.

Aman cok sukur ki bizim sirket oyle degil.
Benim bir sonraki ucakta olmam kendi tercihimdi. Gec aldigim icin biletleri bir onceki ucak cok pahalanmisti.
Ama ucarken dedim Gulcin senin kar ettirdigin uc kurusla zengin olacak bu sirket aferin!

Cuku ben saniyordum ki biz gec kalktik ya firtinaya yakalandik.
Ay yok meger bir onceki ucak tek teker ustune inebilmis Londra'ya.
Allahim korusun vallahi bizimki o kadar olmasa da yine de korutucu bir inisti.

Su instagramda paylastigim ucakta okuma fotografi tabi ki gidis yoculugundandi. Donerken degil okumak sabit bir seye bile bakamadik desem yeri :)


Neyse iste o sarsintili ucustan sonra ben yorulmusum. Cuma aksami Ozan'a dedim ki cikasim yok. Yemek yapasim da yok. haydi biz disaridan yemek soyleyelim.
Arada bu iyi oluyor.
Gerci bizim aradalar bu ara fazlalsti ya neyse.

Dolayisiyla bu haftasonu biz disaridan yemek soyleyerek haftasonuna basladik :)

Sonra Cumartesi evimizde oldukca sakin bir gun gecirdik. Snooker vardi televzyonda. Ozanin snooker sevgisi malum. Napalim ben de onu boyle kabul ettim :) Benim duruma bakisimi surada yazmistim. Bak bu yaziya da guluyorum baya.  Tum gunumu snookerla gecirmemek icin O iceride snooker izliyorken ben de yatak odasinda kendime bir ortam yaptim. 

Spotifydan acilmis fransizca muzikler, mesela Edith Piaf. 
Sari isik,
Yorganin altinda bir Gulcin
Ve elimde kitabim.

Haftasonunun en en en dinlendirici anlari buydu diyebilirim Yani bu haftasonu biz evimizde ayri ayri kendimizce keyif yatik :)

Cuma aksami Ozanlarin yil sonu yemegi var. Yine Ozan smokin giyecek ve benim uzun elbise giymem gerekiyor. Itiraf ediyorum bu isi kendim icin tam bir eglenceye ceviriyorum. Yahu insan hayatinda kac  kere uzun elbiseler giymesi gereken yemeklere katilir. Birakayim egleneyim bence :) 

Aksama dogru soyle bir alisverise cikktik Ozanla. O'na ve bana almamiz gerekn bir iki sey vardi. Bana alinacak elbette uzun elbise :) Bulduk bir seyler aldik. Yani bu haftasonu biz ari koca alisveris yaptik :)

Gerisi evde icilen kahveler, izlenen filmler, kavaltilar yemekler, televizyonda masterchef ve elbette snooker.  Snooker snooker snooker.

Dun gece snookerin finali vardi. Tabi ki bizim evde de izlendi :) Tam bitti haydi gecmis olsun Gulcin diyordum kendime ki 16 Ocakta yenisi basliyormus :) Neyse baslasin ben de Edith Piaf dinler kitap okurmum diye dusundum kendi kendime. Zaten haftasonu dedigin ne ki. BIraz kitap, bolca huzur...

Cok huzurlu guzel bir hafta olsun hepimize.
Benim bu haftanin sonunda annem gelecek o yuzden cok mutlu bir hafta bekliyor beni.
Hepinizi oper iyi haftalar dilerim...

4 Aralık 2015 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim

Boyle cizimler icimi isitiyor benim.
Philippa Rice, "ask kucuk seylerde sakli" temali cizimler hazirlamis. Hani bundan bir kac ay once de benzer cizimler vardi da ben bakinca aglamistim bile :)

Bu yeni cizimlerin hepsine suradan ulasabilirsiniz: Heartwarming Illustrations Show That Love Is In The Small Things
Turkce tercumesi ile anlatimlar da burada

Hepsi guzel. Hepsinde insan gulumsuyor. Cogunda yasadigi benzer seyleri hatirlayabiliyor. Ne mutlu...

Benim bu seride en sevdigimse bu oldu:

- Bir sey sormak istiyorum. Bence bu cok guzel bir tisort degil ve sana da cok yakismiyor.
- Hey!
- Benim pijamalarimdan biri olabilir mi?

Ah Ozan'in tisortlerinin benden cektigi :)
Ama kabul edelim hic bir pijama sevgili tisortu kadar guzel ve rahat olamiyor :)

Iyi hafta sonlari hepimize :)



2 Aralık 2015 Çarşamba

Gulcin yine Hollanda'dan bildiriyor

Biz buralardan tasindiktan sonra Hollanda'ya karsi olan hissiyatim bir degisik oldu. Turkiye'yi ozledigim kadar burayi ozlemiyorum. Ama bir sekilde buraya gelince de, buralari ne kadar cok ozledigimi hissediyorum. Daha farkli olmasini, daha cok ozlemeyi bekliyordum. Bu konuda yanildim. Ama bir zamanlar hicbir zaman buradan ayrildigimdaki kadar guclu olmayacak hislerim ama Hollanda'nin yeri hep ayri olacak demistim. O konuda sanirim hakli ciktim. Yeri ayri. O yuzden buraya her geldigimde kendimi bir seye kavusmus gibi hissediyorum.


Eskiden biz burada yasarken ve ben Londra'ya toplantilar icin gidip donerken, her Hollanda'ya geri geldigimde kendimi inanilmaz rahatlamis hissederdim. Hollanda dinlendirirdi beni. Simdi o hissiyatimda ne kadar hakliymisim cok daha iyi anliyorum. Londra'nin kalabaligi ve kaosundan sonra burasi oyle sessiz ki. Insani dinlendirmemesi mumkun degil.

Bu sabah ucak 7:30daydi. Cok erken. 5'te basladi seruvenim. Yarin aksam 10 gibi eve donmus olurum sanirim. O zamana kadar bir toplanti maratonunda olacagim Hollanda'da. Bakalim bu maratonun icinde de beni dinlendirebilecek mi? :)


Sabah Londrada hava bulutlu ve pusluydu. Burasi da ayni. Bulutlu ve puslu.

Ama ucak bulutlarin ustune cikiverince bir anda gunes girdi kucuk camlardan iceri. O zaman dusundum de her grinin ardinda saklanan bir gunes var. Gunes hep orada. Bulutlari asinca hep icimizi isitmak icin, bizi neselendirmek icin bekliyor. Iyi geldi bunu farketmek sabah bana. Turkiye'nin bu yeni halinde kendimi surekli umutlanacak bir seyler ararken buluyorum galiba. 

Gunesi ardimizda birakip yeniden bulutlarin altina inince Hollandayi, Rotterdam'i kusbakisi gorme sansim oldu. O zaman bir seyi daha farkettim. Hollanda'ya gidince sunu yapayim, bunu ozledim diye bir hissiyatim yok benim. Buradaki bir bir bazi seyleri ozlemiyorum demek ki. Ama ulkeyi ozluyorum.

O kus bakisi gorunen duzeni ozluyorum.
Kutu gibi evleri, cizilmis gibi duzgun kanallari ozluyorum.
Ucsuz bucaksiz yesili, her aradan yukselen agaclari ozluyorum.

Yani galiba Hollanda bir sehir, bir deneyim, bir yapilacak seyin evi degil benim icin. Ben butun olarak bu ulkeyi seviyorum.

Ama don deseniz oyle gule oynaya donmem ha. Bir seyi hani tam da tadinda birakmak vardir ya, bu macera oyle oldu bizim icin. Tam da tadinda kaldi Hollanda. tadi ne damagimizda, ne de doymusuz da bir daha yanasasimiz kalmamis yanina.

Velhasil kelam geldik yine Gulcin'in Hollandasina :)
Cok kisa sadece 2 gun. Ama olsun buradayim iste.
Ben buna sevinirim.

Size de cani gonulden iyi gunler dilerim.

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails