9 Eylül 2015 Çarşamba

Sevgili blogum

Sevgili blogum,

Aradan yillar gececek. Oyle ya da boyle gececek.
Ve ben senin eski sayfalarina bakip, bugunlere denk geldigimde "ne zor gunler yasamisiz" diyecegim.
Umarim bunlari derken daha guzel gunlerde olacagiz.
Umarim bu zor gunleri de atlatacagiz ve ben o ilerideki gunde "Ama basardik, barisa kavustuk" da diyebilecegim.

Ne yazik ki 8 Haziran'dan beri hayatini kaybeden hicbir insan geri getirilemeyecek.
Ya da oncesinde kaybettiklerimiz.
Ne yazik ki hicbirini geri getiremeyecegiz,
Ama umarim yine de "barisa uzandik" diyebilecegim.

Cok canlar yaniyor bugunlerde sevgili blogum.
Gencler oluyor, cocuklar oluyor.
Insanlar sokaklara dokuldu, ne oldugu belirsiz sloganlarla bagirip duruyor.
Galeyan.
Sanirim icinde olduklari durumu anlatabilecek en guzel kelime bu, galeyan.

Tuttuklari insanlari cevirip dovuyorlar.
Cami, cerceveyi indiriyorlar.
Bir araya gelip tehditkar bicimde bagiriyorlar.
Genc, kadin, cocuk, yasli...
Karsilarina kim cikarsa ciksin tanimiyorlar, kotululklerini kusuyorlar.

Dun bir arkadasim soyle yazmis.
"Hasbel kader biz 3 kisi bir araya gelip hukumet istifa diye bagirsak, ustumuze atilmayan gaz, plastik mermi kalmaz. Insanlar bina yakiyor da bir mudahale eden yok"
Yok.

Demiyorum ki onlara gaz siksinlar.
Vallahi demiyorum.
Niye diyeyim.
Bana yapilmasini istemedigimi, baskasina neden dileyeyim.
Ama sunun icin yazdim bunu.
Ne hale geldigimizin farkindayiz degil mi?

Sokaklar kadar sosyal medyada galeyana gelmis durumda.
Inan bana blogum, kim kime neden saldiriyor ben artik anlamiyorum.
KImin ne dedigi belli degil cogu zaman.
Herkes kendince bir sucu belirlemis, kinini ofkesini ona kusuyor.
Karisisindaki hamileymis, uzaktaymis umurlarinda bile degil.

Dogmamis bebeklere beddua edilen gunlere geldik.
Hakikaten dogmamis bebeklere, coluk cocuga olum dileyen ve bununla ailesini cezalandirmayi isteyenler var.
Ve bu insanlar bunu sehit cocuklarinin ardindan gozunun yasi dinmeyen anneler icin yaptiklarini soyluyorlar.
Bir anne, baska bir anne icin bir baska annenin cocugu olsun diyor.
Vah ki ne vah..

Ama gececek diye ummak istiyorum.
Bir gun cozum varmis diyecegiz.
Insanlar olmuyor artik diyecegiz.
Analarin eli yureginde degil diyecegiz.

Hatirlar misin bir zamanlar demeye baslamistik aslinda.
Yine olacak biliyorum.

Ve gonlumun taa derininden Baris diyorum.
Baris sen bizim olacaksin.

Isteyen istedigini bize soylesin ben seni dilemekten ve senin icin mucadele etmekten vazgecmeyecegim.

Oyleyse Baris varolsun ve sagolsun...

7 Eylül 2015 Pazartesi

Vatan sag mi?

Bugun 7 Eylul.
Yani secimlerin uzerinden tam 3 ay gecti. 
3 aydir, tek bir gun yok ki birisi "Vatan sagolsun!" demesin. 
Milletvekilleri, parti yandaslari, kose yazarlari.
Hep bir agizdan bagiriyorlar "Vatan sagolsun!"

Olsun.
Tabi ki vatan sagolsun.
Ama sormak istiyorum; hakikaten vatan su an sag mi?

Sozluklere gore sag kelimesinin anlami soyle.
Yasamakta olan, zarar gormemis, saglam, stabil.

Donup bakiyorum halimize.
Her gun olum haberleri geliyor.
Her gun onlarca evde hayat duruyor.
Simdi vatan yasamakta mi? Vatan sag mi?

Hirsizlik, yalancilik,dolandiricilik almis basini gitmis.
Kasetler, belgeler gozumuzun icine baka baka yok ediliyor.
An be an adalete, devlete guvenimiz yikiliyor.
Simdi vatan zarar gormemis mi? Vatan sag mi?

Yarinimizdan endise duyulmayan tek bir gun yok.
Hepbirlikte bir guluyoruz, bir agliyoruz ne hissedecegimizi sasirdik.
Akil sagligimizi korumamiz mucize olarak gorulse yeri.
Simdi vatan saglam, stabil mi? Vatan sag mi?

Ha gercekten vatan sag mi?

Sagdan anladigimiz ne ki bizim?
Bir donup ona bakmali belki de.

Benim vatanim, icindeki insanlar yasiyorken sag.
Analar, babalar, sevgililer, kardesler eli yureginde yasamiyorken sag.
Insanlar doya doya yasiyorken sag.
Bir insanin ya da bir zumrenin refahi icin degil,. hepimizin refahi icin birlikte omuz omuzayken sag.

Simdi soruyorum size.
Her gun 35 gunluk bebekten, gencecik askerlere, ogretmenlerden, yasli amcalara teyzelere onlarca insan olurken, yureginiz el veriyor mu "Vatan sagolsun" demeye?
Vatan dedigimizin en onemli parcalari degil miyiz biz o vatanin insanlari?
Peki her gun onlarca oluyorken biz gercekten vatan sag mi?

3 Eylül 2015 Perşembe

Iste bu kadar kotusunuz


Bu yaz, tatil icin Turkiye civarinda olmamiz gerekiyordu. Bir arkadasimizin dugunu icin. Biz de degisiklik olsun Yunan adalarina gidelim bari dedik.

Bodrum’dan feribotla Kos’a gectigimizde bizi hic beklemedigimiz bir manzara karsiliyordu. LImandaki her agac alti, gordugumuz her park multecilerle doluydu. Bazilari cadirlar kurmustu, bazilari oyle cimenlerin ustunde yatiyordu. Hava iyi ki sicak dedik Ozanla. Ya kis olsaydi

Takip eden gunlerde durumun vehametinin buyuklugunu gozlerimizle gorduk. Kadin, erkek, cocuk, yasli… Her yerdeydi multeciler. Ellerinden geldigince bir duzen kurmaya calisiyorlardi. Kadinlar o imkansizliklar icinde bile camasir yikiyor, asiyor, cocuklarini temiz giydirmeye ugrasiyordu. Muhtemelen gecen sene bu zamanlar, onlar da evlerindeki tam otomatik makinanin dugmesine bile basmaya useniyorlardi cogu zaman. Ama simdi… Ama simdi eller parcalanincaya kadar camasir yikiyorlardi. Zordu…

Ozanla hep o insanlari konustuk Kostayken. Kim bilir nasil hayatlari vardi onceden? Kim bilir ne kosullarda yasiyorlardi ama simdi bu haldelerdi? Kim bilir nasil zordu su yasadiklari kosullar? KIm bilir ne kosullarda geliyorlardi buraya?

Oradayken ogrendik, okuduklarimizdan ve dinlediklerimizden, Turkiye'den botlara biniyorlardi. Her gece 100 kadar bot kalkiyordu Turkiye kiyilarindan. Sahil guvenlik 10 tanesini ancak yakalayabiliyordu. Gerisi devam ediyordu yola. Bir 'aksilik' olmazsa variyorlardi kiyiya. Hayatlariyla kumar oynuyorlardi. Baska careleri yoktu...

Cocuklar, en cok da cocuklarin hali insanin canini acitiyordu bunlari ogrenirken ve izlerken. Ne zaman multecilerle karsilassak cocuklari izliyordum. Gururlu ama mahcup, tedirgin ve uzgun bir bakis vardi gozlerinde. Bebekler gulup oynuyorlardi da yasi birazca buyuk olanlar kimseyle goz goze gelmemeye calisiyorlardi. Ah, ah…

Bir aksamustu biz limanda yuruken bir gurup cocuk vardi yine parkta. En buyukleri 8-9 yaslarinda. Digerleri daha kucuk. Bazilari bebek. Bir turist gecerken durdu ve fotograflarini cekti. O en buyuk olan ama hala kucucuk olan 8-9 yasindaki oglan cekmeyin dedi. Elleriyle kollariyla durdurmaya calisti fotograflarini ceken o turisti. Durmadi adam. Cocuk yerinden kalkti yanina gitti dur demek icin. Adam cebinden biraz bozukluk cikardi verdi cocuga. Almam dedi cocuk isaretlerle . Adam atti parayii gitti. Saniyeler icinde yasanan bir olay. Biz yanlarina varana kadar cocuk da adam da ortadan yok olmustu bile. Ama o saniyeler, gordum bir cocugun ruhunda yillarca tamir edilemeyece bir cokuntu yaratti… 

Iste o yuzden bu halin en uzuleni cocuklardi…

Kos’da turkce konusan oldukca buyuk bir kesim var hala. Bir sabah kahvalti ederken biz, meger mekanin sahipleri de turkce konusuyorlarmis, bir konusmaya sahit olduk. Bir tek biz vardik mekanda bir de sahibi amca. Kosede oturuyor. Arkadasi geldi. Bizim orada olmamiza aldirmadan. Yahu sen nasil izin verirsin buna dedi. Nasil atarlar onlari otelden. Adam dur bir sakinles dediyse de durulmuyordu amca. Hic mi insanlik kalmadi diyordu. Ya  bizim burada da savas ciksa. Ya bizi de surseler buradan. Ya biz de baska topraklara gitsek boyle. Empatiniz yok mu?

Icimden gecenleri soyluyordu… Tam da icimden gecenleri…

Meger belediye, Suriyeli gocmenlerin otellerden cikarilmasini istemis. Otel ucretini odeyemiyorlarmis, ustelik 2 kisilik odalarda 20 kisi kaliyorlarmis. Otel sahipleri durumu kontrol edemiyormus.

Amca durulmuyordu. Olmaz diyordu. Olmaz boyle sey. Tam da icimden gelenleri soyluyordu…

Obur amca dedi ki… peki otel sahipleri ne yapsin? Bir bir rezervasyonlar iptal oluyor. Kimse otellerde kalmak istemiyor cunku kimse koridorlarda yatan suriyelilerin ustunden atlayarak odasina girmek istemiyor. Ben de uzuluyorum ama bu sezon para kazanamazsa bu otelcilerin de colugu cocugu sefil olacak. Otelciler napsin?

Bu tarafi dusunmemistim ben.

Gelen turistlere kizabilirdim. Insanliga kufredebilirdim ama gercek olan suydu anladim.

Konu multeciler ve onlarin ulastiklari topraklardaki insanlar olunca, haklilar ya da suclular diye kesin cizgiler yoktu. Insanlik ayibi yasaniyordu ve herkes bu ayibin bir yerindeydi. Ama hicbirimiz bu ayibin sahibi degildik. O fotograf ceken turist evet kendi ayibinin sahibiydi. Ya da otel reervasyonu iptal eden turist kendi ayibinin sahibiydi. Ama onlar da bu insanlarin yollara dokulmesinin sebebi degildi ki…

Ya ada halki? Onlar miydi bu ayibin sahibi? Kendimiz gorduk, parklardaki multecilere yardim ediyorlardi. Ama olayin capi oyle buyuktu ki, her gun yuzlerce binlerce yeni multeci geliyordu adaya. Bir yerden sonra idare edemeyecekleri bir hale geliyordu olay. Hayir, onlar da degildi bu ayibin sahibi. Cunku evet ulkeleri krizdeydi ve onlar da zaten zor durumdalardi.

Babamin taa gecen kis, koylerdeki durumla ilgili anlattigi sey geldi aklima. Koyluler gittikce suriyeylilere dusman oluyordu cunku zaten cok dusuk olan isci ucreti onlarin gelisiyle iyice dusmustu. Artik karin toklugu bile degildi gunluk isci ucreti. Yok pahasina hespi calisiyordu ve koylu issiz kaliyordu. Uzun vadede nasil devam edecek bu hal bilmiyorum demisti babam.

Karin toklugundan az paraya calismak zorunda kalan Suriyeli mi sucluydu?
Hayir.
Zaten kit kanaat gecinen ama artik is bulamayan koylu mu sucluydu?
Hayir.

Gun be gun kosullari zorlasan kar etmesi mumkun olmayan ve ucuz isciye yonelen ciftci mi sucluydu?
Malefef tamamen degil.

Herkes hakli. Herkes suclu. Herkes uzgun.
Boyle berbat bir hikayeydi bu.

Suclu evet bu durumu bu hale getirenlerdi.
HUkumetlerdi.
Oradaki savasi korukleyenlerdi.
Bu insanlari yersiz yurtsuz birakanlardi.
Dunya duzeniydi.
ve daha bir suru sey...

Iste o zaman bizim hukumetimize olan kizginligim bin kart daha artti. Bunun da mi suclusu hukumet diyenler, biliyorum sizzler de okuyorsunuz burayi. Evet hukumet.

Herseyi bir yana koyuyorum... Evet bizim hukumetimiz suclu cunku sinirlari boylesine kontrolsuzce acti. 
Nokta. 

Tabi ki sinir acilmasaydi demiyorum. Der miyim?

Ama savastan kacanlara yardim etmek onlari acliga mahkum etmek, kendi halkinla ve baska halklarla karsi karsiya getirmek degildir. Olamaz.

Bir tampon bolge kurulur, BM destegi alinir, elbette savasin ortasinda birakilmaz insanlar. Ama boyle olmaz bu is.

Boyle kontrolsuz yapilmaz.

Yaparsaniz da iste boyle olur.

Boyle herkes magdur olur.

Sizin gibi insanlar ezer onlari, o cocuklarin fotograflarini cekerler parklarda. Sonra o cocuklar yarali buyur. Ve hatta bazilari buyuyemez bile. Olur. 

Siz olduruyorsunuz o cocuklari.
Butun dunya devletleri.
Siz.

Dilerim Allahtan, ettiginizin cezasini bulun. Dilerim o cocuk kalplerin ezikligi sizin basinizda patlasin.

Kapiyi actiniz, insanlari kurtardiniz ha!

Simdi kis kapida, o insanlar yollarda.
Firtinalar, derme catma botlarla gecmeye calistiklari denizlerde.
Cocuklarin minnacik bedenleri kiyilarda.

Ve malesef biliyoruz ki bitmeyecek.
Sefalet yeni basliyor.
Biz goruyoruz, siz gozunuzu kapiyorsunuz.

Iste bu kadar kotusunuz, berbatsiniz…

2 Eylül 2015 Çarşamba

Bir adim uzagimizda olsa...

Haftasonu Turkiyeden arkadaslarimiz vardi bizde. 
Bir dugun icin geldiler.
Evet ta Turkiyeden.

Tesadufe bakin ki benim de Hollandada bir arkadasim evleniyordu haftasonu.
Ben de dugun icin Hollandaya gittim haftasonu.
Evet ta Ingiltereden.

Dugunleri kacirinca cok uzuluyorum.
O yuzden elimden geldigince katilmaya calisiyorum arkadaslarimin dugunlerine.
Katilamadiklarim resmen icime dert oluyor.
Mesela bu Cuma bir arkadasim evleniyor Istanbul'da,
Gitmek icin her yolu denedim.
Ama olmadi.
Beceremedim..
Icimde oyle ince bir sizi var, yaninda olamayacagim diye.
Ama tam da dugunu olan arkadasimin dedigi gibi.
Hayatta her seyi planlamak ve her seye yetismek ne yazik ki mumkun olmuyor.
Olamiyor.

Dun ogleden sonrayi izin aldim.
Cunku arkadaslarim bu sabah ayrilacakti Londradan.
Aman be dedim ben mi kurtaracagim bu sirketi!

Cok dogru yapmisim.
Ne zamandir soyle kadin kadina bir aktivite yapamamistim arkadaslarimla.
O yuzden iyi ki dun ogleden sonrayi tatil almisim.

Ha ne yaptiniz derseniz.
Ortada bir sey yok.
Biraz alisveris, bolca kahve-cay yani sohbet.

Ama zaten bunu aramiyor mu insan ruhu?
Iki kelam edecek kafa dengi insanlar.
Sizin icinizi hafifleten, yuzunuzu gulduren dostlar.
Nerede oldugunuzu bile unutturan hos bir sohbet.

Iste oyle bir sey...

Simdi gittiler ya icim buruk.
Keske hep dostlarimiz ve sohbetleri bir adim uzagimizda olsa.

Keske...

1 Eylül 2015 Salı

Hasta (mi) oluyorum?

Bir halsizlik var ki ustumde sormayin.
Bir de bogaz agrisiyla kulak agrisi karisimi bir sey.

Ne oldugunu da tam analayamiyorum.
Boyle durdugum yerde sag kulagimda bir sizi hissediyorum.
O sizi, yutkunursam sag bademcigimde bildiginiz agri olarak kendini gosteriyor.
Sonra kulaga vuran daha garip bir agri.
Bunlarin hepsini bir yutkunmayla, saniyeler icinde yasayabilen vucuduma sevgilerimi sunuyorum.

Dun tatildi burada.
Yaz sonu tatili mi, oyle bir sey iste.

Butun gun yagmur yagdi!
Ama butun gun,
Yaz sonu degil, kis ortasi tatili hissiyatinda olunca hava biz de evimizde oturduk.
3 bolum Game of Thrones, bir romatik komedi film, biraz kitap okuma, biraz internette dolanma derken gun gecti,
Guya kalkacaktik da Notting Hill Festivaline gidecektik.
Evimizde verdigimiz ortak kararla bu sene festival bizsiz olsun dedik.

Noting Hill festivali, Londranin en buyuk sokak festivallerinden biri.
Eskiden yani unlu Notting Hill filminden once, Notting Hill Londra'nin gettolarindan biriymis.
Daha cok afro amerikan kokenli vatandaslarin oturdugu bu bolge, cok da zengin sayilmazmis.

Iste o bolgede oturuan Afro Amerikan vatandaslardan biri, biz de eglenmeyecek miyiz diyerek bu sokak festivalini baslatmis.
O zamandan beri her sene Brezilyadaki karnavala benzer bir karnaval oluyormus Notting Hill'de.
Benim gibi hasta degilseniz, ve de havadan yagmur bosalmiyorsa gorulesi bir sey yani.


Bu sene de kismet degilmis.
Artik insallah seneye.

Biz dinlendik.
Dinlendigimiz halde bu sabah bu haldeysem, dinlenmesem ne olacakti gercekten bilmiyorum.
Bugunden sonra iyilesmis olmayi umuyor.
Kulagima gel etme diyorum.
Gel etme, agrima sen guzel guzel, yavas yavas dinlenelim.
Soz, deli deli dolanmayacagim ortalikta.
Soz bak!

Iyi haftalar efendim...



Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails