10 Haziran 2015 Çarşamba

Ic dokme

Hicbir sey yapmak istemedigim, sadece ve sadece uyumak istedigim bir gunun baslangicindayim.
Olur ya boyle arada.
Evden cikmak istemezsin.
Yataktan bile cikmak istemezsin hatta.

Ne guzel olurdu simdi hala sicacik yatagimda olsaydim.
Yogani kafama kadar cekseydim.
Uyanip uyanip yeniden uyusaydim.
Ne guzel olurdu.

Olurdu da tabi ki kalktim ise geldim.
Ve tabi ki gun boyu deli gibi calisacagim.
Herkes gibi.
Ozel sektor adami bos oturtur mu be!


Cok sey istemiyorum aslinda.
Sadece Carsambalar da tatil olsun.
Hafta ici bir guncuk calismayalim.
Evden de cikmayalim.
Oyle duralim.

Beni biraksaniz bugun oyle durudum iste.
Hicbir sey yapmadan.
Oyle durudum.

Ama duramam.
O zaman haydi calisayim :)


8 Haziran 2015 Pazartesi

Daha yolumuz cok uzun


Cok zor, cok onemli bir secim döneminin sonuna geldik.

Seçim bitti. Mücadele devam ediyor.

Ben mutsuz degilim. Aylar önce benim amacım muhalefeti güçlendirmek demiştim. Iktidar partisinin yine bu oylari alacagini biliyorduk ama saglam bir muhalefete ihtiyacimiz var diyorduk. Muhalefetin guclendigine inaniyorum. 

Peki gönlüm çok mu rahat? Çok mu huzurluyum?

Cevabım net; hayır. Hükümet kurulma süreciyle ilgili çok büyük endişelerim var. Bundan sonra nereye gideceğimizde ilgili çok büyük endişelerim var. Yani öyle kayıtsız bir mutluluk içinde değilim.

Ama umut? 
Evet işte katıksiz bir umut hissiyatı içindeyim.

Umutluyum, cünkü ben bilirim dönemi sekteye uğradı. Ciddiyetle sekteye uğradı. Halk yani biz dedik ki, hayır sadece siz bilmiyorsunuz biz de biliyoruz! Bizim de bildiklerimizi dinlemek zorundasınız.

Umutluyum, cünkü aklımıza eseni yaparız dönemi sekteye uğradı. Seçim sistemini de değiştiririz, parlamenter sistemi de al aşağı ederiz, biz ne istersek onu yaparız demeler yetmedi. Yetemedi. Halk dedi ki o kadar da değil, beni dinleyeceksiniz.

Umutluyum, cünkü bu ülkede öyle ya da böyle sol partiler ben kendimi bildiğimden beri ilk defa bu kadar yüksek bir oy aldı. Benim en büyük umudum işte bu.

Her şeyi unutup bu umudun bana verdiği hissiyatı doya doya yaşamayı çok istiyorum.

Ama sonra koalisyon tartışmalarını düşünüyorum, okuyorum. Yine yine yine bunalıyorum. Bir huzur yok bize yahu. Bir huzur yok bu ülkee!

Ama her şey bir yana geçen yıl yerel seçimlerde 31 Mart 2014 te şöyle yazmıştım,
Secimle ilgili son sozum, simdi konusmuyorsun diyenler icin yazilsin o zaman :)
Huseyin Celik CHP'yi Joe Fraizer'e benzetedursun. Bu an itibariyle benzeten AKP ve benzetilen CHP'nin sorunu. Ben bizi yani HALK'i daha ziyade Rocky'e benzetenlere katiliyorum. Moralimiz bozulmus olabilir ama biliyorum ki Rocky her filmin sonunda kazanir dostum :)
Evet iyimserim ve inatla iyimser kalmak icin elimden geleni yapacagim. Kotumser olsak bundan iyiye gitmeyecegiz ya. Iste elimden geldigince...

Rocky her filmin sonunda kazanır dostum.
Bu roundu kazandık.
hem de halk olarak kazandik.
O sandiklarin basinda durarak, partileri duzgun muhalefet yapmaya zolayarak kazadik.

Ama daha yol uzun.
Cok uzun.

Adim adim.
Olacak.
Bizim de yuzumuz gulecek.

Inanmak istiyorum.
Umutlu olmak istiyoum.

Cunku...
Bu sabah baskanlik sistemine uyanmis da olabilirdik.
Ama uyanmadik iste.
Dun aksam yeni bir balkon konusmasiyla yine yeniden otekilestirilmis olabilirdirk.
Ama olmadik iste.
Ne olur suncacik mutlulugu da kendimize cok gormeyelim.

Daha yapacak cok sey, takip etmemiz gereken cok hareket var.
Biliyorum.
Farkindayim.
Ama ne olur bi birbirimize saldirmayi birakalim ve basardigimiz seyi gorelim.
Bi halkin bunu beraberce basarmasi az sey mi?

Bence degil.

5 Haziran 2015 Cuma

Kendi hayal kirikligimdan korkuyorum

Baska bir konuda yazacagim ama oncelikle sunu soylemek istiyorum;
Siz benim blogumu okuyanlar ne kadar guzel insanlarsiniz yahu.
Nasil da beni kirmamak istiyorsunuz.
Vallahi cok duygulandim.

Delirdi bu diyeceksiniz de, yok demeyin ben aciklayayim.
Simdi ben Carsamba gunu bir yazi yazdim.
Dedim ki
Hic de profOsyonel bir insan degilim.
Sadece yazinin basliginda degil neredeyse her satirinda da profOsyonel yazmisim.

O yazi 382 kere goruntulenmis, okunmus artik her neyse.
ve bir kisi bile bana profosyonel oyle mi yazilir diye cikismadi ya :)
Kimse dalga gecmedi, kimse ama dikkat et diye terslemedi.
Ya siz ne guzel insanlarsiniz :)
Bir de baktim yorumlarda herkes dogrusunu yazmis aslinda. Ama yine de bana Aaa diyen kimse cikismamis.

Simdi egri oturalim dogru konusalim, bu blog dunyasinda cok olabilen bir sey.
Hemen hata bulalim da yuzune carpalim diyen cok olabiliyor.
Ama bana olmamis.
Vallahi olmamis.
Kimse yuzume carpmamis.

Sen ben bir sevin :)
Hani boyle Ben Bilmem Esim Bilirdeki Ilker gibi gelin ya buraya diyerek sarilmak istedim size.
O kadar yani :)

O yaziyi degistirmeyecegim.
Tam da oyle kalsin.
Altina not duserim Gulcin Profesyonel yazmayi becerememis diye :)

Simdi bak boyle guldum, eglendim iyi oldu da.
Bu yaziya baslarken diyecektim ki kendi hayal kirikligimdan korkuyorum hem de cok...
Pazartesi gunu umarim yuzum guler.

Umarim herkes oyunu kullanir.
Umarim yolsuzluklar olmaz.

Su anda sagimda Ozan bir analiz ustune calisiyor.
Gecen yil Cumhurbaskaligi secim sonuclarina dair.
Ne buluyor derseniz oylarda sahtecilik.
O makale de yayinlanacak insallah.
O yuzden cok korkuyorum.

Umarim gelecegimizle oynanmaz.
Amin...

3 Haziran 2015 Çarşamba

Hic de profosyonel bir insan degilim

Son gunlerde sunu iyice anladim; 10 kusur senedir bil fill calisma hayatinin icerisinde olmama ragmen hic de profosyonel bir insan degilim.
Soyle acayim: hala calistigim insanlar motivasyonumu, enerjimi ve ise ayirmak istedigim zamani inanilmaz derecede etkiliyor.
Sevmedigim seyi yapmak istemiyorum.
Sevmedigim insanlarla sevdigim seyi bile yapmak istemiyorum.

Bunlar profosyonel hayatta asla ve katta kabullenilemez seyler.
Ben bilmiyor muyum bunu?
Biliyorum.
Hem de nasil.
Peki bu hissiyatimi degistiriyor mu?
Hayir.

Yeni bir adam geldi bizim ekibe.
Kotu biri degil.
Neden kotu olsun.
Ne yapacak ki bana da kotu diyeyim.
Ama sevmiyorum adami.

Ben zaten daha yeni gelmisken ay herseye hakimim tribindeki insanlari sevmem.
Bu da oyle bir adammis gibi geliyor.
Dun gelmis, bugun bize is ogretecek.
Oldu.
Tabi oldu.

Belki niyeti o degil.
Ama elimde degil sevmiyorum adami.
Onun oldugu toplantilarda gergin oluyorum.
Ki gergin ofisteki Gulcin hic cekilmez bir seydir.
Vallahi.
Ama elimde degil.

Iste o yuzden diyorum ki hic profosyonel bir insan degilim.
Zira profosyonel insanin elinde olacak butun bunlar.
Adami yok saymayi bileceksin, hatta kendi burnunun dikine gitmeyi bileceksin. Ve daha onemlisi bunlari yaparken gulumsemekten vazgecmiyor olabileceksin.

Ben?
Ben olamiyorum.

O?
O benimle bir iyi gecinme pesinde.
Boyle yapmacik tavirlari da hic sevmiyorum.
Aman ya biz cok mutlu huzurlu bir ekiptik.
Keske gelmeseydi diyorum.
Keske gelmeseydi.

Iste tam da bu yuzden bu cumleyi kurabildigim icin hic de profosyonel bir insan degilim.
Kabul ediyorum.
Haydi ben isime.


Gulcin

1 Haziran 2015 Pazartesi

Bir musahitlik macerasi


Bu haftasonu gerçekten çok farklı bir deneyimdi benim için. İngilteredeki seçimlerde müşahitlik yaptım. Cumartesi ve Pazar seçim alanında çalıştım.


Bundan yıllar önce müşahitlik yapmak aklımın ucundan bile geçmezdi. Ozan'ın daha önce müşahitlik yapmışligi vardı ama benim düşündüğüm birşey olmamıştı hiç. İşte Gezi'ye kadar. Çok şey değişti diyoruz ya haklıyız çok şey değişti.

Açıkçası yurt dışında yaşıyor olmamızdan dolayı bu müşahitliğin çok da anlamlı olmayacağını düşünüyordum başvururken. Sonuçta yurt dışında kullanılan oylar maalesef yurt dışında sayılmıyor. Bunun herkesin aklına yatacak mantıklı bir açıklaması yok ama uygulama böyle ve şu an için yapacak bir şey de yok. Dolayısıyla benim aklımda biz ne yapacağız ki orada diye bir soru vardı. Ise yaramaz gidişimiz gibi geliyordu. Ama hadi dedim bir bakayım. Olmadı çıkarım canım. Söyleyeyim yanılmışım.

Peki biz işe yaradık mı? Umuyorum. Biz oyların doğru kullanılmasını ve usulsüz oy kullanılmasını engellemek için her şeyi yaptık. Bana önceden sorsanız; 1-2 münferit olay olur canım o kadarcık  şey için onca müşahite ne gerek var diyebilirdim. Ama kendi gözlerimle gördüm ki münferit bir iki olay falan değil. Bildiğiniz usulsüzlük için uğraşılıyor. Ve müşahitlere işte bu noktada çok iş düşüyor.

Neler oluyor? 
Musahitler ne yapiyor? 
Ben gorduklerimi anlatayim.
Yazi uzun olabilir kusuruma bakmayin:)


Bir kez daha oy kullanmaya çalışanlar. Evet var. Ve eğer sandıkta güven yoksa evet iki kez oy kullanabilirler. Yurt dışında oy kullanıldığında sisteme oy kullandı diye bilgi girilmesi gerekiyor. O bilgi girilirse sistem oy kullanmıştır diyor ve yeniden oy kullanilmasina izin vermiyor. Ya girilmediyse? İşte o bilginin girildiğinden emin olmak öyle önemli ki. Her şey art niyet değil. Sandık başında olmak da çok yorucu. O yüzden gözden de kaçabilir. Ha seçmen niye ikinci defa gelir o malum. Ama işte müşahitler bu noktada önemli oluyor.

Geçersiz kimlikle oy kullanmak isteyenler. Bana sorarsanız herkes oy kullansın. Lütfen kullansın. Ama işte sorun şu elinde bir çıktıyla geliyor insanlar oy kullanmaya. Fotoğraf yok. Mühür yok. Bildigin print almis interetten. Oy kullanacağım. E iyi de geçerli bir belge yok. Ha bana sorarsanız yine de kullanabilse keşke herkes ama o kişinin normalde amcasının oğlu olmadığını nasıl bileceksiniz. Ya da teyzesi, ya da kuzeni. Peki ya teyzesi kendisi oy verseydi o partiye mi verirdi?

Bu geçersiz kimlik işiyle ne kadar uğraştık anlatamam. Genelde sadece oyu vermeye gelen kişiyle değil, ilgili partililere uğraşıyorsunuz. sasirmadik degil mi? Mesela sandık başkanı oy kullanabilir diyor. Müşahitler itiraz ediyor fotografı yok, nüfüs cüzdanı yok nasıl bileceğiz kendisi olduğunu diye. Bu noktada önemli olan oyu sandığa artırmamak. Çünkü oy sandığa girerse ve sonradan geçersiz olduğuna karar verilirse o sandıktaki herhangi bir oy iptal edilecek. Acaba hangi partinin oyu iptal edileck? Hah işte siz sandığa attırmam bu oyu dediğiniz anda etrafınızı partililer sarıyor. Sonrası tam bir curcuna. Ben şanslıydım çünkü çok makul bir sandık başkanımız vardı. Itiraz ettiğim her şeyde, oyun hemen kullanilmamasini kabul etti ve beraber komisyona gidip sorunu görüştük karara bağladık. Beni kimseyle yani partililerle muhatap etmedi. Ama inanın bana benim kadar şanslı olmayan çok insan vardı. Ne tartismalar yasandi.

Sonra bir de geçersiz sayılması için ısrar edilen oyları korumaya çalışmak var. Bu da tatsız. Geçerli kimlikle gelip, kaydı olan herkes oy kullanabilir. Kendi özgür iradesiyle oyunu verebilir. Bu yüzden kabinlerde insanları acele ettirmemek, ve yalnız düşünmelerine olanak sağlamak da sandık görevlilerinin işi. Harika. Ama bazen dış görünüşünden insanların hangi partiye oy vereceğini tahmin edip ona göre davrananlar da oluyor. Ne yazık ki! İşte müşahit sandık başkanıyla bunları da konuşuyor ve tatsiz durumlari engellemeye calisiyor.

Simdi ne yapabilirler ki Gulcin diyor olabilirsiniz. Sunu yapiyorlar insanlari sandiga girmeden sinirlendiriyorlar. Gercekten. Sonra oyunu kullanmadan gidenler mi dersiniz, girip kabinde her yere muhur basip gecersiz oy kullananlar mi? Sacma degil mi? Evet ben de inanamadim. Ama bunlar oldu. Iste musahitler bu durumda bunu yasatan parti temsilcilerinin sandiktan uzaklastirilmasini talep edebiliyor. Ya da en azindan o sahsin uyarilmasini saglayabiliyor. Ya da en azindan o sahsi abluka altina alip bunlari yapmasini engelleyebiliyor.

Daha pek cok sey var. Zarflarin sayilmasi, tutanaklarin dogru tutulmasi, oy zarflarinin ve pusulalarinin gecersiz sayilmamasi icin muhur vb. seylerin kontrollerinin yapilmasi. Yani gercekten sabahtan aksama kadar surekli kontrol etmeniz gereken bir seyler oluyor. 

Ben kendi kendime dedim ki Cumartesi sabahi. Gulcin madem oylari sayamiyorsun. O zaman gecersiz demelerine engel olmak icin ne gerekiyorsa yap. Elimden geleni yaptim, elimizden geleni yaptik sonuclari haftaya gorecegiz.

Musahitlik hic kolay degil. Fiziksel olarak cok yorucu. Psikolojik olarak yasanan tartismalari dudunurseniz yipratici ama nacizane tavsiyem imkanlariniz el veriyorsa lutfen musahit olun.

1. Evet kendi oyunuza sahip cikmak icin.
2. Sandiginizdaki  diger oylara sahip cikmak icin.

Ve bence bir de 3 var. Orada gercekten herkesi goruyorsunuz. Ve herkesle bir sekilde uzalasmanin yolunu bulmaya calisiyorsunuz. Bazen tatli dille, bazen tartisarak, bazen kanunlari cikarip masanin ustune koyarak, bazen isleyisi sorgulayarak, bazen dise dis mucadele ederek. Arik elinizden ne gelise. Bir sekilde beraber yasamayi ogrenmek zorundayiz dedigimiz su gulerde iste bence en onemli deneyim bu. 

Cok yorgunum. O yuzden belki soylemek istediklerimi tam olarak ifade edemiyorumdur. Kusuruma bakmayin. Ama dun soyle bir an yasandi o zaman dedim ki ben umudumu kaybetmeyecegim ve elimden ne geliyorsa gelecegimiz icin yapmaya devam edecegim.


HDPli arkadaslar simit getirtmisler sandiklara dagitilar.
Sandiktaki CHPli arkadaslar o zaman caylar bizden olsun dedi cay soylediler.
Sandiktaki AKPli arkadaslar bizde de biraz meyve var buyrun beraber yiyelim dedi.
O sirada bizim masada MHPli kimse yoktu. 
Bi ara onlar da gelince sakayla karisik e dedim hani MHP?
Soyle ne istersin ne demek dediler :)
O da karsiliginda dedi ki e Gulcin hanim hani bagimsizlar
Cantamdan bir aket cikarip uzattim.
Ccikolata? dedim.
Sonra sandikta aksama kadar soyle dedik durduk hah iste bagimsizlar cikolata agzimizin tadi :)

Oyle anlik bir sey. Yoksa partiler arasinda gerginlik var hem de cok. Ama iste ben o cay, simit ve uzumu yutarken dusundum de umudumu kaybetmiyorum. HDPnin simidini, CHPnin cayina es edip AKPnin uzumuyle yutuyorum. Sonra MHP ile gulusup ustune bagimsizlarin cikolatasini yiyorum. Agzimizin tadi keske hic bozulmasa... Bu hayal biliyorum!

Bu yaziyi sadece sunu demek icin yazdim aslinda. 
Eger siz de yahu ben ise yaramam musahitlikte diyorsaniz, demeyin. Lutfen musahit olun. Cok ise yarayacaksiniz emin olun. Ve gidin oraya bazen umutsuzluga kapilin - hem de cok- ama yine de ulkenize dair umudunuzun dibine bir bardak su dokun.

Umuyorum bir gun her sey cok guzel olacak...
Umuyorum.

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails