27 Şubat 2015 Cuma

Rengarenk

Okul zamanlarimda defterleriyle ve notlariyla unlu insanlardan biriydim ben.
Rengarenk kalemlerle not tutar ve hakikaten defterlerime ozenirdim.
Gozum gibi bakardim defterlerime.
Hatta universite sanirim 2 ya da 3. sinifta defterlerimden birini kaybetmistim de benim kadar sinifin bir kismi da uzulmustu bu ise :)

Allahtan hic oyle defterini sakinan gicik insanlardan olmadim.
Cogu zaman fotokopicide olurdu defterlerim. Renkli fotokopi olmadigindan benim icin hic anlami yokti o siyah beyaz kopyalarin.
ben rek insaniydim.
Pembeler, maviler, yesiller.
ve evet universitede bile renkli kalemlerim vardi.
bence insanin renkli kalemleri hep olmali :)

Ise basladim.
Bir ayndan da master yapiyorum o zamanlar. Allahim ne enerji varmis :)
Bu sefer de is defterlerim oldu.
Yine ozene bezene yazardim.
Renklerde azalma olmustu ama not tutma konusunda kararliligimda bir azaa olmamisti.

Yillar gectikce defterlerimin sayisi da, olanlarin duzeni de azaldi.
Bunda en buuk etken boynumdaki agrilar oldu aslinda.
ne kadar az sey tasirsam o kadar iyi diyerek is defterlerimden uzaklastim.


Ikinci etken is defterlerinde ctrl+f yani aradigini bulma ozelliginin olmamasi oldu sanirim.
Zaman artip sorumluluklar cogaldikca, ayni anda takip etmem gereken is sayisi cogaldikca notlari bilgisayarda tutmak ve aradigimi bulmak cazip hale geldi.

Ekibin farkli ulkelerde olmasi da baska bir etken oldu galiba.
eskiden hepimiz ayni ofisteyken defterden bakiveriyorduknotlara.
Simdi bir seye beraber bakmak icin elektronik ortada olmasi sart oldu.

Ama bir sey soyleyeyim mi ozluyorum defterlerimi.
Renkli kalemlerimi.
Iste o yuzden dun cok mutluydum!
Cnku sabah dolabimda eski kalem kutumu buldum.
Muhtemelen Hollandada da dolaptaydi bir zamandir. Baska kucuk bir kutunun icine koymusum kendisni o yuzden dikkatimi cekmemis.
Dun sabah bir sey ariyordum ve ba bam!
Kalem kutum.



Yani bugun Gulcin rengarenk haberiniz olsun :)

26 Şubat 2015 Perşembe

7. Hafta

Ocak ayinin 5ydi ilk kez spor salonuna gittigimde.
Ve o gun demistim ki Ozan'a 3 hafta gitsem yeter bana. Su kis bunalimina yakalanmaktan kurtulayim yeter...
Ofistekilere de ayni seyi soylemistim. Bakin sonradan ah iste gidemedin falan demek yok 3 hafta gidersem mutlu olacagim demistim.
7 hafta geride kaldi.
8. haftaya basladim.
Ve su ana kadar hasta oldugum hafta dahil her hafta en az bir kez cogu zaman iki kez spor salonuna gittim.
Onun disinda gundelik hayatimda cok daha fazla hareket eder oldum. 
Bu spor isini ben sevdim.
Simdilik :)

Haftaya Izmire gidiyorum. Mecburi bir ara olacak bu. O yuzden bu hafta kendime sunu yazmak istedim.
Sadece ara Gulcin. Son degil! Donunce ne olur bu spor isine devam et. Haydi canim benim :)

Gecen hafta Pazartesi yorgunluk galip geldi gidemedim spora.
Ama yine de gecen haftanin spor ozeti:

Sali gunu 1 saat spor
Carsamba gunu 1 saat spor
Persembe gunu Oxfordtaydim ama yagmura falan aldirmadan yuruduk Ozanla. 1,5 saat yurumus. Iyi oldu :)
Cuma aksami yemege de yuruyerek gidip geldik 1 saat de o.
Cumartesi de vurduk kendimizi yola 1,5 saat dere kenarinda yuruyuz.

Yani 2 gun spor salonu
3 gun sokaklarda yuruyuz.
Fena degil yahu :)

Umarim Izmirdden sonra da bu tempo devam eder. yarisi bile bana yeter :)

25 Şubat 2015 Çarşamba

Bir gun... Bir aksam...

Dun is yerinden guzel bir gundu. Hava mis gibiydi ve ben bizim eve yakin olan ofiste calisacaktim. Yurudum Londra sokaklarinda. Hava bulutsuz piril pirildi. 





Bizim eve yakin ofisin manzarasi hakikaten sahane. Dun hava da guzel olunca ben de cam kenari bos bir masa bulunca keyfim baya yerindeydi :) Ustelik baya stresli geçmesi beklenen bir toplantı su gibi aktı geçti. Bir iyi de iyi haber geldi. Oh daha ne olsun. Akşama bunu kutlamalıyım dedim kendi kendime.


Ozan yoktu dün akşam. Yine yemegi vardi. Hafta 7 Ozan'in yemekler 8 :) Ben böyle durumlarda hiç ay şimdi tek başıma sıkılacağım ya da tek başıma mı kutlama yapacağım diye düşünmüyorum vallahi. Bu konuda ilginç bir ikiliyiz sanırım. Laf aramızda ikimiz de ara sıra yalanız kalmayı da seviyoruz. Ne var ki Cuma da beraber kitlariz :) Bizde de böyle ne yapalım :)

Çıktım ofisten. Sen yolda yeni bir susini görmeyeyim mis. Bana da bak sanirsiniz Londra'nın bütün suşicilerini biliyorum. Yok bilmiyorum da yol üstündekilere hakimim maşallah. Bu yeni açılmış. Üstelik aksam 5ten sonra suşilerde 1/3 indirim varmış. Ertesi güne kalsa bozulacak tabi :) Sen bir de en sevdiğim somonlulardan kalmış. Oley!

Kaptım hemen bir paket. Gözüme az geldi bir paket daha kaptım. Ama ama ben almasam atılacak yazık değil mi :)


Sonra yolumun üstüne bir de güzel şarapçı çıkmasın mı? Sanki dünya bak keyfine Gülçin diyor bana! Tamam ya şarapçının o sokakta olduğunu biliyordum. Bilerek girdim ama yani keyif yapacağım şarabım olmasın mı?

Sarabimi da alsigim gibi atladım metroya. Bu yakındaki ofise bir metroya girebilmeye bayılıyorum. Ay her gün gittiğim ofiste treni yakala treni değiştir pek zor. Neyse konumuza döneyim. Metro da boş. Tabi 7de çıkarsan ofisten metro boş oluyor.


Eve geldim. Koydum şarabımı. Aldım önüme suşileri. Bir de romantik komedi açtım kendime. Durdum dedim ki... Hayatım sana teşekkür ediyorum. Bu an için. Bu huzur için. Bu keyif için binlerce kez teşekkürler... Yine siradan bir gundu. Ayni yillar once yazdigim gun gibi. Ama iste benim en sevdiklerim zaten bu saglikli, dertsiz, tasasiz, siradan gunler degil miydi? Cok sukur...

Bu arada izledigim film de 2 weeks notice. Imdbde 5 mi ne almış. 3 bile alsa şaşırmaz insan :) Hani resmen vasat bir romantik komedi. Ama tam da böyle evde yalniz oldugum, isten geldigim bir akşam için ideal :) 

Hiç şaşırtmıyor. Perşembenin gelişi çarşambadan belli. Hatta pazartesiden :) Daha 15. Dakikada insan filmin sonunu biliyor. Olsun :) Yine de izledim cok guzel oldu :)

Elimde şarabım üstümde battaniyem karşımda romantik komedi bir keyif yaptım ki anlatamam :)


Biliyor musunuz din ne dusundum... Bundan yıllar sonra bu yazıyı açıp okuyacağım ben biliyorum. Ve diyeceğim ki iyi ki fırsat varken keyfini çıkarmışım. 



Boyle hissettigim aksamlari, gunduzleri, zamanlari cok seviyorum.
Siradanlar, surprizleri yok ama cok guzeller. Cunku huzurlular.
Iyi ki varlar. :)

PS: Bak yine klayenin ayari kacti uzun oldu yazi. Okuyanlara cok tesekkur ederim :)

24 Şubat 2015 Salı

Secmen kutuk islemleri basladi

Secimler adim adim yaklasiyor.
"Gerci muhalefet partilerinden HDP disinda bir hareket goremedik daha" diye yazacaktim Cuma gunu. 
Diyecektim ki...
"Gecen gun Ozan'a diyordum. Secime kalmis 3 ay. Resmen 3 ay. Ben inanin kim secime giriyor onu bile anlamadim daha."

Sonra Cumartesi aksami Meclis TV izlerken buldum kendimi.
Sonra soyle yazdim instagramda "

Ilk defa mecliste temsil edildim bu gece. Icimden gecenler bir nebze olsun (ama baya buyuk bir nebze!) soylendi. Bunu da gorduk ama yine de gecen maddelerle kabus gibi bir gece..."



Cumartesi gecesi sunu yeniden anladim an itibariyle muhalefette olmak da hic kolay degil.
Bogazin yirtilana kadar Kahrolsun fasizm diye bagiriyorsun, ki bence harika bir hareketti, ama arkadan plak mi takildi diye bir espri! geliyor. Ilkokul 5te falan heralde yapilirdi o espriler en son?

Sen bir seyleri anlatmak icin mecliste oturma eylemi yapiyorsun. Bazi siradakiler hakikaten gevrek gevrek guluyor.
Sabir testi!

Ama yazinin bundan sonrasini Cuma gunu yazdigim gibi birakiyorum. Cunku Cumartesiden sonra muhalefet olmanin da kolay olmadigina inancim artmis olsa da hala aynen boyle dusunuyorum..

Hani bu kadar onemli bir secim oncesinde insan tabi daha aktif bir muhalefet bekliyor.
Bana sorsaniz simdiden sol partilerde bir birlesme falan olmaliydi degil mi?
Sonucta ne kadar cok parti ya da muhalefet milletvekili baraji gecerse o kadar iyi degil mi?

E oyleyse kucuk kucuk oylar bir araya gelse de baraji gecse iyi olmaz mi?
Damlaya damlaya gol olmaz mi?
Ama yok tabi herkes egosunu tatmin edemez o zaman degil mi?
Neyse acmayayim agzimi.
Ama geldigimiz su durumda hala partizanlik pesinden kosulmasinin cok sinir bozucu oldugunu soylemeden gecemeyecegim.

Bizim elimizde bir tek oyumuz var.
Verecegiz.
Ama partilerin de o oylarin en iyi sekilde kullanilmasi icin uzerine duseni yapmasi lazim onu bilirim!

Oylarimiz icin ilk adimlari YSK gecen hafta acikladi.
Secmen kutuk kayitlari.

Yurt ici icin de yurt disi icin de kayitlarin son gunu 27 Mart.
Detaylar surada

Haydi gozunuzu seveyim.
Her neredeysek bakalim su kayitlarimiza.

Yurt disinda yasayan blogsever arkadaslarim secmen ktugunde kaydiniz yoksa, inanin bana cok kisa bir islem.
Gecen sene konsoloslukta 10 dakikada halletmislerdi benim kaydimi. Hatta aileden bir temsilcinin gitmesi bile yeterli. Ben Ozanin kaydini da yapabilmistim.
Hic zor bir islem degil.
Hatta mektupla da yapilabiliyor ama o zaman erken davranmakta fayda var.

YSK'nin yurt disi icin acikladigi takvim soyle:
  •  Oy kullanılacak gümrük kapılarının ve yurt dışı temsilciliklerin ilân edilmesi:
    10 Mart 2015
  •  Askı süresi:
    14 Mart 2015 (TSİ:8:00) – 27 Mart 2015 (TSİ:17:00)
  •  Seçmen kütüklerinin kesinleştirilmesi:
    8 Nisan 2015
  •  Oy kullanılacak temsilcilik seçmen listelerinin ilanı:
    14 Nisan 2015
  •  Gümrük kapılarında ve yurt dışı temsilciliklerde oy verme işlemine başlanması:
    8 Mayıs 2015
  •  Yurt dışı temsilciliklerde oy verme işleminin sona ermesi:
    31 Mayıs 2015
  •  Gümrük kapılarında oy verme işleminin sona ermesi:
    7 Haziran 2015 (Saat:17:00)

Yurt ici icin de soyle:
  • Askı süresi:
    14 Mart 2015 (Saat:8:00) – 27 Mart 2015 (Saat:17:00)
  •  Seçmen kütüklerinin kesinleştirilmesi:
    8 Nisan 2015
  •  Seçmenin nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağının ilanı:
    11 Nisan 2015
  •  Oy verme günü:
    7 Haziran 2015
Bir oy bir oy!
Haziran secimleri cok onemli cok!

20 Şubat 2015 Cuma

Kaytarma

Gecen hafta her zaman calistigim ofisten calismadim.
Hal boyle olunca benim spor programi biraz aksadi.
Biraz da kaytarmis olabilirim sporu tabi.
Sporu kaytardigim gibi buraya haftalik ozet yazmayi da kaytarmisim onu da bugun farkettim.

Carsamba aksami kizlarla skypetan konusacaktik.
Persembe aksami da ofistekiler is cikisi bir bira icelim dediler.
yani carsamba persembe sohbetin keyfi spora galip geldi.
Olur oyle.

Yani gecen hafta 1 gun spor salonuna gidebildim.
Pazartesi 1 saat 15 dakika

Ancak...
Carsamba aksami hava cok soguk olmayinca eve giden yolun bir kismini yurudum.
Bir baktim ki saate 1 saat yurumusum.
E guzel.

Pazar gunu de Ozan, Gonca ve ben vurduk kendimizi yollara.
Abartmiyorum Central Londranin yarisini yurumusuz.
Kensingtondan Embankmenta kadar.
O yuruyusu de sayarsak.

Gecen haftanin spor ozeti:
Pazartesi 1 saat spor
Carsamba 1 saat yuruyus
Cumartesi Pazar muhtelif saatler yuruyus.
Iyidir iyi :)

Laf aramizda bizim ofisin spor salonunda da bunlardan var :)


Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails