Gulcince'de kac defa suna benzer seyler yazdim hatirlamiyorum bile:
Hollandada hava ne kadar sicak kalacak bilemedigimizden...
Holandada yaz 2-3 gun surdugunden...
Hollandada gunes....
Sanirim siz de evet defalarca duyduk bunlari diye dusunuyor olabilirsiniz.
Haklisiniz :)
Ama yok ne yapayim, ulkede yaz yok, gunes yok :)
Yok-tu. Bu sene var :)
Biz Turkiyeden dondugumuzden beri Hollanda'da yaz var.
Aman masallah diyin, dilinizi isirin artik ne yaparsaniz yapin rica edecegim :)
Bir onceki haftasonu yani ayin 21i de iste o yazin bir parcasiydi.
Piril piril bir gunes, corapsiz sandaletler babatlerle gezme ozgurlugu, askisiz bodyler, sortlar...
Turkiyede siradan hayatin parcasi olan bu seyler burada nasil kiymetli bilemezsiniz.
O yuzden pazar gunu hava sicakliklari 30 dereceleri gosterdiginde, daha pazar gelmeden hava tahminleriyle bile mutluluk sarhosu olmus halk, yollara dustu.
Gelsin plajlar...
Gitsin dere kenarlari...
Oyle cok plaja giden vardi ki plajlara ekstra tren seferleri bile kondu dusunun hali :)
 |
| kaynak rnw.nl |
Biz mi?
Biz yok gidemedik plaja, dere kenarina falan.
Neden mi?
Cunku Ozanin aylaarrr oncesinden biletlerini aldigi -ki burada biletler derken bana alinmis bir bileti de kastediyorum elbette- snooker turnuvasini izlemek uzere bir spor kompleksindeydik o guzel havada.
Allahim sana geliyorum :)
Belki cogunuz biliyordur ama Snooker ne ola ki derseniz...
Ozan'a gore gelmis gecmis en guzel sporlardan biri.
Ben henuz spor tam olarak snookerin neresinde anlayabilmis degilim.
Bilardonun daha guzeli. Baya daha guzeli. Yok ya simdi haksizlik etmeyeyim bilardoyla karsilastirilamayacak kadar guzeli.
Ama nihayetinde bu essiz sporda da istakalar, toplar, cuha gerilmis kocaman bir masa ve yenismeye calisan adamlar var.
Bir kirmizi topa vuruyorlar, bir renkli topa.
Kirmizi toplar 1 puan. Renkli toplarin her birinin 2 ile 7 arasinda degisen puanlari var.
Bir kirmizi - bir renkli arda arada sokmaya calisiyorsun deliklere.
Sokamadin mi oburu geciyor masanin basina.
Maksimum sayiyi yapan maci aliyor.
Nihayetinde adamlar masanin basinda duruyor da duruyor.
Bir o yandan bak topa, bir bu yandan. Bir buradan vurursam diye hesapla, bir suradan.
Spor dedigin hareket degil mi?
Neresinde bu snookerin spor ben anlayamadim gitti :)
Insanlarin plajlarda, bizim kapali yerlerde oldugumuz o canim gunesli 21 Temmuz 2013 gunu de karsimizda bol bol masanin basinda duran adamlar, istakalar ve toplar vardi.
Hem de sabah 10 da basladi maclar.
Aksam 22:30 a kadar.
Biz bir de yer kapmak icin, zira yer kapisacak kadar kalabalik ortam, 1 saat erken gittigimizden,
o canim gunesli 21 Temmuz gunu
13 saat!
tam 13 saat benim hayatimda snooker vardi!
Su blogu 4 yila yakindir yaziyorum.
Oyle kendimi ovmek gibi bir derdim olmadigini heralde beni okuyanlar biliyordur diye samimiyetinize siginarak yaziyorum.
Fedakar bir esim arkadas!
Bu devirde kim kocasi icin 13 saat snooker izler acaba?
Hem de disarida gunes piril piril parliyorken? Hem de o gunes bu ulkede yil boyunca sayili defa parliyorken?
Eglendim mi?
E yani napayim somurtup oturacagima eglenmeye calistim elbette!
Maclari izledim, milleti izledim.
Arada kitap okudum.
Kendimi eglemeye calistim iste.
Zaten bir suru masa var ortamda.
Bir birine baktim, bir birine vakit gecirdim.
Simdi sadece sikayet ediyor gibi de gorunmek istemem tabi.
Guzel yanlari da oldu gitmemizin.
Mesela hayatimda ilk defa kadinlar tuvaletinde sira olmayan ama erkekler tuvaletinde sira olan bir yerde bulundum.
O 13 saatte orada bulunan tek kadin ben degildim.
Baska kadinlar da vardi ama bizim sayimiz ortamdaki erkeklerin sayisiyla asla karsilastirilamazdi.
Sinema, tiyatro, konser, havalani...
Ne zaman kalabalik bir yere gitsek kadinlar tuvaletinin onunde upuzun bir kuyruk olur, erkekler hop diye girer cikar o tuvalete.
Makus kaderimizi bu snooker gunu ile yenmis oldum. mutluyum :)
Sonra...
Mesela yillardir televizyondan izledigim insanlari yakindan gordum.
Mark Selby, Mark Williams, John Higgins falan.
Size hicbir sey ifade etmiyor bu isimler muhtemelen degil mi?
Ne guzel!
Ben hepsini taniyorum :)
Bazilarinin cocuklarini falan bile gormuslugum var o kadar yani :)
Basim goge ermedi kesinlikle ama bu vesileyle kendileriyle de ayni ortamda bulunmus oldum.
Sunu da anlatmadan gecemeyecegim.
Pazar gunu gittik, yerimizi en guzelinden kaptik! Sabahin esselatinda yola ciktigimizdan yemek de yememisiz daha. Allahim hakikaten fedakar bir esim ya :) Ben dedim kantine gideyim de yiyecek birseyler alip geleyim.
Spor kompleksinin kantinine bir girdim.
Hepsi orada!
Sira sira dizilmisler kahvalti ediyorlar.
Hemen kostum Ozani cagirdim :)
Ay yazik adamlari boyle sergiye cikarmis gibi dizmisler. Onlar yemek yiyor. Gelen bakiyor giden bakiyor. Millet durup durup fotograf cekiyor.
Beni bir gulme aldi mi sana :) Tobe yarabim :)
Neyse konuma donesem faydalari sayiyordum.
Mesela bir adam karisina ne kadar duskun olabilirmis gordum!
Mark Selby!
Arkadas bir insan her arada karisinin dizinin dibinde mi durur? Her yaptigi atista karisina mi donup bakar?
Bu ne sevgiymis yarabbim!
Eee Ozan Bey de beni 13 saat snookera maruz birakirken dusunseydi.
Artik ona gosterecek cok kuvvetli bir ornegim var benim :)
O bir ban bakmasin yeri geldiginde, ben O'na soracagim!
Bir de ben eskiden bu Mark Selby'i hic sevmezdim.
Laf aramizda bir sinsi geliyordu bu adam bana. Boyle sessiz sedasiz durur ama oyunu ne yapar eder kazanir falan.
Az atip tutmuslugum yok yani arkasindan adamin.
Tanimadigim adamin hakkinda ne konusuyorsam. Bana neyse. Nasil oynarsa oynasin di mi ama?
Sormayin dediklerimden utandim.
Pek efendi pek terbiyeli cocukmus vallaha.
Cok da yakisiyorlar birbirlerine. Allah mesut etsin :)
Yalniz snooker uzerine yazilmis en komsu teyze modundaki yaziyi adim adim yaziyor olabilirim su anda. Tehlikenin farkindayim :)
Olsun ben yazmaya devam edeyim :)
Sonra Mark Williamsi da severdim ben eskiden. Boyle sevimli bir insan gibi gelirdi bana.
Hic degilmis!
Adam da bir hava, boyle bir kendi dunyasinda etrafiyla ilgilenmeme hali.
Imza isteyenlerin yuzune bakmama.
Hep bir dusunceli insan tavri.
Aman sanirsin Sokrates!
Ne var be.
Sonunda snooker oyuncususun yani.
Hepimiz isimizi yapiyoruz. Sen de yapiyorsun iste.
O 13 saatin sonunda Mark Williams turnuvayi da kazandi ama benim sevgimi kaybetti arkadas :)
Bu da onun buyuk kaybi oldu derdine yansin.
Yok bak aslinda o kadar da degil. neyse yazmis bulundum artik :)
Simdi Gulcin sen bu adamlari niye bu kadar yakindan taniyorsun, haklarinda nasil bu kadar bilgi ve fikir sahibisin falan diyor olabilirsiniz.
Ben de zaman zaman kendime bu sorulari soruyorum inanin.
Ama ne yapayim?
Benim cok sevgili esim yillardir snooker hayrani.
Olsun bana ne! Ama yok. Illa bana da izletecek.
Izlemeye alisinca da izleniyor meret garip bir sey!
Ben aslinda bu tuzaga dusmezdim ya.
Her sey Hollandaya gelip 3 ay otelde kaldigimiz vakitte oldu.
Otel odasi dedigin ne kadar yer?
O snooker izlerken ben ne yapicam? Kacacak siginacak baska bir oda da yok.
Mecburen izledim.
Yavas yavas zehirledi beni bu Ozan ah ne diyeyim :)
Velhasil kelam bir koca gunesli pazar snookerla gecti efendim.
Ah Turkiyede olsaydik ben bu isi Yucele kesin satardim, olmadi Ozgure, olmadi Burhan, Keya, Emin.
Bulurdum yani satacak birini :)
Burada da Dominik olsaydi O'na satardim ama o da Almanya'ya gitti.
Ne yapayim is bana dustu :)
13 saat snooker izlendi. Kupa kutlamalari yapildi.
Ve harap bicimde eve donuldu :)
Eh nihayetinde en azindan Ozan mutlu oldu :)
Bu yaziyi bitirmeden once, muhtemelen burayi okuyanlarin buyuk bir cogunlugu olan siz kadin arkadaslarima sunlari soylemek istiyorum.
Esiniz size snooker izletmek isterse...
- Korkmayin yapilabiliyor :)
- Hatta insan keyif de aliyor.
- Etraftaki insanlari izlemek cok eglenceli. Sanirsiniz dunyanin butun meseleleri o masada cozuluyor :)
- Toplarin renkleri sahane! pembenin tonuna, mavinin parlakligina bayiliyorum. Elbise yapsinlar o tonlarda alirim.
- Snooker oyunculari pek afilli giyiniyorlar. Yelekler, papyonlar falan. Bizimki yaza denk geldiginden tsort giymislerdi ama baya afilliler.
- Kumas pantalon giyiyorlar. Ama bence kumas pantalon giyiliyorsa kemer sart. Takmayanlara soyleyecegim taksinlar yoksa cirkin oluyor :) Altina da kosele ayakkabi giysinler, o zaman guzel oluyor :)
- O iceride afilli adamlar, disarida kantinde falan sort, terlik sefil dolasiyor o ayri. Belki de imajlarini sarsmamak icin bu adamlari sadece televizyonda izlemeli :)
- Bir Mark Selby'nin masallah karizma hic dagilmiyor adam hep ayni dolasiyor. Pardon karisinin yaninda duruyor :)
Boylece tarihin yazilmis en alakasiz snooker yazisinin sonuna gelmis bulunuyoruz efendim.
Simdi bu yazidan sonra snooker nedir anlayan var mi?
Muhtemelen yok.
Snookercilardan kimler karisina duskun, bu adamlar nasil giyinir falan bunlara hakim olanlar var mi?
Muhtemelen var :)
Aman bosverin snooker neyse ne?
Onu yazan cok bulunur.
Ama snooker dedikodusu yazan cok bulunmaz biz keyfimize bakalim :)
Son olarak gunlerdir bana herseyi yaziyorsun ama bir snooker yazisi yazmiyorsun diyen cok sevgili kocacagim Ozan'a seslenmek istiyorum:
Ne yapalim canim, bana 13 saat snooker izlettirirsen, ortaya cikan yazi da boyle olur :)
Bu uzunnn yaziyi okuma sabirini gosterenlere sevgilerimi sunar hepinize esenlikler dilerim :)
Snooker yorumcusu Gulcin:)