Dun cok yogun bir gundu. Bu hafta her gun yogundu gerci. Sabah 9da basliyorum toplantilara. Sonra neredeyse hic ara vermeden saat 5te anca cikyorum. Ofiste de olsa bu tempo yorar ama. Onca saat toplantilari donlemek, konsantre olmak da bir baska yoruyor. Zoom flu diyorlar ya, cok uzun sure online toplanti yapmanin verdigi yorgunluk. Hah iste tam o.
Dun o kadar uzun sure toplantida kaldim, o kadar uzun sure is icin bir seyler dinledim ki, aksam bilgisayari kapatip yemek yaparken dinlemek icin muzik actigimda beynim onu bile istemedi. Resmen kafamin sol tarafi yaniyor gibiydi. Muzik beni bildiginiz rahatsiz ediyordu. Kapattim muzigi.
Ozan Deniz'i almaya gitmisti. Evde yemek yaparken cikan sesler disinda hic ses yoktu. Etraftaki uyaranlar kesilince, elimde kafami mesgul edecek bir ugras, kulagimda bir prodcast, dizi vs olmayinca icimi daha cok duydum sanki.
Bir gece once ruyamda -yine- dayimi gormustum. Bir hastane odasindaydi. ama iyiydi. Boyle duvar kenarinda bir yatak. temiz tertemiz. Hemen arkasinda kocaman bir cam var dayimin. Kafasini cevirse disariyi izleyebiliyor. Iyi de. Hasta gibi degil. Ben girince her zamanki guzel sesiyle hosgeldin kizim diyor. Yine her zamanki gibi cok guzel guluyor.
Ruya bu kadar.
Ama bu kadarcik ruyanin her ani benim icimde bir yere dokunuyor.
Dayim korona olduktan sonra kaldigi odada yalnizdi. Ve yatagi anlattigina gore odanin ortasindaydi cama uzak. Beynindeki tumorlerden dolayi cok rahat hareket edemiyordu. Bir gun telefonda konusurken camin yanina gidip disariya bakabilsem o bile iyi gelecek demisti. Icime islemisti bu sozu. Sonra hemen iyiyim ama merak etme demisti. Uzmek istemezdi cunku, sikayet etmezdi. Canim. Iste sanirim o yuzden ruyamda yatagi hemen camin orada. Kafasini cevirse izler disariyi sikilmaz...
Ben dayim hastayken gidemedim. O yuzden dayimi ne zaman ruyamda gorsem -ki cok goruyorum- dayimin yanina gidiyorum. Ama sarilamiyorum. Halbuki o kadar cok sarilirdik ki biz dayimla. Hayatta en cok sarildigim insanlardan biri dayim olabilir. Ama aylardir bir kere bile ruyamda sarilmadim daha ona. O aksamki ruyamda da sarilmadim yine dayima...
Dedim ya cok goruyorum dayimi ruyamda. Ilk kaybettigim yakinim dayim degil. Hepsi de cok acitti ama anneannemi, babanemi, nerminimi 1-2 kere anca gormusumdur ruyamda. Ama dayim cok geliyor ruyalarima. Seviniyorum gelmesine ama acisi daha cok yeni ya, dayimi her ruyamda gordugumde yaniyor da icim hala.
Dun bunlari dusunurken bir baktim yine aglamaya baslamisim. Agladim. Agladim. Evin sessizligine benim hickiriklarim karisti...
Sonra sakinledim. Derin bir nefes aldim. Dayicim seni cok seviyorum dedim defalarca. Ve olumlu yonleri yeniden gormeye basladim.
Dayimin olumune cok uzuluyorum ama hep diyorum ya cekmedigi icin, acisi agrisi olmadigi icin mutluyum. Hep daha kotu olabilird diyorum. Cok agirdi kanseri, cok. Cekmedi sukur diyorum. Bunu hep diyorum.
Ama iste ne dersen de insan uzuluyor. Kalp bu, sizliyor.
Benim de kalbim yine sizladi dun. Annemleri de cok ozledigimi hissettim. Abimi... Halamlari. kuzenlerimi. Izmiri, istanbulu...
Oyle agladim dun aksam. Dayima, gurbete hepsine agladim.
Bunlar normal, arada aglayacagiz ki icimiz bosalsin. Neresinden baksaniz icin zor bir donem hepimiz icin.
Ama saglikliyiz ya, aradigimda hala seslerini duydugum saglikli sevdiklerim var ya. Gececek biliyorum. Ne isyanim, ne sikayetim var. Elimde ne varsa sukredip, yoluma devam ediyorum.
Ama arada oluyor boyle. Olacak. Normal.
Bir de dayicim seni cok seviyorum....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder