6 Ocak 2020 Pazartesi

Denizle bir gun...

28 Aralik Cumartesi gunu Denizle cok guzel bir anne kiz gunu yasadik. Buraya yazmak istedim.

Cocuklarla her gun, her sey planladiginiz gibi olmuyor. Bazen birlikte bir gun planliyorsunuz ama bazi seyler ters gidiyor ve o gun burnunuzdan geliyor. Ama bazen de oyle olmuyor. Bazen de her sey yolunda gidiyor ve birlikte harika bir gununuz oluyor. Benim tecrubeme gore hicbir seyin garantisi yok. O yuzden guzel gunlere minettar olup sonuna kadar keyfini cikarmak ve ters giden gunleri bir sekilde kapatip yola devam etmek en iyisi. Ha belki bir de guzel gunleri boyle bir yere kaydetmek. 

Ben de iste onu yapayim istedim. Bu gunu yazayim ki bir gun donup bakabileyim...

Haftalar oncesinden Peppa cok seven kuzular icin, #canimdogumizni ekibimizle Peppa tiyatrosuna bilet almistik. 28 Aralik Cumartesi saat 11e. 

Deniz onceki gunlerde  biraz hasta oldugundan bu sefer son gune kadar nereye gidecegimizi soylemedim ona. Hayal kirikliklarini yonetmek cok zor olabiliyor. Ama Cuma aksami yarin pepaya gidecegiz dedigimde sevinci gorulmeye degerdi. Ona peppali bir kazak da almistim. Ertesi sabah kalktik, kahvalti ettik. Gayet sorunsuz giyindi (ki 2-3 yas bebe anneleri bunun kiymetini bilir) ve yola ciktik. 

Deniz metronun sesinden korkuyor. O yuzden genelde kucagimda olmak istiyor. Sarildi bana. Yolun bir kisminda kucagimda koala gibi oturdu.Oyle zamanlar bana hep kanguru ile Denizi tasidigim gunleri hatirlatiyor. Arada kafasini opuyorum. Nefesi gogsumu gidikliyor. Mis kokusu burnuma geliyor. Ne cok sevdim bebek giymeyi ben, ne severek tasidim kangurusunda Denizi. O da seviyordu biliyorum. O yuzde boyle kucagimda kafasi gogsume yapisik yatarken kafasini opmemi, kulagina canim kizim diye fisildamami da cok seviyor hissediyorum... 

Oyle gittik baya bir sure. Ama bir yandan sese alissin da istiyorum Yavas yavas konusa konusa, etrafi anlata anlata oturttum onu yanimdaki koltuga. Ve sonra metrodaki insanlardan konusmaya basladik. KIyafetleri, cantalari. Sonra metroya asilmis reklamlar. Oyle tatli oyle usul usul bir yolculuktu ki. Eli elimde, bicir bicir sesi kulagimda. Cok sevdim.

Tiyatroya geldigimizde saat cok erkendi. Biz de bir yerde anne-kiz kahve keyfi yapalim dedi. Deniz smoothie aldi ben kahve. Cok guzelmis smoothiesi oyle dedi. Karsimda oturdu, smoothiesini icerken bana tiyatro hakkinda sorular sordu. Heyecanini sevdigim cocuk. 



Amm velakin tiyatroya giitimizde yine bir cekindi, Hep boyle oluyor zaten. Ilk basta cekiniyor. Karanlik, ses, etrafin kalabalikligi. Oyle, alistik. Ama yaninda Arya ve Onur olunca, ben de artik bu konuda baya tecrube kazandigimdan 5 dakikanin sonunda gayet dikkatle izlemeye baslamisti, 

Deniz boyle tiyatrolari falan gozunu kirpmadan izliyor. Yine oyle izledi. Arada Arya ile dans ettiler, arada guduler ve Peppayi gayet guzel izlediler. Ama sanirim Peppa kadar sevdikleri sokakta ucunun el ele yurumesi oldu. Arkadas olmayi ne seviyorlar. Ve ben bu hallerini nasil da seviyorum. 

Sonra anneler ve cocuklar harala gurele bir yemek yedik. 3 cocukla yenilen yemek diyeyim size siz anlayin :) Ha o 3 cocuga sonrasinda cikolatali dondurma verinde baya buyuk bir sessizlik oluyor ama. Sonrasi arkadaslardan ayriligin getirdigi huzun olsa da, bizim Denizle anne kiz zamanimiz basladi.

Hicbir planim yoktu. Acikcasi gunu Denizin moduna gore planlamaya karar vermistim. Eve de donebilirdik, gezmek isterse gezerdik. Ne istersek oyle yapacaktik. Denize eve donelim mi gezelim mi dedim. Gezelim dedi.

Biz de bir muzeye gittik. Ve Deniz o muzeyi gayet dikkatle gezdi. bana resimler hakkinda soular sordu. 3 yasinda, sanat elestirisi yapmiyor tabi ki. Ama heykellere bakiyor, bak bunlarin sakali var bunun yok diyor mesela. Sonra oturuyor kanepelere tek tek resimlere bakiyor. Bak bu abla uzulmus diyor. neden acaba diyorum, kendince sebepler sitaliyor. Arkasinda bir masa var mesela bir resimde uzgun olan kadinin. Pasta vermemisler ona ondan uzulmus diyor :) 

Baska birisi sevinmis diyor. Galiba hava gunesliymis ondan mutlu diyor. O'nun o 3 yasindaki zihninin resimleri heykelleri yorumlayisi oyle mutlu etti ki beni. Anlatamiyorum ama boyle bambaska bir zaman oldu o muze zamani. Ne cok buyumus meger dedigim bir zaman...

Sonra sokaklarda dolastik Denizle. Kucak kucak diye tutturmadi. Bildiginiz atrafi izleye izleye gezdi kuzu, Isiklara bakti. tezgahlari inceledi. Sorular sordu, cavaplari dinledi...


Bir de kitapciya gittik kizimla. Ve tabi kitapciyi bir kutuphane gibikullanip baya kitap okuduk orada. Oyuncaklara baktik. Deniz elbette kitaplari duzenledi. Ve yoruldum anne dedi sonra bana. 

Hani yorulunca, aglarlar arizaya baglarlar ya. Oradan anlarsin yorgun olduklarini. Oyle yapmadi. Yoruldum anne eve donelim dedi. Tamam dedim ben de ona. Aldim kizimi eve donduk beraber. Birlikte gecirilmis mis gibi bir anne kiz gunun ustune donduk evimize. 



Ah o gun ne iyi geldi bana. 


Ve ne cok sey dusundurttu, hissettirdi bana. Aynen instagrama yazdigim gibi....


Deniz buyuyorsun. Bu aralar bunu daha çok hissediyorum. Hele böyle tatillerde. Hele böyle rutinin dışına çıktığımızda. Hele böyle günlük kosusturmanin bir adım gerisine cekilebildigimizde. İşte o anlarda daha da çok hissediyorum ne çok buyuyorsun. Bizimle sohbet ediyorsun, gideceğimiz yeri seçerken fikir belirtiyorsun, görmek istediğin insanları sayiyorsun. Senin gözünden yaptiklarimizi dinlemek bir başka keyif simdi. Deniz sen, kendince bir yorumla anlatıyorsun ya yaşadıklarımızı benim için bambaşka bir pencere açıyorsun. Deniz buyuyorsun, bir müzede resim inceliyorsun mesela benimle, ya da kitapçıda kitap seçip bak şuna benziyor bu kitap diye yorum yapıyorsun. Yollarda kucak kucak demiyor da elimi tutup etrafa bakarak yürüyorsun. Etrafta gördüklerini bana anlatiyorsun. Deniz, buyuyorsun. Ama bir yandan hala ufaciksin. Uyanınca hemen benim kucağımı istiyorsun. Neden diye soruyorum, çok seviyorum kucağını diyip beni çok mutlu ediyorsun. Düştün mü hala yanıma koşup öpücük istiyor, yeni bir şey yapacaksan gözlerinle benden onay bekliyorsun. Deniz buyuyorsun ama hala ufaciksin. Kızım buyuyorsun ama hala benim bebegimsin. 2019 giderken ben en çok seni hatırlıyorum geriye bakınca. Ve yeni yıl için, sen biraz daha büyürken beraber yasayacaklarimiz için çok ama çok heyecanlanıyorum kuzum. Deniz, iyi ki bu hayatı bizimle yaşıyorsun ❤️
Ve iste bu da Denizle boyle bir gundu....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails