Gecen gun sirkette "Calisma hayatinda kadin olmak" hakkinda bir toplanti vardi. Siketteki bir gurup kadin tarafindan organize edilmis bir event. Organizatorlerden biri de akadasim. yalan degil boyle konulardan, organizasyonlardan cok sikildim artik. Ama kadinlarin organzie ettigi bir sey oldugu icin katilayim dedim. Biz de ekip arkadaslarimla katildik.
Gundemdeki konularan bir de tabi ki work/life balance yani is/hayat dengesi di. Olmasa sasariz zaten. Bizim sirkette oldukca ust duzey yoneticilerden biri olan kadin calisanlardan biri yapti konusmayi. Kendisi Amerikali. Bunu buraya yaziyorum cunku soylediklerini Amerikali oldugunu bilerek dinlemek baska. Sozun ozu benim icin ayni seyleri yuz kere duyuyor olsam da konusma tam bir hayal kirikligi idi.
Konusmaya soyle basladi:
Hepimiz iyi bir calisan olmak istiyoruz. Iyi bir evlat, iyi bir es, iyi bir arkadas, iyi bir anne. Hepimizin hayattaki amaclarinda bunlar da var. Ama sunu kabul etmeliyiz ki hepsini ayni anda olamayiz. IYi anne ve iyi evlat, iyi es ve iyi arkadas olacagimiz zamanlar ayni ana denk gelmeyebilir.
Keisnlikle katiliyorum. Dolayisiyla konusma baslangiciyla benim dikkatimi ckmeyi basardi. herseyi ayni anda olmayacalismak hicbirini olamamak anlamina geliyor bazen. Ya da hepsinden biarz olabilecek olsan da kendini cok ama cok yipratmak anlamina geliyor. Biliyorum. cunku bunu yasiyorum.
Arada pek cok baska sey de anlatildi ama benim deginmek istedigim yer surasi. Devam etti konusma:
Bazen cocuklarinizin ozel anlarini kacirabilirsiniz. Ben bunu cok yasadim. her seferinde o buyuk suclulukla basa cikmaya calistim. Simdi 3 cocugum da buyudu. Ve bana gecen gun ortanca oglum "Evet her zaman bizimle degildin ama olman gereken anlarda bizimleydin" dedi. ve biliyor musun anne evet arada yalniz kaldik ama simdi yalniz yasamayi cok iyi biliyoruz. Sen bize buyuk bir hediye verdin... dedi. DOgru olani yaptim.
Konusma bu kisimdan sonra da devam etti. Verdigi mesaj benim buraya alintiladigim kisimda tam yansimyor. hani bak zorlanmis ama basarmis gibi bir his gecmis olabilir size. Ama verdigi mesaj tam larak suyu: "is hayatinda basarili olmak icin cocuklarinizin guzel anlarini da kacirmaniz gerekebilir. Bunu yapmalisiniz. basariya giden yol budur." Ve sonrasinda konusmaci gitti. Soru cevap konusmaci salondayken ne yazik ki yoktu.
Yeterince realist bir insanim bence. Hem Denizle her aninda birlikte olup hem de calismaya devam edebilecegimi dusunmuyorum. Pembe bir balonun icinde yasamiyorum yani. Evet, onunla olamiyorum ve daha da olamayacagim bazi zamanlar. Kendimce, sartlarimin el verdigi en iyi dengeyi tutturup devam etmeye calisiyorum. Ama biz kadinlar bir araya geliyorsak, hadi bunu birbirimize kabul ettirelim mi demeliyiz? Basari sadece buoyle mumkun mu demeliyiz? (basariyi da kim tanimliyorsa!) Yoksa bunu nasil degistirebiliriz mi demeliyiz? Iste agirima gidem bu oldu.
Tabi ki cenem durmadi. Ilk konusma firsatinda dusuncelerimi soyledim. Buraya da yazayim.
Anne olduktan sonra insanlar surekli size destek olmaktan bahsediyor. Surekli evet calismak ve annelik bir arada cok zor diyor. Ama ayni zamanda bebeginiz hic yokmus gibi calismaya devam etmeniz bekleniyor. Ayni performansla, ayni zamanlarda, ayni sekilde seyahat ederek, ayni sekilde bazen evinize gitmeyerek.
Ama ben ayni degilim ki...
Ben ayni degilken calisma bicimim nasil ayni olacak acaba?
Hep suna inanrim calisma hayatinda; insanlar paketler halinde gelirler. Benim icin calisan hic kimseyi sadece calisan olarak gormedim ben. Hep is disindaki hayatlarini bilmek istedim. Kendim de (dogru bulan var yanlis bulan var) is disindaki hayatimi hic kimseden saklamadim. Cunku (belki de duygusal bir insan oldugum icin) is disinda ne yaptigim benim isteki performansimi etkiliyor. Olumlu ya da olumsuz. Dolayisiyla baskalarini da hep kendim gibi dusundum. Benim icin calisan birinin, ailevi bir problemi varken ya da cocugu hastayken sinirsiz saatler calismasini beklemem, Denizden once de hic beklemedim.
Ama istenen bu. Is disinda ne olursa olsun bir robot gibi calismaya devam etmeniz bekleniyor. Dusunun benimki gibi, bence insani degerlere oldukca onem veren bir sirkette bile bir kadin gelip, kadinlarin oragnize ettigi bir toplantida "Basarli olmak icin cocugunuzla ilgili bazi anlari kacirabileceginizi kabul etmeniz lazim" diyebiliyor. Peki ya insan olarak bu bizi nereye tasiyor?
Orada da onu soyledim. Bir kere bir insanin cocugu olunca, direk zamani azalacak, dikkati bolunecek gibi bir algi basliyor. Ve insanlar soylesin ya da soylemesin bunu bir eksi gibi goruyor. Ben bunu yasamadim ama yasayan cok insan var biliyorum, sirf sinirlarini test etmek icin cocugu olan insanlara calisma konusunda daha da yuklenildigi bile oluyor. Kabul etmezse o yuku suclanacagi sey belli cunku: Cocugu var dikkati bolundu! Zaten siz cocugu olan birisyle calismaya bu algi ile basliyorsaniz bunun cozumu yok.
Tam olarak sunu dedim orada. Ben kizimi, kizimin olmasini is hayatim icin asla bir eksi olarak gormuyorum. Bana kimse bunu kabul ettiremez. Denizden sonra ben, cok daha iyi bir yoneticiyim. Cok daha kisa zamanda cok daha fazla is bitiriyorum. Zaman yonetimi konusunda eskisine gore cok daha iyiyim. Planlama, insanlara is verme konusunda cok daha iyiyim. Evet bunlara karsilik, artik dunyanin cesitli ulkelerine eskisi kadar cok seyahat edemiyorum. Elimden geldigince az seyahat etmeye calisiyorum. Ya da gunduz ofiste cok uzun zaman geciremiyorum. Ya da bazi gunler cok uykusuz ve yorgun oluyorum. Ama bu bir paket. Ve paketin tamamina baktigimda ben kendimi cok daha iyi hissediyorum. Cunku Denizle gecirdigim zaman beni mutlu ediyor, besliyor.
Simdi siz bana diyorsunuz ki, o zaman azalsin. Sen cocugun olmadigi zamanlardaki gibi seyahat de et, gec saatlere kadar da calis, her zaman ofiste de ol. E o zaman benim paketim bozulmus olacak ve siz bunu gormuyorsunuz. Benim o zaman bu paket icinde eskisine gore daha iyi olan yanlarimi, iyi tutamayacagimi goremiyosunuz. Bunun mantikli bir bakis acisi oldugunu dusunmuyorum dedim. Ve sirketler bana / bize bunu dayatabilir ama kadinlar olarak bir araya gelip haydi kendi duygularimizi torpuleyelimi konusmayi bize yakistiramiyorum dedim.
Salonda bir alkis koptu!
Cunku biliyorum benim gibi hisseden bir suru kadin var.
Kizimin olmasini isim icin bir eksi olarak dusunmeme sebep olmalarina izin vermeyecegim.
Onlar bana kizimdan sonra yapamadiklarimi hatilattiklari surece ben de onlara kizimdan sonra daha iyi yaptiklarimi hatirlatacagim.
Siz de oyle yapin!
Cuku biz baslarina kakmadigimiz surece bu sistem hep iyileri olmasi gereken sayip, digerlerini de bizden isteyecek.
Halbuki bu bir denge. Ve size bir sey soyleyeyim mi bu dengeyi sadece biz koruyabiliriz. Onlarin umurunda bile degil cunku bu denge.
Ben Denizle gecirdigim vakitten besleniyorum. Bunun farkindayim ve kusura bakma sevgili sirketim o zamani benden almana hazir degilim.
Ha elbette daha fazla seyahat edecegim zamanlar gelecek, Deniz buyuyecek bagimsizlasacak benim de ise ayirdigim vakit artacak. Ben calismayi cok seven bir insanim dolayisiyla bunu mecbur oldugum icin degil istedigim icin yapacagim. Ve biliyorum, belki Deniz buyumeden yapmak zorunda da kalacagim. Pek cogumuz gibi. Cunku evet duzen bu. Ama kadinlarin (hele hele kadinlarin) basarmak icin bunu kabullenin demesini asla kabul etmeyecegim. Sessiz kalmak kabullenmek ve onlarin bunu normallestirmesine katkida bulunmak. Sessiz de kalmayacagim.
Sevgili kadinlar siz de kabullenmeyin. Onlar istemeye devam ettikce siz daha fazlasini isterlerse, kaybedeceklerini (dengeyi korurken daha iyi yaptiklarinizi) hatirlatin onlara.
Tercihse buyrun sevgili sirketler siz tercih edin o zaman. Iyilesen yonlerim torpulensin, mutsuzlugum ise mi yansisin, yoksa calisan kadinlar olarak korumak icin buyuk bir mucadele verdigimiz denge yerinde mi kalsin?
Bak o gun sinirlendigim kadar yazarken de sinirlendim.
Yahu kadinlar bir araya gelip bunu konusur mu ya?
Ayip vallahi ayip!
PS: O gunku konusmamdan sonra o toplantinin sponsoru olan sevgili ust duzeyleimizden biri benimle konusmak istedigini soylemis. 2 hafta sonra konusuyoruz. Kovulursam bundan haberiniz olsun :)
Ne kadar dogru bir yazı,1 ay önce 13 yasındaki oglumu okuldan almak için mesai saatleri dısına son anda koyulmuş toplantıdan cıkmak zorunda kaldıgım için kovulmuş bir anne olarak hislerime daha iyi tercuman olacak bir yazı olamazdı
YanıtlaSilbunun cin mi kovuldunuz :( ne diyeyim bilemiyorum :(
SilTam da bu sebeple kovuldum maalesef,ülkede annelik ve calışma uzerine binlerce seminer ve konferanslara ragmen şirketlerin bakış acısı gram değişmiyor,hepsi göstermelik
SilO kadar doğru bir yazı ki bir taraftan 3. çocuğu yapalım diye bizi destekleyen bir devlet diğer taraftan doğum iznini 1 gün aşsan gözünün içine bakan patronlar anne olmak kadın olmak her zaman zor.
YanıtlaSilBu tip toplantılar daha çok üst yönetimin mesaj vermek için düzenlediği toplantılardır. Ana amaç eğitim ve söyleşi adı altında çalışanlara yön vermektir. Sen biraz oyunu bozmuşsun, ancak her şeyin ötesinde çok haklısın. Cesaretin ve dürüstlüğün için tebrikller. Kovulmayacaksındır, hiç bir yönetici destek almış ve şifreyi açığa çıkaran kişiyi kovmaya cesaret edemez. Tanımak adı altında gerçek niyetini öğrenmeye çalışıcaktır, aba altından sopa gösterecektir biraz.
YanıtlaSil