Benim oluyor.
Hem de cok.
Birisi bana bir sans veriyorum sana, kendindeki bir ozelligi desitirebilirsin sec dese, hic dusunmeden ama bir dakika bile dusunmeden kararsizligimi degistirmek isterdim. Alin benden bunu derdim. Alin ve onun yerine cabuk karar verebilme ve kararlarinin arkasinda durabilme ozelligi verin bana...
Yoruluyorum. Kararsizligimdan gercekten cok yoruluyorum. Oyle fena bir sey ki. Hani o yorgunlugun sucunu kimseyle de paylasamiyorsun, Bu kimsenin sucu degil. Kimsenin bana yaptigi bir sey degil. Her seyi kendime ben yapiyorum. Sadece ben...
Elimden gelse bunu ben de kendime yapmak istemem. Ama elimden bir sey gelmiyor. Endiselenmeyi birakamiyorum.
Bunun bir sorun oldugunun, buyuk bir sorun oldugunun ve beni cok yiprattiginin farkindayim. Ustune cok dusunuyorum bu sorunun. Cozmek istiyorum. Gercekten. O yuzden sorunun bilesnlerini bulmaya calisiyorum. Bulsam ne olacaksa... Su ana kadar bulabildiklerim soyle:
- Bir seye karar verirken hayatimdaki a'dan z'ye her seyi dusunuyorum. O konuyla alakasi olsun ya da olmasin her seyi ama her seyi!
- Kararimi verirken mutlaka gecmisteki kararlarimi yeniden sorguluyorum. Ve evet bu hic bir seyi degistirmiyor. Ama o zaman sunu yapmasaydim, simdi bunu yapmak zorunda kalmazdim vs gibi seyler dusunup duruyorum.
- Genelde kararimi cabuk veriyorum aslinda ama sonrasinda uzun suren kararsizliklar yasiyorum. Soyle mi yapmaliydim. Bunu neden dusunmedim. Aklim neredeydi. Ben bunu nasil dusunmem. Sunu da soylemeliydim. Bunu da sormaliydim. Ve daha bir suru baska sorular... Ve hepsi de artik sorulamayacak sorular...
- Bir karar verdigimde mutlaka ama mutlaka ondan pisman oluyorum. Bu elbise secimi bile olabilir. Surekli kararlarimi sorguluyorum. BOyle mi yapmaliydi, kesin obur turlu yapsam daha iyiydi. Ben kesin yanlis karar verdim diye dusunup duruyorum.
- Karar vermeden once dusunmem gereken seyleri dusunuyorum. Hem de cok. Artilari, eksileri yanyana koyuyorum. Ama eksileri idare edebilirmisim gibi geliyor o an. Karar vermeden once hep artilar gorunuyor gozume. Kararimi verdikten sonraysa yazdigim artilarin hepsi siliniyor gozumden. O idare ederim dedigim eksilerse gogsume bir boga gibi oturuyor.
Daha liste uzar gider. Ama sanirim ozetle; karar verirken asil odaklanmam gereken seylere odaklanmiyorum, sonrasinda da artilari tamamen gozumden silip sadece eksilere odaklaniyorum, Tam bir psikolojik deli!
Cok yoruldum kendimden.
Biktim kendimden.
Dun aksam da dedim. Olmadim ben ya. Vallahi olmadim. Bazi seylere bazen bastan baslamak, elimizdeki malzemelerle baska bir Gulcin yapmak istiyorum.
Mumkun olsa gercekten su an bunu cok istiyorum.
Iste oyle.
PS:
Ben bunlari nasil oldu da buraya yazdim bilemiyorum ama yazdim iste.
Kusura bakmayin yine basinizi agrittim...
Var hepimizin kendince eksileri... Ama bak artılarımızın çokluğu da yadsınamaz...
YanıtlaSilBiz artılarımızı görelim eksilerimizi nötürlemeye çalışalım...
Seviliyorsun bunu unutma ;)
Detaycı, mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip insanların sıkıntılarından birisi bu kararsızlık. Yazdıklarınızın altına imzamı atabilirim, ben de tıpatıp aynıyım. Aslında gerçekten akla ziyan bir durum, hayatı olduğu gibi yaşayanlara, çabuk karar verip harekete geçebilenlere çoğu zaman özenmişimdir. Bizdeki bu durum hep en mükemmele ulaşmayı istemeyi odak noktamıza oturtmamızdan kaynaklanıyor. Yanlış yapmamalıyız, yanlış anlaşılmamalıyız, iyi düşünmeliyiz.... uzar gider.. Peki ya biz? İşte orada bir sıkıntı var çünkü bu ruh haliyle sürekli pozitif olup mutlu olabilmek mümkün olamıyor biraz gamsız olmak lazım hayatta
YanıtlaSilAl benden de o kadar... Bu konuda sayfalarca yazabilirim. Kararsızlık üstüne mastır yaptım. Nefret ediyorum nefret. Bu hayatımın her anında ve alanında beni inanılmaz etkiliyor.
YanıtlaSilMesela bir yere yemeğe gidiyorum, menü elimde, bir türlü hah ben şunu istiyorum diyemiyorum. Canım ne istiyor onu bile bilmiyorum, kuş konduracağım ya!!! Sonra panik yapıyorum bir türlü seçemedim diye ve karşımdakine ayıp olacak diye en olmadık şeyi sipariş ediyorum panikle. Sonra da mutsuz oluyorum..
Kararsızlık aslında bir konunun etrafında 360 derece dönebilme yeteneğinden geliyor, kafa fazla çalışıyor:) Megolomanlık gibi gelebilir bir çok kişiye ana bu analitik düşünme, olaylara çok yönlü bakabilme, yöntem bilme becerisi... Tamam iyi hoş, iş hayatında kullanılacak süper bir meziyet ama onun dışında kabus...
Şirkette lise mezunu bir çocuk vardı yıllar önce, şöför olarak çalışıyordu, eskiden ben de çok fazla şehir dışına çıkardım, o götürüp getirirdi beni. Hayata karşı duruşuna hep hayran oldum. Öyle korkusuzdu ki! Aldığı üç kuruş maaşla evlendi, ev aldı ve çocuk yaptı! Çünkü net, çok detay düşünmüyor, hedef belli, acabalar kafasını karıştırmıyor, karar verirken artıları eksileri hesaplamıyor, zaman kaybetmiyor...
Bense sırf kararsızlığım ve çok yönlü düşünmem yüzünden 17 yıl aynı evde oturup, 15 yıldır aynı şirkette çalışıyorum!!!
Yani anlacağın ben de olmadım:))) Valla olmadı bu hayat...
Ah Gulcin ah. Beni ozetlemissin. Ben belki sonrasinda negatiflere cok yogun odaklanmiyorum ama yine de kendimi ya oburu secsem ne olurdu demekten alikoyamiyorum. Birde karar verme asamasi cok sancili ve gereksiz uzun oluyor benim icin. Bir analizler, bor degerlendirmeler, bir arastirmalar. artik konunun sonunda oyle yorulmus oluyorum ki at ne olacaksa olsun ya diyorum, yiliyorum kendimden.
YanıtlaSilo yuzden cok iyi anliyorum seni.
Cafenohut un dedigi gibi bazen elimde menuyle oyle bakarken esime donup nolur sen sec ne secersen kabulum diyorum :)
Keske bir yolu olsa degistirebilmenin.
canım benim..
YanıtlaSilkarar vermek zaten zor.
bi şeyleri a'dan z'ye düşünmek zaten bunaltan insanı kendinden bıktıran bi şey..
anlıyorum seni çok.
Sevgili Gülçin , al eline kalemi ve yaz Yasemin desen, satırı satırına aynen bu yazı çıkar benden. Çok sık yaşarım bu duyguyu "kendinden bıkmak " . Bu aralar da benim isyanım birazcıkta olsa bencil olmayı başarabilmek adına. Yapamıyorum. Yapamadıkça da yıpranıyorum.
YanıtlaSilherkes arada 'kendinden' bıkar. Ama kararsızlığından ama başka birşeyinden ötürü. Kendine yüklenme ;)
YanıtlaSilEn kötü karar bile kararsızlıktan iyidir.
YanıtlaSilMontesquieu
İnanamıyorum Gülçin yaa. Ben de, çok sık hem de, kendimden çok sıkılırım, 'olmamışsın sen ' derim . Ve hep merak etmişimdir, benim gibi kendinden sıkılan insanlar var mı acaba diye. Hep bir değişim için çabalama hallerindeyim ama, sıfır yol katedebildim bugüne kadar.
YanıtlaSildüşünmücen yaa sallıcan gitcen boşveeer :)
YanıtlaSildüşünmücen yaa sallıcan gitcen boşveeer :)
YanıtlaSilBütün yorumlar ben de öyleyim şeklindeyken benim yorumum biraz anormal kaçacak belki ama ben hiç kararsız değilim hiç olmadım. Bilimsel altyapımdan dolayı bazı yorumlarda belirtildiği gibi bunun analitik düşünme gibi şeylerden kaynaklanmadığını biliyorum. Seçenekler ne kadar çok olursa olsun mutlaka sınırlayıcı şartlar vardır ve o şartları uygulayınca seçenekler azalır. Kararsız kişiler o diğer seçenekleri kolay kolay geride bırakamıyorlar galiba. Tüm elemeler sonucunda geriye benzer bir kaç seçenek kaldıysa onda da iç sesimi dinlerim. Hatta bu işi artık iyice hazmedince en başta sadece içses ile karar vermek mümkün oluyor
YanıtlaSilUkalalık etmek için yazmadım nasıl çalıştığını anlatmaya çalıştım umarım anlatabilmişimdir :)
Silolmaz mı şahsen bana çok sık oluyor :) Böyle söylendiğim anlarda bir arkadaşım 'kendine çok yüklenme' demişti.. Bir de becerebilsem.. Ama sen yap! Kendine cidden yüklenme! -LuNa -
YanıtlaSil