19 Kasım 2014 Çarşamba

17siydi ayin ve 1999 yiliydi dunyanin…

17siydi ayin ve 1999 yiliydi dunyanin…

Bu cumleyle baslayan bir belgesel izledim televizyonda. Canim yeniden.yandi Unuttugumuz onca seyi yeniden hatirladim. Evet ne dersek diyelim unuttuk. Yikilan evleri, yollardaki kazalari, etrafi kaplayan tozu dumani, icimizdeki aciyi unuttuk. Yok aslinda hicbirini unutmadik. Gocukleri, yaralananlari, hayatini kaybedenleri de unutmadik… Sadece gormez olduk, gosterilmeyince bilmez olduk. Insan beyni elbet kendini koruyacak dusunmez olduk.

Ben gecen gece yeniden gordum gocuk altinda kalmis insanlari. Yeniden duydum onlarin yorgun seslerini ve kurtarma ekiplerinin yakarislarini. Yeniden dusundum biz hayati normallestirirken o insanlarin acilarla yasamayi ogrenmis olmalarini, biz kaybedilenleri sadece bir toplam sayi olarak akilda tutarken, o insanlarin kaybettikleri her isimle bir parcalari eksik yasamayi ogrenmis olmalarini.

Ben gecen gece yeniden cok aci seyler gordum o belgeselde. Abartmamislardi, insanlari uzmek icin ajite etmemislerdi hicbir seyi aslinda. O gunlerden gelen kayitlari ustune yorum bile yapmadan bir araya getirmislerdi. Bir de sag kurtulan ama asla eskisi gibi olmayan insanlarla konusmuslardi. Bu kadar. Cok kisaydi. Ama cok gercekti, cok yalindi, cok aciydi. Yeniden gosterdi, yeniden dusundurdu, yeniden hatirlatti…

Ben bir otobusun icindeydim o gece. Istanbuldan Izmire gidiyordum. Tam arabali vapurdan inmis Yalovadan geciyordum. Uykuyla uyaniklik arasinda savruldugumuzu, soforun “Allahim yardim et” diye bagirdigini, kafalarimizi oraya buraya carptigimizi hatirliyorum. Sonra acilan isiklari, radyodan gelen “Istanbul yerlebir oldu, tas tas ustunde kalmadi” anonsunu, arkamda kalan onlarca arkadasima ne oldugunu bilmeden, bize ne olacagini bilmeden saskinca kaldigimi ve cok uzuldugumu hatirliyorum. Durmasi icin yalvardigimiz soforun gozunden akan yaslara ragmen “Yapmayin dursak da bir sey yapamayiz, ustelik asla buradan cikamayiz” diye gosterdigi kararliligi, belki de cok mantikli olan o karara vicdanimizin verdigi tepkiyi ve otobusun camlarina yapisip caresizce gozyaslariyla bir cehennemin icinden gectigimizi hatirliyorum.

Ben o geceyi aklimdan silmeseydim, takip eden gunlerde gordugum ruyalari hala gormeye devam etseydim, yollarda gordugum kazalari, pijamalariya oradan oraya kosusan insanlari, ne yaptigini bilmeden dizlerine vurup aglayan teyzeleri gozlerimi her kapadigimda hala goruyor olsaydim delirebilirdim biliyorum. Unutmak zorundaydim, unuttum. Daha dogrusu surekli bunlari dusunmeye devam etmemek zorundaydim, dusunmez oldum. Ama bu belgesel bana yeniden unutamayacak, o geceyi dusunmeyi benim kadar kolay(?) birakamayacak olanlari gosterdi, sarsildim.

Biliyorum arada dusunmek gerekiyor ama sadece aciyi degil almamiz gereken tedbirleri de dusunmek gerekiyor. Bilincli olmayi dusunmek gerekiyor. Arasira televizyonlarda, gazetelerde cikan sadece korkutma amacli cozum onermeyen o haberlerden ben de nefret ediyorum. Iste onlara inat sadece korkmamak, tedbir de almak gerekiyor. Bir yerden baslamak gerekiyor, nereden baslayacagimizi bulmak gerekiyor….

Belgeselin sonunda diyordu ki “Hep yasamimiz aydinlik olsun”… sanirim bu dilege de gonulden katilmak gerekiyor.

Izlemeseydim keske dedim kendime ama gozlerimi kapamak gercegi silmeyecek hatirladim sonra…


3 yorum:

  1. Öyle yerli yerinde, öyle güzel anlatmışsın ki, etkilenmemek mümkün değil!!!
    Ben de döndüm o geceye!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ayda o ilk gunler cok zordu. surekli kabuslar, uyuyamamak. o geceye donunce de fena eminim sizin de cok fenadir hikaye yine ooralarda oturuyorsaniz :(
      Ne diyelim Allah bir daha gostermesin ama olur da olursa insallah icinde oturdugumuz evler salam olsun :(

      Sil
  2. büyük deprem kapıda diyorlardı daha dün akşam
    bizse ne pervasız insanlarız
    unutmasan da o dehşet geceyi içinde uyutabilmen bir nebze iyi olmuş
    gerçekten delirmemek işten bile değil

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails