Bu yazi bir film yazisi olarak basladi...
Bir baska turlu bitti galiba....
Cook uzun bir yazi simdiden uyarayim :)
Hayatinizda en cok ama en cok sevdiginiz fimler vardir. Defalarca izleseniz bikmadiginiz ya da bikmayacaginiz filmler.
Ben bunlardan biriyle uc yil once yerden binlerce metre yuksekte upuzun bir yolculukla bilmedigim bir yere giderken karsilastim.
Bir ucakta istemedigim halde uzaklara cok uzaklara Hindistan'a gidiyordum ve biraz da gergindim. Sonra bu filmi izledim. Bir kez izlemek yetmedi bir kez daha izledim.
Yol bittiginde farkettim ki; o 11 saatlik yolculugun anlami benim icin bu filmdi.
Ben cok ama cok sevdigim bir film bulmustum...
Julie & Julia Project.
Ucaktan iner inmez iyi oldugumu soylemek icin Ozan'i aradigimda bu filmi izledigimi soyledim. Sonra eve donunce bu filmi O'na defalarca anlattim.
Oyle internetten falan izleyemezdik onu.
O yuzden filmcilere gittigimizde gozlerimi raflarda dolastirdim. Bilmem neden internetten falan ismarlamak istemedim o filmi.
Zamani gelince benim karsima cikmasini bekledim. Ve gectigimiz cumartesi zamani geldi... Iste oradaydi.... Sonunda denk gelmisti ve bulusmustuk...
Onu heyecanla eve getirdim. Once sicacik bir corba, ardindan sicacik bir cay ve harika bir cikolata esliginde uc yil sonra yeniden Julie & Julia Project'i izledim. Ustelik bu kez Ozanla. Heyecanla o nasil bulacak filmi diye beklerken, ilk kez izliyormuscasina o filmi heyecanlandim ve hatta yine agladim.
Bu filmde beni en cok ceken ya da etkileyen sey ne bilmiyorum.
Julie'nin 30lu yaslarinda kendini sevmedigi bir isin ortasinda boguluyor bulmasi ve blog yazarak hayata tutunmasi mi?
Ah iste ben...
Yoksa Julia'nin sevgisinin pesine takilip hic bilmedigi ulkelerde kendini bulmasi ve oralarda da sevecek kendini mutlu edecek bir seyler aramasi mi?
Ah iste yine ben...
Sanirim film 1950lerle 2000ler arasinda gidip gelirken ben aslinda o iki kadinda da kendimi bulmayi seviyorum.
Sonra o iki kadinin hayata tutunusuna hayran kalmayi seviyorum. Sonra o iki kadinin da vazgecmeyisine ozenmeyi keske ben de bunu basarabilsem diyebilmeyi seviyorum.
Sonra sahip oldugumuz en onemli seyin inanclarimiz oldugunu yeniden yeniden gormeyi seviyorum.
Sonra... Sonra oyle cok sey var ki bu filmde sevdigim yazarken dusunduklerimin hizina bile yetisemiyorum...
1. Uc yilda o kadar cok degistim ki....
Insan 20 yasindan 23 yasina evet uc yil buyuyor.
Ama 30lu yaslara gecisi saglayan uc yil belki de bes alti yillik bir etki yaratiyor ustumuzde...
2. Uc yil once aklimda bile yokken artik biliyorum bir gun elimde ben de bir kitap tutmak istiyorum.
Yok yazar olmak icin degil. Ne yazik ki boyle hayallerin pesine takilmamayi bilecek kadar buyudum.
Ama belki de bu blogun bazi kisimlarini bir gun elimde tutarim. Sadece kendim icin sadece ben hayatta bunu severek yaptim demek icin...
3. Uc yil oncesinde bu filmi izlerken sahip olmadigim bir seye sahip oldugumu artik biliyorum.
Dunyanin dort bir yaninda yuzlerini gormemis olsam da tanidigim onlarca arkadsim var benim.
Ve ben onlarla iste bu minnacik blog sayfalari sayesinde bulusuyorum. Yani aslinda ben hayatta bunu yani blog yazmayi severek yapiyorum. Ve karsiligini da simdiden beni dusunen benim ne yaptigimi merak eden, bana destek olan yepyeni arkadaslari hayatima dahil ederek zaten aliyorum...
4. Bazen hatta cokca ben de aynen Julia gibi evimiz neresi ki bizim diye dusunurken buluyorum kendimi.
Izmir'im, Istanbul, Rotterdam, Turkiye, Hollanda?
Neresi?
Uc yil once bunun cevabini kesinlikle veremezdim. Uc yil sonunda yine bu filmi izlerken artik Julia'nin kocasi gibi dusunuyorum:
Evimiz bizim oldugumuz her yer. Ve hayallerimizi gerceklestirmek icin evimize donmeyi beklemeye gerek yok. Ben de iyi ki beklememisim.
Belki deli diyeceksiniz bana belki de gecekten aklimi kacirdigimi dusuneceksiniz ama ben evde iki kadin arkadasim varmis gibi delice bir his icindeyim. Julie ve Julia.
Farkli zamanlarda yasamis bana benzeyen iki kadin daha.
Tipki bu sayfayi okuyan onlarca kadin arkadasimin oldugunu hissettigim gibi.
Bu sadece bir film biliyorum ama ne yapayim izlerken kendimi kaptirmadan edemiyorum.
Dilerim hepimizin boguldugumuzu hissettigimiz anda tutunacak hayallerimiz olsun.
ve dilerim onlar bir gun elle tutulur hale donsun evimizin bas kosesinde dursun...
Olur mu?
Kim bilir belki de....
Tipki Julie ve Julianin dedigi gibi hayaller gercek olursa bir gun...
Bone apetite....
Ah ben filmi yaziyordum degil mi?
Izlemediyseniz mutlaka ama mutlaka izleyin...




Söze nereden başlayacağımı bilemedim inan ki.
YanıtlaSilDuygularını annen kadar iyi anlıyorum,evladı gurbette iki anneyiz biz.
Canım benim ne iyi yaptın da bu bloğu açtın. Gelincik2e "sen de blog yaz "diyorum. "Doktora yeterliği vereyim ancak o zaman " diyor.
Bu blog işi var ya uzakları yakın ediyor ,yarına kalacak anılar birikiyor. Zaman zaman yazmayı bırakmak istesem de biliyorum ki ben bu işi seviyorum ve bak bu sayede seni ve senin gibi bir dolu güzel insanı tanıdım bu sayede...
Bir de unutmadan o filmi ben de izledim ve bayıldım! Konusu falan tamam harika da Meryl Streep yok mu ? O kadına hayranım ben!
Koskocaman öpücükler sana bizim kalabalık evden!
colettecim bilmem mi beni ne kadar iyi anliyorsun i yuzden senin yazdigin yorumlari apayri seviyorum ben. Ben de sizin gelincik gibi sundan sonra bundan sonra diye erteliyordum hep blog isini ama sunu farkettim ki colette sevdigim seyleri ertelemek zorunda kaldigim icin o suyu buyu daha da sevmiyordum. Ama bir yandan da su var hakikaten bir vakti var herseyin. O zaman yazsaydim heralde en karamsar bloglardan biri olurdu benimki :) Kimbilir belki o zaman kesismezdi yollarimiz iste o yuzden herseyin bir zamani var belki de.
SilFilm bambaska degil mi colette ve evet bence de oscari haketmisti niye almadi ki?
buralardan da koskocaman opucukler size :)
Tüylerim diken diken okudum yazdıklarını..
YanıtlaSilGerçekleşsin veya hep hayal olarak kalsın, insanın iyiki hayalleri var.
Eskiden gerçekleşmeyenleri bir başarısızlık olarak görürken, artık asıl başarısızlığın hiç hayal kurulmamış bir yaşam olduğunu düşünüyorum.
Bence hayatımızdaki pek çok sorun hayal kuramayan kişilerce üretiliyor..
İlk fırsatta bulup izleyeceğim Gülçin, teşekkürler paylaşımın için .
Ayrıca hayallerimizi gerçekleştirmek için eve dönmeyi beklememek fikrine de bayıldım !! Yazıp asmalı bu sözü görünür bir yere :)
zeynep oyle iyi yakaliyorsun ki benim hep yazarken kendime skladigimi sandiklarimi.
Silbence de iyi ki hayallerimiz var iyi ki! Guc veriyorlar bize,
Sen bu filmi cok ama cok seveceksin bence bir an once izlersin umarim.
Ne kadar guzel ifade etmissin duygularini!! Ahh o hayaller, hayaller.. Eminim herkesin hayalleri var ama gerceklestirmek icin ilk adimi atma olayini az kisi yapiyor. Halbuki denemekten ne cikar?
YanıtlaSilFilmi su anda o kadar cok merak ettim ki, hemen bakiyorum Netflix'e. Varsa aksam izlemek uzere! Gorunuse gore benim payima dusen birseyler de var o filmde. Tesekkurler Gülçin!..
Ipek cok tesekkurler. Uzaklardakilerden biri de sensin anlarsin beni. denemekten ne cikar demissin ya. ben sonradan dusundum de denersem ve ya olmazsa, ya umudumu da kaybedersem diye korkuyorum bazen galiba. ama nasil yersiz bir korku. olmazsa da olmadigini gormek de bir kazanim ki aslinda.
SilDilerim izleyebilirsiniz bir an once. bence sen de seversin bu filmi :)
başucumda duruyor film! ve evin demirbaşı niteliğinde bir yeri var! Gerçekten çok önemli bir film benim için de.
YanıtlaSilozlemaki benim de evimin baskosesinde aynen dedigin gibi :)
Silİzlenecek bi' film daha eklendi listeme.. hem de ilk sıralarda :)
YanıtlaSilSayende...
İyi ki bi' şekilde bloglamaya başlamışız :)
Bak, ne güzel arkadaşlar bulduk, ne şahane arkadaşlıklar kurduk.
Ben -nasıl olacağını bilmiyorum ama bi' şekilde olacak- günün birinde, gerçekten bizi mutlu edecek şeylerle uğraşacağımıza inanıyorum.
Yeter ki buna dair umudumuz olsun.
Sevgilerimle :)
hemen izle ella hemen.
Silben de diyorum iyi ki iyi ki baslamisiz hakikaten. guzel oldu, iyi oldu.
ah ben de dedigine inanmak istiyorum hem de cok. bir de beni mutlu edecek isin ne oldugunu bulmak. ona dair umudumuzu kaybetmemeliyiz bence de :)
Filmi izlediğimde çok etkilenmiştim hem de çok, kendimden pek çok şey yakaladım ben de her kadın gibi:) Bu film hakkında hatta bir post yazmak istemiştim taslağımda duruyor. Gelecek hayallerime bir kere daha şevkle sarılmama vesile olan bu filmi herkes seyretmeli özellikle Meryl Streep harika bir oyunculuk segilemiş, genç blogger ise bir harikaydı, minik sevgi dolu evleri, sıkışıp kaldığı ofis hayatından sonra evinde bulduğu huzur sanırım pek çok insanın ortak durumu.
YanıtlaSilfadis demek sen de begenmistin ne guzel. senin dusuncelerini okumayi da cok isterim. haydi yaz yaz!
Silevet o ev ve o minicik mutfak. ne guzel dedin faid cok guzeldi.
Ne yaptin sen ya! Gozlerim doldu okurken, zaten hormonlar hala duzelemediler... O kadar hepimizden biri ki genc blogger, ve neresi sila bize neresi gurbet halleri o kadar sinmis ki ustume. 12.5 sene olmus ben ayrilali Turkiye'den. Oldugumuz yeri ev yapma derdinden zaten her baktigim yerde Istanbul gormem, simdi uyduruk yapay nehrinde Arizona'nin bogazi aniyorum, kimi soakalarinda madrid'in istiklaldeyim sanki.
YanıtlaSilBir de 30lar daha bir guzel be 20lerden :) Hayalleriyle, kendine guveniyle :)
b., hep hormonlardan hep. suraya yazdigin cumleyi kopyaladim musadenle:
Sil"Oldugumuz yeri ev yapma derdinden zaten her baktigim yerde Istanbul gormem, simdi uyduruk yapay nehrinde Arizona'nin bogazi aniyorum, kimi soakalarinda madrid'in istiklaldeyim sanki."
Tam da dedigin gibi harika soylemissin b.
ve evet 30lari sevdim ben de! 20lerin telasi kosturmasi da yok. sanki hersey yerli yerinde :)
Ben de iki kez izledim. Meryl Streep'in hiç bir filmini kaçırmadığım için bu filmi de kaçıramazdım. Her iki kadında çok azimli. Birinin en çok da soğan doğrayışı ve erkeklerle yarışı etkiledi beni. Okulda kendini kabul ettirme azmi. Diğerininde yoğunluğu ve yorgunluğu arasında hayal kırıklıkların karşı amacına ulaşmak için azmi. Uyuya kalıp kendisi için çok önemli olan yemeğini yakması ve her şeye rağmen tekrar ayağa kalkması. Bunlar ana konu değil ama bana çarpıcı geldi konunun özünü çok güzel özetlemişsin zaten.En etkileyici yanı da eşleriyle yaşadıkları aşklar.Bunu da göz ardı etmemek gerekiyor :)
YanıtlaSilpembe kekik, yemek okulu sahnelerini diyorsun degil mi? Nasil guluyorum onlara. Geri sarip sarip bir daha izliyorum :)Cok guzel sahneleri soylemissin bak yine izlemis gibi oldum. Ask ah evet kesinlikle o kismi da unutmamali :)
SilHayallerin kadar gerçeksin derler ya.. Ne kadar da doğru. Hayal ettiğin sürece hayata bağlanıyorsun, amacın oluyor, belki gerçeklerşiyor hayallerin belki de başka hayaller daha önemli oluyor senin için ve diğerini unutup yenisinin peşinden koşuyorsun.
YanıtlaSilHayallerin gerçekleşebilmesi için hedefe dönüşmesi gerekiyor sadece. Bu filmde de her iki kadının da hayali hedefi oluyor, biri kitap yazmayı hedefliyor, diğeri kitaptaki tüm yemekleri denemeyi. Bu yolda zorlanıyorlar, yılgınlık yaşıyorlar ama yılmıyorlar ve hedeflerine ulaşıyorlar.
İşte bu filmi seyrettikten sonra düşündüğüm yığınla hayalimin olduğu ama bir türlü birini seçip onu hedef haline getiremediğimdi:)
Ki hala öyle....
Yani ben de çok sevdim bu filmi ilk seyredişimden sonra 3-4 ay önce tv de rastladım. Nasıl mutlu oldum, oturdum geç saate kadar tekrar seyrettim ve ben de yine ağladım:)
hayallerin kadar gerceksin guzelmis be Nohut. O zaman biz hayalperest insanlarolarak oldukca gercegiz. Ama haklisin hayal kurmakla bitmiyor ki is. Onun icin cabalayacaksin evet belki de biz o kismi biraz atliyoruz. en azindan ben kendi adima atliyorum galiba. Cok guzel soylemissin bunu da aklima yaziyorum ben ama.
SilBu arada filmi beraber izlesek demek ki gozyaslari sel olacak :)ben yanimdakiler aglarsa daha cok glarim. Takdir edersin ki Ozan aglamiyor. Sen aglarsin benimle. Ohh aciliriz :)
Cok cok guzel ve icten bir yazi olmus. Filmi ilk firsatta izleyecegim :)
YanıtlaSilBrandlove cok tesekkur ederim. Filmi nasil bulacaksin bakalim merakla bekliyorum :)
SilKitabi okudun mu Gulcin peki? Bi de Julia'nin yemek kitabini alip denemelere baslamalisin:)
YanıtlaSilDudu okumadim. Sen ne guzel fikirler verdin 2 cumleyle yine bana. tabi ya ben kitabi alayim hatta kitaplari. Ama o yemekleri yapamam ben gel elini vicdanina koy be :)
Silchfashiontrend, tesekkurler ben pek katilmiyorum cekilislere ama size kolay gelsin elbette.
YanıtlaSilBen de bu filmi izledikten bir yıl kadar sonra blog yazmaya başladım.Meğer paylaşacak ne çok şeyim varmış.Artık sadece eğitimini tamamlayan biri değil aynı zamanda hayalinin peşinden koşan biriyim.İnsana hadi başla dedirtecek kitaplar,filmler her zaman olmalı.Aynen sizin ifade ettiğiniz gibi.
YanıtlaSilbutik rabia ne kadar guzel demissin ayni zamanda hayalinin pesinden kosmak iste bu cok guzel. eminim hiz vazgecmez hep kosarsin...
SilGülçincim, filmin o ayrılık-aşk kısmı haricindeki bölümlerini ben de çok sevmiştim.
YanıtlaSilÖzellikle de hırsla mücadele edip istedikleri hayatlara kavuşan iki kadının yaşamı çok etkiledi beni de...
ve çok ağlattı... o hani bir sigara yakıp gökyüzüne üfürdüğüm gece var ya hani şu 80 günlük şükür vesilesini ortaya çıkardığım gece.. işte o gece bu filmi izlemiştim ben. Galiba hayallerimi onlar gibi gerçekleştirecek bir güce sahip olmadığımı fark ettiğim için çok ağladım o gece. Belki de kıskanmışımdır:)) ama şu var ki, julie ile kendimi çok özdeşleştirdim, film boyunca ve çok gıcık oldum. genelde ayna tutan kişilere gıcık olabiliyorum:P Neyse...
bu filmi beraber izleyelim mi bir kere de? Patlamış mısırlar benden, sen soğuk biraları kap gel:)
Not: Bir defasında keşke yakın otursaydık ne güzel eğlenirdik demiştin değil mi? Evet gülçin ya bu filmi beraber izleyip ağlardık ne güzel:))