Bir is gezisinin daha sonuna gelmis bulunuyorum.
Bu sefer tam da islerin cigrindan ciktigi bir donemde bir de is gezisine cikarak yorgunluguma yorgunluk katmis olmanin tarifsiz mutlulugu icindeyim.
Her gun sabah sekiz-bucuk aksam alti-bucuk hatta bazen yedi-bucuk toplanti, her aksam istinasiz her aksam katilmak zorunda oldugum is yemekleri ve gecenin bir vaktine kadar cigrindan cikmis islerin toparlanmasi icin yaptigimiz plan ve calismalari saymazsak bu sefer de Londra’nin cok yakinindaki Richmond bolgesini hatta onun ufacik bir kismini yani Richmond Hill'i “gezdim-gordum” diyebilirim. Bir yandan o kadar yogun ve yorucuydu ki gunler bu sefer "gezdim gordum" yerine "gezmeye gormeye calistim" desem daha olur sanirim J Sonucta Richmond Hill’i anlatacak kadar gezemedim ben oralari ama yine de bir iki resim cekmeyi basardim. Eh artik bu seferlik boyle olsun J
Gezme-gorme calismalarimin ilk adimini toplantilar arasinda bir kosu su manzaraya karsi derin nefesler alip vererek yaptim mesela. Asagida akan Thames nehri... Sanirim ilk defa bu kadar sevdim ben bu nehri...
Ogrendigim kadariyla Richmond Hill, iste bu nehrin kenarinda yukselen bir tepe. Richmond bolgesi ismini, zamaninda buraya yapilmis olan Richmond Sarayindan almis. Artik sarayin isminden midir bilmiyorum; bana soylediklerine gore su anda burada oturanlar da Londra'nin hatta tum Ingiltere'nin oldukca rich yani zengin bir kesimiymis. Hatta yapilan arastirmalara gore Richmond Ingiltere'nin en mutlu bolgelerinden biri imis ve yuksek hayat kalitesi ile unluymus.
Orada oldugumuz surece gordugumuz evler oyle guzeldi ki anlatilanlar olmasa da bolgenin refah seviyesinin yuksek oldugunu tahmin etmek zor degil. Iste gezme gorme calismalarimin ikinci adimi: Restoranla otel arasinda ustelik buz gibi bir havada olsa da yaptigim kisa aksam yuruyusunde bana eslik eden ve bolgenin guzel evlerinin pek cogunun da penceresini de susleyen harika Richmond Hill manzarasi...
Richmond bolgesinin buyuk bir bolumunu parklar ve acik alanlar kapliyormus. Bu nedenle bolge, Londra'nin nefes alma alanlarindan biri olarak da kabul ediliyormus. Bolgenin en buyuk dogal parki otelin dibinde olunca gidip gormemek olmazdi :) Gezme gorme calismalarimin ucuncu adiminda gece ikiye kadar calismis olsam da sabah biraz erken kalkarak kahvalti oncesinde otelin cok yakinindaki Richmond Park'ta kisa bir yuruyus yapiverdim. Ingilterenin en buyuk dogal parklarindan biri olan Richmond Park, bir zamanlar Ingiltere krali 1. Charles'in avlanma bolgesiymis. Zaman icinde park, halkin kullanimina acilmis.
Richmond Park'in ev sahipleri uzun yillardan beri hic degimemis: Geyikler! Bu kocaman parkin icinde alti-yuzun ustunde geyik yasadigi biliniyormus. Gectigimiz son bahar geyiklere fazlaca yaklasan ve galiba biraz da onlari rahatsiz eden ziyaretcilerden birkac tanesini geyikler biraz hirpalamis. O yuzden parkin cesitli yerlerine insanlari geyiklere karsi dikkatli olmalari konusunda uyaran levhalar asilmis. Aslinda geyikleri insalara karsi dikkatli olmalari konusunda uyarmak daha yerinde olacaktir bence ama neyse!
Ben parkta sabahin cok erken saatlerinde yurudugumden sadece su iki guzel geyikle karsilastim. Ne yazik ki yolun karsisinda oldugumdan ve aramizdaki yoldan vizir vizir arabalar gectiginden daha yakindan fotograflarini cekemedim. Tamam itiraf ediyorum; sabahin kor vakti parkta yuruken biraz da korkuyordum. Hatta oradan buradan firlayan sincaplar nedeniyle arada birazdan fazla da korktum :) O yuzden cok yaklasamadim geyiklere. Yine de sabahin korunde iki geyik gormenin sevincini ve saskinligini yasadim mi? Yasadim :)
Yukarida da soyledigim gibi su ara yoldan surekli arabalar gecti yurudugum sure boyunca. Acikcasi sabahin sessizliginde yuruyup uzun bir gune hazirlanmak isterken ben o araba sesleri hic de iyi gelmedi. Kim bilir belki geyikler de o arabalar yuzunden cok fazla ortalarda gorunmedi. Dusundum de kim evinin ortasindan surekli arabalar gecsin ister ki... Arabalara ragmen sabah yuruyusunun en guzel anlarindan biri kadraja alamamis olsam da sol tarafta geyikleri izlerken bir yandan da su gun dogumuna eslik etmekti...
Ben boyle gun dogumuna dalip gitmisken bir anligina sadece bir anligina arabalarin sesi cekildi ve bir bisikletli o yolda belirdi. bana Hollanda'yi hatirlatti. Geldi tam manzaramin onunden iste boyle gecti. Benim resmi cektigim an az daha sagda olsa iyiydi ama ne yapayim elimden bu kadari geldi. Bu guzel goruntu ise beni zor bir gune hazirlamaya yetti...
Sonrasindaki bir iki gunde ise gezmeye gormeye calisacak firsatim bile olmadi ne yazik ki. Aslinda cok yakinda gorulesi bir kilise varmis niyetim ona da bir baska sabah gitmekti ama gucum vucudumun direnisini kirmaya yetmedi. Ertesi sabah kipkirmizi gozlerim ve sizlayan kemiklerim soz hakkini aldi ve bana dusen yollarda dolanmak yerine otelde kalip guzel, sakin, uzun bir kahvalti yapmak oldu. Yeni yerler kesfetmek yerine yeni mailler okumak zorunda kalmis olsam da dinlenmek iyi geldi.
Orada oldugumuz surece gordugumuz evler oyle guzeldi ki anlatilanlar olmasa da bolgenin refah seviyesinin yuksek oldugunu tahmin etmek zor degil. Iste gezme gorme calismalarimin ikinci adimi: Restoranla otel arasinda ustelik buz gibi bir havada olsa da yaptigim kisa aksam yuruyusunde bana eslik eden ve bolgenin guzel evlerinin pek cogunun da penceresini de susleyen harika Richmond Hill manzarasi...
Richmond bolgesinin buyuk bir bolumunu parklar ve acik alanlar kapliyormus. Bu nedenle bolge, Londra'nin nefes alma alanlarindan biri olarak da kabul ediliyormus. Bolgenin en buyuk dogal parki otelin dibinde olunca gidip gormemek olmazdi :) Gezme gorme calismalarimin ucuncu adiminda gece ikiye kadar calismis olsam da sabah biraz erken kalkarak kahvalti oncesinde otelin cok yakinindaki Richmond Park'ta kisa bir yuruyus yapiverdim. Ingilterenin en buyuk dogal parklarindan biri olan Richmond Park, bir zamanlar Ingiltere krali 1. Charles'in avlanma bolgesiymis. Zaman icinde park, halkin kullanimina acilmis.
Richmond Park'in ev sahipleri uzun yillardan beri hic degimemis: Geyikler! Bu kocaman parkin icinde alti-yuzun ustunde geyik yasadigi biliniyormus. Gectigimiz son bahar geyiklere fazlaca yaklasan ve galiba biraz da onlari rahatsiz eden ziyaretcilerden birkac tanesini geyikler biraz hirpalamis. O yuzden parkin cesitli yerlerine insanlari geyiklere karsi dikkatli olmalari konusunda uyaran levhalar asilmis. Aslinda geyikleri insalara karsi dikkatli olmalari konusunda uyarmak daha yerinde olacaktir bence ama neyse!
Ben parkta sabahin cok erken saatlerinde yurudugumden sadece su iki guzel geyikle karsilastim. Ne yazik ki yolun karsisinda oldugumdan ve aramizdaki yoldan vizir vizir arabalar gectiginden daha yakindan fotograflarini cekemedim. Tamam itiraf ediyorum; sabahin kor vakti parkta yuruken biraz da korkuyordum. Hatta oradan buradan firlayan sincaplar nedeniyle arada birazdan fazla da korktum :) O yuzden cok yaklasamadim geyiklere. Yine de sabahin korunde iki geyik gormenin sevincini ve saskinligini yasadim mi? Yasadim :)
Yukarida da soyledigim gibi su ara yoldan surekli arabalar gecti yurudugum sure boyunca. Acikcasi sabahin sessizliginde yuruyup uzun bir gune hazirlanmak isterken ben o araba sesleri hic de iyi gelmedi. Kim bilir belki geyikler de o arabalar yuzunden cok fazla ortalarda gorunmedi. Dusundum de kim evinin ortasindan surekli arabalar gecsin ister ki... Arabalara ragmen sabah yuruyusunun en guzel anlarindan biri kadraja alamamis olsam da sol tarafta geyikleri izlerken bir yandan da su gun dogumuna eslik etmekti...
Ben boyle gun dogumuna dalip gitmisken bir anligina sadece bir anligina arabalarin sesi cekildi ve bir bisikletli o yolda belirdi. bana Hollanda'yi hatirlatti. Geldi tam manzaramin onunden iste boyle gecti. Benim resmi cektigim an az daha sagda olsa iyiydi ama ne yapayim elimden bu kadari geldi. Bu guzel goruntu ise beni zor bir gune hazirlamaya yetti...
Sonrasindaki bir iki gunde ise gezmeye gormeye calisacak firsatim bile olmadi ne yazik ki. Aslinda cok yakinda gorulesi bir kilise varmis niyetim ona da bir baska sabah gitmekti ama gucum vucudumun direnisini kirmaya yetmedi. Ertesi sabah kipkirmizi gozlerim ve sizlayan kemiklerim soz hakkini aldi ve bana dusen yollarda dolanmak yerine otelde kalip guzel, sakin, uzun bir kahvalti yapmak oldu. Yeni yerler kesfetmek yerine yeni mailler okumak zorunda kalmis olsam da dinlenmek iyi geldi.
Ve gecen cok yorucu haftanin sonunda evime donerken aklimda ne yasanan problemler, ne is, ne toplantilar vardi...
Soyle bir dusununce gecen haftayi aklimda kalan sadece sabah yuruyusu,
dogan gunes ve bana saskinlikla bakan geyiklerdi :)
Ben cekmemis olsam da bu fotografi sanirim benim aklimdaki Richmind Hill'i en guzel anlatan karelerden biri bu oldu...
bir hafta daha bitti...

Eee, hoşgeldi :)
YanıtlaSilNe güzel etmişsin, gezmişsin, görmüşsün, yine güzel kareler yakalamışsın.
İş deme, toplantı deme, iş seyehati deme ne olursun Gülçin, lotoyu tutturup erken emekli olmanın hayallerini kuruyorum :)
Burada emeklilik yaşını 67'ye yükseltmeye çalışıyorlar son günlerde :(
Ah canim ya, hosgelmissin, gozlerimiz yollarda kalmisti. Gece manzarasi fotografina bayildim :) Haftasonu guzelce dinlenirsin umarim :) Sevgiler...
YanıtlaSilama kaısm ne güzlemiş oralarda.. ne güzel anlatmışsın valla cnaım gitmek istedi!
YanıtlaSilÇok güzelmiş bu park. Hele geyikler ... Richmond Londra'nın neresine düşüyor diye bakacağım birazdan.Hani olur da gidersem bu parkı atlamayayım.Baktım geldim,bir adı da Kraliyet Parkıymış . Ben burayı görmüştüm ,gerçekten de çok hoştu ama geyikler yalnızca bazı dönemlerde (!) saldırganlaşıyormış,hatta 1-2 köpeğe de saldırmışlarmış. Benim kardeş öyle anlattıydı :)Tehlike yok yani:D Öptüm seni Gülçinciğim,iyi hafta sonları !
YanıtlaSilFotoğrafların ve anlatış tarzın ne kadar güzel olmuş :). Az da olsa gezip görebilmişsin, ne mutlu sana :).
YanıtlaSilwoaw ne kadar büyük bir parkmış öyle, hem fotoğraftan hem de ortalarda çokça görünmeyen 600 geyik hayal edince :D
YanıtlaSilama seni tebrik ederim, haftanın sonunda algında güzelliklerin, yeşillklerin temiz havanın kalması çok güzel, ne mutlu^^
Hoş geldin Gülçin.Bize de çok hoş fotoğraf kareleri getirmişsin.Bayıldım.Sevgiler.
YanıtlaSilHoşgeldin Gülçinim özledim seni.. Bi' de ben bu İngiltere'den çok sıkılıyorum yahu.. Biz İlter'le vazgeçtik yani şimdilik..
YanıtlaSilBilirim o nefes almadan çalışmaları, insanlıktan çıktığım dönemler, yemek yiyecek zaman bulamadığım, önüme her çeşit yemek konulduğunda da yorgunluktan yiyemediğim zamanlar....
YanıtlaSilBittiğindeki boşluk, ve anlamsız rahatlama...
işte tek kazancı böyle güzel manzaraların akla kazınabilmesi.
Richmond'da bir gündoğumu kolay kolay kimseye nasip olmaz herhalde, hele geyikler...
(Bu arad aben de meraklanmıştım nerelere kayboldun diye, hoş geldin: ) )
*sittirella,
YanıtlaSilhosbuldu :)
keske sadece gezme olsa bunlar ama yine de buna da sukrediyorum inan. 67 cok yuksek gercekten ne istiyor bu insanlar anlamiyorum hic mi bir rahat etmesin insalar yani. Umarim cikmaz o kanun sittirella. Dusurulmesini beklemiyorum da yukseltmesinler su yasi artik. Cikmasin cikmasin...
*evren,
sorma ben de o gece manzarasina bayildim! yorgun olmasam orada oyle durup oturacaktim ama yok gozler hadi Gulcin yataga dedi. Hafta sonu senin de tanidigin bir misafirimiz vardi o yuzden daha da gezerek gecti dinlenemedik ama olsun deger. misafir ne guzel sey :) Opuyorum...
*mia wallace,
guzelmis gercekten biraz geceleri soguktu ama en azindan hic yagmur yagmadi. Ingiltereyi yagmursuz gorduk ya sukretmeliyim :) Sevgiler
*colette,
evet evet kraliyet parki diger adi cunku kral bu bolgeyi avlanmak icin kullaniyormus. Cok guzeldi gercekten vakit olsa da uzun uzun yuruse insan.
Aynen oyleymis colette belli donemlerde saldirganlasiyorlarmis ben o donemde orada degildim allahtan :) Ben de opuyorum sevgiler :)
*lalis,
tesekkur ederim :) Sirf sadece toplanti yaptik hicbir sey goremedim dememek icin atiyorum kendimi yollara. Artik sirkette adim deliye cikti cikacak ondan korkuyorum :) Eh napalim katlanicaz artik :)
*eflatunkedi,
YanıtlaSilben sabah parkin girisinde haritayi gordum ve sastim kaldim. kocaman hakikaten kocaman. Esas gollerin oldugu bir kisim vardi da gidemedim oralara ben.
cabaliyorum nisa inan sirf calistik dememek icin. Ozaman daha da yorgun hissediyorum sanki. Boyle gezdim de ama diye dusununce daha iyi geliyor. beynim de yardim ediyor sagolsun stresi silip bunlari tutuyor bu ara :) cok tesekkurler sevgiler :)
*pembe kekik,
Hosbuldum :) Ozledim bloglari da okumayi da yorum yapmayi da sonunda dondum :) Cok tesekkur ederim opuyorum
*deli anne,
hosbulduk deli anne ben de cok ozledim oh dondum :) Deli anne iste bende de ayni his oluyor. boyle bir iki gun tamam da ne bileyim degisik. demek ertelendi planlar hayirlisi olsun insallah. Zaten tam icine sinmeyince insanin yok cok zor iyi etmissiniz deli anne. Opuyorum
*cafenohut,
ne guzel anlatmissin. tam da oyle oluyor gercekten onune padisah sofrasi serseler de bir iki lokma yesem de yatsam diyor insan. tam dusunduklerimi soylemissin hakikaten Nohut. Ama iste olumluya odaklaniyoruz bakalim bu hal nereye kadar goturecek bizi.
ne guzel boyle merak edilmek cok sevindim :) Opuyorum!
Ben geyik gordum:) Isvicre'ye trenle giderken sinirdan gectikten sonra karacalar gormustum sanirim bir parkti ama o kadar coktular ki.; geyikler cok ihtisamli, fotograflar da oyle. Hosdondun...
YanıtlaSilPek çok yer gördüm Avrupa'da ama en çok görmek istediğim yerlerden biri olan Londra'ya gitmek nasip olmadı daha. Şimdi bu fotoğrafları görünce Richmond'ı da görmeliyim dedim kendi kendime. harika bir yazı olmuş, sevgiler
YanıtlaSil*beste,
YanıtlaSilcok guzel hayvanlar hele karacalar. bir suru gormussun bir de ne guzel :) hosbuldum :)
*esra,
Kisa bir ziyaret icin hakikaten guzel olabilir Esra umarim gidersiniz. Sevgiler :)