19 Ekim 2011 Çarşamba

Yolun bizi goturdugu yer (3)... Burg Eltz

Ne zamandir hazir Avrupa'da yasiyorken bir sato gorelim diyorduk Ozanla. 
Haftasonu hazir Almanya'ya gidiyorken yolumuzun ustundeki bir satoya da ugrayalim dedik.  
Yolun bizi goturdugu yer bu kez Burg Eltz yani Eltz Castle oldu...
www.squidoo.com'dan
Satoyu gezme keyfi, satoya en yakin noktaya arabayi parkettikten sonra ormanin icinde yapilan bir yuruyusle basliyor. 20-25 dakikalik bu yolculuk son donemeci donene kadar satoyu goremeyeceginiz bir orman yurusuyusu aslinda. Hafif ruzgarla sallanan agac dallarinin ve yerleri kaplayan yapraklarla adimlarinizin bir olup olusturdugu muzigi asagidan sakince akan Moselle nehrinin sesi tamamliyor. Yani yalniz degilsiniz bu yolculukta; huzur size eslik ediyor...

Son donemeci donunce ise tum heybetiyle Eltz satosu sizi karsiliyor. Gercekten masallardan firlamis gibi. Gercekten elle cizilmis gibi. Yanindan akan dere, etrafini kaplayan agaclar ve o sivri sivri catilar. Bir kayanin ustunde tum heybetiyle iste buradayim diyor, gozunuzun gordugu, ayaklarinizin bastigi tum topraklari buradan gozluyorum.
google images
Ogrendigimize gore tarihi 9. yuzyila kadar dayanan satonun bugun bulundugu haline gelmesi de uzun yillar almis. Cok cok eskiden su anda satonun bulundugu bolgede bagimsiz evler varken bunlar zamanla bir araya getirilmis ve bu gorkemli yapi olusturulmus. Son 800 yildir ayni ailenin mulku olan bu sato, bu haline geldikten sonra uc kardesin ailesini bir arada barindirmis. Ancak ayri evlerde. Iste bu yuzden su anda yapilan turlar da satoyu Kempenich, Rubenach ve Rodenof evleri olarak uc ayri bolgeye ayirarak anlatiyor

Turun baslangic noktasi silahlarin tutuldugu bir oda.  Bin yildan uzun bir sure icinde toplanmis cesitli silahlar arasinda bizi en cok sasirtan Viyana kusatmasindan kalma Osmanli silahlari elbette. Dusunmeden edemedik bizim ulkemizde herhangi bir muzede Viyana kusatmasinda kullanilmis oklar, askerlerin giydigi cizmeler ya da ses yapmak icin kullanilan borazanlar var midir ki? Cevabi bilmiyorum ama taa Viyana kusatmasindan kalma Osmanli askerlerine ait esyalar iste bu odada sergileniyor.
Tur satonun odalari arasinda gayet guzel cizilmis bir rota ile dolastiriyor sizi. Bu rota uzerinde oturma odalarini, yatak odalarini, cocuk odalarini ve hatta o donemde cocuklarin kullandigi oyuncaklarin bir kismini gormek mumkun. Satonun kadinlarinin el isi yapmak icin kullandiklari odada sergilenen cok eski dikis makinalari ile karsilasmak ise benim gibi dikis makinalarinin arasinda buyuyen birisi icin keyif verici.
http://www.burg-eltz.de/
Bence satonun en guzel odalarindan biri, zamaninda uc ailenin mensuplarinin bir araya gelmesi icin kullanilan Knights Hall. Rehberimizin anlattiklarina gore bu oda satonun en genis odalarindan biri ayni zamanda. Bu odadaki iki onemli figurden biri duvarlara yerlestirilmis ancak dikkatlice bakildiginda gorulen bir yuz maski. Bu mask bu odada herkesin her konuda soylemek istediklerini ozgurce dile getirebilme hakkini simgeliyormus. Odadaki diger onemli figur ise odanin kapisinin tam ustune yerlestirilmis kocaman bir cicek figuru; Flower of Slience. Bu figur ise bu odada konusulan herseyin bu odada kalacagina, odanin kapisi disina tek bir sozun bile cikmayacagina dair verilmis sozu simgeliyormus.     
http://www.burg-eltz.de/
Sato turunun son duragi ise mutfak. Satoda her aile icin bir tane olmak uzere uc mutfak varmis. Ayni masal kitaplarinda gordugumuz gibi tavandan yemeklerin konuldugu sepetler ya da etlerin asili oldugu cengeller sarkiyor. Tas firinin (ki icinde odunla yakilir, korlar bitince kuller bile cikarilir ve tasin sicagi ile yemekler pisirilirmis) onunde yine odunla yanan koca bir ates var ve ustunde yuksekligi ayarlanabilen bir cengele asilmis kocaman bir bakir kazan sallaniyor. Bu cengelin yuksekligi ile oynayarak yemegin harli ya da kisik ateste pismesi saglanirmis. Mutfagin kosesindeki hizmetlilerin yemeklerini yedigi kisimlara bakinca kulkedisini ya da benzer masallari hatirmak mumkun.


Mutfakta benim masallardan hatirlamadigim tek ayrinti buzdolabi. Satonun kalinligi iki metrenin ustunde olan duvarlarinin  icine oyulmus bir dikdortgen bosluk tahta bir kapak ile kapatilarak buzdolabi haline getirilmis. Rehberimizin anlattigina gore duvarlarin kalinligi sayesinde buraya konulan yiyecekler uzun sure bozulmuyormus.  Acikcasi gezi boyunca disarida harika bir hava olmasina ragmen oyle usuduk ki satoda; oraya ne koyulsa bozulmayacagina yurekten inandim. Bir yandan orada o donem yasayanlara soguk nedeniyle acidim. Ama pencerelerden gorunen manzaraya bakinca yok be dedim ne aciyacagim bize gore baya baya sanslilarmis :)

Kisa Kisa

  • Odalar hakkinda aklimda kalan en guzel seylerden biri de sato bir kayanin ustune yapildigindan odalarin sekillerinin kayanin dogal sekline gore belirlenmis olmasi. Yani oyle duzgun kareler dikdortgenler cok da yok. Kayanin sekline gore yamuk yumuk odalar gormek mumkun :)
  • Kalenin icinde dua etmek icin kullanilan pek cok chapel de yapilmis. Ancak o donemde bir chapel ile ayni cati altinda uyumak yasak oldugundan chapeller odanin icinde olsa bile onlar icin ayri bir cati yapilmis. Belki de bu yuzden tepeden bakilinca satonun onlarca catisini gormek mumkun.
  • Bir diger ilginc ayrinti ise kocaman satoda kapilarin gercekten cok kucuk olmasi. O donemler insanlarin boyu bugune gore daha kisa oldugundan kapilar boyle kucuk yapilmis ve bugun de orjinal halleri korunmus, Ozan bazilarindan egilerek gecti de elbette benim icin sorun degi l:)
  • Odalarin pek cogunun yanibasinda birer tuvalet insa edilmis. Bu tuvaletler catilarda biriken yagmur sularinin ozel bir sistemle asagiya gonderilmesi ile temizleniyormus. 
  • Gunumuzde bu sahane sato hala Eltz ailesinin ozel mulku imis ve aile kurallarina gore satonun mulku ailenin en buyuk ogluna veriliyormus. Boyle olmasa sasardim!
Bence kaleyi gosteren en guzel fotograflardan biriyle bir gezi daha son bulsun...
Masallardaki satolar gercekmis :)

PS: 
Tam iki ay once yazmisim bu yaziyi. Tam iki ay sonra yine ayni hisler... Yeter!

4 yorum:

  1. Keşke hep güzellikler olsaydı dünyada.. değil! değil!

    YanıtlaSil
  2. degil deli anne degil :(

    YanıtlaSil
  3. muhteşem bir şato, bende gezmeyi çok isterdim. babam fransız bir meslektaşı, bir doktorun evine pardon şatosuna gitmişti :) ailesinden kalma, bundan ufak bir şatoydu ama gevurun doktorları şatorlarda yaşıyor diyecek kadar ihtişamlıydı :D resimlere bayılmıştım. ama sizinki kat kat etkileyici bir şato. ne hayattlar ne acılar sevinçler, sırlar geçmiştir oradan. beni çok etkiliyor bu tip yapılar. daha çok gezin :D

    YanıtlaSil
  4. *ciseren,
    hosgeldin! bu satonun da suandaki sahibi doktormus. O'na da aileden kalmis ama haklisin; hakikaten gavurun doktoru satolarda yasiyor :)
    ben de dolasirken onu dusundum ne asklar ne entrikalar yasanmistir burada diye. Gezelim hepimiz sizin gezilerinizi de keyifle izliyorum :)
    sevgiler

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails