Biz de bu kokunun pesine takilip yolumuzu biraz uzatmak pahasina da olsa Abbaye de Senanque'ye ugradik. Ne de iyi ettik. Mis gibi lavanta kokularini icimize cekerek dolastik. Elimizde bir suru lavanta urunu ile yeniden yollara koyulduk Seviyorum lavanta kokusunun o tazeligini ve o icimi ferahlatmasini. Ama bilmiyorum sevecek miyim lavanta balini. Gorecegiz :)
Lavanta kokulari arasinda daglar, yaylalar astik. Meyve agaclarinin arasindan daha kuzeye saraplariyla unlu kucuk bir dag kasabasi olan Chateauneuf du Pape'ye (bana gore Sato fu fu :P) ualstik. Goz alabildigine uzanan uzum baglari. Fransa'nin en guzel saraplarindan bazilarinin uretildigi yer. Kucucuk bir kasabanin sokaklarini doldurmus sarap evleri ve bizce en guzeli koy meydanindaki ufak restoranlari. Dag koyu havasi aldik. Insanlari izledik, keyiflendik ve yine kuzeye dogru yol almaya devam ettik.
Hedef Lyon'du bu kez. Fransa'nin Paris'ten sonra ikinci buyuk sehri. Rhone vadisinin icinden akan iki nehirin boldugu bir sehir. Ne de olsa donus yolundaydik gezmeye gelmemistik ama gelmisken biracik gezmeden de olmazdi :) Takmadik turistik aktiviteleri falan. Sokak muzisyenlerinin renklendirdigi kalabalik bir meydanda harika bir keman esliginde yemegimizi yedik ve Lyonlulari izledik. Keman calan cocuk gercekten cok yetenekliydi. Bayildik!
Sabah yola cikmadan biraz daha kaybolduk yollarda biraz daha katildik Lyon'un sokaklarini dolduran turistlerin arasina.
Yol bizi beklerdi cok da vaktimiz yoktu. Biz de dustuk yollara daha kuzeye dogru. Yolu tam boluyor diye uyumak icin sectigimiz Metz'e. Beklemedigimiz halde bizi sasirtacak derecede guzele. Butun aksam tum yorgunlugumuza ragmen yurumeye doyamadigimiza.
Sabah kalktigimizda bu tatilin son gunune basliyorduk. En sevdigimiz seydir oyle sokak arasinda bir pastane bulup kahvaltimizi etmek. Hani o mahallede yasiyormuscasina. Sansliydik yine bulduk bir pastane hem de yalniz degildik kahvaltida bize eslik eden mahallenin yaslilari vardi yanimizda. Aksamustu evde olma istegimiz olmasa daha dolasirdik ya dustuk yine yollara....
Kisa Kisa:
- Papanin yazlari gecirdigi satosu burada oldugundan zamaninda, bu bolgeye Papa'nin satosu anlamina gelen Chatue de Papa denilmis.
- Abbaye de Senanque'de bulunan kilisede rahipler yasiyormus ve atolyelerinde lavantali urunler uretiyorlarmis. Okudugumuza gore sessizlik bu kilisede cok onemliymis zira papazlar burada arindiklarina inaniyorlarmis. hatta orta yas bunalimiza giren pek cok insan da bu kiliseye gelip konusmadan vakit gecirerek arindiklarina inaniyorlarmis. Biz ilk gittigimizde cok da sessiz degildi ortam. Neden mi? Italyanlar vardi da ondan. Ne gurultucu millet yarabbim :)
- Lyon da yepyeni bir sey ogrendim. Traboules: Ipek uretim ile unlu Lyon'da eskiden ipeklerin yagmurdan islanmadan tasinmasi icin yapilmis sonra savaslar ya da sokak catismalarinda kacmak ya da siginmak icin kullanilmis tuneller. Bir ev kapisi gibi girilen kapilar sokaklari birbirine baglayan tunellere aciliyor. En son 2005 yilinda Fransadaki sokak catismalarinda kullanilmislar.
Lavanta kokulari arasinda daglar, yaylalar astik. Meyve agaclarinin arasindan daha kuzeye saraplariyla unlu kucuk bir dag kasabasi olan Chateauneuf du Pape'ye (bana gore Sato fu fu :P) ualstik. Goz alabildigine uzanan uzum baglari. Fransa'nin en guzel saraplarindan bazilarinin uretildigi yer. Kucucuk bir kasabanin sokaklarini doldurmus sarap evleri ve bizce en guzeli koy meydanindaki ufak restoranlari. Dag koyu havasi aldik. Insanlari izledik, keyiflendik ve yine kuzeye dogru yol almaya devam ettik.
Hedef Lyon'du bu kez. Fransa'nin Paris'ten sonra ikinci buyuk sehri. Rhone vadisinin icinden akan iki nehirin boldugu bir sehir. Ne de olsa donus yolundaydik gezmeye gelmemistik ama gelmisken biracik gezmeden de olmazdi :) Takmadik turistik aktiviteleri falan. Sokak muzisyenlerinin renklendirdigi kalabalik bir meydanda harika bir keman esliginde yemegimizi yedik ve Lyonlulari izledik. Keman calan cocuk gercekten cok yetenekliydi. Bayildik!
Sabah yola cikmadan biraz daha kaybolduk yollarda biraz daha katildik Lyon'un sokaklarini dolduran turistlerin arasina.
Yol bizi beklerdi cok da vaktimiz yoktu. Biz de dustuk yollara daha kuzeye dogru. Yolu tam boluyor diye uyumak icin sectigimiz Metz'e. Beklemedigimiz halde bizi sasirtacak derecede guzele. Butun aksam tum yorgunlugumuza ragmen yurumeye doyamadigimiza.
Sabah kalktigimizda bu tatilin son gunune basliyorduk. En sevdigimiz seydir oyle sokak arasinda bir pastane bulup kahvaltimizi etmek. Hani o mahallede yasiyormuscasina. Sansliydik yine bulduk bir pastane hem de yalniz degildik kahvaltida bize eslik eden mahallenin yaslilari vardi yanimizda. Aksamustu evde olma istegimiz olmasa daha dolasirdik ya dustuk yine yollara....
Kuzeye dogru ilerledikce gunes ferini kaybetmeye, bulutlar gunese baskin cikmaya basladi.
Gri bulutlarin sayisi pamuk bulutlarin sayisina gore an be an fazlalasiyordu.
Sandaletlerimizin yerini spor ayakabilar aldi.
Arabanin pencerelerini kapattik once.
Pencere kapaninca mutlaka acilan klima acilmadi. Oysa sicagi animsatip ilk defa mutlu ediyordu bizi verdigi yapay hava...
Arabanin arka koltugundaki ceketlerimiz de gecirildi ustumuze.
Ozanla birbirimize bakip gulumsedik ve gercegimize dogru yani yagmurlu, bulutlu, ruzgarli, hafif de soguk Holandamiza dogru yola devam ettik.
Zaten Hollandada yasayan expat dediginin payina dusen gunes gorme keyfi 3-4 haftaydi yilda.
Biz de payimiza dusenin bu kismini doyasiya yasadigimiz icin mutlu olup yola devam ettik...
Bitti....
Kisa Kisa:
- Papanin yazlari gecirdigi satosu burada oldugundan zamaninda, bu bolgeye Papa'nin satosu anlamina gelen Chatue de Papa denilmis.
- Abbaye de Senanque'de bulunan kilisede rahipler yasiyormus ve atolyelerinde lavantali urunler uretiyorlarmis. Okudugumuza gore sessizlik bu kilisede cok onemliymis zira papazlar burada arindiklarina inaniyorlarmis. hatta orta yas bunalimiza giren pek cok insan da bu kiliseye gelip konusmadan vakit gecirerek arindiklarina inaniyorlarmis. Biz ilk gittigimizde cok da sessiz degildi ortam. Neden mi? Italyanlar vardi da ondan. Ne gurultucu millet yarabbim :)
- Lyon da yepyeni bir sey ogrendim. Traboules: Ipek uretim ile unlu Lyon'da eskiden ipeklerin yagmurdan islanmadan tasinmasi icin yapilmis sonra savaslar ya da sokak catismalarinda kacmak ya da siginmak icin kullanilmis tuneller. Bir ev kapisi gibi girilen kapilar sokaklari birbirine baglayan tunellere aciliyor. En son 2005 yilinda Fransadaki sokak catismalarinda kullanilmislar.
- Bir gezi de boyle bitti. 3000 kmden fazla yol, 10 ayri sehir ve guzel anilar... Sagolsun Guney Fransa bizi cok guzel agirladi aklimiza cok guzel anilar birakti bana da gercekten sukretmek kaldi bu sefer icimize sinen bir tatil oldugu icin. Hepimize daha da guzel tatiller olsun umarim.


Ne güzel bir tatil olmuş. Benimde en büyük hayalim şöyle en az 2-3 hafta Italyanın kuzeyi Cenova'dan başlayıp Barselona'ya uzanan bir güney Fransa tatili. Benim hala ümidim var:)
YanıtlaSilHarika bir tatil olmuş,ne güzel gezmişsiniz bayıldım..Acaba yanında küçük bir ufaklıkla bu tip bir geziye çıkmak tam anlamıyla delilik mi olur yoksa az çok bizde bişiyler anlarmıyız hayal etmeye başlayalım bakalım:)
YanıtlaSil*cafenohut,
YanıtlaSilcok sagol. daha guzelleri senin olsun :) Kesinlikle super bir plan. ben de bir daha firsat olsa bir daha giderim inan. Umit hep var degil mi :) Deli Anne'nin dedigi gibi umitvar olmali :)
sevgiler
*anne kralice,
YanıtlaSilsimdi etrafimizda bebekli cift sayisi artiyor ya e bir de habire anne blogu okuyorum o gozle de bakmaya baslamisim inan :) Gidilir. arabada bunalmayan bir ufakliksa hele cok da keyifli gezilir. denizler cok derin dedil, yollar pusete uygun yemek biraz sorun olabilir sadece ama meyveler falan cok taze sahane. Hersey hayalle baslamiyor mu zaten :)
sevgiler
Nohut da gider yakında.. onda da var bu potansiyel belli:) Gülçinim sen çocuk seviyorsun ya, gel bizim bebeler çok tatlı.. bakma ben abartıyorum.. pamuk gibiler yoksa.. gel bi hafta bebelerin başına da bir Güney Fransa İtalya turu atayım ben de gayri. çipli pasaportum da geldi ehehe
YanıtlaSil*deli anne,
YanıtlaSil:) pamuk gibiler yoksa :) Oyleler vallaha. Simdi evdeki melhemleri kremleri kaldiricaz. Dinazorlu film kitap bir seyler de getireyim yanimda. lazim olur. Kerim'e mumkunse bir kalem vereyim sever :) Ya tamam ama annemi de getirebilir miyim deli anne olur mu :)
cipli pasaport geldiyse gerisi kolay. gelin hollandadan baslayin efendim :)
cok guldurdun beni yine cok sagol :)
Harika bir yolculuk yapmışsın,hayata mola vermişsin de rüya gibi bir şey yaşamışsın Gülçin'cim :)
YanıtlaSilComo gölü macerana gülmekten ağladım desem yeridir :)
İki hafta önce şirketten bir arkadaşımızı İtalya'ya 6 aylığına ve de Como'ya gönderdik :)
Kızımızın tek amacı elbette senin şakaya vurduğun George yakışıklısını tuzağına düşürmek :D Bizim kızın eline düşerse bitmiştir George'un bekar hayatı, a-ha buraya da yazıyorum :)
Neyse, yolculuğunuz şahane, fotoğraflara bakmaya doyamadım.
Biz akdeniz çocuğuyuz.
Deniz olmazsa, tuz olmazsa,güneş olmazsa yaşayamayanlardanız.
Bir an önce o günleri yaşamaya başlayacağımın hayali beni bu soğuğa, yağmura, bulutlu-kapalı havalara dayanmamı sağlayan.
İtalyanlar gürültücü + geveze kardeşim.
Onların yanında biz ''konuşkan'' kalıyoruz :)
O nedir öyle allam yareppim! Gözlerini açtıktan kapattıklara ana dek dur-durak bilmeden konuşuyorlar! Hem de bağıra çağıra :)
Lavanta tarlalarına bittim.
İyi ki ''Hadi Gitmişsiniz'' güzelim.
Tatlı anlatımın ve cici fotoğrafların için, en önemlisi paylaştığın için çok teşekkür ederim.
Dilerim bol bol kaçamak yapacak nice fırsatlar yakalarsınız.
Sevgilerimle.
*sittirella,
YanıtlaSilsen beni guldurdun sevindirdin senin de gunun guzel gecsin yuzun gulsun dilerim :) Cok tesekkurler gercekten guzeldi. Daha guzelleri olsun hepimizin hayatinda :)
Demek george ortada olsa bir de cok buyuk rakip varmis. O zaman sansli ben miyim neyim :)
Ayni hisleri paylasiyorum seninle gunes konusunda. Her yagmurlu cok yagmurlu gunde bekle diyorum sabret gececek. gececek ama gercekten inaniyorum. Ve diyorum ki hep burada yasayanlarin sabri yerinde olsun. Bu nedir ya :)
Ben 2 yil italyanlarla sarili calistim bir de sittirella dusunebiliyor musun? Ah diyordum bana cenesi dusuk diyen abim gelip bunlari gorse :) Aklanirdim vallaha :)
Guzel yorumun icin ben cok tesekkur ederim. Guzel geziler, kacamaklar, molalar hepimizin hayatinda olsun :)
Sevglerimle - inanmazsin gunesli Hollandadan :)
O lavanta tarlasında ben olmalıydım şimdi.Son bölüm en çok hoşuma giden kısım oldu.George 'un yeni sevgilisini gördünüz mü?Kimsenin fazla şansı yok.Kadın mutluluktan bütün gün gülüyormuş:)
YanıtlaSil*pembe kekik,
YanıtlaSilben de ben de lavantalari cok sevdim :) mis gibiydi hakikaten!
ohooo benim de georgedan haberim yokmus vallaha bir de sevgili cikti basimiza :)
Inanmiyorum. 2 haftadır lavanta tohumu, fidesi arayan ve en sonunda cumartesi lavanta bitkime kavusan bana ilaç gibi geldi lavanta tarlalarının resmi. Ne güzeldir oralar şimdi. Aldığın lavanta ürünlerini merak ettim Gülcinciğim, özlemişim Fransayı ya:)Sevgiler!
YanıtlaSilDonus yolu da cok super gozukuyor. Bizim de planlarda guney Fransa ve Guney Italya uzerinden bir Turkiye yolculugu planimiz var, ama bakalim. Birkac sene sonra belki :) bu arada Ispanyollar da gevezelik -gurultu konusunda Italyanlari aratmiyorlar :)
YanıtlaSillavanta kokuları geldi burnuma enfes bir manzara güzel yerler
YanıtlaSilgitmiş kadar oldum
sevgilerrr
*ozlem,
YanıtlaSilkendin mi ektin lavantayi? ne guzel. Evde mis gibi olur simdi oh! Biz lavanta, lavanta sabunu, lavantali oda spreyleri, lavanta bali bir de orada uretilen ozel bir bal midir nedir oyle bir seyler aldik Ozlem. Sorma kremi vs herseyini yapmislar da dedim hepsini almayayim :)
*b,
YanıtlaSildonus yolu beni de cok mutlu etti. Sahil sahane ama bu daglar, dag koyleri de cok guzelmis. Giderseniz gercekten tavsiye ederim. Sizin oradan ne guzel olur gunesy fransa italya super plan! insallah yaparsiniz ben de zevkle okurum :)
*mavianne,
YanıtlaSilne guzel koku su lavanta ne ferah. Cok sevindim begenmenize
sevgiler