Her cocuk biraz korkar mi cocuk doktorundan? Ben Oguz Amca’dan biraz ama gercekten biraz korkardim. Uzun boyu, yapili vucudu ve sinirlendiginde catilan kaslari ile kocaman gorunurdu bana. Genelde beklenen kilomun altinda oldugumdan beni muayene ettikten sonra catilirdi kaslari. Kaslarinin uzun sure catik kalmayacagini da, yemek secerek ve yeterince yemeyerek suclu oldugumu da bilirdim ama o anlarda cekinirdim Oguz Amca'dan. Sonra kollarimin altindan tutar beni hoop diye ucurarak boyumu olcecegi yere tasirdi. Bayilirdim o ucma anina. Iste o an butun korkum geciverir gulumserdim Oguz Amcama.
Zaten her zaman beklenen kilosuyla karsisina cikan abimin muayenesinden sonra iyice yumusardi bakislari. Her gittigimizde elinde olan bir dikiste bitirdigi sut bardagi, mis gibi pipo kokan odasi, bembeyaz gomlekleri ve bize bakarken gulen gozleriyle cok da sevimli bulurdum Oguz Amca'mi. Allahtan iki kardestik ve abim benim aciklari da kapatiyordu da kontrol gunlerini annemler bireyselde olmasa da takim toplaminda artida kapatabiliyordu :) 2005 yilinda Oguz Amca bize veda etti. Ama simdi yazarken farkettim de benim icin O, hala merdivenle ciktigimiz gunesli muayenehanesinde camin onundeki masasinda gozluklerinin ustunden bakarak cocuklara receteler yaziyor. Ve hala saglikli cocuklar buyutuyor anneleri babalari ile birlikte.
Insanin guvendigi bir doktorunun olmasi cok onemli derler ya. Halamin hocasi olan Oguz Amcam'a ailemizdeki herkes cok guvenir ve tum ailenin cocuklari ona emanet edilirdi. Guvenin yanisira bizim ailemizde Oguz Amcam cok ama cok sevilirdi, kontrolunde olan diger cocuklarin ailelerinde sevildigi gibi. Anneannem de cok severdi Oguz Amcayi. Hem bizi saglikli buyutmek icin yardim ettigi icin hem de cok da ilac yanlisi bir doktor, onun deyimiyle ilacci doktor olmadigi icin. Anneannem oyle sevmezdi ki ilaclari, yasi ilerleyip hastaliklar birbir kapimizi calmaya basladiginda bile olabildigince ilaclardan uzak durdu hatta abartip vitamin icmeyi bile reddettigi oldu :) Kendisini ya da bizleri kontrol eden tum doktorlari sevdi ama kendi deyimiyle illaci doktor olmayanlari daha cok sevdi. Eminim anneannecigim bizim sirketin doktoru ile tanissaydi kendisine bu hafta bana onerdigi tedevi yontemi icin illaci olmayan doktor plaketi bile verebilirdi.
Muhetemelen bir gece once gordugum bol aksiyonlu, kotu adamlari bir kucak dolusu kitapla kovalamacali ruyanin sonucu olan bir sirt-boyun agrisi calismama da engel olunca hadi bir doktora gideyim dedim. Cok sansliydim o gun sirketin fizyoterapisti de oradaydi. Sagolsun beni odasina kabul etti ama muayene etmek yerine benimle sohbet etmeyi tercih etti.
Masanin diger tarafinda oyle buyuk bir ilgiyle beni dinliyordu ki kesin derdime derman olacak diye umitlendim. Ben anlattikca “öff bu gercekten aci veriyor olmali”, “Bilirim cok agri yapar” diye oyle icten yorumlar yapiyordu ki beni anliyor diye dusundum. Peki “Kafani cevirirken zorlaniyor musun?”, “Koluna da geliyor mu agri?”, “Parmaklarda da uyusukluk var mi?” diye oyle detayli sorular soruyordu ki, bu sorularin coguna da cevabim evet olunca eyvah beni MR’a mi gonderecek diye endiselendim.
Bosuna endiselenmisim. Endiselenmeme hic gerek olmadigini “Ne yapmaliyim?” diye sordugumda anladim.
Doktor yuzume bakti, yuzunde gercekten ciddi bir ifadeyle;
“Keep on breathing to live” yani “Yasamak icin nefes almaya devam et” dedi.
Ben sasirip “Bekleyeyim mi yani?” diye sorunca,
“Evet nefes alip yasadigindan emin ol ve bekle gececek” dedi.
Ben sasirip “Bu kadar mi?” diye sorunca
“Istersen parasetamol al” diyerek bana Hollanda milli ilacini onerdi.
“Istersen parasetamol al” diyerek bana Hollanda milli ilacini onerdi.
Ben “O ne ise yaracayacak” diye sorunca
“Iste ilac aldim diye dusunur daha sabirli beklersin belki” dedi.
“Iste ilac aldim diye dusunur daha sabirli beklersin belki” dedi.
Ben “Yok almayayim gereksiz ilac” diyince, gayet ciddi bir ifade ile
“Bence de” dedi.
“Bence de” dedi.
Ben gulmeye baslayinca,
“Boyle cok gulersen boynun zorlanabilir ama” diye ekledi
“Boyle cok gulersen boynun zorlanabilir ama” diye ekledi
Ben gulmeye devam edince,
"Neyse biraz omuzlarin hareket etmis olur gulersen de"dedi :)
24, 48 en fazla 72 saat icinde bu agrinin beni terkedecegini de bildirdi. Ustelik hakliydi 48 saatin sonunda agri gitti Gulcin'in de yuzundeki gulumseme ve aklindaki olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi sozu kaldi.
"Neyse biraz omuzlarin hareket etmis olur gulersen de"dedi :)
24, 48 en fazla 72 saat icinde bu agrinin beni terkedecegini de bildirdi. Ustelik hakliydi 48 saatin sonunda agri gitti Gulcin'in de yuzundeki gulumseme ve aklindaki olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi sozu kaldi.
PS: Bu yaziyi yazdiktan sonra internette soyle bir gezinirken Oguz Amcamin bir resmine ozgecmisine rastladim. O donemde bu basarilar ne kadar guzel. Halamin illa hepimiz onun kontrolunde olalim diye cabalamasi ve tum ailelerin ona bu kadar guvenmesi bosa degilmis. Ama ben en cok resmini buldugum icin sevindim.


allah o,oğuz amcaları başımızdan eksik etmesin inşallah.sevgili arkaaşım izlemeye aldım seni.sevgilerimle
YanıtlaSilBen de doktordan çok korkarım, çocuklara cesaret tasladığıma bakmasın kimse...Bu arada ismimizin bu yazılışı da çok güzel olmuş, bayıldım
YanıtlaSilkeep on breathing to live guys... :) hala guluyorum...
YanıtlaSilMintinin mutfagi, yeniden hosgeldin o zaman :) Evet hepimize guvenebilecegimiz doktorlar ve bol nefesler diliyorum :)
YanıtlaSilSevgili adasim, sanirim ben daha cok oynarim bu renklerle zira hayatima bir degisiklik getiriyor iyi geliyor :) Hele igneden korkulmaz mi hic :)
Zarifem, nefes aliyoruz nefes veriyoruz :)
ben de bayılıyorum gulcinim bu tip doktorlara, kendimi ellerine bıraktım, iki şifalı bitki içeren şurup içiriyorlar en fazla :) haklılar ama, boşuna içmişiz onca antibiyotiği onca sene kanımca :(
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilkesinlikle urunikom doktoruna guvendin mi tamam :)
YanıtlaSil