27 Mart 2023 Pazartesi

Bu aralar

 Haftada bir blog yazisi yazayim diye niyet etmistim, olmadi.

Ayda bire razi idim. Ama deprem gelince, ne yazacak, ne paylasaca, ne okuyacak hal kalmdi.

Alt ust olduk.

Daha once de felaketler yasadik, evet. Ama bu kadar buyuk bir felaket olmus muydu? Yoksa insan icinden gectigi seyi, o an yasadigi seyi mi en buyuk saniyor? Bilmiyorum. Ama buyuktu, zordu, zorladi.

Simdi secim telasi sardi etrafi. Insanlar tutunacak bir dal ariyor iste. Secim istedikleri gibi olursa, duzelecek saniyorlar. Umut etmek guzel sey. Ben de umut etmek istiyoru, secim istedigimiz gibi olsun istiyorum. Ote yandan sonuc istedigimiz gibi olsa da onumuzde uzun, cok uzun bir yol var goruyorm.

Baslamadan bitmiyor. Bir yerden baslamak gerekiyor. Baslayalim istiyorum. 

Kafam surekli bunlarla mesgulken. Bir yandan deniz buyuyor.

Artik 6,5 yasinda.

6 yas cok guzel ama zorlanmalarimiz bitmiyor. Deniz buyuyor ama inadi da buyuyor. Bu ara bizim evde gercekten beni de Ozani da zorlayan, cok zorlayan zamanlar yasaniyor. Deniz illa istedikleri olsun istiyor, olmayinca sesi yukseliyor, koydugumuz sinirlari test ediyor, daha da cok test ediyor. Ve bu anne ile baba bazen gerceten cok yoruluyor.

Dunyada en sevdigim sey Deniz. Dunyada en keyif aldigim sey Denizin annesi olmak. Dunyada en zorlandigim seylerden biri de Denizle iliskimizde bunlari yasamak...

Zorlaniyorum, ama iyi taraflarina odaklaniyorum. Canim kizim iste buyume sancilari yasiyor.

Is de kolay degil bu aralar. terfi guzel, yeni rol zorlayici. Kendi kendime bu yeni rolde, yeni seviyede ilk yilim, hata yapma luksumu kullanmaliyim diyorum ama iste hata yapmak hakikaten luks. Insan yine de hata yapmamak icin ugrasip duruyor. 

Ekibin motivasyonu dusmesin, islerin temposu bozulmasin derken haftalar nasil geciyor anlamiyorum. Bir bakiyorum Pazartesi bir bakiyorum Cuma. Haftalar ucuyor. Isler bitmiyor...

Ote yandan calismak bana hep iyi geliyor ve bir yandan bahar geliyor. Ingilterede uzun haftasonlari baslayacak. Saatler bu haftasonu ileri alindi. Bugun - sanirim saat degisiminden dolayi- dagilmis hissetsem de gunlerin uzayacak olmasi , isten cikinca hala aydinlik olacak olmasi, enizi okuldan aldiktan sonra parklara gidecegimiz, hadi aksam yemegi piknik olsun diyebilecegimiz gunlerin baslamis olmasi bana iyi geliyor.

Taa eylul ayindan alinmis biletlerimiz, yapilmis planlarimiz bizi bekliyor. Bahar iyi gelsin bu sene herkese.

Bahar cicekleri sarsin etrafi, birazcik umut versin icimize.

Hepimizin oyle cok ihtiyaci var ki buan.

Iste bu aralar benim hayatimda boyle seyler yasaniyor...

23 Ocak 2023 Pazartesi

Toplantidan once 5 dakika...

 Bak Ocak da bitiyor iste.

Haftanin ne zaman baslayip, ne zaman bittigini anlamadigim bir yil geciyor. Gunler geciyor, haftalar geciyor omur geciyor.

Ben tum bunlar arasinda sadece ailemle yasadigim kucuk anlara odaklanmaya calisiyorum. Deniz ve Ozanla gittigimiz kafeler, yaptigimiz yuruyusler, evde oynadigimiz oyunlar, tatli sohbetlerimiz, kizimin sakalari, insanin icini senlendiren katila katila gulusu. Hepsini ama hepsini doyasiya yasamak icin elimden geleni yapiyorum.

Evin kendi icinde bir duzeni var. Ama bicak sirtinda bir duzen. Birimiz biraz daha yogun olsak hemen sasabilen oyle sinirlarda bir duzen. Olsun. Onun da keyfini cikarmaya calisiyorum. Cok kosturuyoruz. cok telasli yasiyrouz ama takmiyorum. Durup sadece kizimin gulusune odaklanmaya calisiyorum.

Deniz o kadar guzel buyuyor ki. Ah benim tatli kizim. Konusmalari, akil yurutmeleri beni hep sasirtiyor. Komik bir cocuk oldu cikti. Ben bu telasin arasinda onun esprilerini kacirmamaya odaklaniyorum.

Arada eski videolarini izliyoruz beraber. n cok, iyi ki her zaman ne kadar yorgun olursam olayim, anneligimin de kizimin da keyfini cikarmaya odaklandim diye dsunurken buluyorum kendimi. Yillar sonra Deniz 6 yasindayken de cok telasliydik, kosusuyorduk ama ben kizimla olan gunlein keyfini cikardim diyebilecegim gibi geliyor bana. Bence en guzel his bu.

Simdi yine bri toplantiya girecegim. Ama toplanti oncesi 5 dakika olsun bunlari yazmak istedim. Cunku donup okuyorum da. Burasi aklimda kalanlarin, ya da bilincimin altinda ustunde yer etmis hislerin saglamasi gibi.Saglama yapmaya ihtiyacim olursa, 2023 Ocak ayinda ailemin, ailemle gecen her anin sonuna kadar keyfine varmisim ne guzel diyecegim.

Canim cekirdegim. Ucumuzun kurdugu bu kucuk hayati cok seviyorum...

6 Ocak 2023 Cuma

Merhaba 2023

 2022 ne zor bir yildi. 

Annemin hastaliginin geri geldigini 2022 kasimda ogrenmistik. Sonrasi o karmasa... 2021 Christmasi sanirim en zor zmanlardan biriydi benim icin. yazmistim ya zaten. hatirlamak bile istemiyorum o zamanlari.

Yilin geri kalani zordu. Ingilizcede "emotinal roller coaster" diye bir terim var. Hani lunaparklarda radarlar oluyor ya, tepeye cikiyorlar hop diye asagiya donuyorlar, insanlar icinde ciyak ciyak bagiriyor. hah iste roller coaster o. Emotiona da duyular. Bizim icin tam olarak emotinal roller costerdi 2022. Ne oldugumuzu sasirdik, tepetaklak olduk.

Ama ote yandan icimdeki gucun farkina vardigim bir yil oldu 2022. Birakmayisimin, bir seylere tutusunusun ili. Birakmak ne kolaydi aslinda. Ama tutundum. Sonuca etkim yok ama surece var diye dusundum hep. Sonunda ne olacaksa olacak, ama bu yil biriktirdigimiz anilar yanimiza kar kalacak. Allah biliyor ya elimden geleni yaptim. Cok zorlandim ama elimden geleni yaptim.

2022 ozel hayatimda ne kadar zorsa, iste de o kadar zordu. Ama birakmayisim, tutunusum orada meyvesini verdi. 2022 terfi ettigim yil oldu. hem de yillardir ustune calistigim bir terfi. Insan calismanin karsiligini alinca seviniyor.

Kizim, canim kizim. Tabi ki 022nin en guzel seyi denizdi. Bu yil cok buyudu. Cok buyudu ve guzel buyudu. Resmen bana arkadas oldu. Anlayisili bir cocuga donustu. Ama ote yandan inadiyla bizi cok yordu. 

2021in kasim ayinda tepetaklak olan hayatimiz, 2022nin kasim ayinda bir nebze oldun duzelmeye basladi. Cunku 1 yildir her doktor kontrolunde daha kotu seyler duyan kulaklarimiz ilk kez Kasim 2022de umutlu bir iki soz  duydu. Annemin tedavi protokolu degistirildi ve yeni prottokol daha olumlu sonuclar gostermeye basladi. Kanser hala hayatimizda, tedavi hala aktif. Ama yeni protokolle tedavinin yan etkileri daha yonetilebilir hale geldi. Cok sukur. 

2022de yasanilan yan etkileri ne siz sorun ne ben soyleyeyim. O yan etkilerin hafiflemesi bile bize buyuk lutuf. Allaha her gun sukrediyorum.

Bazen insan anlatmamayi seciyor. Cunku anlatmak cok can acitiyor, Anlatmamak gozardi etmek degil. sadece bir basetme yontemi. ben de bazen anlatmamyi tercih ettim 2022de. Cunku yasarken cok canim aciyordu, anlatip yeniden yeniden tazelemek istemedim yarami. 

Hala kolay degil. En zor da ne biliyor musunuz, bir sonra ne olacagini bilememek. Doktorlar hep sunu soyluyor, biz elimizdeki silahlarla elimizden geleni yapiyoruz, ama tumorun ne yapacagini kontrol edemeyiz. ne yazik ki kontrol orada. Bunu kabullenmek zor. Ama iste ogreniyoruz. bazen geleni geldigi gibi yasamayi ogrenmek zorunda kaliyoruz.

Ogrendim bitti demiyorum. Ben bu sureci harika yonetiyorum demiyorum. Sadece ana odaklanmaya calisiyorum. Cunku hani dedim ya sonuc icin elimden gelen bir sey yok, ve sureci guzellestirmeye calismak tek yapabildigim.

Rahatlamadik. Bitmedi. Ama olsun, bu halimize binlerce kez sukrediyoruz. 

Ve ben 2023'e boyle merhaba diyorum.

2023ten eklentim huzurlu olmasi. Bir yerde okudugum su cumleler bana iyi geliyor. 

"Allahim, bana degistremeyeceklerimi kabul edecek, degistirebileceklerim icin mucadele edecek gucu ve ikisini ayirt  edebilecegim akli ver."

Tam benlik. Iste ben de 2023ten sadece bunu diliyorum:

Bana degistremeyeceklerimi kabul edecek, degistirebileceklerim icin mucadele edecek gucu ve ikisini ayirt  edebilecegim sakinligi versin.

baska da buyuk planlarim yok. Simdi oturup biraz hedef falan yazacagim kendime ama aslinda en buyuk hedefim ne biliyor musunuz? herseye yetismek icin, bazi hedefleri gerceklestirmek icin kendimi hirpalamayayim yeter. geleni geldigi gibi yasadigim, huzurlu, sakin, mutlu bir yil olsun 2023.

Insallah. Umarim.

Hoscakal 2022. her seye ragmen seni seviyorum.


3 Mayıs 2022 Salı

Gulcin zamani

Dun burada tatildi. Bayramin da ilk gunune denk geldi bu tatil. Ben oyle buyuk bayram coskulari yasamiyorum artik. Sanirim pndemiyle birlikte bu his iyice kayboldu bende. Ne yazik ki. Kaybolmasaydi iyiydi. Deniz'e bayram coskusu yasatabilseydim iyiydi ama hele bu sene hic icimden gelmedi. 

Sabah her zamanki gibi kahvaltimizi yaptik. Aileleri aradik. deniz zaten bu aralar telefonde konusmayi da pek sevmiyor ondan da buyuk bir cosku duymadi yani. 

Boyle anlarda kendimi cok suclu hissediyorum. Onna bu rituelleri akataramamak kendimi suclu hissetmeme sebep oluyor ama bu ara gercekten o kadar boyle seylere enerjim yok ki...

Sonra Ozan ve Deniz Hobbledown'a gittiler. Denizin en sevdigi yer olabilir. Yani kendisi oyle soyluyor. Hobbledown dedik mi cocugun gozleri parliyor. Bu geziyi "bayram gezmesi" olarak adlandirarak kendisine biraz bayram coskusu vermeye calistik. Oldugu kadar.

Ah nerede o benim aksamdan kiyafetlerini asmalarim, evi balonlarla suslemelerim, evde sarkilar calip bayram diye kizimla dans etmelerim. Nereye gitti o enerjim?

Ozanla bugunu Deniz-Ozan gunu olarak planlamistik ki ben de biraz yalniz vakit gecirebileyim. Bu ara -gerci her zaman- Deniz bana cok duskun. Her sey anne. Anne, anne gelsin, anne soylesin, anne yatirsin, anne anlatsin. Surekli bir anne. Bir yadan yaptigim hicbirseyden de memnun olmuyor. Anne oyle soyle,me, anne oyle yapma, anne oyle bakma. E her seyi anne yapsin diyorsun, yapinca da begenmiyorsun? Biraz zor bir donem hepimiz icin.

O yuzden benim de gercekten biraz yalniz kalmaya ihtiyacim vardi bu ara. Bana kalsa gunun cogunu evde pinekleyerek gecirirdim ama Ozan birakmadi. Biz giderken seni de yol ustunde bir yere birakalim cik evden dedi. Iyi ki de demis. Sabahi yepyeni bir bolgede kitabimi dinleyip yuruyus yaparak gecirdim. Bu aralar Kizim olmadan asla dinliyorum. Canimin istedigi yerde oturdum kitabimi okudum. Ayfer Tunc- Osman okuyorum.

Eskiden iki kitabi ayni anda okuyamazdim. Simdi de okuyamiyorum ama bir kitabi okuyup digerini dinleyebiliyorum ve ikisinden de kopmuyorum. Okuma aliskanliklarim son yillarda gercekten cok degisti.

Sonra gogledan buldugum bir kafede guzel bir ogle yemegi yedim. Sahipleri de Turkmus. Sohbet ettik guzel oldu. yemekler de nefisti.

Sonra da tek basima sinemaya gittim. The Lost City diye bir film. Acikcasi filmi degil seansi secmistimama film de fena degildi. Bir de sinemanin koltuklari yatak gibi oluyordu oh iki saat cok guzel keyif yaptim.

Sonrasinda kahve-kitap keyfi. Sonra biraz alisversi ve donus yolunda Ozan ve Deniz beni aldilar.

Aksam denizin banyosunu yaptiriken de onu yatiriken de cok daha sailriydim. Ikimiz de birbirimizi ozlemistik. Bol bol sarildik, kucaklastik, mis gibi bir aksam yasadik.

oyle zamanlarda yalniz cocuk buyutmenin ne kadar zor oldugu bir kez daha carpiyor yuzume. Gercekten non-stop bri tempomuz var. Ozanin da benim de. Sabahtan gece yatana kadar kendimize ayirabildigimiz sure o kadar az ki. O da isten cal, aklin iste kalsin vs seklinde.

Birbirimize boyle detsek de olmazsak hakikaten cok ama cok zor her sey. Birbirimize destek olmak icin elimizden geleni yapiyoruz. Biz Turkiyede iken ozan arkadasinin yanina gitti mesela. 1 hafta cocuksuz bir tatil yaptui. Ben de dun iste gunduzu yalniz gecirdim kendime geldim.

Ebeveynlik dunyanin en zor ama ayni zamanda en guzl seylerinden biri.

Dneizin annesi olmayi hicbir seye degismem. Asla. Ama biraz daha destekle cocuk buyutebilme, kendimizi bu kadar yipratmama sansimiz olsaydi da hayir demezdim.

hayat. payimiza dusen neyse onu yasiyoruz. Her gunumuze sukrediyorum.

Hayatimi seviyorum. kizimi herseyden cok seviyorum.

28 Nisan 2022 Perşembe

En guzel zamanlar...

Hayatin en guzel zamanlarini konusur hep insanlar. Kimi lise yillari der, kimi universite. Kimine gore evliligin ilk zamani, kimine gore ilk para kazandigin yillar... 

Gecen gun bunu dusunurken buldum kendimi. Hayatin en guzel zamanlari ne zaman?

Deniz'e bakiyorum, cocukluk sahane. Denizin ilk dogdugu zamnalari hatirliyorum o yeni bebek kokulu zamnalar nefis. Istanbulda ilk calismaya basladigim zamanlar kizlarla gecirdigim gunler, tadi hala damagimda. Hollanda yillarimiz, gezip tozdugumuz yillar bir baska guzel. 

Her yasin guzelligi ayri suphesiz. Ama bence hayatin en guzel zamanlari tum sevdiklerinin saglikli oldugu zamanlar. ayatinda sevdigin insanlar saglikli ise her yil guzel. Cunku saglik olunca gerisi oluyor. Gerisi bir sekilde yolunu buluyor. Evet kesinlikle oyle. En guzel yillar saglikla sinanmadigin yillar. Sonunu bilmedigin, gidisatini kontrol edemdigin bir illetle ugrasmadigin yillar en guzelleri. Hepsi de oyle guzeldi ki.

Simdi de guzel. Cunku birlikteyiz. Cunku yine bir araya gelip guluyoruz. Bir arada yasiyoruz. Bundan daha kiymetlisi yok. 

Ama simdi bir de zor. Icimdeki su kontrol edemedigim huzursuzluk zor. Bilmedigin bir yolda yurumek zor. Annemi hasta gormek zor. Annemin uzuldugunu gormek zor... Zor...

Her gunumuze sukrediyorum. Biliyorsunuz hep ederim. Simdi de degismedim, sukrediyorum. 

Ama su blogu actigim gunden beri en sevdigim gunler en siradan gunler derim. Hep dedim. O siradan gunleri ozluyorum. Simdi siradan baskalasti. Bu baska da zor.

Annem cok kotu degil en cok buna sukrediyorum. Daha iyi olmasi icin her gun dua ediyorum. 

Ama iste oyle. En guzel yillar sevdiklerinin saglikli oldugu yillar. Oyle yillardaysaniz kiymetini bilin olur mu? Cok kiymeti bilinesi gunler onlar....


Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails