5 Nisan 2016 Salı

Merhaba Bahar!

Hic demiyorsunuz Nisan gelmis. Ve hatta ben Nisanin ilk ayzisini bile yazmisim ama bahara bir merhaba dememisim.
Ayip bana.
En sevdigim mevsim gelmis yahu!
Simdi hava daha gec kararacak. Hava isinacak. Parklar insan dolacak. Londra agaclari ciceklenecek ve daha onemlisi meyvelenecek.
Bu Londralilar agactan meyve yemeyi hic bilmediklerinden, agaclardaki erik(imsi)ler, kiraz(iimsi)lar yine benim olacak!
Oley!!!


Gecen hafta cagla badem aldik marketten. Canin cekmistir dedi aldirdi arkadaslar :) Cekmemisti aslinda ama olsun meyve yemek icin bahaneye gerek yok.
Bu arada Martta ben izmirdeyken ilk cagla bademi gormustuk.
Tam hatirlamiyorum, yalan olmasin ama duduk kadar bir kesekagidi 15 liraydi sanirim.
Pes!
Agactan toplanan bir meyve bu kadar pahali olmamali ama.
Almadik tabi ki.
10 tane cagla 15 lira olur mu yahu!

Gecen hafta aldigimiz da  fena degilldi ama tahmin ettiginiz uzere ben asil erik mevsimini bekliyorum. Gel Erik mevsimi gel :)
Merak etmeyin aserme durumum yok.
Ben zaten erik diyince akli yerinden firlayan bir insan oldugum icin hamilelikle bu erik ciksin hadi ciksin hissiyatimin alakasi yok.
Hep boyleyim ben, huy ne yaparsiniz.
O yuzden Nisan geldi mi erik mevsimine yaklastik diye daha bir seviniyorum :)
Bu arada su blogda erik ugruna yazilmis kac yazi var, Allahim bu Gulcin'e akil versin :)
Merhaba Bahar!

Bu arada bahara bir methabayi da Rotterdamda diyecegim :)
Cunku bu aksam Rotterdam yolcusuyum.
Evet, yine toplanti var.
Laf aramizda biraz gozumde buyuyor yol.
Gezmek icin gitsek hic buyumez gozumde ama is icin gidince su aralar hic seyahat edesim yok. Vucut enerjiyi gezmeye saklamak istiyor heralde.
Akilli! Aferin :)

Haftasonu urunikom ve balyanagim geleceginden benim icin arkadas dolu, mis gibi bir haftasounu olacak.
Belki de vucut enerjiyii direk onlara saklamak istiyor.
bence de vucut, sana katiliyorum ama elden ne gelir :)
Bir an once gideyim doneyim de haftasonuna, urunikoma ve Alizem'e kavusayim istiyorum.
Sonra bir de hepbirlikte diyecegiz Merhaba bahar!

Boyle hertelden bir yazi oldu bu.
Peki napayim, bu sefer boyle olsun siz beni idare edin.
Aa bu arada yolunuz blogcuanne'ye duserse belki oralarda tanidik birisi vardir :)

Haydi ben kactim :)

1 Nisan 2016 Cuma

Hamile yastigi

Ben bu hamilelikten hicbir sey anlamadim.
Bir ogrendik hamileyim. Bir baktik 12 hafta. Bir baktim simdi 16 oldu.
Boyle 20 olacak 40 olacak hop bebek gelecek.
Vallahi ben hazir degilim henuz.
Umarim bu onumuzde kalan haftalarda duruma biraz daha adapte olabilirim. Umarim yani!
Yoksa halimiz nice olacak bilmiyorum.

Bilmiyorum derken.
Bebek tabi sen hazir misin geleyim mi diye sormuyor.
O her sekilde gelecek de benim halim nice olur onu bilmiyorum desem daha dogru :)

Bakiyorum etrafimdaki hamilelere herkes bildigin yillardir hamileymis gibi.
Baya duruma adapte olmuslar. bebek alisverisleri, hazirliklar havada ucusuyor.
Sanirsin yillardir hamileymisler gibi hepsi bilgili.

Bir de kendime bakiyorum.
Kafa bi dunya :)
Hala saskinim ayrica :)
Bak bu bahsettigim hamileler benden 2-3 hafta ondeler oyle cok da degil.

Mesela gecen gun bir egitime gittim.
Buradaki hastanenin verdigi bir egitim onu da arastirip bulmus degilim yani :) Iste vucudunuz nasil degisecek, onu desteklemek icin neler yapabilirsiniz onu anlatiyorlar. -Bir ara yazayim bak ben o egitimi-
Iste o egitimde hamilelerle tanistim. Aralarinda Turkiyeden olanlar da vardi.
Ay hepsi bir bilgili, bir hazirlikli.
Arkadas insanlarin hamile yastiklari falan var. Evde duzenlerini kurmuslar. bebek odasi falan bakmislar. Onlar da 18-19 haftalik hamile. benden cok ileride degiller yani. 
Ben gitmisim turist gibi oraya. Hamile yastigi ne ilk defa o egitimde gormusum.
Acidim vallahi kendime :)

Hayatim hic degismemis de degil tabi.
Mesela artik her sabah evden kahvalti yapip cikiyorum.
Hollandadayken, is tabi eve 20 dakika olunca, guzel bir kahvalti duzenimiz vardi. Ozanla sabah kalkar kahvalti yapar oyle cikardik.
Londraya geldik duzen falan kalmadi. Aliyoruz elimize sandvici firliyoruz yola.1 saatten fazla yol var tabi kahvati biraz luks oluyor :) Daha dogrusu uyku tatli geliyor :)

Ama bebek geldi bizi inan olsun disipline soktu.
Evet simdiden.
Baslarda takmadim ben durumu. Yine aldim sandvicimi ciktim yola. Bir sabah tren kalabalik, ben ac, havasizlik bir yandan. Ise gidene kadar 3 kere trenden inmek zorunda kalinca aldim boyumun olcusunu. 
Of Allahim o nasil bir fenalasmaydi anlatamam. Mide bulantisi desem tam oyle degil. sanki yer ayagimin altindan kayiyor. 
Simdi uyku cok tatli gelse de gelemiyor. Kalkip kahvalti ediyorum. Boylece yolda rahat ediyorum.
Yalniz uyku ile ilgili degisimler bebek dogduktan sonra baslamayacak miydi? :)
Bizim sabah uykusu simdiden hafiften gitti sanki :)

O egitimde mesela bir kizcagiz geceleri uyuyamiyormus.
Ama muhim degil kalip bebegimle konusuyorum dedi. 14 haftalik hamile.
Diyorum size masallah hepsi sanki 140  haftadir hamile. 

Velhasil kelam sanirim ben duruma daha tam adapte olamadim.
Bir hamile yastigim bile yok blogsever arkadasim anliyor musun? :)
Yalniz eve gelince hamile yastigi neymis diye baktim da...
Kocaman bir sey!
Hadi onu aldik diyelim, yataga Ozan, yastik ve ben hepbirlikte mumkunu yok sigamayiz.
E iyi artik ayni yatakta da yatmayalim daha simdiden :)

Neyse ki egitimde almayin onu soyle soyle yapin diye anlattilar.
Ben artik oyle yapayim diyorum :)
Hayir her seyi gectim bizim ev zaten 70metrekare bir sey. Onun da cogu merdiven, koridor falan. Bir de bu yastigi nufusa eklemeyelim  bence :)

Hamile yastigi diye bir sey var ya :)
Allahim daha neler ogrenecegim :)

30 Mart 2016 Çarşamba

Ben Harbiye Sahnesindeyken

Dans ettigim gunleri bazen cok ozluyorum.
Buna sasirmiyorum. Boyle olacagini biliyordum.
Aldigim karardan da asla pisman degilim.
Ben profosyonel dansci olmayi gercekten istemedigimi dusunuyorum son yillarda.
Isteseydim denerdim. Ben denememeyi sectim.
Yanlis da yapmadim. Kendimce hakli sebeplerim vardi,

O yuzden simdi o gunleri ozleyince uzulmuyorum.
Hatta seviniyorum bile.
Demek ki diyorum dans ederken cok mutluymusum. Cok mutlu olarak dansetmisim. Ne mutlu bana.
Oyleydim de.
Cok mutluydum. Cok severek dans ettim.
6 yasimdan 24 yasima kadar dansettigim bir tek gunde bile ne yapiyorum ben diye dusunmedim. Vucudumun her hucresiyle, her kasiyla mutluydum. Oyle sevdim. Oyle cok sevdim dansetmeyi.
Zaten sevmesem heralde gunde bazen 8 saat suren calismalara nasil katlanirdim?

Bazen diyorum ki Gulcin universite hayatinin cogunu o calismalarla gecirdin. Tatillere gitseydin, gezseydin, dolansaydin.
Bir an, bir an evet diye dusundugum oluyor. Sonra yok be diyorum. geziyoruz iste. O zaman dans etmeseydim simdi boyle mutlulukla andigim dans hatiralarim olur muydu?
Daha da onemlisi o zaman bunca doya doya dansetmis olmasaydim aklimda Ah neden danscilik icin daha fazla cabalamadim sorusu olmaz miydi?
Hah o yok iste ben de. 
Hayatta ki en buyuk mutluluk en azindan bu konuda keskesiz olmak benim icin.

Doya doya dans ettim.
O sahneye ciktigim her gun iyi ki bu sahnedeyim diye dusunerek dans ettim.
Yillarca kuliste karanlikta her bekledigimde heyecandan titredim. Sahneye ilk adimimi atarken her seferinde kalbim yerinden cikacak sandim. Sahnede alkislari her duydugumda mutluluktan yerimde duramadim.
Cok guzeldi, Cok guzel zamanlardi,

Simdi niye bunu yazdin diyeceksiniz.
Su videoyu yollamis bir arkadasim.
Benim hayatimdaki en guzel anilardan biri bu.

20 yasindayim ben burada.
Kardes Turkulerin acik havada konseri var.
O sene ilk defa konserde bazi parcalarda dans da olacak.
Dediler ki bana BGST danscilariyla sen de Harbiye sahnesine cikmak ister misin?
Istemez miyim?
Bayilirim.
Kosa kosa gelirim.
O yaz biz hep calistik.
Hatirliyorum cok ama cok sicak bir yazdi. Biz her gun o sicakta yilmadan saatlerce calistik. 
Konserdeki 3 parcaya dans yazildi.
Ben yazmadim danslari.
Ben sadece danscilardan biriydim.
Performer :)

Sonra hic unutmam, 21 Temmuz gunuydu.
Ben, Kardes Turkuler ve BGST danscilari ile Harbiye Acik Hava tiyatrosunda gosteriye ciktim.
Simdi bile o aksami dusununce icim bir pir pir ediyor.
Her gosterinin heyecani ayriydi.
Hepsi cok guzeldi.
Harbiye sahnesinde olmak da gercekten guzeldi. 

Simdi yillar sonra bu videoyu izlerken nasil mutlu oldum anlatamam.
Dansci olmadim ama iyi ki dans ettim ben su omru hayatimda.
Beni dansa baslatan anneme, babama, abime cok ama cok tesekkur ediyorum.
Belki de bilmeden bana hayatimin en guzel hediyesini verdiler.

Harbiye, istanbul, izmir daha bir suru baska sehir...
O sahnelerde olmak...
Oyle guzeldi ki anlatamam...

Neyse iste boyle Gulcin Harbiye sahnesindeyken... :)



23 Mart 2016 Çarşamba

Sut Kafasi

Saka maka, oyle boyle derken 13. hafta da geride kaldi.
Zaman ucuyor ve ben surekli hamilelik biraz daha uzun mu olsaymis acaba diye dusunuyorum :)
Eminim 8. ayda falan bu dusuncelerden eser kalmayacak ama olsun simdi boyle.

Su 13 haftada hayatimda ne degisti derseniz oncelikle surekli bir "sut kafasi" ile dolasiyorum.
Ben ki sutu hic sevmeyen insan!
Ben  ki cocuklugu boyunca sutten kacmis insan simdi gunde bardaklarca sut icince kafa bi dunya.

Gebeler mumkunse fazla kahve icmesinler olabildigince sut icsinler.
Gebeler mumkunse fazla cay icmesinler olabildigince sut icsinler.
Gebeler mumkunse fazla bitki cayi icmesinler olabildigince sut icsinler.
Ay o gebeler acaba o kadar sutu nasil icsinler!

Yalniz su hamilelik surecinde anladik ki ben keyfimden sut icmeyecegim demiyormusum.
Meger benim laktoz intoleransim varmis.
Baya havali ha :))
Hamileligimi ilk farkettigimiz gunler benim icin en en en zoru idi. 
Zaten sok olmusum, zaten bir yandan annemin durumu var, zaten ne yapacagimi sasrirmisim. Bir de ustune sut de sut.
Tamam iciyorum ama benim gobek bir sisti ki sormayin.
Biz ozanla dedik ki bu cocuk kesin 4 aylik falan biz anlamadik :)

Sonra bir gun markette gordugumuz laktozsuz sutle bizim bebek normal zamanlamasina dondu, karnim da indi.
Meger laktozdanmis butun o sancilar, rahatsizliklar.
Buradan laktozsuz sutu icat eden bilim insaninin ellerinde opuyorum.
Vallahi Allah razi olsun!

Neyse sonra sutu daha rahat icmeye basaldim ama iste "sut kafasindan" muzdaribim.
Hic oyle sarap kafasina, raki kafasina falan benzemiyor anacim.
Surekli bir uyku hali!
Surekli bir gozlerde kayiklik.
Surekli bir kafayi toparlayamama durumu.
E ama bu Gulcin de calisacak.
Bu Gulcin de projeler bitirecek.
Nasil olacak bu sut kafasiyla bunlar ben de bilmiyorum :)

Velhasil kelam hamilelikte neyden muzdaripsin derseniz sutten muzdaribim ben!
Cok hakliymisim bunca yil icmemekte ama Allah yoklugunu da gostermesin.
Yillarca tel takip duzelttirdigim dislerimin gelecegi sute bagliymis.
Iciyorum napayim :)

Neyse lafi uzattim ben bir bardak sut koyayaim da isime bakayim.
Hamileler mumkunse fazla kahve icmesin de olabildigince sut icsin diyen doktorlarimizi hamilelerin projelerine yardim etmeye cagiriyorum.
E oyle karsidan akil vermesi kolay.
O zaman projelere de bir el ativersinler bence:)
Nasil hora gecer anlatamam hakikaten bir el ativerseler :)

21 Mart 2016 Pazartesi

Ne garip zamanlar bunlar. Ne kadar da zor zamanlar.

Haftasonu arkadaslarimiz vardi.
Hollandadan bizi ziyarete geldiler.
Cumartesi sabahi hepbirlikte kahvalti ediyorduk patlamayi duydugumuzda. 

Ne garip zamanlar bunlar.
Ne kadar da zor zamanlar.

Diyorlar ki sizin tuzunuz kuru, yurt disindasiniz.
Hadi ya.
Gercekten tuzumuz kuru mu?
Sevdiklerimizin cogu Turkiyedeyken tuzumuz kuru mu?
Korku, sadece kendi canindan endise etmek mi?
Yoksa duydugun her haberde sevdigin insanlai bir bir aklindan gecirmek de yeterince buyuk bir korku degil mi?
Tabi ki Turkiyede olmak su an cok cok zor.
Ama iste burada olmak da kolay degil ki...
Hangimiz bulundugumuz yere sigabiliyoruz :(

Aslinda ben boyle denildiginde kirilmiyorum, uzulmuyorum.
Anlayisla karsiliyorum bunlari soyleyenleri.
Cunku herkes cok korkuyor su anda.
Herkes cok endiseli.
Ve herkes ne yapacagini sasirmis durumda.
Bunca telasin icinde biz yurt disindakilere de boyle soylenmis, e ne yapayim?
Soylensin yani.
Bunca derdin icinde bir de bunu mu dusunelim.

Ne garip zamanlar bunlar.
Ne kadar da zor zamanlar.

Dahil oldugum butun whatsup guruplarinda kullanilan bir cumle var artik: "Kendinize dikkat edin"
Buyuk, kucuk, genc, yasli herkes birbirine bunu soyluyor.
Bir de bu sabah bir arkadasim "ofise varabilen herkesi sarilip opmek istiyorum" demis. 
Sanki herseyi iste bu cumleler ozetliyor.
Iste herkes bu kadar korku ve endise icinde yasiyor su an.
Cok zor.

Bir yandan bazilari gunluk hayatiniza devam edin diyor. Korkmayin diyor. Sokaga cikin diyor.
Biz de biliyoruz heralde terorun birinci amacinin korku salmak oldugunu. Biz de biliyoruz, hayatimizi ne kadar normal tutabilirsek o kadar guclu kalacagimizi. 
Biliyoruz da size guvenemiyoruz.
Ne zaman bunu soyleyenleri duysam "Siz onden buyrun" demek istiyorum.
"Cikin bakalim o zirhli araclarinizdan, siyrilin yuzlerce korumanizin arasindan.
Hayatimizda ilk defa, bu sefer takip edecegiz sizi. Siz onden buyrun."

Ve alismayacagiz bilin.
Ne yaparsaniz yapin, ne soylerseniz soyleyin bu sacmaligi normallestiremeyeceksiniz, bunu bilin.

Dilerim bu son olsun.
Butun o ailelerin sabir yanibasinda olsun.

Ne garip zamanlar bunlar.
Ne kadar da zor zamanlar.

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails