27 Ağustos 2014 Çarşamba

Jet lag

wikipedia'ya gore...
Jet lagjet sendromu veya eşzamanlama bozukluğu; kısa zamanda uzun mesafeler kateden insanlarda farklı zaman dilimlerine ulaşılmasına bağlı olarak biyolojik ritmin bozulması. İnsan vücudunun yaklaşık 24 saatlik biyolojik etkinlik çevriminin ani değişmeler nedeniyle uğradığı geçici değişiklik ve düzensizliklerdir. Genellikle uyku ve yeme düzeninin bozulması, baş ağrısı, zihinsel performans düşüklüğü ve yorgunluk hissi ile kendini gösterir. Bazı vakalarda depresyona da rastlanır.
Gulcin'e gore...
Allah kimseye vermesin :)

Geldigimizden beri gecemiz gunduzumuz birbirine karismis durumda. 
Ne uyudugumuz saat belli, ne yedigimiz saat belli.
Evde surekli bir artik uyuyabilir miyiz acaba? muhabbeti donuyor.

Uyudugumuz saatin henuz uyandigimiz saat ustune bir etkisini goremedik aslinda.
Aksam 8'de yatiyorum gece 2'de kalkiyorum.
10'da yatiyorum 2,5'ta kalkiyorum.
1'de yatiyorum 2,5ta kalkiyorum.
Bildiginiz delirecegim!

Bir de uyanma sebebim tam olarak uykumun bitmesi falan da degil.
Nasil bitsin zaten? Insan 1 saat uyuyup nasil uykusu bitip uyanacak?
Ben bildiginiz acikip uyaniyorum.
Vallahi!
Boyle karnimda ziller caliyor. Gozum yemekten baska bir sey gormuyor. Kendimi mutfaga zor atiyorum. Falan, filan...
Velhasil kelam vikipedia dogru soylemis yeme duzeni de sasiyor :)
En azindan benimki sasti.
Gecenin bir vakti ictigim corbalari, yedigim kizarmis ekmekleri, meyveleri falan dusunurseniz baya sasti.
Bulsam gecenin o vakti kuzu cevirme bile yerim vallahi oyle ac oluyorum :)

wikipedia bir de soyle demis...
Jet lag'in etkileri en çok doğuya doğru gerçekleşen uçuşlarda görülür. Bunun nedeni doğuya uçarken zaman dilimlerinin artması sonucu ulaşılan şehirde geçirilen ilk günün 24 saatten kısa olmasıdır. Biyolojik ritmi 24 saatin altına düşürmek çok güç olduğu için vücut aradaki zaman farkını kapatmakta zorlanır

Vallahi bu da dogru!
Oraya gittigimizde bize hicbir sey olmadi.
Zaten yola cikmadan once 2-3 saat uymusuz.
Ustune neredeyse 15-16 saat suren bir yolculuk yapmisiz, havalanlarinda surunmusuz.
Otele vardigimizda dusundugum tek sey uyumakti.
Oh yattim mis gibi uyudum sabah da 7 civari mis gibi uyandim.
Tamam biraz yorgunduk ama gezdik dolandik Ozanla. 
Zaten bize gezmek de jet lag falan hak getire dedik jet lagi yendik sandik bir de.
Meger basimiza gelecekler donuste bizi bekliyormus :)

Donuste jet lagi yenmek bir yana dursun kendisiyle basetmeye yaklasamadik bile.
Mahvolduk ya bildiginiz mahvolduk!
Yorgunuz uyuyamiyoruz.
Uyusak da boyle tavsan gibi uyu uyan dinlenemiyoruz.
Gunlerdir zombiler gibi evde dolanip duruyoruz :)

Dun aksam ilk kez 11de yattim ve sabah 6 da kalktim.
Yani geldigimizden beri ilk defa gunesin dogusunu gormedim.
Mutluyum!

Eskiler uzerinize gunes dogurmadan uyanin eviniz berektli olsun demis, tamam.
Ama oncesinde de uyuyun demisler.
Boyle gece 2de kalkip sabaha kadar zombiler gibi dolaninca gunesin dogmasini gormek cok da bereketli olmuyor gibi geldi bana soyleyeyim.
Su son bir kac gundur girdigim toplantilarda alinan kararlardan hakikaten supheliyim.
Laf aramizda bir kismini da hatirlamiyorum :)

yine wikipedia demis ki...
Günlük çevrimdeki önemli değişikliklerde, vücudun kendini yeniden uyarlanması, bunun için de belirli bir sürenin geçmesi gerekir. Örneğin Tokyo-New York City şehirleri arasında jetle yolculuk 10 saatlik zaman farkına yol açar; bedenin bu yeni gündüz-gece kalıbına uyum sağlayabilmesi bazen günler sürer.

En azindan aylar degil.
Umutluyum bu aksam da uyursam insallah yirttim :)
Ha bu aksam demisken biz bu aksam Ingiltere'de maca gidiyoruz.
Hem de Besiktas macina!
Bana sorarsaniz ben Carsinin macina gidiyorum o ayri.
Ha evet bunca uykusuzlugun ustune maca gitmeyi dusunecek kadar deliyiz, kesin.
Bunu bu sabah isi gelirken ben de dusunmeden edemedim :)


22 Ağustos 2014 Cuma

Iste geldim burdayim

Dun Instagrama yazdigim gibi...
Her gecenin sabahi, her kisin bir bahari, her tatilin bir ofise donmesi var :)
Biz de donduk iste, hem ofislere hem de evimize.
Ne yalan soyleyeyim ozlemisim evimi.
Ha firsat olsa daha oralarda da kalirdim tabi de donmekten yana da sikayetim yok kesinlikle :)

Bir suredir uzaklarda Kaliforniya'daydik Ozanla. 
Hep isterdik oralara bir gitmeyi ama olmadi bu seneye kadar. Ya zamanimiz uymadi, ya butcemiz tutmadi olmadi da olmadi iste. 
Taki bu sene karsimiza bir firsat cikana kadar.

Ocak ayi falandi sanirim. Ozan dedi ki Gulcin San Francisco'da bir konferans var gidelim mi?
Gozunu sevdigimin akademisinin en sevdigim yani konferanslar. Ama sagolsun Ozan konferanslar konusunda fazlasiyla secici oldugundan boyle firsatlari cok da yakalayamiyoruz.
Bana kalsa konferans seciminde ilk kriterim lokasyon olur, kesin :) Bilet parasi odeniyor, otel odeniyor. Git iste! Ozan konusuna bakar, katilana bakar bakar da bakar. 
Neyse bu sefer cok sukur onun da icine sinen bir seydi de, ta o zamanlardan aldik iznimizi falan dustuk yola.

Aslinda yola dusmemiz o kadar da kolay olmadi tabi :)
Is guc, secim telasi, o bu su derken sanirim hayatimizin en hazirliksiz ciktigimiz gezisi bu oldu.
Sabah 7 de yola cikmamiz gerekirken ben isten eve saat 10da gelebilince, sabah 3lere kadar bavul toplayinca yola dusenler uykulu Ozan ve Gulcin oldu :)

Ama olsun yola dusuldu ya onemli olan oydu...
Sonrasi dolu dolu gecen gunler.
Sehirler gezdik, kumsallarda yuruduk, daglarda dolastik, coller astik, hiking yaptik, agaclara kavustuk, envai cesit hayvanla tanistik.
Dolu dolu gecti gunler.
Hatta oyle dolu dolu gectiler ki toplamda 3 haftadan az kalmis olsak da su an sorsaniz sanki aylarca ordaydik.
Yazmaliyim bu tatili unutmamak icin ama bugunluk sadece bir merhaba olsun bir de o gunlerin instagram fotograflari Gulcinceye gelsin.

Cok bol fotografli bir yazi bekliyor sizi.
Bir nevi fragman diyelim.
Filmin tamami yakinda Gulcincede :)


Ah bu ucak yolculugu...
Ne siz sorun ne ben soyleyeyim.
Aktarma cilesi, havalaninda gecen 6 saat diyeyim de gerisini siz tahmin edin.
Ama yine de sonucta merhaba Amerika :)




Daha San Diegodaki ilk gunumuzdu.
Yolculugun da yorgunlugu atalim diye plaja atmistik Ozanla kendimizi.
O sirada rastladik iste bu dugune.
Tatillerde boyle seylere denk gelince nasil seviniyorum anlatamam.
sanki bir anda oradaki hayat dahil oluvermisiz gibi.


Simdi dusununce ilk hatirladiklarim arasinda gun batimlari var galiba...
Hele hava biraz bulutluysa gokyuzunun aldigi binbir guzel renk.
Hani otursan cizsen, yok olmaz olamaz bu kadar guzeli...



Insanin hayatinda "Cok sukur bugunu de sag salim, tek parca bitirdim" dedigi gunler olur hani...
Hah iste benim icin bu onlardan biriydi.
Los Angeles Universal Studios ve unlu radarlari.
Allah sizi inandirsin yuregim pir pir gezdim butun gun.
Korkmak icin ustune bir de para vermek yok vallahi anlamadim ben bu isi :)
Ha bu yasadigim korku tatilin ilerleyen gunlerinde yasayacaklarimin yaninda solda sifirmis ama ben o gun bunu bilmiyordum tabi :)




Los Angeles ve plajlari....
O gun aklimdan gecen tam olarak suydu...
Donmeyecegim ben. Burada kalacagim. Soranlara soylersiniz :)
Ha canim Gulcincim oldu :)


Tatilin benim icin unutulmaz anlarindan biri: Beverlyhills ziyareti.
Ne izlerdim Evimiz Hollywood'da, BeverlyHills 90210'u.
Ah vaktiyle gitseydik de Dylan'i gorseydik iyiydi :)
Bunu ayrica uzun uzun yaxacagim bak kesin Gulcin ve Dylan aski :))



Tatil = Kirmizi oje.
Hele deniz tatili = Kesinlikle Kirmizi oje :)
Gel gor ki benim tatile cikmadan oje surecek vaktim mi oldu?
Olmadi. Olmadi da ojesiz mi kalayim?
Yok sekerim.
Madem 10 saat ucuyorum ojemi de surerim dedim :)
Cikardim ucakta bir guzel ojemi surdum :)
Gulcin tavsiyesi: Ucakta oje surmek cok mantikli.
Kipirdayacak yerin yok ya milim bozulmuyor surdugun oje. Tavsiye ederim.
ha bu arada ucakta oje de surdugume gore bence biraksalar ucaklarda yasayabilirim :)



Gulcin Tavsiyesi 2: Amerikada otel rezervasyonunda priceline.com'u kullanabiliriniz.
Pricelineda bazi otellerde cok guzel indirimler bulabiliyorsunuz.
Mesela biz Las Vegastaki oteli priceline araciligiyla tuttuk. 
Su koca odaya, baska gunlerde minnacik yerlere verdigimiz parayi verdik. Kesinlikle tavsiye ederim.
Bu arada otele giris yaparken gorevli bize diyor ki: "Odanizi buyutmek ister misiniz?"
Diyemedik ki "Canim amcacim bu otel odasi neredeyse bizim Londradaki evde buyuk :)"
Neyse onu da bilmesinler efendim :)



Las Vegas'a kadar gitmisken Grand Kanyon'a gitmeden olmaz dediler.
Bence olurdu :)
Neyse kalktik gittik.
Daglari astik, colleri gectik derken vardik Grand Kanyona.
Evet etkileyiciymis efendim.
Ama oyle yordu ki beni o yolculuk, bence hala gitmesek de olurdu derim :)


Isikli Las Vegas geceleri.
Uzaydan bakildiginda en once goze carpan yer Las Vegasmis.
Oyle cok isik var ki hic sasirmiyor insan bu bilgiye.
Isiklar, yemekle, gosteris, sasaa.
Ozetle kasinizda israfin merkezi diyebilirim.
E ama yine de ne yalan soyleyeyim begendim.



Las Vegastan sonra yine coller arasindan bir yolculuk bekliyordu bizi. 
Ve collerde en sevdiklerim bu posta kutulari.
Oyle ucsuz bucaksiz colde yol kenarlarinda bunlar.
Colde yolda kalirsaniz vallahi tek umudunuz bunlar.
ne yapacaklar demeyin.
Heralde bir postaci geliyordur degil mi bunlara :)
Yoksa vallahi oluyorum desen siginacak yer yok!
Umudum oldu onlar benim :)



Amerikada kahve icmeden olur mu?
Olur tabi!
Cezayir degil ya.
Ama olmadi.
Neden?
Cunku Gulcinin yorgunluktan ayakta kalabilmesi icin kahve icmesi lazimdi.
Laf aramizda bir de kucuk oyun oynuyirdum kendi kendime.
Bakalim ismimi bu sefer nasil yazacaklar?
Yok ama ne yapsam su yukarida yazani tahmin edemezdim. Gulcin Gulcin olali boyle yazilmadi :)



Belki yolumuz yeniden Kaliforniya'ya dusse (ki muhtemelen dusmez) belki bu gezide yaptiklarimizin bazilarini yapmam.
Ama 10 kere daha gitsek 10 kere daha Pasifik Otoyolundan gecmeyi isterim.
Bayildim. Bayildik!



ve beklenen kare...
Gulcin ve Ozanin kalifornia susiler ile bulusmasi.
E ama yemesek olmazdi degil mi :)



Bu tatilde beni en cok sasirtan seylerden biri de gordugumuz hayvanlardi.
Ayi gorduk mesela hem de 2 kere!
Agackakan gordum hayatimda ilk defa :)
Sonra deniz aslani, fok, yunus...
Ve hatta balina ve kopek baligi gorduk okyanusta :)
Allahtan bana uzaklardi tabi. Yoksa kopek baligi ve balina kisminda urkmedim desem yalan olur simdi :)


Bir baska gun batimi...
Ve bizim hayatimizda yasadigimiz en guzel evlilik yildonumu:)
Cok sukur :)



Bana sorsaniz bu gezinin unutulmazlari neydi diye...
Sekoya agaclarini kesinlikle sayarim.
Kaliforniya'da dunyanin bilinen en eski agaclarindan bazilari yasityorlar Sekoyalar.
Boylari upuzun, yaslari binlerce.
Oturdum bir kenera baktim onlara.
Oyle garip bir his ki.
Insan konusmak istiyor.
Dayanamadim basladim konusmaya.
Deli diyeceksiniz belki, hakli da olabilirsiniz ama dertlestim ben Sekoyalarla.
Terapi gibi bir seydi.
Sanki ustumden yukler kalkti gitti..
Bilmiyorum oyle gozlerimi dolduran yuregimi hafifleten cok ama cok guzel anlardi...


Kaliforniya ve her sehrindeki marinalari...
Bir sekilde hep gulumsetir bu yan yana dizilmis tekne goruntusu beni...


Pasifik yolunda bir kale var: hertz Kalesi.
Cok zengin Amerikali bir is adami usenmemis kale yaptirmis kendine.
Bunu da yazsam ne guzel olur, cok degisik bir yerdi kesinlikle. 
Hah bu da iste o kalenin havuzu.
Adamcagiz kaleye evim diyormus.
O zaman su gordugumuz bir "ev" havuzu :)



Son durak; San Francisco.
Ozan hastalanmasin mi tam da konferans oncesinde.
Deiler ki meyvenin iyisi cin mahallesinden alinir.
E dustuk yola San franciscoda manav bulmaya :)


Kaderde oralara kadar gidip Robin Williams'in anmasina denk gelmek de varmis.
Hep hatirlayacagim bir ani.
Dediler ki o gun "O'nun hayatinin amci insanlar icin birseyler yapabilmekti. Ne yapabilirse"
Hep hatirlayacagim o gunu.
Huzur icinde uyusun...


San Francisco'nun unlu tramvaylari.
Bunlar boyle sehrin tepeleri arasinda vizir vizir dolasiyor. 
Yanda asilmak daha makbul :)
Biz de oylesinden yaptik :)


 Ozanin konferansina megerse Lean Inn kitabinin yazari Sherly Sandberg konuk konusmaci olarak katiliyormus. 
Sanirim su anda en basarili kadin calisanlardan biri.
Illa dinlemek istedim.
Kacak girdim konusmasina :)
Pek guzel oldu. Hic pisman degilim :)
Hele sonra bir de tanistim ya kendisiyle hah iste tam da bu sebeple bu tesaduf bu gezinin bonusu bence :)


Tatil dedigin de rengarenk bir dey degil mi zaten?
Hah iste tam boyle :)



Ve bu yazinin son sozu...
Ben denize asigim.
Nokta.

Fragmani izlediniz...
Gezinin tamami cok yakinda Gulcince'de :)

24 Temmuz 2014 Perşembe

Terslikle son bulsun!

Gozumden uykunun aktigi bir gunle daha karsinizdayim sevgili blogsever arkadaslarim.
Hani boyle bildiginiz gozum acik ama icim uyuyor.
Bedenim toplantilarda ama beynim ruyalar aleminde dolaniyor.
Bitse de gitsek, bugun Cuma olsaydi iyiydi, hafta sonu gelsiiin nidalari beynimde dolaniyor.
Hasili oyle siradan bir gun.

Sana bir sey soyleyeyim mi biz istedigimiz kadar ay yok ya daha genciz diyelim, ohooo hayatin tadini yeni cikaracagiz diyelim, bu yaslar var ya bu yaslar sahane diyelim bu beden gun be gun daha cok yoruluyor.
Bak mesela ben eskiden hafta ici hafta sonu dinlemezdim.
Arkadaslarla bulusulacaksa illa haftasonunu bekleyecek degiliz ya aklima esince hoop kendimi sokaga atardim.
Simdi dun aksam is cikisi bir yemek yedik arkadaslarimizla bugun kulce gibi ortada dolaniyorum.
Alti ustu bir yemek yahu.
Masanin basnda oturuyorsun, belki evde olmaktan bile daha az yorucu olmali. 
Ama yok degil!
He canim he cok gencim daha!
Hayatin tadini da yeni cikariyorum.
Zaten bu yaslar da sahane.
He canim he!
Ama oyle be vallahi bu yaslar sahane :)

Yalniz bu ara ustumuzde, hayir olsun bir terslik var.
Sali aksami evdeydik Ozanla.
Tatil icin planlarimiza bakiyoruz. Araba kiraladik falan.
Ay evet bu arada resmen bizim de tatil zamanimiz geldi
Yasasin! Yuppi! Sonunda! 
Biz de haftayadan itibaren tatildeyiz vallaha :)
Hem de cook uzaklarda taa Amerikada :)

Neyse tatil yazilariyla zamanimiz cok olacak insallah simdi konumuza donersem.
Iste plan yaptik, araba kiraladik vs baktik saat 11 olmus. 
Tam artik yatalim gec oldu dedik.
Ozan salonda ben de iceriye yurudum ki...
Iceriden bir ses gummm!
Odum koptu!
Vallahi yuregim kus gibi cirpinarak gittim ki iceri ne goreyim, cok sevdigimiz bir lambamiz var evde.
Boyle fotografci spotu gibi.
Boylu boyunca yerde.
Kirilmis!
Ozan nasil oldu anlamadim diyor. Bir anda pat diye dusmus yere. 
Gece gece cam temizledigimize mi yanarsin.
Lamba kirildi, malum esyali ev ona mi yanarsin.
Cuma aksami ev sahibi yemege geliyor, bu isi de gereksiz actim bak basima,  ona mi yanarsin
Sec sec begen.
Biz aman napalim diyerek gidip yatmayi begenip sectik.
Dun Ozan tamir etmis lambayi ama bakalim nasil olacak.

Sonra dun aksam restoranda arkadaslarla oturuyoruz.
Tak diye sen Ozan'in dolgusu kiril, dolgu cocugun elinde kal!
Tatile kalmis sayili gun.
Bu memlekette saglik sisteminde is halletmek icin lazim sayisiz gun.
Geldi mi bir aksilik daha basimiza.

Boyle zamanlarda Turkiyede olmayi cok istiyorum.
O lambayi babam bir sekilde tamir eder.
Disci desen gece bile bulunur. Ay yok mikrop mu kapacak. Ay aman agrisi mi olacak endisesi de olmaz.
Ama burada var.
Baklaim bugun Ozan disci pesinde kosacak.

Bu son yasadigimizin yaninda lafi bile olmasa da dun bir de adim sayarimi kaybettim.
Bunun evrenin bana verdigi bir isaret oldugunu dusunuyorum.
Yeter hareket etme!
Otur dinlen diyor bana kanimca.
Hakli.
Dinlenecegim.
Insallah tatilde dinlenecegim. 
Onun da vakti gelecek, cok yakinda.
Ama bugun tek dilegim su basimizdaki aksilikler ceksinj gitsin yarabbim.
Haydi insallah.

Gulcin ofisten bildirdi.
Haydi simdi is basina :)

Ekleme: Aaaa soylemeyi unuttum.
Projem bitti! :)
hepinize desteginiz icin cok cok tesekkurler :)

18 Temmuz 2014 Cuma

Insan olan...

Dun bir arkadasim soyle yazmis:
Bu hayatta gerçek olan sadece 2 şey var: Biri benim kapak fotomda duran, maden göçüğünden sağ çıkan oğlunu isli yanağından öpen babanın mutluluğu.
Bir diğeri ise sahildeki çocukları İsrail jetlerince öldürülen şu babanın ic parçalayan acısı.
Geri kalan her şey hikaye...

O fotograflari biliyorsunuz...
Biliyorum, gozlerinizi kapadiginizda bazen o fotograflari goruyorsunuz...
Hakikaten geri kalan hersey hikaye...

Dun Israil Savunma Bakani devam edecegiz dedi.
Ustelik daha da guclu olacagiz.
Guc...
Plajda oynayan cocuklari jetlerle oldurmek; guc...

Israil devlet Baskani Hillary C. ile yanyana bir aciklama yapti.
Sivillerin zarar gormemesine oldugunca onem gosteriyoruz dedi,
Onem veriyorlar.
Fotograflara bir kere bak. Orada sadece cocuklar var.

Su hayatta Hillary C. kadar beni urkuten cok az insan var.
Kizmak, sevmemek hatta nefret etmek degil sadece. urkuyorum ben o kadindan. 
Seytanin dunya yuzundeki yansimalari var gibi geliyor arada bana.
Onun gozlerine her baktigimda acimasizlik kelimesi somut hale geliyor benim icin.
O kadar gucun esiri olmasin hicbir insan.
Dun Israil baskani konusurken ben Hillary C.yi izledim.
Izledim...
Oyle duruyor. Kirpigi bile oynamiyor. 
Eh belli bu isin bir ucunda kocaman bir guc var...

Baska siviller de baska bir savasin kurbani oldu dun.
Ukrayna ustunde dusurulen ucak.
200 olu.
Tatile, isine, evlerine giden insanlar.
Ne suclari var?
Putin aciklama yapiyor. Yok onun da kirpigi bile kipirdamiyor. Eh belli bu isin ucunda da baska kocaman bir guc var... 

Ve bu iki kocamannn guc, gecen gun yapilan aciklamalara gore dunyanin en guclu ordularina sahipler.
Onlarin tanklari, fuzleri, jetleri, olenlerin de bir tek canlari var. 
Bizim de bir tek canimiz var.

O ucaktaki 200 kisiye de gunlerdir haftalardir olen onlarca Gazzeli masuma da ayni aciyor benim icim.
Cunku hepsi masum.
Cunku hicbiri bu savasin sebebi degil.
Cunku hepsi sadece kendi hayatlarini yasiyorlar.
Ve seytanin bu dunyadaki yansimalari gozlerindeki acimasizlikla televizyonlarin karsisinda konusurken olum gelip onlari buluyor.

Tehlikenin farkindayiz biz.
Hatta dunya insanlari olarak tehlikenin gobeginde yasiyoruz.
Dort yanimiz savas.
Dort yanimiz olum.
Bizim gibi bir tek cani olanlarin ve elinde baska hicbir sey olmayanlarin her an kapisini calabilecek olum...

Musluman, Hristiyan, Hollandali, Ingiliz, Gazzeli, Ukraynali.
Gelin gecin bunlari.
Gercek su ki bir masanin basina oturuyorlar ve hepimizi sirayla olduruyorlar.
O yuzden bu yasadiklarimizin dini yok, milliyeti yok.
Insan olan butun bu olumlere tepki duyar...

17 Temmuz 2014 Perşembe

Bugun de bunu cok sevdim

Gecen aksam evde oturuyorduk oyle Ozanla.
Ikimiz de nasil yorgunuz.
Benim halim malum zaten gecem gunduzume karisti bu ara. 
Ozan da farkli degil.
Baya baya coik calisiyoruz ikimizde.

Iste yine oyle tum gun calisip, yorulup eve kendimizi zor atmis ve evde koltuklara gomulmus uyuklarken.
Instagramda gordum ki Buika Istanbuldaymis.
Konsere gidenler olmus.
Oh ne guzel :)
Bayilirim ben Buika'ya.

Instagrami kapattim.
Aradim taradim televizyonun kumandasini buldum.
Aslinda o an icin ozel bir sey izlemedigimiz ama arka fonda ses yapan televizyonun kapatma dugmeisne bastim.
Buika'nin su parcasini actim.


Gittim oturdum Ozanin yanina.
Internete bakmadik, televizyona bakmadik, konusmadik da.
Oyle yanyana Buika dinledik biz o aksam.
Pek guzel oldu.

Sonra Ozan dedi ki...
Gulcin ne diyor acaba bu sarkinin sozleri?
Bilmem dedim... Ama hicbirsey anlamasak da duygulaniyoruz ya o yuzden bu kadar guzel galiba...

Geldim bu sabah sozlerinin cevirisini buldum sarkinin.
Soyle diyormus Buika...

Sular özgür olduğundan beri
Kaynaklar arasında özgürce yaşar,
Yaseminler ağlamaklı
ve ben anlamıyorum
güzelim nasıl olur da gözlerinde sadece çöller var?

Güzel bir öğleden sonraydı
zeytin ağaçları arasındayken
kimse, hiç kimse görmedi seni nasıl sevmiş olduğumu
seni nasıl sevdiğimi.
Bugün zeytin ağaçları uyuyor ama benim uykum yok.

Gururunun açtığı yarayı iyileştirebilecek kimse olmayacak bu dünyada
Canımı nasıl yaktın anlayamıyorum,
Bana verdiğin bunca sevgiden sonra…

Olur da geri dönersen, sana eski türküler söylemeyi düşündüm
aşk ve acıları anlatanlardan..
Geri döndüğün zaman güzelim,
seni öpücüklere boğacağım.
Ve yüksek yerlere uçacağız
bulutların yavaş ilerlediği.
Dudaklarım vücudundan yavaşça kayacak
o kadar yavaş ki zaman kesinlikle duracak

Gururunun açtığı yarayı iyileştirebilecek kimse olmayacak bu dünyada
Canımı nasıl yaktın anlayamıyorum,
Bana verdiğin bunca sevgiden sonra…

Ne guzel...
Ne sitemkar...
Dunyanin her kosesinde aski acisiyla, tatlisiyla sonuna kadar yasayan ne cok insan var...
herseyi ozetleyen tekbir cumle...
Canimi nasil yaktin anlamiyorum, bana verdigin bunca sevgiden sonra...
Ne diyeyim...
Iste o aksam da bugun de ben bunu cok sevdim...

PS: Ceviri eksisozluk...
https://eksisozluk.com/no-habra-nadie-en-el-mundo--1925893?p=4

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails