28 Şubat 2014 Cuma

Bugun de buna cok guldum :)

Olur ya.
Bundan sonra benim bir adim da Ugene olsun :)
Sizi mi kiricam :)))



27 Şubat 2014 Perşembe

Bir taksici amca bana mutlulugun sirrini anlatmisti

Bugun bir seyi hatirladim. Londra'ya ilk tasindigimiz zamanlardi. Ben yine Rotterdam'a toplantiya gitmistim. Rotterdamda son aksam ofisten ciktim. Hava harika. Karsimda su manzara. Eskiden olsa o manzaranin ortasindan yuruyup gidecegim ben. Evimize. Muhtemelen istasyonda Ozanla bulusacagim. Yine muhtemeldir ki o beni beklemis olacak istasyonda. Surat asacak biraz yine onu beklettim diye. Gonlunu alacagim. Markete gidecegiz. Ne yesek diye dusunup dusunup malzemeler toplayacagiz. Evimize gidecegiz sonra. Yemek yapacagiz beraber. Belki yaninda birer kadeh de sarap… Eskiden olsa…


Ama ben taksi bekliyorum. Alsin da beni gotursun oradan diye. Dalip gitmisken ben Maas'in sularinin ahengine, bekledigim taksi geldi. Soforu de Turkiye'den gelmis. Belli temiz yuzlu hossohbet bir adam. One otur istersen kardesim sohbet ederiz dedi. Olur dedim ben de. Edelim.

Daha cok o konustu ben dinledim. Ama yolun sonunda dedim ki eger gercekten varsa boyle seyler, o sofor abi ozene bezene secilmis, ozellikle o gece benim karsima cikarilmisti sanki…

Cok konusuyordu cok.
Cok mutluydu cok.
Oyle mutluydu ki insani o haliyle sasirtiyordu. 
Siz mutlulugun sirrini bulmussunuz sanki dedim.
Evet dedi. Sana da soyleyeyim mi?...

Siz ne derdiniz bu durumda bilmem. Ama ben duymak istedim onun sirrini. Soyleyin lutfen dedim.

Elindekiyle mutlu olmak mutluluk dedi. Olabildigince onun keyfini cikarmak. Bunu yaparsan mutlu olursun iste dedi.

Durdum… Sen ne zaman gittin buradan dedi. Sasirdim. Nereden bildiniz gittigimi dedim. Sevgiyle bakiyorsun sokaklara belli ki cok guzel seyler yasamissin sen bu sokaklarda dedi. Iyice sasirdim.  3 hafta once dedim. Ah yeniymis daha. Ama dilerim en az burasi kadar mutlu etsin orasi da seni. Bak sana bir sey soyleyeyim mi dedi. 


Mutluluk nerede biliyor musun? 
Iki kulaginin arasinda. Kafanin icinde. O kafanin icindekiler nereye gitsen seninle olacagina gore. Mutluluk hep seninle…

Bu sabah ofise yururken bunlar geldi aklima. Hakliydi amca. Mutluluk benim, bizim iki kulagimizin arasinda.  Ve o kafamizin icindekiler hep bizimle. O zaman mutluluk hep bizimle... Mutluluk hep benimle... Arada dalgalansam da, arada bunalsam da ne olursa olsun mutluyum ben be. Bugun de iste boyle :)

25 Şubat 2014 Salı

Nacizane Tavsiye

Ama biz de hep kendimize, hep kendimize yaziyoruz. 
Boyle olmaz dedim ben bugun Basbakana yazdim yazimi :)

Sayin Basbakanim,


Dun aksam yayinlanan ses kaydinizi dinledim. Diyorlar ki duzmeceymis; olabilir. Diyorlar ki gercekmis; o da olabilir. Eminim ki kaydin incigina cincigina kadar soylenmeyecek sey kalmayacaktir onumuzdeki gunlerde. O yuzden ben musadenizle bu konu hakkinda birsey yazmayacagim. Size bu satirlari baska bir sey yazmak, nacizane kucucuk bir tavsiyede bulunmak icin yaziyorum. 

Kafamiza vurula vurula ogrendik ki hikmetinizden sual olunmaz, size tavsiye vermek de kimsenin haddine dusmez, biliyorum. O yuzden bugune kadar dinledigim hicbir ses kaydinda klavyemin tuslarina elimi surmedim. Velakin, dun dinledigim ses kaydindan sonra inanin sizin icin bile uzuldum. Iste siz ne kadar bizim samimiyetimize inanmasaniz da vicdan boyle bir sey. An geliyor insan uzulecegi insani bile secemiyor, ne garip. Bu uzulme hali cok uzun surmese de hislerimi ve tavsiyelerimi yuksek musadenizle sizinle paylasmak istedim.


Sayin basbakan, islerimiz cok farkli olsa da nihayetinde siz de biz de projeler yonetiyoruz. Konulari farkli, caplari farkli, etkiledikleri alan farkli. Ama nihayetinde hepimiz yoneticiyiz. Siz israrla kendi konumunuzu farkli yelere koysaniz da ozde hepimiz isimizi yapiyor karsiliginda maas aliyoruz. Ve ozde hepimiz insan gucunu yonetip bir isi zamaninda bitirmeye calisiyoruz. Hah iste tam bu noktada yillardir bin tane egitimle bize ogretilenleri sizinle de paylasmak istedim.

Sayin basbakanim, nacizane tavsiyem yaninizda calisan insanlari acilen degistirin. Yillardir bize ogretilenlerin basinda su gelir: bir yonetici her isi en ince ayrintisina kadar kendisi takip ediyorsa ya yoneticilik yapmayi bilmiyordur ya da yaninda calisan insanlar is yapamiyordur. Artik siz hangisini uygun gorursunuz bilemem. Ama haberlerin alt yazisina kadar siz denetleyecekseniz o projeler bitmez; ben bunu bilirim. Fatih kes yayiyini dediginizde onune arkasina bakmadan ekranda her ne yayin varsa kesecek baglilikta bir eleman ne guzel, her projeye lazim oylesi. Ama sayin Basbakanim Fatih de hangi yayini kesecegini, hangi alt yazinin uygunsuz oldugunu biraz da kendi bilsin degil mi? Hep siz mi takip edeceksiniz onun yaptiklarini canim, olmaz ki.

Sonra Fatih'in her ses kaydini dinledim. Hep sizi uzdugu icin cok uzgun oldugunu soyluyor. Ama bize soyle de ogrettiler sayin basbakanim; elemanlarinizin hatalarini hosgoruyle karsilayin. Hatalarindan ders almalarini saglayin. Yalniz ayni hatayi surekli tekrarliyorsa o is icin uygun olmadigini gorun ve aksiyon alin. Bir Fatih son bir ay icerisindeki 4 ses kaydinda da sizi uzdugu icin kahroluyorsa bence Saba Tumer'i degil Fatih'i kovun. Ogrenemiyor demek ki, degil mi ama? 

Acikcasi Fatihle ilk konusmanizi duydugumda cok sasirdim sayin basbakanim. Neden derseniz, Ben bugune kadar hep bu islerle ilgilenecek adamlariniz vardir saniyordum. Zira bize egitimlerde boyle ogrettiler. Iyi bir yonetici olmak istiyorsaniz isleri delege etmeyi, sizin icin calisanlara sorumluluk vermeyi prensip haline getirin dediler. Ama bu sadece isine guvenebileceginiz insanlarla calisirsaniz mumkun tabi, yoksa sizin yoneticiliginizle ilgili imada bile bulunmak istemem. Iste o yuzden siz yaninizda calisanlari degistirin basbakanim. Yoksa hasta degilseniz bile boyle her ayrintiyla ilgilenirken hasta olmamaniz mumkun degil. Koca ulke, milyonlarca insan, bir suru televizyon kanali, gazete, internet sayfasi... Hangibirini tek tek takip etmeye yetiseceksiniz, degil mi ama?

Hadi calisanlari degistirirsiniz de bilirim insan ailesini degistiremez. Hah iste tam bu yuzden egitimlerde bize hep sunu soylerler sayin basbakanim; ailenden insanlarla calisma. Is verirsin yapamaz, kizsan olmaz, kovsan olmaz. Yine sizin takdiriniz ama hele hele her ayrintida sunu da boyle yapalim mi, bunu yapsak olur mu diye soran cocuklarla is sanki hic olmaz. Nerede proje elemanlarinda aradigimiz olmazsa olmazlar insiyatif alma, nerede bagimsiz karar verme? Bir seyi de yapsinlar da direk onunuze sonucu getirsinler degil mi?

Ornek alabilecekleri insanlar da var aslinda.  Mesela diger Fatih, anket sonuclari beklendigi gibi cikmadiginda hemen cozum arayisi icine girmisti. 3 oradan alalim, 5 buraya ekleyelim diye fikirler uretmis size sorunla degil cozumle gelmek icin caba gostermisti. Kasette dinledik. Proaktif bir yaklasim. Ustelik televizyonda gorduk hirsindan gozleri dolsa bile saygida kusur etmiyor. Bana sorarsaniz size iste oyle her adimda bunu mu yapalim demeyen, yaratici cozumler pesinde kosan insanlar lazim. Fatih gibi bir kac tane daha varsa kritik gorevlere onlari getirmeniz sanki daha uygun olur sayin basbakanim.

Benim yazdiklarim inanin hep sizin iyiliginiz icin. Ne demisler proje takimi var muduru vezir eder, proje takimi var muduru rezil eder. Sizinkiler yok kina da yakin, yok otpora usak olun, yok sizi uzdugum icin kahroldum  diye diye sizi vallahi rezil ediyorlar sayin basbakanim. Hayir kahrolacaksan uzme degil mi ama? Bence oyle.

Sozun kisasi, bunca yildir aldigimiz egitimler ve calistigimiz projelerden ogrendigim kadariyla ekibinizle degil konusulan caplarda isler, siradan bir sirketin en ufak bir projesini bile yonetmek bana zor gorunuyor basbakanim. O yuzden is kemale ermeden siz bu yaninizda calisanlari degistirin. Bakin gorun cok rahat edersiniz. Proaktif, sonuc odakli, caliskan bir ekiple saklanacaklar da saklanir, aklanacaklar da aklanir sirtiniz yere gelmez vallahi.

Saygilarimla

24 Şubat 2014 Pazartesi

Bugun de buna cok guldum....

Sizi bilmiyorum ama benim gulmeye cok ama cok ihtiyacim var.
Kotu haberlerin sonu bir gelmedi arkadas! 
Dunyanin sagindan solundan kotu haber geliyor.
Devletler, polisler cildirdi. Resmen cildirdi.

Bir sabah da kalkalim desinler ki ay nasil da gunluk guneslik bir dunyamiz var! 
Herkes mutlu! 
Saglik sorunlari yok. Herkes yiyor, iciyor, hayatin keyfini cikariyor.
Yok nerede.
Bize her sabah yine husran, bize yine her sabah aglanacak halimize gulmek var!

Bu arada duydunuz mu?
Elestiriler karisinda sayin Cumhurbaskanimiz Ama ben bugune kadar bilmem kac tane yasayi veto ettim ki demis...
Zaten aksam da elektrikler kesilmistir ondan okuyamamistir baGzi yasalarin iceriklerini degil mi?
Amannn iyice ilkokul bahcesine dondu ortalik ha!

Deli Anne'ye selam olsun!
Der ki O.
Akilliliga doydum, ben artik delilige asigim.
Vallahi ben de bu ara bu hunililere asigim :)




20 Şubat 2014 Perşembe

Ic dokme

Bazen kendimi durmaksizin cemberinde donen bir fare gibi hissediyorum. Ya da hamster. Neyse iste o kafesin icindeki oyuncaklarla oynayip oyalanan, ama illaki o cemberde delicesine kosan kucuk yavrulardan biri. Ben.

O cember de rutinim. Uyan. Ise git. Calis. Calis. Calis. Eve don. Dinlen. Eglen. Uyu. Uyan.  Ise git. Calis. Calis. Calis.... boylece devam ediyor. Ben kosuyorum. Cember donuyor. Ama isin kotusu onca kosmama, cabalamama, ve yol aldigimi dusunmeme ragmen o cember hep yerinde duruyor.

Bunca kosturmaya benim uzaklara varmis olmam gerekmez mi? Bir dagin eteklerindeysem dagin zirvesini gormus olmamali miydim? Bir yolun basindaysam yolun ilerisine varmis olmamali miydim? Ben niye her durup neredeyim diye baktigimda ayni yerde buluyorum kendimi?

Evet is hayatindan bahsediyorum. Yoksa hasa ozel hayatimda ayni yerde durmadigim ortada. Bir gun oradayim, bir gun burada. Bir yil bir ulkedeyiz bir yil baska ulkede. Sen buna mi rutin diyorsun diyeniniz olabilir. Soyleyeyim evet, ben buna rutin diyorum. 

Zira o degisen ulkeler benim Uyan. Ise git. Calis. Calis. Calis. Eve don. Dinlen. Eglen. Uyu. Uyan.  Ise git. Calis. Calis. Calis... rutinimdeki sadece Dinlen ve Eglen adimlarini degistiriyor. Dinlendigim yer ve eglendigim yer. Gerisi ayni. Ayni is. Ayni projeler. Ayni insanlar. Ayni sorumluluklar. Hersey ayni. ayni. ayni...

Huzurlu ve mutlu bir hayatin esassinin o dinlen ve eglen ikilisinde sakli oldugunu biliyorum. Dinlen. Eglen. Iste bu ikisine sigdirdigimiz enerjinin hayatimizin geri kalini yonettiginin farkindayim. Zaten yasadigim anin, elimde olanin olabildigince keyfini cikarmaya calisan bir insanim. Bunu basariyorum demiyorum. Ama cabaliyorum. Velakin rutinimdeki diger kelimelerdeki ayniliktan bazen boguluyorum.

Bildiginiz boguluyorum. Nefes alamayacak kadar bunalmis hissediyorum bazen kendimi. Bir tek kelime daha dinleyemeyecek kadar dolmus. Bir tek soru daha cevaplayamayacak kadar bikmis hissediyorum. Ve tum bu hezeyanlari yasarken o cemberin icinde hala delicesine kosuyor oluyorum. Bir fare, bir hamster gibi. 

Duramiyorum zira durmama firsat yok. Ben ne kadar bunalirsam bunalayim. Ben ne kadar buraya kadar dersem diyeyim toplantilarin, isin gucun bittigi ya da bitecegi yok.

Bundan 4 yil onceydi. Hayat bu degil dedim ben. Hayat cok calismak degil. Hayat yorgunluktan bitmek ve hayati isten ibaret sanmak degil. Is degistirdim. Daha az kazandigim ama kendime daha fazla zaman ayirabildigim, daha sakin bir ise gectim. Dogru yaptim. Yanlis degildi yaptigim. Ama yanlis olan bir sey vardi beklentilerim. Zira daha sakin is sevdigim bir is demek degildi. Onu iste simdi 4 yil sonra yine bu kadar yorgun hissedeken anliyorum. 

Bazen dusunecek vaktim olmuyor. Ynei bir ulkeye alismaya, yeni arkadaslar edinmeye, yeni bir duzen oturmaya calismak beni mesgul ediyor. Ama bir an geliyor. Bir an. Iste o bir an ben hep ayni seyi farkediyorum: Ben bu is sevmiyorum. Sevemiyorum. Ve iste o yuzden rutinimin Eglen. Dinlen disindaki her aninda mutsuz oluyorum. 

Sevdigi isi yapan var mi diyeceksiniz. Belki yok. Ama bu mutsuz kalmamiza sebep mi? Olmasin istiyorum ben.
O yuzden bir suredir dusunuyorum. Hem de cok dusunuyorum. Mutlu olacagim is ne benim? Ne olmali olnu dusunuyorum. Kahretsin ki bulamiyorum.

Ama yine de mutsuzluga mahkum etmeyecegim kendimi. Deneyecegim. Sevdigim isi en azindan arayacagim. Artik bunu biliyorum. Ve sana soz veriyorum ben artik bunun icin cabalayacagim. Bunu yapacagim blogum. Elimden geleni yapacagim. Umarim...

Kusura bakmayin basinizi agrittim...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails