20 Ocak 2025 Pazartesi

2025!

 Yeni yil basladi hem de buyuk bir hizla. 

Sadece 3. calisma haftasindayiz ama bana sorsaniz ustumde bir Mart hissiyati var. Baya calismisiz da yorulmusuz gibi :) Bu yil is hep boyle olacak. Yogun, kosturmali, karisik. Buna hazir miyim? Hayir. Ama artik isi hayatimda bir yere koyup, orada kilitlemeyi basarmaya basaldim. Evet stres, yorgunluk beni tabi ki etkiliyor. Ama hayat isten cok otesi. O yuzden isteki yogunluga kendimi hazir hissetmeye calismiyorum. Ne olursa yasanacak. Daha cok isin stresini hayatimin geri kalalina sirayet ettirmemeye odaklamaya calisiyorum enerjimi. Bu daha onemli. Inanin bana daha onemli.

2024 sonunda evde kucuk bir kaza gecirdim. Pazar gunu yemekler yapilmis, cay demlenip soyle kizimla oyun oynama vakti gelmisken... Ust kattan bir sey almak icin ykari ciktim. deniz de bu arada merdivenin basinda beni bekliyordu. Inecegim de birlikte oyun oynayacagiz. Inerken son merdiveni kacirdim. Bilegim burkuldu, toparlayamadim. ve merdivenin basinda beni bekleyen denizimin ustune bir goktasi gibi indim. Su olay topu topu 3-5 saniye icinde yasanmistir. Ama denizin yuzundeki korku, benim icimdeki telas ve ayagimdan gelen kilikk sesi hala kulagimda :(

Hani dusunce insan o an olayin buyuklugunu asagi yukari anliyor ya. Ben de o anda, bunun o kadar basit bir sey olmadigini anladim aslinda. O ayagimdaki yanma, o kulagimdaki ses, o icimdeki aci... hepsi bana iste bu iyi olmadi Gulcin dedi sanki. Once denize sakin ol dedim tabi. nasil korktu kuzum ben ustunde oyle dusunce. Sonra kalktim ayagima buz koydum. Hadi Deniz bir master chef izleyelim dedim ki ben kendimi dinleyeyim, o da annesine sarilip sakinlessin.

Yarim saatin sonunda acillik oldugumu anlamistim :)

Burada acil bir macera. Biliyorum ki gittim mi saatlerce oradan cikamayacagim. O yuzden Ozan dedim ben yemek yiyip oyle gidecegim, ac acina hic ugrasamam. Yemegimi yedim, telefonumu sarj ettim. Kulakliklarimi aldim. Ve ozana beni birakin donun dedim.

Yok yalniz olur muymus? Yok onlar da gelsinmis. Yok yardima ihtiyacim olurmus.

Biz hastaneye gidesiye saat 6 oldu zaten. Cocugun uyku saati vs. Neyse Ozani giderlerse daha rahat edecegim konusunda ikna ettim. Iyi ki de etmisim. Hastanede isim 4,5 saat surdu. Etraf bir suru hasta insan dolu. Ben eve dondugumde saat 11i geciyordu. O arada Deniz dusunu almis, uyumus. Cocuk telef olacakti oralarda.

Ben de hic saati vs takmadan 2 film izledim. Oh. Mis. 

Ayagimda cok sukur buyuk bir sey yok. Bilek saglam. Ama ayagimin ust kisminda chip dedikleri ufak bir kisik desen kirik degil, saglam desen saglam degil bir hal var. Ayagima bir ayakkabi verdiler, kollarima da iki degnek, ceplerime de agri kesiciler eve yolladilar beni.

Bu kazanin ustunden 6 hafta gecti. Christmas tatili de dahil olmak uzere ben genelde bu 6 haftada oturdum. Gercekten ayagimi zorlamadim dinlendirdim. Baya da iyilestigime inaniyordum. Taki tatil bitip normal hayata donene kadar. Meger o kadar da iyilesmemisim. Biraz yurudum mu sisiyor o ayagimin ustndeki kisim. Biraz ayakta durdum mu otur diyor.

Bunaldim. 

Bu arada aldigim 2,5 kiloyu saymiyorum bile bakin. Onu da sayarsam cok bunaldim!

Gececekk, elbette gececek. Cok kafama takmamaya calisiyorum. Bu hafta ortopedits geri cagirdi beni bakalim ne diyecek. 

ne diyecek, tur, zorlama. E iyi de bunaldim :)

Eninde sonunda geldigimiz nokta ayni; saglik herseyin ama herseyin basi. Benim de basima gelen bu kadar oldun Cabucak bitsin gitsin.

Iyi yillar ve yeni yil hepimize cok iyi gelsin :)




30 Eylül 2024 Pazartesi

Ofiste garip bir donem

 Is hayatimin en garip donemlerinden birini yasiyorum. Bilen biliyor calismayi seven, cok calisan bir insanim. Ama oyle gozu isten baska bir sey gormeyen bir insan da degilim sukur. Kendi icimde bir dengem var sanki, yuvarlanip gidiyorum. Bu denge ozellikle Denizden sonra daha iyi oldu. hani cocuk insanin hayatinda pek cok seyi biraz daha zor hale getiriyor kesinlikle. Is de bunlardan biri aslinda. Ama bana denizin dogumu cok iyi geldi. Taslar yerine oturdu, isin hayatimda kapsadigi alan "mecburen" azaldi. Deniz'e ayirmam gereken zaman tabi ki isten de bir kisim aldi. Almak zorundaydi cunku cok calisiyordum. 

Ha simdi calismiyor muyum? Calisiyorum. ben hep cok calisiyorum. Ama bence dengeler daha normal su an. Bilgisayar kapanabiliyor. Bazen de kapanamiyor ama yani bazen de kapanabiliyor ya ona bakmam lazim :)

Ama su ara is cok. Cok calistigimiz icin degil. O her zamanki duzeyde. Ama sirket kuculmeye gitti. hem de oyle boyle degil etrafimizdaki her 3 insandan biri gidecek gibi duruyor. Bu gideceklerden biri ben de olabilirim, olmayabilirim de. Hepsi olasiliklar dahilinde. ve acikcasi bu benim umurumda bile degil. Bunu soyledigimde ciddi misin diyorla bana. Senin kadar isi seven biri bunu kafaya takmiyor mu? Samimiyetle soyluyorum takmiyorum. Umurumda bile degil. Ben isem gidecek olan giderim ne var yani dunyanin sonu degil. babamin yillardir islettigi, bana devrettigi bir isi kapatacak degilim ki? Sonucta bu bir siret ben de calisaniyim. Gider baska yerde calisirim. Dolayisiyla isin bu tarafiyla ilgili icimde zerre huzursuzluk, stres, uzuntu vs yok. ne olacaksa olacak, yasayip gorecegiz. 

Ama bu aralar is tatsiz. Cunku ofiste surekli bir veda havasi var. Surekli birileri gidiyor. Ve bu bence umursanacak, can sikan bir sey iste.

Universiteye gittigim yil cok zorlanmistim. Ailemden evimden ilk defa ayriliyordum. Bu bana baya agir gelmisti. Ama asil zor durumda olanlarin annemler oldugunu eve ilk geri gittigimde anlamistim. Cunku giden icin illa yeni bir macera oluyor. Evet alismak zor ama gitmenin bir heyecani var. geride kalan ise ayni hayata bir ekiskle devam ediyor.. Bu hic heyecanli degil. 

O yuzden ben bu kalan olma isini pek sevmiyorum. Hele veda kismini hic sevmiyorum. Ha bu da buyutulecek bir sey degil. Kalacaksak da isimizi yapacagiz. O kadar. Buyutulecek bir sey yok ama tatsiz iste. Insan sonucta ofisteki arkadaslariyla o kadar cok zaman geciriyor ki dugusal bri bag olmamasi imkansiz. En azindan agir bir yengec olarak benim icin imknasiz :)

Ama elbette su kacak ve yolunu bulacak. Gidenler gidecek (ve belki onlardan biri ben olacaim), kalanlar kalacak ve hayat devam edecek. Biz calisacagiz sirket de para kazanacak. Kaputalist duzen bu. Otesi yok. 

O yuzden iste is hayatimin en garip donemlerinden birini yasiyorum. Hic bir sirketin kuculmesine denk gelmemistim. Cok da eglenceli degil soyleyeyim. Ama dunyanin sonu da degil onun da farkindayim. Bekliyorum, ekibime sahip cikmaya calisiyorum, moralleri duzgun olsun diye ugrasiyorum. gerisi icin de elimden gelen bir sey yok zaten.

Tek istedigim bri an once tamamlansin su surec de bitsin. Cunku hepimiz iyi biliyoruz ki bu araftaki surec en fenasi. Olsun bitsin herkes rahatlayacak eminim. Sabir. Gorecegiz bakalim neler olacak.

Bugunluk de bu kadar. 

27 Eylül 2024 Cuma

Hizlica sunu yazmak istedim sadece...

Bugunlerde yine donup blogumu okuyorum. Iyi ki yazmisim diyorum. Artik niye yazmiyorum ki diyorum. Instagramdan da elimi ayagimi cektim. hani eskiden bu yillari da oradan hatirlar Deniz diyordum ama o da gitti. Sanki Deniz'e hic hatira birakamiyormusum gibi bir hisse kapiliyorum. Ne sacma. Hatiralari Deniz'in kalbine birakmam yeterli degil mi zaten? Ama iste oyle gelmiyor bana. Illa donup bakabilecegi bir sey oldun istiyorum. Onu ne kadar severek buyuttugumuzu gorebilecegi seyler.

Mesela keske bunca yildir vlog cekseydim diyorum. Hadsizligime bakin. Suraya 2 yazi yazmamisim, instagrama fotograf ekleyemez olmusum ama vay neden vlog cekmedim diye hayiflaniyorum :) Ama ne bileyim iste bir gun donup izleseydik bazi gunleri guzel olmaz miydi? Olurdu sanki.

Bu hislerde donup donup Denizin bebeklik videolarini izliyor olmamizin etkisi de buyuk. Oyle seviyor ki o videolari izlemeyi. Ve bana o kadar komik geliyor ki tepkileri. Cunku ayni benim onu sevdigim gibi seviyor kendi bebekligini. yerim seni diyor mesela, ya icime sokucam seni bebek diyor kendine. Bunlari da yazdiklarimdan okumadi iste. Sonucta bir yerlere yaptiklarimiz da isleniyor.

Bu aralar oyle garip bir his var ustumde. Daha cok animiz olsun, daha cok birlikte zaman gecirelim. Daha ne yapacaksak. Cocuk okulda oldugu zaman disinda koynumuzdan cikmiyor resmen ama yetmiyor bazen. 8 yil oldu ve ben hala durup durup kendime yeterince severek buyutuyor muyum diyorum. Yanlis anlamayin kalbimdeki sevgi degil sorguladigim. Onun daha buyuk olmasi mumkun degil gercekten degil. Ama yeterince opuyor muyum? Yeterince sikistiriyor muyum o yanaklari. Gozlerinin icine bakip yeterince Deniz seni cok cok cok seviyorum birtanem diyor muyum? Bunlar aklimdan gecenler.

Gecenlerde ofiste bir arkadasimizin bebegi oldu. Gecenlerde dedigim bebek 6 aylik olacak neredeyse. Kizcagiz baya zor bir postparturum geciriyor. Aslinda ofiste degil ama bana mesaj atti konusabilir miyiz diye. Tabi dedim. Merak da ettim niye ariyor beni. Toplantiyi actik ve aglamaya basladi. Dedi ki Gulcin ben galiba bebegime iyi bakamiyorum. Cok uzuluyorum. Galiba bene bebegimi yeterince sevmiyorum. Konustuk konustuk. Ona dedim ki XX, bebegime iyi bakamiyor muyum diye uzulen bir anne bebegini sevmiyor olabilir mi? Sevmiyor olsan onun icin endiselenir misin hic? Cok sevdiginden ne yapsan yeterli gelmiyor. Muhtemelen cok sevdiginden o kadar zorluyorsun ki kendini yorgunsun. Yorgunluk da boyle hissettiriyor. Daha cok agladi. Cok yorgunum Gulcin dedi. 

Uzakta bir bebegi bir basina buyutmek nedir, nasil yorucudur bizim gibi gurbet kuslarindan daha iyi anlayan olabilir mi? O da Hollanda da. Ben de anladim onu. Dinledim sadece. Cunku biliyorum sadece birisi onu duysun ve gececek desin istiyor. Yarim saatlik bir konusalim demisti 1 saat konusmusuz. Kapatirken dedim ki sanma ki yeni annesin, kucuk bir bebek diye boyle hissediyorsun bak 8 yasinda oldu hala kendim yeterince optum mu diye soruyorum, yeterince sevdim mi bu ara diyorum. Annelige hosgeldin, hep bir yetersizlik hissi de bu isin olmazsa olmazi iste.

Oyle. Ama oyle de guzel bir his ki daha cok sevme istegi. ben oyle seviyorum ki bu hissi. Konudan konuya atladim ama ben aslinda sadece sunu yazacaktim... 

Denizle basbasaydik bu hafta, Ozan is seyahatindeydi. Oyle guzeldi ki basbasa gunler. Iste o yuzden bunu buraya yazayim istedim.

Deniz, seninle bazen cok kavga ediyoruz. Bildigin didisiyoruz. Ama biliyorum ki beni cok seviyorsun. Sen de bil ki ben de seni cok seviyorum annecim. Hep yeterince gosteremedigimi dusunecek kadar cok seviyorum seni.

Yillar sonra en azindan bunu oku diye yazdim bunu Deniz. Iyi ki varsin. Sen bu hayatta en sevdigim insansin. Hani he diyorum ya sana, dunya bir yana sen bir yana canim kizim. Iyi ki varsin...

27 Mart 2023 Pazartesi

Bu aralar

 Haftada bir blog yazisi yazayim diye niyet etmistim, olmadi.

Ayda bire razi idim. Ama deprem gelince, ne yazacak, ne paylasaca, ne okuyacak hal kalmdi.

Alt ust olduk.

Daha once de felaketler yasadik, evet. Ama bu kadar buyuk bir felaket olmus muydu? Yoksa insan icinden gectigi seyi, o an yasadigi seyi mi en buyuk saniyor? Bilmiyorum. Ama buyuktu, zordu, zorladi.

Simdi secim telasi sardi etrafi. Insanlar tutunacak bir dal ariyor iste. Secim istedikleri gibi olursa, duzelecek saniyorlar. Umut etmek guzel sey. Ben de umut etmek istiyoru, secim istedigimiz gibi olsun istiyorum. Ote yandan sonuc istedigimiz gibi olsa da onumuzde uzun, cok uzun bir yol var goruyorm.

Baslamadan bitmiyor. Bir yerden baslamak gerekiyor. Baslayalim istiyorum. 

Kafam surekli bunlarla mesgulken. Bir yandan deniz buyuyor.

Artik 6,5 yasinda.

6 yas cok guzel ama zorlanmalarimiz bitmiyor. Deniz buyuyor ama inadi da buyuyor. Bu ara bizim evde gercekten beni de Ozani da zorlayan, cok zorlayan zamanlar yasaniyor. Deniz illa istedikleri olsun istiyor, olmayinca sesi yukseliyor, koydugumuz sinirlari test ediyor, daha da cok test ediyor. Ve bu anne ile baba bazen gerceten cok yoruluyor.

Dunyada en sevdigim sey Deniz. Dunyada en keyif aldigim sey Denizin annesi olmak. Dunyada en zorlandigim seylerden biri de Denizle iliskimizde bunlari yasamak...

Zorlaniyorum, ama iyi taraflarina odaklaniyorum. Canim kizim iste buyume sancilari yasiyor.

Is de kolay degil bu aralar. terfi guzel, yeni rol zorlayici. Kendi kendime bu yeni rolde, yeni seviyede ilk yilim, hata yapma luksumu kullanmaliyim diyorum ama iste hata yapmak hakikaten luks. Insan yine de hata yapmamak icin ugrasip duruyor. 

Ekibin motivasyonu dusmesin, islerin temposu bozulmasin derken haftalar nasil geciyor anlamiyorum. Bir bakiyorum Pazartesi bir bakiyorum Cuma. Haftalar ucuyor. Isler bitmiyor...

Ote yandan calismak bana hep iyi geliyor ve bir yandan bahar geliyor. Ingilterede uzun haftasonlari baslayacak. Saatler bu haftasonu ileri alindi. Bugun - sanirim saat degisiminden dolayi- dagilmis hissetsem de gunlerin uzayacak olmasi , isten cikinca hala aydinlik olacak olmasi, enizi okuldan aldiktan sonra parklara gidecegimiz, hadi aksam yemegi piknik olsun diyebilecegimiz gunlerin baslamis olmasi bana iyi geliyor.

Taa eylul ayindan alinmis biletlerimiz, yapilmis planlarimiz bizi bekliyor. Bahar iyi gelsin bu sene herkese.

Bahar cicekleri sarsin etrafi, birazcik umut versin icimize.

Hepimizin oyle cok ihtiyaci var ki buan.

Iste bu aralar benim hayatimda boyle seyler yasaniyor...

23 Ocak 2023 Pazartesi

Toplantidan once 5 dakika...

 Bak Ocak da bitiyor iste.

Haftanin ne zaman baslayip, ne zaman bittigini anlamadigim bir yil geciyor. Gunler geciyor, haftalar geciyor omur geciyor.

Ben tum bunlar arasinda sadece ailemle yasadigim kucuk anlara odaklanmaya calisiyorum. Deniz ve Ozanla gittigimiz kafeler, yaptigimiz yuruyusler, evde oynadigimiz oyunlar, tatli sohbetlerimiz, kizimin sakalari, insanin icini senlendiren katila katila gulusu. Hepsini ama hepsini doyasiya yasamak icin elimden geleni yapiyorum.

Evin kendi icinde bir duzeni var. Ama bicak sirtinda bir duzen. Birimiz biraz daha yogun olsak hemen sasabilen oyle sinirlarda bir duzen. Olsun. Onun da keyfini cikarmaya calisiyorum. Cok kosturuyoruz. cok telasli yasiyrouz ama takmiyorum. Durup sadece kizimin gulusune odaklanmaya calisiyorum.

Deniz o kadar guzel buyuyor ki. Ah benim tatli kizim. Konusmalari, akil yurutmeleri beni hep sasirtiyor. Komik bir cocuk oldu cikti. Ben bu telasin arasinda onun esprilerini kacirmamaya odaklaniyorum.

Arada eski videolarini izliyoruz beraber. n cok, iyi ki her zaman ne kadar yorgun olursam olayim, anneligimin de kizimin da keyfini cikarmaya odaklandim diye dsunurken buluyorum kendimi. Yillar sonra Deniz 6 yasindayken de cok telasliydik, kosusuyorduk ama ben kizimla olan gunlein keyfini cikardim diyebilecegim gibi geliyor bana. Bence en guzel his bu.

Simdi yine bri toplantiya girecegim. Ama toplanti oncesi 5 dakika olsun bunlari yazmak istedim. Cunku donup okuyorum da. Burasi aklimda kalanlarin, ya da bilincimin altinda ustunde yer etmis hislerin saglamasi gibi.Saglama yapmaya ihtiyacim olursa, 2023 Ocak ayinda ailemin, ailemle gecen her anin sonuna kadar keyfine varmisim ne guzel diyecegim.

Canim cekirdegim. Ucumuzun kurdugu bu kucuk hayati cok seviyorum...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails