6 Ocak 2023 Cuma

Merhaba 2023

 2022 ne zor bir yildi. 

Annemin hastaliginin geri geldigini 2022 kasimda ogrenmistik. Sonrasi o karmasa... 2021 Christmasi sanirim en zor zmanlardan biriydi benim icin. yazmistim ya zaten. hatirlamak bile istemiyorum o zamanlari.

Yilin geri kalani zordu. Ingilizcede "emotinal roller coaster" diye bir terim var. Hani lunaparklarda radarlar oluyor ya, tepeye cikiyorlar hop diye asagiya donuyorlar, insanlar icinde ciyak ciyak bagiriyor. hah iste roller coaster o. Emotiona da duyular. Bizim icin tam olarak emotinal roller costerdi 2022. Ne oldugumuzu sasirdik, tepetaklak olduk.

Ama ote yandan icimdeki gucun farkina vardigim bir yil oldu 2022. Birakmayisimin, bir seylere tutusunusun ili. Birakmak ne kolaydi aslinda. Ama tutundum. Sonuca etkim yok ama surece var diye dusundum hep. Sonunda ne olacaksa olacak, ama bu yil biriktirdigimiz anilar yanimiza kar kalacak. Allah biliyor ya elimden geleni yaptim. Cok zorlandim ama elimden geleni yaptim.

2022 ozel hayatimda ne kadar zorsa, iste de o kadar zordu. Ama birakmayisim, tutunusum orada meyvesini verdi. 2022 terfi ettigim yil oldu. hem de yillardir ustune calistigim bir terfi. Insan calismanin karsiligini alinca seviniyor.

Kizim, canim kizim. Tabi ki 022nin en guzel seyi denizdi. Bu yil cok buyudu. Cok buyudu ve guzel buyudu. Resmen bana arkadas oldu. Anlayisili bir cocuga donustu. Ama ote yandan inadiyla bizi cok yordu. 

2021in kasim ayinda tepetaklak olan hayatimiz, 2022nin kasim ayinda bir nebze oldun duzelmeye basladi. Cunku 1 yildir her doktor kontrolunde daha kotu seyler duyan kulaklarimiz ilk kez Kasim 2022de umutlu bir iki soz  duydu. Annemin tedavi protokolu degistirildi ve yeni prottokol daha olumlu sonuclar gostermeye basladi. Kanser hala hayatimizda, tedavi hala aktif. Ama yeni protokolle tedavinin yan etkileri daha yonetilebilir hale geldi. Cok sukur. 

2022de yasanilan yan etkileri ne siz sorun ne ben soyleyeyim. O yan etkilerin hafiflemesi bile bize buyuk lutuf. Allaha her gun sukrediyorum.

Bazen insan anlatmamayi seciyor. Cunku anlatmak cok can acitiyor, Anlatmamak gozardi etmek degil. sadece bir basetme yontemi. ben de bazen anlatmamyi tercih ettim 2022de. Cunku yasarken cok canim aciyordu, anlatip yeniden yeniden tazelemek istemedim yarami. 

Hala kolay degil. En zor da ne biliyor musunuz, bir sonra ne olacagini bilememek. Doktorlar hep sunu soyluyor, biz elimizdeki silahlarla elimizden geleni yapiyoruz, ama tumorun ne yapacagini kontrol edemeyiz. ne yazik ki kontrol orada. Bunu kabullenmek zor. Ama iste ogreniyoruz. bazen geleni geldigi gibi yasamayi ogrenmek zorunda kaliyoruz.

Ogrendim bitti demiyorum. Ben bu sureci harika yonetiyorum demiyorum. Sadece ana odaklanmaya calisiyorum. Cunku hani dedim ya sonuc icin elimden gelen bir sey yok, ve sureci guzellestirmeye calismak tek yapabildigim.

Rahatlamadik. Bitmedi. Ama olsun, bu halimize binlerce kez sukrediyoruz. 

Ve ben 2023'e boyle merhaba diyorum.

2023ten eklentim huzurlu olmasi. Bir yerde okudugum su cumleler bana iyi geliyor. 

"Allahim, bana degistremeyeceklerimi kabul edecek, degistirebileceklerim icin mucadele edecek gucu ve ikisini ayirt  edebilecegim akli ver."

Tam benlik. Iste ben de 2023ten sadece bunu diliyorum:

Bana degistremeyeceklerimi kabul edecek, degistirebileceklerim icin mucadele edecek gucu ve ikisini ayirt  edebilecegim sakinligi versin.

baska da buyuk planlarim yok. Simdi oturup biraz hedef falan yazacagim kendime ama aslinda en buyuk hedefim ne biliyor musunuz? herseye yetismek icin, bazi hedefleri gerceklestirmek icin kendimi hirpalamayayim yeter. geleni geldigi gibi yasadigim, huzurlu, sakin, mutlu bir yil olsun 2023.

Insallah. Umarim.

Hoscakal 2022. her seye ragmen seni seviyorum.


3 Mayıs 2022 Salı

Gulcin zamani

Dun burada tatildi. Bayramin da ilk gunune denk geldi bu tatil. Ben oyle buyuk bayram coskulari yasamiyorum artik. Sanirim pndemiyle birlikte bu his iyice kayboldu bende. Ne yazik ki. Kaybolmasaydi iyiydi. Deniz'e bayram coskusu yasatabilseydim iyiydi ama hele bu sene hic icimden gelmedi. 

Sabah her zamanki gibi kahvaltimizi yaptik. Aileleri aradik. deniz zaten bu aralar telefonde konusmayi da pek sevmiyor ondan da buyuk bir cosku duymadi yani. 

Boyle anlarda kendimi cok suclu hissediyorum. Onna bu rituelleri akataramamak kendimi suclu hissetmeme sebep oluyor ama bu ara gercekten o kadar boyle seylere enerjim yok ki...

Sonra Ozan ve Deniz Hobbledown'a gittiler. Denizin en sevdigi yer olabilir. Yani kendisi oyle soyluyor. Hobbledown dedik mi cocugun gozleri parliyor. Bu geziyi "bayram gezmesi" olarak adlandirarak kendisine biraz bayram coskusu vermeye calistik. Oldugu kadar.

Ah nerede o benim aksamdan kiyafetlerini asmalarim, evi balonlarla suslemelerim, evde sarkilar calip bayram diye kizimla dans etmelerim. Nereye gitti o enerjim?

Ozanla bugunu Deniz-Ozan gunu olarak planlamistik ki ben de biraz yalniz vakit gecirebileyim. Bu ara -gerci her zaman- Deniz bana cok duskun. Her sey anne. Anne, anne gelsin, anne soylesin, anne yatirsin, anne anlatsin. Surekli bir anne. Bir yadan yaptigim hicbirseyden de memnun olmuyor. Anne oyle soyle,me, anne oyle yapma, anne oyle bakma. E her seyi anne yapsin diyorsun, yapinca da begenmiyorsun? Biraz zor bir donem hepimiz icin.

O yuzden benim de gercekten biraz yalniz kalmaya ihtiyacim vardi bu ara. Bana kalsa gunun cogunu evde pinekleyerek gecirirdim ama Ozan birakmadi. Biz giderken seni de yol ustunde bir yere birakalim cik evden dedi. Iyi ki de demis. Sabahi yepyeni bir bolgede kitabimi dinleyip yuruyus yaparak gecirdim. Bu aralar Kizim olmadan asla dinliyorum. Canimin istedigi yerde oturdum kitabimi okudum. Ayfer Tunc- Osman okuyorum.

Eskiden iki kitabi ayni anda okuyamazdim. Simdi de okuyamiyorum ama bir kitabi okuyup digerini dinleyebiliyorum ve ikisinden de kopmuyorum. Okuma aliskanliklarim son yillarda gercekten cok degisti.

Sonra gogledan buldugum bir kafede guzel bir ogle yemegi yedim. Sahipleri de Turkmus. Sohbet ettik guzel oldu. yemekler de nefisti.

Sonra da tek basima sinemaya gittim. The Lost City diye bir film. Acikcasi filmi degil seansi secmistimama film de fena degildi. Bir de sinemanin koltuklari yatak gibi oluyordu oh iki saat cok guzel keyif yaptim.

Sonrasinda kahve-kitap keyfi. Sonra biraz alisversi ve donus yolunda Ozan ve Deniz beni aldilar.

Aksam denizin banyosunu yaptiriken de onu yatiriken de cok daha sailriydim. Ikimiz de birbirimizi ozlemistik. Bol bol sarildik, kucaklastik, mis gibi bir aksam yasadik.

oyle zamanlarda yalniz cocuk buyutmenin ne kadar zor oldugu bir kez daha carpiyor yuzume. Gercekten non-stop bri tempomuz var. Ozanin da benim de. Sabahtan gece yatana kadar kendimize ayirabildigimiz sure o kadar az ki. O da isten cal, aklin iste kalsin vs seklinde.

Birbirimize boyle detsek de olmazsak hakikaten cok ama cok zor her sey. Birbirimize destek olmak icin elimizden geleni yapiyoruz. Biz Turkiyede iken ozan arkadasinin yanina gitti mesela. 1 hafta cocuksuz bir tatil yaptui. Ben de dun iste gunduzu yalniz gecirdim kendime geldim.

Ebeveynlik dunyanin en zor ama ayni zamanda en guzl seylerinden biri.

Dneizin annesi olmayi hicbir seye degismem. Asla. Ama biraz daha destekle cocuk buyutebilme, kendimizi bu kadar yipratmama sansimiz olsaydi da hayir demezdim.

hayat. payimiza dusen neyse onu yasiyoruz. Her gunumuze sukrediyorum.

Hayatimi seviyorum. kizimi herseyden cok seviyorum.

28 Nisan 2022 Perşembe

En guzel zamanlar...

Hayatin en guzel zamanlarini konusur hep insanlar. Kimi lise yillari der, kimi universite. Kimine gore evliligin ilk zamani, kimine gore ilk para kazandigin yillar... 

Gecen gun bunu dusunurken buldum kendimi. Hayatin en guzel zamanlari ne zaman?

Deniz'e bakiyorum, cocukluk sahane. Denizin ilk dogdugu zamnalari hatirliyorum o yeni bebek kokulu zamnalar nefis. Istanbulda ilk calismaya basladigim zamanlar kizlarla gecirdigim gunler, tadi hala damagimda. Hollanda yillarimiz, gezip tozdugumuz yillar bir baska guzel. 

Her yasin guzelligi ayri suphesiz. Ama bence hayatin en guzel zamanlari tum sevdiklerinin saglikli oldugu zamanlar. ayatinda sevdigin insanlar saglikli ise her yil guzel. Cunku saglik olunca gerisi oluyor. Gerisi bir sekilde yolunu buluyor. Evet kesinlikle oyle. En guzel yillar saglikla sinanmadigin yillar. Sonunu bilmedigin, gidisatini kontrol edemdigin bir illetle ugrasmadigin yillar en guzelleri. Hepsi de oyle guzeldi ki.

Simdi de guzel. Cunku birlikteyiz. Cunku yine bir araya gelip guluyoruz. Bir arada yasiyoruz. Bundan daha kiymetlisi yok. 

Ama simdi bir de zor. Icimdeki su kontrol edemedigim huzursuzluk zor. Bilmedigin bir yolda yurumek zor. Annemi hasta gormek zor. Annemin uzuldugunu gormek zor... Zor...

Her gunumuze sukrediyorum. Biliyorsunuz hep ederim. Simdi de degismedim, sukrediyorum. 

Ama su blogu actigim gunden beri en sevdigim gunler en siradan gunler derim. Hep dedim. O siradan gunleri ozluyorum. Simdi siradan baskalasti. Bu baska da zor.

Annem cok kotu degil en cok buna sukrediyorum. Daha iyi olmasi icin her gun dua ediyorum. 

Ama iste oyle. En guzel yillar sevdiklerinin saglikli oldugu yillar. Oyle yillardaysaniz kiymetini bilin olur mu? Cok kiymeti bilinesi gunler onlar....


27 Nisan 2022 Çarşamba

Yeniden Izmir

Bu yari tatil bizim icin cok ucmali bir tatil oldu. Amsterdamdan sonra 4-5 gun Londrada kalip bir seyler kapmadigimizdan emin olduktan sonra bu kez Izmir'e gittik. Hazir firsat varken annemleri de yeniden gormek istedik. Zaten nereye gitsek ne yapsak, Izmir'e gitmedigimiz surece icimde bir burukluk oluyor. Bu dogru degil biliyorum ama kontrol edebildigim bir his de degil. O yuzden Izmir'e gidince bir ferahliyorum. Ama elbette annemi hasta gormek baska turlu zor. Elden gelen bir sey yok. Onumuze ne gelirse onu yasiyoruz.

Mart ve Nisan aylari annem icin zor gecti. Daha once de bahsettigim gibi ilaclar agir geliyor. Belki sorunumuz sadece kanser olsa basetmesi daha kolay olacak ama onceden de yazdigim gibi kanserin onceki roundlarindan kalan hasarlar da annemi cok yoruyor. En cok yoran da diyabet su anda. Diyabetin etkisi ile damarlar, sinirler zaten iyice hassas ustune bir de agir ilaclar eklenince durum o kadar da ic acici olmuyor. Ama elden gelen bir sey yok iste.

Bu gidisimizde annem bazi gunler daha iyi bazi gunler daha kotu idi. Iyi oldugunda da eskisi gibi olmuyor elbette. genel bir halsizlik var uzerinde ama yine de iyiyse ooturuyor, sohbet ediyor, kucuk islerini hallediyor. yani cok sukur iyi ise iyi oluyor. Ama bazi gunler cok bulantisi oluyor, halsizligi oluyor. O gunleri genelde yatarak gecririyor. Bu hicbirimizin alisik olduguu bir sey degil. 

Onumuzde insallah uzun bir surec var. Biz elimizden geldigince annemin konforunu arttirmaya calisiyoruz. iste bulantisi dinsin, ilaci rahat icebilsin, yan etkiler olabildigince kontrol edilebilsin cabamiz bu. Bundan otesi doktorlarin ve ilaclarin elinde. Onlar da ellerinden geleni yapiyorlar.

Anneme tabi denizi gormek cok iyi geldi. Olabildigince birlikte oynadilar vakit gecirdiler. Abim ve babama da denizi gormek elbette cok iyi geldi. Deniz yine cok uyuymlu idi ama arada arizalar da cikmadi degil. Annemler su anda koy evinde Torbali'da. Deniz orada biraz sikiliyor tabi. Yazin cesmeye gittigimizde umuyoruz her sey daha kolay olacak. 

Yaz icin planlar yapmaya calisiyoruz. Su an Cesme'de evde gunluk islerde, annemin ilaclarinin takibinde bize yardimci olabilecek birini ariyoruz. Annem asla yatili yardimci istemiyor. O kafasinda baska bir asamaya gecis sanki. Onu da anliyorum. Ama yatili olmayan yardimci hele de donemlik bulmak oyle zor ki. Bakalim umarim buluruz.


Sizin de cemse civarinda bu konuda bize yardimci olabilecek akliniza gelen biri olursa bana yazarsaniz cok sevinirim.

bakin iste yine buraya yazarken aklima geldi ben bunu instagramdan da sorsam ya.

Evet evet sorayim...

Iyi ki sizlerle paylasiyorum, iyi ki yaziyorum. Boyle iste yazarken paylasirken fikirler sekilleniyor sanki.

beni hep dinlediginiz, okudugunuz icin tesekkur ederim.

14 Nisan 2022 Perşembe

Kizimizla Hollanda

Deniz dogdugundan beri O'nunla Hollandaya gitmek hep aklimizdaydi. Olmadi. Bir turlu denk gelmedi. 

Yilbasinda Ozan Nisan ayinda Hollanda da bir toplantisi oldugunu soyledi. Baktik tam da okul tatiline birlestirilebilecek bir donem. Hadi dedik alalim biletleri de gidelim. Hem Nisan ayinda Hollanda cok guzel olur.

Once Ozan gitti. Ardindan biz Denizle O'na katildik. Sadece 5 gun Hollandadaydik ama cok guzel zaman gecirdik.


Malum yillarca Hollanda da yasadik. O yuzden ulkenin ucunda bucaginda yapilabilecek hemen hemen herseyi yapmisizdir sanirim. Oyle turistik aktivitelerde gozumuz yoktu Biz yasadigimiz yerlerei Denize gosterelim istedik, Onu arkadaslarimizla tanistiralim, Hollanda ile tanistiralim. O yuzde oyle bir suru sehir gezmek ustune falan planlar yapmadik. Hatta hic plan yapmadik. Ciktik yola...



Once Amsterdamdaydi. Cumartesi hava biraz kotuydu. Hollandalilar bir acip bir kapatan havaya "moody" der. Tam da moody bir hava avrdi Amsterdada Cumartesi gunu. Biz arkadaslarimizla beraberdik. Deniz onlarin 8 ve 10 yaslarindaki kizlari ile oynadi, kopekleriyle tanisti, kostu eglendi. Guzel bir sehir yuruyzu, ardindan tabi ki cocuk parki! O gunu sakince gecirdik, arkadaslarimizi gorduk ve buna en co k kendine oyun arkadasi bulan Deniz sevindi :)


Pazar gunu hava acti. Arkadaslarimiz Maduradam'a gitmeyi onerince ok dedik biz de. Bana kalsa sanirim o gun lale tarlalarinin arasinda dolanmayi tercih ederdim ama cocuklarla bir gezi ayarlayinca biraz cocuklarin planina uymak gerekiyor. Cocuklar da Maduradam'a  bayildi.

Maduradam'i annem cok sever. Minyatur bir Hollanda dusunun. Sehirlerin, onemli yasam alanlarinin minyatrleri yapilmis. Pek cok interaktif oyun var. E oyle olunca cocuklari cok eglendiren bir yer tabi. Bence biraz, hatta baya pahali. Amacocukla HOllnadaya gidiyorsaniz yapilabilecek etkinliklerden biri. Hava da guzel olursa. tum gunu disarda gecirmek icin iyi bir alternatif. Benim pazar gununde favorim ise donus yolunda aralarinda gectigimiz lale tarlalari oldu. Nasil seviyorum Hollandayi lale zamani :)



Bu donemde yani Nisan, Mayis ayinda Hollanda'da olursaniz yapilabilecek en guzel seylerden biri zaten leleleri gezmek. Keukenhof Hollandanin dunyaca unlu lale bahcesi. Sahane bir yer! Biz de cok severiz. Bu blogda'da Keukenhof'a dair pek cok yazi var diye hatirliyorum. Ama arabasiz ulasimi cok rahat degil. Bizim de vaktimiz uymadgi icin bu sefer gidemedik Keukkenhof'a ama baska bir Hollanda gezisinde Denizi mutlaka goturmek istedigim yerlerden biri :)

Bu mevsimde, Hollanda da yasarken bizim yapmayi en sevdigimiz seyse hep araba ile Lisse tarafina gidip lale tarlalari arasinda dolasmak olurdu. Lisse Keukenhof'un da bulundugu sehir. O bolge bastan asagiya lale tarlasi. Tarlalara girmek yasak. Ama bisiklet kiralayip turlamak mumkun ve bu sahane bir deneyim. Ha bunu yapmak icinde bolgeye ulasmak gerekiyor. O da arabsaiz yine biraz zor. Ah Rafadan Kafadan olsaydi simdi dedik Ozanla. Atardik Deniz Rafadan kafadan'a giderdik lale tarlalarina. Ama lale tarlalarina karsidan bakmakla yetindik bu sefer. Olsun o da guzeldi :)



Pazartesi de hava sahaneydi ve biz amsterdamda bir arkadasimiz ve bebegi ile bulusup sonra rotayii Denizin hayvanlari ve cicekleri bir arada gorebilecegi Artis'e ceirdik. Ve tabi bayildi! Sonra UTrecht ah canim Utrecht!


Utrecht'e gitme nedenimiz Deniz'in Nintje muzesini gormek istemesiydi. Bu da yanlis bir cumle aslinda. Deniz durduk yere ben Nintje muzesini goreyim demedi elbette :) Biz cocuga orada boyle bir muze var falan demistik, e Nintje de sevdigi bir karakter gormek isterim dedi. 

Nintje Dick Bruna'nin cizdigi bir kahraman. Hollandali Dick Bruna, Nintje'yi de Hollanda da cizmis. Doalyisiyla oz be oz Hollandali bir karakter. Deniz dogdugunda arkadaslarimiz ona NIntjeli hediyeler yollamisti. Sonra ben de Ozan da her Hollandaya gittigimizde O'na Nintje kitaplari aldik. E dogal olarak cocugun sevdigi asina oldugu bir karakter oldu. Laf aramizda ben de severim :) 



Utrechtte bir Nintje muzesi var. Nefis bir yer. Mesela Maduradamin yari fiyati ve bence cocuklar icin cok daha eglenceli. Deniz de orada acayip eglendi. Ilk girdigimizde museye bu ne yahu kres gibib bosuna geldik diye dusundum yalan degil. basit bir yer. Oyle fazlaca mataryel yok. Ama iste cocuklarin ihtiyaci olan da bu degil mi? Kalabalik usterine ustlerine gelen dolu dolu muzelerde sikiliyorlar aslinda. Burasi tam deniz'e goreydi. Tam 3,5 saat Nintje muzesinde su bile icmeden oynadi. Bu konuda ciddiyim, su icer misin annecim diyorum yok anne isim var diye kaciyor :)

11 de girdik muzeye 3'e dogru artik zorla cikardik Deni'zi. Biraksak gunu orada kapatirsi. E biraksaydiniz diyeceksiniz. Haklisiniz da. Hava 21 derece idi ve gunes bizi cagiriyordu. Muzenin her bir kosesinde de ucer dorder kere oynamisti e yeter dedik yani.



Gunun sonarsi gunesi takip ederek gecti. Gunes nerede biz orada! O pub senin bu kanal kenari benim!


Utrecht sahane bir sehir Her sey var. Kucuk ama nefis. Benim gercekten en en en sevdigim sehirlerden biri. Pazartesi ve sali gunleri 20.000den fazla adim atmisiz. Hem de Utrechtten hic cikmadan. Ozan da ben de yurumeyi cok seviyoruz. Sehrin her bir kosesini defalarca yuruduk. Anilarimizi tazeledik. Surada sunlarla oturmustuk, burada sun konusmustuk. Insan beyni ne garip. Bazi yerleri gorunce orada konustugu seyler bile aklina geliyor insanin :) 



Bu kadar yuruyebilmemiz tabiDenizin arabasini yanimiza aldigimiz icin mumkun oldu. Iyi ki almisiz arabasini. Deniz kucukken pek kullanamdik biz arabayi. Deniz sevmezdi arabasinda turmayi. hep asidik kucuk hanimi. 3 yasina geldiginde daha hafif bir arabasi olsun diye bu arabasini almistik. O zaman hakli olarak pek cok insan e araba yasi bitiyor demisti ama annem mesela yok bundan sonra oturur arabaya asil demisti. Tabi annem hakli cikti :) 



Yasi ilerledikce daha cok kosuyor zipliyor e tabi daha cok yoruluyor. E artik kucakta tasimak da gittikce zorlasiyor. Arabasi yanimizda olunca, istedgide oturdu dinlendi, hatta aksamlari uyudu ve biz de rahat rahat yuruduk dolastik. Havanin surup gibi olmasinin da bu rahatligimza katkisi cok oldu. Yagmurda araba islandi, sogukta uyurken usudu derdi de olmadi. Ve Deniz yorgunluktan hakli olarak sizlanmadi, anne baba planlari degistirmek zorunda kalmadi ve istedigi kadar yurudu :) Yani arabayi goturdugumuze degdi :)



Denizle bu 5 gunluk ollanda tatili hepimize cok iyi geldi. 

Aylar sonra degisik bir sey yapabilmek, ailece ruinimiz disina cikmak bana kendimi cok iyi hissettirdi. 

Deniz arada tabi ki) bizi zorlasa da genelde uyumluydu ve tatilde eglendi.

Ve yillar sonra evliligimizin, yurtdisi maceramizin basladigi yere bu kez kizimizla donmek bizi gercekten mutlu etti.

Iste boylece kizimizla ilk Hollanda seyahatimiz cok tadinda, cok guzel, harika bir deneyim oldu.

Ve bitti...



Biraz da instahgram hikayeleri...

Cumartesi...






Pazar







Pazartesi







Sali








Carsamba





Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails