15 Nisan 2019 Pazartesi

Bebekten sonra calismak

Bugun sirketten bir arkadasimla konusuyorduk. Hamile :) 5 aylik. Zaten o yuzden benimle konusmak istemis.

Gulcin dedi, sana sadece sunu soracagim, hala nasil bu kadar cok calisabiliyorsun. Deniz varken nasil bu kadar ise de konsantre olabiliyorsun?

Dusundum.

Deniz oldugu icin dedim. Zaten Deniz oldgu icin ise bu kadar konsantre olabiliyorum.

Ise dondugum ilk zamanlardi. Yogundum. Calisan annelige alismak, ah onu yasayan bilir. Biliyorsunuz zaten ben ise adapte olmak konusunda hic zorlanmadim. Geldim ve calismaya basladim. Ama calisan annelige adapte olmak cok zordu. Allahim denizi oyle cok ozluyordum ki anlatamam. Bazen mesela iki tplanti arasi, iki mail arasi bir an oluyordu. Bir an. Sanki kalbim yaniyordu. Emziren anneler o gogusteki siziyi bilir. Boyle bazen gogsunuzde sut sizisi olur. Iste gunun cogunda gogsumde o sizi oluyordu. Bana calismaya dondugunde en zor neydi derseniz o sizi derim...

Iste o gunlerde ben yine calismaya dalmisken kendi kendime sunu dusunmustum. Ben Denizi ardimda birakip bu ofise geliyorsam bu sadece para icin olamaz. Ben bizim icn iyi bir sey yapmayacaksam, bu siziyi yasayamam. Buraya gelmem, burada gecirdigim vakit anlamli olmali. Iyi olmali burada gecen vakit. O yuzden elimden gelenin en iyisini yapmaliyim. Cok calismam gerekiyorsa, cok calismaliyim ama Denizden ayri kaliyorsam hakkini vermeliyim.

Bunu herkesin anlamasini beklemiyorum. Bazi insanlara bu cok sacma gelebilir. Oyle de olabilir. Ama ben calismayi seven bir insanim. Gulcini Gulcin yapan ozelliklerinden biri bu inanin. Caliskan olmak. Cocuklugumdan beri boyle bu. Biri bana bunu dayattigi icin degil. Seviyorum iste. Uretim hatasi belki de :)

Dolayisiyla bu benim icin onemliydi. Kizim olduktan sonra ise konsantrasynum azalmayip blakis arttiysa iste bu yuzden oldu. Cunku icimde bir yer bana hep sunu soyledi, Denizden ayriysan buna degsin. Hakkini ver Gulcin!

Arkadasima da onu soyledim. Bu her calisan anne icin boyle olmak zorunda degil dedim. Ama benim icin boyle. Ben hakkini vererek calismak istiyorum. Zaman doldurmak degil, o zamandan bir sey kazanmak istiyorum. Iste o yuzden bilakis ben Denizden sonra cok daha iyi calisiyorum.

Buraya da yazayim dedim. Inanin deli degilim. Calisma manyagi da degilim. Calismayi seviyorum ama hayatimin en buyuk vazgecilmezi degil. Tabi ki Deniz calismaktan da isten de cok cok daha onemli. Ondan daha onemli olmasi mumkun degil kariyerimin. Ama ise geliyorsam ve Denizden ayri kaliyorsam bir anlami olmali diye calisiyorum. Butun derdim, motivasyonum bu iste benim...

Deniz, bir gun burayi okursan bu kisim sana. Sen beni isimde daha iyi yaptin annecim. Sen benim kariyerime asla engel olmadin. Bilakis sen beni kaiyerimi de daha guzel yaptin. Cunku seninle onceliklerim sekillendi Denizim. Bir gun biri sana, anneler kendini feda eder, kariyerini feda eder, hayatlarini feda eder evlatlari icin falan derse, ki genelde bunu erkekler der. Bir sekilde kulagina boyle laflar gelir de icine bir acaba annem de benden sonra kotu etkilendi mi diye bir suphe duserse, bil ki asla asla asla oyle bir sey olmadi Deniz. O anneleri zorlayan cocuklari degil, acimasiz calisma sartlari olur ki o da sizin probleminiz degil. Ama senin ve benim icin Deniz inan bana sen bana cok iyi geldin bebegim. Icinde en ufak bir suphe olmasin. Ben seninle kendimi cok daha iyi hissettim bebegim. Tesekkur ederim.


11 Nisan 2019 Perşembe

Deniz 31 aylik oldu

Deniz bugun 31 aylik oldu. Yani resmen 2,5 yasini dahi gecis bir kizim var. Bu buyume isinin hizina benim gercekten aklim ermiyor. Yahu dun eliyle burnunu bulamayan, elini kesfedip gun boyu aa benim elim varmis diye bakan bebek, ansil 2,5 yasinda oldu. Sanki gozumu kapadim actim zaman akti gecti...

BFarkettik ki Denizin su aralar en sevdigi sey evde olmak. Oyuncaklariyla oynasin, bizimle sohbet etsin, kitap okutsun. Mumkunse oyle kendi ortaminda takilsin. Bizim kadar gezmeye duskun iki insanin bu kadar evde oturmayi seven bir cocugunun olmasina sasiriyorum. Ama bir yandan bu yas boyleymis diyorlar. Buyudukce gececegini umuyorum :)

Legolardan kocaman kuleler yapmayi cok seviyor bu ara. Oturup dakikalarca lego duplo ya da mega bloklara kuleler yapiyor. Ama dumduz kuleler. Oyle varyasyon yok. Ev yapayim, bina yapaym, ucak yapayim yok. Bile isteye upuzun kuleler yapiyor sadece. Bir de parcalari renklerine gore ayirarak diziyor genelde. Ben kucukken elma yerken bile sirayla duzgun bir cizgi olusturacak sekilde isisrimisim. Sanirim bu tarafi bana cekmis. Biraz takintili gibi laf aramizda.

Kendisi dakikalarca bu oyunla ugrassa da, kendi kendine oynuyor diyemeyecegim. Cunku genelde, her zaman olmasa da genelde, bizi oynarken illa yaninda istiyor. Annesi sen de bana katili misin? Annesi hadi gel bakalim beraber oynayalim. Aa bak ne guzel kuleler var gibi cumlelerle beni illa oyuna dahil etmeye calisiyor. Laf aramizda kendi kendisine oynayacagi vebnim de bir kosede cayimi kahvemi icecegim gunleri iple cekiyorum!

Bana cok duskun. Cok ama. Ortamda ben varsam baska kimsenin yanimiza yanasmasini bile istemiyor. Onunla ilgili her seyi benim yapmami istiyor. Anne yapsin. Ben annemi istiyorum. Annem yapacak. gibi cumleler ben etraftaysam cok duyuluyor. Ote yandan ben yoksam babasiyla da anneannesiyle de cok iyi vakit geciriyor. Aslinda onu da anliyorum cocuk sonucta beni ozluyor ve ben oratmdaysam ilgiim sadece onun olsun istiyor. Ama tahmin edersiniz ki bu bazen yorucu oluyor. O zamanlarda kendimi her gunun bir daha yasanmamak uzere elimizden kayip gittigini hatirlatiyorum. Kendime geliyorum. Ama evet, bazen cok yoruluyorum.

Gecenlerde hava guzel olunca, ki simdi yine berbat!, krese Denizi almaya giderken scooterini aldim. Kresten cikip da scooterini gorunce nasil sevindigini gormenizi isterdim. Uctu! Hemen kaskini takti eve kadar mutlulukla geldi. Hatta tam eve girecekken, annesi dolasalim mi dedi. Etrafta dolastik. Ayni Denizin kucuklugunde yaptigimiz gibi. O konustu ben dinledim. Ben sordum o cevapladi. Eskiden Deniz kucukken ne cok yururdum onunla. Aklima o gunler geldi. Sonra Denize baktim. Ah bebegim yeterince yaninda olabiliyor muyum diye dusundum. Yeteri yok ki. Onuna gecen zaman nasill yeter ki... Iste bir yandan huc bensiz bir sey yapmiyor derken bir yandan onunla gecen zaman yetmiyor demek de annelik deliligi baska bir sey degil :)

Bir de evdeki bizikleti pek kiymetli bu aralar. Scooter evin disinda, bisiklet evin icinde elinden dusmez oldu :)

Denize bir makas aldim. Dunyasi degisti. Dun aksam yatirmak icin kucagima aldiginda bile makasla renkli kagit kesmek cok zevkli dedi. Bir zamandir makaslara cok ilgi gosteriyor. Kirlenir, bozulur dye eline vermedigimiz bir sey yok. Ama makas da veremiyorum eline. Yaninda olsam bile cekiniyorum. Cocuklar icin olan makaslardan aldim. 3 yas ustu diyor ama artik 3-5 ayin hesabi olmaz. Kullanirken de yaninda duruyorum zaten. Habire kagit kesiyor sipa :)

Yine cok cok cok severek oynadigi bir sey, hamurdan tirnaklara oje surmak oldu. Ojeler bu kadar korkunc kokmasa o oyunla baya oyalanacak ama yok feci kokuyor ojeler o yuzden o oyunu unutturmaya calisiyorum ona :)

BU aralar banyo yapmayi da cok seviyor. Deniz banyo yapmayi pek sevmezdi. Hic oyle cok sevmedi yani. Ama ben Denize baska turlu bir banyo kopugu aldim. Daha cok baloncuk oluyor. Iste o kopuk bizim eve geldiginden beri Deniz banyoya girmek icin firsat kolluyor. Kopuk kopuk yapiyoruz banyoyu, bir ordegi bir pengueni yikiyor. O banyodaki konusmalari oyle tatli ki! Ben simdi seni yikicam ordek. Kopuk kopuk yikicam. Tamam mi ordek? Ben seni simdi fosur fosur yikicam. Tamam mi ordek? Ordekten cevap alamadik hic daha ama Deniz sormaktan vazgecmiyor :)

KOnusmasi gun be gun daha tatli oluyor. Turkcesi artik iyice ilerledi. Gecen gun lokomotif falan diyordu. Bak annesi bu tren. Bu en ondeki motorlu lokomotif. Bu arkadakiler vagon. Sanirim daha ogretecegim bir sey kalmadi :) Saka tabi :)

En cok kitaplardan ogreniyor. O kadar cok kitap okutuyor ki. Bazen kacasim geliyor yalan degil! Yahu bir insan kac kitabi arka arkaya dinleyebilir? Dinliyor 10 tane oku 10 tane dinliyor! Gecen gunlerde Kumkurduna takildi. Habire onu okuyalim istiyordu. Okuyoruz tamam ama tabi bir sure sonra dikkati dagiliyor. Birakiyoruz. Yeniden elimize alinca tekrar en bastan baslamak istiyor. Annecim bak uzun kitaplarda kaldigin yerden baslarsin diye anlattim ama yok o konsepti kabullenemedi Deniz. Biz hep en bastan okuyoruz. E tabi her seferinde anca 1-2 sayfa fazladan ilerleyebiliyoruz. Bu gidisle Deniz liseye baslarken bitirriz :)

Mutfakta Deniz hep yardim eder bize. Bulasik makinasini yerelestirir falan. Ama gecen hafta kendine yeni bir alan acti. Sofra hazirlamaya basladi. Kreste yapiyorlarmis da. Bir de guzel hazirliyor ki. Kasiklar sagda, catallar solda, herkeisn bardagi sagda :) Bir sorun var yalniz israrla renkli tabaklari kullanmak istiyor. Gunlerdir yamagimizi renkli tabaklarda yiyoruz :) Napalim cocugum hazirlamis kullanmayalim mi :)

Bir de cok guzel kurabiye, pogaca yapmaya yardim etmeye basladi. Onceden sadece izliyordu. Yaga falan cok dokunmak istemiyordu. Catalla karistirma falan yapiyordu. SImdi bildiginiz daliyor hamura. O minnacik ellerini yumruk yaparak yuguruyor hamurlari. Onunla yapinca kurabiyeler falan daha lezzetli oluyor tabi. 

Uykuya gecisi geciktirmak icin elinden geleni yapiyor. Ona bebeklerin uykuda buyudugunu anlattim. Biraz ise yaradi. Simdi benim buyume hormonalarim calisacak uyucam diyor. Ama o uyucam ile gercek uyuma arasindaki sure bir turlu kisalamiyor. Ben simdi 2 dakika kosayim uyucam tamam mi? diye bir de bizimle pazarlik yapiyor :)
O iki dakika tahmin edebileceginiz gibi 20 dakikayi buluyor. Ah Deniz ah :)

Kitaplar, oyuncaklar, gezmeler, tozmalar, alisverisler, yemeklerden sonra icilen smoothiler, boynumza her firsatta sarilan kollar, yuzumu oksayan minicik eller, bir anda uzayan boyu, yemek yiyince sisen gobegi, agzini saplatmasi, bagira bagira buyuk bir ciddiyetle sarki soylemesi, arada sinirlenip durduk yere bagirmaya baslamasi, uyumicam diye tutturmasi, elini gogsume sokup uyumasi, saclarini yuzunden cekisi, babasiyla simarik gulmeleri, ben onu gidiklayinca kafasini arkaya aip gulusu... Hepsini aklimin en derinlerine yazmaya calisiyorum. Bu canim cocukluguna dair hicbir seyi unutmamak istiyorum. Hep hatirlayayim istiyorum. Bu bebeklikten cocukluga gecisini, bu bicir bicir konusmasini, bu sevgi dolulugunu. Hep hatirlayayim. Deniz seni cok ama cok ama cok seviyorum.....

11 Mart 2019 Pazartesi

Deniz'in beklenmedik ucak korkusu


Beni instagramdan takip edenler detaylari biliyor. Ozet gececek olursak...

Gecen hafta Deniz ve ben 10 gunlugune Turkiyeye gittik. Gidisi yolunda daha havalaninda Deniz ucaga binmek istemedigini soyledi. Ikna ettim bindik ama ucaktayken asla rahat edemedi. Inmek istedi, inemeyince iyice huzursuzlandi. Sonra aktarma ucusunda isguzar bir hostesin fevri hareketleri ile cocuk iyice gerildi. (kisaca,  Deniz kucagimda uyudugundan ucak kalkmadan hostesleri cagirip kucagimda bebek kemeri ile baglamayi rica ettim. Ama kabul etmedi. Yanimizdak yolcuyu kaldirip zorla Denizi kucagimdn indirip baglamaya calisti. Deniz o sirada uyanip bununla karsilasinca film koptu. Ben denizi zorl sakinlestirdim ve yeniden uyudu. Ama iniste ayni sey yeniden yasandi. Hostesin izguzarligi bu) Sonucta Izmire vardigimizda ikimiz de bitmistik. Ve daha kotusu Deniz cok gergin, asabi ve huzursuzdu. Bagirmalar, vurmalar, eve gidecegim demeler. Geceleri uykusundan aglayarak uyanmalar, sakinlesememeler, tutturmalar, aglamalar... Bir turlu rahat edemedi. O rahat edemeyince tabi biz de edemedik. Hemen hemen her gun bir daha asla ucaga binmeyecegim dedi durdu. Gordugu herkese o hostes abla bana yaklasmasin dedi. 

Denizi daha onceden taniyan ve bu gezide goren herkes ne oldu bu cocuga diye sasti kaldi. Anlatiyorum ama belki batariyorum gibi geliyor size. Yok abartmiyordum Deniz gercekten bu durumdan cok etkilendi. Ustune gitmedik, ama bir yandan donus yolu icin hazirliklar yaptik. Persembe gunu Izmir istanbul, Pazar gunu de Istanbul Londra ucusumuz vardi. Izmir Istanbul ucaginda da ucaga binmemek icin cok agladi. Zaten detaylari biliyorsunuz. Bu yaziyi bu ani gelisen korkuya karsi yaptiklarimizi ozetlemek icin yazdim. Bu yazi instagram uzerinden bana gelen onerilerin, anne arkadaslarimin onerilerinin, benim okuduklarimin ve ailemin tavsiyelerinin bir derlemesi. Hangisi ise yaradi bilmiyorum ama bir sekilde donus ucagi daha rahatti.

Sunu soyleyeyim, Deniz hala eski ucuslardaki gibi degil. Eskiden Deniz ucaga kosarak kendisi binerdi. Simdi kucagimda kafasini gogsume gomerek o yolu geciyor. Eskiden kucagimda seyahat etmesi gerekirken bile yanimizdaki koltuk bossa Deiz orada oturur oyun oynar etrafi izlerdi. Simdi yolculuk boyunca asla kucagimdan inmedi. Ama aglamadan uzulmeden buraya kadar gelmis olmasi bence buyuk bir adim. Yani bakin sunlari yaparak biz bu sorunu cozduk demiyor bu yazi. Cunku cozulmus bir sey var mi bilmiyorum. Sadece bunlari yaparak bir adim ilerledik diyorum. Umarim bir daha hic ihtiyacimiz olmaz ya kendim de ileride hatirlamak icin yaziyorum.

Buna hazir olunur muydu?
Deniz beni beklemedigim bir yerden vurdu. 3 aylik oldugundan beri ucaga biniyor Deniz. Bugune kadar sadece bir kez ucakta agladi. Onda da 4,5 aylikti. Adana Izmir ucusuydu ve Ozanla birlikteydik. Yol boyu huzursuzdu meme emmeyi bile kabul etmemisti. Sonrasinda ucakta agladigi hic olmadi. Hic ama. Hep gule oynaya gittik geldik. Etrafi izledi, oyuncaklariyla oynadik, insanlarla gulustu oynadi. Deniz hep ucaktan inerken insanlain ay sen ne uslusun oyle dedikleri, aman da ucmayi ne kadar seviyor dedikleri gules bebeklerden oldu. Dolayisyla bu hal benim asla beklemeyecegim bir seydi. Ben gecen hafta cok onemli bir sey ogrendim, cocuklar degisebiliyor. Benim cocuguma olmaz, benimki oyle degil falan demeden her seye hazirlikli olmak gerekiyor. 

Peki buna hazirlikli olabilir miydim? Hayir. Demeye calistigim herseyin herkesin basina gelebilecegini kabul etmek gerekiyor. Yoksa bu ani gelisen ucak korkusuna hazirlikli olamazdim sanirim.

Anne sakin kalinca cocuk rahatlar mi?
Ben bunu Deniz kucukken cok tecrube ettim. Benim Denizle iliskimde cevabim evet. Deniz biraz huzursuzlandiginda ben paniklersem hep daha cok panikledi. Sadece ucakta degil evde de bu boyleydi.
Dolayisiyla, Deniz Istanbul ucusunda aglamaya basladiginda paniklemedim. Sakince yanima aldigim kitaplari, oyuncaklari cikarmaya basladim. Ama onlari gorecek gozu yoktu. Kitap, oyuncak falan umurunda bile degildi. Ben de sakince onunla konustum etrafi anlattim. Evet huzursuzdu. Evet kucagimdan inmedi. Ama bir sekilde o ucus bitti. Yani evet annenin sakin kalabilmesi faydali oluyor

Ama izmir ucaginda ben sakin olup kizimi uyutmus olsam da isguzar hostes Denizi uyandirinca ve illa kucagimdan inip koltuga turmasi konusunda israrci olunca Denizde film koptu. Yani her sey bizim elimizde degil. Bazen cevresel faktorler isi beklemedigimiz bir yere getirebiliyor. Ben buna hazir degildim iste
Buna nasil hazir olunur bilmiyorum ama bildigim bir sey var bundan sonra kizimin yanina kimsenin boyle anlarda yanasmasina izin vermeyecegim. Sanirim bazen biraz daha panter anne olmak gerekiyor. 

Sorun neydi?
Biz bugune kadar Denizle herseyi konustuk. Ona hissettigimiz herseyi anlattik. Deniz de duygularini anlatan bir cocuk. Sinirlendim der, uzuldum der. Cunku diye sebebini aciklar. Istanbul'a indidgimizde Deniz havalaninda hemen rahatladi neselendi. Birlikte kostuk oynadik. Ona yeni bir kitap aldik. Bir yere oturduk. Kendime bir kahve ona da sut aldim. Biliyorsunuz evde de boyle sohbet ediyoruz. Ve Denizcim ucakta sen biraz uzuldun galiba neden oldu diye sordum. Sesten dedi. Sesten korktum dedi. Ben de ona ucaklarin ses cikarabilecegini, motorlarindan ses geldigini anlattim. Birlikte ucaklara baktik, motorlarini gosterdim. Anladim ama ucaga binmek istemiyorum dedi.

Ben Denizi asla kandirmiyorum. Ona anneanneye gitmek icin ucaga binmemiz gerektigini anlattim. Ucakla anneannesine giden bir cocuk masali anlattim

Deniz gribal bir enfeksiyondan yeni kalkiyordu hani kulaklari falan da aciyorsa diye bir olcek calpol verdim. Zaten ucak gece baya gec saatteydi ve Deniz sanirim calpolun de etkisiyle uykuya daldi. O ana kadar ucaktaki sorunun ses oldugunu anlamistim. Ama Londrada daha ucaga binmeden istemiyorum demesinin sebebi neydi bilmiyordum. 

Saniyorum o isguzar hostes Denizi uyandirmasaydi ve Deniz izmire kadar uyuyarak gidebilseydi sorun daha da derinlesmeyecekti. Ama hostes Denizi tam 2 kez uykusudan uyandirdigi icin ve Deniz de ucakta film hakikaten koptugu icin Izmire indigimizde yeni bir sorunumuz vardi. Deniz o hostesin kendisine yanasmasindan rahatsiz olmustu. Ki beni de iki kez uyandirip annemin kucagindan almaya kalksalar rahatsiz olurum. Ve artk ucak adini bile gecirmiyordu.

Peki Deniz neden ucaga binmek dahi istemedi?
Takip eden gunlerde ben iste hep bunu dusundum. Tamam ucakta ses vardi korktu ama bu cocuk daha ucagin kapisinda binmeyecegim demisti. Tamam hostes gercekten vicdansiz bir kadindi ve herseyin ustune mum dikti ama Deniz daha Istanbul ucagina bile binmek istememisti. Nedeni neydi?

Denizle konustuk. Ozanla konustuk. Annem, abim, babam, ben Denizle oyun oynarken hep onunla (cok da ustune gitmeden) konusmaya calistik. Ve sonunda sunun olduguna karar verdim. Tabi emin degilim.

Bizim ucagimiz persembe gunu idi. Deniz haftasonundan itibaren 40derece atesli olunca, pazartesi aksami doktora gittik. Doktor iyi bir kadindi. BOgaina iyice bakmak istedi ve o sirada Denizin cani yandi. Agladi. Saniyorum biz de yaninda Izmirde guzelce doktor bakar gibi bir sey soyledik. Ve Deniz doktor canini yeniden acitacak diye doktora gitmek istemedi. Izmirde doktora gidecegini dusundugunden o gun ucaga da binmek istemedi. 

Bu sadece bir tahmin. Ama Deniz Izmirde il gun evden bile cikmak istemeyince ve ancak aaa Izmirdeki doktorlar tatile gitmis, doktor yokmus laflarindan sonra sokaga cikmayi kabul edince bunun guclu bir ihtimal olduguna karar verdik. Gercekten Izmirde Denizi kontrol icin doktora goturecektim ama iptal ettim. Yeni bir strese gerek yok diye dusundum. 

Bu ilk adim ustune, ucaktaki ses, sonarsinda hostesin ona yaklasmasi korkusu ust uste binmis oldu.

Sonuc?
Sunu anladim, travma dedigimiz sey var ya hic beklemediimiz anda gelebiliyor. Aylarca ay memeyi tavmasiz biraksin, kres tavma yaratmasin derken travmanin tillahi ile burun buruna geldik. Her ne olduysa oldu ve Deniz ucaga binmeyi asla istemiyordu. Evet 2,5 yasinda olan kizim Deniz boyle cumleler kuruyordu. 

Bir daha asla ucaga binmeyecegim! Asla.

Bir daha o abla asla bana yaklasmasin! Asla!

Deniz ucmayi sevmiyor.

Deniz ucmak istemiyor.

Bana bir daha ucak deme.

Ben bir daha ucmayacagim!

Yurtdisinda yasayan bir aile icin harika bir durum. 1 hafta sonra ucaga binmesi gereken bir anne kiz icin daha harika bir durum!

Kendi haline birakmak?
Bana en cok soylenen buydu. Ustune gitme. Kendi haline birak.

Haklilik payi cokt bunun. Zaten Deniz yukaridaki gibi cumleler kurarken biraz kendi haline birakmak lazimdi. Biz zaten muhtemel sorunu daha Cuma gunu anlamistik. Dolayisiyla habire Denizle bu konuyu konusmanin anlami da yoktu. Velakin Deniz konuyu surekli aciyordu.

Oyun oynarken, kitap okurken durup ben asla ucaga binmeyecegim diyordu. Ya da hostesler iyi ama bir abla var onu istemiyoru diyordu. Geceleri o abla bana yaklasmasin diye aglayarak uyaniyordu. Genel olarak oldukca huzursuzdu ve hircindi zaten. Saman alei gibi bir anda parlayip deli gibi agliyordu. Gece gunduz cocuk huzursuzdu. 

Ben iste o zaman anladim ki bu oyle sadece akisina birakilacak bir sey malesef degildi. 1 hafta sonra yeniden ucaga binmemiz gerekecekken ya dur bakalim akis ne gosretecek demek biraz zordu. Deniz yemek yemediginde mesela akisina birakiyorum ben, nasilsa yer. Ya da Deniz evde arasira hircinlik yaptiginda da ortami terkediyorumen fazla. Ama bu durum biraz farkliydi. Denizi goren herkes de ayni seyi soyluyordu zaten.

Kaygisi cok yuksekti. Kendini skainlestiremiyordu. Surekli kafasinda bu ucak isi donuyordu ( o yuzden de ara ara dile getiriyordu) ve huzursuzdu. Bu da bize hircinlik, sinir, vurma, esylari yere atma, asiri derecede inatlasma gibi hareketlerle donuyordu. Denizin kaygisini yonetebilmek icin destege ihtiyaci vardi. 

Ne yaptik?

- Konuyu biz acmadik ama o acarsa konustuk
Deniz sormadigi surece, ucak ucak diye soylenmedik ve gunluk hayatimiza devem etmeye calistik. (bazen edemedik cnku cok inatciyi. Ama o baska bir sorun)

Ama Deniz bize ucmak istemiyorum dediginde, o hostes dediginde anlatmaya calistik. O hostesin ucakta olmayacagini soyledik. Ben gozunun onunde telefonla konusur gibi yaptim, tamam olmayacak degil mi ucakta dedim. Ucaklarin ne kadar guzel oldugunu anlattik. Bizi sevdikleimize hizli goturur falan. Ynai Deniz konuyu acarsa onu rahatlatacak seyler anlatmaya calistik. 

- Kitap aldik
Evvelden ezelden Denizin bir davranisi anlamasi icin kitaplar cok yardimci oluyor. Hemen gittik Selmin teyzesi Denize ucaklari anatan bir kitap aldi. Ara ara onu okuduk. Baslarda kitabi gormek bile istemiyordu. Ortaya biraktik. Gitti kendi arada bakti. Bazen firlatti atti. Bir sure sonra okumamiza izin verdi.

Annem abim kitabi okurken yeni hikayeler anlattilar. Ucaklara hepimizin bindigini, ucmayi sevdigimiz anlatmaya calistik.

- Ucakta oynayacagimiz oyuncaklari anlattik
Ben genelde Denize gormedigi kitaplar oyuncaklar aliyordum ucak icin yanimiza. Ama son ucuslarda gozu bile gormedi yeni seyleri. Ben de bu sefer bir fragman yapayim dedim. Ucakta okuyacagimiz kitaplari, oynayacagimiz oyuncaklari gosterdim ona. bak dedim boyle eglenecegiz, soyle oyunlar oynayacagiz. izin verdim o kitaplari okusun ellesin. Kendimce bir nevi hazirlik iste. Hani belki ucakta ne yapacagimizi bilirse rahatlar diye dusundum. BIraz ise yaradi bu sanki. 

- Bir kulaklik edindik
Instagramdan gelen onerilerden biri buydu. Ve bence harika bir onerydi. Oneren herkese yeniden tesekkur ederim. Deniz sesten korkuyorum dedigi icin Ozge teyzesi ona bir kukalik getirdi. Ve ailce o kulakligi bir abarttik ki sormayin. Cunku deniz kafasina tac falan asla taktirmaz. Aman o kulakligin rengi ne guzeldi, Denize nasil da yakismisti. Harika durmustu! Aman da muhtesemdi! Istedigi yere tasidi kulakligini. Ortada biraktik gordu elledi oynadi. 

- Telefonuma muzik ve cizgi fimler indirdim
Deniz bugune kadar hic cizgi film izlemedi. Londra istanbul ucusunda actim oyalansin diye ama yok gozu gormedi. Bu sefer bir umut yine telefonuma Peppa videolari indirdim. Ustelik kitaplarini okudugumuz hikayelerin videolarini. Bir de cocuk sarkilari videolari ve arkadasim essek gibi sevdigi diger sarkilarin videolarini. Bir iki sarkiyi da kulaklikla dinlettim Denize. Bak boyle dinleyecegiz diye.

- Sevdigi atistirmaliklar, oyuncaklar vs.
Bu kalsik hazirliklari yaptik yine. Ne seviyorsa aldik yanimiza.

- Gokyuzune balonlar biraktik
Deryacigimin evindeydik. Selmin ve Derya Denize hep iyi gelirler. Deniz ablasi ile beraber gokyuzune balonlar biraktilar. Ay bak ucaklar gibi dedik. Belki ucakla giderken yanimzdan gecerler? Onu cok sevdi. Arada balonlar beni bekleyecek demeye basladi. 

- THY ile onceden konustum
Yaptigim en onemli hazirliklardan biri bu oldu. ieninstagramdan gelen tavsiyeler uzerine oncelikle hostesi sikayet ettim. Bu arada su bilgiyi paylasmak istiyorum

Evet 2 yasini doldrmus cocuklarin havacilik kurallari geregi kendi koltuklarinin olmasi gerekiyor. Iniste ve kalkista koltuklarinda oturmalari gerekiyor. Ama bu kabin memurunun insiyatif laip esnetebilecegi bir kural. Anadolu Jet de bana yazdigi mailede bunu belirtmis. Buyrun mailin bir kismi asagida.

AnadoluJet' te görev yapan her personele bir yandan kurallar dahilinde işlem yapmaları, aynı zamanda da değerli yolcularımızın ozel durumlarini göz önünde bulundurmaları gerektiği, eğitim programları ile kendilerine hatırlatılmaktadır.
 
Bu doğrultuda, 28 Şubat 2019 tarihinde Sabiha Gökçen / İzmir seyahatiniz esnasında görev yapan söz konusu kabin personeli hakkında gerekli araştırmaların yapılacağını ve profesyonellik dışı davranış sergilemesi hususu tespit edilmesi durumunda başka bir yolcumuzun da memnuniyetsizliğine neden olmaması için ünitesi nezdinde ikaz edilerek hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını bildirmek isteriz.   

Ben hem Istanbul hem de Londra ucusu icin onceden THY yi aradim. 3 konuda onlarla anlastim:
1. Deniz ve ben ucaga olabildigince gec binecegiz.
2. Deniz inis ve kalkista gerekli olmasi halinde kucagimda bebek kemeri ile baglanacak
3. Hic kimse ama hic kimse Denize asla dokunmayacak.

THY, saglikla ilgili bir durum oldugu icin bunun sorun olmayacagini ve memnuniyetle yardimci olacaklarini soyledi. Ve gercekten her iki ucusta da yardimci oldular.

- Doktor tavsiyesi ile antihistemanik bir ilac edindik
Yine ailem ve arkadaslarimla konustugumuz, ayni zamanda instagramdan yakin arkadaslarimla dusundgumuz bir sey buydu. Acaba Denizi bir surup biraz rahatlatir miydi? Bunu yapacagimi asla dusunmezdim. Ama Denizin kaygisi oyle yuksekti ki doktoru ile konustum. Bana Gulcin bunun kalici olmasi inan 1-2 yudum suruptan daha kotu olacak. Saglikli besleyerek fiziksel olarak verdigimiz surubun etkisini azaltabiliriz ama bu kaygi kalici olursa cok daha zorlanacagiz dedi. Gerekli olmasi halinde kullanmak uzere Deniz icin antihistemanik bir surup ve hatta sakinlestirici bir surup verdi.

Izmir Istanbul ucucunda antihistemanik surubu verdim. Deniz gercekten rahatladi. Ama koruge galdigimizde yine cilginca aglamaya basladi binmeyecegim diye. Hostesler harikaydi. zaten onceden haber verdigim icin durumu biliyorladi. Hemen esyalarimi aldilar, arabayi onlar kapattilar. Siz burada son ana kadar durun dediler. ben Denizin kulakligini aldim.Peppayi actim. Deniz kanguruda kafasini gogsume yasladi, bir kulagi kalp atislarimda. Digerine kulakligi dayadim. Onu optum oksadim. Iyidi. Ama ne zaman ucaga yaklassak agliyordu. Sarkilar soyleyerek bebekligindeki gibi sallanarak en son ucaga bindik. Bizi en one oturttular ve hostesler yanimiza bile yanasmadi.

Ben Denize bak Denizcim simdi motorlar calisacak, bak simdi ses biraz daha artabilir, aa bak bulutlarin ustune ciktik, birazdan tekerlekler yere degecek diye adim adim herseyi anlattim. Kafasini gogsumden bir mm bile oynatmadi. Ama aglamadi da. Oyle gittik. Bitti Deniz geldik dedigimde kalkti. Bitti dedi. Ben bir daa asla ucaga binmeyecegim :(

Yani evet ilac biraz sakinlesmesine yardim etti ama tek basina asla cozum degildi. Yine de bence o ilk adimi atmamizda faydasi oldu. 

- Sinirlari belirginlestirmeye calistim
Istanbulda oldugumuz 2 gun de Deniz tabiri caizse burmdan getirdi!Inat, huysuzluk, sabirliszlik ve daha bir suru sey. Ama ben hissediyordum biraz rahatlamisti. O ilk ucusu aglamasiz atlatmamis ise yaramisti. Dolayisyla benimle cok inatlastiginda sinirlari biraz daha keskinlestirmeye basladim.

Mesela bir yere gidecegiz, arabada ye yok ama illa bebek arabasi alinsin istiyor. (ki binmez) Bunun ihtiyac degil tutturma oldugunu bildigim icin hayir dedim. Baska cocuklarin oyun sirasini almak istediginde hayir dedim. Kendine zarar verebilecek seylerde hayir dedim. Izmirde o kadar gergindi ki bunlar hep inatlasmaya donebiliyordu. Istanbulda sinirlara biraz daha uymaya baslamisti. Bunu sacma bulabilirsiniz ama bence sinirlarin belirlenmesine de bazen ihtiyaclari var. Bazen kaygilari biz sinrlari belirledigimizde daha basa cikilabilir oluyor. 

Ona bu anlada surekl soyle dedim. Denizcim seni anliyorum ama bu istedigini yapamayiz. Anne senin zarar gormene izin vermez o yuzden buna hayir diyor. Anne seni anliyor ama bu istedigin yapilamaz. 

iste kendimce ona bazen annenin soylediklerini sinlemesi gerektigine dair ipucalari vermeye calistim.

Ama yanlis anlasilmasin, oyle her dediginde hayir der bir halimiz yoktu. Arkadasimda kaliyorduk ve resmen hepimiz onun rahat etmesi rahatlamasi icin cirpindik. Kurallari esnettik. Ama iste bazi anlarda sinirlari belirginlestirdik. Ki zaten dedigim gibi ben Denizdeki degisimi gormeye baslamistim ve o yuzden bu adimi attim.

- Babasi videolar gonderdi
Ozan Denize bir iki video gonderdi. Kizim seni bekliyorum bak sunu oynayacagiz, bak bunu yapacagiz beraber diyen. Evdeki oyuncaklarini gosteren.

Bu videolari ara sira hep izlemek istedi. Babam beni bekliyor dedi. Ama ardindan babama arabayla gidelimdemeyi de ihmal etmedi. 

- Yeniden ucaklari anlattik
Donum noktasi benim canim arkadasim Sebnemin eve gelisi oldu. Deniz banyo yapmisti ve sacini kurutacaktik. Sebnem Denize Denizcim bak sac kurutma makinasi ses cikariyor vuu diye ayni ucak gibi dedi. Bak bunun da kucuk bir motosru var o yuzden bu da ses cikariyor dedi. (motorlari anlatmistik, diger araclari, ucan balonlari vs). Ama Sebnemin bu sac kurutma makinasi ornegi Denize cok iyi geldi. Makinayi kendi acti kapatti. Vuuu ucak gibi dedi. Saniyorum bu ornekle motor sesi somutlasmis oldu. Canim sebnemim!

Sebnem o aksam Denize kendisi ucakta neler yapiyor bir kez daha anlatti. Ben daha Sebnem oradayken denizin daha da rahatladigini hisettim. O aksam ve o konusmalar Denize cok iyi geldi.

- Son bir masal
Ertesi sabah yani ucus sabahi Deniz ucaklarin motoru var diye konusmaya baslayinca ben ona son bir masal anlattim. Basta anattigim masalin bir benzeriydi. Bir kucuk kiz varmis, ucaktaki sesten korkuyormus. Ama cok hakliymis cunku bazen ucaklar cok ses yapiyormus. Ayni sac kurutma makinalari gibi. Kucuk kiz ama ne yapmis kulakligini Takmis. Ve biliyor musunuz ucakta peppa filmleri bile varmis. Annesi o kucuk kizi istedigi zaman kucagina aliyormus. Ve bazi ablalar ona asla yanasmiyormus.... Gibi gibi gibi...

Insan hissediyor. Ben de hissettim. Evet Deniz hala gergndi, kaygiliydi ama eskisi gibi de degildi. Goncaya Gonca ben ilac vermeyecegim dedim bir deneyecegim. havalani yolunda Gonca ile Denize arabalarin motorlarini anlattik. Kedilerin, kuslarin bile ucaga bindigini anlattik.

- Havalaninda onunla konustum
Havalaninda deniz daha iyiydi. Ama guvenligi gectikten sonra yani ucaklari disarida gormeye basladiktan sonra asla kucagimdan inmek istemedi. Aldim kucagima. Konustum, sarki soyledim. 

Sonra ucakta oynayabilecegimiz kitaplara bakalim mi dedim. Baktik. Ama ben ucaga binmek istemiyorum dedi. Annecim seni anliyorum. Ama babana gitmek icin ucaga binmemiz gerekiyor dedim. Ses olursa kulakligini takariz. Peppa varmis ucakta izleriz. Ben sana kitap okurum. Bir sekilde hayir demedi artik.

Sonra konusa anlata onu kucagimdan biraz inmeye ikna ettim. camdan ucaklara baktik. valizimizi gorduk sevindik aa o da ucacak dedik. Ucaga yuklenen yemeklere baktik acaba pilav var midir dedik.

Yine personel harikaydi. Denize asla yaklasmadilar ama onu rahatatmaya calistilar. En son biz kalmistik Deniz hanim buyrun lutfen. Aa bak sizin icin bir dergimiz var, kulakliginiz ne guzlemis gibi solzer soylediler. Ucaga dogru yrumeye basladik. Koruge gelince Deniz durdu. Allah dedim basliyoruz. Anne kucak dedi, Hemen egildim aldim. Dur dedi durdum. sarki soyledim. Sallandim. Bu arada ucus gorevlisi yanimizda. Tamam gidelim dedi. O an anladim ki deniz ucmaya hazirdi. 

- Ucakta ne isterse onu yaptim
Deniz ucakta asla kucagimdan inmek istemedi. Birakmadim. Benim icin aglamiyor, uzulmuyor olmasi yeterliydi. Istedigi surece kulakligi kulagina tuttum. Kafasini optum. Arada 2-3  kez aglayacak gibi oldu hemen yeni oyuncaklar cikardim. Kitap okudum. O kadar normal ucusta da olabilir ki. 

Arada koltuguna gecmek ister misin dedim hayir dedi. Israr etmedim. Yine ucakta ne oluorsa ona anlattim. Bak simdi kalkiyor, simdi motirdan cok ses cikacak vs.

2,5 saatin sonunda yuzu disa donuk oturmayi kabul etti. Ki bu bence buyuk bir adimdi. Ve son yarim saatte uyudu! ben de bir sarap aldim ve onu afiyetle ictim. uyaninca kucagimda yatti. Inise gecerken yani tekerlekler yere degecegi zaman sarilabiliriz istersen dedim. Telasla kalkti ve yine kafasini gogsume dayadi. Anladim ki hala korkuyor ama onunla biraz olsun basa cikabiliyor.

Simdi nasil?
Deniz eve geldigimizden beri 180 derece degisti. Dun Ozana kizimi ozlemisim dedim. O eski uyumlu (ki Deniz inatcidir evet ama bir dozu var o doza geri dondu), konusabildigim, birlikte huzurla oyun oynayabildigim kizim geri geldi.

Tbai yarin her sey degisebilir. Bambaska olabilir. Tek dilegim bu huzurunun devam etmesi. Yine bu cok uzun bir yazi oldu. Ben en iyisi bir ozet geceyim.

Ozetle...
- 2 yas sonrasinda cocuklarda bazi korkular gelisebiliyormus. Bu da hayattaki sinirlarini belirlemelerinin bir adimi imis. Bizim icin bu yuksek ses korkusu oldu.

- Deniz bebekliginden beri zaten yuksek sesleri sevmez. Ambulans polis sirenine falan hep aglardi. Ama bunun kafasinda korkuya donusmesi iste 2 yasla oldu.

- Yine bu yas civari cocuklar ucaklarin havadan gittigini yeni kavrarlarmis. Deniz hep ucaklara bakar, el sallar ama belki de ayaklarimizin yerde olmadigini yeni farketti.

- Cocuklarin bazi davranislarini akisina birakmak evet dogru bence. Ben de bazi seyleri birakyorum. Ama boyle ani kaygi durumlarinda bizim detsegimize ihtiyaclari var gibi geliyor bana. O yuzden hep sunu dedim. Ucus hic sorunsuz gecebilir ama ayni sey olursa bir B planim olmali. Kulaklik, cizgi filmler, ucak kitaplari vs hep B plani idi. Iyi ki bir B planim vardi. Yasadiklarimizla suna emi oldum ki o kulaklik vs olmasaydi biz ayni kabusu yine yasayacaktik. Yani anneler ic sesinize guvenin

- Ben B plani disinda dnus ucusu konusunda cok kaygilanmasim aslinda. Tek derdim bir B planimin olmasiydi. Yalniz Denizin gunluk hayattaki degisimi beni bitirdi! Hakikaten bildigim her sey sifirlandi cocugumu taniyamaz oldu. Kimse bunu yasamasin dilerim.

- Aynalama, hikaye ile anlatma, oyun sirasinda cocugun hislerini anlamaya calisma. Hepsi cok faydali. Bizim avantajimiz Denizin zaten duygularini anlatan bir cocuk olmasi oldu. Ama kaygisini anlarken de, onu idare edebilecegi syeleri anlatirken de bunlarin yine cok cok faydasi oldu.

- Denize bugune kadar hic yalan soylemedim. Hic bir seyi kandirarak yaptirmaya calismadim. Yine aa ucak yok, tamam tamam arabayla gidecegiz falan dyemedim. Ama inanain bu iyi mi kotu mu bilmiyorum. Ben kaygisi buyumesin diye ucmak istemiyorum dediginde, bugun ucamayacagiz annecim dedim. Bugun ucak yok. Umarim bu rahatlamasini saglamistir. Ha kandirip durumu idare edebilir miydim bilmiyorum. Bizim icin cok gec, Deniz kandirilamaz artik.

- Cocugunuz uyumlu iken kural koymak da, sinir belirlemek de cok kolay. Bunu bir kez daha anladim. Deniz israrcidir, isteklerini bilir ama ben genelde hep Denizin uyumlu oldugunu ve sansli oldugumu dusunmusumdur. Oyleymisim! Bunu Denizin huyu tamamen degistiginde bir kez daha anladim.

- Deniz ilk sekerli, ev yapimi olmayan tatlisini Londra- istanbul ucaginda yedi. Tam 2,5 yil sonra sekerle tanismis oldu. Cunku bir de o cephede savasacak halim yoktu inanin. Zaten var ya damardan seker verirsek sakinlesecek deseler evet diyecek haldeydim. Demek ki kurallari sabit ututmak krizler olayinca daha kolaymis. Gerekince kurallar jet hiziyla esnetiliyormus :)

- Yine Deniz ilk cizgi filmini bu ucuslarda izledi. Gidiste de actim ama gozu gormedi. Ay keske gorseydi. Inanin keske cizgi filme alisik olsaydi dedim hani belki daha kolay olurdu. Donuste ise kulaklik ve peppa kurtarici oldu. Demek ki gerekince yine kurallarin esnemesi gerekiyormus. Bu arada sadece ucakta oynuyor dondurma ve peppa dedik bakalim nereye kadar gidecek bu. 2,5 yasinda artik muhim degil. 

- ve cok da seyetmemek lazimmis bir kez daha anladim. Alin iste memeyi tavmasiz biraksin, okula alisirken cok hirpalandi aman ne yapalim derken hic beklemedigimiz anda en buyuk kaygiyi yasadi. Onlari hayattan korumamiz mumkun degil. Ben bunu kabul ettim. Ama yollarini kaybettiklerinde yanlrinda olmamiz sart. O kadar da herseyi akisina birakmak mumkun degil.

Iste boyle. Iste bir kriz de boyle gecmeye basladi.
Nisanda amsterdama gideektik ama iptal ettik. Biraz ara vermek istiyorum. Deniz kadar benim de buna ihtiyacim var :) Mayista ise Ozanin kuzeninin dugunu icin yeniden turkiyeye gitmemiz gerekiyor. Onu iptal edemeyiz. Umarim o ucuslar cok daha rahat gecer. Planim aktarmasiz ucmak basarabilirsek cunku gordum ki aktarmasiz ucus cok daha kolay oldu. 
Sonucta biz burada ailemiz ve arkadaslarimiz orada yasarken ucmak bizim icin bir luks degil, ihtiyac. Dolayisiyla Denizin kaygisini yonetmesi icin ona klavuz olaya bir sekilde bu sureci atlatmaya calisacagiz.

Daha da ne yazayim bilemiyorum. Sadece  tum bu surecteki detseginiz icin cok ama cok cok tesekkur ederim
Gulcin


28 Şubat 2019 Perşembe

7'den 70'e Kadınların Vazgeçilmezi: Saç Tokası

Her yaştan kadının en çok kullandığı aksesuar, tartışmasız tokadır. Bir kız çocuğu, daha doğmadan önce "Saçları uzasın da toka takalım..." diye hayaller kurulur. Tokadan karakter analizi bile yapılır(!) Toka taktıran çocuk usluymuş da toka taktırmayan çocuk, çok sıkıntıya gelemezmiş yönünde bazı inançlar sizin de kulağınıza gelmiştir. Toka, kısacası, biz kadınların olmazsa olmazı, vazgeçilmezidir. Daha küçüklükten itibaren sahip olunan tokaların birçok çeşidi, modeli vardır. Fakat, en yaygını, lastik tokalardır. Yazın sıcaktan bunaltan, yemek yaparken gözü kapatan, ders çalışırken dikkat dağıtan saçları toplayan lastik tokaların değişik modelleri, türlü türlü renkleri bulunur.

Lakin, biz kadınların vazgeçilmezimiz tokaların, sık sık kaybolmak gibi bir huyu vardır. Bir türlü durmazlar durdukları yerde... Bu da her geçen gün yeni yeni modelleri çıkan tokaları alıp kullanmak için en güzel bahanemizdir. Toka kaybetmek, zaten gerek sosyal medyada gerekse de etrafımızdaki kişilerde görüp alma eğiliminde olduğumuz yeni toka modellerini almak için en güzel gerekçedir.

Aksesuarcılarda, butiklerde ve hatta artık marketlerde bile birçok toka çeşidine rastlamak mümkün. Tel tokasından tutun da klipsli tokalara; her renkte, her boyutta, her saç tipine uygun çeşit çeşit tokalar, artık her yerde!... Birini kaybedince hemen gidip yenisini alıyoruz hâliyle. Laf aramızda, sürekli kaybolan tokalarımı yenilemek, şahsen benim hoşuma gidiyor aslında.... İstemeden de olsa toka modasını takip etmiş oluyorum. Mesela, şimdi de annelerimizin eskiden taktığı şu büyük çıtçıtlı tokalar tekrar moda olmuş. Tokamı kaybedince yenisini alırken öğrendim bunu da... Eski usul tokalar, birkaç tanınmış sima tarafından yeniden moda edilivermiş. Bir bakıma iyi de olmuş. Yeni toka almak için ziyaret ettiğim Coquet'in İnternet mağazasında birbirinden değişik ve güzel lastik toka çeşitlerine hayran kaldım. Genellikle takı almak için tercih ettiğim bu mağazada böyle güzel toka çeşitleri olduğunu keşfetmek, hoş bir sürpriz oldu. Her ürününde beni kalitesi ve tasarım detaylarıyla memnun etmeyi başarmış olan Coquet, artık toka için de sıkça ziyarete edeceğim bir yer oldu. Aklınızda olsun; tokanız kaybolursa sizin de ilk adresiniz burası olabilir. Çeşit çeşit modellerden seçip, beğenip alın. Coquet’in internet mağazası, toka modasına uyum sağlamak için sizlere sayısız alternatif sunuyor. Hatta, bana kalırsa, tokanızı kaybetmeyi beklemeyin; siteye hemen gidip bir göz atın. Ama uyarayım: Asla bir tokayla kalmayacaksınız. Envai çeşit toka arasından çoğuna sahip olmak isteyecek; kendinizi tutamayacaksınız.
x

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails