13 Temmuz 2018 Cuma

Denizin ikinci veli gorusmesi

Dun deniz'in ikinci veli gorusmesi vardi. Simdi ben veli gorusmesi diyince bizim ilkokuldaki gibi bir sey degil. Oyle anneler babalar bir odada oturmuyor. Denizlerin kreste her bebegim bir "Key person" birincil sorumlusu var. Bir de ikinci var. Bu gorusmelerde o birincil sorumlu anne babayla ozel bir gorusme yapiyor. O kadar.

Bu gorusmede yasina gore ortalamada beklenen davranislarinin ne oldugunu ve sizin bebeginizin bunlarin hangilerini yaptigi/yapmadigi ya da baska neler yaptigi konusuluyor. Desteklenmesin tavsiye edilen bir alan var mi onlari anlatiyorlar. Bir de onumuzdeki donem icin planlari. O kadar. Tabi sizin sorunuz varsa onlari da sorabiliyorsnuz.

Deniz icin yine gecen seferki gibi bir turkce anlamasi/anlatmasi bir de ingilizce anlamasi/anlatmasi icin degerlendirme yapmislar. Turkcesi baya iyi. Ingilizcede de arkadaslarini yakalamis. Biz ingilizce konustugunu neredeyse hic duymuyoruz - Turkiyede konusmustu nedense :)- ama kreste konusuyormus. Ben zaten duymasam da olur Ingilizcesini diye dusunuyorum. Hep dedigim gibi benim onceligim Turkceyi duzgun ogrenmesi, anlamasi, konusmasi. Digeri zaten gelecek eminim. Ingilterede yasiyor cocuk. O yuzden sevindim Turkcede iyi yoldaymisiz.

Gcen veli gorusmesinde Aralik basiydi ve Deniz daha yurumuyordu biliyorsunuz. Yurumesini desteklemeiyiz diye konusmustuk. Simdi fiziksel olarak da yasinin ortalamasinii yakalamis. Genel olarak temkinli bir cocuk Deniz, bana benziyor. O yuzden pek cok iki yas bebesi gibi atlayip ziplamiyor. Benim gibi :) Ama su an fiziksel olarak gelisimi okmis. Guzel. Hep diyoruz ya insan bir donup once kendine bakacak. Ben 2 yasinda yurumusum. O yuzden Deniz 17 aylik yurudugunde annemler falan biz aa iyi erken yurudu bile dedik :) Oyle sonucta biraz gen isi galiba.

Bu yasta bebeklerin bazilari tuvaletlerini soylermis. Deniz soylemiyor. Ima daetmiyor, isaret de vermiyor. Hatta yaptiginda yaptin i diye sordugumuzda dahi soylemiyor. Deniz cok bebekken tuvalet konusunda isaretlerini takip etmeye calisirdim. Hani yapacagi zaman alin tuvalete goturun falan diyorlar ya. Deniz o zaman dahi tuvaletini yaparken ona dokunmami bile istemezdi. Bir iki tam o tuvaletini yaparken bez degistiriyordum, denk geldi yani. Aman ne aglamisti. O zaman sanirim bizim bebek tuvalete tutabilecegimiz bir bebek olmayacak diye dusunmustum. Ustelemedim. Simdi de herhangi bir isaret yok tuvalet soylemeye dair.

Ne yapmayi dusunuyorsunuz bu konuda dediler. Beklemeyi dedim. Biz de zorlamamanizi oneriyoruz dediler. Baslayacaksaniz evde, bize de haber verin tutarli olalim. Ama bizce de aceleye gerek yok dediler. 

Tam da onlara dedigim gibi beklemeyi dusunuyorum acikcasi. Denize yavas yavas tuvalet olayini anlatiyorum. Idefix kitaplarimi yollasaydi tuvaletle ilgili kitaplar da almistim. Ama 2 yasinda oldu artik bezi birakmasi lazim gibi bir sey yok kafamda. Guvendigim anne arkadaslarim da genelde ayni seyi soyluyor. Hazir oldugunu anlayacaksin. Ben yine bu konuda da Denizi izlemeyi dusunuyorum, acelesi yok. Bence tuvalet de yurume gibi. Vucudu kaslari hazir olunca o isareti verecek bize. Yaniliyor olabilir miyim? Belki. Ama icimdeki ses aceleye gerek yok diyor. Yine de biraz daha okuyacagim tabi :)

Yemeklerini guzel yiyormus, evde bazen guzel yemiyor. Kendisi gidip yatagina yatip uyuyormus, evde ben varsam illa memede uyuyor. Uyku saati dediler mi hemen yataga dogru gidiyormus, evde hep hayir diyor. Dedim sizdeki baska bir versiyon mu? Biz de bu guncellemeyi evdekine yukleyebilir miyiz? Iste zaten hep kreste baska olmaz mi cocuklar bizimki de oyle. Ama ben uyku konusunda bunu iyi bir isaret olarak goruyorum. Demek ki umut var! Demek ki bir gun biz de hadi annecim uyku saati diyip yatagina birakip cikabilecegiz. Insallah! Ama ne gun onu henuz bilemiyoruz :)

Deniz paylasmayi cok sevmiyor dediler. Tek cocuklarda gorulebilen bir durummus. BIraz sasirdim. Ama hicbir seyini paylasmasi gerekmiyor ki cocugun nasil ogrensin ote yandan. Ha olay cikarmiyormus birisi bir seyini alinca ama memnun olmuyormus. Olacak. Bu yaz kuzenleriyle falan bir araya gelince bu konuda ilerler diye dusunuyorum.

Sozun ozu, normal bebek iste. Cok sukur normal, ve normal sekilde gelisiyor. Oh insan boyle duyunca seviniyor ha. Ben de sevindim :)

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Iyi ki dogdum...

Bugun benim dogum gunum. Eskiden buraya uzun uzun eski yasima tesekkur yazilari yazardim. Bu sene de yapayim istedim.

Yasadigim en yorucu ama en guzel yaslarimdam biriydi bu. Bu yasimda yeni bir Gulcin kesfettim ben. Calisan anne Gulcin. Calisan Gulcini cok uzun zamandir biliyordum. Anne Gulcin ile de bir onceki yil tanismistim. Ikisini de ayri ayri severdim. Ama bir araya gelisleri bekledigimden zor oldu.


Bu yasim, hem fiziksel hem de ruhen cok yoruldugum bir yas oldu. Kendime ayiracak zamanimin olmadigi, surekli bir yerelere kostugum ama hicbir seye tam anlamiyla yetisemedigim bir yas. Canim cok yandi bu yasimda. Deniz krese alisirken canim cok yandi. Deniz ust uste hastalandiginda canim cok yandi. Deniz her hastalandiginda bana sorulan kreste iyi bakiliyor mu? Calismasan olmaz mi sorularinda canim cok yandi bu yasimda. Hic baskalarinin sozleri bu kadar canimi acitmamisti. Demek en zayif noktamla, kizima olan sonsuz sevgimle, tanistim ben bu yasimda.

Bu yasim ruhumun doya doya buyudugu bir yas oldu.  Deniz buyudu, ruhum buyudu, kalbim buyudu bu yasimda. Her gun biraz daha sevdim kizimi. Sadece kizimi degil ama. Tum cocuklari biraz daha sevdim ben bu yasimda. Yasamayi biraz daha sevdim. Denizle gecirdigimiz gunleri sevdim. Ailemle gecirdigimiz zamanlari. Annemin bizde kaldigi zamanlari. Denizle babamin oynadigi zamanlari. Abimin Deniz derken sesinin sakidigi zamanlari. Denizin arkadaslarimin kucaginda oldugu zamanlari. Arkadaslarimin cocuklariyla birlikletiklerimizi. Etrafimda bambaska bir sevgi gordum ben bu yasimda.

Bu yasim kendi kucuk cekirdek ailemle dolu dolu gecirdigim bir yas oldu. Eskiden cok tatile giderdik, hic evde durmazdik. Ozanla evliligimiz hep oradan oraya dolasarak gecti. Yine dolastik ama bu yasim heralde evde en cok zaman gecirdigim yasim oldu. Sevdim bunu da. Ozan ve Denizi izlemeyi sevdim ben bu yasimda. Onlarin her gun artan bagini izlemeyi. Evimizde harala gurele eglenmeyi, Denizin soyledikleriyle gulmeyi. Yasadigim gunleri cok ama cok sevdim, ruhum buyudu bu benim bu yasimda. 


Bu yasim saat olarak daha az calistigim ama az zamanda cok isler bitirdigim bir yas oldu. Onceliklerim Denizle beraber kendiliginden belirlendi. Calismayi cok sevdim yine bu yasimda ama calismaya ayirabildigim zaman tabi ki cok daha az oldu. Olsun iyi oldu. Her seye yetisemeyecegimi kabullendim. Her seyin mukemmel olamayacagini, buna vaktim olmadigini anladim. Az calisip oz calismayi sevdim. Yeni bir calisan Gulcinle tanistim ben bu yasimda. 

Sanirim biraz kendimi unuttum bu yasimda. Daha dogrusu unutmadim da kendimi biraz 2. plana attim, atmak zorunda kaldim. Arada yapmak istediklerimi hatirladim, arada ne yorgun oldugumu dusundum ama "kendine vakit ayiracagin zamanlar da gelecek Gulcin" diyerek kendimi avuttum. Yine de kendim icin elimden geleni yaptim, en onemlisi mukemmel olmaya zorlamayarak kendime kocaman bir hediye verdim ben bu yasimda. 

Mukemmel bir calisan degildim. Ise cok gec geldim, bazi seyleri cok yarim yamalka yaptim.
Mukemmel bir es degildim. Bazen Ozana hic vakit ayiramadim. Gozunun icine bakip haftalarca onu sevdigimi bile soyleyemedim.
Mukemmel bir evlat degildim. Annemleri gunlerce arayamadigim oldu. Cok seyi unuttum.
Mukemmel bir arkadas degildim. Arkadaslarimi dinleyemedim. Dnlesem de duyamadigim zamanlar oldu.
Mukemmel bir anne hic degildim. Deniz'i gormedigim aksamlar oldu. Sabirsiz davrandigim, sakin kalamadigim zamanlar oldu.

Ama elimden gelenin en iyisini yaptim ben bu yasimda. O yuzden bugun kendime hic yuklenmeyerek bir dogum gunu hediyesi verecegim kendime. Tipki sene boyunca yaptigim gibi, basardiklarima odaklanacagim. yetisebildiklerime sevinecegim. ve gerisini basimi yana egip ugurlayacagim. Degil mi ki saglikli mutlu bir kizim var, degil mi ki Ozanla el ele buyutuyoruz onu, degil mi ki ailem saglikli, degil mi ki beni sarip sarmalayan arayip soran onca arkadasim var demek ki bir seyleri de dogru yaptim bu yasimda.

Eski yasim sana bana verdigin her gun icin, kizimin gulusuyle susledigin her an icin, sevdiklerimle doldurdugun her dakika icin cok tesekkur ederim. Iyi ki boyle gectin. Yeni yasim haydi baslayalim :)

Iyi ki dogdum :)

2 Temmuz 2018 Pazartesi

Tatil!

Geen hafta Bodrum'da tatildeydik. Cok iyi geldi. Uzun zamandir aklimizda olan bir seydi boyle bir tatil. Deniz dogdugundan beri diyebilirim. Hep soyle bir her sey dahil otele gitsek, kolumuzu kipirdatmadan yatsak ne iyi olur dedik durduk ama olmadi. 

Bizi biliyorsunuz, baya tatile gideriz ama boyle her sey dahil tatil hc yapmayiz. Biz atlariz arabaya o sehir senin bu shir benim gezeriz. Bir yola ciktik mi en az 2-3 sehir gormeden donmeyiz. Valizi acar acar kapatir oradan oraya dolaniriz. Denizle ciktigimiz ilk tatild e bu degildi. Deniz dogdugundan beri ciktigimiz her tatilde yine sehir sehir dolandik biz. Seviyoruz oyle dolanmali tatilleri.


Ama bunu da sevdik. Hem de hic emin degildik sevip sevmeyecegimizden ama ne yalan soyleyeyim iyi geldi. Biz bu tatili yine almazdik. Yine sehir sehir dolanirdik da tatili ayarladigimiz donemde Deniz su cicechi geciriyordu. Ve biz biliyorsunuz coook yorgunduk! Yine de Ispanya'ya gitme plani yapiyorsuk. Su sehire gidleim, 2 gun kalalim, oradan su sehire gecelim diye konusurken Ozan'a dedim ki, "Ozan ben simdiden yoruldum, bu sefer bu kadar cok durakli bir tatil planlamasak mi?" Meger Ozan da bunu soylememi bekliyormus."bence de Gulcin" dedi. "dur biz bu sefer baska turlu bir sey bakalim"

Iste boyle basladi bu tatilin macerasi. Ve biz bir anda kendimizi hersey dahil bir otele rezervasyon yapmis halde bulduk. Hem de Turkiye'de! Iste bu kisim hele hic aklimiuzda yoktu. Ama otellere bakarken bakarken dedik ki, biz baska ulkeye gitsek yine yerimizde durmaz gezeriz :) En iyisi, en bildigimiz yere gidelim gezmedik diye icimiz icimizi yemesin. Hem allahin askina hizmet sektorunde Turkiye'den iyi ulke var mi? Yok! Yine de tatile gidene kadar "Acaba nasil olacak" diye dusunmekten kendimizi alamasak da toparlandik ve tatile gittik!

Cok dogru bir karar vermisiz. Daha otele ayak bastigimiz anda tatilin guzel gececegi belliydi sanki. Ucagimiz 1 saat rotar yaptigindan otele gece 2 gibi vardik. Deniz yavrum yolda uyumustu ama uyand tabi. Olsun yeni yere geldi ya heyecanlandi, hic huysuzlanmadi. Ve biz gecenin o saatinde kendimizi izgara kofte yerken bulduk. Deniz o gece tam 2 kofte yedi. ve boyle ce ya tatilde yer mi diye dusunmelerimiz de bir kenara kalkti. 

Sonrasi deniz kenari, sinirsiz kahve cay, Denizin denizde attigi kahkahalar, annemlerin gelisiyle neselenen zamanlar ve tadindan yenmez bir tatil oldu. Biz bu tatili cok sevdik! Bir de gercekten cok ihtiyacimiz varmis cok dinlendik!

Bodrum Voyage Torba'da kaldik. Otel hakikaten cocuk dostu, Beni en cok rahatlatanlardan biri bu oldu. Biliyorsunuz etrafi rahatsiz etmekten hep cekiniyorum. E deniz de cocuk. Tabi ki krizler oluyor. Onu fazla baskilamaktan da cekiniyorum. Kizimin huzur ve etraffin huzuru arasinda kaliveriyorum bazen. Bu otelde etraf cocuk dolu oldugundan ortam cok rahatti. Herhangi bir bebek agliyor mu, kimze donup donup bakmiyor, garsonlar eglendirmeye calisiyor, yan masandan guldurmek isteyen oluyor. En onemlisi cocuklar birbiriyle arkadas oluyor. Bu kizim bizim icin cok guzel oldu.

tein cok guzeldi. Yemekler sahaneydi. Deniz nefisti. Bunlarin disinda her seyin elimizinn altinda olmasi benim cok hosuma gitti. Denizi uyutup birer birer disari ciktik, bara gece kulubune bile gittik. hepsi tesisin icinde oldugundan agladi mi hemen don sorun degil :) Son gece Deniz, aranbasinda uyuyarak _bu 21 ayda ilk kez yasanan bir seydi. Cok denedik ama hic olmaamisti bugune kadar- bize buyuk bir jest yapti ve biz basbasa guzel bir aksam gecirdik. Yine oda 100 metre uzagimizda oldugunda uyanir gibi olsa heen gidebilecegimizden kafamiz rahatti.

Deniz gayet guzel yemek yedi otelde. Cocuk bufesi vardi daha az tuzlu secenekler var orada ama elbette tuz  yedi bu tatilde. Yemedi desem yalan olur. Evdeki kadar tuzsuz degldi hicbir yemek. Biz daha cok izgara balik, et falan yedirdik Denize iyi oldu.

BUrada bir acik bufe parantezi acacagim. Acik bufe bebekle zor bir seymis! Tabi ki onca makarna, pilav vs goren cocuk ay dur ben once etimi yiyeyim demiyor. Bizimki demiyor yani. ILk gunler baktik mak-kar-na, beyaz pilav diye tutturuyor, sonarsinda kendimizce bir yontem gelistirdik. Restorana gidince Denizi acik bufe tarafina hic gecirmeden direk masaya oturtuyorduk ve baligini, etini (sadece 1 cesit) alip ikram ediyorduk. Biz de o arada o ne yerse biraz biraz aynisindan yiyorduk. Bitti mi balik ya da et, kendimize de denize de baska cesitler aliyorduk. Boylece mak-kar-na, pila pila yese de oncesinde etini baligini yemis oldu. En azindan!

Deniz bu tatilde TATLI kavramini ogrendi. Iste bu cocuk kotu oldu!

Biz Deniz'e seker vermiyoruz. sekerle hic tanismadi diyemem. Birkac kez ev yapimi kekin ucundan yedi Turkiye'de. Tabi ki bu turkiyede yasandi! Ama bu 3 kez oldu sadece. Onun disinda sofra sekeri yemedi henuz. Meyve yiyor, disaridan ekmek yiyor. Tum bunlardan elbette seker aliyor. 

Tatilde elbette devasa tatli bufeleri vardi. ve elbette ben o tatlilardan yedim! Ama yani ben de tatile gittim. Ve elbette cocuk bufelerinin her yani seker ve sekerli seylerle doluydu. keske boyle yapmasalar! Ilk gunler umurunda bile olmadi. Ama sonrasinda Deniz tatli istiyor demeye basladi. Kek istiyormus. Ben Denize kek yapiyrum evde ama keci boynuzu unu, bal, tahin oyle seylerle. Yani kek yiyebildigini biliyor. E orada nereden bulayim o keki. Denizin inadi da malum. Yok illa tatli istiyor. Iste o durumlarda kuru uzum, ceviz, kayisi imdadimiza yetisti. Deniz  bol bol onlari yedi. Ha bir de kavun karpus. Bir gun de ceyrek bebek biskuvisi yedi. Aklini kacirdi. Sonucta bu kadarla tatili atlattik. Ama elimizde Tatli istiyorum diyen bir bebek kaldi :( Tatli sadece o otelde var dedik. Mecburen biz de bir sure tatli yemeyecegiz. Zaten 2,5 kilo almisim iyi bahane olur! Bence tatilin en zor kismi ve en kotu etkisi bu oldu.

Yine tetsiste bebek odalari vardi. Ve sahilde bebekler icin oyun alani ve aksamlari kullanilabilecek bir lunapark. Bunlar guzel seyler cok isimize yaradi. Ancak bunca cocuk;lar icin hazirlanmis yerde bir tane cocuk kitabi olmamasi bence inanailmazdi. Yok bir tane kitap yok. 
Ben tatile gitmeden deniz'e idefix'ten kitaplar ismarlamistim. Onlar gelseydi bu sorun olmayacakti ama gelmediler. Bu da gerci baska bir yazinin konusu. konuyu dagitmayayim simdi. Yani bana sorarsaniz bebeklerle ilgili kisimda en buyuk eksik kitapsizlikti ah bir de sekerli seylerin coklugu. Ama bunlar disinda bebegin denize girecegi bezi bile dusunmuslerdi standlarda bezle ucretsiz dagitiliyordu.

deniz, ilk gunlerde denize girmeye bayildi! zor cikariyorduk suda,. Persembeden sonra ne oldu bilmiyoruz suya girmek istemez oldu. Ya bikti ya da carsamba yagan yagmurdan sonra su sogudu. Sonucta persembe Cuma - bir de ekstradan cumartes- Deniz deniz kenarinda kumlarla oynamay tercih etti. Olsun ayagi su gordu. 

ve sonucta tatil Cuma gunu bitti. Daha dogsuru bitti saniyorduk ama ucagimiz kalkmadigindan ve 22 saat rotar yaptigindan aslinda tatil bitemedi. Aslinda bitmesin falan da dememistim! Ve biz bir gun daha bodrum'da kaldik. E iyi olsu da bir yandan da bebekle iki kez havalani bir suru bekleme cok da iyi olmadi. Olsun. Onlari bir kenara birakiyorum ben. Genel olarak bu bizi cok mutlu eden, donlendiren bir tatil oldu.

Ha bundan sonra hep otel tatili mi yapariz? Hayir :) Ama bundan sonra otel tatili yapariz. Ben cok sikiliriz diye dusunuyordum ama bebekle oyle olmadi. Konforu guzel geldi. Ote yandan sehir shir gezmenin tdai her zaman baska. Denizi de kendimizi de bundan mahrum birakmaya niyetimiz yok. Imkanlar el verdigince biraz ondan biraz bundan takilacagiz iste.

Zaten guzel olan gercekten birlikte vakit gecirebilmek. Deniz hep bizimle olunca konusmasi yine cok ilerledi. Arada inadi ile bizi bezdirse de kendisi yine harika bir tatil arkadasiydi ve aramizda yine en cok o eglendi.

O yuzden nerede oldugumzun onemi yok aslinda. Beraber olalim da.

Boyle boyle egleniyoruz iste.
Haydi simdi ise donme zamani :)

7 Haziran 2018 Perşembe

Denizle sohbetler :)

Evet dun de yazdigim gibi Deniz gece yeniden uyanmaya basladi. Zaten ne demisler cocugumun hastyalandigina degil, duzeninin degistigine yanarim miydi o? Hah iste ondan! Gerci hastalandigina da yandim. Simdi hastalik gecince boyle konusmak kolay.

Cok sukur gee uyku saati normale dondu. Saat 8, 8:30 gibi uyuyor. Hastalik sirasinda bu uyku saati inanilmaz sapitmisti. Bazen 7de uyuyordu bazen 10-11 e kadar uyumuyordu. Saniriz agrisi, kasintisi da vardi. Kitap oku, oyun oyna, oyala. Ama yani tum gunun sonuna o 8-10 arasi gercekten cok zor oluyordu. Bebeklerin erken uyumasi cok buyuk nimet bu hastalikta bundan emin oldum. Burayi okuyan anne adayi/ yeni anne arkadaslarim elinizden gelen ne varsa yapin, deneyin ama mumkunse bebeginizi erken uyumaya alistirin. Bizimki gibiyse uykuya cok zor daliyorsa, gece bin kere uyaniyorsa bile o erken uyumasi buyuk nimet oluyor inanin. Ne diyordum cok sukur simdilik bu kisim eski duzene dondu gibi.

Duzene donmeyen kisim gece uyanmalari. Biliyorsunuz Ocakta Deniz 16 aylikken gece beslenmesini kesmistik. Anlata anlata oksaya oksaya. tabi ki agladi. Ama asla birakmadik gitmedik, yaninda olduk falan. Bu yontem bizde calisti ve Deniz cok sukur kesintisiz uyur oldu. Aksam 7 sabah 7 degil. Ama aksam 8:30 sabah 05:30-6 arasinda kesintisiz uyuyordu. Arada uyansa da kendini geri uyutuyordu. Cok ender beni istese de emmeden uykuya geri daliyordu. Son zamanlarda yarim saatte hatta 15 dakikada bir uyandigini dusunursek bu bana yetti!


Sucicegi sirasinda kasintidan uyandi, agridan uyandi. Ve gece 1:30 da antibiyotik icmesi icin anne babasi tarafindan uyandirildi. Ve malesef Deniz gece yeniden uyanmaya basladi. Buraya kafasini duvara vuran anne emojisi koymak istiyorum!

Bu da gececek elbette ama iste hakikaten uykusuzluk zor be blogsever arkadasim.

Dun gece 12:30 da uyandi Deniz. "ye kadar kac kere uyuttum hatirlamiyorum. Ama hep uyandi. 2de en son Ozan gel delirecegim dedim Ozan uyuttu. 4'te, 5:30 da yeniden uyandi. Ben tabi ne kadar uyudum hesaplamaya bile degmez. 

Sabah uyandik. Tabi yine sanki gece uyanan emmeeeeee diye ortaligi birbirine katan bebek Deniz degil. Pur nese, agiz dolusu gulmeler. Parcalicam severken :) Neyse konusuyoruz.

D: Deniz agladi
G: Evet annecim neden agladin? Sen artik gece uyanmiyorsun ki.
D: Deniz agladi. Dondurma istedi (ilaci soguk diye icirirken babasi aa bak dondurma gibi diyordu)
G: Hmm dondurma mi istedin?
D: Deniz dondurma istedi
G: E ama emme diyordun Deniz
D: iiii emme yok. Ay dede var emme yok!

Cocuk teoride iyi pratik eksik demek ki :)




6 Haziran 2018 Çarşamba

2. sucicegi

Gecen hafta pazartesi gunu burada tatildi. Italyadan yenide geldigimiz icin bir yere gitmek istemedik. Bu uzun haftasonunu evimizde gecirmeye karar verdik. Arada gunubirlik geziler yapariz dedik. Iyi ki de oyle demisiz. 

Cumartesi gunu sabahtan Deniz'in gymboreesi vardi. Bayiliyor oraya! Bayiliyor. Bence yurmesine, tirmanmasina falan da cok faydasi oldu. deniz temkinli bir bebek. Atacagi adimi hesaplayan cinsten. Ayni ben. Bir sey yapmadan once bir etrafini izliyor. Ayni seyi yapanlarin basina gelenleri olcuyor tartiyor. O yuzden bu gymboree cok iyi oldu. Etrafta bir suru cocuk var ve oyuncaklar guvenli E her hafta gittigimizden Denizin de mekana guveni artti. Seviyor orayi cok. ne zaman gitsek cok egleniyor. Ben ne diyordum? Hah iste Cumartesi gymboree, ev alisverisi derken gecti gitti. Deniz o gun 2,5 saatlik bir ogle uykusu yati ki bu tarihinde bir elin parmagini gecmez. Biz de Ozanla dizi izledik. Guzel bir gundu.

Pazar gunu harika bir yere gittik. GodStone farm. Bir ciftlik. Ama sadece ciftlik degil de biraz da eglence merkezi gibi. GIrisi ucretli ve acikcasi bence biraz pahali. Sadece ciftlik icin giderseniz bence o paraya degmez. Ama gercekten tum gunu gecirebileceginiz sayida aktivite var iceride. Ozellikle cocugunuz biraz buyukse tum gunu rahatlikla orada gecirebilirsiniz. Biz de cocugumuz buyuk olmasa da tu gun oradaydik :) Aksam eve dondugumuzde ayaklarimiza kara sular inmisti :)

Pazartesi evde olalim istedik. Tatil donusu camasirlar utuler yigilmis, bir toparlansak iyi olacak dedik. O gun de hava bir guzel. Ilk kez bahceli evin faydasini anladim. Deniz bahcede oynarken biz de evdeki isleri hallettik. Herkes halinden memnundu, mutluyduk. E biraz da dinlendik. O aksam saat 7de Deniz uyumustu. Evet erken uyuyor ama artik 7 uyku saati degil. genelde 8, 8:30 gibi uyuyor. Heralde bahcede cok oynadi yoruldu dedik. Bana halinden tavrindan biraz da ateslenecekmis gibi geldi. Memeye duskunlugu artmisti cunku. Bak gordun mu usuttuk cocugu diye hayiflandim.

Saat 11 gibi Deniz bir uyandi ve atesi 39 idi. Tahmin ettigim gibi usuttu hastalandi diye hayiflandim. Cok uyanmadi gece ama ne zaman atesini kontrol etsem 38 uzerindeydi. Uzeri ince, ustunu ortmeden uyudu. Uyudugu, huzursuz olmadigi icin ates dusurucu vermedik.

Ertesi gun Ozanla ise gitmemeye karar verdik. Denizi de krese yollamamaya. Aslinda atesi dusmustu ama olsun dedik. Benim de bilgisayarimi degistirmislerdi bir onceki hafta. Sen bilgisayarin sarji calismasin. E tamam evden calisayim da nasil? Illa bir igrayacagim ofise. Ozan sen git dedi ben hallederim denizi. Oglen olmustu zaten ben de gidip bir toplanti yapacagim. sarj aletini alip donecegim. Gitmeden denizle oynarken ensesinde ilk dokuntuyu farkettim. Minnacik bir sivilce. Ozana gosterdim yok ikimiz de eminiz, onceki gun bu yoktu.

Ne olur ne olmaz doktordan bir randevu aldim aksam icin ve evden ciktim. Deniz ben giderken huysuzlandigi icin hasta oldugundan emin oldum. Hasta falan degilse ben ya da babasi evden cikarken el salliyor bizi opuyor. Asla aglamiyor. Ama hastaysa gitmemizi istemiyor. 

Jet hiziyla islerimi halledip Ozanla ve denizle doktorda bulusmak uzere yola ciktim. Nasil bir yagmur var Londrada anlatamam. Sel olmus ortalik. zar zor doktora ulastim. O vakitte Denizin dokuntu sayisi 3'e cikmisti bile. Ve bir tanesinin ici su ile dolmustu. Doktor yine de erken oldugunu biraz beklememiz gerektigini soyledi. Biraz bogazlari kirmiziymis onun disinda bir sorun yokmus. Deniz 6 ay once de su cicegi gecirdiginden emin olamadi o da. Ender de olsa su cicegi iki kez gorulebilir ama bir gun daha bekleyelim bu dokuntulerin ne oldugunu anlamak icin dedi ve bizi yolladi.  

Ozan da ben de neredeyse emindik Denizin su cicegi gecirdiginden. O yuzden ikimiz de islerimize haber verdik. Bu hafta bizden hayir beklemeyin kizimiz su cicegi olabilir dedik. Ama tabi hayir beklemeyin diyemedik cunku bunlar da isveren. KIbarca durumu acikladik evden calisacagiz deidk. Herkes bilir ki evden calisma bebeginiz evdeyken hele de hastayken cok zor. Bizim isverenlerimiz de biliyor bunu tabi. Ama ne desinler. Ki bence zaten bir sey demesinler cocuk hasta!

Carsamba sabahi dokuntuler artti. ve biz artik Denizin su cicegi oldugundan emindik.

Ben bu sefer basta cok husursuzdum cunku gecen seferki gibi olmasindan cok kortum. Ama bir sure sonra kendimizi olayin akisina biraktik. Ozanla 2-3 saatlik donguler halined calistik. 2 saat ben calistim O denize bakti, sonraki 2 saat o calisti. Deniz uyudugunda ikimiz de calistik. Ha tabi bu sirada yemek yaptik evi toparladik derken kendimizi ciddi bir maratonun icinde bulduk.

Deniz genelde iyi oldugundan, keyifle oynadigindan soru etmedik bunlari. Hatta Carsamba ogleden sonra krizi firsata cevirmis aman iste bhaneyle kizimizla doya doya vakit geciriyoruz kivamina gelmistik :)


Carsamba iyi gecti ama Persembe ve CUma zor gunlerdi cunku dokuntuler artti ve kasintilar basladi. Kopuk kullandik rahatlasin diye. ve olabildigince dikkatini dagittik. Ise yaradi. Bazen de yaramadi ama o zaman  caresiz hissettik.

Derken derken 1 hafta geride kaldi ve Denizin dokuntuleri iyilesmeye yuz tuttu. Cuma gunu bezinin altinda kalan bir dokuntu enfekte oluyormus gibi hiseetigimizden doktora yeniden gittik. Evet su cicegi dedi. Enfeksiyon da hafif de olsa var dedi ve az dozda bir antibiyotik verdi.

Normalde ben antibiyotigi cok dikkatli kullanirim biliyorsunuz. Ama enfeksiyon riskini goze alamadim. Antibiyotige de basladi. Ve muzlu bir karisim oldugundan bayildi. Dondurma dondurma diye icti. yavrum dondurmayi bir bilsen sen onu dondurma diye yer misin :) Antibiyotigin ikinci gununde enfekte gibi olan yer de normale dondu. Sukur.

Deniz bu sali yeniden krese basladi. Bu hafta cok daha az kaliyor kreste ama ardina bakmadan gidiyor cunku bizden bikti :) Saka yapiyorum tabi. Ama sucicegi bulasici oldugundan Denizi disari pek cikarmadik. Nereye gitsek cocuk var e ya onlar gecirmediyse. Evde bol bol oyun oynadik, kitap okuduk, sakalastik. Ama tabi cocuk bizden bikti! :)

Bu bir hafta evet zordu, deniz hastaydi. Ama ayni zamanda ucumuz basbasa doya doya zaman gecirmis olduk. Denizin konusmasi inanilmaz ilerledi bu bir haftada. Pek cok yeni oyun ogrendi ve iyie yaramaz bir sey oldu :) Genelde keyfi yerinde oldugundan su ciceginin bu roundu bizim evde daha kolay atlatildi.

Cocuklar keske hic hasta olmasa ama oluyorlar iste. Olurlarsa da hep bu kadarcikla kalsin ama.

Simdi hayat normale donuyor. Deniz bugun daha uzun kaldi kreste. Aksam vakitlice uyumaya basladi. Hastaligin tek olumsuz yani gece antibiyotik icin uyandirdigimiz Denizin gece yeniden uyanmaya baslamasi oldu. Meme istiyor tabi ki. neyse duzeltecegiz bunu da. Gecti ya, iyi ya hepsi hallolur nailsa.

Iste bir su cicegi macerasi da boylece gecti gitti...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails