18 Ağustos 2016 Perşembe

Cornwall

Gecen haftalarda bir guzellik yaptik Ozanla kendimize. Tatile gittik! Basbasa. Sadece ikimiz. 

Oyle yorucu bir seneydi ki bu sene, hayatimda bu kadar tatile ihtiyacim oldugunu  hissettigim az olmustur. Ikimizin de tatillerimiz de var. Ama gelin gorun ki gidemiyoruz :) Oncelikler oncelikler. Arada Ozanla biz bu sene 3 hafta izin alip nereleri dolasirdik desek de sonra seneye yapariz diye guluyoruz. 

Malum gecen hafta da 34. haftamin icindeydim. Artik ucaga atlayip bir yere gitmek de istemedik. Kagit ustunde 35. haftaya kadar uculuyor ama yok biz istemedik. Ucmak degil de havalani gozumuzde buyudu inanin. Biz de dedik ki o zaman Ingiltere icinde bir yere gidelim. Neresi neresi diye bakarken Cornwall diye bir yer bulduk. Ozan bana fotograflari gosterdiginde bu Ingiltereye bagli ada falandir, ucakla gidilir dedim :) Yok degilmis, bildiginiz Ingiltere ada sinirlari icinde bir yermis. Ama nasil da guzel bir yermis!

St Ives, Agustos 2016

Cornwall'a merkez Londradan trenle 5 - 5,5 saatte gidiliyor. Aslinda bu sure Cornwall'daki hangi sehire gittiginize gore degisir elbete. Cunku Cornwall Ingilterenin guney batisinda oldukca genis bir bolge. Biz Londra merkezden once Penzance sehrine gittik. Penzance Cornwalldaki buyukce sayilabilecek sehirlerden biri. Tabi ki Londradan sonra kasaba ama iste kendi coplugunun buyuklerinden. 

Ben acikcasi Penzance'i cok cok sevmedim. Evet guzel bir sehir ama o kadar. Gerci hakkini yiyorum simdi. Mesela sanatla cok dolu bir dehir. Acik hava tiyatrolari, sanat galerileri her yerde karsiniza cikiyor. Benim orayi cok da sevmemem de havanin etkisi buyuk oldu snairim. Penzance'a vardigimizda gok delinmiscesine yagmur yagiyordu. Tahmin edersiniz ki insan Agustosta tatil yapinca yagmura oh mis gibi diyemiyor. Gerci ben genel de de demiyorum galiba :)

Penzance, Agustos 2016

Penzance'in bu kadar ilgi cekmesinin nedeni bence Cornwall'daki pekcok gorulesi yere rahat ulasiminin olmasi. Onlardan biri MInack Theathre. Digeri Land's End. Ve bir digeri de Sennen Cove. Bu ucune ayni gun icinde gidebilirsiniz. 
Land's End, Agustos 2016

Penzance merkezden bunlarin hepsine ugrayan ustu acik otobusler kalkiyor. 30-35 dakika icinde Minack Tiyatrosundasiniz. Digerleri de birbirine 10 ar dakikalik otobus yolculugu mesafesinde. 

Land's End, Agustos 2016

Biz de aynen oyle bir gun planlamistik. Ama yine bir yagmur yagiyordu ki sormayin! Ha bizi engelledi mi hayir. Yine gittik o tarafa dogru. Ustelik yagmurlu gun bileti ucuzmus. 12 pound yerine 6 pound odedik tum gunluk otobus bileti. Ama keske hava gunesli olsaydi da 20 pound odeseydik. 


Sennen Cove, Agustos 2016

Onca yollar gittik ama manzaralari yagmurdan ve sisten tam da goremedik. gerci ertesi sabah otelde tanistigimiz alman ciftle konusurken soyledikleri oyle guzel geldi ki bana. Dedi ki alman kadin ama bu bolgeyi boyle gormek de cok guzel. Ingiltere havasi bu degil mi sonucta? Hakli ne diyeyim :)

Sennen Cove, Agustos 2016


O taraflara gittigimiz gunun bizim icin en guzel anilarindan biri Cornish Pasty ile tanismamiz oldu. Cornwal eskiden madencilik ile unlu bir yermis. Iste bu borek (mi desem bilemedim) de madencilerin bas besinlerinden biriymis. Kalinca bir hamurun ici et ve patatesle doldurulurmus. Madenciler sabah madene giderken alirlarmis bunu yanlarina. Hamur icindekileri sicak tuttugundan ogle yemeginde afiyetle yerlermis. Elleri hep kirli oldugundan cornish pasty'nin kenarlari boyle kalin yapilirmis ki oradan tutsunlar yerken. O kisma kadar yer, kenarlari atarlarmis. Oldukca geleneksel olan bu yemek hala cok fazla tuketiliyor bolgede. Oyle lezzetli ki sasmadim bu duruma. Biz de orada kaldigimiz 6 gun boyunca gunde en az bir kere yedik bundan. Baska cesitleri de var artik tavuklu, oeynirli. Ama ben en cok etlisini begendim. Her gidene tavsiye ederim :)

kahve Ozan'in :)

Penzance'daki 2. gunumuzde hava biraz acmaya baslayinca biz de firsati degerlendirdik ve sehrin hemen karsisindaki Saint Michelle adasina gitmeye karar verdik. Tum Cornwall'da oldukca buyuk medcezirler gozlemleniyor. Iste bu adaya da sheirden sular cekildiginde yuruyerek ulasabiliyorsunuz. Penzannce merkezden adaya yurumek 1-1,5 saat falan. Hamileyseniz 2 olabilir laf aramizda :) 

Penzance - St Michael, Agustos 2016

Suyun cekilecegi ve geri gelecegi saatleri otelerden ogrenebiliyorsunuz. Sonrasi tabaniniza kuvvet. Ama sahilden yapilan bu yuruyus gercekten cok keyifli. Ben hamile de olsam yurudum ve cok sevdim o yuruyusu. Yine israrla tavsiye ederim :)

Penzance - St Michael, Agustos 2016
 Ada ve adadaki sato bir aileye ait. Ama National Trust ile birlikte yonetiyorlarmis adayi. Her gun evlerini yuzlerce ziyaretciye aciyorlar. Adada yine cornish pasty yiyebileceginiz guzel kafeler ve kucuk alisveris yerleri de mevcut. Adanin tarihini anlatan guzel bir oda var. Orasi da vakit gecirmek icin guzel bir yer. 

Penzance - St Michael, Agustos 2016
Ama dikkat edin de suyun geri gelme saatini kacirmayin :) Biz kacirmadik yavas yavas, fotigraf ceke ceke donduk ana karaya. Ama kaciranlar vardi. Su 10 dakika icinde her yeri kaplayinca yolun ortasinda kalanlar da oldu. Adada kalsalar sorun yok aslinda 2 pound karsiliginda botlarla ulasabiliyorlar anakaraya. Velakin yolun ortasinda kalinca e yuruduler tabi :)

Penzance - St Michael, Agustos 2016
sular geri gelmeden once...

Penzance - St Michael, Agustos 2016
sular geri geldikten sonra...

Ertesi gun biz kisa bir tekne turu yaptik. ben yapmasam iyidydi gerci. Hakikaten midem bulandi biraz. 

Minack Tiyatrosu, Agustos 2016

Ama ne oldu biliyor musunuz? Bir yunus surusunun arasinda kaldik! Ya ne guzel hayvan bu yunuslar :) Sonra da foklar, ayi baliklari gorduk! Sagolsun Ozan yeni makinasiyla yunuslari da yakalamis :)

Penzance, Agustos 2016

Penzance, Agustos 2016

Ve tekne turundan sonra atladik bir otobuse St. Ives'e gittik. Cornwall'da baska bir sehir. Penzance'dan otobusle 30 dakikada gidiliyor. Iyi ki gitmisiz! Bundan sonra hep gidelim. Bence her sene gidelim!

St Ives, Agustos 2016

St Ives, benim icin tatilin en guzel kismi oldu. Ucsuz bucaksiz kumsallar, turkuaz rengi deniz, sorf yapanlar, kumdan kale insa edenler, yuzenler. Bir anda kendimi Ingiltereden cok uzaklarda Fransada ya da Ispanyada gibi hissettim. Oyle guzel bir yer ki gitmenizi siddetle tavsiye ederim.

St Ives, Agustos 2016

Ozan sagolsun bebekten onceki son tatilimizde bize bir guzellik yapmis ve St Ives'de deniz manzarali bir otel ayirtmis. Biliyordum da boyle bir sey beklemiyordum. Oraya gider gitmez ne tekne turunun sersemligi kaldi ne bir sey. Odaya da, otele de, kumsallara da bayildim. Ve hemen bikinilerimi gecirip Ozani da sahile surukledim :) deniz insaniyim yapacak bir sey yok :)

St Ives, Agustos 2016

Su soguk. 8 Aylik hamile olmasam kesin yuzerdim. Ama artik o kadar soguk suya girmem onerilmiyor dogumu tetikleyebilirmis. O yuzden ayaklarimi arada suya sokmak disinda su canim turkuaza karsisan baktim. Ozan soguk suyu cok sevmez. Sanirim beni de birakmak istemedi. Canim. O yuzden kari koca kumsal keyfi yaptik. denizi izledik, yuzenleri izledik, etrafta kale yapanlari izledik, kitap okuduk, sohbet ettik. Oh be tatil gibisi yok dedik :)

St Ives, Agustos 2016
O gun kumsalda otururken basimiza bir sey geldi. Ozan kendine bir bira, bana da dondurma almis. Oyle uzanmisiz keyif yapiyoruz. Ben daha dondurmamin yarisini anca gelmistim ki bir anda dondurmam elimden yok oldu. Su haydut var ya su haydut, dondurmami elimden kaptigi gibi cubuguyla yuttu! ne oldugumu sasirdim! Yanimizdaki cocuklar falan dehsete kapildilar. Aman siz siz olun Cornwall'in martiulariyla asik atmaya kalkismayin :)


Deniz ve kumsal oyle guzeldi ki yakinda ya da uzakta baska hicbir sehre gideseimiz gelmedi bizim. Takip eden gunlerde hep St Ives'deydik. O kumsal senin, bu cafe benim dolastik durduk. Guzel yemekler, dondurmalar yedik. Kendimize deniz kenarinda uzun dinlenme firsatlari yarattik ve arada hep yuruduk. Yuruken konustuk, gulustuk, planlar yaptik. 

St Ives, Agustos 2016
Son gun trenimiz 3:30 taydi. O sabah bu saskinla tanistik! Sonrasinda ogle yemegimizi su canim denize karsi yerken dedim ki Ozan'a daha guzel bir babymoon (bebekten once basbasa cikilan son tatil) dusunemzdim. Harika oldu.


Evet harika oldu. ve ben bir kez daha anladim her ulke aklimiza bile getiremeyecegimiz surprizlerle dolu aslinda. Bana bin kere sorsaniz bir kere bile Ingilterede boylesine guzel bir tatil yapabilecegimizi dusunmezdim.

St Ives, Agustos 2016
Buralara duserse yolunuz umarim siz de bizim kadar Cornwall'i ozellikle St Ives'i seversiniz....


Not: Bu ayni zamanda 34. hafta yazisi olsun mu? Bence olsun efendim :)

16 Ağustos 2016 Salı

Ic dokme

Bazen bir cumle okuyorum. Oyle siradan bir cumle ama icim ciz ediyor. 

Simdi az once instagramda bir cumle gordum. Diyor ki "Ayni bebege yeniden hamile kalamiyorsunuz." Gerisini okuyamadim bile. Icim ciz etti. 

Az kaldi, bitiyor ve bir daha hic kizima hamile olmayacagim. Zaten aklimda bir daha hamile olmak da yok su anda ama fikrimi degistirsem bile bir daha kizima hamile olmayacagim. Cok yakinda bu ic iceligimiz bitecek. Bir garip hissettim bunu dusununce. Dedim ya icim ciz etti. 

Ben yasadgim her seye bu gozle bakan bir insanim aslinda, biliyorsunuz. Mesela Ozan Hollanda'dan ayrilirken soyle yazmisim: 
Bu hafta bir iki gun izin aldim isten. Aslinda biraz Hollandayi gezeriz diye dusunmustuk ama Rotterdam disina da cikmadik hic. Guzel bir Rotterdam keyfi yaptik Ozanla. Sabahlari kalkip uzun kahvaltilar yapip film izledik. Sevdigimiz yerlere kahve icmeye gittik, sevdigimiz restoranlarda yemek yedik, Esen ve Barisla disari ciktik, beraber evde korku filmi izledik. Bence en guzeli boylesi oldu... Cunku yine Hollandaya gelebiliriz. Yine Hollandayi gezebiliriz. Ama evimizin ve buradaki siradan hayatimizin keyfini bir daha boyle suremeyiz. O yuzden su iki uc gun pek bir guzel oldu...
Bir tatile gittigimizde, bir kitabi okudugumda, bir arkadasimla bulustugumda, hele hele her Turkiyeye gittigimde hep benzer seyleri dusunuyorum. Kiymetini bilmeliyim, bir daha bunu yasayamayabilirim. Ama kizimin hamileligi tum bunlardan cok baska. Cunku belki yine yasariz hollandada, ya da o tatillere yine ayni insanlarla gideriz. Ama gercekten bir daha kizima hic hamile olmayacagim.

Kiymetini bildim mi? Keyfini cikardim mi? Yeterince bu gunlerin farkinda oldum mu? Ve en onemlisi kizimiza guzel ve huzurlu bir surec yasattim mi? 

Bu sorulara kesin cevaplar vermek cok zor. Ama donup bakinca, geride kalan 35 haftayi dusununce, elimden geleni yaptim diye dusunuyorum. Yasadigim her seye ragmen, her gunun keyfini cikarmaya calistim. Bazi gunler zordu, cok zor ama hep kendimi toparlamaya ve olumlu kalmaya calistim. Bence cok tatli, cok guzel, cok tadinda bir hamilelik gecirdim. Ailemle, arkadaslarimla. isimle, Ozanla doya doya vakit gecirdim. Icimde kalan bir sey yok aslinda. Donup bakinca elimden geleni yaptim diyorum. Ama hamileligimin sonuna yaklastigimi dusundukce icimde bir yer hala ciz ediyor. Ona engel olamiyorum. 

"Ayni bebege yeniden hamile kalamiyorsunuz." Ben de yeniden kizima hamile olmayacagim. O yuzden her zaman oldugu gibi kalan her gunun de keyfini cikarmaya calismaliyim. Hazirliklar bitmemis, alinacaklar varmis, yalnizmisiz, nasil basa cikacakmisiz, yetisebilecek miymisiz... Bunlarin hicbirinin onemi yok aslinda. Oyle ya da boyle su akacak yolunu bulacak... Sonra geriye baktigimda vaktimi endiselenerek gecirdim demek istemiyorum. Vaktimi keyfine vararak gecirdim demek istiyorum.

Oyleyse keyfine varmaya devam edeyim. Umarim sen de icimde benim kadar keyiflisindir kizim. Umarim...
Bak iste bir cumle okudum nerelere vardim.
Yazasim varmis, icimi dokesim varmis demek ki.
Beni dinlediginiz icin tesekkur ederim :)

12 Ağustos 2016 Cuma

9...

Bugun bizim 9. evlenme yildonumumuz. 
Bana ne zamandir evlisiniz diye soranlara 9 yildir evliyiz ama 15 yildir beraberiz diyorum. Cunku atilan bir imza degil ki bizi biz yapan. Biz 15 yildir bu hayati oyle ya da boyle birlikte paylasiyoruz, yanyana yuruyoruz. O yuzden benim icin baslangicimiz 2007 degil 2001... Ama iste evlilik yildonumu de ozel geliyor yine de insana...

Her gunu, her ani gulluk gulistanlik degildi bu 9 yilin da 15 yilin da. Cok zor zamanlar da gecirdik. Ama evlilik de bu degil mi zaten? Inisli cikisli bir yolda el ele yuruyorsun. Bazen oyle zor oluyor ki yurudugun yol dusuyorsun. Dustugun zaman seni kaldirmak icin uzanan bir el varsa yanibasinda iste o zaman sanslisin. Yok o el, sen dustugunde adim adim uzaklasmissa galiba bir seyler yolunda gitmiyor...

Biz de cok dustuk. Ama su ana kadar hep birlikte kalktik yerden. Hep kalkip hadi yurumeye devam ediyoruz dedik. Ne mutlu ki oyle dedik.

Bu sene benim icin kolay bir sene dedgildi biliyorsunuz. Ama bu sene Ozan'in benim ellerimi en siki tuttugu senelerden biri oldu. Her ne kadar anlamina inanmasam da iyi ki o imzayi atmisiz dedigim senelerden biri.


Hep ellerimiz boyle birlikte olsun dilerim.
Hep dustugumuz yerden beraber kalaklalim.
Nice yillara Ozan
Nice yillara canim...

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Cok sukur!

Dun hastanedeydik. 
Kizimiz cok iyi. Neredeyse yakalamis buyume egrisini. Ibre yukselise gecti yani. Plesanta da cekilmis. Yani her sey yolunda. O kadar rahatladik ki. Hamileligin en zor yani bu vicdan muhasebesiymis. O iyi olsun, gerisi bosmus. Anladim.

Biraz kucuk olacak dedi doktorlar. Ama bazi bebekler kucuk olur, siz de ince yapilisiniz dediler. Olsun aman ne olacak. Benim kilosu falan umurumda degil ki. Yeter ki gelisimi iyi olsun. Yeter ki saglikli olsun.
Abimin de dedigi gibi besleriz biz onu buyuturuz, yeter ki saglikli normal bir bebek olarak gelsin dunyaya. 

Bu arada, gecen haftaki yorumlariniz, mailleriniz icin cok ama cok tesekkur ederim. Insan icinden uzulmemesi gerektigini biliyor. Biliyor da iste bazi seyler elde olmuyor.Ama sizden gelen mailler, yorumlar bana/bize cok iyi geldi. Cok sagolun. Bloglarin gucu bu iste. Aylarca, yillarca yaziyorsunuz. Bazen garip bile hissediyorsunuz bunca hayatinizi paylastiginiz icin. Ama bir an oluyor, bir sey oluyor ve tam da ihtiyaciniz olan anda yaniniza uzanmis bir suru el goruyorsunuz. Omzunuza dokunuldugunu, sirtinizin sivazlandigini ve hatta size sarilindigini hissediyorsunuz. Iste o zaman, bu yuzden yaziyorum diyorsunuz. Ben de dedim. Bu yuzden yaziyormusum iste. Cok sagolun.

Bu da gecti. Ilk gunun sokundan sonra, maillere, yorumlara, arkadaslarimizin soylediklerine odaklandik. MOralimizi duzelttik kizimizin iyi olduguna inandik. Hatta bana baby shower bile yaptik. Sonra Ozanla son bir basbasa tatile gittik. Onu da yazacagim. Hayat devam etti yani. Ama icimizde bir yer, bir nokta vardi. Hani boyle kayniyormus gibi. Simdi dun o da bitti.

Cok rahat uyudum dun aksam. Hatta ruyamda babaanemi gordum. Sanirim vefatindan beri 2. bu. Ruyamda bir evdeyim. Ne garip diyorum aynen babanemin yuruyusu gibi bir ses geliyor bahceden. Babanem ayagini suruyerek yururdu de. Sonra bahceye cikiyorum gercekten babanem geliyor. Gidiyorum sariliyorum. Babane diyorum bak hamileyim ben, doguma cok az kaldi. Biliyorum diyor. O yuzden geldim seni boyle gormek icin. Cok guzel olmussun diyor. Sariliyoruz. Babanem kokuyor. O kadar guzel bir ruyaydi ki. Oyle mutlu uyandim ki... 

Simdi oturdum bilgisayarimin basina. 
Muzik actim kendime.
Bir yandan calisiyiyorum, bir yandan blogumu yaziyorum, bir yandan muzik dinliyorum ve bir yandan bebegimizin artan hareketlerini dinliyorum.Karnim bir saga bir sola oynayip duruyor.
Ve bu ana binlerce kez sukrediyorum.
Cok sukur.
Hayat sana yeniden tesekkur ederim. Cok ama cok tesekkur ederim...
Cok sukur.

9 Ağustos 2016 Salı

33. hafta


Bu yaziyi gecen hafta eklemeliydim ama ekleyemedim. O yuzden bir hafta geriden geldi ama olsun eksik olmasin. Bu hafta 34u de yazarim umarim :)

Zaten gecen hafta yazmıştım 33. Hafta bizim için nahoş bir sürprize gebeydi. Şimdi çok daha iyiyiz. Sabırla 9 undaki ultrasonu bekliyoruz ve ben elimden geldiğince dinlenmeye ve iyi beslenmeye çalışıyorum. Geçtiğimiz 7,5 ayda almadığım kiloyu onumuzdeki 1,5 ayda alacağım. Halbuki ben kilo alınca bebek de mi kilo alıyor? Hayır. Ama işte insan illa birazdaha iyi besleneyim diye uğraşıyor. Ki bana doktor beslenmende hiçbir sorun yok dedi. Olsun hamile kafası işte böyle garip çalışıyor.

Geçen hafta iş yerinde de daha sakin bir haftaydı Allahtan. Ben de dinlenme şansı yakaladım. Bol bol ayaklarımı uzatıp dinlendim. Ayaklarım demişken onlar artık benim ayaklarım olmaktan çıkmaya başladılar. Uzandığım yerde ayaklarıma bakıp, benim mi bu tombiş parmaklar diyip duruyorum. Bir de acıyorum fukaralarda yazık. Hayatlarında görmedikleri bir kiloyu taşıyorlar şu anda. Bari alıştırmış olsaydık kendilerini önceden. Neyse idare edecekler artık :)

Salı Günü'nden sonra baya bozuk olan moralimi düzeltmek için Perşembe günü sinemaya gitti Ozanla. O aslında Salı ve Çarşamba da gidelim diye Israr etmişti ama ben evden çıkmak istememiştim. Sonra Perşembe günü kendine gel Gülçin dedim! Ne yapıyorsun sen? Bu kadar çabuk mu düşüyor gardın. Dur bakalım gün doğmadan neler dolar. Hiç yakışıyor mu sana bu bozuk moral hemen toparlanıyorsunuz dedim. Bu kendime yaptığım müdahale iyi oldu. Sinemaya gitmek de gerçekten iyi geldi. Perşembeden sonra moralim toparlanmaya başlamıştı.

Zamanlama iyi oldu zira Cumartesi günü bizim evde bir babay shower partisi vardı. Hamileliğimin başından beri baby shower insanı değilim diyordum. Ben almayayım, alana da mani olmayayım. Saçma geliyordu bana o parti falan. Türkiye'de de yaygınlaşıyor biliyorum. Burada baby shower resmen olmazsa olmaz bir şey. İş yerinden arkadaşlarım çok Israr ettiler. Olmaz illa yapacağız dediler. O kadar gündem oldu ki bu baby shower Mart'taki beri, artık hayır diyecek Yüzüm kalmadı. Tamam dedim yapalım.

Ay iyi ki kabul etmişim. Meğer ne güzel bir anıymış baby shower. Meğer ne eğlenceli bir şeymiş. Çok ama çok güzel vakit geçirdik.

Ben dekorasyona falan karışmadım. Ama insanlara nasıl abartı bir şey istemiyorum diye söylentiysem harika sade, tam içime sinen bir dekor ayarlamışlar. Gökkuşağından Aşağıya inen yağmur damlaları. Benim hamileliğimi. Bundan daha guzel anlatacak bir dekorasyon olabilir miydi? Bayıldım! Her ayrıntısına bayıldım!

O gün evimiz rengarenkti. 
Gökkuşağı renkleri. Etrafı saran beyaz balonlar. Renkli şekerler, çikolatalar. Kekler, şemsiye süsleri, kelebekler çiçekler. 
Öyle rengarenk öyle güzel bir Gündü ki anlatamam.


Bir sürü oyun oynadık babay showerda. Ben kendi göbeğimin çevresini tahmin etmek de dahil olmak üzere hiçbir oyunu kazanamadım :))) ya insan kendi göbeğinin çevresini bari doğru tahmin eder! El insaf yani :) benim için en değişik oyunsa "name the poo" yani çok afedersiniz boku adlandır idi. O ne diyorsunuz değil mi? Ben de dedim. O ne be dedim. Öyle oyun mu olur dedim. Ama oynayacaksın dediler.


Şöyleymiş efendim. 5 ayrı marka çikolatayı almışlar, mikrodalgada eritip benek bezlerinin içine koymuşlar. Görüntü gerçekten ıykkkk!!! Yarışmacıların görevi her birinin hangi çikolata olduğunu bulmak. Nasıl? Koklayarak ve hatta tadarak! Oldu canım! Ben onu tadar mıyım be? Yatmadım tabi ki. Ama takanlar oldu. Ay hiç imrenmeden alıp o bezin içinden o mol görünümlü çikolatadan yediler. Aman tanrımmmm!!!! Evdeki 15 Kadın içinde o bezlerden en iğrenenin ben olmam tabi ki hoş olmadı. Artık diyorum bir bir gelsinler bez değiştirsinler bari :)))



Daha bir sürü başka oyunlar oynadık baby showerda. Yedik, içtik, güldük. Ben kendi adıma çok eğlendim, misafirleri bilemiyorum. Geçtiğimiz haftanın yoğun stresinden sonra bana bu parti iyi geldi. Iyi ki dedim arkadaşlarımı dinlemişim.

Benim dekorasyona olan tek katkim buydu baby showerda. Turkiyedeki arkadaslarimin bebegimize aldigi hediye;lerden boyle bir kose haziraldim. Istedim ki onlar da bir nevi bizimle olsun. AH yanimda olabilselerdi. Ah hepsine yeniden tek tek sarilabilseydim. Ben bu sene arkadaslarimin kiymetini bir kez daha anladim. Bir kez daha sevgilerinin bana ne buyuk bir guc verdigini hissettim. O yuzden parti boyunca bu koseye bakmak beni cok ama cok mutlu eti. Evet yine uzaktik biririmizden. Yine fiziksel olarak yanimda degillerdi. Ama sevgileri benimleydi. Sevgilerinin hep kizimla da olacagi gibi...


Bir de su sepette duran hediyeler benim dekorasyona katkim. Cok dusundum ne hediye etsem misafirlerimize diye. Sonunda benim icin en guzel hediyenin filmler olacagina karar verdim. Her misafirimize bir film paketledim :)




Partinin sonunda bir şampanya patlattık kızımızın gelişi için. Ben içemezdim ama teyzeleri onun sağlığına dediler. Ben de içimden bin kere aynı şeyi tekrarladım. Sağlığına canım kızım. Iyi ol sen. Sağlığına.



Işte 33. Hafta da böyle geçiverdi... :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails