17 Şubat 2016 Çarşamba

#kendimenot

Bazen basimiza bir sey geliyor.
Biz o anda o basimiza gelen seyin cok kotu oldugunu dusunuyoruz. 
Hayatimizin duzeninin degismesinin basimiza gelen ya da gelebilecek olan en kotu seylerden biri olduguna inaniyoruz.
Direniyoruz degisime.
Reddediyoruz yeni duzeni.
Eskiye tutunuyoruz.
Yeniyi gormezden geliyoruz. 
Hirpaliyoruz kendimizi.
Yoruluyoruz.
Ve yoruyoruz.

En azindan ben boyleyim.
Degisim donemlerini cok zor yasiyorum.
Baya bir yol katettim aslinda son yillarda.
Ama yine de geriye donup baktigimda su yukaridaki paragrafta yazdiklarimi ne kadar cok yaptigimi goruyorum.
Hem de hayatim boyunca defalarca.

Ama sonra ne oluyor biliyor musunuz?
O yeni duzenin kotu olmadigini goruyor insan.
Hatta oyle seyler yasiyor ki, iyi ki bu degisiklik olmus bile diyor.
Basimiza gelen o reddettigimiz degisim, bazen bizi basimiza gelebilecek daha beter seylerden krouyor.

Bana boyle bir sey oldu dun.
Hani Hollanda'dan buraya gelirken cok uzulmustum.
Ne guzel bir duzenimiz var, bu degisiklik gereksiz mi demistim.
Bir yandan artik oradaki zamanimizin doldugunu biliyordum ama bir yandan degisime direniyordum.

Geldik biz buraya.
Cok sukur cabuk atlattim o direnme surecini.
Biliyorsunuz siz de baya cabuk alistim buraya. 
Sevdim burada yasamayi da. 
Arada ozluyorum tabi oradaki rahat hayatimizi ama genelde iyi yaptik diyorum.
Genelde kendimiz icin daha iyi bir duzen kurdugumuzu dusunuyorum.
Ustelik konforumuz cok azaldi.
Londra Hollanda gibi rahat degil. Zor sehir, pahali sehir.
Ama yine de genel resimden memnunum. 

Bunun uzerine dun ogrendim ki sirketteki bazi yeni duzenlemeler nedeniyle Hollandada kalsaydik hayatimiz baya zorlasacakmis.
Meger buraya gelmek bizi o zorluklarla ugrasmaktan kurtarmis.
Meger hayirlisi olmus.
Cok sukur.

O yuzden #kendimenot.
Degisime direnme Gulcin.
Belki de senin icin en iyisi oluyor.
Herseyi kontrol edemzsin. Herseyi hesaplayamazsin.
Bazen hayirlisi demeyi, kendine suyun akisina birakmayi kabullen.
Nihayetinde bak su akip yolunu buluyor.
Degisimi kabullen. 
Gordun mu bak, belki de senin icin en hayirlisi oluyor.
#kendimenot.
Bu kadar.

16 Şubat 2016 Salı

Bugun de boyle

Haftasonu Goncalar buradaydi.
Nasil iyi geldi anlatamam.
Bilerek ayarlamamistik ama tam zamaninda oldu gelisleri.
Cok iyi geldi bana.
Cok iyi.

Hava cok soguktu ve hala cok soguk Londrada.
Ama gezdik.
Yuruduk.
Bol bol da sohbet ettik.
Iyi geldi.
Hakikaten iyi geldi bana.

Insan, en cok insan ozluyor.
Boyle bu yurt disinda yasamak.
Ilk geldigimiz gunden beri bu duygu benim icin hic degismedi.

Yurtdisinda yasamanin pek cok avantaji var.
Ama iste bir de ozlemesi var.
Dedim ya; insan, en cok insan ozluyor.
Bu isin gercegi bu.

Ben sansliyim, biliyorum.
Cunku atlayip atlayip gelen arkadaslarim/iz var.
Cok sukur.

Bugun Goncalar geri donuyor.
Persembe gunu baska bir arkadasimiz geliyor. 
Sonra haftaya Cuma baska arkadaslarimiz.
Nasil seviniyorum anlatamam.

Anneannem derdi ki.
"Allah kimsenin kapisini kapatmasin kizim. Geleni gideni olan ev kadar guzel sey yok."
Yasim ilerledikce anneannemin ne demek istedigini daha iyi anliyorum.
Allah kimsenin kapisini kapatmasin.
Hakikaten sevdiklerinle vakit gecirmek gibisi yok.

Bu aksam Goncalar olmayacak evde.
Ozan'in da Oxford'ta yemegi var yine.
Yani yalnizim aksam.
Sabah ise gelmek icin evden ciktigimda bunu dusundum.
Bir huzun coktu icime yalan degil.
Gelen gitmesin istiyorum.
Her gelen mumkunse hep bizimle kalsin.
Sevdiklerim hep etrafimizda olsun. 
Keske.
Olmayacak biliyorum.
Ama iste isteyenin bir yuzu kara :)

Neyse...
Dedigim gibi...
Daha dogrusu anneannemin dedigi gibi...
"Allah kimsenin kapisini kapatmasin. Geleni gideni olan ev kadar guzel sey yok."

8 Şubat 2016 Pazartesi

Her sey cok guzel olacak

Dun gece firtina vardi Londrada.
Bildiginiz, eni konu firtina.
Oyle cok yagmur yagdi, oyle sert  ruzgarlar esti ki uykumdan uyandim.
O kadar yani.

Nasil gidecegiz yarin ise diye baya endiselendim.
Sabah 8de bir toplantim vardi cunku.
Sabah insani degilim ben.
Net.
Sabah mumkunse saat 10a kadar bana yaklasma.
O yuzden evelden ezelden sabah erken saatlere (ki benim icin 10a kadar her saat erken) toplanti koyanlara gicik oluyorum.
O toplantilarda da bildiginiz huysuz, suratsiz bir insan oluyorum.

Bu sabah da toplantiyi koyan insana gicik olmayi istedim hem de cok.
Ama ben organize ettim bu toplantiyi.
O yuzden sabahtan beri kendime gicik oluyorum ben de.
Haketmisim ben bunu ama!

Gerci hakli sebeplerim var.
Cinle toplanti.
Zaten o saatte bile aksam adamlar icin.
Aman neyse gecti bitti.

Bu sabah heyecanimin sebebi baska aslinda. 
Floransa'dayken annemle konustuk.
Malesef bir operasyon gecirmesi gerekecek.
Iste bugun o operasyonun tarihi, insallah, belli olacak.
Heyecanla bekliyorum.

Her durumun  olumlu bir tarafi var, mutlaka.
Ben de bu operasyona olumlu tarafindan bakiyorum.
Cok sukur ameliyatla atlatilabilecek bir sey bu.

O yuzden sukrediyorum.
Ve sabirla, ve heyecanla haberleri bekliyorum.

Ne yazmistim instagrama bu haberi ilk duydugumda.
Sakinles. Hayata zaman ver. Her sey adim adim ilerleyecek. Her sey cok guzel olacak.

Aynen oyle.
Her sey cok guzel olacak.
Insallah.
Gonlumun en derininden buna inaniyorum...

5 Şubat 2016 Cuma

Rotterdam romantizmi bu kadar olur :)

Pazar gecesi Floransa'dan eve varabildigimizde saat 10 falandi.
Cunku bizim ucak iptal oldu.
Bizi Munich aktarmali baska bir ucaga verdiler.
Onu bekle, Munich'e git derken biz gecenin bir vakti gelebildik eve.
Nasil yorulmusum anlatamam.

Sonra Pazartesi sabahi tabi 8de ofisteydim.
Ofis ucak gec geldi dinlemiyor.
Hele oncesinde bir hafta tatildeysen.
E onlar da hakli. 

Pazartesi, sali, Carsamba deli gibi calistim.
Tum bunlarin ustune bir de Carsamba aksam Hollanda'ya gittim.
Persembe sabahi sadece 3 saat surecek bir toplantiya katilmak icin ustelik!
Video konferans denen  bir sey var, biliyorum.
Ama bazi insanlar hakikaten ayni odanin icinde olmayinca hic de yardimsever olmayabiliyor.
Bildiginiz nabza gore serbet veriyoruz.
Yani sonucta istedigimiz bilgileri en kisa zamanda alabilmemiz icin bu yolculuk lazimdi.
Iyi, gittik.

Carsamba aksami 9 falandi otele vardigimda.
Dayanamdim yine biraz yurudum Rotterdamin sokaklarinda.
Film festivali zamani.
Bu zamanlarda bir baska canli olur Rotterdam.
Sokaklarda yonetmenler, oyuncular, festival seyircileri.
En sevdigim zamanlardandir Rotterdamda.
Tabi Londranin kalabaligindan sonra o canli hali bile bombos geldi bana sehrin.
Insanin algisi nasil da degisiyor.
Eskiden bu zamanlari Rotterdamin asiri kalabalik gelirdi bana.

Neyse ben romantik romantik yuruyorum sokaklarda.
Ay bu yollarda ben ne yurudum dusunceleri, ne guzel ulke su hollanda ic cekmeleri, ah canim evimiz diye goz dolmalari...
Iste tam ben oyle gozler bugulu, kalp pit pit atmali, yuzde bir gulumseme sokaklarda husu icinde yuruken, sen bir yagmur baslasin!
Ama tam rotterdam yagmuru.
Bir yandan deli gibi yagiyor, bir yandan ruzgar esiyor.
Hani bildiginiz yagmur size dayak atiyor.
Oyledir yagmuru sagolsun!

Hah dedim.
Al sana romantizm Gulcincim.
Tepe tepe kullan :)

Ulan Rotterdam, dedim bir birakmiyorsun ki iki dakika huzunleneyim, seni ozleyeyim, ah canim diyeyim :)
Ama iste budur Hollanda romantizmi.
Yuzune tokat gibi vurur :)

Tamam ya dedim dondum otele.
Sonucta yillarca yeterince islandim Rotterdam yagmurunda.
Nostaljik gezime bunu katmasam da olur.

Rotterdam ya Rotterdam :))

1 Şubat 2016 Pazartesi

Ofisinde mutlu Gulcin

Donduk biz.
Yine Londradayiz.
Bugun ofiste ilk gunumdu,
Ve yeniden anladim ki ben ofis insaniyim.
Resmen ozlemisim.

Deli misin? diyorsunuzdur muhtemelen.
Evet, galiba.
Ama bu ara dusunmek istemedigim seyler var. Bir ara anlatirim. Ama iste diyorum ya dusunmek isteedigim seyler o yuzden su anda yazmak da istemiyorum. 
Sanirim, tam da bu sebepten ofise gelmek beni resmen kendime getirdi.
Modum degisti.
Kafam dagildi.

Evet, calismak zor.
Ben de bazen sikayet ediyorum.
Ama yine de guzel sey calismak.
Bir ise yaramak guzel sey.
Kafani calistirmak, yine o kosturmacaya dalmak guzel sey.
Insanin kafasini mesgul ediyor, huznunu dagitiyor.
Guzel sey calismak.

Ha bu yazi ileride ay yeter bu is hayati deme hakkimi almiyor elimden.
Gecenlerde bir arkadasimla konusuyorduk da dedik.
Mesela cikolata yemegi de seviyoruz.
Ama her gun, gunde 10 saat cikolata yiyeceksin deseler ondan da bikarim yani.
Calismak da oyle iste.
Bikiyor insan.
Hakli olarak.
Ama bu calismayi sevmiyoruz demek degil.
Sadece bize calismayi dayatan duzeni sevmiyoruz.

benim bu farki anlamam biraz zaman aldi.
Ama bu farki anlayinca da rahatladim ben.
Kapitalist duzen, belki anlik huzurumu elimden alabilirsin ama sevdigim seyleri benden alamazsin! dedim.
O zamandan beri calismayi sevmiyorum demiyorum.
Kapitalist duzeni sevmiyorum diyorum.

O yuzden bu oh be ofise dondum halim, kapitalist duzeni sevdigim anlamina ya da bundan sonra ofisten hic sikayet etmeyecegim anlamina gelmiyor.
Sanirim her seyin azi karar, cogu zarar.
Ya da oyle bir sey.

3 ayda bir birer, ikiser hafta izin alabilsek daha mutlu calisiriz kesin.
Bunu onlar bilmiyor mu?
Biliyor ama islerine gelmez.

O yuzden ben de sevinirken sevinirim.
Onlar da buna karismasin efendim.
Bugun boyle.
Ofisinde mutlu Gulcin :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails