Yanlis meslek secenlerin ne kadar aci cektiklerini ben de bildigim icin Orhan'i ornek gostermek isterim boylelerine.
Karsilarinda koca bir omur varken bes yil hatta on yil yitirdim diye yilmasinlar, asil sevdikleri isi cesaretle yapsinlar...
O zaman daha Hollandadaydik.
Hatirlarsiniz "Calismayi cok seviyorum ama bu isi hic sevmiyorum.", "Ne yapacagim da bu halden kurtulacagim?" dedigim, buraya oyle yazilar yazdigim zamanlardi.
Cok iyi hatirliyorum bu satirlari okudugum ani.
O cok sevdigimiz salonumuzda, o hic sevmedigim koltukta oturuyordum.
Bu satirlari okudugumda durup kalmistim.
Donup bir daha okudum her kelimeyi.
Sonra gozumden suzuldu yaslar...
Cok caresiz hissediyordum kendimi.
Dilini bilmediginiz bir ulkede oldugunuzu dusunun.
Orada yasamaniz icin gerekli olan vize isinize bagli.
O hic sevmediginiz isinize.
Ustelik para kazanmaniz gerekiyor.
Cok da tercih sansim yoktu yani.
Belki de vardi.
Ama garantor bir insan oldugmdan bana yok gibi geliyordu.
Bilmiyorum, oyleydi iste halim...
O yuzden sadece gozumden suzulen yaslar vardi elimde.
Toparladim kendimi, devam ettim hayatima.
Ama aklimda kaldi bu cumleler.
Yuregimde de kaldilar...
Sonrasini biliyorsunuz.
Ingiltereye geldik.
Cok ama cok severek calistim son 1,5 yildir.
Cok calistim, cok zorlu zamanlar da gecirdim ama mutlu calistigim her gune sukrettim.
O mutlu calismanin odulunu aldim gectigimiz gunlerde, yeni bir kapi daha acildi onumde. Sonunda dedim...
Sonunda basardim...
Ama simdi geldim yine sana icimi dokuyorum sevgili blogum ve blogsever arkadasim.
Cunku farkettim ki bu onumde acilan yeni kapidan gecmekten cok korkuyorum...
Etrafimdaki herkes bana, her sey daha guzel olacak diyor.
Bunun zamani geldi diyor.
Basardin diyor.
Yapmalisin Gulcin diyor.
Ben korkuyorum.
Onlari dinleyince, soyledikleri her seye hak veriyorum.
Aklimla mantigimla evet bunun zamani geldi diyorum.
Bu adimi atmam lazim diyorum.
Ama icimde bir yerde korkuyorum, hem de cok korkuyorum.
Ya sevemezsem o isi?
Ya yine mutsuz olursam?
Ya su andaki isimdeki kadar mutlu olamazsam?
Ya mutsuz oldugum icin basaramazsam...
Bu hani oyle daha fazla sorumluluk almaktan korkmak degil.
Gercekten degil.
Ne olacak calisir insan.
Ben sadece mutsuz olmaktan korkuyorum.
O mutsuzlugu bir daha kaldiramamaktan korkuyorum.
Mina Urgan'in cumleleri geliyor aklima.
Korkuyorum...
Mudurlerimle konusuyorum.
Mutluluk sartlari degisen bir sey Gulcin diyorlar.
Seni bu rolde mutlu eden kosullarin hep burada olacagini garanti edemezsin ki...
Haklilar diyorum.
Gecmiste yasananlar sadece isle ilgili degildi, insanlarla da ilgiliydi.
Simdi gecmisle ayni degil diyorlar.
Haklilar diyorum.
Gecmisinle yuzlesmelisin diyorlar. Korkularini yenmelisin.
Hep korkarak oldugun yerde kalamazsin. Yurumeli ve ilerlemelisin. diyorlar.
Haklilar diyorum.
Sonra Mina Urgan'in sozleri geliyor aklima.
Eski rolde gecirdigim 3 sene geliyor aklima.
Korkuyorum blogum.
Cok korkuyorum.
Korkmak istemiyorum, cesaretle bu yolda yurumek isttiyorum ama iste...
Iste oyle...
Korkmamaliyim degil mi?
Yapabilirim degil mi?
Yine mutsuz olmam degil mi?
Bu sadece bir degisiklik, eskiye donmek degil degil mi?
Hem bugun olmazsa bir gun mutlaka bu degisim olacak zaten degil mi?
Bilmiyorum...
Iste bugunlerde ben hep bu sorularla bogusuyorum.
Iste boyleyim...
Korkuyorum blogum korkuyorum...