23 Temmuz 2015 Perşembe

Bir zamanlar sinir olup artik katlanamadiklarim

Dun oyle eski yazip da buraya eklemedigim yazilara bakarken bunu buldum. 
Bir zamanlar bir mim gelmis yazmisim ama eklememisim. 
Yazinin basligi "Sinir olduklarim". 
2011 yilinin subat ayinda yazmisim bunlari. 
Farkettim ki o zaman da sinir oluyorum dediklerim artik katlanamadiklarim.
Yani son 3 yilda tahammulumun kalmadigi seyler.
Cikardigim sonuc:
Farkindaymisiz basimiza gelenlerin ama bir sekilde dayaniyormusuz. Adim adim geleni gruyormusuz ama bu hale gelecegimizi de kestiremiyormusuz. Hani hakikaten bir patlama noktasi varmis. Biz de o noktaya gelmisiz.
Hakikaten...
Buyrun siz de bakin belki benzer hissedersiniz...
Yazinin basligi "Sinir olduklarim" idi ama artik soyle olsa daha uygun olur diye dusundum:
Bir zamanlar sinir olup artik katlanamadiklarim!


  • Kendim gibi olsuncular
Boyle insanlarin farkliliklara tahammulu yoktur. Onlar evli mi herkes evli olmalidir. Onlar bekar mi "Ay sekerim, evlilik basa dert"tir. Onlar yurt disinda mi yasiyor "Ay zaten Turkiye'de yasanacak hal kalmamis"tir. Onlar Turkiye'ye geri mi dondu "Zaten yurt disinda yasamak artik banal"dir.  Onlar anne mi oldu herkes anne olmalidir. Onlar bir partiyi mi destekliyor baska partilerin cani cehennemedir. Onlarin sevdigi muzik muziktir digerleri tingirti. Onlarin okudugu yazarlar yazardir digerleri karalar. Baskalarinin hayat kosullarini onemsemezler. Illa herkes kendileri gibi olsun isterler. Beni de inadina onlar gibi olmamak icin tetiklerler :)

  • Ay bana da, ay benim de!ciler
Caniniz sikkindir, bir sey anlatmaya sadece dinlenilmeye ihtiyaciniz vardir. Ama yok bu insanlar dinlemezler. Illa konuyu kendilerine cevirmeyi ve kendilerinden bahsetmeyi sizi de anlatandan dinleyen konumuna cekmeyi basarirlar. Mesela sizin isle ilgili bir probleminiz mi var onlar zaten dunyanin en kotu muduruyle calisiyordurlar. Sizin evinizde bir sorun mu cikti. Onlarin evini bilmem kac sene once su basmistir da aylarca ugrasmislardir. Sevgilinizle mi kavga ettiniz, Onlarin sevgilisi cekilmezdir. Ama bazen karsindakinin de dert dinlemeyip, sadece dinlenilmeye ihtiyaci vardir. Onu gormezler. Cunku ay benim de diye baslayan bir suru cumleleri vardir ve onlarin dertleri herkesin dertlerinden onceliklidir.

  • Takim destekler  gibi siyasi parti destekleyenler
Boyle insanlar icin partileri her seyden onemlidir. Onlari kendilerine hizmet sunmasi gereken kurumlar olarak degil, tapinilmasi, yaranilmasi, gozune girilmesi gereken aile buyukleri gibi gorurler. Sanirsin partiler amme hizmeti yapiyor. Arkadasim sen nasil gidip tas tasiyor, duvar boyuyor, yemek pisiriyor ya da ofisinde calisiyorsan, onlar da oyle isini yapiyor., Abartacak bir sey yok yani.

Ama yok, onlar abartirlar. Ne yaptiklari onemli degil , partim de partim diye futbol fanatikleri gibi dolanirlar. Partileri beyaza siyah dese, o siyahtir. Dunya duz bir tepsi gibi dese, bilimin, binlerce yiollik birikimin bir onemi yoktur. O dunya duzdur! Parti nereden eserse onlar da oraya savurulurlar. Dolayisiyla bugun kara dedikleri yarin kirmizi olursa sasmayiniz. Cunku partlerii ne derse o olur!

  • Kendi gibi dusunmeyeni otekileyenler
Iste bunlar en sevmedigim insanlar! Onlar icin kendisi gibi dusunmeyenler aptal, beyinsiz, gereksizdir. Akillarina gelen kendilerince 'kotu' her sifat bu insanlar icin mubahtir. Hatta kendileri gibi dusunmeyenin yasamaya bile hakki yoktur. Onlari bir yerde sallandirmak caizdir, uygundur ve hatta hemen uygulanmasi gereken bir karardir. Asmayip da beslesinler mi? 

E yok artik diye dusunmenize her konustuklarinda saskinliktan gozlerinizin biraz daha acilmasina sebep olurlar. Konusarak sorunlari cozmek, orta bir yol bulmak gibi bir detleri yoktur. Konussaniz da genelde dinlemezler, dinleseler de islerine gelmeyeni anlamazlar. Otekilestirip kutuplar yaratmak en sevdikleri seydir. Sorunlari cozmek gibi bir dertleri olmadigi gibi, bizim gibi cozum pesindekilerin islerini de ellerinden geldigince zorlastirilar. 
Ne de olsa onlardan iyi bilecek degilizdir!

  • 'Ben cok degerliyim'ciler
Bak iste bir gurup var. Anlatmasi en zor gurup benim icin. Cunku aslinda ustteki guruplarin hicbirine tam olarak girmiyorlar ama iste bir baskalar. 

Onlar icin sadece kendi mutluluklari onemlidir. Etraflarindaki insanlar ise onlari mutlu etmekle gorevli kucuk yaratiklardan baska bir sey degillerdir. Benden otesi tufan gorusunu benimseyen bu arkadaslarimiz, ay kendimi mi uzecegim diyerek baskasini kirmaktan uzmekten cekinmezler. Olduk olmadik yerde akillarina geleni soylemeyi, hem de bagira bagira soylemeyi kendilerine hak bilirler. Karsisindaki uzulmus, kirilmis hic onemli degil!

Bir takim 'kisisel gelisim' kitaplari en buyuk dayanaklaridir. Birsin, biriciksin, sen cok degerlisin diyen bu kitaplara dayanip eserler yagarlar. Cok degerli olduklarindan aldiklari kararlar, yaptiklari seyler de cok degerlidir. Ve onlarin yaptigini yapmayanlar kotu hissetsin diye, yaptiklarini abartmaktan cekinmezler. Calisiyorlarsa, calismayanlara surekli ofisin guzelliginden bahsederler. Ama aslinda icten ice arada bunaldilari olur. Calismiyorlarsa evde oturmak sahanedir, ofise gidenlere her daim bu hatirlatilmalidir.

Ornek cok aslinda bakiniz normal dogum yapanlarla sezaryan dogum yapanlar arasinda bir cekisme. Yahu bebek dogmadi mi sonucta? Onemli olan bu degil mi? Ya da henuz anne olmamis bir kadin olarak "anne olmadan yasamaya baslamadin bile, kadinligini yasamaya baslamis bile sayilmazsin" diyenlere kirilmamiz da belki bundandir...

Iste boyle yazmisim...

Simdi hatirladim bu yaziyi niye eklememistim. Soyle dusunmustum bu da bir guruplama degul mi Gulcin? Ayni hayati sen de yapmis olmuyor musun? Belki de.

Ama iste dun bu yaziyi gorunce baktim baktim ve dedim ki belki de zamaninda dillendirseydik bunlari boyle olmaz miydik? 

Olurduk!

Ama olsun bu da burada dursun...

21 Temmuz 2015 Salı

Nasıl güzel bir yere dönecek bu dünya?

Her geçen gün biraz daha umudum azalıyor. Insanların kötülüğü karşısında kendimi her geçen gün biraz daha aciz hissediyorum. Nasıl güzel bir yere dönecek bu dünya?

Dun gencecik insanlar oldu. 1 tane asker oldu. Bu sabah Londrada bir kisi trenin altind kaldi. O da oldu. Cok oldu yine insanlar. Cok insan oldu.

Daha gecen gun yazmistim. Kimse olmeyi haketmiyor. Ama oluyor insanlar. Her gun oluyorlar. 
Ve her gun baska cenesi tutulasica insanlar hic durmadan konusuyorlar.

Ama ile baslayan cumleleri var onlarin. 
Yaristiracak acilari var.
Bitmek bilmez bir ofkeleri, nefret dolu kalpleri var.

Cok konusmayi biliyorlar.
Ezberledikleri iki-uc cumleyi her yerde kullanmayi biliyorlar.
Sehitler ustunden, gencecik canlar ustunden atip tutmayi biliyorlar.

Aciya saygi duymaktan haberleri yok.
Insanlari anlayacak dusunceleri yok.
Kalpleri, vicdanlari hic yok.

Dun pek cok anne yavruma bakarken utaniyorum yazdi internette. Cunku baska annelerin cenazesine bakabilecekleri yavrulari bile kalmamisti oratada. Hic tanimadigin insanlarin olumune cok uzulebilmek, bir noktadan sonra empati kurabilmek, aciyi icinde hissedebilmek insanlikta ulasilan bir kademe anladim ben.

Ve bazi insanlar o kademeden cok ama cok uzaktalar... 
Dun onu dusundum. Bu agiza alinmayacak kufurleri boyle zamanda yazabilenler...
Hic genc cok genc olmamislar mi?
Hic arkadaslari olmamis mi?
Hic kardesleri, komsulari, cok sevdikleri dostlari olmamis mi?
Hic sevmemisler mi?
Hic sevdikleri bir insani kaybetmeyi tahayyul bile edemeyip uzulmemisler mi?

Aslina bakarsaniz ne yazik onlara!
Ne yazik ki hic yasamamislar bunlari. 
Hayattaki en buyuk zavallilar iste sevmeyi bilmeyip, sevdiklerini kaybedenlere uzulemeyen bu insanlar.

Ama uzulmuyorum onlar icin. Cunku bu kadar kötü insanlara hiç tahammülüm kalmadı benim artık. O ama ile başlayan cümleleri boğazlarına dizilsin. Dilerim, artık bir an önce kendi kötülüklerinde boğulsunlar.

Yoksa nasıl güzel bir yere dönecek bu dünya?

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Bir soru sorabilir miyim?

Fazlaca seyahat ettigim icin surekli tatil yapiyormusum gibi algilaniyor biliyorum. Ama aslinda tatil yapmiyorum. Sadece uzaktan calisma opsiyonumu kullaniyorum. Bu harika bir sey! Kesinlikle. Gittigim yerde aksamlar benim, haftasonlari benim. Dolayisiyla bu durumdan tabi ki cok memnunum. Ama tatil yapmis olmuyorum aslinda. Gittigim yerlerde de tam zamani olarak calisiyorum. Yani daha cok bile yoruluyorum.

Yoruluyorum, cunku normalde de oldukca yogun olan is temposunun ustune bir de yolculuklar ekleniyor. Sonra gittigim yerde durmadigimdan surekli gezdigimden -e duracaksam niye gideyim- bir de fiziksel yorgunluk oluyor. Velhasil kelam yorucu oluyor. Ama bu benim tercihim. Sikayet edecek degilim. Bilakis durumun keyfini cikariyorum.

Nasil oluyor da boyle oradan buradan calisabiliyorsun diye dusunuyor olabilirsiniz. Cok uluslu sirketlerde calisan pek cok insanin yapabildigi bir sey uzaktan calismak. Zaten calistiginiz insanlar dunyanin dort bir yanina dagilmis oldugundan cogu zaman ofiste olmaniz ya da olmamaniz cok da bir sey degistirmiyor. Zaten telefonda konustugunuz icin cogu insanla, ha ofiste konusmussunuz, ha baska bir ulkedeki ofisten. Isinizi yaptiginiz surece kimsenin umurunda degil bu. Hatta gittiginiz ulkede ofisi de zitaret ederseniz gittiginize sevinebilirler bile :)

Katiksiz bir avantajmis gibi gorunen bu durumun dezavantajlari da cok. Dusunun ki surekli telefonla konusuyorsunuz. Dusunun ki bu konstugunuz insanlar farkli saat dilimlerinde yasiyor. Evet tahmin ettiginiz uzere, sabahin korunden aksamin bir vaktine kadar toplantiniz olma ihtimaliniz yuksek. Ve hatta tum gununuzu toplantlarda gecirme ihtimaliniz de yuksek. Uzun zamandir blogumu okuyanlar benim toplanti trafigimi biliyor :) Sonra yuzyuze 10 dakikada halledebileceginiz seyler bazen telefonda saatler alabiliyor. Cinnet gecirmemek elde olmuyor bazen,  gercekten!

Her durumun avantajlari ve dezavantajlari var sonucta. Ben de avantajlarina yogunlasmayi tercih ediyorum gordugunuz uzere :) Zaten su andaki rolumden dolayi, ofiste olmami tercih ediyor mudurum. Beni gorunce enerjisi artiyormus. Tobe yarabbim :) Bir yandan ekipteki cogu insan Londrada oldugundan ofiste yuzyuze toplantilarimiz da cok oluyor artik. O yuzden eskisi kadar izmirden calisamiyorum ama sartlari zorluyorum.

Ne diyordum ben. Hah iste bu yil da cok seyahat etmis gbi gorunsem de aslinda hic soyle bir tatil yapmadim. En son Mayis ayinda Izmirdeyken Cuma gunu calismamistim ama onda da 1 saatlik toplantiya katilmam gerekmisti. Onun disinda soyle bir kafami bosaltamadim. Yorgunum. Gercekten bu sene cok yorgunum. 

Cok sukur ki bizim de tatil vaktimiz geldi. Bu sene Turkiyeye gidiyoruz dugunler sebebiyle. Haftaya Persembeden itibaren tatilde olacagim. Cok da dolasmadan kitabimi okumayi, sakinlesmeyi hayal ediyorum.

Size de iste sunu sormak istemistim. Tatilde ne okuyayim ne tavsiye edersiniz bana?

Soyle kafami dagitacak bir seyler olursa cok makbule gecer. Bu Gulcinin kafasi da azcik dinlensin :)

Simdiden tavsiyelerinize tesekkur ederim :)

16 Temmuz 2015 Perşembe

Egitim Notlari: Karar verme sureci

Yine sirkette bir egitime katildim. Elestirel Karar Verme. 

Cok iyi bir egitim degildi. Ama fena da sayilmazdi. Yine buraya yazmak istedim. Iki gurupta topladim aklimda anlattiklarini. Ozellikle ikinci gurupta anlattiklarini yazayim da unutmayayim istedim :)

Birinci gurupta anlatilanlar daha cok cabuk karar verip, aklina geleni cok da tartmadan soyleyenler icindi. Tabi ki sirket egitimi oldugundan bir konuda karar vermden ya da yorum yapmadan once projelerinizin gdisisatini dusunun vs. seklinde ogutler vardi. Ama bence ozunde sunu diyordu. Konusmadan once bir tartin! Hemen cevap vermeden, ya da ortaligi birbirine katacak aciklamar yapmadan once bir dusunun. 

Egitimin bu kismini sadece is dunyasi degil sosyal medyadaki bazi insanlar icin cok faydaki olacagini dusunuyorum. Keske sosyal medya egitimleri olsa orada da bunlar anlatilsa. Ozellikle dediler ki, bir seyi soylemeden once kendinize su sorulari bir sorun:
  1. Neden bunu soyluyorum?
  2. Karsimdaki insanlarin bilmedigi ama benim bildigim bir sey var mi?
  3. Peki bildigim sey dogru mu?
  4. Peki bildigim neye gore dogru?
  5. Peki benim bildigim dogruyu kanitlayabilir miyim? Yoksa sadece dogru olduguna mi inaniyorum? Unutmamaliyim ki kanitlayamadigim her sey sadece varsayimdir.

Tabi ki her agzimizi acmadan bu 5 soruyu sormak zor. Ama bazi durumlarda ise yarayacagina cani gonulden inaniyorum. Sozun ozu: Anneannem derdi ki kursak 9 dugum. Her birinde bir dusun. Tam oyle.

Iste internette sunu da buldum ayni zey aslinda.

Egitimin ikinci kismindaysa zor karar verenler icin bir seyler vardi. 
Yani ben! Kararsizlarin sahi Gulcin! Bu konuda maraton olsa birinci gelirim! Cok zor karar veriyorum ve hatta karar verdikten sonra da onu aylarca sorguluyorum. Bana biri dese ki hangi huyunuzu degistirmek istersiniz?, belki uzun bir liste hazirlayabilirim. Ama ilk madde kesin bu: Kararsizligim! 

Bizim gibilere soyledikleri ilk sey suydu. Hata yapabilirsiniz. Ve bu dunyanin sonu degil. O hatayi yapin. Sonra bir donup bakin neden hata yaptiniz. Guzel olan ve onemli olan bunu bulabilmektir.

Acikcasi biliyorum ama bir turlu bunu kendime anlatamiyorum. Hah tam da benim gibi kendisine bunu anlatamayanlar icin karar vermelerini kolaylastiracagini dusundukleri 6 tavsiye verdiler egitimde. Buyrun asagida...

1. Insanlara fikirlerini sorun, danisin. Kendi kendinize karar vermek icin cabalamayin. Insanlara danisin. Size yardim etmelerine izin verin.

Bu benim, buralarda ogrendigim bir sey. Hakikaten insanlardan tavsiye almak cok faydali. Ama tavsiye alacaginiz insani secmek en onemlisi. Ustune ayri bir yazi yazmali.

2. Ayni konuda baska birisi size danisiyormus gibi dusunun. Ne tavsiye verirdiniz o insana? Bunu yapmak sizin durumdan biraz uzaklasmaniza ve bir nevi disaridan bakmaniza yardimci olacaktir. Bir deneyin.

Bunu mutlaka deneyecegim! Hic boyle dusunmemistim. Aklima yaziyorum!

3. Icinizde agir basan bir secenek varsa ve siz o konuda kendinizi ikna edemiyorsaniz, tam tersi karar verdiginizi dusunun. Bir hayal edin, tam tersi karar verirseniz ne dusunuyor olacaksiniz. Hayal gucunuzu kullanin. Kararinizin sonucunu yasamaya calisin.

Ben bunu hep yaparim. Ama hic iyi bir sonuc alamadim. Bir kere bile icimden gelen sesi dinlemeyi basaramadim. Aslinda evet bu cok faydali bir sey. Ama ayni zamanda cok zor. Sanirim sonucta en zor olan insanin kendini ikna etmesi. Bunu nasil yapacagiz acaba?

4. 10:10:10 kuralini uygulayin
Yine hayal gucunuzu kullanin. Bir dusunun bakalim 10 dakika sonra bu kararinizin sonucu ne olabilir? Peki ya 10 ay sonra? Peki ya 10 yil sonra?

Bunu da mutlaka deneyeceim! Aklima yaziyorum.
Bazen insan o an kendini rahat ettirecek seyi seciyor, uzun vadeyi goremiyor. Gormek lazim!


5. Calisin. Karar vermek zordur. Ama ogrenilen bir seydir. Kendinizi karar vermeye zorlayin. Gorun bakin ogreneceksiniz.

Bunu nasil yapacagiz fikri olan var mi? Sonucta ekmek alirken karar vermek degil ki olay. Olay hakikaten zor kararlar. Mesela baska bir ulkeye tasinmak. BUnu nasil calisalim yahu? Habire tasinacak miyiz? Yok ben almayayim :)

6. Sagliginiza dikkat edin. Kararsizlik anlarinda insanlar icine kapanir, yemek yemez (ya da cok yer), su icmeyi unutur. Ve tum bunlar fiziksel olarak sagliginizi kaybetmenize sebep olur. Unutmayin beyninizin karar verebilmek icin saglikli bir bedene ihtiyaci var. Her sey bir yana sagliginiz bir yana. Su icin, meyve yiyin, yuruyuse cikin. Beyninize yardim edin. 

Bu bana cok oluyor. Kararsizligin ustumdeki ilk etkisi istah kapanmasi ve uykusuzluk. Sonrasi bir girdap! Yiyemiyorum, uyuyamiyorum, hep yorgun oluyorum, mideme kramplar giriyor. Bana iyi gelen kosmak. O da kendimi koktuktan kaldirabilirse. Cok zor. Ama yapmali.

Iste boyleydi egitim. Bence en dogru soyledikleri sey de suydu. Unutmayin amaciniz kendinizi o kararsizlik anindan olabildigince cabuk kurtarmak. BUna odaklanin. Tam da asagidaki gorselde yazdigi gibi...


Ben yazdigim seyleri daha cok hatirliyorum. O yuzden cogu bildigim seyler olsa da uygulamadigimdan yazmak istedim. belki aklima yer eder. Belki hatirlarim ve belki su kararsizliktan kurtulmayi basaririm.
Haydi insallah :)

Umarim sizin de isinize yarar
Sevgiler
Gulcin

14 Temmuz 2015 Salı

Bir dakika sessizlik

Gectigimiz haftalarda ofiste 2 gun sirenler caldi. Bu kez yangin alarmi icin degildi calan sirenler. 1 dakika sessizlik icin caldilar. 

Ilk gun, Tunusta olen Ingiliz turistler icindi sessizlik. Ikinci gun bundan tam 10 yil once Londrada metrolarda patlayan bombalar sonucunda olen 52 Londrali icindi sessizlik.

Her ikisinde de toplantilar durdu. Telefon konusmalarina ara verildi. Bir dakika sessizlik yasandi ofiste.

Her iki olayda terorist saldirilar sonucunda yasanmisti. Ve her iki olayi da Musluman guruplar uslenmisti. Bu durumun bizim gibi burada calisan muslumanlar icin ne kadar zor oldugunu kestirmek zor degil sanirim. 

Benim politik gorusum ofiste biliniyor. Bu dogru bir sey olmayabilir, ofislerde politika konusulmaz pek. Ama yasadigimiz son 3 yildan sonra bu benim engelleyemeyecegim bir seydi. Herkes hepbirlikte ulkemiz icin verdigimiz mucadeleyi biliyor burada. Ben de saklamiyorum.

Politik gorusume paralel olarak tabi ki terorun her turlusune karsiyim. Onlar da bunun farkindalar. Kimse bana aa bak gordun mu gibi bakislar atmiyor. Ama beni uzen zaten muslumanlarin bunu yapmis olamsi degil. Masum insanlarin olmus olmasi. Hic bir kutsal amac insan canindan ote olamaz benim icin. O yuzden burada o olen londralilar ya da ingilizler icin yasanan bir dakikalik sessizlige gonulden katiliyorum.

Bir yandan da dusunuyorum. Bizim ulkemizde ugruna bir dakika sessizlik yapmamiz gereken ne cok olay var. Dunyanin her yerinde de bu boyle. Dusunsenize yasanan her saldiri icin bir dakika sessizlik yapabilsek ne cok sessizligimiz olur degil mi? Keske yapabilsek. Cunku bu lanet saldirilarda olen her masum bunu hakediyor. Haketmedikleri sey zaten bu lanet olasica teror saldirisi sonucu olum...

O saldirilarin kacinin altinda Ingilterenin yurttugu politikalarin etkisi var diye de dusunuyorum. Eminim ki hic az degil. Hem de hic. Ve her o bir dakika sessizlikler yasandiginda ben bu dunya politikalarini dusunuyorum. Biz masumlarin bedelini odemek zorunda kaldigi bu dunya politikalari. Biz hic birimiz desteklemiyoruz ki bunlari... Dolayisiyla Ingilizlerin dunyadaki pek cok olumde parmagi olsa da yolda yuruyen Ingilizler mi suclusu bunun? Degil... 

Cok zor cok karmasi geliyor insana bu durumlar. Ama alinda degil. Cok basit her sey.
Bunlar yasanmamali.
Dunyanin hicbir yerinde yasanmamali...

Iste o yuzden ben her o bir dakika sessizliklerde kendi kendime yendein soz veriyorum. Bir basima, Gulcin olarak bu olumleri durdurabilecek elime ne firsat gecerse degerlendirecegim. Ve hicbir zaman bunlari normal gormeye baslamayacagim. Cunku sokakta yuruyen, isine giden, tatil yapan, askerde olan ve dahi nefes alan hicbir canli sorumlusu olmadigi kararlarin hesabini odememeli.

Ne olursa olsun hickimsenin cani tehdit edilememeli.

Unutmayacagim bunu.
Kendime soz veriyorum... 

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails