21 Kasım 2014 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim...

Game of Thrones'un muzigini alaturka sazlarla yorumlamislar.
Bu sabah Ozan dinletti bana da.
Bizim evi bu ezgiler doldurdugunda bu sabah saat daha 7 bile degildi.
Gune boyle guzel bir muzikle baslamak bana cok iyi geldi.
Ellerine saglik duzenleyenlerin de calanlarin da.
Iste ben bugun de bunu cok sevdim...



19 Kasım 2014 Çarşamba

17siydi ayin ve 1999 yiliydi dunyanin…

17siydi ayin ve 1999 yiliydi dunyanin…

Bu cumleyle baslayan bir belgesel izledim televizyonda. Canim yeniden.yandi Unuttugumuz onca seyi yeniden hatirladim. Evet ne dersek diyelim unuttuk. Yikilan evleri, yollardaki kazalari, etrafi kaplayan tozu dumani, icimizdeki aciyi unuttuk. Yok aslinda hicbirini unutmadik. Gocukleri, yaralananlari, hayatini kaybedenleri de unutmadik… Sadece gormez olduk, gosterilmeyince bilmez olduk. Insan beyni elbet kendini koruyacak dusunmez olduk.

Ben gecen gece yeniden gordum gocuk altinda kalmis insanlari. Yeniden duydum onlarin yorgun seslerini ve kurtarma ekiplerinin yakarislarini. Yeniden dusundum biz hayati normallestirirken o insanlarin acilarla yasamayi ogrenmis olmalarini, biz kaybedilenleri sadece bir toplam sayi olarak akilda tutarken, o insanlarin kaybettikleri her isimle bir parcalari eksik yasamayi ogrenmis olmalarini.

Ben gecen gece yeniden cok aci seyler gordum o belgeselde. Abartmamislardi, insanlari uzmek icin ajite etmemislerdi hicbir seyi aslinda. O gunlerden gelen kayitlari ustune yorum bile yapmadan bir araya getirmislerdi. Bir de sag kurtulan ama asla eskisi gibi olmayan insanlarla konusmuslardi. Bu kadar. Cok kisaydi. Ama cok gercekti, cok yalindi, cok aciydi. Yeniden gosterdi, yeniden dusundurdu, yeniden hatirlatti…

Ben bir otobusun icindeydim o gece. Istanbuldan Izmire gidiyordum. Tam arabali vapurdan inmis Yalovadan geciyordum. Uykuyla uyaniklik arasinda savruldugumuzu, soforun “Allahim yardim et” diye bagirdigini, kafalarimizi oraya buraya carptigimizi hatirliyorum. Sonra acilan isiklari, radyodan gelen “Istanbul yerlebir oldu, tas tas ustunde kalmadi” anonsunu, arkamda kalan onlarca arkadasima ne oldugunu bilmeden, bize ne olacagini bilmeden saskinca kaldigimi ve cok uzuldugumu hatirliyorum. Durmasi icin yalvardigimiz soforun gozunden akan yaslara ragmen “Yapmayin dursak da bir sey yapamayiz, ustelik asla buradan cikamayiz” diye gosterdigi kararliligi, belki de cok mantikli olan o karara vicdanimizin verdigi tepkiyi ve otobusun camlarina yapisip caresizce gozyaslariyla bir cehennemin icinden gectigimizi hatirliyorum.

Ben o geceyi aklimdan silmeseydim, takip eden gunlerde gordugum ruyalari hala gormeye devam etseydim, yollarda gordugum kazalari, pijamalariya oradan oraya kosusan insanlari, ne yaptigini bilmeden dizlerine vurup aglayan teyzeleri gozlerimi her kapadigimda hala goruyor olsaydim delirebilirdim biliyorum. Unutmak zorundaydim, unuttum. Daha dogrusu surekli bunlari dusunmeye devam etmemek zorundaydim, dusunmez oldum. Ama bu belgesel bana yeniden unutamayacak, o geceyi dusunmeyi benim kadar kolay(?) birakamayacak olanlari gosterdi, sarsildim.

Biliyorum arada dusunmek gerekiyor ama sadece aciyi degil almamiz gereken tedbirleri de dusunmek gerekiyor. Bilincli olmayi dusunmek gerekiyor. Arasira televizyonlarda, gazetelerde cikan sadece korkutma amacli cozum onermeyen o haberlerden ben de nefret ediyorum. Iste onlara inat sadece korkmamak, tedbir de almak gerekiyor. Bir yerden baslamak gerekiyor, nereden baslayacagimizi bulmak gerekiyor….

Belgeselin sonunda diyordu ki “Hep yasamimiz aydinlik olsun”… sanirim bu dilege de gonulden katilmak gerekiyor.

Izlemeseydim keske dedim kendime ama gozlerimi kapamak gercegi silmeyecek hatirladim sonra…


17 Kasım 2014 Pazartesi

Izledik: Interstellar

Gecenlerde arkadaslarimiz gitmisti bu filme. Begendik guzeldi ama zor film demislerdi. Ben de aynen onlarin soylediklerine aynen katildim bu filmi izledikten sonra begendik, guzeldi ama zor film.



Filmin konusu soyle:
Filmin geçtiği yakın gelecekte yeryüzünde yaşam, artan kuraklık ve iklim değişiklikleri nedeniyle tehlikeye girmiştir. İnsan ırkı yok olma tehlikesiyle yüzyüzedir. Derken yeni keşfedilmiş bir solucandeliği, tüm insanlık için umut olur. Buradan geçip boyut değiştirerek daha önce hiçbir insanoğlunun erişemediği yerlere ulaşmak ve insanoğlunun yeni yaşam alanlarını araştırmak ise bir grup astronot-kaşife kalır. Bu kaşifler, geçen 1 saatin dünyadaki 7 yıla bedel olduğu ortamda hem hızlı ve cesur olmak zorunda kalacaklardır.

Neden guzel?
Bence...
Gorsel olarak gercekten cok basarili. 
Konusu karisik olmasina ragmen ilginc. 
Oyuncular da hakkini vermisler rollerinin.



Neden zor?
Bence...
Basrol oyuncusunun ingilizcesini anlamak biraz zor. Alt yaziyla izlense bazi sahneleri anlamak cok daha kolay olabilir. 
Konusu zor bildiginiz zor. Fizik, metafizik, yildizlar, kara delikler, formuller, hesaplamalar. Neyse ki ben bunu bildigimden o kisimlari anlamak icin kendimi hic zorlamadim. Yildizlar benim icin gokyuzunde parlarken guzel. Gezegenler hakkindaki bilgim Merakli Vedat Dun Macta Jale'ye Sordu Uydular Nasil Planlandi seviyesinde kaldi. Ben boyle iyiyim :) O yuzden filmin o karmasik kisimlarini anlamak icin kendimi cok zorlamadim.

Bu arada  Merakli Vedat Dun Macta Jale'ye Sordu... sizin ogretmenleriniz tarafindan da kullanilir miydi? Bize ilkokulda gezegenlerin sirasini boyle ogretmislerdi. Hepsinin bas harfi bir gezegen. Merkur- Venus- Dunya- Mars- Jupiter - Saturn - Uranus - Neptun - Pluton :) 

Hayir cumlede anlamsiz bir sey. Onu ezberleyene kadar insan gezegenlerin sirasini ezberler daha kolay. Ayrica Vedat ile Jale neden maca gitmisler? Vedat niye Uydulari macta merak etmis? Birisi topu uzaya mi firlatmis? Kafamda deli sorular olusurdu taa o zaman :)

Ama bak sonucta aklimda kalmis :) Demek ki ogretmenlerim haklilarmis :) 



Filme donecek olursak... 
Elbetteki senaryoyu yazan gezegenler ve fizik konusunda oldukca basarili bir is cikarmis. Ben anlayan yorumcularin yalancisiyim. 
Peki o kisimlari anlamadan film izlenmiyor mu? I
Izleniyor. Ve gayet de guzel izleniyor. 

Ama insan surekli bir ya ben niye anlamiyorum bunlari, benim niye kafam bunlari almiyor acaba diye dusunuyor. Ben sahsen dusundum :) Ama bir sure sonra amaann dedim kafamin calistigi kadari bana yetsin bak cok sukur Merakli Vedat'in macta Jale'ye ne sordugunu biliyorum :) 

Sozun ozu...
Ben izledigime sevindim filmi ve begendim. Ama acikcasi daha fazla begenecegimi dusunmustum filmi izlemeden once. Begenim bekledigim seviyelere ulasamadi.  
Degisik, guzel, farkli bir film izlemek istiyorum derseniz kesinlikle tavsiye ederim.
Kafami dagitacak, beni cok yormayacak, neseli, eglenceli bir film izleyeyim derseniz bu cok da yerinde bir secim olmayabilir.



Izleyeceklere simdiden iyi seyirler.
Hepimize de iyi haftalar olsun efendim :)

Fragmani da ekleyeyim:)


14 Kasım 2014 Cuma

Bugun de buna cok guldum

Ay bunlarin yenisi gelmis hic soylemiyorsunuz :)
Her sene Amrikada bir televizyon programcisi ailelere diyor ki...
Helloweenin ertesi gunu cocuklariniza sunu soyleyin ve videoya cekin
Butun sekerlerini yedim!

Tahmin edersiniz ki tepkileri buyuk oluyor :)
Ve ben her sene bu derleme ortaya ciktimi defalarca izliyorum :)

Biliyorum cocuklar acisindan cok trajik bir durum.
Kabul ediyorum cok ayip ama guluyorum elimde degil.
O "It is ok", "Olsun" diyenleri de tek tek operim ben!
Ellerime gecmesinler :)

Haydi iyi haftasonlari hepimize :)




13 Kasım 2014 Perşembe

Bugun de bunu ogrendim... Asure

Bilmemek degil ogrenmemek ayip. Ben de bugun ogrendigim seyi, ogrenmekten dolayi cok mutluyum. O yuzden bilmemem ayip olsa da yazayim istedim.

Oncelikle sunu yazmaliyim. Asure tatlisini sevmiyorum. Cocukluktan beri de sevmezdim. Zorla degil ya sevmiyorum, sevemiyorum. Eskiden biz Izmirdeyken asure zamani gelince mutlaka bizim evde ya da anneannemde asure kaynardi. Hatirlarim baya alisverisi hazirligi da olurdu asure yapmanin. O hazirlik surecinin sonunda bana da birer ikiser o kaseleri komsulara dagitmak kalirdi. Sonra onlar da bize getirilerdi asure. Uzerinde nar varsa alirdim bir iki kasik. Yoksa pek yanina yanasmazdim. Ama evde sevilirdi yenilirdi.

Belki de sevmedigimden cok ilgim olmadi asureyle. Istanbulda yurtta yasamaya basladiktan sonra sadece yemekhanede asure olmasindan anlardim asure zamani oldugunu. Ve kendi evime tasindiktan sonra da bir kere bile pisirmisligim olmadi. 

Buraya kadar hersey tamam. Nihayetinde asure'nin tadini sevmeyebilirim. Bunda bir sorun yok bence. Ama size bir sey soyleyeyim mi ben cok buyuk bir ayip yapmisim farkinda olmadan, dun ogrendigim seyle bunu anladim. Ve gercekten utandim.

Oncelikle yaptigim ayip suydu: Twitterda mesela Asure sevmiyorum yazdim. 
Oyle gunluk konusmalarda yeter her yan asure oldu dedim. 
Goncamla yazisirken ne zaman bitecek asureler dedim. 
Buyuk bir ayip etmisim ozur dilerim.

Cunku ogrendim ki meger asurenin hemen hemen butun inanislarda bir yeri bir anlami varmis. Ben sadece Nuh tufani ile ilgili kismi hatirliyordum. Megerse asure Sunniler, Aleviler, Ermeniler, Rumlar ve daha niceleri icin baska baska hikayelere sahipmis. Goncam bir kismini soyledi. Bir kismini okuduk ogrendik. Bir kismini aa demek bundanmis diyip bulduk derken ben sunu anladim ki Asure gelenegi guzelmis, anlamliymis, arkasinda bilinesi hikayeler varmis. 

Wikipedia cok guzel anlatmis Asure ve Asure Gunu kavramlarini.

AşureHicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü yapılan tatlıdır. İslami inanca göre Muharrem ayının onuncu günü, Nuh'un Büyük Tufan'dan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı yapmıştır. 
Aşure, Arapça "aşu:re" kelimesinden gelmektedir.[1] Aşure, Ermeni ve Rum kültüründe de vardır. Ermeniler, 6 Ocak'ta "anuş-abur" yaparken; Rumlar, buğday, kuru üzüm ve bal ile yaptıkları "koliva"yı kilise kapısında dağıtıp ortasına bir mum diktikleri bir tabakla mezarın başına yerleştirmektedirler.
Alevi kültüründe, Kerbela Savaşı'nda Hz. Hüseyin'in öldürüldüğü günde aşure pişirilmesi ile aşurenin hiçbir hayvansal ürün içermemesi arasında bağlantı kurulur ve şiddetin genel olarak protesto edildiği ifade edilir.

Bugun iste bunu ogrendim. Evet belki de coktan biliyor olmaliydim ama gercekten bilmiyordum. Cocuklugumdan Nuh Peygamber ile ilgili kisim var aklimda. Gerisini hakikaten ya duymamisim ya da unutmusum. Simdi biliyorum.

Yalniz bugun cok onemli bir sey daha ogrendim. Su son zamanlarda asure ile ilgili soylediklerimle buyuk ayip yapmisim. Evet hala Asure tatlisini sevmiyorum. Ama simdi onume koyun bir tabak yerim hatta ikinciyi de isterim. Cunku sunlari okuyunca yine hatirladim da inanclara saygi duymakla basliyor hersey. Varsin ben sevmeyeyim tadini ama ona bunca anlam yuklendiyse gelsin basimin ustunde olsun.

Gecen yazdan yazdan sonra bazi seylere karsi mesafeliyim. Ama inanca saygi konusunda yerim baki. Hep oldugum yerdeyim yani herkesin inancina saygiliyim. O yuzden o soylediklerimi yakistiramadim kendime. Olmamis ayip etmisim. Vallahi billahi kendimden utandim. Hayir bu kadar zor olmasa asure yapip dagitacagim. O kadar yani. Yok ya yapilisini dusundum de  o kadar degil :)

Iste ben bugun de bunu ogrendim...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails